Bitter Çikolata, Obeziteyi Önlüyor
Yapılan bir araştırmaya göre kakao yani bitter çikolata obezite ve tip 2 diyabeti önleyebiliyor Sağlıksız beslenme ile birlikte tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları, insülin direnci gibi hastalıklar da artıyor. Yapılan bir araştırmaya göre kakao yani bitter çikolata obezite ve tip 2 diyabeti önleyebiliyor. Agricultural and Food Chemistry isimli bilimsel dergide yayınlanan bir makaleye göre kakaoda bulunan antioksidanlar kilo almayı önleyebileceği gibi kan şekeri seviyesini de düşürüyor. Dr. Andrew Nilson , kakaonun flavanoid bakımından en zengin besinlerden biri olmasının böyle bir etki yarattığını belirtti. Flavanoidler tip 2 diyabeti de önledi Dünyada birçok insanı tehdit eden tip 2 diyabetin en önemli nedeni karbonhidrat ağırlıklı ve aşırı yağlı beslenme. Flavanoidlerin bu etkisi ise insanlar için oldukça faydalı. Çünkü yapılan birçok araştırma, bir çeşit antioksidan olan flavanoidlerin tip 2 diyabeti önlemede etkisini gösteriyor. Tabii ayrıca cilt yaşlanmasını önlemek gibi faydaları da mevcut. Yüksek yağlı beslenenlerde flavanoidler kilo almayı önledi Bilim adamları fareler üzerinde yaptıkları araştırmada iki gruba ayırdığı fareleri yüksek ve az yağlı diyetlerle besledi. Yüksek oranda yağ tüketen farelere ise farklı flavanoidler verdi. Bunun sonucunda oligomerik prokanidin (PCs) ismi verilen madde farelerin kilosu üzerinde en büyük farkı yarattı. Ayrıca şeker toleransında da gelişme yarattı ve bu da tip 2 diyabetin önlenmesinde etkili oldu. Louisiana Eyalet Üniversitesi'nden bilim adamları kakaoda bulunan oligomerik PCs maddesinin kan basıncını da düşürdüğü ve kalp sağlığı üzerinde olumlu gelişmeleri olduğunu belirtti.t24.com.tr
23 Maddede Toplu Taşımayı Eğlenceli Hale Getirmek
Her gün işe-okula yada eve giderken toplu taşımalarda tahmin etmediğimiz kadar vakit geçiriyoruz. Yorgunluk yetmezmiş gibi birde ayakta gidiyorsak bir durak bile çok uzun mesafeymiş gibi geliyor, suratımız düşüyor, sıkılıyoruz, yada ah arabam olsa diyoruz. October Jones da bu durumdan sıkılmışa benziyor ki kendine iş yaratmış. İşte Twitter'da yayınladığı fotoğraflar
Saç Güzelliğinde Bal Mucizesi
Balın içinde bulunan doğal nemlendiriciler saçın ve cildin nem ihtiyacını giderir. Neme doymuş olan saç yapısı kırılmaya ve yıpranmalara karşı dayanıklıdır. Bal saç köklerini besleyerek zayıflayan saçları kuvvetlendirir ve tahriş olan saç derisi nin kendisine gelmesine katkı sağlar. Bal ile yapacağınız saç maskesi sayesinde yıpranan, kopan ve kırılan saç tellerinin onarılmasına katkı sağlayabilir saç derinizin rahatlamasını sağlayabilirsiniz. Balın saçlara faydaları ; Balın en önemli özelliği saçları parlak göstermesidir. Saçlarınız mat bir görünümde ise her saç bakımında bir kaşık bal kullanmanızı mutlaka öneririz Bal saçları besler ve güçlendirir. Bal saçı nemlendirerek kurulup kolayca kırılmasını engeller. Nemlendirdiği için de saçlarınız parlak ve ışıltılı görünür. Saçı nemlendiren bal kurumaya engel olduğundan kepeği de önler. Saç diplerinize uygulayacağınız ballı saç kürleri kepek sorununuz için çok etkili olacaktır Saçlarınızın hızlı uzamamasının nedeni yeterince beslenememesi ve kuru kalmasıdır. Yine bal sayesinde bu sorunlardan kurtulabilir, saçlarınızın hızlı uzamasını sağlar. Saçınız aşırı derecede kabarıyor ve elektrikleniyor ise ballı maskeler kullanmalısınız. Saçlarınızın düzgün bir şekilde şekillenmesine yardımcı olacaktır. Saç dökülmeleri ni engeller Ayrıca sirkenin saç kepeklerini önlediğini biliyoruz. Ancak bal ile beraber kullanıldığında çok daha etkili oluyor. Sirke ve balı karıştırıp saç diplerinize uygularsanız saçlarınız hem yumuşayacak hem de kepeklerden arınacaktır.
