DACİA Gerçek Bir Başarı Öyküsü
Cömertlik, güvenilirlik ve uygun fiyat konusunda öncü olan Dacia, bütün müşterilerin güvenini kazandı ve otomotiv pazarında güçlü bir konum elde etti. Dacia, geleneksel uygulamalardan radikal anlamda bir farklılık gösteren yeni otomobil anlayışının öncülüğünü yapıyor. Kısıtlı bütçeye sahip tüketiciler, 2. el bir araç almak yerine artık yeni bir Dacia sahibi olabiliyor. Alırken ve kullanırken ekonomiye önem veren tüketicinin seçimi Dacia, akıllı bir alışveriş olarak tanımlanıyor. Dacia, akıllı alışverişi teşvik ederek müşteri davranışlarının değiştirilmesine de katkıda bulundu. Bu durum aynı zamanda yüksek yenileme ve tavsiye oranları ile desteklenen güçlü marka bağlılığı ile kendini gösteriyor (TNS Sofres araştırması 2013). “Müşterilerimizi, gerekli olanla gösterişli olanı ayırt edebilen kabiliyetteki insanlar şeklinde tanımlayabiliriz. Bu sadece otomobil satın alırken değil, diğer her alanda da geçerli bir durumdur. 2005 senesinde Dacia’yı Avrupa’da “Be logical, be Logan” (Mantıklı ol, Logan ol) sloganı ile lanse ettik. O zamandan beri de Dacia ürün gamı genişlemeye devam etti ve şu anda yedi modele ulaştı. Söz konusu gerçeklik Dacia’nın 2.7 milyon müşterisi ile kendini bir kez daha ispat ediyor.” Renaud Pirel – Pazarlama Direktörü, Dacia Dacia için yine bir büyüme yılı Dacia 2013’de satışlarını 19.3% artırarak yaklaşık 430 bin satış adedine ulaştı. Bu başarının ardında Duster’ın başarılı satış grafiği ve Logan ile Sandero modellerinin yenilenmesi yatıyor. Dacia, 2013 yılında 6 yeni ülkeye giriş yaparak gelişmesini sürdürdü: İngiltere, İrlanda, Norveç, Danimarka, Kıbrıs ve Malta. 43 ülkede varlığını devam ettiren Dacia markası, yenilenen ürünü gamı sayesinde başarısını sürdürmeye kararlı. “Dacia ürün gamının yenilenmesi ve şebekemizin gelişimi sayesinde yeni ülkelerde ticari başarılar peşinde koşmayı ve aynı anda mevcut pazarlardaki pozisyonumuzu muhafaza etmeyi başardık.” Rafael Treguer - Dacia Pazarlama Direktörü Avrupa’da rekor satışlar Dacia’nın pazar payı 2013 yılında diğer tüm markalardan daha hızlı büyüdü. Sıralamada bir sıra yukarı tırmanan marka, Avrupa’da 16’ncı Fransa’da ise 5’inci sıraya yerleşti. Dacia, bir önceki yıla oranla %26 artış gösteren satış ile Avrupa’da rekor düzeyde satış rakamına imza attı. Dacia pek çok pazarda güçlü büyüme kaydetti: özellikle Fransa (+%11.0), İspanya (+%80.9), Portekiz (+%74.0) ve Hollanda (+%49.0). Dacia, Fransa’da bir sıra yükselerek binek+hafif ticari araç pazarında beşinci sıraya yerleşti. Dacia’nın 4 modeli de Top 3 müşteri satınalma listesinde yer alıyor: - Duster: C segmentinde No.1 SUV; - Sandero: B segmentinde No. 3 hatchback; - Lodgy: kendi segmentinde No. 2 kompakt MPV; - Dokker: hafif ticari araç No. 2. Marka, İspanya’da sıra dışı bir performans sergiledi. Satış rakamı bir önceki yıla göre %80.9 arttı. Bu sayede Dacia 2013’ün ilk 10 markasından biri haline geldi. Sandero en çok satılan araç oldu. İlk kez 2013 Ocak ayından satışa sunulduğu İngiltere’de ise Dacia 17 bin 146 adet satış gerçekleştirdi; bu rakam 0.7%’lik pazar payına karşılık geliyor. Autocar Magazine dergisine göre Dacia, İngiltere’ye giriş yapan yeni bir marka olarak en iyi ilk yıl sonucunu elde etti. Dacia: Euromed bölgesindeki üç ülkede pazar lideri Dacia, Euromed bölgesinde ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Marka Türkiye, Fas ve Romanya’da hızla büyüyor; Bulgaristan’da 1 Numara. Dacia, Türkiye’deki pazarda 8’inciliği ele geçirerek köklü markaları geride bıraktı. Lodgy (segmentinde lider) ve Dokker sayesinde %4.3’lük pazar payına ulaştı. Ocak ayında ise ODD tarafından 2013 yılının “En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası” ilan edildi. Euromed bölgesinde ise 2012’deki satışlar %7.4 artarken sadece muhteşem bir Aralık ayı geçirdi. (bir ayda %17’den fazla artış). Romanya ve Fas’ta 1 Numara olan Dacia ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Dacia, Romanya’da %7 daralan bir pazarda, pazar payını 2013 senesinde önceki yıla göre 5.4 puan artış kaydetti. %31.7’lik pazar payı ile Dacia 1. sıradaki konumunu koruyor. Fas’ta ise marka, pazar payını 4.4 puan arttırarak %25.2’e yükseltti. 2006 senesinden beri en çok satan binek otomobil olan Logan büyük başarılara imza atmaya devam ediyor. Dokker ve Duster Fas’ın en çok satan otomobilleri sıralamasında üçüncü ve dördüncü sırayı aldı. Dacia, Bulgaristan’da %10.9’luk pazar payı ile tarihi liderleri geride bıraktı. Sandero ve Duster binek otomobil pazarında ikinci ve dördüncü sırayı alırken, Dokker hafif ticari araç satışlarında 1 Numara oldu. 50’den fazla gazetecinin oluşturduğu bir kurul; tasarım, motor, işlevsellik, sürüş güvenliği, fiyat ve kullanım masrafları kriterlerinee bağlı olarak Dokker’ı birinci seçti:. “Yılın Van’ı ödülünü aldığımız için çok gururluyuz. Söz konusu ödül Dacia Dokker’ın sadece niteliklerini ve başarısını değil aynı zamanda Dacia markasını Bulgaristan’da geliştirme yönündeki çalışmalarımızı da yansıtıyor”. Plamen Kyaychev - Dacia Pazarlama Direktörü, Bulgaristan. DACIA’NIN FACEBOOK’TA BİR MİLYONDAN FAZLA FAN’I VAR Dacia fan’larının heyecanı markanın ticari başarısını yansıtıyor. Kasım 2013’te Dacia bir milyonuncu Facebook fan��na ulaştı; bu, markanın çekiciliğini gözler önüne seren bir gerçek. Dacia sosyal ağda 2010 yılından beri yer alıyor ve şu anda uluslararası bir sayfayla birlikte 20 yerel sayfaya sahip. Sadece Türkçe sayfasının fan sayısı 426 bin. Bunu 272 bin fan ile Romanya sayfası takip ediyor. Dacia, kulanıcılarına yönelik olarak özel etkinlikler sunuyor: mesela İspanya, Polonya ve uluslararası sayfalarda Kasım 2013’te organize edilen “Yeni Duster” yarışması gibi. Söz konusu etkinlik daha da fazla Facebook üyeliğine vesile oldu; böylece 2014 başındaki fan sayısı 1 milyon 400 bin’e ulaştı. Sosyal ağ sayesinde Fransa’da Dacia pikniği (2013’te 15.000 katılımcı) ve Fas’taki plaj turu gibi etkinlikler düzenlendi. YENİ NESİL DACIA ARAÇLARI Mart 2012’de Lodgy’nin lansmanı ile birlikte yeni bir Dacia nesli ortaya çıkmış oldu. Söz konusu ikinci nesil araçlar Dacia’nın DNA’sında yer alan, markanın başarısını ve güvenilirliğini oluşturan nitelikleri devam ettiriyor: eşsiz iç mekan/fiyat dengesi, güvenilirlik ve yalın ürün gamı. Aynı zamanda yeni nesil modeller daha çekici bir tasarıma, yeni motorlara ve müşterilerin talep ettiği modern donanımlara sahip. Yeni bir marka kimliği Dacia, yepyeni stili ile tüm modellerinde dikkat çeken daha güçlü bir marka kimliğine kavuştu. Daha modern dış tasarım Dacia modellerinde artık yeni bir ön yüz var. Ön kısımdaki ızgara, farlarla birleşip genişlik duygusu uyandırıyor. Izgaranın içerisindeki iki yatay bar, bir yandan güçlü bir izlenim uyandırırken diğer taraftan araca çağdaş bir hava katıyor. Farlar, aracın modern görünümüne katkı sağlayacak biçimde yeniden tasarlandı. Farlar ve ızgara tek parça halinde bir görüntüye sahip; ayrıca siyah renk kullanımı sayesinde ön yüzün tasarım özellikleri vurgulanıyor. Aracın yan tasarımı ise gücü vurgulayan kabarık çamurluklarla yalınlığını korumaya devam ediyor. Daha geniş tekerlek izi ve daha büyük lastikler (Stepway versiyonunda 15 ve 16 inç) araca daha güçlü bir duruş veriyor. “Dacia ürün gamının yeni tasarımı çağdaş, dinamik ve biçim konusunda aynı titizliği muhafaza ediyor. Aracın hatları gereksiz detaylar olmaksızın incelikle düşünüldü. Hem yalın hem de ikonik.” David Durand – Tasarım Başkanı, Dacia ürün gamı Yeni nesil Dacia modelleri, standartta yer alan yeni metalik gövde renkleri sayesinde daha dinamik bir görüntüye kavuştu: Lodgy ve Dokker’da Kül Beji ve Uzay Mavi Blue, Yeni Logan ve Sandero’da Acem Mavi yeni bir tonu, Sandero Stepway’e özgü Gök Mavi ve YeniDuster’da kullanılan Platin Gri. Dacia modellerinde daha çekici, yeni malzemeler kullanıyor. Örneğin egzoz çıkışı gibi yerlerde krom detaylar mevcut. Daha çekici iç mekân Aynı uyum Dacia modellerinin iç mekânında da göze çarpıyor. Dacia ürün gamındaki bütün modeller, stil konusunda uyumlu bir yaklaşımı vurgulayan bir dizi özelliği bünyesinde barındırıyor: yuvarlak hava çıkış kanalları, direksiyona entegre logo ve kapı kolları. Yeni modellerde modern tasarıma sahip birbirinin aynısı ön konsol ve krom gösterge çerçeveleri yer alıyor (versiyona bağlı). Aracın dışında ise parlak siyah renk kullanımı gibi bir dizi üst düzey özelliklerin kullanıldığı görülüyor. Koltukların grafik tasarımı ise artan kumaş kalitesi ile birlikte çeşitli döşeme tiplerini yansıtacak biçimde kullanıldı. Bu kuralın tek istisnası ise hem yol hem de arazi özelliklerini vurgulayacak şekilde yeniden tasarlanan ön kısma sahip Duster. İç mekanda ise aracın 4x4 özellikleri hemen göze çarpıyor. Yeni ön konsol ve dikey çerçeveli orta konsol aracın güçlü yönünü vurguluyor. Cömert özellikler Yeni nesil Dacia modelleri, müşterilerin beklentileri arasında yer alan özellik ve ekipmanları her zamanki çekici fiyat etiketiyle sunuyor. Dacia gamındaki bütün modeller iki multimediya sistemi ile sunuluyor. - Bir multimedya navigasyon sistemi olan Dacia MEDIA NAV, büyük bir dokunmatik ekrana sahip. Kullanımı kolay ve sezgisel olan bu büyük 7 inçlik (18 cm) dokunmatik ekran ve ana sayfası sayesinde kullanıcılar, altı adet fonksiyon arasında kolaylıkla geçiş yapabiliyor: radyo, medya, telefon, harita, navigasyon ve parametreler. Dacia MEDIA NAV, eller serbest telefon görüşmesi yapılmasına veya müzik dinlenmesine imkan tanıyan Bluetooth® teknolojisini içeriyor. Ayrıca 2D veya 3D (kuş bakışı) görüntülü navigasyon sistemi de buna dahil. Telefon veya MP3 çalar gibi kişisel taşınabilir cihazlar ergonomik biçimde kulanılmak üzere ön konsola yerleştirilmiş olan USB portuna veya jaka takılabilir.. - Dacia Plug&Radio çok gerekli bir özellik olup, yalın ve etkili bir multimedya sistemidir. Sistemde bir radyo, MP3 formatı ile uyumlu CD çalar, Bluetooth® bağlantısı ve ön konsolda USB portları ve jakı bulunuyor. Sürüş konforunu artıran özellikler Eksiksiz ön konsol göstergeleri. Dacia ürün gamındaki bütün modeller, artık yepyeni işlevsel ve ergonomik üçlü gösterge paneli ile sunuluyor. Bu şekilde yüksek kalite standartları sağlanmış oluyor. Versiyonlara bağlı olarak dış sıcaklık göstergesi, saat, sinyal lambası okları ve hem anlık hem de ortalama yakıt tüketimini, litre ve kilometre cinsinden menzili, son dolumdan beri kat edilen mesafeyi ve bir sonraki servise kalan mesafeyi gösteren araç bilgisayarı (versiyona bağlı) da mevcut. Yeni nesil Dacia modelleri şu ekipmanlarla sunuluyor: hız sınırlayıcı, navigasyon, arka park sensörleri, araç hareket etmeye başladığında devreye giren otomatik kapı kilitleri. Bütün modellerde yer alan ABS fren sistemi ile birlikte kullanılan acil durum fren desteği (EBA) sayesinde güvenlik konusunda da özel özen gösterildi. Elektronik stabilite kontrolü çoğu modelde standart (Lodgy’nin ilk versiyonunda opsiyonel ve Dokker’da Ambience döşeme ile sunuluyor). Duster’ın ESC ile donatılmış bütün versiyonlarında yokuş kalkış desteği de bulunuyor. Söz konusu özellik sayesinde, fren basıncı iki saniye daha muhafaza edilerek yokuşlarda kalkış kolay hale getiriliyor. Eğer sürücü iki saniye boyunca her hangi bir şey yapmazsa, yokuş kalkış desteği fren basıncını kademeli olarak serbest bırakıyor bu şekilde de araç hareket etmiyor. Revize edilmiş ve modern motor