Minimalist Mimarinin Türk İnsanına Uygun Olmadığına Dair 14 Kanıt
Minimalizm kendisini müzikten, sinemaya, grafikten mimariye kadar gösteren bir akım. Fazlalıklardan kurtulup kendisini sadece fonksiyonel olmaya verenlerin gönül verdiği bir tarz. Bu tarzın özellikle mimari uygulamalarının Türk insanı ile neden bir arada olamayacağını sizler için araştırdık.
İçten İçe Kıskandığımız 17 İnsan Tipi
Hayatlarıyla, başardıklarıyla, yaptıklarıyla ve hatta yapmadıklarıyla yaşamlarına imrendiğimiz, için için kıskandığımız insanlar vardır. Neden ben de onun gibi olamıyorum diye kendimizi yediğimiz 17 insan tipini araştırıp bulduk.
Dünyanın En Büyük Yapay Plajına Hoş Geldiniz!
Bu galeride gördüğünüz fotoğraflar normal bir plaja ait değiller. İlk bakışta öyle görünüyor olabilir fakat bu plaj dünyanın en büyük kapalı su parkı. İşte Japonya'da bulunan 'The SeaGaia Okyanus Parkı' ...
Reklam
Sağlıklı Saçlar İçin 5 Altın Kural
Saç bakımına sadece mevsim geçişlerinde değil, her zaman dikkat etmek gerekiyor. Saç ve saç ürünleri konusunda araştırmalar yapan Ecz. Dr. Özden Kasımoğlu’dan saç bakımında dikkat edilmesi gereken kurallarSaç bakımı tüm kadınların ortak sorunu. Stresten, mevsim geçişlerinden ve saç şekillendiricilerden yıpranan saçları daha sağlıklı hale getirmenin 10 yolunu Ecz. Dr. Özden Kasımoğlu açıklıyor.1. Stresten uzak durun, stres saçlarınızın dökülmesine yol açar.2. Saçlarınızı iyi durulayın, iyi durulanmayan saç çabuk yağlanır; saçlarınızı matlaştırır ve elektriklendirir.3. Ellerinizi saçlarınızdan uzak tutun, sürekli saçlarla oynamak saçları yağlandırır ve fazla yağlanma saçlarınızı döker.4. Sağlıklı beslenin, yanlış uygulanan diyet, hızlı ve belirgin kilo kaybı ve dengesiz beslenme saç dökülmesine neden olur.5. Tararken özen gösterin, yanlış fırça kullanımı saçlarınızı döker, saçlarınızı taramadan önce sıvı saç kremi kullanmak, yıpranmasını ve dökülmesini önlemeye yardımcı olur.
Konuşmasına Bak, Kim Olduğunu Anla!
Karşınızdaki kişinin konuşmasına bakıp, kimliğini çıkarabilirsiniz. Her an size takılıyorsa, düşmanlık ya da kıskançlık besliyordur. “Bilmiyorum” diyorsa, güvenilmez cimrinin tekidir!İnsanların söyledikleri şeylerin içeriği, onların kim olduklarını anlamak açısından son derece önemlidir. ‘Ne Düşündüğünü Biliyorum’ isimli kitaba göre insanları okumanın dört yolundan biri; konuşma koduna kulak vermektir. Kitapta tam 31 yaygın konuşma kodunun açıklaması bulunuyor. İşte onlardan bazıları:1. Şahane iletişimciler:Konuşmadan önce düşünürler, bu yüzden gaf yapmayacaklardır. Daima ne söylediklerinin ve kiminle konuştuklarının farkındadırlar. Az ve öz konuşur, sadede gelir ve kolay anlaşılırlar. Dikkat merkezi olma gibi bir gereksinimleri yoktur. Kanıtlamak zorunda oldukları bir şey yoktur. “Belki” gibi ifadeler kullanırlar. Bu kişiler duyarlı ve duygusal açıdan güvenilirdir.2. ‘Sadece takılıyordum’ diyenler:Alaycı ya da terbiyesizce ifadeler kullanıyor, sonra da “Ben sadece takılıyordum” diyen kişilerdir. Yalnızca biraz eğlendiklerini ve sizin neşelenmeniz gerektiğini söylüyor olmalarına karşın, aslında size olan düşmanlık ya da kıskançlıklarını gösteriyorlardır.3. Her şeyin tersini iddia edenler:Bu kişiler güç sarhoşlarıdır. Kendi konumlarını yükseltmek için daha fazla bilgi vererek ve karşıt şeyler söyleyerek caka satmak durumundadırlar. Sizinle rekabet halindedirler veya sizi sevmiyorlardır ya da sizi tehdit olarak algılıyorlardır.4. Dedikoducular:Başkaları hakkında kötü konuşanlara dikkat etmelisiniz. Böyle kişiler genellikle sizin hakkınızda bilgi edinmek için arkadaşınız olmayı ve edindikleri bu bilgiyi başkalarıyla paylaşmayı isteyen sinsi ve ikiyüzlü kişilerdir. Sır tutmazlar. Sizi incitmeye ya da yok etmeye çalışan kıskanç ve rekabetçi insanlardır.
