'Kestane Balı' Kış Hastalıklarının İlacı
Kış mevsimini yaşadığımız şu günlerde uzmanlar, hastalıklara karşı koruyucu olarak kestane balını tavsiye ediyor. Birçok çeşidi bulunduğunu belirten uzmanlar tadı, rengi ve kokusuyla farklı olan kestane balının, özellikle soğuk havalar bastırmadan grip ve soğuk algınlığına karşı tedbir olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Samsun Canik Başarı Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ferhat Öztürk, halk arasında mide ve akciğer rahatsızlıklarında tedavi edici özelliğiyle bilinen kestane balının, aç karna günde bir tatlı kaşığı yenerek vücut direncini arttırdığını söyledi. Öztürk, 'Aslında balın şifa olarak kullanılması çok yeni bir şey değil. Yalnız insanoğlu uzun yıllardır, özellikle son bir iki yüzyıldır bu tür doğal ilaçlardan, doğal şifa vesilelerinden uzak kaldı. Araştırmalara bakılırsa yaklaşık 3 bin yıllık Sümer tabletlerinde dahi balın hem gıda hem de şifa vesilesi olarak kullanıldığına rastlamaktayız. Bunun yanında İbni Sina´nın 'El Kanun Fi´t Tıp (Tıbbın Kanunu)' adlı kitabında 35´ten fazla bal reçetesi var; yani balın değişik hastalıklarda kullanılabileceğine dair reçete var. Bunun yanında dinî kaynaklarımızda da bununla alâkalı çok ciddi, teşvik edici ifadeler mevcut. Özellikle antimikrobiyal etkisiyle mikropları öldürüyor, bakterileri, mantarları ve hattâ bir kısım virüsleri dahi egale ediyor, yani vücuttaki arızanın büyümesini de engelliyor.' dedi. 'BİYOLOJİK AKTİVİTESİ EN YÜKSEK BAL KESTANE' Kestane balının, muhteviyatından ötürü daha bir önem kazandığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Öztürk, 'Kestane balı, antimikrobiyal özelliği ve biyolojik aktivitesi sebebiyle hem enfeksiyon hastalıklarında hem açık yaralarda hem şeker yaralarında hem de yatak yaralarında, özellikle derin enfeksiyon yaralarında çok ciddi etki gösteriyor. Aynı zamanda soğuk algınlığı, öksürük, grip gibi durumlarda oldukça faydalı bir gıda. Bal Araştırma Merkezi'ne gelen 95 tane bal örneğimiz var. Bu 95 örneği biyolojik aktivite, antimikrobiyal ve antioksidan aktivitesi yönüyle incelediğimizde en etkili, biyolojik aktivitesi en yüksek bal olarak kestane balını bulduk. Sonuç olarak hastalık öncesi koruyucu tedavi metodu olarak kestane balını kullanabiliriz. Mümkünse sabahları aç karna, tatlı kaşığıyla tüketmekte fayda var.' şeklinde konuştu. 'KESTANE BALININ SAHTESİNİ YAPMAK ZOR' Şifalı özelliğinin yanısıra keskin kokusu ve tadıyla bilinen kestane balının sahtesinin üretilmesinin, diğer ballara kıyasla oldukça zor olduğunu belirten bal üreticisi Şakir Sever ise, 'Halk, kestane balının ne olduğunu yeni yeni öğrenmeye başlıyor. Her sene kestane balına ilgi giderek artıyor. Kestane balı almaya gelenler, daha çok mide ve akciğer rahatsızlıkları olan kişiler. 60-70 lira arası satılıyor. Bedeli fazla belki ama içeriği itibariyle de metabolizmaya katkısı çok. Nefes darlığı olanların da tercih ettiği bir ürün. Mide rahatsızlıklarına iyi geliyor. Akciğerde balgam söktürücü özelliği var. Sindirimi rahatlatıyor. Özellikle karnında şişkinliği olanlara, öksürüğü olanlara iyi geliyor. Yalnız bir de  20-25 liraya satılan kaçak ballara itibar etmemek lazım.' dedi.