gamı Motor yelpazesinin genişleme ve yenilenme hızı, Dacia’nın müşteri ihtiyaçlarına ne denli çabuk cevap verdiğini bir kanıtıdır. Modern, yakıt açısından verimli benzinli motorlar TCe 90 Yakıt açısından verimli TCe 90 motoru Logan, Logan MCV, Sandero ve Sandero Stepway ile sunuluyor. Türkiye’de Sandero Stepway’de sunuluyor.Söz konusu motor üstün sürüş özelliklerini sınırlı yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları ile birleştirerek kullanım masraflarını düşük seviyelerde tutuyor. Sahip olduğu düşük ataletli turbo şarj ve değişken valf zamanlaması ile bu 898 cc’lik üç silindirli benzinli motor 5.250 d/d’da 90 bg güç sunuyor. En düşük motor hızlarından (%90’ı 1.650 d/d’dan itibaren) itibaren elde edilen 135 Nm tork sayesinde pürüzsüz ve iyi tepkili sürüş sağlanıyor. Menzili ise selefi olan 1.6 MPI 90’dan neredeyse %30 daha iyi. TCe 115 Dokker, Dokker Van ve Lodgy’de yer alan TCe 115 motoru, Renault Grubu’nun ilk doğrudan enjeksiyonlu turbo benzinli motoru. Bu motor seçeneği Türkiye’de satışa sunulmuyor. Hafif alüminyum bloku sayesinde daha hafif araçlara yönelik. Verimli ve sürüşü özellikleri iyi olan bu motor optimize bir kapasiteye (1.2l) ve 115 bg çıkış gücüne sahip. Sunduğu performans 1.6l motor ile kıyaslanabilir. Motorun torku 190 Nm olup, 2.0 litre motora eşdeğer. Bu değerin %90’ı 1.500 d/d’den itibaren ve %100’ü de 2.000 ila 4,000 d/d arasında elde edilmektedir. Bu da güçlü hızlanma anlamına geliyor. TCe 115 motoru yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriyor. TCe 125 İlk kez Yeni Dacia Duster ile sunulan TCe 125 motoru hem güçlü hem de pürüzsüz. 125 bg güç ve 2.000 d/d’da 205 Nm tork üreten bu turbo şarjlı motor güçlü kalkış ile hızlanmayı en düşük motor hızlarından itibaren garantiliyor. TCe 125 aynı zamanda yakıt açısından verimli olup, kullanım masrafları düşüktür. Yakıt tüketimi kontrol altında olup, triger kayışı gerektirmemektedir. Yeni Duster’da 6 vitesli vites kutusu ile birlikte kullanılan bu motor, yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriyor. Bu motor seçeneği Türkiye’de satışa sunulmuyor. Yeni nesil 1.5 dCi dizel motor: performans ve yakıt verimliliği açısından daha da yüksek standartlar 1.5 dCi motoru güvenilirliği, performansı ve düşük yakıtı tüketimi bakımından takdir topluyor. Söz konusu motor, aynı zamanda Renault Grubu’nun en çok satan motoru. Günümüzde özellikleri daha da artırıldı. En son nesil modelinde daha da etkili bir enjeksiyon sistemi ve turbo şarjı bulunuyor. Böylelikle de tork 20 Nm artırılmış oluyor. Motor sayesinde sürüş zevki artarken yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriliyor. 1.5 dCi motoru yelpazede 75 bg ve 90bg olarak yer alıyor. Lodgy ve Yeni Dacia Duster’da ise 90 ve 110 bg olarak sunuluyor. Türkiye’de 90 ve 110bg seçenekleri Duster modelinde yer alıyor. Pazarın en eksiksiz LPG yelpazesi Pompa fiyatı 1€ / litrenin altında olan LPG konusunda Dacia, bu yakıtı makul fiyatlı bir alternatif olarak sunmaya devam ediyor. Bütün Dacia ürün gamı (Sandero Stepway hariç), pazarlandıkları ülkeye bağlı olarak LPG’li olarak da sunuluyor. Yeni Logan, Logan MCV ve Sandero modelleri 1.2 16V 75 LPG motor ile sunuluyor. Dacia Duster 4x2 ise benzinli/LPG versiyonda sunulurken, 1.6 16v 105 LPG, Duster, Ambiance ve Lauréate döşeme tiplerinde satılıyor (ülkeye bağlı). Bu seçenek Türkiye’de Logan MCV ve Sandero modellerinde yer alıyor. 1.6 MPI 85 LPG çift yakıtlı benzinli/ LPG motor Lodgy ve Dokker’da bulunuyor. Türkiye’de ise bu versiyon bulunmuyor. DACIA; GÜVENİLİRLİK SEMBOLÜ Renault Grubu’nun uzmanlığını temel alan güvenilirlik Dacia, 2013 senesinde Fransa’nın en popüler 20 markası listesinde en güvenilir markalar arasında yer aldı(Auto Plus dergisi güvenilirlik araştırması – 2005 senesinden beri servise giren araç sayısı ile arıza sayısının birbirine oranı). Dacia, kalite açısından bir yandan Renault Grubu’nun uzmanlığından istifade ederken, Renault –Nissan İttifakının proseslerini ve standartlarını da kullanıyor. Grup’un tüm üretim tesislerinde olduğu gibi Kazablanka, Tanca ve Pitesti tesisleri de Renault Üretim Süreciuygulanıyor. Söz konusu yaklaşım, tüm Renault Grubu tesislerinde kullanılmakta olup, tek bir kilit gerekliliği karşılamak üzere son derece sıkı üretim standartlarının uygulanmasını gerektiriyor: yüksek kaliteli ürünler. Dacia, aynı zamanda İttifak motorlarının güvenilirliğinden de istifade ediyor: örneğin İttifak’ın 2013 senesinde bir milyondan fazla satan 1.5 dCi motoru gibi. Aynı zamanda Yeni Dacia Duster Nissan’ın 4x4 araç alanındaki deneyiminden ve uzmanlığından yararlanıyor. Dacia, rekabetçi fiyatlarla güvenilirliği eksiksiz sunuyor Üç yıldır üst üste olmak üzere, Fransız tüketici dergisi Que Choisir’in yürüttüğü bir güvenilirlik araştırması sonucunda Dacia, en düşük servis ücretine sahip marka seçildi. Şubat 2014’te gerçekleştirilen bu araştırmaya Belçika, İspanya, Fransa, İtalya ve Portekiz’den 30 bin sürücü katıldı. Söz konusu sonuç, Dacia’nın müşterilerine sunmak üzere şu çalışmalarını gösteriyor. - Yeni, modern ve yakıt açısından verimli motorlara sahip araçlar, - Son derece rekabetçi satış sonrası teklifleri (parça ve servis), - Mükemmel 2. el değeri, - Mevcut model güncellenmiş hatta daha iyi donanıma sahip olsa bile değişmeden kalan satın alma fiyatı. Kullanırken ve bakım yaptırırken gönül rahatlığı 3 yıl / 100.000 km üretici garantisi tüm modeller için geçerli. Araçlar, şebekeye bağlı her hangi bir yetkili satıcıda en yüksek uzmanlık standartlarında orijinal yedek parçalar kullanılarak onarılıyor. Daha fazla gönül rahatlığı için Dacia aynı zamanda garanti uzatma sözleşmeleri de sunuyor.