Reklam
Kalori Hesabı Yapmayan Çin Diyeti !
Yin, örneğin, peynirde, sebzelerde ve meyvede bulunur. Yang ise ette ve baharatlarda. Zayıflamak ve sağlıklı kalmak için bu iki enerjinin organizmada eşit oranda bulunması gerekir. Yang enerjisinin ağırlıkta olduğu insanlar besin yoluyla yin enerjisini güçlendirmelidir. Ya da tam tersi.Eğer bir besinden fazla miktarda ya da az miktarda alınırsa organizma bundan etkilenir. Sonuç olarak da kilo alınır ya da verilir, güçten düşülür. İdeal kiloya ve forma kavuşmak için neyi daha sık ve neyi daha az yemek gerektiğini bilmek gerekir. Çin diyetini uygulamanın bir başka nedeni de çok dengeli bir beslenme sunmasıdır. Bu diyette bol miktarda karbonhidrat, hububat ve sebze yenir. Yağ alımı ise en aza indirilir. Yalnız diyeti uygulamadan önce yin mi yoksa yang yapıda mı olduğunuzu saptamanız gerekir. Bunun için de testimizin soruların yanıt vermeniz yeterlidir.Yin misiniz yang mı?Hangi besinlere ağırlık vermeniz gerektiğini bilmek için bu testi uygulayarak yapınızı belirleyin. Aşağıda sıraladığınız özelliklerin çoğu sizde varsa yin tipisiniz demektir. Bu durumda yang besinlere ağırlık vermenizi öneririz.Sakin, içe dönük, sessiz, oldukça pasif birisiniz.Ten renginiz soluk ve sık sık üşürsünüz.İştahınız az.Az sıvı alıyor ve genelde sıcak içecekleri yeğliyorsunuz.Metabolizmanız ağır çalışıyor.Kötü hazım ve kabızlık sorununuz var. Ve genellikle ayaklarda şişmeden yakınıyorsunuz.Genellikle kalçalarda, karında ve baldırlarda yağ birikimi oluyor.Eğer aşağıdaki özellikler size daha çok uyuyorsa yang tipisiniz demektir. Dengeyi sağlamak için yin besinleri yemelisiniz.Dışa dönük, dinamik ve çabuk öfkelenen birisiniz.Soğuğu pek hissetmiyorsunuz.Sık sık ve iştahla yiyorsunuz.Metabolizmanız hızlı ve çok enerji yakıyorsunuz.Karın kramplarından ve mide yanmasından şikayetçisiniz.Daha çok vücudunuzun üst kısmı şişmanlıyor.Yin tipi diyetiPazartesiKahvaltı :Tarçınlı çay, 1 bardak pirinç sütü. 3 etimek.Öğle : Sebzeli pilav. Biraz kırmızı biber veya soya sosu ile tatlandırılmış tavada sebze.İkindi : 1 meyve.Akşam : Buharla pişirilmiş pilav ve safranlı dana eti. Fırında domates. 2-3 haşlanmış erik.SalıKahvaltı : 1 fincan çay. Müslili süt.Öğle : Haşlanmış soya fasulyesi, havuç ve mısırlı salata. 1 haşlanmış elma.İkindi : 1 meyve.Akşam : Buharda pişmiş pilav ve fırında balık. Buharda pişmiş sebze.Kaynak: http://www.sag-lik.net/beslenme-ve-diyet-kalori-hesabi-yapmayan-cin-diyeti-4630.html
Yaşlanma Karşıtı Cilt Bakımının Püf Noktaları
