Dünyanın En Çok Uygulanan 10 Diyeti
Herkesin hayali olan sağlıklı ve formda bir vücuda kavuşmak için, yaşamımız içinde uygulamamız gereken bazı temel kurallar vardır. Bu temel kurallar arasında sağlıklı beslenmek, hareket etmek, olumsuz psikolojik etkenlerden mümkün olduğunca uzak durmak gibi maddeler sayılabilir. Saydığımız maddeler arasında yer alan sağlıklık beslenmek konusu ise önemi itibariyle ilk sırada yer almaktadır. Sağlıklı bir beslenme alışkanlığımız yoksa, vücudumuz istemediğimiz formlara girebilir ya da birçok hastalığa yakalanabiliriz. Özellikle aşırı kiloların bir numaralı nedeni sağlıksız beslenmektir. Bugüne kadar sağlıklık beslenme konusuna önem vermediğinizi ve aşırı kilolarla başınızın dertte olduğu zamanlarda, herkesin yaptığı gibi çareyi diyetlerde arıyorsunuzdur. Ancak size en uygun diyeti nasıl seçeceğiniz ve nasıl uygulayacağınız konusunda pekte emin olamıyorsunuzdur. Böyle bir durumda profesyonel bir diyetisyenden yardım almak en doğru hareket tarzı olacaktır. Bu yazımızda size şu diyeti uygulayın, bu diyeti uygulayın gibi tavsiyelerde bulunmayacağız. Amacımız yazımızda Dünyanın en popüler diyetlerine bir liste halinde yer vermek. Dünyanın En Çok Uygulanan 10 Diyeti‘ni sizler için bir araya getirdik.
Barça'yı Zorda Bırakacak Seks Partisi
Neymar'ın Barcelona'ya transferinde büyük rol oynayan Santos kulübünün eski başkanı Luis Alvaro da Oliveira Ribeiro, Barcelona yönetimini zorda bırakacak şok açıklamalarda bulundu.Luis Alvaro da Oliveira Ribeiro, ESPN Brasil medya gurubuna yaptığı açıklamada Neymar'ın Barcelona kulübüne transfer olurken menajerliğini yaptığı babası için Londra'daki ünlü Picadilly Hotel'de çok sayıda kadının katıldığı bir seks partisi düzenlendiğini iddia etti. Oliveira Ribeiro, Barcelona yönetiminden bu iş için özel bir danışmanın görevlendirildiğine dikkat çekerek, tüm harcamaların Katalan kulübünün hesabına yazıldığını açıkladı. Bu danışmanın, 'Neymar'ın babası ne isterse hesabı biz ödeyeceğiz' talimatı verildiğine işaret eden başkan, 'Ben böyle bir baba görmedim. Dünyanın parasını kazanır, elini bir kez olsun cebine atmaz. Seks partilerini bile oğlunun futbol oynadığı kulüplere ödetir' dedi. Neymar için olumlu sözler eden Ribeiro, babasının olaylarından haberdar olmasına rağmen Brezilyalı futbolcunun suçunun bulunmadığını ifade etti.Eurosport
Reklam
Reklam
Cep Telefonu Saç Döküyor Mu?
Teknolojinin gelişmesiyle beraber iyice hayatımıza giren cep telefonları, saç dökülmesini nasıl etkiliyor? Bugün buna değinmek istiyorum. Öncelikle cep telefonları vücudumuza pek çok zarar verir. Bunun sebebiyse yaydığı radyasyon. Eğer gerekli önlemler alınmazsa insanlar yüksek radyasyondan dolayı kanser olabilir, veya genetik yapılarında adeta mutasyonlar oluşabilir. Aynı şekilde olaya bir de saç dökülmesi açısından yaklaşalım şimdi de. Cep telefonları yüzünden yüksek radyasyona maruz kaldığınızda, saçlarınızı besleyen hücreler zarar görecektir. Bu hücreler zarar gördüğünde işlerini iyi yapamayacaktır. Bu sebepten dolayı telefonların saç kayıplarında etkili olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bazı önlemler alarak alacağınız hasarı azaltabilirsiniz.Cep Telefonlarının Saç Dökmesini Engelleme ÖnerileriGeceleri uyurken telefonu yanınıza almayın. Özellikle yastığın altına koyulan telefonlar vs. sizi sabaha kadar oldukça yüksek seviyede radyasyona maruz bırakacaktır. Bunun üzerine ek olarak uyku halinde ki vücudunuzun zayıflığı da eklenince sonuçlar can sıkıcı olabilir.Telefonu kulağınıza götürmeyin. Kulaklıkla konuşmak sizi oldukça büyük bir radyasyon akımından kurtarabilir. Çünkü konuşma esnasında bu cihazların yaydığı radyasyon onlarca kat artıyor. Bunu direk olarak kafanıza götürdüğünüzde saç kökleri çok güçlü bir radyasyona maruz kalacaktır. Sonuçta ortaya saç dökülmesi gibi bir problemin çıkmasıysa muhtemeldir. Bu yüzden kulaklık aracılığıyla konuşun, korunun.Belki de en önemli madde bu. Telefon alırken mutlaka sar değerini inceleyin. İnternetten diğer telefonlarla karşılaştırın. Her zaman sar değeri daha düşük olan telefonları almaya çalışın. Sar, cihazın yaydığı radyasyon miktarıdır. Eğer düşük sar değerine sahip telefon kullanırsanız, daha az zarar görürsünüz. Özellikle Çin malı çeşitli cihazlar, replika telefonlar bu konuda sınıfta kalıyor. Pek çoğu sağlık konusunda standart değerleri bile sağlayamıyor.