Avokadolu Lezzetler
Hem büyüleyici rengi hem de egzotik görüntüsü ile ülkemizin Akdeniz kıyılarında yetişen avokado farklı lezzetlerle yemeklerimizde taze ve tropikal bir deneyim yaşatıyor. İşte avokadolu yemekler yaparken dikkat etmeniz gerekenler ve birkaç avokadolu lezzet tüyosu! Avokado oldukça sert bir meyvedir. Yiyecek kıvama gelmesi için birkaç gün oda sıcaklığında yumuşamasını beklemelisiniz. Avokadonun yumuşamasını hızlandırmak için bir gazete kağıdına sarın ve yanına birkaç adet elma koyun. Avokadoyu daha sonra tüketecekseniz ve yumuşamasını ertelemek istiyorsanız buzdolabına koyun. İdeal avokado yumuşaklığı kavun kıvamındadır. Avokadoyu çok bekletirseniz kabuğu siyahlaşır ve çürümeye başlar. Avokado lifli özelliği sayesinde çok faydalıdır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve antioksidandır. Avokado aynı zamanda cildi kurumaktan korur ve hücrelerin yenilenmesini destekler. Avokado çorbası soğuk günler için ideal lezzetlerden! 2 yemek kaşığı tereyağında 1 kuru soğanı kavurun. 2 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefili, 4 diş sarımsağı ve 1 adet doğranmış avokadoyu 5 dakika boyunca soteleyin. 3 su bardağı sıcak suyu ekleyin ve 10 dakika pişirin. 2 yemek kaşığı limon suyu, tuz, karabiber ve 1 su bardağı krema ekleyin. Özellikle Meksika lezzetlerinin yanına çok yakışan avokado sosu guacamole dip sos olarak kusursuz bir lezzet. 1 adet avokadonun kabuğunu soyup ezin ve küçük küçük doğranmış domates, soğan ile karıştırın. İçine zeytinyağı ve limon suyu da ekleyip tuz ile birlikte karıştırın. Sosunuz hazır! Avokado salata da çok güzel olan bir lezzet. İster domates, soğan, sivri biber, krema ve zeytinyağı ile bir araya getirip yoğun bir kıvam; ister yeşillikler, zeytinyağı, susam, limon suyu ve hardal ile bir araya getirip daha hafif bir kıvam elde edin.
Hey Üniversiteli, IEFT  Başlıyor!
IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarları bu yıl 8-17 Mart tarihleri arasında6 ayrı merkezde düzenlenecek. Fuarlar süresince 1000 kişiye ücretsiz on-line İngilizce dil kursu armağan edilecek. Ücretsiz İngilizce Kursları nı kaçırma! 2002 yılından bu yana hızla gelişerek Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük yurtdışı eğitim organizasyonu olan IEFT Fuarları (International Education Fairs of Turkey), bu yıl 25’inci kez kapılarını açıyor. 8-17 Mart tarihleri arasında 6 merkezde düzenlenecek olan “25. IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarları”na 35 ülkeden 200’e yakın üniversite ve kolejin katılması bekleniyor. Gençleri, öğrencileri ve ailelerini yurtdışındaki eğitim kurumlarıyla buluşturan ve bu kurumların sunduğu burs ve benzeri imkanları ziyaretçilere tanıtan IEFT Fuarları, Ankara, İzmir, İstanbul (Avrupa Yakası), İstanbul (Anadolu Yakası), Eskişehir ve Adana’da düzenlenecek. IEFT Fuarları IEFT Yurtdışı Eğitim Günleri 25. Fuar Armağanı: Ücretsiz Dil Kursu IEFT Fuarları’nın bu yıl 25’inci kez düzenlenmesi nedeniyle, katılımcılara özel armağanlar verilecek. Fuarı ziyaret edenler arasından 25 kişi ücretsiz İngilizce Dil Kursu, 1.000 kişi ise ücretsiz on-line İngilizce Dil Kursu kazanacak. Fuarların İstanbul (Avrupa Yakası) bacağı, artan ziyaretçi hacmi nedeniyle bu yıl Avrupa’nın en büyük kongre merkezlerinden biri olan “İstanbul Kongre Merkezi”nde gerçekleştirilecek. 100’den fazla seminere ev sahipliği yapacak olan fuarlara bu yıl özellikle Kanada ve Almanya’dan önemli bir katılım söz konusu. Kanada’dan 20 üniversitenin yanı sıra 4 lisenin temsilcileri hazır bulunacak; Almanya’dan ise bazıları ücretsiz olmak üzere 12 üniversite katılacak. ABD ve İngiltere’den 50’nin üzerinde olmak üzere, Almanya, Kanada, Rusya, Fransa, İtalya, İspanya, İsveç, İsviçre, Macaristan, Polonya, Çin, Danimarka, Litvanya, Avusturya, Estonya, Kazakistan, Bosna gibi dünyanın değişik ülkelerinden 200’ün üzerinde eğitim kurumu IEFT Fuarları’na katılarak, sundukları imkanları Türk öğrenci ve ailelerine tanıtacaklar. Fuarlara katılacak kurumlar arasında, University of Southampton, University of York, Cardiff University, California State University, New York Institute of Technology, New York University School of Engineering, State University of New York, University of Buffalo, University of Nevada, University of San Francisco (School of Management), University of Southern California, University of Washington, The University of British Columbia, Frankfurt School of Finance & Management, Martin-Luther-Universität Halle-Wittenberg, Fachhochschule Frankfurt am Main, Universität Konstanz, The American University of Paris, Tallinn University, University of Applied Sciences Upper Austria, MIP-Politecnico di Milano, Danish Business Academies, Tomsk Polytechnic University, Sophiahemmet University, University Sarajevo (Faculty of Adminstration) gibi dünyaca ünlü üniversiteler de yer alıyor. Her yıl yaklaşık 50 bin kişinin ziyaret ettiği IEFT Fuarları’na gelen ziyaretçiler, üniversite hazırlık, ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora, üniversite transfer, dil okulları, yaz okulları, sertifika-diploma programları, staj, lise eğitimi ve burslu yurtdışı eğitim konularında kurum temsilcilerinden bilgi alabilecek, ülkelerin eğitim ortamları konusunda merak ettikleri soruları yöneltebilecekler. Burs İmkanları ve Ücretsiz Seminerler Üniversite ve kolejlerin her yıl çok sayıda öğrenciye kısmi veya tam eğitim bursu
