17 Karede En İyi Breaking Bad Duvar Kağıtları
Malumunuz izlediğimiz diziler yabancı ya da yerli bir süre sonra bizim için sadece bir dizi olmaktan çıkıyor. Özellikle bitene kadar her gün aralıksız izleyip, bittikten sonra da 'yahu keşke yavaş yavaş izleseydim' dedirterek hayatımız da açılmış bir boşluğu yüzümüze vuruyor.  Bu boşluğu bir nebze de olsa kapayabilmeniz için masaüstünüzü süsleyecek birbirinden güzel 17 Breaking Bad wallpaperı. Not: Yüksek kalite de indirebilmek için resmin sol üst köşesine gelip, kenar da çıkan seçeneklerin en altında ki aşağı doğru bakan okumsu kırmızı kutucuğa tıklayın.
Erasmus Programına Nasıl Başvurulur?
Gençler, üniversiteyi okurken yurt dışına çıkma hayali kuranlardansanız bunun en kestirme ve görece daha güvenli yolunun Erasmus Programı olduğunu da biliyorsunuz demektir. Peki, Erasmus Programını tam anlamıyla biliyor musunuz? Bilmiyorsanız cevabı haberimizde! İşte Yurt dışında eğitim fırsatını elde edebileceğiniz programlardan biri olan: Erasmus Programı hakkında! Avrupa’daki üniversitelerin kendi aralarında farklı alanlarda ortaklık yapmayı desteklemek için oluşturdukları bir AB programı. Bu programının adını ise Avrupa’nın değişik ülkelerinde bulunmuş, Hümanizmin temsilcilerinden biri olan Hollandalı bilim insanı Erasmus’tan geliyor. Erasmus Programı sayesinde üniversiteler birbirleri ile ortak projeler gerçekleştiriyor, dönemsel ya da yıllık öğrenci ve akademik personel değişimi yapabiliyor. Programın öğrenciler için en güzel yanlarından biri ise hibe niteliğinde karşılıksız mali desteğin verilmesi. Erasmus Programına Nasıl Başvurulur? Her üniversite için tarihler değişebilmekte. Zaten okuduğunuz bölümde böyle bir öğrenci hareketliliği varsa bunu mutlaka duyarsınız. Öncelikle üniversitenizin yapacağı dil sınavına giriyorsunuz bu da okuldan okula değişiklik gösterdiği için herkesin okuduğu üniversitenin ilgili Erasmus ofisinden bilgi alması daha yararlı olacaktır. Dil sınavı, not ortalamanız ve mülakat. Evet, bu sınavlardan geçip kendinize uygun bir ülke bulduğunuzda başvurunuzu gerçekleştiriyorsunuz. Eğer Erasmus yapacak şanslılardan olursanız işin bürokratik kısımlarına gelmiş bulunuyorsunuz. Genel anlamda Erasmus yapan tüm öğrencilerin şikayet ettiği bir durum olsa da artık yurt dışı yollarını garantilemenin verdiği mutlulukla halledilebilir bir şey emin olun! Eğer bu yazı sizi yeterince tatmin etmediyse; Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde başlatılan Erasmus+ Okul Eğitimi Bilgilendirme Toplantıları yapılıyor. Toplantılara katılmak isteye okul eğitimi profesyonelleri kurumlarıyla ve bağlı oldukları il/ilçe milli eğitim müdürlükleri ile irtibata geçmelerini öneriyoruz. Bu toplantılara katılarak yurt dışında eğitim fırsatları konusunda daha detaylı bilgiler elde edebilirsiniz. Erasmus + Okul Eğitimi Bilgilendirme Toplantıları hakkında daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz.
Hikayelere Hayat Veren Güzide Örnekler
Alice Harikalar Diyarında, Moby Dick, Denizlerin Altında 20.000 Fersah gibi hikayelerden fırlayıp heykellere dönüşen güzel bir set sizleri bekliyor. Sanatçı: Jodi Harvey Brown aka Wetcanvas,
Burcunuza Uygun Ayakkabı Seçimi
Burcunuza uygun ayakkabı hangisi?KoçKoç kadınları mevsimine uygun ve renkli ayakkabıları severek giyecektir. Hareketli Koç kadınının rahat bir koşu ayakkabısı her zaman dolabında bulunur. Ancak kırmızı, turuncu, sarı ve göz alıcı ayakkabılar onun sevdikleri arasında yer alacaktır.BoğaO her zaman en yüksek platformlu topuklarla güzel görünür ve bir şekilde onları incelikle yürümenin kolay görünmesini sağlar. Zebra şeritli ve leopar desenli ayakkabılar da Boğa kadının da oldukça şık durur. Önemli olan kaliteli bir ayakkabı olmasıdır.İkizlerÇok ayakkabısı olacaktır. Bantlı sandaletleriyle bile çekici olduğunu düşünür. Bağlı ayakkabıları da oldukça sevimli bulacaktır.YengeçSevecen, duygusal ve nazik Yengeç kadını için, gladyatör tipi düz sandaletler bir çift muhteşem görünümlü ayak demektir. Sevdikleriyle zaman geçirirken rahat etmek ister.AslanŞık olmayı ve yaşamayı seven bir Aslan kadını için ayakkabı oldukça önemlidir çünkü ayakkabı kötü olursa, bütün kıyafet batabilir. Cesur renklerde, gösterişli, topuklu ve marka ayakkabıları tercih edecektir.BaşakGöze hoş görünen detaylarla mükemmel olan bir ayakkabı arayacaktır. Lacivert, krem, beyaz gibi renkler Başak insanlarının modaya el atmasıyla favori olmuştur. Ayrıca siyah da onlar için oldukça uygundur. Dantel bir