Sokaktaki Çocuklar "Tehlikeli Değil Tehlikedeler" Dedirten 32 Fotoğraf
Uluslararası Genç Liderler ve Girişimciler Derneği ( Junior Chamber International - JCI) Karşıyaka Şubesi, İzmir Fotoğrafçılar Odası Başkanı Murat YAVUZ'un desteğiyle Bir Hayal Bir Gelecek Projesiyle toplumda pozitif değişimi sağlamak ve dezavantajlı , risk altındaki çocuklarımız için görsel farkındalık yaratmak amacıyla bir fotoğraf sergisi gerçekleştirdi.  Toplamda 32 fotoğraf sanatçısının eserinin yayınlandığı sergi de dereceye giren 4 sanatçıya elmas.com'un desteği ile ödüller verildi.  İşte serginin o çok özel 32 Fotoğrafı!
Tekfur Sarayı'nda ‘Restorasyon Felaketi’
Restorasyona alınan 1000 yıllık Tekfur Sarayı’na ahşap pencere, alüminyum korkuluklar eklendi. Klima, merdiven ve çatı yapılarak kapalı bir mekâna dönüştürüldü. Uzmanlar Ortaçağ’dan kalan bir yapıya yapılan müdahaleleri “felaket” olarak nitelendirdi Bizans İmparatoru Porfirogenetos’un emri ile bin yıl önce yaptırıldığı tahmin edilen Tekfur Sarayı, 12.yüzyıldan İstanbul’un fethine kadar Bizans’ın yönetildiği Blakernai Saray Kompleksi’nin içindeydi. Dünyaca ünlü Kaşıkçı Elması’nın çöplüğünden çıktığı rivayet edilen Tekfur Sarayı, İstanbul’un fethinden sonra çeşitli amaçlarla kullanıldı. 18. yüzyılda çini, 19. yüzyılda cam imalathanesi olarak kullanılan ve 1864 yangınında büyük zarar gören saray, uzun yıllar harabe halinde kaldıktan sonra 2002’de restorasyona alındı. İhaleyi Alpek Müteahhitlik firması kazandı, mimarlığını ise Şirin Akıncı üstlendi. 10 yıllık restorasyon çalışmalarında sona gelinirken, bin yıllık maziye sahip saraya monte edilen ahşap camlar ile teras kısmına konulan alüminyum korkuluklar görenleri şaşırttı.  Mert İnan'ın Milliyet'te yer alan haberine göre, orjinal yapıya monte edilen bu eklentileri eleştiren sanat tarihi uzmanları, yapıya ayrıca merdiven eklenmesini ve çatı yapılarak kapalı bir mekâna dönüştürülmesini büyük bir hata olarak değerlendirdi. Restorasyona yönelik eleştiriler ve yanıtları şöyle; ‘Temalı tatil köyünü andırıyor’ Mimarlık Tarihçisi Prof. Dr. Uğur Tanyeli; “Restore edilen eser adeta yeni bir bina haline getirilmiş. Tarihsel nitelik kaybedilmiş, yeni bir Bizans eseri ortaya çıkmış. Sarayın restore edilmiş haline baktığımda Antalya’daki temalı tatil köylerinden farksız görüyorum. Ahşap camlar da neyin nesi! Bizans yapısında ahşap pencere mi olur? Merdivenlerin nereden çıktığı tam olarak bilinmiyordu. Restorasyonda merdivenler eklenmiş. Soğuk demirciye yaptırılan parlak korkuluklar gülünç olmuş. Bu kadar kolay hoyratlık olmaz. Ortaçağ’dan kalan bir yapıyı adeta yeniden inşa