'Hayal Edin Gerçekleştirelim'
Kredi Kayıt Bürosu (KKB), Türkiye genelinde tüm lisans öğrencilerinin katılabileceği, onlara sosyal sorumlulukları hakkında bilinçlendirmek, toplumsal sorunlar karşısında duyarlılıklarını arttırmak ve karşılaştıkları sorunlar karşısında düşünmelerini ve harekete geçmelerini sağlamak amacıyla bir sosyal sorumluluk proje fikirleri yarışması düzenliyor: Hayal Edin Gerçekleştirelim “Hayal Edin Gerçekleştirelim” isimli sosyal sorumluluk yarışmasında Çevre, Eğitim, Sağlık, Spor, Kültür Sanat ve Toplumsal konulardaki projeler yarışacak ve yarışmada birinci gelen üniversite öğrencisi büyük ödül olan “İngiltere’de 2014 Yaz Dönemi Eğitim Programı”na gitme hakkı kazanacak. Bununla birlikte tüm kategorilerde ilk üçe kalan projeler Facebook’ta halk oylamasına sunulacak, her biri ayrı ayrı ödüllendirilecek. Yarışmada ilk 30 arasına giren projelerden biri ise Kredi Kayıt Bürosu tarafından hayata geçirilecek. Üniversite öğrencileri, yarışmaya bireysel ya da grup olarak katılabiliyor. Yarışmaya katılan sosyal sorumluluk projeleri; aralarında Halkla İlişkiler Duayeni Betül Mardin , Sivil Toplum Gönüllüsü İbrahim Betil , ünlü televizyoncu ve sunucu Okan Bayülgen , Milliyet Gazetesi yazarı Abbas Güçlü , Sabah Gazetesi yazarı Şelale Kadak , KKB Genel Müdürü ve ARPR Kurucu ortağı Arzu Çekirge Paksoy ’un yer aldığı jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Sahipliğini Kredi Kayıt Bürosu’nun üstlendiği “Hayal Edin Gerçekleştirelim” adlı sosyal sorumluluk yarışmasının organizasyonu ARPR İletişim, medya iletişimi IMAGE Halkla İlişkiler tarafından gerçekleştiriliyor. Yarışmaya Katılmak İçin: www.hayaledingerceklestirelim.com
Pilav ile Devr-i Alem
Karbonhidrat oranı oldukça fazla olan ve hem vücudun hem de beynin işleyişine faydalı olan pirincin insan nüfusunda kişi başına düşen enerjinin yaklaşık %21ini, proteinin ise %15ini sağladığını biliyor muydunuz? Bu faydalı tahılı sofralarınızdan eksik etmeyin ve onu farklı şekillerde tariflerinizde değerlendirin. Pilav gibisi yok! Pilavınızı daha da lezzetli kılmak için dikkat etmeniz gereken bazı detayları paylaşalım sizlerle… Pirinç tatsız bir tahıl olduğu için onu tavuk, sebze ve et sularıyla birlikte hazırlamakta fayda var. Tereyağı da pilavın lezzetini artıran bir diğer detay. Pilavınızın bembeyaz rengini koruması için 1-2 çay kaşığı limon suyu ekleyebileceğinizi biliyor muydunuz? İtalyanların pilavı risotto da pirinç ile yapabileceğiniz diğer lezzetler arasında. Pirinçlerin nişastasını salmasıyla ortaya kremamsı bir lezzet çıkaran risottonun sırrı kullanılacak olan pirincin seçimi! Arborio, yani Japon pirinci olan ve İtalyada da bolca yetişen pirinç risottonun ilk adımı. Önce soğanı tereyağında kavurun, ardından pirinci ekleyin ve saydamlaşana kadar karıştırın. Ardından et suyu veya şarabınızı ekleyin ve ara ara bu suyu ekleye ekleye yaklaşık yarım saat sürekli karıştırarak pişirin. Risottonuza deniz mahsülleriyle lezzet katmayı unutmayın! İspanyollar`ın favori pilavı ise paella adında. Birçok farklı çeşitte hazırlanabilecek olan bu İspanyol pilavını evinizde siz de deneyebilirsiniz. Soğan ve sarımsağı kavurun. Bezelye ekleyin. Pirincinizi de karışıma ekledikten sonra yaklaşık 10 dakika pişirin. Sarımsak, midye, karides ve doğranmış domatesleri de ekleyip yaklaşık 10 dakika daha pişirdikten sonra karışımıza tavuk suyu ekleyin ve ara ara karıştırarak 25 dakika pişirin.
Adet Öncesi Sendrom (PMS)
Bu yazı kadınları, aslında dolaylı yoldan erkekleri de ilgilendiriyor. Çoğu kadın adet öncesi dönemde öyle sorunlar yaşıyor ki bu durum, birlikte yaşadıkları erkekleri de ister istemez etkiliyor.Aşırı yorgunluk, sıkıntı, asabiyet, üzüntü hali, içe kapanma, göğüste hassasiyet, kas ve baş ağrıları, karın şişliği, kabızlık, sivilcelenme adet öncesi hissedilen rahatsızlıklardan bazıları. Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişiyor ve bazen öyle bir hale geliyor ki günlük yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Premenstruel Sendrom (PMS) da denilen adet öncesi sendrom, kadının sosyal yaşantısını derinden etkileyen bir durum olarak kabul ediliyor.Nedeni tam olarak belli olmamakla birlikte PMS, özellikle sinir sisteminin üzerinde etkili B vitaminleri, magnezyum (magnezyum eksikliği tatlılara karşı aşırı bir istek yaratabiliyor), çinko, kalsiyum gibi minerallerin eksikliğinde görülebiliyor. Bunun yanında hormonal dengesizlik, kan şekerinin düşük olması, vücutta aşırı sıvı tutulması, bazı psikolojik nedenler de PMS’yi ortaya çıkarabiliyor.Adet gören her 4 kadından 3’ünde görülebilen, fakat bazılarında çok ağır seyreden bu dönemsel rahatsızlıkların üstesinden gelebilmek için uzmanların birkaç önerisi var:
Reklam
Aile Hekimi Nedir Ve Aile Hekiminizi Nasıl Öğrenebilirsiniz?