Cildinize zamanın elinin değmesini istemiyorsanız günlük hayatınızda yapacağınız değişiklik ve uygulamalarla yaşınıza göre daha genç bir cilde sahip olabilirsiniz…Yaşlanma karşıtı cilt bakımının püf noktalarını Hisar Intercontinental Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Funda Ataman’dan öğrendik…Cilt bakımı için yaşlanmayı beklemeyin!Cildiniz de yaşlandığı için cilt bakımına 20’li yaşlarda başlamak gerekir. Genleriniz, günlük alışkanlıklarınız ve güneş cilt bakımına başlama yaşınızı belirler. Düzgün, yumuşak ve sorunsuz bir cilt istiyorsanız bir dermatoloğa başvurarak cildinizin özelliklerini öğrenmeniz ve ona uygun ürünler kullanmanızda fayda var. Yumuşak bir temizleyici kullanın.Kuru bir cildiniz varsa krem; yağlı cilde sahipseniz yağ içermeyen köpüklerle cildinizi temizleyin. Eğer hassas bir cildiniz varsa tahrişi önlemek için mutlaka dermatoloğa danışarak ürün kullanın. Yüzünüzü ılık veya soğuk suyla, çok ovmadan yıkayarak kurulayın. Sıcak su cildin doğal nemini bozabilir. Cildinize özel nemlendirici seçin.Nemlendirici cildinizi korur ve geliştirir. Cildiniz yağlı bile olsa her gün hafif, yağsız nemlendiriciler kullanabilirsiniz. Eğer kuru bir cilde sahipseniz, günde birkaç defa nemlendirici kullanmanız gerekebilir.Güneşten korunun.Kapalı alanda çalışsanız da gündüz saatlerinde her zaman güneşten korunmanız gerekir. Güneş ışınları bulutlar ve pencerelerden geçebilir. Birçok nemlendirici güneşten koruma özelliği de içerir. Ancak kullandığınız nemlendiricinin bu özelliği yoksa en az 30 koruma faktörlü güneş kremi kullanın. Dudaklarınızı da ihmal etmeyin. Günlük bakımınızı ihmal etmeyin. Güne cildinizi temizleyerek başlayın. Nemlendiricinizi ve güneş kreminizi ihmal etmeyin. Gece ise dermatoloğunuzun kullanmanızı önerdiği anti-aging ve nemlendiricinizi kullanın.
20 Günde 8 Kilo; Tarkan Diyeti !
Ünlü popçu Tarkan, 20 günde 8 kilo vererek 78'den 70'e düştü. Peki bunu nasıl başardı? Megastar Tarkan, 20 günde 8 kilo vermeyi başardı. Her gün 2 saat aletli spor yapan Tarkan'ın mucize diyeti.UN, ŞEKER, TATLI YOKUn, şeker, margarin ve tatlıdan uzak durdu, bol su içti. Sonunda, 20 günde 8 kilo vermeyi başaran Tarkan, 78 kilodan 70 kiloya düştü.Kahvaltı :1 kibrit kutusu büyüklüğündeyağsız, tuzu alınmış beyaz peynir.İnce bir dilim kepek ekmeğiŞekersiz çay ve kahve1 tatlı kaşığı pekmez, reçel, bal ya da marmelatÖğle : 3 Adet ızgara köfte ya da 90 gram tavuk eti veya yağsız buğulama balık (Kesinlikle yağda kızartılmayacak.)1 tabak salata1 çay bardağı yoğurt2 adet kepekli ekmekMevsim meyvesiAkşam :Mevsim meyvesiAz etli, çok az yağlı ıspanak, taze fasulye, bamya, karnıbahar, patlıcan, vs. sebzelerden herhangi biriMevsim salatası1 adet kepekli ekmekKaynak http://www.sag-lik.net/beslenme-ve-diyet-20-gunde-8-kilo-tarkan-diyeti-4658.html
Reklam
“Seks Kasedi” Geliyor
Romantik komedilerin aranan ismi Cameron Diaz, olay yaratacak bir filmle geliyor. 42 yaşındaki güzel oyuncu Cameron Diaz yeni bir romantik komedi filminde rol aldı. “Seks Kasedi” adlı romantik komedide Cameron Diaz ve Jason Segel rutin ilişkilerini canlandırmak için bir seks kaseti çeken evli bir çifti canlandırıyor.Filmin 2 Eylül’de gösterime girmesi planlanıyor.haber kaynağı: sanattakvimi.info/sinema
Çocuklarda Cinsel Eğitim Nasıl Olmalı?