Televizyonlara Engelliler İçin Altyazı Zorunluluğu Geldi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle TRT ve ulusal kanallarda yayınlanan film, dizi ve haber programlarında işitme engelliler için kademeli olarak altyazı seçeneği koyma zorunluluğu getirdi. Engelliler, kararı olumlu ancak sesli betimleme ve işaret dili olmadığı için eksik buldu. Bianet’ten Nilay Vardar‘ın haberine göre, Resmi gazetede yayımlanan RTÜK Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikteki değişikliğe göre, TRT kanalları ve Ulusal karasal yayın lisansına sahip özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar sinema ve televizyon için yapılmış filmler, diziler ile haber programlarında engellilere yönelik alt yazı hizmeti seçeneğine geçmek zorunda. Beş yıl içinde yüzde 40 altyazı zorunluluğuYayın hizmetlerine diğer bireylerle eşit koşullarda erişimi sağlamak amacıyla yapılan bu düzenlemeye geçiş için kanallara belli süreler tanındı. TRT, bunu üç yıl içinde yüzde otuza, beş yıl içinde yüzde elliye ulaşılacak şekilde yapmak zorunda. Ulusal karasal yayınlar ise üç yıl içinde yüzde yirmiye, beş yıl içinde yüzde kırka ulaşılacak şekilde yapmalı. Kanallar hizmeti vermeye başlayınca, kumandadan altyazı seçeneği tuşuna basılarak yayınlar altyazılı izlenebilecek. İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Onur Cantimur, kararın işitme engelliler için sevindirici ancak işaret dili tercümanı zorunluluğu olmadığı için eksik olduğunu söyledi. 'Biz bu talebimizi birçok kez resmi kurumlara da iletmiştik. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkçe altyazıyı 'tavsiye' ediyor ancak 'zorunlu' tutmuyordu. Dolayısıyla bu karar sevindirici. Ancak kelime dağarcığı az olan ve sadece işaret dilinden anlayan işitme engelli izleyiciler için bazı talk show programlarında olduğu sağ alt köşede işaret dili tercümanınını zorunlu kılınmaması çok önemli ve unutulmuş bir eksiklik. Bunun da en kısa zamanda yönetmeliğe eklenmesini istiyoruz. Umuyoruz ki bu zorunluluk sinemalara da getirilir. Ve işitme engelliler de sinemaya eşi, dostuyla gidebilir.' “Görme engelliler unutulmuş”Diziler için sesli betimleme ve işaret dili tercümanlığı hizmeti veren Sesli Betimleme Derneği Başkan Yardımcısı Engin Yılmaz da kararın olumlu ancak görme engelliler için sesli betimleme zorunluluğu olmadığı için eksik bulduğunu belirtti. 'Yetmez ama evet. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne göre zaten bunun yapılması gerekiyordu. Gelişmiş ülkelerde de uygulanıyor. Başlangıç için olumlu bir adım ancak eksik. Görme engelliler için sesli betimleme düşünülmemiş. Bu konuda çalışan tek kurum biziz. Ancak yönetmelik hazırlanırken gelip kimse bir şey sormadı. Yine engelliler karar mekanizmalarına dahil edilmedi. Şu anda en kolay olan altyazı seçildi. İşaret dili ve sesli betimleme için daha çok yatırım gerekiyor. Umarız bunu da kısa sürede yaparlar.' Nilay Vardar | Bianet
Sevgilisinden Ayrıldıktan Sonra Bir Erkeğin Hayatında Neler Oluyor?