etmişler.” ‘Restorasyon felaketi’ İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Engin Akyürek; “Bizans saray mimarisi konusunda önemli bir bilgi kaynağı olan yapının başına ne yazık ki ‘restorasyon felaketi’ geldi. İnşaat alanına konulan tabeladaki başlık, ‘Tekfur Sarayı Tamamlama İnşaatı’. Sadece dört beden duvarı kalmış olan yapı, mevcut haliyle konsolide edilip korunmak yerine tamamlanıyorsa, özgün niteliği yok olacak demektir. Bütün pencereler orijinal biçimleri bilinmemesine karşın, çift camlı pencere kanatları takıldı. Üçüncü Şapel dışarıdan algılanmayacak biçimde tamamlandı. Şapelin harika mimarisi dışarıdan bakıldığında kolayca algılanıyorken, artık bu görüntü fotoğraflarda kaldı. Şimdi şapel bina duvarına asılmış bir kutu gibi duruyor. Yapıya son darbeyi de vurmak üzere getirilen çok sayıda büyük boy klima cihazı, yapının tasarlanan işlevi konusunda fikir veriyor. Bu yapı, artık 12. yüzyıl Bizans sarayı kalıntısı olmaktan çıkmış, mimari bütünlüğü ve özgünlüğü bozulmuştur. Ne yazık ki çok değerli tarih yok olmuştur. Bütün bunlar da bir ‘bilim heyeti’nin öneri ve onayı ile yapılmıştır.” ‘İnfial uyandırdı’ Sanat Tarihi Uzmanı Prof. Dr.Zeynep Ahunbay: “Mimar Sinan Üniversitesi 1990’ların sonuna doğru sarayı bir kalıntı olarak korumayı öngörürken, şu anda uygulanan proje sıradan bir yapı gibi yeniden yapıma yöneldi. Önceki proje Sadettin Tantan’ın Fatih Belediye başkanlığı döneminde ortaya çıkmış; sarayın görkemli cephesini bir fon olarak kullanarak, avluda konser ve kültürel etkinlikler yapmak üzere geliştirilmişti. Son projede ise üst seviyelerine ulaşılan bir kapalı mekan yaratılma yoluna gidildi. Bu kadar önemli bir eserin ikinci derece tarihi eser muamelesi görmesi üzücüdür. Bu eserin cahil cesaretiyle, özgürce bütünlenmesi Bizans uzmanları, arkeologlar ve mimarlar arasında infial uyandırmıştır.” ‘Çalışmanın her aşaması belgelendi’ Tekfur Sarayı’nın restorasyonunu yürüten mimar Şirin Akıncı sözleşme gereği açıklama yapamayacağını belirtti. İBB ise eleştirilere şöyle yanıt verdi; “Sarayın 3 boyutlu tarama ve belgeleme çalışmaları yapıldı. Zemin kotlarının tespit edilebilmesi için Koruma Kurulu’ndan gerekli izinler alınarak İstanbul Arkeoloji Müzesi tarafından kazı çalışması hayata geçirildi. Kazıda çıkan buluntular belgelendikten sonra Koruma Kurulu’na verildi. Bizans ve koruma konusunda uzman kişilerden bir bilim heyeti oluşturuldu. Çalışmalar bu bilim heyetinin görüşleri doğrultusunda ilerlemektedir ve her aşaması belgelenerek, imalat detayları bu doğrultuda hazırlandı.” Mert İnan | Milliyet
Protein Tozu Nasıl Kullanılmalıdır?
