Yeni Trend: Püskül
2014 ilkbahar/yaz sezonunun trendlerini takip etmeye devam ediyoruz. Bu sezonun en dikkat çekici detaylarından biride bence püskül. Yaza damgası vuracak püsküllü elbiseler, ayakkabılar çantalar ve hatta takılar gardıroplarımızı dolduracak. Bol bol püskül detaylarını göreceğimiz bu yaz sezonunda klasik ve şık kıyafetleri her yerde göreceğiz. Podyumlardan sokağa akan moda püskül trendinin öncüsü olacak. 1920'nin püskülleri, metalik ve parlak renkleriyle beraber sokaklarda yeniden diriliyor adeta.İlkbahar/yaz sezonundan öteye 2015 sonbahar/kış koleksiyonlarında bile yerini almış gibi görünüyor. Hemen aklınıza takılan soru peki püsküllü elbiseleri giyebilir miyim? Bu konuda endişeleriniz olabilir ancak sizlere tavsiyem kıyafetlerden yana oyunuzu kullanmayacaksanız eğer; gardırobunuzda mutlaka püsküllü çanta, takı veya ayakkabı modellerine yer vermenizi şiddetle öneriyoruz. 80'li yılları bizlere yeniden yaşatacak olan 1920'li yılların armağanı püsküllü parçalar etek, elbiseler ve üstlerde şık, gösterişli ve feminem bir hava yansıtacak bizlere.
Dizüstü bilgisayar alırken dikkat etmeniz gereken 10 şey!
İlk dizüstü bilgisayarların neredeyse masaüstünden farkı yoktu. Gün geçti, teknoloji gelişti ve bilgisayar seçimi seçeneklerin artmasıyla daha da zor hale geldi. Bilgisayar mühendislerini işinden soğutan ‘Bilgisayar alacağım da sence hangisi daha iyi?’ sorusunu artık çöpe atabilirsiniz. Çünkü cevap burada. Haydi başlayalım! (Photo: Getty Images)
Reklam
Diş Beyazlatma Yöntemleri
Dişlerinizi sarıya mahkûm etmeyin! Evde ve klinikte yapılan diş beyazlatma yöntemleri bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz. Dişinizin asıl rengini hatırlıyor musunuz? Muhtemelen hayır. Gün içinde tükettiğimiz çay, kahve ve sigara vücut sağlığınızı etkilediği gibi ağız ve diş sağlığımızı da etkiliyor. Dişin rengini kaybederek sararması da cabası… Çeşitli sebepler nedeniyle dişin asıl rengini kaybederek sarıya dönüştüğü durumlarda uzman gözetiminde yapılmalıdır. Uygulama sırasında herhangi bir ağrı, sancı hissedilmiyor ve 30 dakika kadar kısa bir sürede işlem tamamlanıyor. Bu noktada bir hatırlatma yapayım; diş beyazlatma aslında dişin kendi rengine kavuşmasını sağlamaktır. Dişi olmadığı kadar beyazlatan bir uygulama değil. Yapılan uygulamada başvurduğunuz diş hekiminin uzmanlığına göre 8-12 tona varan renk farkı elde edilir. Diş hekimi ya da diş koltuğu fobiniz varsa diş beyazlatma işlemini evinizde de yapabilirsiniz. Evde yapılanlara home bleaching,klinikte yapılanlara office bleaching denmektedir. Ama ne yazık ki Office bleaching uygulamasına göre home bleaching uygulamasında istenilen sonuçların anılamadığını söylemeliyim. Home bleaching uygulamasını evinizde bir aparey içine sıkılan jellerle her gün 15 dakika uygulayarak da yapabilirsiniz. Daha etkili ve kalıcı sorunlar istiyorsanız klinik içinde doktor gözetiminde yaptırabilirsiniz. Office bleaching sırasında ise kullanılan jellerin aktive edilmesi gerekiyor. Bu da LED denen özel dalga boyuna sahip ışınlarla yapılıyor. Office bleachingde başarı, kullanılan jellerin konsantasyonuna ve bu jelleri aktive eden ışık kaynağının aktivasyon gücüne bağlıdır. Uygulama sırasında herhangi bir ağrı, sızı ya da kanama yaşanmaz. Fakat beyazlatma işleminin ardından dişlerde iki gün gibi bir sürede hassasiyet yaşanabilir. Yaklaşık bir saat süren uygulama sonunda klinikten ilk günkü gibi beyaz dişlere sahip bir şekilde ayrılabilirsiniz.