Cinsellik ; sağlıklı bir insan profilinde önemli bir yer tutar. Cinselliğin temeli çocukta verilen eğitimlerle atılır. Çocuğun kendi bedenini keşfetme süreci ile başlayan cinsellik oyunlarla devam eder. Bir çok anne – baba çocuğun cinselliği çağrıştıran davranışları ile karşılaştığında ne yapacağını bilememekte ve bu davranışları yetişkin cinselliği ile karıştırmaktadır. Oysa ki çocuk cinselliği yetişkin cinselliğinden tamamen farklıdır ve çocuğun gelişiminde normal bir süreç olarak değerlendirilir. Cinsel eğitimde anne babaların öncelikle bilmesi gereken şey; sakin olmak ve bu keşfin doğal bir süreç olduğunu kabul etmektir. Cinsel keşifler iki yaş dönemi ile birlikte artar. Bu dönemde; hareketlenen çocuğun bezlenme ve tuvalet eğitimi sürecinde cinsel organına dokunması ve bu dokunuşlarda hoşa giden farklı duygularını keşfetmesi ile başlar. Oyunlarında başta rastlantısal olarak başlayan bu davranış sonra bilinçli dokunuşlarla sık olarak tekrar edebilir. Bu davranışın engellenmeye çalışılması çocuğun dikkatini daha çok çeker ve merakını arttırır. Özellikle de iki yaş çocuğunun inatlaşma özelliği ile bu davranışın pekişmesi sağlanır. Sürekli yapılacak uyarılar çocuğun kendini suçlu hissetmesine ve hata yaptığı düşüncesine kapılmasına neden olabilir. Bu davranış tekrarının çok fazla olduğu gözlendiğinde; çocukta bazı stressel faktörlerin varlığı düşünülebilir . Bu davranış doğal bir süreç olarak kabul edilse de sıklığı önemlidir. Yalnız kalan, canı sıkılan , oyun arkadaşı bulamayan , sürekli olarak engellenen, beslenme – tuvalet eğitiminde baskı yapılan ve içe dönük yapıdaki çocuklarda bu davranış daha sık gözlemlenir. Bu nedenlerin tespit edilerek anne baba tarafından gerekli önlemlerin alınması gerekir. Uyku dönemlerinde de bu davranışların sıklığının arttığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle önerimiz; özellikle de bu dönemde çocuğun uykusu gelmeden yatağına yatırılmaması veya uykuya dalana kadar yanına kalınmasıdır. 3-5 yaş aralığında cinsel bilgiler çocuklar tarafından daha çok öğrenilmek istenir. Soru kime sorulursa o kişi cevap vermelidir. Bir kız çocuğu babaya soru yönelttiğinde “Annene sor.” gibi bir yönlendirme çocukta olumsuz bir izlenim yaratacaktır. “ Ben nasıl doğdum ? Bebekler nasıl dünya gelir ? Okuldaki arkadaşımın neden pipisi yok ? Neden o ayakta tuvaletini yapıyor ?” Bu sorular, kesinlikle cevapsız bırakılmamalıdır. Cevaplar çocuğun anlayabileceği bir dilde ve yaşına uygun olmalıdır. Çocuk cinsel eğitimi kitaplarındaki kadın ve erkek bedenlerini birlikte inceleyebilirsiniz. Cinsel organları bilimsel isimleri ile tanımlayabilirsiniz.Sorulan soruya şaşırdıysanız , nasıl cevap vereceğinizi bilemediyseniz bunu hissetmemesine özen gösterin. Sizin her tepkinizi izlediğini unutmayın. Doğal davranışlarınız ve rahat açıklamalarınızla cinselliğin normal bir süreç olduğunu öğrenecektir. Arkadaşları ile oyunlarında birbirlerinin cinsel organlarını tanımaya çalıştıklarını görebilirsiniz. Oyunlarında karı- kocacılık, sevgili olma, öpüşme vb davranışlar sizi şaşırtmasın. Bu oyunlarına kızarak ve ayıplayarak tepki göstermemelisiniz. Ona arkadaşı ile nasıl oyun oynaması gerektiğini sakince açıklayın. Bazı şeyleri merak etmesinin doğal olduğunu , arkadaşının ve kendisinin cinsel organının kendilerine özel olduğunu, sadece doktorunun ve acıdığında anne – babanın dokunabileceğini anlatabilirsiniz. Kendinizden de örnekler vermeniz onu rahatlatabilir.