ayakkabı, Başak için çok özel olacaktır.TeraziRahatlık ve çekicilik bir arada olduğunda, terazi kadını için ideal olan ayakkabıya ulaşmış olursunuz. Çift renkli ayakkabılar, çekici görünen ama aynı zamanda rahat olan ayakkabılar, onun tercihidir.AkrepBir ayakkabı ne olursa olsun, önce çekici olsun. Onun dolabında pek çok siyah topuklu ayakkabı bulabilirsiniz. Yüksek topuklu çizmeler, ayakkabılar onun için oldukça iyi seçimlerdir.YayTemel kelime rahatlık olacaktır. Bir Yay kadını için moda, eğer ona keyif veriyorsa oldukça eğlencelidir ancak rahatlığıyla mutlaka birleşmelidir.Oğlakİşe gidip gelirken rahat edebileceği bir ayakkabı verin Oğlak kadınına, onun için şıklık kadar sağlıklı ve rahat olması da önemlidir. Klasikle modern arasında, kullanımı kolay ve içinde rahat edebilecekleri dolgu topuklar onlara göredir.KovaBir Kova kadını için ayakkabıların renkleri önemlidir. Bacakları ve kıyafeti güzel gösterecek ayakkabılar giyerler. Bazen rahat olmasa da, güzel göstermesi yeterli olacaktır. Seksi ve renkli ayakkabıları Kova kadınlarına rahatlıkla sunabilirsiniz.BalıkBalık burcu insanının ayaklarıyla ilgili şikâyetleri fazladır bu yüzden ayakkabının rahat olması ve konforlu olması çok önemlidir. Babet, spor ayakkabı, az topuklu ayakkabılar balık kadını için idealdir.
Reklam
En Büyük Göğüslü Kadınlar Hangi Ülkede
Bir internet sitesinin dünya üzerinde yaptığı araştırmaya göre en büyük göğüslü kadınlar ülkelere göre sıralandı. Listede Türkiye de var.geekologie.com adlı internet sitesinin dünya üzerinde yaptığı araştırmaya göre en büyük sütyen ölçülerine sahip olan ülkeler sıralandı.Listede Türkiye’de var.İşte en büyük göğüs ölçülerine sahip olan ilk 30 ülke…1- Rusya2- Finlandiya3- İsveç4- Almanya5- Çek Cumhuriyeti6- İsviçre7- Macaristan8- Amerika Birleşik Devletleri9- Bulgaristan10- Bosna Hersek11- Venezuella12- Kolombiya13- Ukrayna14- Romanya15- Litvanya16- İngiltere17- Avustralya18- Fransa19- Kanada20- Brezilya21- İtalya22- Türkiye23- Yunanistan24- Arjantin25- İzlanda26- Mısır27- Gürcistan28- Estonya29- Polonya30- İspanya
Grip İle Mücadelede Uyku Şart
Grip hastalığına yakalandığınız dönemde dinlenmeyi ihmal etmeyin. Grip ile mücadelede, sağlıklı beslenme ve hijyen kadar “sağlıklı bir uyku” da son derece önemli rol oynuyor. Çünkü uykusuzluk, gribe ve birçok hastalığa davetiye çıkardığı gibi, hastalıkların iyileşme sürecini yavaşlatıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ebru Aydın uykunun hastalıklarla mücadelede nasıl bir rol oynadığını anlatıyor. Yoğun ve yorucu iş temposuna bir de uykusuzluk ve grip salgını eklenince, vücut iyice güçsüz düşüyor. Aydın, kaliteli ve sağlıklı bir uyku ile hastalıklarla mücadelede önemli yol alınabileceğini belirtiyor. Ancak uyunacak ortam da çok önemli. Karanlık temel şartların başında geliyor. Zira melatonin karanlıkta salgılanan bir hormon. Dr. Aydın, melatonin eksikliği olan kişilerde gribal enfeksiyonların ve bazı bakteriyel hastalıkların daha fazla izlendiğini, hatta bu hastalıkların daha ağır geçtiğini söylüyor. “Bir temiz uyudum ki” sözü sizin için geçerli mi? Yoksa “başınızı yastığa koyup, şöyle deliksiz bir uyku çekip, sabaha da zinde” bir şekilde başlayabilmeye hasret misiniz! Yoğun ve yorucu iş temposuna uykusuzluk hele bir de son zamanlarda grip salgını eklenince, günler ve geceler tam anlamıyla kabusa dönüşebiliyor! Griple mücadelede sağlıklı beslenme ve hijyen kurallarına dikkat etmek kadar, sağlıklı ve kaliteli bir uyku da son derece önem taşıyor. Aydın, uykusuzluğun gribe yatkınlık yaratabildiği gibi, enfeksiyon nedeniyle de kişinin uyku problemi yaşayabildiğini, bunun da hastalıkların iyileşme sürecini yavaşlattığını belirtiyor. Vücudun direncini artırmak için uyku, olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. Uyku bozuklukları, pekçok hastalığa zemin hazırlıyor. Bağışıklık sistemini zayıflatıp gribe yol açabildiği gibi, diyabet, kalp hastalıkları, kalp ritim bozukluğu, obezite, depresyon hatta kansere davetiye çıkarabiliyor. Uyku sırasında özellikle karanlıkta salgılanan melatonin hormonunun önemine değinen Dr. Aydın, melatonin hormonunun faydalarına ilişkin her gün yeni çalışmaların ortaya çıktığını belirtiyor: “Sihirli kelime burada melatonin! Melatonin hormonunun bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğine dair pek çok çalışma var. Bağışıklık sistemi de normalde bir dedektif gibi çalışır. Her gün ya içeriden oluşan, kontrolsüzce çoğalan tümör hücreleri ya da dışarıdan bakteri veya