Böyle Kaşıntı Olmaz Dedirten Sivrisinek Isırıklarına En Doğal 7 Çözüm
Yazın en sinir bozucu öğelerinden biri, kimi zaman kol kadar büyük, kimi zaman sinsi sinsi etrafta dolanıp vız sesleriyle can sıkan küçük kan emiciler. Hele bazıları bir ısırıyor ki, bırakın kötü görüntüsünü, kaşıntıdan duramıyorsunuz bile. İşte eğer imkanınız varsa, bulabileceğiniz en kolay, uygulayabileceğiniz 'en doğal' kaşıntıdan kaçınma yolları. Fotoğraflar : Erin Boyle Kaynak : Gardenista
Kalp Krizi Geçiren Vatandaşa İlk Müdahale Milletvekilinden
Kalp krizi geçiren 48 yaşındaki Halil Uğurel'e ilk müdahale Ak Parti'li Bayram Özçelik tarafından yapıldı ancak Uğurel, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiBurdur'da, semt pazarında oturduğu sırada kalp krizi geçiren 48 yaşındaki Halil Uğurel'e ilk müdahale Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik tarafından yapıldı. Ancak Özçelik ve gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Uğurel yaşamını yitirdi. Ulu Camii çevresinde kurulan semt pazarında arkadaşlarıyla oturan Halil Uğurel, öğle saatlerinde aniden rahatsızlanarak oturduğu sandalyeden düştü. Bu sırada cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla çalışma yapan Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram ÖzçelikÖzçelik, ilk müdahalesini yaptığı Halil Uğurel'in ağzını açık tutarak nefes almasına yardımcı oldu. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Halil Uğurel için 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istendi. Olay yerine gelen sağlık görevlilerinin kalp masajı yaptığı Uğurel, ambulansla Burdur Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Uğurel, buradaki çabalara rağmen yaşamını yitirdi. DHA
Instagram'da Son "Moda": Sanat Eserlerinin Moda İkonlarıyla Şahane Birleşimi
William Adolphe Bouguereau'nun meşhur The Wave'i ve Chanel'in 2014 grafittili sırt çantasının bileşimine ne dersiniz? Korkmayın, anlamak için üstün sanatsever ya da moda takipçisi olmanıza gerek yok, Vogue'un katkılarıyla karşınızda @copylab adlı İnstagram hesabından, mükemmel moda - sanat tarihi karışımı resimler.
Rakı İçerken Yapılmayacak 100 Şey
etiket
İnternet dezenformasyona çok müsait bir alan, bunun bir örneği de bu yazı. İnternette birçok kaynakta Aydın Boysan ismiyle paylaşılan bu yazı aslında Metin Solmaz'a aitmiş. Yazının kaynağı ise burası: http://buyukkeyif.com/raki-icerken-100-yapilmaz/2271
Reklam
32 Paylaşılası Alıntıyla: Charles Bukowski
Amerikalı yazar ve şair Charles Bukowski, yaşamı boyunca unutulmaz eserlere yer vermiş ve birçok insana ışık olmuştur. Ünlü şairin birçok sözü ise hala akıllarda ders niteliğinde yer almaktadır. Biz de Onedio olarak bu eşsiz şairin en güzel sözlerini sizler için listeledik.