Daha birkaç yıl öncesine kadar bilmediğimiz ama yaklaşık 4 senedir uygulanan Aile Hekimliği, aslında daha önce mevcut olan fakat yetkileri ve faaliyetleri dar olan bir kavramdı. 2004 yılında pilot olarak seçilen sağlık ocaklarının bazılarında aile hekimliği hizmeti veriliyordu. “Sağlık Ocakları” şimdi “Aile Sağlığı Merkezi (ASM)” olarak adlandırıldı, peki aile hekimliği bizlere ne kazandıracak? Aile Hekim’ini biraz tanıyacak olursak; uzman ya da pratisyen doktorlardan oluşan ve bunun dışında sertifika programı kapsamında eğitilen doktorlardan oluşuyor aile hekimliği kavramı. Görevleri ise, bulundukları alan içinde, sorumlu oldukları ailelerin temel ihtiyaçlarını belirlemek ve onlara çözüm üretmektir. Aile hekimleri hastalarını sadece tedavi etmekle kalmaz, onları hastalanmadan önce de korumaya çalışır. Bu amaçla kişiye yönelik koruyucu hizmetler içinde aşılama, yaşam tarzı değişiklikleri için danışmanlık yapma, bebek ve çocuk izlemi, gebe izlemi, aile planlaması hizmetlerini sunar. Salgın ve bulaşıcı hastalıklar varlığında aile bireylerini bilgilendirir ve koruyucu önlemlerin alınmasını sağlarken çevre sağlığı için gerekli önlemlerin alınması için yerel yönetimlerle işbirliği yapar. Koruyucu hekimlik aile hekimliğinde önemli bir yer tutar. Aile hekiminizi öğrenmek ve hizmet alabilmek için, T.C. Kimlik numaranızla en yakın aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri, il sağlık müdürlüğü ya da Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinden aile hekiminizi öğrenebilir ve ikamet ettğiniz ASM’ler de TC.kimlik numaranızla aile hekiminizden ücretsiz yararlanabilirsiniz. haber kaynağı: 724saglik.org/sağlık-haberleri
Reklam
Renault Twingo Cenevre Fuarında
Renault Twingo’ya yeniden, daha cesur bir bakışla bakıyor. İlk lansmanından yirmi yıl sonra, Renault, ayrıntılı bir dönüşümden geçen küçük şehir araçlarının üçüncü kuşağını tanıtmaktan gurur duyuyor. Neşeli görünümüne ek olarak, Yeni Twingo dört renk seçeneği ve yeniliklerle birlikte sunuluyor. Yoğun kişiselleştirme fırsatları doğal olarak bu programın bir parçasını oluşturuyor. Arka kısımdaki moturun konumlandırılması sayesinde: • Yeni Twingo artık daha çevik ve 8.65 metrelik bir dönüş çapına sahip, rakiplerinin değerlerinden ortalama olarak bir metre daha az olan bu değerle fark yaratıyor. • Yeni Twingo, kabin uzunluğuna eklenen 13 cm ile oldukça geniş ve ferah, ancak Yeni modelin toplam uzunluğu 10 cm kısaltıldı. • Yeni Twingo beş kapılı mimarisi, akıllı yükleme çözümleri, tamamen düz zemini ve 2.20 metrelik şaşırtıcı derecede uzun maksimum yük uzunluğu nedeniyle çok pratik. Twingo bu özelliğe sahip tek şehir aracıdır… • Yeni Twingo’nun sınıfının en iyisi ileri görüş alanı ve yüksek sürüş pozisyonu, yoğun alanlarda araç kullanılırken daha da önem kazanıyor. Bagajda ya normal havalandırmalı ya da turboı üç silindir benzinli motor yer alıyor. Her iki motor da yakıt verimliliği ve etkili bir performans sunuyor. Yeni Twingo internet bağlantısına sahip ve iki multimedya sistemine sahip :R & GO radyo (akıllı telefon ile birlikte) ve R-Link® sunan tek şehir aracı. Yenilikçi Renault 5 Turbo ve Twingo’nun mirasından esinlenen Yeni Twingo Renault’nun küçük araçlardaki uzmanlığını kanıtlıyor. Yeni Twingo’nun lansmanına ek olarak, Renault küçük araç sınıfındaki diğer yeni gelişmeleri sunmak ve markanın spor araçlar, elektrikli araçlar ve motor yenilikleri dünyası gibi yoğun uzmanlık sahibi olduğu alanların bazılarına odaklanmak için. 2014 Cenevre Otomobil Fuarını seçti. İlk kez sergilenecek olanlar arasında Clio R.S. 200 EDC Monaco GP: bu sınırlı sayıdaki model spor ve rafine bir müşteri kitlesini hedefliyor. Siyah tavanı, siyah dış kaplaması, İnci Beyaz ya da Platin Gri metalik kaplaması (pazara bağlı olarak) ve zengin donanıma sahip kabini ile ilk bakışta göze çarpıyor. Renault elektrikli araçlar ürün gamında « Flexi Charger »’ı sunuyor. Bu şarj kablosu ZOE’yi klasik ev prizinde şarj etmeyi sağlıyor. Renault aynı zamanda daha az yol yapan sürücüler için ayda 49€’dan başlayan fiyatlarla Yeni Z.E. Access batarya kira planı « Z.E. Access »’i öneriyor. Yeni Energy dCi 160 Twin Turbo downsizing ve çift turbo ilk 1.6 dizel motor. Bu 1.598cc motor 160bg ve 380Nm cömert bir tork seviyesi sunuyor. Bu değerler motoru, performans açısından 2 litre motorlar arasına yerleştiriyor. %25 tüketim ve CO2 tasarrufu, 1.6litre bir motor için bir ilk. Energy dCi 160 Twin Turbo’nun sunduğu yakıt tasarrufu daha büyük araçlar için ideal düzeyde. Bu yeni motor Markanın gelecekte lansmanı yapılacak D- ve E-segment modellerinde de kullanılacak.
Beyaz Gürültü Makineleri Bebekler İçin Zararlı mı?
Anne babaların geceleri rahatça uyusun diye kullandıkları beyaz gürültü makineleri bebeklere zarar veriyor mu? Pediatrics dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, bu makineler bebeklerin işitsel gelişimine engel olabilecek seviyede sesler üretebiliyorlar. Yapılan çalışma, her ne kadar beyaz gürültü makinelerinin bebekler üzerindeki etkisini ölçmek için yapılmamış olsa da çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında uzmanlar, bu tarz makinelerin kullanımının önerilmesini doğru bulmadıklarını belirtiyorlar. Beyaz gürültü makinelerinin yetişkinler tarafından 8 saatlik kullanımı için önerilen üst limiti 85 dB. Yapılan çalışmada kullanılan makinelerin bu sınırın üzerinde bir ses seviyesine ulaşabildiği tespit edilmiş. Bu durumda tüm gece boyunca maksimum seviyede çalışan bir beyaz gürültü makinesi, bebeğinizin önerilen değerlerin çok üstünde bir ses seviyesine maruz kalması anlamını taşıyor. Bu da bebeğinizin işitsel sağlığı için son derece zararlı bir durumu ortaya çıkarıyor. Ebeveynler Ne Yapmalı? Sağlıklı bir uykunun hem bebek hem de ebeveynler için önemli olduğu dikkate alındığında bu tarz makinelerin...haber kaynağI: 724saglik.org/bebek ve çocuk sağlığı
Reklam
Kendine Gel Üniversiteli, Ot Gibi Davranıyorsun!