Sigarayı bıraktıktan sonra saat saat vücudumuzda nelerin olduğunu artık hepimiz ezbere biliyoruz. Nefesimiz açılıyor, iştahımız yerine geliyor, kanımız temizleniyor, vs. Peki bir erkek sevgilisinden ayrıldıktan sonra saat saat ne yaşıyor biliyor musunuz? İşte 'Erkek Araştırma Departmanımızın' sizler için yaptığı müthiş araştırmanın gerçek zamanlı sonuçları.
Kadınlar Neden Orgazm Olamıyor?
Kadınlarda en sık görülen cinsel sorunların başında orgazm olamama geliyor. Psikolojik ve bedensel sağlığın yanında, eşler arasında da problem yaratabilen konu olabiliyor. Oysa kadınlar eşleri ile konuşup bedenlerini önemserlerse cinsel yaşam kalitelerini artırabilirler. Terapi İstanbul, Çift ve Seks Terapisi Uzmanı Psikolog Ayşe Kayhan, “Kadının cinsel kimliğini geliştirmede, ifadede, sağlık hizmetine ve bilgiye ulaşmadaki eşitsizlik, yetişkin olarak aktif cinsel yaşamını da etkilemektedir. Kadın bedenini tanımamakta hatta ergenliğinde, bedenine ilişkin meraklarının önü kesilmiş, cinsel bilgi ve ilgilerini kendileri adına ertelemişlerdir. İlgi ve bilginin eksikliği ile başlayan aktif yaşam, vajinismus dahil tüm sorunları beraberinde getirir” diyor ve orgazm olamamanın da bu sorunlardan biri olduğunu söylüyor. Kayhan, orgazm sorunu ile ilgili şu bilgileri veriyor: Orgazm olamama sorunu neden olur? Çiftler arasında ilişkinin içeriğindeki uyumun bozulması Karşılıklı cinsel ilginin kaybolması Kadının sevişmeye dair taleplerini söyleyememesi Erkeğin bencil sevişmesi, yalnızca boşalma odaklı seks yapması Erkeğin bu konuda konuşmaya açık olmaması Kadının konuşmaya nereden başlayacağını bilememesi Beden tanımanın her iki cins açısından da yetersiz olması Kadın neden orgazm taklidi yapar? “Bu şartlar altında kadının devam eden ilişkisinde sorun çıkmasın diye konuşmaması ya da orgazmı hiç tanımadığından talepkar olmaması sorunları beraberinde getirir. Talep edip bu konuda konuşmaya başladığında, ilişkiyi kaybetmekten, yeni şeyler öğrenmekten korku duyma halleri dolayısıyla öğrenilmiş davranışlarla orgazm taklidi yapma yolunu seçerler. Kadın için uyaran, istenildiği hissi ile başlar bu hissi yaratmak göz, söz ve önemsenme davranışını görmekle başlar. İstediği erkek tarafından dokunulmak, okşanmak, bedenin yeniden keşfedilircesine okşanması ve öpülmesi, zaman ayrılması, vajinaya değil onunla sevişilmesine önem verilmesi, klitoral uyarının önemsenmesi kadının orgazm olmasını sağlayan etkenlerdir.” Kadın ve erkeğin sekse yaklaşımı nasıldır? Erkek için çıplak kadın bedeni, cinsel uyaran teşkil eder. Ama bir kadın için tanımadığı erkeğin çıplak bedeni hiçbir uyaran teşkil etmeyecektir. Bu kadar net bir ayrım, sekse yaklaşım farkını da getirir. Ama cinsel ilişki iki kişinin yaptığı bir danstır. Bu dansta adımlar iki kişinin isteği ve talebi ile uyumlanır, ritim de birlikte belirlenirse keyif mümkün olur. Tek taraflı boşalma endeksli sekste teknik boşalmadan öteye geçmez ve keyiften söz edilemez. Kadın orgazm sorununun üstesinden nasıl gelir? “Cinsellik devrimci, yeniden ve yeniden yapılandırılabilir bir alandır. Kadınlar bedenlerini önemsemeliler; öğrenmeyi, bedenlerini keşfetmeyi ertelememeli; mastürbasyonun bu keşifteki yerini unutmamalılar. Eşleri ile konuşmaktan çekinmemeli ve cinsel yaşam kalitesini artırmak için birlikte yeniliklere açık olmalıdırlar.”
Erkekleri Tahrik Eden Tuhaf Şeyler !
