Zengin ailelerin delikanlılarını evliliğe hazırlayan bir "eğreti gelin" olan Emine, karmaşık bir hayatın içindedir. Kendisini korumak uğruna birini bıçaklayarak hapse düşen faytoncu Hasan, tahliye olunca Emine'yle birlikte uzak bir şehirde sıfırdan bir hayat kurmak istemektedir. Emine kesin bir karşılık vermese de görüş günlerinde ona tütün ve yiyecek götürmeyi ihmal etmez. Diğer yanda ise belediye reisinin henüz olgunlaşmamış oğlu Ali vardır. Kendisinden beklenen evlilik ve aile işlerinin aksine Ali, tiyatro ve kuklalarla ilgilenmekte, dünyayı gezmenin hayalini kurmaktadır. Ailesi, oğullarını hayata hazırlamak için çareyi Emine'yi eğreti gelin olarak tutmakta bulur. Hasan'ın erken tahliyesi ve alacağı para karşılığında bu teklife "evet" diyen Emine, Hasan'la gitmeyi de kabullenmiş olur. Kendi üzerinde kurulan tüm bu planların farkında olan Ali ise kendini kapana kısılmış ve adeta bir kuklaya dönüştürülmüş hisseder.