Tıp Fakültesinde Okuduğunu Belli etmenin 12 Yolu
Tıp fakültesini kazanmak, okumak, bitirmek, doktor olmak zordur, hepimiz biliyoruz. Ama aranızda hala bilmeyenler olabilir diye işte size tıp fakültesinde okuyan bir öğrencinin size bunu anlatmak için seçtiği 12 yol.
Paul Walker'ın Arabası Açık Arttırmaya Çıkıyor!
Otomobil ve film dünyası halen Paul Walker’in zamansız ölümünü sindirmeye çalışırken Paul’un otomobil koleksiyonuna ne olacağını da merak ediyordu. Walker’ın Fast & Furious 4 filminde kullandığı R34 Nissan GT-R açık arttırmaya çıkıyor. Bu araba Paul Walker’in kendisine ait olmasa da sanatçıyla en çok anılan olma özelliğini taşıyor. İyi, güzel ama aracın açık arttırma başlangıç fiyatı dudak uçuklatıyor: €1,000,000. Açık arttırmadan elde edilecek gelirin yarısı Paul Walker’in Reach Out WorldWide (ROWW) yardim derneğine bağışlanacakmış. Paul Walker’in diğer açık arttırmaya çıkması yüksek ihtimal arabaları da aşağıdaki galeride siz en çok hangisini isterdiniz?
Öpülesi Dudaklar İçin Tavsiyeler
Su için! Su, ağzınız ve vücudunuz için en sağlıklı içecektir. Su içtiğinizde ağzınızın içi temizlenir ve çürük riski de azalır. Ancak şekerli ve asitli sular içmemeye özen gösterin. Bu sular diş çürümesini hızlandırır ve diş etlerine hasar verir. Şekersiz sakın çiğneyin! Tükürük, ağız kokusuna karşı en önemli silahınızdır. Ağzınız kurudukça daha fazla kokar. Sabahları nefesinizin kokmasının sebebi budur. Gece en az miktarda üretilen tükürük nedeniyle ağzınız kokar. Şekersiz sakızlar tükürük üretimini arttıracağı için ağız kokusuna karşı etkilidir. Tarçın ile nefesinizi yenileyin! Tarçın, ağız kokusuna karşı çok etkili bir baharattır. İçerisinde bulunan ve kokuyla savaşan maddeler bakteri oluşumunu da engeller. Kahve, kırmızı şarap ve çay tüketimini azaltın! Bu içecekler dişte lekelenmelere neden olur. Dişin dış kısmında meydana gelenler temizlenebilirken içeride meydana gelen renk değişimleri kalıcıdır. Bu nedenle bu içecekleri pipet kullanarak içmenizi öneririz. Sigarayı bırakın! Sevdiğiniz size söylemese de biz söylüyoruz: Ağzınız kül tablası gibi kokuyor! Taze ve ferah bir nefes için sigaradan vazgeçin.
Reklam
Bacaklarda Calzedonia Baharı
Masum çizgiler, eğlenceli puantiyeler, romantik çiçekler, seksi ve baştan çıkarıcı jartiyer çorapları ve asi tattoo çoraplar... Aksesuarlar stilinizin en önemli tamamlayıcısı, çoraplar ise sizi yansıtan en güzel aksesuarınız olabilir. Calzedonia'nın yeni koleksiyonuyla baharı en güzel şekilde karşılayacaksınız.