Erkekleri tahrik etmenin tek yolu çıplak bir beden mi sanıyorsunuz? İşte erkekleri tahrik eden 7 garip şey! Partnerinizi tahrik etmek, onu yatak odasına yönlendirmek için ne yapıyorsunuz? Vücut hatlarınızı belli eden elbiseler giymek ya da birlikte erotik filmler izlemek bir erkeği pekâlâ seks moduna sokabilir. Yalnız erkeklerin tahrik edici bulduğu son derece şaşırtıcı şeyler de var! İşte uzmanlara göre erkekleri en çok tahrik eden 7 beklenmedik şey! Chanel no.5 parfümünü bir kenara bırakın! Chicago’nun Tat ve Koku Araştırma Merkezi lavantayla karışık balkabaklı turta kokusunun erkeklerin penisindeki kan akışını arttırdığı tespit etti. Peki neden? Birbirine karışan balkabağı ve lavanta kokusu haz veren bir yemeğin anısını canlandırıyor ya da yalnızca erkeklerin biraz daha rahatlamış hissetmelerini sağlıyor. Lavanta ve balkabağı kokularını karıştırın ve sevgilinizin gönlünü kazanın! Panik duygusu erkekleri tahrik edebilir mi? British Colombia Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, erkekleri iki gruba ayırıp, bu grupları iki farklı köprüye çıkarmışlar. Metrelerce yükseklikte biri son derece güvenli olan, diğeri ise sürekli sallanan ve çok sağlam olmayan bir köprü üzerinde bekletmişler. Daha sonra bu gruplara bir anket doldurmaları gerektiğini sölylemek için bir kadın asistan görevlendirilmiş. Sağlam olmayan köprüde bekleyen gruptan daha riskli yanıtlar alınırken, tehdit altında olma hissi, beyinde oluşan tahrik ile bağdaştırılıyor. Panik halindeki erkekler karşılarındaki kadınlara, korkunun ve paniğin verdiği etkiyle daha çabuk ve kolay yeklaşabiliyor. Sevgilinizle buluşurken küçük kırmızı elbise giymeyi düşünür müsünüz? Sosyal Psikoloji ve Kişilik dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, erkekler değişik renkte kıyafetler giyen kadınlara daha çok dikkat ediyor. Erkekler, aynı kadının farklı renklerdeki elbiseyi giymesine rağmen, kırmızılı olanın daha seksi olduğunu söylüyorlar! Sevgililer günü kartları, Amsterdam’ın ünlü kırmızı ışıklı sokağı gibi unsurların yarattığı sosyal şartlanmanın bu noktada etkisi büyük. Belki de, biyolojimizi de suçlamamız gerekebilir! Kadınlar ve diğer memelilerin yüzlerinde yumurtlama döneminden önce bir kızarma meydana geliyor, bu yüz kızarması da erkekleri tahrik ediyor! Bacaklarınızı bronzlaştırmak yerine belki de kollarınızla uğraşmalısınız! Uzun kollu kadınlar erkeklerin bilinç altında daha sevecen ve anaç bir etki yaratıyor ve bu nedenle uzun bacaklı kadınlara göre daha çok farkediliyor ve beğeniliyorlar. Birbiriyle uyumlu iç çamaşırları erkeklerin yüksek moda zevkine hitab ettiği için bu listede değil! Erkeklerin uyumlu ve şık iç çamaşırlarından etkilenmesinin nedeni, pahallı iç çamaşırı takımlarının, kadınların göze hoş görünmek ve etkileyici olmak için harcadıkları çabayı yansıtması! Geniş kalçalar doğurganlığın ve kadınlığın simgesi! Kadınların kalçalarında omega 3 yağı bulunuyor ve hamile kadınların vücudundaki bu vitaminler kalçalarından plesantasına aktarılıyor. Böylece bebeğin anne karnındaki fiziksel gelişimi daha kuvvetli oluyor. Erkekler yakınlarında bulunan kadınları çekici buluyor! Erkekler, yalnızca aralarındaki ortak noktalar, benzerlikler nedeniyle değil ama karşılıklı paylaştıkları yakın ilişkiye bağlı olarak bir kadından hoşlanabilirler. Erkekler kadınlara göre, iş arkadaşlarıyla bir ilişki yaşamaya daha yatkın ve hevesliler, özellikle de aynı restoranda karşılaşıyorlarsa…
Çillerinize Bitkisel Yöntemler ile Veda Edin!