Üniversite eğitimi yalnızca diploma sahibi olmak mı demek senin için? Üniversiteli, ders çalışmak senin için vizeler ve finallerde kampa girmek ve dersi geçmek mi? Eğer böyleyse, kusura bakma ama ot öğrencisin! Niçin mi bunları söylüyoruz? Açıklayalım: Bunların dışında kalan vakitlerde Twitter’ın başına geçip nasıl daha iyi tweet atarım da daha çok retweet alabilirim diye düşünüyor musun? Instagram’da nasıl daha çok beğeni alabilirim, nasıl insanların beğenebileceği fotoğraflar paylaşmalıyım diye düşünüp o anlamsız sanal yarışa giriyor musun? Facebook’ta kim kimi beğenmiş, kim kime yorum atmış ya da kim kimden hoşlanmış, bunlar seni çok mu ilgilendiriyor? YouTube’da saatlerce kimselerin bilmediği şarkıları arayıp sosyal ağlarda paylaşıp havalı olmaya çalıştığın oluyor mu? Bir de Vine var ki ondan hiç bahsetmiyoruz! Üniversiteli! Kendine gel! Ve zamanın nasıl geçtiğini sorgula! Yukarıda sıralamış olduğumuz maddeler ne yazık ki -özellikle üniversiteli- gençlerin ciddi vakit harcadıkları aktiviteler oldu. Yukarıdaki maddeleri öyle ya da böyle yapıyorsan, bil ki sana hiçbir faydası dokunmayan bir çaba içindesin! Hayatını, değerli üniversite yıllarını bilgisayar başında faydasız geçirme, bunu kendine yapma, ot gibi yaşama be üniversiteli! Mesele mezun olmak değil arkadaş, kendini geliştirmek! Üniversite yıllarınızın hayatınızdaki en değerli ve en özgür yıllar olduğunu er ya da geç anlayacaksınız, ama isteriz ki geç olmadan anla ki pişmanlık duymayasın. Hep diyoruz, daha kaç kere diyelim: Sıradan bir mezun olmak için hayatının en değerli yıllarını boşa harcama be üniversiteli! Cevap verin: Gelecekte hangi hayatı yaşamayı seçtiğinin gerçekten farkındasın değil mi? Bir şey üretmiyorsun, okumaya gelince sızlanıyorsun, kendini geliştirmiyorsun! Belki de alelade bir bilgi yarışmasına bile katılacak özgüvene sahip değil değilsin. Mezun olacaksın öyle ya da böyle, onu yaparsın, peki ya sonra ne yapacaksın? İşte bunu bilmiyorsun. Bilinmezliklerle dolusun. Ve bilinmezlikten daha kötü bir şey yoktur. Eh, bunu da iyi biliyorsun. O halde ne...
Mick Jagger'ın Top Model Kızı Türkiye'ye Geliyor
Dünyaca ünlü top model Georgia May Jagger, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express için İstanbul’a geliyor. 10-14 Mart tarihleri arasında Antrepo 3, Tophane’de gerçekleştirilecek etkinliğin isim sponsoru Mercedes-Benz Türk, dünyaca ünlü top model Georgia May Jagger’i İstanbul’da ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. Mercedes-Benz’in bu yılki moda reklam kampanyasında markanın SUV ailesinin son modeli GLA ile başrol oynayan Georgia May Jagger, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul presented by American Express dahilinde 11 Mart 2014 tarihinde İstanbul’da olacak. Benzersiz tasarım ikonu Mercedes-Benz GLA’nın ruhunu yansıtan kampanya çekiminde meşhur model, dünyanın başta gelen moda fotoğrafçılarından Serge Leblon’un objektifine poz verdi. Mercedes-Benz Türk’ün özel davetlisi Georgia May Jagger...haber kaynağı: stilveyasam.com/moda-haberleri
Yatak Odanız İçin Özgün Komodin Modelleri
Yaratıcı fikirleri akıllı çözümler için kullandığımızda ortaya harika sonuçlar çıkabiliyor. Gördüğünüz bir örnekten yola çıkarak aklınıza hiç gelmeyecek bir ürünü aradığınız tasarıma dönüştürmek mümkün olabiliyor. Bu noktada yatak odalarınızda ilginç ve farklı uygulamalar deneyebilirsiniz. Yatak odanızda yer alan klasik mobilyalar yerine daha yaratıcı ve şaşırtıcı eşyaları komodin olarak kullanabilirsiniz. Bu eşyalar neler olabilir diyenler için yatak odalarında kullanabileceğiniz ilginç ve farklı komodin modellerini bir araya getirdik. Aslında öyle çok uzaklara gitmeye gerek yok evinizde, elinizin altında bulunan pek çok eşya yatak odanız için harika bir komodin olabilir. Mesela hasır bir sepet, veya tahta bir kutuyu baş ucu masası olarak kullanabilirsiniz. Metal çöp bidonlarından, eski bavullara kadar pek çok eşya yatak odanızdaki komodinlerin yerini alabilir. Eski sandalye ve tabureler de yatağınızın başucunda birer komodin işlevi görerek odanıza farklı bir hava katabilir. İlginç örnekler arasında yer alan büyük bir porselen tabağını alt kısmından destekli bir şekilde duvara sabitleyerek başucunuzda dekoratif bir alan oluşturabilirsiniz. Duvara daha küçük boyutlarda porselen tabaklar asarak şık ve uyumlu bir köşe yaratabilirsiniz. Komodin alternatifi olarak en çok kullanılan eşyalar arasında ilk sırada şüphesiz kitaplar yer alıyor. Kitapları ve ansiklopedileri üst üste koyarak farklı dekoratif objeler haline getirebilirsiniz. Eski 3 basamaklı minik merdivenler ise ilginç komodin örneklerinden biri. En üst basamağına başucu lambanızı koyarak hem kullanışlı hem de hoş bir görünüm elde edebilirsiniz. Ayakları tekerlekli eski ofis dolaplarını da rahatlıkla komodin olarak kullanabilirsiniz. Özellikle renkli olanları odanıza sevimlilik katabilir. Eski bavullar ile yapılan dekorasyon uygulamaları ilginç ama bir o kadar da şık bir görünüm oluşturuyor. Siz de bavulları üst üste dizerek farklı bir komodine imza atabilirsiniz. Benzer işlemi eski sandıklarla da deneyebilirsiniz. Bavullar ve sandıklar yatak odanızda fazladan bir depolama alanı oluşturarak birden fazla işlev görebilecektir. Yaratıcı komodin fikirleri için örnekleri inceleyip ilham alabilir, tarzınıza uygun gördüğünüz alternatiflerden birini yatak odanıza uygulayabilirsiniz.
Reklam
Bilinçaltımız Hastalıklara Yol Açabilir mi?