Reklam
12 Adımda Klişelerden Kurtulun
Seksi deyince aklınıza hala Marilyn Monroe ve dekolteler mi geliyor? Romantizm eşittir mum ışında yemek mi? Üzgünüz, yanılıyorsunuz.YENİ SEKSİLERSeksi; güzel ve çirkin gibi sıfatların ötesinde, bazen somut, görebildiğimiz; bazen de ancak kokusunu alabildiğimiz ya da hissedebildiğimiz bir şey. Tavır seksidir. Şimdi, vampir adamlar bir kenara…İşte artık bunlar seksi’1.DİYET YAPMAK SEKSİ DEĞİLOtomatiğe bağlanmış “diyetteyim” cevabı artık hiç ilginç ya da seksi değil. Kendini tanıyıp nelerden kilo aldığını, nelerin bünyeye iyi geldiğini bilmek, yani bilinçli bir tüketici (yiyici!) olmak çok daha seksi. Hele güzel bir yemekte masaya oturup rejim münasebetiyle sadece salata ısmarlayıp başkalarının yemeğini tırtıklamak çok anti-seksi!2.YENİ 40′LARJennifer Aniston’un 90′lı yıllardaki Friends dönemini hatırlayın. Ne kadar ?irin ve komikti.Ünlü oyuncu şu anda 40 yaşında, hatta birkaç ay içinde 41 olacak. Ve bu haliyle her zamankinden seksi. Kendinden daha emin, özgür ve üretken. Üstelik gayet fit. Çok beğenilen saçları sanki daha parlak, vücudu daha seksi ve gülüşü daha çekici. Her ne yapıyorsa, işe yarıyor.3.KENDİ KOKUNU KEŞFETMEKBaşkasının önerdiği parfümü almak artık iyi fikir değil. Belki sadece denemek evet, ama almak? Koku dediğimiz mesele, önemli ve dolayısıyla ciddiye alınmalı. Gözlükleri takıp ciddi bir tavır takınmaktan bahseden kim? Araştırmak, aramak, bulmak, denemek, emin olmak lazım. Yoksa binlerce yeni ürün arasında kaybolmak ya da kişiyi tamamlamak yerine, sabote edecek bir parfümde karar kılmak o kadar kolay ki… Koku bir işaret, bir iz ve “sen”dir!4.GERÇEK HOBİ SAHİBİ OLMAKBunu yüksek sesle kim söyleyecek ve hatayı düzeltecek diye yıllardır bekliyoruz. Kitap okumak, müzik dinlemek, sinemaya gitmek hobi değildir. Bunlar zaten hepimizin zevkle yapması gereken ve yaptığı şeyler! Artık gerçek hobilerden bahsedelim lütfen.Tutkuyla bağlandığın, merakla izlediğin, her detayını öğrenmeye çalıştığın, her zamanki uğraşlardan farklı, seni mutlu eden, stresini alan şeydir hobi. Gerçek bir hobi sahibi olmak seksidir.5.SEKSİ MEKANLAR YARATMASöz konusu; gece kulübü, bar ya da restoranlar değil. En çok vakit geçirdiğimiz bir mekana seksi (ya da bir sonraki başlığımız “Yeni Romantik”olduğuna göre) ya da romantik bir dokunuş katmak kişiye iyi geliyor.Tüylü ve ta?lı objeler; ya da kırmızı kalpli yastıkları boşverin. Siz bundan çok daha iyisini yapabilir, yaşadığınız mekana kendi seksi “imzanızı”atabilirsiniz.6. KENDİNİ İFADE ETMEKMadonna’mız bunu yıllar önce söylemişti; “Express Yourself” diye az bağırmamıştı. Ne var ki belki de biz,o sahnede Jean Paul Gaultier korsesi içinde şarkı söylerken tam olarak ne demek istediğini anlamamıştık. şimdi artık biliyoruz; kendini ifade etmek kesinlikle önemli ve çok çekici bir şey.YENİ ROMANTİKLERRomantik olarak algıladığımız pek çok şey tedavülden kalktı. Yeni romantikler çok daha eğlenceli ve bazen çok daha akıllı. Romantik denince kendinizi sınırlamayın.1. MUM IŞIĞINI UNUTUNMum ışında baş başa yemek yemek, pencereden aya bakıp kayan bir yıldız eşliğinde dilek tutmak… Bunların romantik bir gece için çok yıpranmış detaylar olduğunu düşünmüyormusunuz? Yeni romantikler, kalabalık arkadaş grubuyla herhangi