Ne Kadar Porno, O Kadar Aptal
Almanya'da yapılan yeni bir araştırma, çok fazla porno film izleyen veya pornografik malzemeye maruz kalan erkeklerin beyinlerinin küçüldüğünü ve onları aptallaştırdığını ortaya koydu.Almanya'daki Max Planck İnsan Gelişimi Enstitüsü'ndeki araştırmacılar, çok fazla porno film izleyen erkeklerin daha küçük 'striyatum'a meyilli olduğunu tespit etti. Beynin ödül ve motivasyon merkezi olan striyatumun daha küçük olmasının, pornonun bir zararı olduğuna inanan araştırmacılar, bu durumun erkekleri daha tembel yaptığı kanısına vardı. Araştırmacılar, çok fazla porno izleme ve küçük beyinli olma durumunun tavuk-yumurta ilişkisine benzediğini ve bir kısır döngüye dönüştüğünü söylüyor. Araştırmanın bir diğer sonucu da daha az zeki olan erkeklerin pornografiyi daha çok sevdiği şeklinde. Geçtiğimiz yıl Doğu Londra Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, 16-20 yaş arası erkeklerin yüzde 97'sinin, kızların ise yüzde 80'inin porno izlediğini ortaya koymuştu.haberartibir.com.tr
Reklam
2014 Kalem Etek Trendi
Merhabalar, malum önümüz Yaz. Her yer çiçekler açıp rengarenk olurken bunun kıyafetlerimize ve doğal olarak moda dünyasına yansımaması mümkün değil. Renkli desenlerin, yıllardır her bayanın dolabında mutlaka bulunan kalem eteklerle birleşmesine tanık oluyoruz önümüzdeki sezonlarda. Doğruyu söylemek gerekirse kalem eteklerin hep düz renklerde olduğunu ve giyen bayanlara inanılmaz seksi bir görüntü yarattığını düşünüp kombinlerimde kullanmaya cesaret edemezken şimdi bu akımla birlikte galiba ben de bir iki tane renkli kalem etek edineceğim. Komple desenli ya da sadece belirli bölgeleri desenli olan modelleri tercih edebilirsiniz, tamamen sizin zevkinize kalmış.Haberin Devamını Kesin Okuyun!
Harvard Üniversitesi Birincisi 'Türk Dahi'
22 yaşındaki Türk Levent Alpöge, dünyanın en önemli okullarından biri olarak kabul edilen Harvard Üniversitesi’ni 4 üzerinden 4 not ortalaması alarak ‘Valedectorian’ derecesiyle mezun oldu. Alpöge çalışmalarını Cambridge’ta devam ettirecek Dünyanın en prestijli okullarından Harvard Üniversitesi’nde 2014 yılı birincisi Türk genci Levent Alpöge (22) oldu. Alpöge, hem matematik ve fizik lisans bölümlerinden, hem de aynı anda fizik yüksek lisans derecesi elde etti. Başarılı genç, 4 üzerinden 4 not ortalaması ile “Tüm Üniversite Birincisi” (Valedectorian) olarak dün mezun oldu. Başarılarla dolu bir eğitim hayatına sahip olan Alpöge, 2010’da henüz lise son sınıfı öğrencisiyken ABD çapında adayların katılımı ile gerçekleşen Intel Bilim Yetenekleri Yarışması’nda ABD Başkanı Barack Obama ve senatörler tarafından kutlanan 40 genç finalist arasına girdi. Bunun sonucunda, “Ivy League” olarak ve akademik mükemmelliği ile tanınmış ABD’nin 8 en iyi üniversitesi tarafından kabul edildi. Sayısız ödülü var Alpöge, Harvard’ın matematik bölümünü seçti. Sayısız prestijli ödülü ve bursu bulunan Alpöge; American Mathematical Monthly, Journal of Combinatorial Theory, Journal of Number Theory, International Mathematics Research Notices dergilerine yazılar yazıyor; Harvard College Mathematics Review dergisinin de editörluğünü üstleniyor. Alpöge, çalışmalarını önümüzdeki yıl Winston Churchill bursu ile İngiltere’deki prestijli Cambridge Üniversitesi’nde sürdürecek. Daha sonraki yıl yine 8 Ivy League okullarından gelen doktora kabullerinin içinden Princeton’ı seçerek eğitimine devam edecek.Alpöge ailesi ile birlikte New York eyaletinin Long Island bölgesinde yaşıyor. Akademik başarılarının yanı sıra maratonlara katılan Alpöge koyu bir Beşiktaş hayranı. Milliyet
Reklam
Avrupa'nın En Obez Kadınları Türkiye'deymiş...