virüs gibi zararlıların üzerinde dedektif gibi tarama yapar. Yolunda gitmeyen bir şey varsa dışarıdan gelen zararlılar varsa bunları temizler. Ve melatonin hormonunun görevini yapması için sağlıklı ve kaliteli uyku şart.” Melatonin hormonunun bağışıklık hücrelerini pozitif yönde etkilediğini belirten Dr. Aydın, melatonin eksikliği olan kişilerde gribal enfeksiyonların ve bazı bakteriyel hastalıkların daha fazla izlendiğini, hatta bu hastalıkların daha ağır geçtiğini söylüyor. Bağışıklık sisteminin zayıflaması kansere kadar gidebiliyor. Bu nedenle gece çalışan insanlar daha fazla risk altında bulunuyor. Uyku sırasında özellikle de karanlıkta salgılanan melatonin hormonu, vücuda tepeden tırnağa fayda sağlıyor. Peki melatonin hormonunun en fazla salgılandığı saatler hangileri? Dr. Ebru Aydın, “Melatonin salgılanan saatleri insanların kaçırmaması gerekiyor. Melatonin hormonu özellikle gece 11′den sonra salgılanmaya başlıyor ve gece 2′ye kadar en üst seviyeye çıkıyor. Sabaha doğru da yavaş yavaş azalıyor. O nedenle özellikle bu saatlerdeki uykuyu kaçırmamak gerekiyor. Tabii melatonin hormonunun en çok karanlıkta salgılandığını unutmamak gerekir. Bu nedenle uyunulan yerin karanlık olması, gece lambası kullanılmaması çok önemli” diyor. İhtiyaç duyulan uyku saati kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Kimi 8 saatlik uykuyla kendini zinde hissederken, kimine 6 saat yetiyor da artıyor. Buna karşın Dr. Ebru Aydın, genel olarak ortalama 7 saat insanların uyuması gerektiğini söylüyor ve uyarıyor: “Kuvvetli bir bağışıklık sistemi, sağlıklı bir ömür için 6 saatten az uyumamak gerekiyor. 6 saatten az uyuyan kişilerde örneğin kalp hastalıkları daha fazla izleniyor. Gündüz uykularının çok fazla önemi yok. Önemli ve gerekli olan gece 11′den sonra uyumak. Ancak sağlıklı ve kaliteli uyku için kesinlikle karanlık ortam şart. Televizyon başında uyumak ise, son derece sağlıksız ve yanlış. Bu arada oda ısısı da çok sıcak olmamalı.”
Reklam
Sarımsak Kilo Verdirir Mi?
Kilo vermenizi sağlayan sarımsak, aynı zamanda size yararı olan onlarca özelliğe sahip.Öncelikle sarımsakla ilgili önyargılarınızdan kurtulun. Onun kokusu ve tadının asıl değer katan özellik olduğunu biliyor musunuz?Sarımsağın içinde allicin denilen bir birleşen var ve bu madde sağlığınız için oldukça yararlıdır.Eğer kokusundan rahatsızlık duyduğunuz için sarımsaktan uzak duruyorsanız, doğanın mucizevi başka bir ürünü size yardıma koşacaktır; karanfil!Sarımsak iştahı kapatan bir besindir. Beyninize tokluk sinyali yollar.Eğer yemeklerinize sarımsak koyar veya bir parça sarımsağı yemekle beraber tüketirseniz, beyninize hızla ulaşan tokluk sinyali fazla yemenizi engelleyecektir.Sadece yeme eğilimini azaltmakla kalmıyor, metabolizma hızını da arttırıyor.Vücudunda adrenalin hormonunun salgılanması için, sinir sistemini uyarmak gerekiyor. Sarımsak metabolizma hızını yükselterek, kilo yakmaya ve kilo vermeye yardımcı oluyor.Yüksek kolesterolden şikayetçi olanlar için, ilaç niyetine sarımsak tüketmeleri öneriliyor.Kolesterolü düşürme etkisinin yanı sıra kalp krizi riskini de azaltıyor. Kalp sağlığı için sarımsak yiyin.Kandaki pıhtılaşma riskini azaltan sarımsak, kan trombositleri üzerinde etkilidir. Anti-enflamatuar etkisi vardır.Yapılan çalışmalarda hipertansiyonu olan kişilerde kan basıncını düşürülebilir olduğu ortaya çıkmıştır.Kanser riskini azalttığı, özellikle mide, kolon ve prostat kanseri üzerinde etkisi olduğu yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.Saç sağlığı için sarımsak önemlidir. Özellikle saç dökülmesinde etkili olduğu biliniyor.Cildinizi aknelerden temizlemek ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, sarımsak doğal bir ilaç görevi görecektir.Soğuk algınlığı konusunda sizi en çok destekleyen besin olan sarımsak, antioksidanlarla doludur. Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.Sedef hastalığının ne kadar zorlayıcı olduğunu yaşayanlar bilir, çözüm bulmak zordur. Sedefle mücadele ederken, sarımsak size destek olur. Sedef olan bölgeyi sarımsak yağı ile ovun.Anti-mantar özelliklere sahip sarımsak, kaşıntılı ayak mantarından kurtulmak için iyi bir yoldur. Ilık su içine ezilmiş sarımsak koyun ve ayaklarınıza bu suyla banyo yaptırın.Alerjiye karşı savaş açtığınızda, sarımsak sizin en büyük destekçiniz olacaktır. Sarımsağın anti-arterit özelliği, mücadelenizde elinizi güçlendirir.Sarımsak, insülin salınımını arttırır ve diyabetiklerde kan şekeri seviyesinin yükselmesini sağlar.