Hastalıklarımızın sebeplerinin sadece fiziksel olmadığını, duygusal çatışmalarımızın da hasta olmamızda büyük bir etken olduğu bilinen bir gerçek. Ruhsal Gelişim Danışmanı Gülnur Ünal duygusal çatışmalarımızn hastalık sebebi olduğunu belirtiyor ve “Hastalığı bedenden uzaklaştırmak tedavi edilmeli. Ancak, bilinçaltımıza yerleşmiş ve hastalığa neden olan olumsuz düşünceleri tespit ederek onları dönüştürdüğümüzde hastalıkları kalıcı biçimde ortadan kaldırmak mümkün” diyor. Son zamanlarda hangi doktora gidersek gidelim, “stresten uzak durun” önerisini sık sık duymaya başladık. Yaşamımızdaki her deneyim gibi hastalıklarımızı da düşüncelerimizle, bilinçaltımıza yerleşmiş inançlarımızla kendimiz yaratıyoruz. Ruh, zihin ve beden bütünlüğünü bozduğumuz zaman ruhsal veya fiziksel rahatsızlıklar baş göstermeye başlıyor. Öfke en önemli etken Ayrıca öfkenin hasta olmamızla ilgili çok önemli bir etken olduğunu vurgulayan Gülnur Ünal Şunları söylüyor: “Yaşadığımız olaylar ve bunların bizde bıraktığı düşünce, inanç ve duygular bilinçaltımızda kodlamalar olarak yerleşiyor. Geçmişte yaşanmış bir olayı kodlayan bilinçaltı, o durumu hatırlatan bir imgeyle karşılaştığında sorunu aktifleştiriyor. Duygusal çatışma yaşadığımız her durum bedenimizde belirli bir bölgeyi etkiliyor. Çatışmanın şiddetine bağlı olarak rahatsızlığın ölçüsü de değişiklik gösteriyor. Yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, çarpıntı, sırt ve boyun ağrıları, egzama gibi rahatsızlıklar; en çok da korku, endişe, öfke, güvensizlik duyduğumuz zamanlarda ortaya çıkıyor. Öfke ya da korkuya kapıldığınızda kalbinizin ritmini, akciğerlerinizi ve diğer organlarınızın sağlıklı çalışmasını bozabilirsiniz.” www.unimetre.com Ayrıca kimi duygu ve düşüncelerin vücudun belirli yerlerinde rahatsızlıkara yol açabileceğini söyleyen Gülnur Ünal, bunları şu şekilde sıralıyor; •Baş Ağrısı: Kendini muteber görmemek. Kendini eleştirmek. Korku. • Kilo: Korku, korunma ihtiyacı. Duygulardan kaçmak. Güvensizlik, kendini reddetmek. Doyum aramak • Bulimia: Kendinden nefretin çılgın bir doldurma ve boşaltması. Umutsuz dehşet. • Bunama (Alzheimer): Çocukluğuna sözde geri dönüş. Bakım ve ilgi talep etmek. Hayatın yükünden kaçış. • Cinsel Soğukluk: Korku, zevk almayı reddetmek. Cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğuna inanmak. Duyarsız partnerler. Babadan Korkmak. • Depresyon: Sahip olma hakkına sahip olmadığını hissetmekten kaynaklanan kızgınlık. Umutsuzluk. • Hiperaktiflik: Korku. Kendini baskı altında ve çılgın hissetmek • Diyabet: “Keşke öyle olsaydı” düşüncesinden kaynaklanan özlem. Büyük bir kontrol ihtiyacı. Derin keder. “Geriye hiçbir tatlılık kalmadı.” • Horlama: Eski düşünce kalıplarını bırakmayı inatçı bir biçimde reddetmek. • Kalp Krizi: Para ya da mevki uğruna kalbindeki tüm sevinci yok etmek. • Kanser: Derin incinme. Uzun zamandır süren içerleme. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren bir sır ya da üzüntü. Nefretleri taşımak. “Ne yararı var ki?” yaklaşımı. • Kısırlık: Korku ve yaşama sürecine direnme veya ebeveynlik deneyimine ihtiyacı olamama. • Menepoz: Artık arzu edilmeme korkusu. Yaşlanma korkusu. Kendini reddetmek. Kendini yeterince iyi, yeterli hissetmemek. • Sağırlık: Reddetmek, inatçılık, kendini tecrit etmek. “Duymak istemediğiniz nedir? “Beni rahatsız etmeyin?” • Selülit: Biriktirilmiş öfke ve kendini cezalandırmak. • Tiroit- boğaz rahatsızlıkları: Kendi duygu ve düşüncelerini ifade edememe: • Göz rahatsızlıkları: Hayatından memnun olmama, kendine güvensizlik, umut kaybı. • Dalak, pankreas rahatsızlıkları: Hayatın zevklerini yaşayamama, gelecekten ve başaramamaktan korkma • Boyun, omuz ağrıları: Yaşamda esnek olmama, inatçılık, öfke kaynaklı duygusal çatışmalar.
Alfred P. Sloan'dan Yönetici ve Ceo Adaylarına 9 Öğüt
CNBC-e Business dergisinin Şubat ayı sayısında yayınlanan bu yazıyı geleceğin yönetici ve CEO adaylarıyla paylaşmaktan mutluluk duyarız. Öncelikle Alfred P. Sloan kimdir ona bakalım, sonrasındaysa vermiş olduğu dokuz öğüte… Alfred P. Sloan kimdir? Amerikan şirketler dünyasında kendisinden daha önce kimsenin yapamadığı ve kim bilir belki de bir daha kimsenin yapamayacağı bir devrimi gerçekleştiren Alfred P. Sloan, konsensüse dayalı liderlik anlayışı, farklı görüşleri teşvik etmeye, bilgi ve verileri kullanmaya ve tüketicileri yönetmeye ilişkin yenilikçi yaklaşımlarıyla bilinmektedir. General Motors şirketine büyük bir güç kazandırdığı gibi, günümüzün en başarılı şirketlerinde geçerli olan stratejik bakış açısını, liderlik tarzını ve işletme disiplinini derinden etkilemiştir. General Motors’da kalıcı izler bırakan Alfred Sloan, yılların tecrübesi ve birikimin konuşturuyor. Üretmeye Odaklan Hayatın bize sunduğu en büyük heyecan bir şeyler üretme, inşa etme heyacanıdır.Yaratıcı ruhu farketmek ve onu yüceltmekten geri kalmayın. İşi Benimset Kurumunuzda insanları aşağıdan yukarıya sağlıklı biçimde yükseltin.Böylece bağlılık, azim ve yetenek gelişi, çünnkü terfi şansı doğar. Bağımsız Düşün : Yeni ve farklı bir işi başarmak için önüne çıkan engelleri aşmak adına öncü, cesur ve azimli olmanız gerekir. Tartışmaktan Kaçınma Bir konu üzerinde hemen anlaşmaktan kaçın.İnsanlar hemfikirse yine de kararı alma ve ertele.Zaman, anlaşmazlık ve tartışma yaratabilir.Fikre zaman tanı. İşi Delege Et Her yönetici eninde sonunda yapılması gereken tüm işleri kendi başına yapamayacağını bilmeli.Sorumluluk vermeyi bil. Azimli Ol Tüm değerli varlıklarımı alın ve bana sadece şirketimi bırakın, beş yıl içinde hepsini tekrar kazanırım.Siz de öz güvenli olun. Sorumluluk Al Kişinin neler başarabileceğini görmek için işin sorumluluğunu üzerine alması şarttır. Durdurak Bilmeden Çalış Rekabet olan bir ekonomide bir şirketin dinlenme lüksü yoktur. Ortalamayı Mutlaka Aş Bir işin yüzde 51′ini doğru yaptığınız zaman kahraman olursunuz.
Reklam
Yaratıcı Düğün Fotoğrafı Çekme Trendinde Son Nokta: Zombiler!
Düğün fotoğraflarının olağan dışı olmasını isteyen bu çılgın ikili yavaş yavaş yönetmenlik veya senaristliği düşünmeliler bence. Fotoğraflara bakarken bir anda kendinizi bir 'zombi' filminde hissedeceksiniz. Keşke fotoğraf değilde kısa film çekselermiş dediğinizi duyar gibi oluyorum... İşte bu çılgın çiftin marjinal düğün fotoğrafları hikayesi...
Reklam