bir yerde, çok eğlenerek, keyifli konuları tartışarak yemeyi tercih ediyor.2. ‘YEŞİL’ YAŞAMAKYıllar önce bunun için “ne kadar sıkıcı”diye biliyorduk. Bilinçsiz olmak böyle birşey herhalde. Nihayet olup bitenlere uyandık, “yeşil” yaşamanın, yani doğayı yok etmek ve bize sunduklarını sürekli tüketmek yerine, onu korumanın ve onun kıymetini bilmenin ne kadar önemli olduğunu anladık. Üstelik bunun sadece akıllıca değil, gayet romantik bir tavır olabileceğini de keşfettik.3. MAKYAJ YAPMAKSadelik, doğallık…Tabii ki evet. Ancak bu konuda bir yenilik söz konusu’ Makyaj yapmak,yapmamaktan daha çekici bir şıklık olarak gündemimize girdi. Boya kutusuna düşmek değil, yüzdeki en güzel detayları vurgulayan, belirgin, korkusuz makyaj, yılın seksi U dönüşünü yaptı. Hemen bir ruj sürün!4.PESPEMBE YERİNE NÖTRBunu trend haberlerimizden de gözlemlemiş olmalısınız. Nötr trendler hem daha seksi hem de daha romantik. Seksi ve romantiği bu haberde bir arada kullanmamız boşuna değil. Seksi ve romantik, 2010′da ayrı ayrı var oldukları gibi, aynı noktada da buluşabilirler. Yeni nötr kıyafet ve aksesuarlar eski seçeneklerin yerine geçip çekiciliğimizi tanımlıyor.5. ELBİSE YERİNE PANTOLONElbisenin bir günahı yok ama kaç sezondur sadece ona seksi diye diye kendisini biraz yıpratmış ya da bu kategoride onu yalnız bırakmış olabiliriz. Hemen itiraf ediyoruz. Artık pantolon (jean değil, pantolon!) da romantik. Romantik görünmek istediğinizde bunu da hesaba katmayı unutmayın. Şortsa zaten bunun seksi bir versiyonu sayılır.6. İSTANBULRomantik şehir deyince akla ilk Paris gelirdi. 2010′da yeni sıfat ve unvanlara doymayan, Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’un “yeni romantik” olduğunu iddia ediyoruz. Hangi noktasımı en çekici? Onlarcasını, yüzlercesini saymak mümkün…
Bunları Yapıyorsa Sizden Hoşlanmıyor Olabilir
Erkekler genelde hislerini belli etmekten kaçındıklarından dolayı, bizden hoşlandıklarını hareketleriyle göstermeyi daha çok tercih ederler. Mesajlarınıza Cevap Yazması Çok Zaman Alıyor İçinde bulunduğumuz bu teknoloji çağında, birine mesaj ya da e-posta yollamak artık neredeyse ışık hızında gerçekleşiyor. Eğer birerkek ona yazdığınız mesaja cevap yazmak için saatlerce bekliyorsa çok kaba bir tutum sergiliyor olmasının dışında, sizi umursamıyor demektir. Sizinle Arasına Fiziksel Bir Mesafe Koyuyor Evde baş başayken bile sizinle uzun süre göz teması kuramıyor ya da size özel meselelerini anlatmıyor mu? Sadece fiziksel yakınlaşmadan bahsetmiyoruz. Sizinle sıkıntılarını paylaşmayan bir erkek, ilişkiyi ciddiye bindirmek istemiyor demektir. Eğer bu erkekten duygusal bir karşılık beklemiyorsanız, bu şekilde takılmaya devam edebilirsiniz. Ama ona karşı bir şeyler hissediyorsanız, ondan uzaklaşmanın yararınıza olacağını söyleyebiliriz. Sizi Evinize Bırakmıyor Size önem veren bir erkek, bunu her şekilde göstermek ister. Birlikte akşam yemeği yedikten sonra sizi evinize bırakmaktan hiç rahatsız olmaz, tam tersine size yardımcı olduğu için mutluluk duyar. Dışarıdayken Size Dokunmaktan Kaçınıyor Evin rahatlığında size sarılmaktan, sizinle öpüşmekten çekinmeyen, ellerini üzerinizden hiç çekmek istemeyen bir erkek, dışarıda tam tersi tavırlar sergiliyorsa sizin için alarm çanları çalıyor