Lahananın Bilmediğiniz Faydaları
Lahanayı sevmesek de çok faydalı. Lahana pek çoğumuzun bayılarak yediği sebzeler listesinde yer almaz. Ancak lahananın bu özelliklerini öğrendikten sonra alışveriş listenize ekleyeceğinizden eminiz! -Emziren annelerin genel sorunu olan göğüs şişmesine iyi gelir. Lahana yaprakları şişkinlik ve ağrıya karşı etkilidir. Emzirdiğiniz dönemde lahana yaprağını göğsünüze koyup bekleyin. Lahana yaprağı yavaşça vücut ısısına ulaşacak ve serin havlu koymuşsunuz hissi yaratacaktır. Pek çok kadın emzirdiği dönemde bu yöntemi denemektedir. -Lahana düşük kalorili ve antioksidan açısından zengin bir sebzedir. Yüzyıllardır antienflamatuvar etkisi sebebiyle tüketilen lahananın kansere karşı etkili olduğu da bilinmektedir. -Lahana mide ülserine ve diğer sindirim sistemi rahatsızlıklarına karşı etkilidir. Sabah bulantısı ve astıma da iyi geldiği söylenmektedir. -Lahananın içerisinde bulunan kimyasallar belli kanser tiplerine karşı etkilidir ve DNA’nın onarılmasında hücrelere yardımcı olur. -1 kase buharda pişirilmiş lahanada sadece 33 kalori bulunur. Ancak günlük K vitamin ihtiyacının %90′ını karşılamanıza yardımcı olur. -Lahanada bol miktarda manganez, B6 vitamini, folik asit, omega-3 yağ asidi, B1 vitamini, B2 vitamini, kalsiyum, potasyum, A vitamini, magnezyum ve 4 gramın üzerinde protein bulunur.
Forma Girmek İçin Kabullenmeniz Gereken 11 Şey
Forma girmek ve fit olmak için göze almanız gerekenleri öğrenin. Gerçekten forma girmeye ve iyi görünmeye karar verdiyseniz, öncelikle kabul etmeniz gereken bazı şeyler var. Eğer forma girmek için harekete geçecekseniz bunları göze almalısınız. Sızlamalar ve ağrılara hazırlıklı olmalısınız ama bu genellikle iyi bir şey çünkü kaslarınızı gerçekten çalıştırdığınızı gösterir. Uzun zamandır hareketsiz kalan vücudunuzdaki kaslar tembelleştiği için onları zorladığınızda canınızın yanacak olması oldukça doğal. İyi haber ise bu ağrılara rağmen egzersizlere devam edebilirsiniz ve zaman geçtikçe güçlenecek, benzer ağrılardan kurtulacaksınız. Elbette aşırı zorlanmalar sonucu oluşan gerçek sakatlanmalardan sakınmalı ve böyle bir durumda mutlaka bir profesyonele görünmelisiniz. Sakatlanmayı garantilemenin kesin yollarından birisi hiç ara vermeden egzersiz yapmaya çalışmaktır. Vücudunuza toparlanması için zaman vermezseniz antrenmanlarınızın stresini kaldıramazsınız. İnanın ara vermeyerek daha güçlü ya da hızlı olmayacaksınız. Ne kadar acele ederseniz o kadar başarısız olma riski taşıyorsunuz. En az ama en az haftanın bir günü mola vermeyi unutmayın! Kaslar spor yaparken yapılanmaz. Uyuduğunuzda, vücudumuzda kan dolaşımı hızlanır, büyüme hormonları çalışır ve doku tamiri başlar. Yeterli kaliteli uyku uyumadan, egzersizlerinizden sonuç almayı beklemeyin. Şanslısınız çünkü girdiğiniz egzersiz ritüeli daha rahat ve iyi uyumanıza da sebep olacaktır. Forma girmeye kimse için değil, kendiniz için karar verdiniz (en azından öyle umuyoruz), öyleyse tüm çabanız da kendiniz için olmalı. Yapabildiğiniz kadar yapın ve etrafınızda her geçen gün daha fazla kilo vermiş görünen kadını ya da o adamın squatta kaç kilo ile çalıştığı görmezden gelin. Herkesin farklı hedefleri ve farklı altyapısı var ve bu normal. Spor salonlarında uzay mekiğine benzer aletleri kendi başınıza çözmeye korkmayın ve eğitmenlerden yardım istemekten çekinmeyin. Daha çok kalori yakacaksınız ama yaptığınız egzersizler aynı zamanda açlık hormonu seviyesini de artıracak. Yağsız protein, sağlıklı yağlar, tam tahıllılar ve taze ürünleri tercih etmelisiniz. Evet terleyeceksiniz ama uğraşıp tükettiğiniz kalori, şeker ve tuz miktarını geri almak için destekleyici içeceklere ihtiyacınız olduğunu gerçekten düşünüyor musunuz? Hayır! İhtiyacınız olan bildiğiniz saf su. Eğer ara sıra ekstra bir şeye ihtiyacınız olduğunu hissederseniz bir muz yiyin. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre, muz yiyen bisikletçiler takviye içecekler kullanmayı tercih edenlere göre daha iyi performans sergiliyormuş. Eğer forma girmekten anladığınız incelmek ise, maalesef her egzersiz kilo vermenize sebep olmaz. Ayrıca egzersiz sonrası atıştırmalarda aşırıya kaçma riskiniz de var. Yapmayın. Vücudunuzda yağ yakıldıkça kas yapılanması olacaktır ve bu kilo kaybetmiyormuşsunuz gibi görünmenizi sağlayabilir. Her halükarda eskisinden çok daha iyi hissedecek ve olacaksınız. Eğer ilk gittiğiniz günlerde duş sırası ya da park problemi ile karşılaştıysanız, hemen endişelenmeyin. Sezonluk egzersiz düşkünlerinin bildiği gibi, Ocak’ta başlayanların çoğu en fazla Şubat ortasına kadar devam eder bu maceraya. Birkaç hafta bekleyin ve gittiğiniz salonun yüzde 60’ının boşaldığını görün. Tabii siz de ayrılanlar arasında olmazsanız. Spor salonuna giderken giydikleriniz sayesinde kirli sepetiniz her zamankinden yoğun olacak ve yıkamak için zamanınız daha da az. Eğer ocak ayında spora başladıysanız, muhtemelen şubatta maratona katılacak değilsiniz. Acele etmek, hızlı davranmak, bünyeyi zorlamak dönüşü olmayan sağlık problemleri yaşamanıza sebep olabilir. Sabırlı ve istikrarlı olursanız, istediğiniz vücuda bu sene ulaşacaksınız ama lütfen acele etmeyin.
Reklam
Öksürük İçin Doğal Şurup Önerileri
Evde çok rahat uygulayabileceğiniz doğal öksürük şurupları.Bromelain enzimi içeren ananas lezzetli bir meyve olmasının yanı sıra öksürükten iltihaplanmış akciğerlerin tedavisinde de kullanılır. Daha fazla öksürme ihtiyacını bastırır. Uzmanların araştırmalarına göre ananasta doğal olarak bulunan bromelain astım tarzı öksürüklerde de kullanılır. Ananas suyunu biraz ılıtın. 1 yemek kaşığı balı buna ekleyin ve balın erimesini bekleyin. Sıcak ve soğuk içebilirsiniz. Ilık hali boğazınızı rahatlatacaktır.Vücudu rahatlatan bir etkisi olan bal içerdiği mineral ve enzimler açısından da kuru öksürüğe yardımcı olur. Uzmanlara göre 2 kaşık bal öksürük şurubunun ana maddesi olan dextromethorpham kadar etkili olabiliyor. Boğazı saran bal aynı zamanda tahriş olmuş boğazı rahatlatır ve tıkanmaya da iyi gelir.1 yaşın altındaki çocuklara bal yedirmeyin.Ayurveda’da kullanılan badem, öksürük ve astım gibi akciğer ile ilgili sorunların hafifletilmesinde yardımcı olur. Bademi kullanmanın en iyi yolu ise badem sütü. Geceden 1 bardak bademi ıslatın. Ertesi gün 3 bardak su katarak mutfak robotuyla karıştırdıktan sonra süzgeçten geçirin, bal ekleyip afiyetle için. Cevizin iltihaplanma ve ağrıları dindirme özelliği bilinmekte. Akciğerleri yumuşatıp hırlama ve öksürüğe de iyi gelir. Cevizi kavurduktan sonra yemek parazitlerin yuvalanmasını önleyecektir.Ilık suya karıştırılmış bir kaşık bal boğazı rahatlatacaktır. Öksüren çocukların da hoşuna gidebilecek bir içecek.Birçok öksürük şurubunun içeriğinde bulunan okaliptüs nefes yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir bitki. Okaliptüslü buhar banyosu kuru ya da yoğun öksürüğü rahatlatıp balgamın çıkmasına yardımcı olacaktır. 4 bardak suyu kaynatıp ateşten alın. İçine 20-30 damla okaliptus yağı damlatın. Başınızın etrafını bir havlu ile çevirerek buharın yayılmasını önleyin, buharı en az 15 dakika boyunca içinize çekin.Soğanları soyun ve kahverengi olana dek kızgın yağda kızartın. Sıcak soğan halkalarını iki tülbent ya da mendil arasına yerleştirip göğsünüzün üzerine koyarak derin nefesler alın. Bu işleme 20 dakika devam edin.Elma sirkesinin kokusu boğazınızı rahatlatırken gece boyunca daha az öksürmenizi sağlar. Yastığınıza birkaç damla elma suyu sirkesi damlatın ve tatlı bir uykuya dalmaya çalışın.Birkaç limon dilimini içinde sıcak su olan bir demliğe koyun. Buna birkaç yemek kaşığı bal ekleyerek için. Sıcak ya da soğuk içebileceğiniz C vitamini deposu bu çay ağrıyan boğazınıza çok iyi gelecek.Keskin bir kokuya sahip olan soğan vücuda sıcaklık verir ve vücuttaki enerjinin hareket etmesini sağlar. Soğuk algınlıkları, balgamın azaltılması ile boğazdaki iltihaplanmalara karşı kullanılır. Bir büyük soğanı dilimleyin. Dilimleri temiz bir kavanoza üst üste dizin. Dilimler arasına bal koyun. Bütün dilimler bitene kadar bu işlemi tekrarlayın. Bir gece ağzı kapalı kavanozda bekletin. Ertesi gün öksürük şurubu olarak kullanabilirsiniz.