ABD’deki bir araştırma raporu dünyadaki obez ve aşırı kiloluların sayısının 2.1 milyara ulaştığını ortaya koydu. Türk kadınları ise yüzde 34.1 oranla obezitede Avrupa rekoru kırdı ABD’de yayımlanan yeni bir rapor ile, dünyanın neredeyse üçte birinin obez veya aşırı kilolu olduğu ortaya çıktı. Dünya çapındaki obez ve aşırı kiloluların sayısı 2,1 milyara ulaştı. Washington’daki sağlık Ölçübilim ve Değerlendirme Enstitüsü’nün (IHME) liderliğinde yapılan ve sonuçları Lancet dergisinde yayımlanan araştırma, Avrupa’da en fazla obez kadının Türkiye’de yaşadığını da ortaya koydu. Rapora göre dünya nüfusunun yüzde 30’u artık aşırı kilolu ve obezlerden oluşuyor. 188 ülkenin dahil edildiği araştırmada, Türkiye’de 20 yaş üstü kadınlarda aşırı kiloluların oranı yüzde 65,8 olarak ölçülürken, 20 yaş üstü erkeklerde ise bu oran yüzde 63,8 oldu. Ayrıca Türkiye’deki obez oranının kadınlarda yüzde 34,1’le Avrupa’nın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi. Türk erkeklerinde ise obezite oranının yüzde 20,1 olduğu belirtiliyor. Libya, Kuveyt, Mısır ve Suudi arabistan gibi ülkelerdeki kadınların obezlik konusunda tüm dünya sıralamasında en önde olması dikkat çekti. ABD fark attı Obezite oranı nüfusa oranlandığında, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin listenin başında yer aldığı görüldü. Bununla beraber, ABD, dünyadaki tüm aşırı kilolu insanların yüzde 13’üne ev sahipliği yaparak bu konuda lider oldu. Araştırma ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde obez kadınların sayısının erkeklerden, gelişmiş ülkelerde ise obez erkeklerin sayısının kadınlardan daha fazla olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, obez kişilerin sayısının, 1980’de 875 milyon olduğunu hatırlattı. Uzmanlar, obez ve aşırı kilolu sayısındaki artışı, “modernleşmenin getirdiği hareketsizliğe” bağladı. Araştırma çerçevesinde, 1700’ün üzerinde çalışmanın verileri incelenirken, dünyada hiçbir ülkede obez ve aşırı kilolu kişilerin sayısının gerilemediği görüldü. Bill ve Melinda Gates Vakfı tarafından finanse edilen çalışma sonucunda, dünyadaki 671 milyon obezin yarısından fazlasının ABD, Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya, Meksika, Mısır, Almanya, Pakistan ve Endonezya’da yaşadığı ortaya kondu. Yüzde 25’e kadar normal kilolu Vücut Kütle indeksinin bulunması için kilo, boyun kendisi ile çarpılması (karesinin alınması) sonucu elde edilen sayıya bölünüyor. Çıkan sayı 20 ila 25 arasındaysa normal kilolu, 25’in üzerindeyse aşırı kilolu, 30’un üzerindeyse obez olarak kabul ediliyor.Milliyet
Reklam
Hayat kurtaran kişisel bakım ve makyaj hileleri
Bazen ufacık hileler dramatik etkiler yaratır. Hemen daha da güzelleşir, kusurlarımızı gizler, on dakikada hazır oluveririz. Modern makyaj tenikleri ve değişmeyen, eski usül, evde kendin yap (DIY) önerileri bir noktada hepimizin hayatını kurtarıyor. ‘’Nasıl kusursuz eyeliner uygularım? On dakikada kuaföre gitmeden şık bir topuz nasıl yapılır? Tel tokalar ile saçı daha hacimli gösterebilir miyim? Uykusuzluktan şişen göz altına on dakikada nasıl çözüm getirilir? Makyaj hileleri ile yüzümü daha ince gösterebilir miyim?’’ gibi kendi kişisel sorunlarımdan yola çıkarak, sonuçları garanti hayat kurtarıcı kişisel bakım ve makyaj hilelerimi paylaşıyorum...