Çiller güneşe maruz kalmış bölgelerde oluşurlar: yüz,eller, göğüs ve sırt gibi. Bu kahverengi lekeler cilt tarafından üretilen bir pigment olan melaninin birikmesinden kaynaklanır. Vücutta var olan melaninin miktarı bireylerin cilt renklerinin tonunu belirler. Güneşe maruz kalındığında cilt UV ışınlarından gelebilecek zararı azaltabilmek için, reaksiyon olarak, daha fazla melanin üretir. Bu da melanin birikimine, dolayısıyla çil oluşumuna neden olur. Bitkisel yöntemler Limon suyu kanıtlanmış bir çil savaşçısıdır. Limonu cildinize doğrudan sürmeyin; limon suyunu parmak uçlarınızla cildinize yedirmeniz yeterli olacaktır. Sebze ve meyve maskeleri uygulayın. (Kayısı, çilek, salatalık gibi) Maydanoz suyunu eşit miktarda limon ve portakal suyuyla karıştırarak nemlendirici kreminizden önce uygulayın. Çillerinizin kaybolmasına yardımcı olacaktır. C vitamini açısından zengin besinler tüketin. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz. Ahmet Maranki’nin çillerin kaybolması için önerdiği karışım Yaklaşık olarak bir çay bardağı çiğ sütün içerisine bir adet salatalığı doğrayarak koyduktan sonra, bu karışımı iki saat bekletin. Daha sonra salatalıkları bir tülbentin içine koyun ve İçine koyduğumuz salatalıkları sütün içerisine sıkarak salatalıkların özünün süte geçmesini sağlayın. Bu işlemi gerçekleştirdikten emin olunduktan sonra bu kürü yüzünüzde oluşan çillere masaj yaparak sürün. Yaklaşık olarak 30 dakika kaldıktan sonra yüzünüzü gül suyuyla temizleyin ve yatın. Bu temizleme işlemine 15 gün devam edin. Günde iki kez uyguladığınız bu karışım çillerin yok olmasında faydalı olacaktır.
Seks Enerjinizi Ortaya Çıkarmanın 7 Yöntemi!
Yatak odasında problem mi yaşıyorsunuz? 7 adımda seks enerjinizi ortaya çıkarabilirsiniz! Nasıl mı? İşte Seks enerjinizi açığa çıkarmanın yolları… Yatak odasında problem mi yaşıyorsunuz? 7 adımda seks enerjinizi ortaya çıkarabilirsiniz! Nasıl mı? İşte Seks enerjinizi açığa çıkarmanın yolları… Seks enerjisi nedir ve seks enerjimizi nasıl ortaya çıkarırız? Seks enerjisi, bir ilişkide cinsel ve duygusal açıdan oldukça güçlüdür. Bazı seks uzmanları, cinsel enerjinizi tamamen açığa çıkarmak için bir süre sekten uzak durmanız gerektiğini ve seks yapmak yerine bu enerjinizi daha güçlü bir ruhsal dönüşüme harcamanızı söyler. İnsanların büyük bir bölümü için seks enerjisini yatak odasının dışında kullanarak ruhsal olgunluğa ulaşmak görünürdeki amaç değil. Partnerinizle birlikte özel dakikalarınızda seks enerjinizi yükseltmek için yapabileceğiniz birkaç şey var. Bu temel hareketler ilişkinizde seks enerjisinden yararlanarak partnerinizle aranızda daha güçlü bir bağ kurmanıza yardımcı olabilir.
Sivilce Nasıl Geçer?