Reklam
Hamilelik İle İlgili En Çok Merak Edilen 8 Soru
Bebek yoldaysa heyecanlı bir dönem başlar. Sadece bedeniniz değil aynı zamanda günlük hayattaki olaylara bakış açınız da değişir. Bununla birlikte hamilelik ve doğum ile ilgili olarak kafanızda birçok soru oluşur. Hamilelikle ilgili en çok merak edilen 8 soru ve yanıtı… 1. Ultrason çocuk için zararlı mı? Uzmanlar ultrasonun çocuklar için yüzde yüz zararsız olduğunu iddia etmiyor. Bundan dolayı bu yöntem bebeği seyretmek için bir gösteriye dönüşmemeli. Aksine sadece gelişimini takip etmek için kullanılmalı. Sorunsuz geçen bir hamilelikte üç kez kapsamlı ultrason muayenesi yapılır. Bunlar 9. – 12. hafta, 19. – 22. hafta ve 29. – 32. hafta arasında yapılabilir. 2. Araba yolculuğunda nelere dikkat edilmeli? Uzun süren yolculuklarda sık sık mola vermeye çalışın. Tuvalet ihtiyacınızı düzenli olarak giderin. Kollarınızı ve bacaklarınızı molalar esnasında hareket ettirin. En iyisi kısa bir yürüyüş yapmak. Yeteri miktarda sıvı almaya gayret edin. Emniyet kemerinin alt bölümü karnınızın alt kısmını sarmalı. Böylece olası bir kaza anında karnınız baskı görmemiş olur. Bebek için endişelenmenize gerek yok. Çünkü plasenta ona gereken korumayı sağlayacaktır. 3. Hangi gıdaları kesmeliyim? Belli başlı birkaç yiyecek özellikle toksoplazmayı arttırdıklarından mutlaka dikkatli tüketilmeli veya tamamıyla mönüden çıkarılmalı. Bunların başında çiğ kırmızı et (çiğköfte), çiğ yumurta ve çiğ süt ürünleri geliyor. Salatayı daima çok iyi yıkayın. Mümkün olduğunca ciğer tüketmeyin. Her gebenin kişisel durumundan kaynaklanan farklılıkları vardır. Bundan dolayı doktorunuza hangi besinleri tüketebileceğiniz ve hangilerinden vazgeçmek zorunda olduğunuzu mutlaka danışın. 4. Hangi rahatsızlıklarla karşılaşabilirim? Hormonlarınızın değişmesi bedeninizde bazı farklılıklara yol açabilir. Bunlardan başında gelenler:: Mide yanması: Gebeliğin son aylarında bebek mideye baskı uygular. Buna bağlı olarak mide asidi yükselir ve ağzınızda veya gezinizdeki acı tat oluşur (Reflü). Böyle bir durumda su ya da süt içebilirsiniz. Kahve ve şekerli gıdalardan kaçının. Kabızlık: En kolay çare bolca doğal gıdalarda saklı. Kepekli besinler veya bağırsaklarınızı çalıştıracak seçenekler tüketin. Bolca sıvı alın ve hareket edin. Müshil ilacı kullanmayın. Sık idrara çıkma: Çevrenizde bulunan tüm umumi tuvaletleri ezberlediğiyseniz duruma şaşırmayın. Dolaşım sisteminizdeki hızlanma böbreklere yansıdığından ihtiyaç giderme sayınız artacak. Bebeğin baskısının da etkisi var. Durum size sıkıcı gelse de herhangi bir zararı yok. Bulantı: Hormonların değişmesine bağlı olarak mide bulantıları geçirebilirsiniz. Özelikle sabahları karşılaşacağınız bu rahatsızlık gün boyu sürmez. Mümkün olduğunca hafif atlatmak için hemen yataktan kalkmayın ve çay için. 5. İki kişilik mi yemeliyim? Hamilelik boyunca 6 ila 20 kilo almak normal sınırlar içinde sayılabilir. Dokuz ay boyunca enerji ihtiyacınız çok yüksek olacak. İlk üç ayda günde 2400 kalori sizin için yeterli olacak. Zaten bir gebenin bu kadar kalori tüketmesine izin var. İkinci üç ayda günde 2600 son üç