Romain Laurent'ten 13 Enteresan Gif Sanatı Çalışması
Romain Laurent herkesten farklı olarak gif'i komik ve aynı zamanda ilginç hipnotik sanatsal çalışmaları için kullanmış. Arkadaşlarının giflerini yapan fotoğrafçının en dikkat çekici 7 gifi.  kaynak: http://romainlaurent.tumblr.com/
Reklam
YGS'ye Girecekler Yanınıza Bunu Mutlaka Alın!
AA / ÖSYM Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) girecek olan 2 milyon üniversite adayına uyarılarda bulundu. Sınava kimliksiz gelinmemesini ve adaylardan yanlarında son 6 ayda çekilmiş bir fotoğraf bulundurmalarını istedi. ÖSYM, 23 Mart’ta yapılacak YGS öncesi üniversite adaylarına uyarılarda bulunmak için yaklaşık 50 saniyelik kamu spotu hazırladı. Çalışmada , “Sevgili adaylar, yoğun bir emek harcayarak sınava hazırlandınız. Sınava uykunuzu almış olarak gitmek yararınıza olacak. Sınav günü, sınav binasına getirilmesi yasak olan ve ÖSYS başvuru kılavuzunda belirtilen eşyaları yanınızda kesinlikle getirmeyin. Sınava giriş belgesi ve nüfus cüzdanınızın yanınızda olduğundan emin olun” denildi. ÖSYM, adaylara uyarılar içeren basın açıklaması da yaptı. Duyuruda, adayların nüfus cüzdanlarında TC kimlik numarası ile fotoğraf üzerinde soğuk damganın mutlaka bulunması gerektiği hatırlatıldı. Açıklamada adaylardan sınav günü yanlarında son 6 ayda çekilmiş bir fotoğraf da bulundurmaları istendi. Ayrıca oluşabilecek trafik yoğunluğu nedeniyle adayların en az bir saat önce sınav binası önünde hazır olması gerektiği hatırlatıldı. Sınavın yapıldığı salonlarda duvar saatinin olduğu, kalem, silgi, kalemtıraş ile şekerleme ve peçetenin ÖSYM tarafından sağlanacağı belirtilen duyuruda şu ifadeler yer aldı “Adaylar sınava şeffaf pet şişe içerisinde su getirebilecek. ‘Adayların ve Görevlilerin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin Yönetmelik’ hükümleri uyarınca sınav sabahı kimlik ve güvenlik kontrolünden geçtikten sonra binalara alınacaklar. Sınav binalarına, yanında sadece sınava giriş belgesi ile nüfus cüzdan veya süresi geçerli pasaport olan adaylar girebilecek. Adayların sınav binasına, her türlü delici ve kesici alet ile ateşli silah, anahtarlık, çanta, saat, cüzdan, kolye, küpe, bilezik, yüzük (alyans hariç), broş (basit toplu iğne hariç) ve diğer takılar, cep telefonu, kablosuz iletişim sağlayan bluetooth ve benzeri cihazlar, kulaklık ile her türlü elektronik/mekanik cihaz her türlü plastik, cam ve metal içerikli eşyalar, her türlü müsvedde kâğıt, defter, ders notu, kitap, sözlük, dergi, gazete ve benzeri yayınlar kalem, silgi, kalemtıraş, cetvel, pergel, açıölçer ve benzeri araçlar ile girmesine izin verilmez. Sınavın yapıldığı bina içerisinde, sınav sırasında ya da sonrasında bu tür eşya ve cihazları taşıdığı tespit edilen adayın sınavı geçersiz sayılır. Sınavınızda başarılar dileriz.”
Sarımsağın faydaları nelerdir?