RTÜK'ten Yayınlanmayan Filme Ceza...
RTÜK henüz yayınlanmayan bir filmin, 50 saniyelik tanıtım videosunu müstehcen buldu ve TV 2 kanalına 20 bin lira para cezası verdi. RTÜK toplantısında 'Arkadaştan Öte' adlı filmin 1 Aralık 2013'de ekrana gelen fragmanı ele alındı. Tanıtımda, filmde yer alacak, 'Benden seksten başka birşey istemediğine yemin eder misin?' sözü ile, yatak sahneleri ekrana getirildi. RTÜK raporunda 'Bu ifadelerden anlaşıldığı kadarıyla filmde, kadın ve erkeğin sadece seks birlikteliği yapmak için kurdukları arkadaşlık konu edilmektedir' denildi. RTÜK üyeleri de filmin tanıtımını 'Çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde' bularak, TV 2 kanalına 20 bin 419 lira para cezası verdi. Üst kurul üyesi Ali Öztunç ise 'Bir film daha yayınlanmadan, o filmin kısa tanıtımına dahi yaptırım uygulamak önceden denetim anlamına gelir. Artık, film, belgesel, klip vs. hiçbir ayrım gözetilmeden, görüntüye ve diyaloga yaptırım uygulanıyor' diyerek cezaya karşı çıktı. gazeteport
Tutumlu Olmanın Yolları
Tutumlu olmak sandığınız kadar zor olmayabilir. Biraz irade ve akıl yürütmeyle, inanamayacağınız sonuçlara ulaşabilirsiniz.İşte en basit kurallar!Mümkün olduğunca nakit kullanınKredi kartı yerine nakit harcamak hesabınızı daha iyi bilmenizi sağlar.Ay sonunu hesaplayın Ay sonunu hesaba katarak harcama yaparsanız, o son bir hafta hayatınız kabusa dönmez.Kredi kartlarınızı azaltın Hatta mümkünse bir tane kartınız olsun!İhtiyacınız olanı alınMüsriflik etmeyin. Yazık, hatta günah!Alışveriş canavarı olmayınSize verdiği sahte mutluluğa aldanmayın!İndirim zamanı alışveriş yapınOnda bile dikkatli olun! İpin ucu kaçmasın!Yiyeceğiniz kadarını alınYiyemedikleriniz çöpe atılacak çünkü… Yemek bulamayan insanları düşünün!Açken alışverişe çıkmayınBilimsel olarak ispatlanmış ki, açken alışverişe çıkarsanız daha çok şey alırsınız!Liste yapınListenizde olmayan şeyleri almayın!İnternetten alışverişe kapılmayınSon dönemde en büyük tuzaklardan biri bu, unutmayın!Harcamalarınızı yazınHer ay nereye ne harcadığınızı not alın!
Reklam
Cildiniz İçin Yumurta Akı Maskesi
Yumurtanın içinde A, B, D ve E vitaminleri bulunmaktadır. Yumurta B2 vitamini bakımından zengindir. B2 vitamini deri ve göz sağlığı için gerekli olan bir vitamindir. Yağ deyince akla gelen kolesterol açısından yumurtayı incelemek gerekirse, beyazında kolesterol ve yağ olmadığı görülür. Fakat buna karşın sarısında 213 miligram kolesterol bulunur. Besinlerdeki kolesterol oranının kandaki kolesterolü arttırdığı düşüncesi ile yumurtadan uzak durulmuştur. Yağlı ciltler için limon ve yumurta akı maskesini deneyin!Limon çok amaçlı bir meyvedir. Yararları say say bitmez. Ama aynı zamanda kozmetik olarak da faydaları vardır. Ciltteki koyu lekeleri çıkartır, asitleri sayesinde yağlı cildinize iyi gelir.Yumurta beyazı da protein değerinin yüksek olması; vitaminler, mineraller ve B vitaminleri içermesi dolayısıyla sağlık açısından harikadır ama bir de cilde sürme kısmı var ki bunun kırışıklıklara iyi geldiği ve gergin etki verdiği de söylenir. Yağlı cildi düzeltirken bir yandan da gergin yapar. İşte kolay bir maske tarifi:Yumurta Akı ve Limonlu Maske- Yüzünüzü yıkayın. Makyaj, losyon veya güneş kremi varsa temizleyin. Sadece su kullanmak yerine yüz temizleyici bir tonik kullanın. Bu, ciltteki tüm -yağı diğer cilt bakım ürünlerinden daha iyi temizler.- Yumurtanın akını beyazından ayırın.