Cinsel İsteği Artıran Yiyecekler
Cinsel arzuyu artırmanın yolu mideden geçiyor. Beslenme programına hangi yiyecekleri almanın cinsel isteği artırma konusunda diğerlerine göre daha etkili olduğunu biliyor musunuz? Badem, ceviz, fındık ve fıstık Bu besinler lif, protein ve vitamin bakımından zengindir. Özellikle enerji verir ve cinsel gücü artırır. Bol protein ve B vitamini ihtiva eden bu yemişler, bedensel ve zihinsel yorgunluğa iyi gelir.Greyfurt Karaciğeri çalıştıran, iştah açan ve cinsel gücü artıran bir meyvedir. Greyfurt suyu sabahları aç karnına içilmelidir.Havuç Yoğun vitamin içerir. Kuvvetlendirir, güçlendirir ve cinsel gücü artırır.İncir Şeker oranı yüksek olmasına rağmen kan şekerini hızla yükselten şekerden olmadığı için dikkatli tüketilmesinde bir sakınca yoktur. Cinsel gücü artırır.Kayısı A vitamini ve potasyum bakımından çok zengindir. Fazla tüketildiğinde sindirim sisteminizin hızla çalışmasına yardımcı olur. Kasların ve beynin daha düzenli çalışmasını ve daha az yorulmasını sağlar ve cinsel gücü artırır.
Reklam
Erkekler Neleri Seksi Buluyor?
Seksi olmak ne demektir? Pamela Anderson gibi göğüslere, Jennifer Lopez gibi kalçalara ya da Gisele Bündchen gibi bacaklara sahip olmak mıdır? Cevap elbette ki hayır! Erkeklerden alınan bu cevaplar sizi hem şaşırtacak, hem de özgüveninizi tazeleyecek. Hareketlerle seksilik Dudaklarınızı stresten kemiriyorsunuz değil mi? Bizler stres içinde kıvranırken, karşımızda erkekler de bizim için kıvranıyor. Ayrıca kravat bağlamayı bilmiyorsanız hemen öğrenin! Çünkü kıravatını bağladığınız bir erkek anında etki alanınıza girer. Masajı da unutmamak gerek. Sadece ‘masaj’ sözcüğü bile keyfini düzeltecektir. Göz göze geldiğinizde gözlerinizi kaçırmazsanız onu özgüveninizle de eritirsiniz. Giysilerin şehveti Çıplak seksilik artık bitti. Şimdi giyinerek seksi olma zamanı! Dekolte giymeden dekolte vermek in! Topuklu ayakkabı seksiliğin ilk basamağıdır. Sessiz bir ortamda o ‘tak tak’ sesi onun kalp atış ritmini arttıracak. Boyundan bağlı ve straplez üstler erkeklerin bakışlarını anında topluyor. Çünkü ufacık bir frikiğiniz bile onu baştan çıkartabilir. Halka küpelerle de onu kendinize hapsedebilirsiniz. Tek omzu düşük kıyafetleri de çok seksi buluyorlar. Deri ya da lateks kıyafetleri de unutmamak gerek. Seksiliğiniz sizi saran deri parçalarla kat ve kat artacak. Tahrik edici saçlar Kadını kadın yapan en önemli fark saçtır. Saç rengi erkekten erkeğe değişse de, ortak noktaları elbette var! Erkek için kadın dediğin uzun saçlı olmalı. Örneğin kahkülü çok seviyorlar. Hele ki bir işle uğraşırken yüzünüze düşen saçı kenara aldığınızda onu nasıl çıldırttığınızdan haberiniz var mı? Saçlardan yükselen şampuan kokusuna da bayılıyorlar. Bu onların sizi duşta hayal etmesine neden oluyor! Saçlarınıza kalem kullanarak verdiğiniz dağınık topuz modeli de onları çok tahrik ediyor. Alışkanlıklar Bazı alışkanlıklarınızı ön plana çıkartarak daha seksi olabilirsiniz. Kadınlarda fazla görülmeyen hobilere sahip olmanız, onlar için sizi çok seksi kılacaktır. Örneğin tavla, bilardo ve playstation oynamak… Hayatınızda tutkuyla bağlı olduğunuz bir şeyler olması sizi son derece seksi yapıyor. Kedi gibi olmanız onlar için fazlasıyla seksi… Yani dengesiz, başına buyruk ve soğukkanlı tavırlarınız. Ama dozunu aşmayın! Araştırma İngiltere’deki University of Leeds’te yapılan bir araştırmada erkekleri etkilemek isteyen kadınların tenlerinin yüzde 40’ını açıkta bırakması gerektiğini ortaya koydu. Psikolog Colin Hendrie’nin yürüttüğü araştırmaya göre bundan daha kapalı giyinen kadınlar muhafazakar olarak algılanırken, yüzde 40’ın üzerinde açanlar ise sadakatsiz olarak görülüyor. Seksi son Giyiminiz, kuşamınız, huylarınız, fiziğiniz bir yana; asıl sizi seksi yapan şey kendinize güveninizdir!