demektir. Dışarıda elinizi tutmamak için elini cebine sokan bir erkek, ya rastlayabileceği arkadaşlarına sizi nasıl tanıtacağı konusunda endişe duyuyor ya da sizin haricinizde başkalarıyla da görüşüyor demektir. Elinizi bile tutmaktan kaçınan bu erkekten en kısa sürede uzaklaşın. Düşüncelerinize Önem Vermiyor Hayatınızdaki erkekle her zaman aynı fikirde olmayı bekleyemezsiniz. Ama çiftler aynı şekilde düşünmedikleri konular üzerinde uzun uzadıya konuşarak ortak bir paydada buluşmayı başarabilir. Birlikte olduğunuz erkek, savunduğunuz her düşüncenin saçma olduğunu düşünüyor ya da her dediğinize burun kıvırıyorsa uzlaşmak istemiyor demektir. Hiçbir konuda anlaşamayacağınız biriyle nasıl bir birliktelik yaşayabilirsiniz ki? Sizinle Sadece Gece Yarısından Sonra Görüşüyor Hoşlandığınız erkeğin size sadece “öylesine” bir kadın olarak bakıyor olmasını kabullenmek çok zordur. Bunu fark edemediğinizde ya da görmezlikten geldiğinizde gözlerinizi açmak isteyen arkadaşlarınıza bile sırt çevirir ve onların sizi hiçbir zaman anlamadığından şikayet edersiniz. Ama sizinle sadece gece yarısı ve evde görüşmek isteyen bir erkek, bizce ancak karanlıkta kalmayı hak ediyor. Ciddi bir ilişki yaşamak istiyorsanız ondan en kısa sürede uzaklaşmalısınız
Yeşili Bitirip Keli Bıraktılar
ANTALYA'nın Finike İlçesi'ne bağlı Alacadağ ve Gökçeyaka köylerindeki Kızılcık Yaylası'nda mermer ve taş ocaklarının yol açtığı doğa tahribatına ilişkin bölgede faaliyet gösteren firmalardan Adalya Mermer, 100 hektarın üzerindeki alandaki çalışmalarını tamamladı. Firmanın, sözleşmeye aykırı olarak alanı rehabilite etmeden terk etmesi nedeniyle köylüler, Orman İşletme Müdürlüğü aleyhine dava açmaya hazırlanıyor. Antalya Kent Konseyi Tüketici Hakları Çalışma Grubu Başkanı Ali Ulvi Büyüknohutçu, bölgedeki Kızılcık Yaylası'nda yaklaşık 8 yıl önce faaliyete başlayan ve 100 hektarın üzerindeki alanda limra taşı çıkartan Adalya Mermer firmasının, yaklaşık 4 ay önce faaliyetini tamamlayıp alanı terk ettiğini söyledi. Firmaların imzaladıkları sözleşmelerde 'Bölgeye eski eğimi verilerek ağaç dikilir' denildiğine dikkat çeken Büyüknohutçu, 'Fakat bırakın toprak getirilip eski eğimin verilmesini, ağaçlandırma bile yapılmıyor. Sözkonusu firma 3.5-4 ay önce alanı Orman'a teslim etti. Ancak görüldüğü gibi hiçbir rehabilitasyon gerçekleştirilmedi. Sanırım girilmesi tehlikeli olacağından dolayı kazı yapılan bölgenin etrafı tel örgüyle çevrildi' dedi. Bölgede benzer mermer ve taş ocağı firmalarınca kazı tamamlandıktan sonra rehabilitasyonu yapılmayan 5-6 alan daha bulunduğunu söyleyen Büyüknohutçu, 'Bunların içinde 6 yılı geçmiş yerler de var ve tek bir ağaç bile dikilmemiş. Alanlar olduğu gibi içler acısı durumda bırakılmış' dedi. İLGİNÇ BİR ÖRNEK Büyüknohutçu, bölgedeki Arif Köyü'nde bir vatandaşın kaynak yaptığı sırada sıçrayan kıvılcımlardan dolayı yangın çıktığını ve yaklaşık 1 dönüm alanın yandığını belirterek, 'Bu olay nedeniyle köylüye Orman idaresi tarafından 180 bin liraya yakın para cezası verildi. Halbuki taş ve mermer ocakları yüzlerce hektar alanları yok ediyor, rehabilatasyonu yapmıyor ama buna ses çıkarılamıyor' diye konuştu. Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)
Reklam
Kahkaha Atmanın Faydaları Nelerdir?