Sivilce, özgüveni azaltan, sosyal hayatı etkileyen önemli bir sorun. Sadece ergenlikte döneminde değil, hayatın sonraki dönemlerinde de karşılaşılabiliyor. Peki ama yüzdeki, sırttaki ve vücudun diğer bölgelerindeki sivilcelerle nasıl baş etmek gerekir? Öncelikle kullandığınız kozmetik malzemelerini iyi seçmelisiniz Sivilceli cilde sahip olanların daha çok su bazlı kozmetikleri tercih etmesi gerekiyor. Yağlı kozmetik ürünler, gözenekleri tıkayarak, akne gelişmesine neden olmaktadır. Yağlı saç kozmetikleri; saçlarda ve alın hattında akne gelişmesine sebebiyet verebilir. Akneli cilde sahip olan kişilerin yağsız, su bazlı, non-komedojenik ibaresi bulunan kozmetik ürünleri tercih etmeleri gerekir. Sivilceli cildin nefes alamabilmesi için makyaj mümkün olduğunca az yapılmalı, gece yatmadan önce çıkarılmalıdır. Sivilcelerinizi ellemeyin Sivilcelerinizi sıkmak sivilcenin dağılmasını kolaylaştıracağı gibi aynı zamanda da leke kalmasına sebep olacaktır. O bölgeye elle temas halinde dahi mikrobun başka bir bölgeye yani sivilce olmayan bölgeye bulaşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir. Bol su için Böylece cildin esnekliği artar, atıkların gözeneklerden çıkmasına yardımcı olur. Sigara ve Alkol kullanmayın Cildi sıkı tutan elastik dokulara zarar verir. Kırmızı noktalar ve kaşıntı yapar. Stres tabi ki sivilcelerin çıkmasında da çok büyük bir etkendir. Bu yüzden stresten kaçının. Yiyeceklerinizi doğru seçin Sivilceye sebebiyet veren yiyeceklerden uzak durun. Kuruyemiş, turşu, baharatlı gıdalar gibi. Duş almayı sıklaştırın Terlediğiniz zaman duş alın. Terli cilt sivilceleri artırır. Bakteriler nemli ortamı sever. Nemli giysilerde giymeyiniz. Saçlarınızı mümkün olduğunca yüzünüzden uzak tutun. A Vitamini kurtarıcıdır A vitamini içeren yiyecekleri çok tüketin. A vitamini şu besinlerde bulunur. Havuç, yeşil biber, elma, armut, patlıcan, havuç, kereviz, lahana, karnıbahar, ıspanak, taze fasulye, patates ve domates. Evinizde de rahat ve kolay bir tedavi uygulayabilirsiniz. Limon suyu kurutucu ve leke giderici özelliğe sahiptir. Kekik ve lavanta suyu antimikrobik özelliktedir. Gül suyu arındırıcıdır. Papatya çayı iltihap dindiricidir. Yeşil çay iltihap dindiricidir. Cildi yenileyen antioksidanlar içerir. Yoğurt cildi yumuşatır ve pürüzsüzleştirir. Kil gözenekleri arındırır. Yulaf vitamin ve mineraller içerir. Öğütülmüş yulaf deriyi düzgünleştirir. Bal deriyi nemlendirir. Antimikrobik etkisi vardır. Gliserin yağlandırmadan nemlendirir. Meyveler ve sebzeler cilde çok faydalı, cildi yenileyen antioksidanlar içerirler. Elma ve üzüm sirkesi antimikrobik ve cildi yenileme özelliklerine sahiptir.
Kanser Konusunda 10 Yanlış İnanış
Kanser, günümüzde en çok korkulan ve tedavisi en zor hastalık grubu olarak görülmektedir. Dünyada ve Türkiye’de bilinen ölüm nedenleri arasında kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan kanserin görülme sıklığı, çevresel etkenler ve yanlış yaşam tarzı nedeniyle giderek artmaktadır. Kanseri önlemenin en önemli yolu ise hastalığı tanımak ve bu konuda bilinçlenmekten geçmektedir. Memorial Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Kandemir 1-7 Nisan Kanser Haftası’nda kanser hastalığı hakkında toplumsal bilinci artırmak amacıyla yanlış bilinenler hakkında bilgi verdi. Yanlış! Kanser bulaşıcı bir hastalık değildir. Dokunma, birlikte yaşama ve oturma ile kişi kanser hastalığını başka birine bulaştıramaz. Rahim ağzı (serviks) kanseri, karaciğer kanseri gibi bazı kanserlerin nedenleri arasında virüsler vardır. Bu virüsler insandan