İnsanların kokusundan dolayı tüketmekten kaçındığı yada tükettikten sonra kokudan dolayı vicdan azabı duyduğu sarımsağın faydaları‘nı sizin için sıraladık.Sarımsakla ilgili kötü düşüncelerden kesinlikle arınmalısınız çünkü onun kokusu onun bu kadar iyi olmasının başlıca sebeplerinden birisi.Eğer sarımsak tüketiniz ve kokusundan arınmanız gerekiyorsa doğa’nın bize sunduğu başka bir ürün Karanfil’i kullanabilirsiniz. Karanfil sarımsağın kokusunu almakta bire bir bir üründür.Kilolu olduğunuzdan şikayetçiyseniz çok yemek yediğinizi düşünüyorsanız sarımsak tüketmeniz sizin için çok iyidir. Çünkü sarımsak iştahı kapatıcı özelliğe sahiptir.Yemeklerinizin içine koyduğunuz bir tane sarımsak ve yemek sırasında tükettiğiniz 1 diş sarımsak beyne gönderdiği sinyallerle size tokluk hissi yaratacaktır.Metabolizma hızını artırmaya yardımcı olur.Yüksek kolesterol problemi olanlar için doğal ilaç olarak kullanılan yöntemlerin başında sarımsak tüketimi geliyor.Kolesterol’ü düşürdüğü gibi aynı zamanda kalp krizi riskini de azaltıyor.Sarımsak tüketimi saç sağlığı için çok önemlidir. Özellikle içerisinde sarımsak bulunan şampuanlar saç dökülmesini engeller.Antioksidanlarla dolu olan sarımsak kış günlerinizde size vücudunuz kadar iyi bakacaktır.Sedef hastalığı olan insanlar bilirler ki sedef hastalığı ile mücadele etmek oldukça zor ve zahmetlidir. Sedef hastalığı olan insanlar sedef olan yeri sarımsak ile ovarlarsa hastalığın iyileşmesinde rol oynar.Kan şekeri seviyesinin yükselmesini sağlar.
Rihanna ve Yeni Sevgilisi
Rihanna ve Drake resmi olarak çıkmaya başladıklarını açıkladılar.Daha öncelerde de beraber takılan çift ilişkilerini ciddileştirdiler. Rihanna'nın çevresindekilerin söylediklerine göre Drake bugüne kadarki Rihanna'ya en iyi davranan ve en çok değer veren erkek arkadaşıymış. Gelecekte neler olur bilinmez ama Chris Brown'dan çok daha iyi bir sevgili olduğu kesin.kaynak:http://www.aol.com/
Reklam
Düşük Kalorili Obezite Diyeti
Obezite hastalığı tedavisi için, çok düşük kalorili diyetler yalnızca deneyimli uzmanlar tarafından gözlem altında olacak şekilde uygulanmalıdır. Günlük enerji içerme oranları 600 – 800 kcal arasında olan diyetlerdir. Diyetin ilk haftalarında çok düşük kalorili diyetler sayesinde çok ciddi ve gözle görülebilir miktarda kilolar kaybedilebilir. Kilo kayıpları haftalık ortamala 3-4 kg arasında olabilmektedir. Fakat ilk zamanlarda bu denli hızlı gerçekleşen kilo kayıpları ileri zamanlarda azalmaktadır. Çok düşük kalorili diyetler, bellirli besinlerin hiç alınmaması prensibine dayanır. Bu sebeple çok düşük kalorili diyetlerin uzun süre sürdürülebilmesi olanaklı değildir. Karbonhidratsız diyetler, ve yağ diyetleri gibi. Böyle durumlar uzman kontrülü olmadan uygulanır ise, vitamin ve mineral yetersizlikleri çok ciddi düzeylere ulaşabilir. Toz halinde hazırlanmış, çok düşük kalorili diyet konsantreleri piyasada mevcut şekilde bulunmaktadır.Bu konsantrelerin içinde vitaminler, mineraller, eser elementler, yağ asitleri ve proteinler vardır. Bu ürünlerde çoğunlukla karbonhidrat bulunmamaktadır. Bu sebeple özellikle Tip 2 Diyabet hastası olan obez ve morbid obez kişilerde