Protein tozlari oncelikle besin kaynagidir.Adi ustunde sporcu gida takviyesidir.Bir sporcunun protein tozu kullanim soyledir; Sabah Kalkar Kalkmaz: Bunun nedeni insan vucudu uykudayken buyume hormonlari salgilanir.Ve vucut onarilir ve gelisir.Bunlari yapabilmek icinde vucudumuzdaki besin depolarini kullanir.Bu yuzden sabah kalkildiginda vucut bein ihtiyaci duyar.Sabah kahvaltisi da bu yuzden vazgecilmez ogunumuz olmasi gerekir.Fakat kahvaltida yenen besinlerin kana karismasi uzun surecegi icin kalkar kalkmaz protein tozu tuketilebilir.Protein tozu daha hizli olacagi icin vucudunuzun isteklerini cabuk yanitlamis olacaksiniz. Öğünlerin Arasında: Eger kas kaybi yasamak istemiyorsani vucudunuzu iyi beslemelisiniz.Kesinlikle uzun sure ac birakmamalisiniz.Eger ogunlarinizin arasinda uzun bir zaman varsa kesinlikle protein tozu kullanmalisiniz.Antrenmandan Önce:  Antrenmandan yaklasin 1 saat once protein tozu kullanilmali.Bunun nedeni ise antrenman suresince vucudumuz besin depolarini tuketecektir.Biz ise antrenmanda kas kaybini minimum seviye tutmak icin oncesinde depoyu fullemeliyiz. Antrenmandan Sonra: Antrenmanda harcana eforla birlikte kaslarimiz besin depolarimizi tuketmis olur.Vucut uzun sure bu ihtiyaci gideremesse buyuk bir kas kaybina ugrar.Bu yuzden antrenmandan hemen sonra protein tozu kullanilmalidir.Akşam Yatarken:  Vucudumuz uykuda bir nevi 8-10 saatlik bir oruca girer.Nasil ki biz oruc tutmadan once sahur ile deolari dolduruyorsak yatmadan oncede protein tozu kullanarak depolari doldurmaliyiz.Protein tozunu sut ile kullanmayi tercih etmeliyiz.bunun nedeni ise sutun suya gore daha gec kana karismasi boylece aldigimiz proteinin harcanmasini zamana yaymis oluruz.
Dünya Sağlık Örgütü Ebola Salgınını 'Acil Durum' İlan Etti
Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Batı Afrika’daki ebola salgınını uluslararası kamu sağlığı için “acil durum” ilan etti ve salgına karşı uluslararası eşgüdümlü tedbir alınması gerektiğini açıkladı. Dört ülkede 1.000′e yakın kişinin ölümüne neden olan ebola salgınını “olağanüstü bir durum” olarak nitelendiren WHO, söz konusu ülkelerde virüsün yayılımının “özellikle ciddi” olduğunu belirtti. Ebola salgını nedeniyle düzenlenen iki günlük olağanüstü toplantının ardından yapılan açıklamada, şöyle denildi: “Ebolanın uluslararası yayılmasını durdurmak ve geriletmek için eşgüdümlü bir uluslararası çaba hayati önem taşımaktadır.”  REUTERS
Reklam
Çocuksuz Kadınların Duymaktan Bıktıkları 12 Şey
'Çocuk sahibi olmak' hayatınızdaki yegane amaç olmadığı zaman, bu durum çevrenizdeki çoğu kişi tarafından ciddiye alınmadığı gibi, bir de bu kişiler, tuhaf şekilde kendilerinde bu duruma müdahale etme hakkı bulurlar. Bir kadının, BİREY olarak istediği gibi hayatını sürdürme hakkı vardır ve çocuk sahibi olmak zorunda değildir. Ancak maalesef çocuk sahibi olmamayı tercih etmiş kadınlar olarak, çevremizde toplumda bunu algılamakta zorluk çeken birçok kişiyle karşı karşıya kalıyoruz. İşte çocuğu olmayan kadınların duymaktan bıktıkları 12 şey;
Reklam
Kakao Yağı Selülitlere İyi Geliyor