ayda ise günde 2800 kalori tüketebilirsiniz. Bedeninizin bu dönemde yüksek miktarda vitamin ve minerale ihtiyacı var. Albümin (kırmızı et, balık, süt ürünleri, patates, kepekli ürünler) hücre yapımında faydalı. Bundan dolayı normal ihtiyacın iki katını almak gerekli. Kalsiyum (günde yarım litre süt, süt ürünleri) bebeğin kemik ve diş oluşumu için çok önemli. Demir (kırmızı et, kepekli ekmek, yeşil sebzeler) kan yapımını destekler. Vitaminler (meyve, sebze, kepekli ve sütlü ürünler) dolaşımı harekete geçirir. Tatlı su balığı ve iyotlu tuz iyot eksikliğin giderir. 6. Çatlaklar oluşmak zorunda mı? Bu tamamıyla cildinizin yapısına bağlı. Ama kadınların yüzde 70′inden fazlası gebelikte çatlaklarla karşılaşıyor. Buna şaşmamak gerekiyor çünkü karnın çapı 50 – 60 cm kadar büyüyor ve bu durum cildiniz için ağır bir yük. Liflerin maksimum esnemesi gerekiyor ve cildiniz zayıfsa yırtılabilirler. Her ne kadar çatlakların rengi hamileliğin ardından soluklaşsa da izleri hep kalır. Gebeliğin 18. haftasından itibaren karnınıza buğday özlü yağlarla masaj yapmak size yardımcı olabilir. 7. İlk defa ne zaman hareket edecek? Hamileliğin belki de en heyecanlı anı bebeğinizin ilk tekmesini atması. İlk hamilelikte genelde 20. haftada ilk hareketler hissedilebilir. Deneyimli anneler ve ikiz bekleyenler 18. haftadan itibaren heyecanlanmaya başlayabilirler. 8. Doğumun başladığını nereden anlayabilirim? En önemli belirtileri sancıların başlaması veya suyun gelmesi. Böyle bir durumda derhal hastaneye başvurun. Bazı kadınlarda günler öncesinden akıntı başlar. Bazılarında huzursuzluk veya ishal görülüyor.
Yüksek Tansiyonu Problemi Olanlara Dash Diyeti
Hipertansiyon problemi olan kişilerin uygulaması gereken diyet türlerinden biri olan Dash Diyeti’nin temel amacı, tüketilen besinlerin düşük kalorili miktarda olması ve yoğun olarak lifli gıdalar tüketilmesiyle sağlıklı bir beslenme programı sağlamaktır. Dietary Approaches To Stop Hypertension olan ve baş harflerinden dolayı DASH Diyeti olarak bilinen bu beslenme programı Türkçe olarak da hipertansiyonu durdurmak için gereken beslenme programı olarak çevrilebilir. Diyet, Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından onaylandığı için tamamen sağlıklıdır ve yüksek tansiyon problemi olan kişilerin tedavisini destekleyici bir özelliğe sahiptir. Dash diyetinde tüketilen besinler kolestrol ve yağ bakımından oldukça düşüktür. Özellikle bu yüzden kırmızı et tüketim miktarı düşürüldüğü gibi kişinin düşük doymuş yağ seviyesine inmesi amaçlanmaktadır. Beslenme programına göre hayvansal yağlar mümkün olduğunca az tutulup bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir. Lif bakımından zengin gıdaların yanı sıra tam tahıllı ve karbonhidrat içeren besinleri de içermektedir. Diyet esnasında süt ve süt ürünleri kalsiyum ve protein kaynağı olarak kullanılsada mutlaka yağsız veya az yağlı olarak tüketilmesi önerilir. İçerisinde şeker içeren yiyeceklerin veya içeceklerin günlük tüketim miktarının son derece kısıtlı olduğu Dash diyetinde sodyum miktarına da dikkat etmeniz gerekir. Yaklaşık olarak günlük bir çay kaşığı