insana bulaşmaktadır. Yanlış! Hastalığı ilerlemiş kanser hastalarında ağrı daha çok görülmekle birlikte bazı kanserler hiçbir zaman ağrıya yol açmaz. Kanser, ağrı demek değildir. Ağrısı olan kanser hastaların da ilaçlar ile ağrı kontrolü çok başarılı bir şekilde sağlanabilmektedir. Yanlış! Vücuttaki tüm hücreler enerji için şeker tüketirler. Kanser hücrelerinin normal hücrelerden daha fazla şeker tükettikleri gerçektir. Bununla birlikte şeker yemenin kanseri büyüttüğünü, hastalığın kötüleşmesine yol açtığına dair bir kanıt yoktur. Şekersiz beslenmenin de kanserin iyileşmesine bir katkısı yoktur. Fazla şekerli beslenme kilo almaya yol açar. Obezitenin de bazı kanser türleri ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Sebzelerde, meyvelerde, tahıllarda doğal olarak bulunan şekerler vücudumuz için gereklidir. Kaçınılması gereken kekler, kurabiyeler, tatlılar ve bazı içeceklerde bulunan işlenmiş şekerlerdir. Yanlış! Kanserin kendisi saç kaybına yol açmamaktadır. İleri evre durumlarda bile bu durum görülmez ancak tedavide kullanılan bazı ilaçlar saç dökülmesine sebep olmaktadır. Ayrıca beyin ışınlaması gereken durumlarda radyoterapi nedeniyle görülebilmektedir. Ancak son yıllarda kanser tedavisinde giderek daha fazla kullanılan akıllı ilaçlar ile artık saç kaybı oluşmamaktadır. Yanlış! Tüm kanserlerin sadece %5-10’u kalıtsaldır; yani ebeveynlerden alınan genler nedeni ile olabilmektedir. Buna “kanser genleri” denilmektedir. Bu durumda genellikle aile üyelerinin çoğunda aynı tip kanser gelişebilmektedir. Meme, yumurtalık (over), kalın bağırsak kanserleri kalıtsal olabilen kanser türlerindendir. Bu genleri taşımak kanserin kesinlikle gelişeceği anlamına gelmemektedir, sadece gelişme riski daha fazladır. Yanlış! Ailede kanser hikayesi görülmemesi o kişide de kanser gelişmeyeceği anlamına gelmemektedir. Kanser gelişme riskini belirleyen en önemli faktörler yaşam tarzı ve çevresel faktörlerdir. Tüm kanserlerin %90-95’i bu faktörler nedeni ile gelişmektedir. Yanlış! Yapılan çalışmalarda şimdiye kadar koltukaltı ter ve koku gidericileri kullanan ve saçını boyatan kişilerde kanser riskinin arttığı gösterilmemiştir. Yanlış! Kanserin kesin tanısı çoğunlukla biyopsi ile konulmaktadır. Biyopsi ile tümörden doku parçasının patolojik incelenmesi ile kanserin varlığı ve tipi saptanır. Ayrıca uygulanacak tedavi belirlenmektedir. Biyopsi yapılması ya da ameliyat gibi doğru prensiplere göre yapılan bu cerrahi işlemler hastalığın yayılmasına, kötüleşmesine yol açmamaktadır. Yanlış! Kanser tek bir hastalık değildir. Farklı sebepleri olan farklı hastalıklar grubudur. Her kanser farklı özelliklere sahiptir. Tümör dokusunun bu özelliklerine göre tedavi belirlenir. Hastanın yaşına; diğer hastalıkların olup olmamasına; kanserin nerede olduğuna, yayılıp yayılmadığına, ne kadar yayıldığına göre de uygulanacak tedavi değişmektedir. Kısacası kanser tedavisi, “kişiye özel tedavi”dir. Yanlış! Günümüzde kanserden korunma, erken teşhis ve tedavi yöntemlerindeki ilerlemeler ile kanser etkili bir şekilde tedavi edilmekte, sağ kalım oranları %60’ı geçmektedir. Bu oran giderek artmaktadır. Tedavilerdeki başarı teşhis zamanında hastalığın yaygınlığına, kanserin türüne göre değişmektedir. Meme, kalın bağırsak, prostat kanserlerinde erken evrelerde tedavi mümkündür. Ayrıca testis kanseri, lenfomalar gibi bazı kanser türlerinde ileri evrelerde bile iyileşme sağlanabilmektedir. Sağlık Rehberi dışında kurumsal web sitemizde hasta ve ziyaretçilerimizin dikkatine alttaki rehberler de sunulmaktadır.