kan şekerinin kontrolünde bazı olumlu etkiler gösterebilmektedir. Bu tip hazır diyetler ile; bu ciddi kilo kayıpları yağ dışı vücut kütlesinde azalma yaptığından dolayı, verilen kiloların tekrar alınması çok sık ve büyük oranda olmaktadır. Kiloları tekrar almak, daha çok kilo kaybı ile beraber olan enerji kullanımın azalması yüzündendir. Çok düşük kalorili diyetler ender hallerde kilo kaybının sürmesini sağlamak amaçlı uygulanabilir. Etkin kilo kaybı sağlamaya başlamış morbid obezite hastalarında, klasik diyet ve egzersiz ile daha fazla ileri gitme sağlanamayabilir. Bu hastalarda çok düşük kalorili diyetler sayesinde yeni bir hızlanma sağlanabilir. Fakat bunun da uzun süreli, etkin ve kalıcı olmadığı akılda tutulmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü, 1992′de konsensüs kararı olarak morbid obezite hastalığının en etkin ve en kalıcı tedavisinin obezite cerrahisi ile sağlanabildiğini bildirmiştir. Saç dökülmeleri olmak üzere çok düşük kalorili diyetlerde birçok risk bulunmaktadır. Bunların başında deride kuruma (dehidratasyon) ve incelmeler, bazal metabolizma hızının yavaşlaması, safra kesesi taşları oluşabilir. Kalıcı kio kaybı ve etkin bir kilo kaybını çok düşük kalorili diyetler uzun süreli sağlayamaz. Çocuklar ve gençlerde uygulanması fiziksel gelişim açısından uygun değildir, tavsiye edilmez. Çok düşük kalorili diyetler vücut kitle indeksi 50 – 60 kg/m2′den fazla olan süper obezite hastalarında uzman kontrolünde operasyon öncesinde uygulanabilir.
Kerem Bürsin, Burcu Esmersoy'u reddetti
Nişanlısı Sami Kresipi'yle ayrılan Burcu Esmersoy'un 27 yaşındaki Kerem Bursin'den hoşlandığı söyleniyor.Bu sebeple programı Nedir Ne Değildir'e Kerem Bursin'i konuk olarak çağıran Burcu Esmersoy'un duygularının karşılığını alamayınca hayalkırıklığına uğradığı iddaa ediliyor.kaynak:http://gecce.com/
Reklam
1 Milyon Dolar Harçlıkla Dünyayı Gezecek Biri Aranıyor!
Luxury Travel Intelligence, VeryFirsttoKnow.com sitesi aracılığıyla 1 milyon dolar harçlıkla dünyayı gezecek kişileri aradıklarını duyurdu. Luxury Travel Intelligence, VeryFirsttoKnow.com sitesi aracılığıyla 1 milyon dolar harçlıkla dünyayı gezecek birini aradıklarını duyurdu. İlanda, “1 milyon dolarla dünyayı bedava gezecek bir aday aranıyor. İşe alınacak kişi bir yılını dünyanın en iyi lokantalarında yemekler yiyerek, beş yıldızlı otellerde kalarak ve dünyanın en elit gece kulüpleri ve tesislerinde eğlenerek geçirecek. Kaynak: İkigezginiz
Reklam
Cem Yılmaz'dan, LÖSEV'e Reklam Desteği
Cem Yılmaz kolları sıvadı. Yılmaz, LÖSEV tarafından 'Sizin İçin Küsurat, Lösemili Kardeşlerimiz İçin Bir Hayat' sloganıyla başlattığı bağış kampanyasında kameraların karşısına geçti. Kampanyadan elde edilecek küsuratlar, lösemili çocuklar için inşa edilmesi planlanan tam donanımlı hastane için kullanılacak. Onedio
Çevik Bir Beyin İçin 20 Şifalı Menü Önerisi