Bronzlaşmak için kullanılan kakao yağının ayrıca çatlaklara ve selülitlere de iyi geldiği ifade edildi.Kayseri’de şifalı bitkiler satıcısı emekli öğretmen Alaattin Güler, kakao yağının bronzlaşmaya birebir olduğunu belirterek ’12 senedir bu işi yapıyorum. Daha önce öğretmenlik yıllarımda bu işi yaptım. 5 çeşit bitki vardı, onları pazarlıyordum. Vatandaşa tanıtımı yapıp öyle veriyorduk. Kakao yağı bronzlaşmaya yarar. Kakao yağı doğum öncesi ve doğum sonrasında oluşan selülitleri yok eden bir yağdır’ dedi.kaynak: 724saglik.org/sağlık haberleri
Saçların Beyazlamasını Önleyici Bitkisel Çözümler
Saçların beyazlamasında genetik etkenlerin etkisi söz konusu olsa da, bu zamanı geciktirmek için birtakım tedbirler alabilmeniz mümkün. İşte saç beyazlamasını geciktiren doğal yöntemlerden birkaçı;Kına: Kına başlı başına saçlar için şifa olmasının yanısıra, kına ile hazırlanacak birtakım formüller saç grileşmesi ya da beyazlamasını önlemek için etkili olmaktadır. Sirke içinde kına, biraz kahve, 1 yemek kaşığı lor, limon suyu, ezilmiş hint helvası otu, Brahmi, Hint bektaşi üzümü veya amla tozu ve kuru nane tozunu kullanarak bir macun hazırlayın. Macunun iki saat boyunca demlenmesine izin verin. Karışımı saçınıza uygulayarak bir saat bekletin ve daha sonra durulayın. Haftada iki defa uygulayarak yumuşak ve koyu renkli saçlara elde edebilirsiniz.Toprak: Bahçe veya tarlanın derinliklerinden toprak alın ve su ile karıştırarak bir çamur hazırlayın. Çamuru iyice süzdükten sonra saçlarınızı onunla yıkayın. Haftada bir kere uygulayacağınız bu çamur karışımıyla daha yumuşak, güçlü ve koyu renkli saçlara sahip olacaksınız. Çamurun saçlara hiçbir yan etkisi olmamakla birlikte,  başağrısı, uykusuzluk, göz iltihabı ve saç ağarma süreçlerini de geciktirir.Doğal Yağlar ile Masaj: Saç beyazlamasının geciktirilmesi ve beslenmesi açısından en önemli uygulamalardan bir tanesidir. Badem yağı, zeytinyağı ya da hardal yağı veya hindistan cevizi yağını saçlarınızı yıkamadan önce 1 saat boyunca uygulayın. En etkili neticeler için sık sık yağ değişikliği yapmayın. Yağın taze olmasına dikkat ediniz.Siyah Çay: Siyah çay erken grileşen saçlar için en iyisidir. 2 yemek çay yaprağını kaynamış suda demleyin ve oda sıcaklığında soğutun. Saçlarınıza uygulayın ve 1 saat sonra şampuan kullanmadan soğuk suyla durulayın.Adaçayı: Adaçayı da grileşmeye başlayan saçlar için ve doğal saç renginin geri kazanılması için son derece etkilidir. Adaçayı yapraklarını suda kaynatın ve soğuduktan sonra sprey şişesine doldurup saçınıza uygulayın. Saçlarınızı yaklaşık 2 saat sonra sabun ya da şampuanınızla yıkayıp durulayın. Birkaç hafta kullandıktan sonra gözle görülebilir farklılığı hissedeceksiniz.haynak: 724saglik.org/estetik-güzellik
Reklam
İnsanı Kişisel Gelişim Kitabı Okumaya İten 15 Sebep
Kişisel eğitim pazarının ne kadar büyük olduğunu anlatmama gerek yok. Seminerler, kurslar, yaşam koçları, kitaplar, videolar ile her gün büyüyen bir sektör. Peki insanlar neden kişisel gelişime bu kadar düşkün? Mesela neden kişisel gelişim kitapları her daim bestseller? Kısa bir derleme yapmaya çalıştık.