Honda Cx500 Cafe Racer
‘Plastik kurt’ adıyla anılan Honda CX500 transformasyonu çok etkileyici olmuş. Alman custom motosiklet atölyesi Kingston Custom’nin sahibi Dirk Oehlerking’in yarattığı motosiklet arzu listeme girdi. 70′lere ait olan bir motoru 2014 yılının mantalitesi, teknolojisi ve vizyonuyla buluşturduğunuzda sonuç böyle etkileyici olmuş! Motoru tamamen plastik parçalarından arındıran Dirk, makinenin üzerinde açılmamış, sıkılmamış vida bırakmamış. Motosikletin V-twin motor sıcağa duyarlı boya ile ve manifold da termal bantla kaplanmış. Başka markaların kullandığı bir çok parça eklenmiş; bunların arasında Haley Davidson’dan egzoz, Yamaha XT600′den ayaklıklar, Fehling gidon, Bates far ve Avon lastikler bulunuyor. Boya olarak da altın sarısı seçilmiş ve çok da iyi olmuş! Sizce nasıl olmuş?
Hamilelikte Hangi İçecekleri İçebiliriz?
Doğal ve sağlıklı beslenmenin öneminin arttığı bu günlerde bilhassa hamilelik döneminde beslenme özen gösterilmesi gereken bir konudur. Hamilelikte kullanılan bitkisel çaylar; bulantıyı azaltmak veya önlemek, ağrıları azaltmak, vücutta oluşan ödemi atmak ve emzirme dönemi süresince süt salgısını arttırmak için kullanılmaktadır. Bitki çayları masum gibi gözükse de yüksek dozlarda alındığında olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Hamilelik dönemi süresince en iyi tüketilecek sıvılar içme suyu, taze meyve suları ve süttür. Ayrıca hamileler sıcak içecek olarak süt, sıcak çikolata, salep gibi süt içeren içecekleri tüketebilirler. Kola, çay, yeşil çay ve kahve, kafein sebebiyle günlük kullanımı maksimum iki fincan veya bardak ile sınırlanmalıdır. bilhassa beyin hücrelerinin gelişimini engelleyen bir madde olan alkolden hamilelik dönemi boyuunca uzak durmak gerekir. Hamilelik döneminde rahatlatıcı bitki çayları Adaçayı Direnci arttırır, sinirleri yatıştırır, bulantıyı azaltır, hazmı düzenler, ödem atımını sağlar. 5-6 adet adaçayı yaprağını demleme kabı içerisinde kapalı olarak 10 dk. bekletilerek hazırlanabilir ve gün zarfında 1 – 2 kupa içilebilir. haber kaynağı: 724saglik.org
Reklam
Sezaryen  Doğum Hakkında Merak Edilenler
Anne adayları hamile kaldıklarını öğrendikleri andan itibaren hangi şekilde doğum yapacağını düşünmeye başlar. Bebeği ve kendisini tehlikeye atmayan en kolay doğum şeklini bulmaya çalışırlar. Doğum olayı halk arasında yanlış, abartılarak, kulaktan kulağa eksik anlatılan bir olaydır. Çoğunlukla kötü bir doğum hikayesi olan biri başka bir adayı gereksiz yere korkutup telaşlandırabilir. Lakin hamilelik aşaması gibi doğum da her kadın için kişiseldir ve birbirinden farklı şekilde gelişebilir. Önemli olan kişinin kendi psikolojisi