1. Yoğun ve ağır bir kahvaltıdan kaçının. Fazla tüketilen ekmek, kek, poğaça, açma, börek gibi hamur işleri beyin damarlarımızı bloke eder.2. Gün içinde öğün ve öğün aralarında aşırı yememeye dikkat edin. Bu sizi yavaşlatır, yorgun düşürür ve cansızlaştırır.3. Aç hissediyorsanız ve yeteri kadar zamanınız yoksa fast-food tarzı yemekten ziyade yağsız protein içeren besinler tercih edin. Mesela kırıp kaynar suda pişirilen ya da rafadan yumurta, light peynir veya yoğurt… Boş mideye giren sade protein dopamin ve asetilkolin gibi beyin nörotransmitterlerinin üretimini hızlandırır.4. Gün içinde çiğ sebze ve meyvelerden ve bunların sularından oluşan öğünleri tercih edin. Bu, vücudunuza detoks uygular, yani bedenin arınmasını sağlar. Ayrıca beyni besleyerek sağladığı antioksidanlarla serbest radikallerden korur.5. Som balığı, ton balığı, kılıç balığı, uskumru, hamsi ve sardalya gibi balıkları bol bol yiyin. Balık yağı beyin ve hafıza gelişiminde önemli rol oynayan, öğrenme becerisini ve zihinsel kapasiteyi geliştiren omega 3, DHA ve EPA gibi temel yağ bileşimleri içerir.6. Keten tohumu harika bir omega 3 temel yağ asidi kaynağıdır. Salatanın ya da yoğurdun içine bir tatlı kaşığı keten tohumu atabilir veya alternatif kullanım çeşitlerini deneyebilirsiniz. Omega 3 eksikliği ya da dengesizliği bazı beyin rahatsızlıklarının ve zihinsel yaşlanmanın kaynağı olarak biliniyor.7. Balık yağı kapsülü kullanın.8. İçkiden uzak durun; zira alkol, beyin hücrelerini hasara uğratır.9. Granül halinde satılan soya lesitin tüketin. Soya lesitin; optimum beyin fonksiyonları için gerekli kolin, inositol ve fosfor gibi maddelerce zengindir.10. Şeker tüketiminizi en aza indirin. Şekerlemelerden, hazır satılan şekerli meyve sularından, dışarıda satılan pasta, kek ve bisküvilerden uzak durun. Yani, abur cuburla aranız açık olsun biraz. Bunlar kan şekeri dengesini bozar ve insülin duyarsızlığına yol açar. (Pankreasın salgıladığı insülin etkisi ile kan şekeri kontrolü sağlanır, fakat bazen bu salgılanmış olan insüline karşı periferik dokular direnç gösterir ve insüline gerekli yanıt sağlanamaz, buna insülin duyarsızlığı denir.) İnsülin duyarsızlığı, beynin ihtiyaç duyduğu enerji miktarının yeterli ölçüde sağlanamamasının temel nedenidir.11. Optimum beyin fonksiyonu sağlamak için vücudunuzu multivitaminler ve antioksidanlarla destekleyin. B vitamini, beyindeki nörotransmitterlerin ve hormonların üretiminde katalizör görevi görür. Tek bir vitaminin eksikliği bile beyin fonksiyonlarını zayıflatır.12. Ginkgo biloba tüketin. Yapraklarından yapılan çay veya kapsül olarak kullanabilirsiniz. Konsantrasyon yeteneğinin gelişmesini ve hafızanın güçlenmesini sağlar. Ayrıca Alzheimer’ı önler.13. Ginseng bitkisi gün boyunca tonik etkisi görür ve zihinsel aktiviteyi güçlendirir. Günün sonunda alınması önerilir. Beyin üzerinde sakinleştirici etkisi vardır.14. Nişasta, patates, pirinç, makarna, buğday ve tahıldan yapılma ürünler kompleks karbonhidratlardır. Bunlar iyi hissetmemizi ve sakinleşmemizi sağlayan serotonin hormonunun salgılanmasını hızlandırırlar.15. Triptofan (proteinlerin çoğunda bulunan, organizma için gerekli aminoasit) açısından zengin besinler yiyin. Mesela yatmadan önce ballı ya da muzlu sıcak süt harika olacaktır. Triptofan, sağlıklı bir uyku döngüsü için gerekli serotonin ve melatonin hormonlarının salgılanması için son derece önemli bir yapı bloğu proteinidir. Melatonin