kadar sodyum tüketmeniz önemlidir. Dash diyetini uygularken dikkat etmeniz gereken birkaç tane temel kural var. Bunlardan ilki, hazırlamış olduğunuz salatalarda istediğiniz kadar limon, sirke kullanabilmenize rağmen en fazla bir tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edip hiçbir şekilde tuz kullanılmaması gerektiğidir. İkinci olarak ekstradan lezzet katması ve daha doyurucu olması açısından salatalara ilave edilen tavuk eti kesinlikle derisi temizlenmiş göğüs eti olmalıdır. Aynı şekilde yemek porsiyonlarında da deri tüketmemeye özen göstermelisiniz. Üçüncü dikkat etmeniz gereken kural sadece bu diyete özel olmasada sağlıklı bir sindirim sistemi ve fazla kilo alınmaması için dikkat edilmesi gereken bir nokta olan yemeklerin doğru bir şekilde tüketilmesidir. Besinleri yerken iyice ağzınızda çiğnemeli ve ufak lokmalar halinde yemelisiniz. Dördüncü kural ise etin dışında pilav ve sebze tüketildiği zaman ana yemekle birlikte değil farklı bir tabakta; ama ana et yemeğiyle birlikte yenmesidir. Son olarak ara öğünleri atlamadan, bu öğünlerde düşük kalorili meyvelerden faydalanabilirsiniz. Kahvaltı Öğünü -1 Bardak taze sıkılmış portakal suyu -1 Bardak yağ içermeyen süt ve 1 çorba kaşığı gevrek -1 Adet Muz İstediğiniz kadar domates, biber ve salatalık -1 Dilim kepekli ekmek -1 Çay kaşığı bal Öğle Öğünü -Yeşil salata (İçerisinde tavuk göğüs eti olabilir.); -1 Bardak yağ içermeyen yoğurt -1 Dilim kepekli ekmek -1 Adet portakal Akşam Öğünü -250 Gram ızgarada yapılmış balık -Bol miktarda haşlanmış brokoli ve domates -1 Adet elma -4 Kaşık esmer pilav -1 Dilim kepekli ekmek Tüm Ara Öğünlerde İstenilen Herhangi Biri Tüketilebilir -1 Tane Meyve -4 Tane Kuru Kayısı -4 Tane Taze Ceviz -8 Tane Taze Fındık
Reklam
Kim Kardashian'ın Seksi Makyaj ve Güzellik Stilinin Sırları
Kim Kardashian hakkında ne düşünürseniz düşünün ama onun gerçekten ilgi çekmeyi seven güzel bir kadın olduğunu kabul edeceksiniz! Çok az kişi dramatik kirpikleri, dumanlı göz makyajını, belirgin dudakları, kontürlü yüz hatlarını ve bronz teni bir arada kullanamazken, Kim Kardashian bunların hepsini gündüz ya da gece farketmeksizin bir araya getiriyor! Hem de kamera ve flaşlarla karşılaştığı ilk günden beri! Vogue dergisinin kapak yıldızı kendine has seksi stilinde ustalaştı. Kendimize karşı dürüst olup, itiraf etmeliyiz ki, biz de Kim Kardashian kadar seksi görünmek istiyoruz! Güzelliğimizin ilham kaynakları arasına girmeyi başaran Kim Kardashian’ı yakından inceledik! İşte Kim Kardashian’ın seksi makyaj ve güzellik stilinin sırları! Kim Kardashian’ın kendi kirpikleri bu kadar dolgun, uzun ve kıvrık olmasa da evden kirpiklerini yapmadan asla çıkmıyor! Flörtöz kirpikleri neredeyse kaşlarına değiyor. Kirpiklerinizi güzelleştirmek için kirpik kıvırıcı aletleri, volüm veren maskaraları ve takma kirpikleri kullanabilirsiniz. Aktarlardan kolayca bulabileceğiniz badem yağıyla kirpiklerinize bakım yapabilirsiniz. Badem yağını makyajınızı temizledikten sonra bir kulak çöpü yardımıyla kirpiklerinize sürün. Badem yağı kirpiklerinizi beslerken daha gür ve güzel olmalarını sağlayacak.