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, “Kadın herkesin içerisinde kahkaha atmayacak. Bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak, iffetini koruyacak.” sözlerine tepkiler çığ gibi büyürken, akıllara kahkaha atmanın insan sağlığına etkileri nelerdir? Sorusunu da beraberinde getirdi ve araştırmalara göre, kahkaha atmanın insan sağlığı üzerinde bir çok olumlu etkisi bulunuyor. Uzmanlara göre, kahkaha atmanın psikolojik etkilerinin yanı sıra fizyolojik etkileri de söz konusudur. Bilimsel olarak gösterilmiştir ki gülme esnasında vücuttaki birçok kas uyarılmakta, ağrı ve acıya tolerans artmakta olup, otonom sinir sistemine etki yapılarak stres hormonlarının salınımı olumlu yönde değiştirilmektedir. Kahkaha esnasında özellikle karın kasları gerilmekte ve bu gerilme karın bölgesinin düzleşmesinde ciddi bir etki göstermektedir. Kahkaha atmanın formda kalmak yönünde fizyolojik etkisi ile birlikte, psikolojik etkisi de söz konusudur. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; mutlu insanlar, mutsuz insanlardan daha zayıf ve daha formdadır. Bunun ana nedeni gülme eyleminin yemeğe olan düşkünlüğü azaltmasıdır. Mutsuz ve depresif insanlar yeme eğilimlerini artırmakta, zaman zaman bu eğilim kontrolsüz hale gelebilmektedir. Kahkaha atmanın insan sağlığı üzerinde bilinen en olumlu etkisi, Oxfordlu bilim adamlarının yürüttüğü deneyin sonuçlarına göre kahkaha atmanın acıyı azalttığı kaydedildi. kendinigelistir
Dünya Kentlerini Ziyaret Etmek İçin En Uygun Aylar Hangileri?
Bu sene iznim gecikti, bir türlü fırsat bulamadım, her yer çoktan dolmuş kalacak yer ayarlayamadım gibi cümlelerin tatil planınızdaki etkisini en aza indirmek için tüm sene boyunca nereye ne zaman gidilir, bu işten en uyguna nasıl çıkılır sorularına nokta atışı cevaplar!Kaynak
Sadece İLEF’liler İçin Anlam Taşıyan 10 Kelime
İLEF… Kıymetli hocaları, köklü geçmişi, birçok başarılı iletişimciye yuva olan atölyeleri, ünlü mezunları ve her daim mütevazı duruşuyla Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi.. İlef'ten yolu geçenler için bambaşka anlamlar ifade eden 10 kelimeyi belirledik, buyrun efendim.
Reklam
Maden Suyunun Zararları Var mıdır?
10 litreye kadar çıktığımızda bir günde içtiğimiz suyu su zehirlenmesi dediğimiz tablo ortaya çıkıyor. Bu tablonun nedeni de o kadar fazla miktarda su alınca bunun atılması gerekiyor vücuttan ve bu atılma sırasında da sodyum kaybediliyor. Sodyum ise yaşamsal bir elementtir. Hiponatremi dediğimiz yani kanda sodyum azlığına bağlı ölüme kadar giden bir tablo gelişebiliyor eğer müdahale edilmezse ama burada hemen şu sorulabilir; 10 litre suyu neden bir insan içsin. Bunun daha çok şizofrenlerde görülen bir tablo olduğu literatürde bildiriliyor. Onların katatoni dediğimiz belli bir şeyi tekrarlama semptomu var, burada da sürekli su içmeyi tekrarlamalarından kaynaklanan bir şey. Bazı mineralli sularda yüksek oranda sodyum ve klorür yani tuz bulunabilir. Son yıllarda son 5 yılda yapılan çalışmalar gösterdi ki bir mineralli su yüksek sodyum bile içerse, onu da rakamsal ifade edelim. Günümüz beslenmesinde 2 ila 4 gram sodyum alınması öneriliyor. Türkiye’de örnek versek en fazla sodyum içeren mineralli su litrede 750 miligram sodyum içeriyor. 