tanıyarak kendisi ve bebeği için en doğru olan doğum şeklini tercih etmesidir. Gebelik sürecinin gidişatı doğum şeklinin belli olması açısından önemlidir. Örneğin yüksek kilodaki bebeklerin doğum şekli genelde sezeryandır. Ya da ters duran, gebeliğin sonlarına doğru başaşağı dönmesi gereken lakin dönmeyen bebeklerin doğum şekli de sezeryandır. Sezeryan doğum literatürde prenses doğum olarak da adlandırılır. Sezeryan doğum “prenses doğum”da denilmesinin nedeni kolay ve acısız bir doğum olmasıdır. Sezeryan doğum bir karın ameliyatı olup gebe kadının kasıklarından yatay bir kesik ya da nadiren dikey bir kesik atılarak bebeğin oradan çıkarılması işlemidir. Sezaryen doğum sırasında en dıştan en içe doğru kesilen katmanlar şöyledir; en dış cilt, cilt altı yağ doku, kas kılıfı, karnın ön duvarındaki kas, karnın zarı, rahimin çevresinde bulunan zar, rahim kası ve amniyon kesesi....haber kaynağı: 724saglik.org
Reklam
650 Metre Yüksekliğindeki Şanghay Kulesine Tırmanan Çılgın İkili
Vadim Makhorov ve Vitaliy Raskalov ismindeki Rus maceracılar 650 metre yüksekliğindeki halen inşaat halinde olan Şanghay Kulesi'nin en yüksek noktasına kadar tırmandılar. Bu tırmanışı kayda aldıkları video 12 Şubat 2014 tarihinde yayınlandı ve 8 milyon'un üzerinde izlendi. Bina 2014 yılı içinde tamamlanacak ve 632 metre yükseklikte olacağı düşünülüyor. Bu verilere göre bu yapı Çin'in en yüksek binası, dünyanın ise ikinci en yüksek binası olacak. ( Dünyanın en yüksek binası Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan Burj Khalifa'dır. ) İkili tırmanışa 31 Ocak tarihinde başladılar. Merdivenleri kullanarak 120. kata ulaşmaları 2 saat sürdü. Daha sonra uygun hava koşullarını bekleyerek binanın tepesine tırmanmaya başladılar. Bu yolculuk toplam 18 saat sürdü. Bu galeride bu ikilinin kendi objektiflerinden yansıyan inanılmaz fotoğraflar ve tırmanış videosunu göreceksiniz.
Reklam
2014 EKPSS'ye Kimler Girebilir?
EKPSS'ye, ortaöğretim kurumlarından, yükseköğretim ön lisans veya lisans programlarından mezun olan veya EKPSS'nin geçerlik süresi içinde mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvuracak. Sınava girmesi gereken bu adaylar için başvuru süresi 24 Şubat'ta başlayacak, 7 Mart'ta sona erecek. Kuraya, ilkokul, ortaokul ve ilköğretim ile özel eğitim iş uygulama merkezi veya okulu mezunu olan veya EKPSS'nin geçerlik süresi içinde mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvuracak. Bu adaylar sınava girmeyecek, sadece kuraya katılmak için başvuru yapacak ve bu adaylar için başvuru süresi 12 Mayıs'ta başlayacak, 23 Mayıs'ta sona erecek.
KPSS'ye Hazırlananlara Altın Değerinde Öneriler...