Büyük ve Küçük Memelerin Düellosu
Kimisi büyük sever kimisi küçük. Bu videoda da büyük bir meme ile küçük bir memenin kapışması söz konusu. Bu amansız mücadeleyi kazananı tahmin etmek çok zor da değil aslında.
Reklam
Internet'in Yeni Popüler İkilisi: Uykucu Theo ve Beau
Instagram'ın anneleri gerçekten yaratıcı. Jessica Shyba isimli anne, oğlu Beau ve 7 haftalık köpekleri Theo'nun uyku anlarını 'Theo ve Beau İçin Uyku Vakti' isimli çalışmasıyla instagram'da paylaşıyor. O kadar popüler olmuş ki, çektiği fotoğraflardan bir kitap teklifi bile almış! İşte sevimli ikilinin fotoğrafları
Akademisyenlere ‘Demeç Verme’ ve ‘Eylemlere Katılma’ Yasağı
YÖK’ün Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nde yaptığı yeni değişikliğe göre, basına uzmanlık alanı dışında demeç veren akademisyenlere cezası geliyor. Hak arama, grev ve iş yavaşlatma gibi eylemlere katılım ise üniversiteden ihraç sebebi oluyor. YÖK, disiplin yönetmeliğinin “kınama cezası gerektiren fiiller” başlıklı 6. maddesine yapılan ekleme ile öğretim görevlilerinin kendi uzmanlık alanları dışında görüş vermesi engelleniyor. Artık öğretim görevlileri “bilimsel tartışmalar dışında” gazetelere ve televizyonlara görüş verdikleri takdirde “kınama” ile cezalandırılacak. GREV ÜNİVERSİTEDEN ATILMA SEBEBİ Evrensel gazetesinden Metin Akarsu’nun haberine göre; yönetmelik aynı zamanda Anayasa tarafından güvenceye alınan hakları da suç kapsamına alıyor. Üniversitelerde örgütlü öğretim üyelerinin grev hakkını kullanmaları, üniversitedeki görevlerine son verilmesine neden olabilecek. Sadece grev değil, iş yavaşlatma ve boykot gibi eylemler de öğretim görevlilerinin üniversitedeki görevlerine son verilmesi için gerekçe olabilecek. Disiplin yönetmeliğinde yapılan değişiklikle ilgili, ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği adına değerlendirmede bulunan Ali Gökmen, “Öğretim görevlileri bilim ile uğraşıp ülkenin sorunları ile uğraşmayacak mı?” diye sorarak eleştirinin ileriye doğru gitmenin ve yanlışları düzeltmenin en etkili yolu olduğunu ifade etti. “Eleştiri ve görüş bildirme”nin engellenmesinin ülkenin geleceği için karanlık bir tablo anlamına geldiğini söyleyen Gökmen, yönetmeliğin bu hali ile kabul edilemeyeceğini kaydetti.“ONLAR DIŞINDA KİMSE KONUŞMASIN İSTİYORLAR” Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi Başkanı İsmet Akça, değişiklikle birlikte, “kimsenin konuşmasına izin vermeyecek bir zihniyetin açıkça ortaya çıktığını” söylüyor. “Artık kendileri dışında birinin konuşmasına tahammülleri yok” diyen Akça, bu yönetmeliğe göre televizyona çıkan bütün akademisyenlerin kınama cezası alması gerektiğini belirtti. Grevin kamu görevinden çıkarma yani üniversiteden atılma sebebi sayılmasını da değerlendiren Akça, disiplin yönetmeliğinin bu yönüyle Anayasaya da aykırı olduğunu ifade etti.“ÜNİVERSİTEYE YÜKLENEN MİSYONU BİTİRİR” Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nejla Kurul, yapılan disiplin yönetmenliğinin ilk başta bile üniversiteye yüklenen misyonu bitirdiğini ve akademik özgürlüğü kısıtladığını belirtti. Amaçlananın “konuşmayan, duymayan, 3 maymunu oynayan bir üniversite” olduğunu kaydeden Kurul, “Bizler sürekli baskı altındayız ve sürekli bu baskılara maruz kalıyoruz. Akademik özgürlük dediğimiz üniversitenin kendi kendini yönetmesidir” dedi. Kurul, öğretim görevlilerinin ne ceza öngörülürse görülsün sözlerini söylemekten vazgeçmemesi gerektiğini de ifade etti.“DÜNYADA BÖYLE BİR UYGULAMA YOK” Prof. Dr. Serdar Değirmencioğlu dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yönetmeliğin olmadığını belirtirken, değişikliğin ne akademik özgürlüklerle ve bilimsel düşüncelerle bağdaşmadığını söyledi. Değirmencioğlu, “bir yandan vitrinde iyi şeyler oluyormuş gibi gösterilirken bir yandan alınan bu kararların akademik özgürlük ve bilimsel düşüncenin ne seviyede olduğunu gözler önüne serdiğini” ifade etti. Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ise, yaşananların 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen Anayasa Referandumunun sonuçları olduğunu belirtirken, öğretim görevlileri ve üniversitenin YÖK’ü çoktan reddetmiş olması gerektiğini söyledi.YÖK: YASAK VAR AMA… YÖK Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği ise yaptığı yazılı açıklama ile basına konuşma yasağı hakkında söylenenlerinin doğru olmadığını savundu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:“Getirilen yasak, akademik ve bilimsel araştırma veya tartışmaların yasaklanması ya da öğretim elemanlarının güncel konulara ilişkin medyadaki tartışmalara katılmasının yasaklanması değil, yetkili olmadığı halde ilgili üniversite adına o üniversiteyle ilgili resmi konulara ilişkin beyan ve demeç vermeyi engelleme amacı taşımaktadır”İŞTE O MADDELER Madde 6: “Kınama cezası gerektiren fiil ve haller” başlığına eklenen “ö” bendi: “Bilimsel tartışma ve açıklamalar dışında, yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına resmi konularda bilgi veya demeç vermek,” Madde 11: “Kamu Görevinden Çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller” başlığı altında sıralananlardan bazıları; a- İdeolojik, siyasi, yıkıcı, bölücü amaçlarla eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek suretiyle kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak; boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak ya da bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek, yardımda bulunmak, ğ- Yurt dışında devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak, i- Yükseköğretim kurumlarının çalışmalarını sekteye uğratacak nitelikte bir disiplin suçuna üniversite öğrencilerini veya mensuplarını teşvik veya tahrik etmek. Zete
Yuh Be Dedirten Çalışmalar
Yuh dedirten çalışmaların geçmişte yapılmış olması bu yuh kelimesini kullanırken daha da heyecanlanmamaneden oluyor. Çok sayıda sıra dışı niteliğinde çalışma veya deney yapılmış yıllar öncesinde; sağlık alanında. Bugüne kadar bilim alanında yapılan birçok deneyden kimi başarılarıyla adını duyurmuş, kimi de sıradışıözellikleriyle ünlenmiştir. BBC Focus dergisi, beyin ve nöroloji alanında yapılan en ilginç 5 deneyi derledi ve ben de sizlere bunları yansıtmak istedim. 1. KAFA NAKLİ: 1954 yılında Sovyet bilim adamı Vladimir Demikhov, bir köpek yavrusunun başını, ön ayaklarıyla birlikte bir Alman Kurt köpeğine naklederek çift başlı köpek elde etti. Her iki baş da ayrı ayrı süt içebiliyordu. Köpekler bir aydan az yaşadı. Demikhov, 15 yıl içinde ameliyatla 20 tane çift başlı köpek yaptı. Cerrahın deneyinden esinlenen Amerikalı cerrah Robert White, bir maymunun başını başka bir maymunanakletti. Cerrahi komplikasyonlar nedeniyle maymun 1 gün yaşadı. 2. ZİHİN KONTROLÜ: 1953 yılından 1960′ların sonuna kadar CIA, ‘MK-ULTRA’ kod ismiyle bir program yürüttü. Bir belgebunların beyin yıkama faaliyetleri olduğundan bahsediyordu. Siviller üzerinde de deneyler yapan CIA, durumdan habersiz denekler üzerinde radyasyon, elektrikşoku, elektrot yerleştirme, mikrodalga, ultrasound ve geniş kapsamlı ilaç testleri uyguladılar. Bu deneyler daha sonra toplumda görülen çeşitli toplu intihar vakaları, ölüm ve kazalarlailişkilendirilmiştir. 3. VÜCUT DIŞI UYARIM: Cenevre Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından Nörolog Olaf Blanke ve ekibi, bir hasta üzerindeyaptıkları deneyde, hastanın vücut dışı deneyim yaşamasını sağladılar.  Hastanın beynini elektrotlarla uyardıklarını belirten bilim adamları, bu uyarma sonucunda hastanın, yatakta yatan kendi vücuduna yukarıdan baktığını hissettiğini kaydettiler. Doktorlar uyarının şiddetini artırınca, hastanın kollarının kısaldığını belirttiğini söylediler. 4. BEYİNDEKİ MIKNATISLAR: Allan Snyder, insanın matematiksel ve sanatsal yeteneklerini artıran şapka geliştirdi. Şapkadakimıknatısların meydana getirdiği manyetik dalgalar, beyindeki yetenek merkezlerini uyarıyor. Ancak, şapkanın etkisi kalıcı değil. Michael Persinger’in geliştirdiği, “God Helmet” isimli başlıkta ise mıknatıslar kullanılıyor ve insanlara ölüm sırasında manevi huzuru yaşatacağı belirtiliyordu, ancak deney başarısız oldu.5. BİYOLOJİK BEYİNLİ ROBOT: İngiltere’deki Reading Üniversitesi’nden Kevin Warwick başkanlığındaki ekip, “Gordon” adı verilen robotun beyninin, fareden alınan sinir hücrelerinden meydana getirildiğini söyledi. Warwick, robotu odanın içinde dolaşması ve duvarlara çarpmaması için tasarladı. Robotun beyni, 60kadar elektrottan oluşan bir düzeneğe bağlı 50 bin ile 100 bin sinir hücresi içeriyor. Bunlar fare hücrelerinden mekanik motorlara sinyaller gönderiyor. Kısacası bu beyin, insan beynindene olup bittiğinin basitleştirilmiş hali. Bakalım gelecek; daha ne tür deneylere sahne olacak ya da bana ‘’yuh be!’’ dedirtebilecek mi? Mehmet GÜNATA | İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi                                                                                                                      www.mgunata.com                                                                                                                 mehmetgunata@yandex.com
Reklam