Avrupalı Zengin Roman'ların Hiç Bilmediğiniz Hayatlarından İlginç Fotoğraflar
1990 yılındna bu yana her sene 8 Nisanda çeşitli etkinliklerle kutlanan Roman Günü hakkında bir çoğumuz haberdarız. Daha da ötesi romanlar yani daha çok çingene adıyla tanınan, Avrupa ve Asyada yerleşen hemen-hemen her ülkede sık-sık rastlayabileceğimiz göçebe bir halk. Hayat tarzlarına uygun işler yaparak geçim sağlarlar. Kadınlar falcılık yapar, dilenir ya da dans ederler. Erkekler çalgı çalar, lehimcilik, kalaycılık, hayvan ticareti gibi mesleklerde çalışırlar. Ama göreceğiniz çingeneler bildiğiniz tarzlardan değil.
Hayatımıza Bir Şekilde Girmiş Olan 16 Okul
Hepimiz okul sıralarından geçtik. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite derken birçok okul gördük. Ancak öyle okullar var ki hiç gitmediğimiz, görmediğimiz halde bir şekilde hayatımızda. İşte hepimizin hayatında olan bu okullardan birkaçını sizler için derledik.
Dünyanın En Saygın 100 Üniversitesi açıklandı
Her yıl dünya üzerindeki tüm üniversiteler ve eğitim kurumları tarafından merakla beklenen “Dünyanın En Saygın Üniversiteleri”nin açıklandığı Times Higher Education “World Reputation Rankings 2014” listesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi dünyanın en saygın 80 üniversitesi arasına girdi. Açıklanan sıralamada ODTÜ, 2014 sıralamasında bu yıl da ilk 100 üniversite arasında girerek 71-80 bandında yer aldı. Tüm dünyada 133 ülkeden seçilen, deneyimli ve bilimsel yayınları ile tanınan 10 bin’den fazla akademisyenin katılımıyla Ipsos MediaCT araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen ve Mart – Mayıs 2013 ayları arasında yapılan “Thomson Reuters’ 2013 Akademik Saygınlık Araştırması” anketine dayanan “THE Dünya Saygınlık Sıralaması”, “dünyanın en güçlü 100 üniversite markası”nı belirlemek amacıyla yapılıyor. Ankette, katılımcı akademisyenlerden, hem eğitim hem de araştırma alanında “mükemmel” olarak tanımladıkları en fazla 15 üniversiteyi seçmeleri isteniyor. 2012 ve 2013 yıllarında da “Dünyanın En Saygın 100 Üniversitesi” listesine giren ilk ve tek Türk üniversitesi olan ODTÜ, bu yıl da listede Türkiye’yi temsil eden tek üniversite olarak göze çarpıyor. London Business School, Florida Üniversitesi gibi üniversiteleri geride bırakan ODTÜ, uluslararası üne sahip Fransız Sorbonne ve Amerikan Boston Üniversiteleri ile aynı grupta, 71-80 bandında yer aldı. Son 3 yılda olduğu gibi bu yıl da ABD, İngiltere, Almanya, Japonya ve Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin üniversiteleri listenin üst sıralarında yer alırken, İtalya, İspanya, Hindistan, Avusturya, İrlanda, Danimarka ve Norveç gibi gelişmiş ülkelerin üniversiteleri ile listeye girememesi dikkat çekti. Konu ile ilgili açıklama yapan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, “ODTÜ’nün dünyanın en saygın 100 üniversitesi arasında yer alması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Bu yıl listede sadece 20 ülkenin üniversiteleri yer aldı. Pek çok gelişmiş ülkenin üniversitelerinin listeye giremediği göz önünde bulundurulursa, Türkiye’nin bu önemli ve prestijli listede temsil edilmesi önemli. ODTÜ olarak, ülkemizi bu önemli platformda temsil etmekten gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu. Bugüne kadar 114 bin mezun veren, Türk yüksek öğrenim sistemine birçok yenilik getiren ve çağdaş eğitimin öncüsü olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi, geçtiğimiz günlerde de Merkez Laboratuvarı ile uluslararası akreditasyon almaya hak kazanmıştı.
Reklam