Milyonlarca adayın gireceği KPSS'ye  az bir sürenin kalması ile birlikte tüm adayların heyecanı artmaya başladı. Yarış son düzlükte kazanılır söyleminden de ilham alarak neredeyse tüm adaylar hazırlıklarını bu dönemlerde üst düzeye çıkardılar.Peki bundan sonraki süreçte eksikleri kapatmak için ne gibi bir yol izlemek lazım?Bu soru hemen hemen herkesin kafasında büyük bir yer işgal ediyor. Öyle ki çoğu kişi eksiklerinden ziyade en iyi oldukları konulara çalışarak boşa zaman harcıyorlar.KPSS test tekniğine dayalı sınavdır. Bu sınavlarda başarılı olmak test çözme becerisi kazanmayı gerektirir. Çünkü bu sınava müracaat eden aday sayısı her yıl artmakta kontenjanlarda sınırlı kalmaktadır. Yani kazanmak her yıl bir önceki yıla göre daha da güçleşmektedir. Bu güçlüğün üstesinden gelmek için adayın sınav süresince yaptığı netlerin yüksek olması gerekir. Test tekniğine dayalı sınavlarda başarısızlığın nedeni genellikle bilgi eksikliğinden değil, sorulara yaklaşım tarzından veya soru sitiline aşina olmamaktan kaynaklanır. Test tecrübesi sınav sonucunu etkileyen en önemli etkenlerdendir. Test çözme tekniğini iyi bilmek istenen sonucun alınmasını büyük oranda sağlayacaktır. Sınavdan önce çözülen yüzlerce hatta binlerce sorunun oluşturduğu bilgi birikimi adayın sınavda başarılı olmasını sağlar. Çünkü çözülen her soru gerçek sınav öncesi adaya tecrübe kazandıracaktır. Aday bu bilgi birikimiyle sorulara nasıl yaklaşacağını ve soruları nasıl çözeceğini, hangi yolları kullanacağını , ne kadar süre ayıracağını ve nelere dikkat edeceğini öğrenir. KPSS sorularının özellikle yoruma dayalı olması yani bilgiden ziyade öğrencinin bilgi birikimini kullanmayı ölçen nitelikte olması tecrübeli olmayı ön plana çıkarmaktadır. Tecrübe ise çözülen soru miktarıyla ölçülür. KPSS'de başarılı olmayı hedefleyen adayın test çözerken “bir sorudan ne çıkar canım” diyerek o soruyu yok sayması en büyük hatadır. Çözülen her bir soru tipi aday için bir avantajdır. Sınava hazırlanan adayın çözemediği her sorunun doğru cevabını öğrenmesi gerekir. Test Çözme Becerinizi Arttırın: Bir konuyla ilgili soruları çözmeden önce o konuyu iyi öğrenmelisiniz. Soru çözerek de öğrenip öğrenmediğinizi kontrol etmiş olursunuz. Amaç KPSS’de başarılı olmak ise KPSS niteliğine uygun sorular çözmelisiniz. Soruları kendinize zaman tanıyarak çözün. Çünkü gerçek sınav sadece bilginizi değil bilgi kullanma hızınızı da ölçmektedir. Bu yüzden 120 soru için 120 dakika süre tanınmaktadır. Her sorunun size sınavda sorulabileceğini düşünerek yanıtlamaya çalışın.Çözemediğiniz veya yanlış çözdüğünüz sorunun mutlaka doğru çözümünü öğrenin. Soruyu çok fazla okuyarak zihninizi karıştırmayın. Soruyu çözmenizi sağlayacak soru metninde yer alan önemli kelimelerin altını çizin. Her gün belirli miktarda soru çözmeye çalışın. Soru çözmek sizde bir alışkanlık olsun. Soru kökünü ve soru paragrafını anlamadan şıkları okumaya başlamayın. Önce size verilenleri ve sizden istenenleri iyi belirleyin. Bu sizin cevabı daha kısa sürede ve daha doğru bir şekilde bulmanızı sağlayacaktır. ŞIKLARIN HEPSİNİ OKUYUNUZBütün şıkları okumadan doğru olduğuna inandığınız şıkkı işaretlemeyin. Çünkü bazı sorular sizden en doğru cevabı bulmanızı ister. İki