1 litre içseniz bile aldığınız sodyum kısıtlı, ikincisi bu çok daha önemli mineralli sularda sodyum klorür yanında sodyum bikarbonat eşlik ediyor. O devreden çıkıyor ve sodyum bikarbonat devreye giriyor. Bunun hipertansiyon da dahil birtakım hiperlipidebi gibi özellikle yemek sonrası oluşan hiperlipidebi gibi tablolar üzerine olumlu etkisi olduğu. Yine dokulardaki insüline karşı olan direnci azalttığı ve dolayısıyla glikoz ve kan şekeri regulasyonunda yararlı etki gösterildi. Bazı riskli beslenme alışkanlıklarımız olsa bile eğer mineralli su içersek bu riskleri azaltıcı etkisi var mineralli suların.benefitdo
İstanbul'dan Kaçmak İçin Yakın Yerler; KIRKLARELİ
Kırklareli;Nazardan kaçırılmış doğası, zengin tarih ve kültür varlıkları, Karadeniz'deki uzun ve kimi yerde pudra tozu misali kumsallarıyla donatılmış dingin denizi, Rumelili hissedişi yüksek bal yürekli insanları, engin mutfağı ile bu lezzetlere ev sahipliği yapan pek çoğu doğanın koynunda yer alan lezzet duraklarıyla, İstanbul'un insanı boğan keşmekeşinden kaçmak isteyenler için eşsiz bir seçenektir.Keşfetmeye var mısınız ?KırklareliKırklareli Gezi Rehberi
Reklam
"Ben Doldum, Gelip Toplayın" Diyen Çöp Konteyneri
Turkcell ile işbirliğine giden Konya Selçuklu Belediyesi, atık konteynerlerinin ne kadar dolu olduğu ve sıcaklığı gibi değerleri uzaktan takip edip yönetebiliyor. Doluluk oranı artan konteynerler, durumlarını kısa mesaj yoluyla merkeze ileterek anlık bilgi verebiliyor.Konya Selçuklu Belediyesi, Turkcell’in desteğiyle hayata geçirdiği Atık Scada Sistemi Projesi’yle şehrin tamamına yayılmış atık konteynerlerini anlık olarak takip edebiliyor. Turkcell’in makineler arası iletişim teknolojisi (M2M), çöp konteynerlerinin yüzde 75 doluluk oranına ulaşılması durumunda merkeze SMS ve e-posta ile uyarı bilgisi ileterek ekiplerin yönlendirilmesini sağlayabiliyor, kül ve izmarit kaynaklı sıcaklık yükselmelerini merkeze bildirilerek konteyner zararını minimum seviyeye indirebiliyor.Selçuklu Belediyesi’nin atık konteynerlere yerinde ve zamanında müdahalesini mümkün kılan teknolojiyle iş gücü verimliliği ve zamandan tasarruf sağlanırken, aynı zamanda bölgelerin atık üretme alışkanlıkları tespit edilip, bu konusundaki yatırım planlamaları daha doğru verilerle yapılabiliyor.Enerjisini güneşten alıyorÇevre dostu bir teknolojiye sahip Atık Scada Sistemi, enerjisini güneşten alıyor ve ekstra kablolamaya ihtiyaç duymuyor. Sistem, sadece çöp konteynerinde bulunan atık miktarı seviyesini değil, aynı zamanda tıbbi atık ve atık yağ toplama birimlerini de yönetebiliyor. Mevcut altyapı yatırımının değiştirilmesine gerek kalmadan, hali hazırda kullanılan konteynerlere, araçlara ve diğer unsurlara rahatlıkla monte edilebilen ve şu anda Selçuklu Belediyesi’nin 15 konteynerinde uygulanan teknoloji, yakın zamanda toplamda 3.850 çöp konteyneri için de kullanılacak.Sistem nasıl çalışıyor?Sistem bir sensör grubu, mikro işlemci, GSM haberleşme modülü ve bataryası bulunan güneş panelli güç sisteminden oluşuyor. Ölçülmek istenen veriye göre sensörler ve ölçme sistemleri sisteme dâhil edilebiliyor. Bilgi girişleri isimlerinin, kullanıcı tarafında oluşturulabildiği veya değiştirilebildiği proje esnek bir yapıya sahip. Konteyner adres bilgisi ise GPS sisteminin kullandığı koordinat verisinden elde ediliyor. Sensörlerden toplanan bilgiler mikroişlemci modülünde işlendikten sonra ana sunucuya gönderiliyor. Kullanıcılar da internet üzerinden, sabit veya mobil terminallerle izleme ve komut gönderiminde bulunup, sunucu yazılımı üzerinde bulunan esnek adres sistemi ve özet – anlık raporlarla konteynerlerde anlık planlama - denetim yapabiliyor.Bilgi Çağı