İlişkinizde yaşadığınız problemlerin çözüm aşamasında zihninizden uzaklaştırmanız gereken 6 düşünce
İlişkilerde olumsuzu görmek ve çiftlerin birbirini eleştirmesi, ılımlı ve hoşgörülü  bir tutum izlemekten daha kolaydır. Bu nedenle ‘’cicim ayları’’nın üzerinden bir süre geçtikten sonra tüm ilişkilerde küçük problemlerin yarattığı büyük sorunlar ortaya çıkmaya başlar.Bu problemlerle başa çıkma aşamasında çiftlerin düştüğü en büyük yanılgılardan biri, problemin karşısındaki bireyin eksikliklerinden kaynaklandığını düşünerek o kişiyi değiştirmeye çalışmaktır. Oysa yapılması gereken beraber olduğunuz kişiyi değil, ilişkinize olan bakış açınızı değiştirmektir.Peki, ilişkinize olan bakış açınızı ve karşınızdaki kişi hakkındaki düşüncelerinizi nasıl değiştirebilirsiniz?Uplifers olarak ilişkinizdeki problemleri çözme aşamasında zihninizden uzaklaştırmanız gereken düşünceleri sizler için derledik;1.  “Karşımdaki kişiyle olan ilişkim iyi olduğu sürece tüm problemleri çözüme ulaştırabilirim’’Kendinizle olan ilişkiniz, karşınızdaki herhangi biriyle olan ilişkinizden çok daha büyük önem taşır. Eğer kendi değer yargılarınızla, düşüncelerinizle ve ilişkiniz hakkındaki tutumunuzla ilgili herhangi bir kararsızlık yaşıyorsanız, başkalarıyla olan ilişkinizin de sağlıklı ilerleyebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle önce kendinize saygı duymalı ve gerçekten ne hissettiğinizin farkında olmalısınız.2.  “Hayatının merkezinde yalnızca ben olmalıyım.’’Sağlıklı bir ilişkinin temelinde bireylerin birbirinin geçmiş yaşantılarına, bugünlerine ve gelecek planlarına saygı duymaları yatar. Karşınızdaki kişinin hayatına müdahale ederek ve onu değiştirmeye çalışarak, ilişkinizi kendi isteklerinize göre şekillendirmeye çalışmamalısınız...
Güvensiz insanların ortak özellikleri ve güvensizliğin yıkıcı etkileri
 Kimilerine göre güvensizliğin fazlası hayatınızı kabusa çevirebilirken, belirli ölçüde güvensizlik duygusunu yaşamak problem oluşturmaz ve hatta yararlıdır. Kimilerine göreyse, güvensizliğin hayatımızda hiçbir şekilde yeri olmamalı; çünkü ancak bu şekilde yeni deneyimler edinebiliriz. Hangi tarafta olursanız olun, daha mutlu ve dolu bir hayat için duyumsadığınız güvensizliği ortadan kaldırmak, ya da en azından azaltmak istersiniz. Ve bunun için yapmanız gereken tek bir şey var: Dışarıya çıkıp yaşamak ve korkularınızdan sıyrılmak.Sahip olduğunuz güvensizlik hissini azaltmanıza yardımcı olacak öneriler için, hayatını güvensizlik içinde sürdürenlerin ortak özelliklerine göz atmak isteyebilirsiniz:1.Güvensiz insanlar yeni şeyler denemek istemezlerHayatı dolu dolu yaşayabilmenin tek yolu denemekten geçiyor. Size uygun olan ve olmayan şeyleri anlayana kadar denemelisiniz. Deniyorsunuz, öğreniyorsunuz, sonuçlar çıkarıyorsunuz.  Ve sonra yeniden deniyorsunuz. Bu, yaşamanın tek yolu.  Güvensizliğiniz ne kadar fazlaysa kendi ideallerinizi bulup yaşayabilmeniz o kadar zor olur. Yeni şeyler denemek için kendinizi engellemeyin...
Reklam