cevap da birbirine benziyorsa, cevap, büyük ihtimalle ikisi de değildir. İki şık birbirinin zıttaysa, bunlardan biri doğrudur. Yanlış olduğuna kesin emin olmadıkça, ilk tahminde bulunduğunuz cevabınızı değiştirmeyin.Doğru çözdüğünüzden emin olmadığınız soru ve sorular varsa o soruya hemen değil de birkaç tane soru çözdükten sonra bakın. Yanlış çözdüğünüz sorulardan ötürü ümidinizi kaybedip karamsarlığa düşmeyin. Çünkü her yanlış çözdüğünüz soru şayet doğru çözümünü öğrenirseniz sizin için bir kazançtır. Çözemediğiniz soruları düşünerek stres yapmayın. Her öğrencinin çözemeyeceği sorular mutlaka çıkar.Uzun paragraftan oluşan soruları,  “uzun soru zordur” yargısında bulunarak o soruyu okumadan geçmeyin. Paragraf sorularının en önemli özelliği cevabının paragrafın içinde gizli olmasıdır. Paragraf sorularında önce soru kökünü okursanız paragrafı daha kolay ve kısa sürede anlarsınız. Bu ise soruyu daha çabuk çözeceğiniz anlamına gelir. Doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorsanız yanlış olduğuna inandığınız şıkları hemen eleyin. Kalan şıklar üzerine düşünün.NOT TUTMANIN FAYDASISayısal sorularda işlemleri mutlaka kaleminizi kullanarak yapın. Not tutmanın faydası derse olan ilgiyi artırmasıdır. Böylece, dinlerken dikkatin uzun süre diri kalması sağlanmış olur. Alınan notlar, yazanın kaleminden çıktığı için bilgi yazanın malı haline gelmiştir. Bu notlar tekrar edilerek yabancılık çekilmeyeceğinden, bir başka deyişle sizin ürününüz olacağından daha kalıcı olacaktır. Unutmayın ki beyniniz size ait olan kavramlara, cümlelere aşinadır. Not tutarken kağıt konusunda cömert davranın. Ufak kağıtlara, mikroskop yardımıyla okunacak yazılarla not almayın. Bu durum hem ders çalışma arzunuzu yok eder (estetik açıdan) hem de göz sağlığınız açısından sizin için zararlı olur. Ayrıca not tutarken kağıdın alt, üst ve yanlarında boşluk bırakınız. Bunun ne faydası olacak derseniz, not alırken sizin aklınıza gelen örnekleri, cümleleri, soruları buralara yazabilirsiniz. Bütün bunların yanında renkli kağıtlardan, renkli kalemlerden yararlanırsanız, çalıştığınız dersten zevk alabilirsiniz. Kısaca ders çalışmayı bir zevk haline getirebilirsiniz. Yazdığınız notların belli soruları yanıtlar nitelikte olması oldukça önemlidir. Böylece alınan notlar fonksiyonel olma özelliği taşır. 'Kim', 'nerede', 'ne zaman', 'nasıl', 'niçin', 'ne' gibi sorulara yanıt verecek şekilde olmalıdır alınan notlar. Size en önemli önerimiz mutlaka kendiniz için kısaltmalar yapın. Bu uygulama zaman kaybını engelleyecek ve hızlı bir şekilde not tutmanızı sağlayacaktır. Kendinize ait şifrelemelere başvurun. Belli kelimeleri anlayacağınız şekilde kısaltarak yazın ('örneğin' yerine 'ör.', 'bununla birlikte' yerine '+', 'aynı anlamda' yerine '=' gibi). Ayrıca önemli olan kavramların, can alıcı noktaların altını çizebilir ya da bunların yanına yıldız gibi çeşitli işaretler koyabilirsiniz. Yazı karakterini farklılaştırarak da (italik yazma ya da büyük harfleri kullanma gibi) dikkati bu cümleler ve kavramlar üzerinde yoğunlaştırabilirsiniz. Not tutarken karşılaştığınız ve anlamını bilmediğiniz kavramların ne olduğunu öğrenip o kelimeleri sık sık kullanarak hafızanıza yerleştirmeye gayret ediniz.
Reklam