Ermeni Ustadan 'Allah'ın Adları' Rekoru
Türkiye'nin Ermeni vatandaşlarında 22 yıllık kuyum mıhlama ustası Şenol Vayvalako, 7 yıl önce rüyasında Hz. Muhammed'i gördükten sonra Müslüman oldu. Vayvalako, 4.5 yıllık çalışmayla 15 bin Star Daimond taşını tek tek işleyerek, Allah'ın 99 adı olan 'Esma'ül Hüsna'nın yer aldığı bir eser ortaya çıkardı. ANTALYA - Antalya'nın Muratpaşa İlçesi'nde oturan 1 çocuk babası, Ermeni asıllı Türk vatandaşı kuyum mıhlama ustası 40 yaşındaki Şenol Vayvalako, 7 yıl önce rüyasında Hz. Muhammed'i gördüğünü ve bunun üzerine Müslümanlığa geçtiğini söyledi. Yaşadıklarının herkese nasip olamayacağını belirten Şenol Vayvalako, “O rüyadan sonra kendimi çok değerli gördüm. İslam için bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Esma'ül Hüsna konusunda karar kıldım. Ancak yapılıp yapılamayacağına karar vermem 1 yılımı aldı. Danıştığım kişilerin bana verdiği cevap, bunun yapılamayacağı yönündeydi. Ama ben yine rüyama inanarak evimi, arabamı satıp bu işi yapmaya karar verdim. Allah da bana nasip etti, yaptım. Yaklaşık 5 yılımı aldı. Bu dünyada bir ilk. Böyle bir eseri tasarlayıp yapabilen kimse çıkmamış' diye konuştu. AFRİKA'DAN ABANOZ AĞACI, GÜMÜŞ VE ALTIN KAPLAMA Eser hakkında da bilgi veren Şenol Vayvalako, şunları söyledi: “Afrika'dan abanoz ağacı getirttim. Fırına koyduktan sonra 1 yıl beklettim. Bu ağaçta hiçbir boyama, renklendirici yok. Ağacın içini oyup, şekil verdiğim metale desenleri tek tek işledim. Arkasına işlemelerle birlikte altın kaplama yaptım. Üstünde yaklaşık 7- 7.5 kilogram gümüş var. Her birini 18 gram altınla kapladım. Arkasını 22 ayar altınla kapattım. Ortaya, yekpare tek bir pano çıktı. Bu eser yağlı boya değil, kazıma, oyma değil, başlı başına bir tasarım. Eserin üzerine işlediğim taşlar laboratuvar üretimi. Star Daimond denilen bir taş. Yaklaşık 15 bin adet taş kullandım.' GUİNNESS REKORLAR KİTABI'NDAN HABER BEKLİYOREserin Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesi için başvurduklarını sözlerine ekleyen Vayvalako, şöyle dedi: “Rekorlar Kitabı yetkilileri, bize daha önce böyle bir eserin yapılmadığını söyledi. Birkaç gün içerisinde Guinness Rekorlar Kitabı'ndan da haber alacağız. İnşallah o kitaba da gireceğiz. Türkiye 'yi tüm dünyaya tanıtıp, adımızı duyurmuş olacağız. Dünyada eşi benzeri olmayan bir eser ortaya çıkardığını iddia eden Vayvalako, “Özellikle Arap ülkelerindeki şeyhler, milletvekilleri almaya geldi. Bu eserin Türkiye'de ekspertiz değerinin belirlenmesini istiyoruz. Ben kar marjı gözetmiyorum. Bu eserden gelecek parayla Kuran-ı Kerim'i ayet ayet yazmak istiyorum' diye konuştu. Kısa süre önce yaşadığı deneyimleri de paylaşan kuyum mıhlama ustası Vayvalako, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ben bir yola girdim. 4.5 yıl hiçbir gelirim olmadan sadece bu eseri yaptım. Ben Ermeniyim, Hıristiyandım. Kuran ve İncil yanımda. Rüyamda peygamber efendimizi görüp, 'Hayır ben bu işi yapmıyorum' diyemezdim. Şimdi bunu verip daha büyüğünü yapmak istiyorum.' Süleyman EKİN/DHA
Reklam