beynimizi yaşlanmayla ilgili hastalıklardan korur, ayrıca antioksidon olarak işlev görür ve kansere karşı etkilidir.16. Yeterli ölçüde multi-mineral aldığınızdan emin olun. Kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller optimum zihinsel kapasite, istikrarlı bir ruh hali ve gerilimden kaynaklanan baş ağrısını önlemede hayati rol oynar. Mineraller beynimizi kurşun ve civa gibi toksik metallerden korur.17. Hidrojene yağlardan ve trans yağ asitlerinden uzak durun. Yani margarin, pasta, kek, kurabiye, bisküvi, çerezler, cipsler, salata sosları, kızartma yiyeceklere dur demelisiniz. Bunlar beyin fonksiyonlarının işleyişini bozarak beyne zarar verir.18. Yeşil çay, beyin gücünü artıran ve beyni serbest radikaller ile toksinlerden koruyan harika bir içecektir.19. Kahve dopamin hormonunun salgılanmasını sağlar. Kahvenin boş mideye, şekersiz ya da çok az şekerli olarak içilmesini öneririz. Abartmamak kaydıyla içilen kahve beyin fonksiyonlarını hızlandırır, ruhsal olarak da bizi yükseltir. Çikolatanın içerdiği kakaonun da beyni koruyan antioksidan içerdiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.20. Yaban mersiniyle sıkı fıkı dost olun. Çünkü bu meyve maksimum düzeyde antioksidan içeriyor, dolayısıyla en favori beyin besinlerinden biri olarak anılıyor.Genç Gelişim, Buğra Öner Kocukeli
En Fazla Bu Meslek Sahibi Aranıyor
İHA / Türkiye’de Şubat itibariyle en fazla açık iş imalat sektöründe olurken, en fazla aranan meslek ise makineci oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) Şubat ayı verilerine göre, Türkiye’de işverenler 118 bin 431 işçi arıyor. İşverenler en fazla makineci arıyor. Mesleklere göre sıralamada makineciler 3 bin 293 iş ilanıyla ilk sırada, çağrı merkezi görevlisi 3 bin 285 ile ikinci, satışdanışmanları 3 bin 249 iş ilanıyla üçüncü, güvenlik görevlisi 3 bin 144 ile dördüncü, büro memuru 2 bin 956 ile beşinci, müşteri temsilcisi 2 bin 909 ile altıncı, kasiyer 2 bin 465 ile yedinci, garson sekizinci, müşteri hizmetleri görevlisi/asistan bin 529 ile dokuzuncu, elektrikçiise bin 479 ile onuncu sırada yer aldı. Nitelik gerektirmeyen mesleklerde ise 45 bin 508 işçi aranıyor. Şubat ayında işverenin en çok aradığı personel imalat sektöründe. Bu sektörde aranan personel sayısı 41 bin 892. Toptan ve perakende ticaret motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarım grubu 15 bin 418, diğer hizmet faaliyetleri grubunda ise 12 bin 573 personel aranıyor. En az işçi aranan sektörler ise 7 işçi ile uluslararası örgütler ve temsilcilikler, 38 işçi ile hane halklarının işverenler olarak faaliyetleri, 350 işçi ile Kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik ve 294 işçi ile gayrimenkul faaliyetleri grupları oldu.
Kadınların Erkekleri Bir Türlü İkna Edemediği 24 Şey
Her defasında sebeplerini tane tane açıklasalar da erkeklerin kadınlar konusunda bir türlü ikna olmadığı şeyleri sizler için araştırdık. Neden 1 saatten aşağı hazırlanamazlar, neden tuvalete grup halinde giderler, neden depresyona girince soluğu kuaförde alırlar. İşte kadınların pek çok defa izah etmesine karşın erkekleri bir türlü ikna edemedikleri başlıca 24 şey.
Reklam