Erkek modasına 90′lar bakışı
90′lar denildiği zaman, hemen hemen hepimizin aklına çok güzel anılar gelecektir. Özellikle o dönemde çocuk olanlar gözlerini kapasın ve düşünsün dönemin çılgınlıklarını.Her dönemde moda alanında söz konusu olan belirli trendler, günümüzde de kendisini belli ediyor ve bizi 90′lara götürüyor.Şöyle bir baktığımızda; renklerin bolluğu, çılgın saç modelleri, sokak modası gibi birçok durum hepimizin aklına geliyor. Günümüzde de devam eden 90′lar, çağa ayak uydurarak şekilleniyor.Devamı: http://www.uplifers.com/erkek-modasina-90lar-bakisi/#ixzz39mKowYDN
Reklam
Kadınların Yalnız Seyahat Edebilecekleri En Güvenli 9 Şehir
Bir kadın için yalnız seyahat etmek, dünyanın bazı destinasyonlarında zaman zaman tehlikeli olabilir. Her yıl seyahat eden kadınlara yönelik cinsel saldırılarla ilgili haberleri duyuyoruz. Bir kadın için bu yolculuğu tehlikeli yapan şeyler sadece fiziksel saldırılar değil. Bazı yerler tek başına seyahat eden kişiden daha fazla para koparabilmek için daha fazla uğraşırlar ve odasından yada üzerinden bir şeyler çalmak da hırsızlar için daha kolaydır. Dünya’da kadınların tek başlarına seyahat etmelerinin tehlikeli olduğu birçok yer var. Her türlü şeyi düşünmek gerekiyor. Gece yalnız mı yürüyeceksin? Şehri sana gezdiren bir rehber var mı yoksa tek başına mı olacaksın? İhtiyacın olduğunda sana yardımcı olabilecek bir kimse veya arkadaşın var mı? Tek başınıza güvenle seyahat edebileceğiniz 9 şehri sizler için araştırdık. Yeni bir şehire adım atan herkes tehlikelerin ve ihtiyaç anında nasıl yardım alınabileceğinin farkında olmalı. Bu şehirleri seçerken kadın hakları detaylarını ve seyahat masraflarını diğer ülkelerle kıyasladık ve kadınlara karşı yapılan şiddet istatistiklerini de göz önünde bulundurduk.
Reklam
İtalya'da 1 Euro'ya Satılık Ev!
İtalya’nın Sicilya Adası’nda bulunan Gangi kasabasında 20 ev, 1 Euro’ya satışa çıkarıldı Sicilya Adası’nın Gangi kasabasında nüfusun azalmasıyla boşalan evlere turist çekmek için yeni bir karar alındı. Kasaba konseyi çoğu terk edilmiş ya da sahiplerinin vefat etmesinin ardından boş kalmış 20 evi satışa çıkardı. Evler, 1 Euro’ya satışa çıkarıldı. Ancak bu rakam biraz sembolik. 1 Euro'luk evleri satın almak için bazı koşullar var. Evleri satın almak isteyen kişilerin kasaba konseyine evleri yenilemek için 5 bin Euro harcayacaklarına dair garanti vermeleri gerekiyor. Evlerin restorasyonlarının yapılmasının ardından konsey bu parayı ev sahiplerine geri veriyor. Konutların oturabilir ev statüsüne çıkması için ev sahiplerinin en az beş yıl evde oturmaları gerekiyor. Kasabadan kaynaklar, 1 Euro’ya satın alınacak evlerden çoğunun kullanılmaz halde olduğunu, bu evleri yenilemenin maliyetinin 35 bin Euro’ya kadar çıkabileceğine işaret ediyor. Evi satın almak isteyenler aynı zamanda yasal bazı maliyetler için emlak vergisine bağlı olarak 6 bin Euro’ya kadar ödeme yapması da gerekiyor. Gangi konseyi, bu alanda ilk uygulamayı birkaç yıl önce başlatmıştı. Ancak konsey yetkililerinden kimse İngilizce bilmediğinden, plan çok ilgi görmedi ve çok az ev satıldı. Şu anda yeni proje için Sicilya’da yaşayan İsveçli, İngilizce konuşan emlak danışmanı Marie Wester görevlendirildi. Wester, şu ana kadar evler için kendisine İsveç, ABD ve Rusya’dan ve İngiliz ailelerden teklif geldiğini söyledi. Gangi, Sicilya’nın eşsiz manzaralara sahip vadilerinden birine bakıyor. Kasaba, tatil köyü Cefalu’nun da bir saat uzağında. T24
Reklam