Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Güney Kore'ye Gitmek İçin 5 Sebep

-

2018 Kış Olimpiyatları’ndan önce...

Artistik patinajcıların dansları zihninizde canlanmaya başladıysa, Pyeongchang’taki Kış Olimpiyatları için çoktan havaya girmişsiniz demektir. Fakat milyonlarca kişi 2018 Kış Olimpiyatları için Güney Kore’ye üşüşmeden önce de yarımadayı ziyaret için aklımızdan onlarca sebep geçiyor bizim: Baş döndürücü yürüyüş yolları, aydınlanmaya giden Budist patikaları, botanik bahçeleri ve nefes kesici gündoğumları (bir de yemek!)... Hanguk, nam-ı diğer Kore Cumhuriyeti, yazın tıpkı bir yeşil çay gibi yavaş yavaş demleniyor; biz de bu nedenle favorimiz olan birkaç yeri Kore seyahatinize eklemlemeniz için listeleyelim istedik.

1. Seokbulsa Tapınağı

“Güzelliği bulmak için tüm dünyayı dolaşsak da, onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayız” der Ralph W. Emerson. Bilgece. Fakat kendisinin Geumjeong Dağı’na oyulmuş 40 metre yüksekliğindeki Buda heykelini hiç görmediğini tahmin ediyoruz. Seokbulsa Tapınağı, Busan’ın dışında kalan göz alıcı bir cevher; ve tıpkı tüm diğer hazineler gibi azimli bir keşfe ihtiyaç duyuyor. Botlarınızı bağlayın, mataralarınızı doldurun ve 600 metrelik tırmanışınız sırasında şu mantrayı tekrar edin: “Gayretim ödüllendirilecek.” Burada dağların, denizin ve gökyüzünün sonsuz manzarası ile ikiye katlanan mutlak sükunet, ertesi gün hissedeceğiniz ağrıların tümüne değecek.

Seokbulsa Temple. Photo by AL CASE.

2. Boseong Yeşil Çay Tarlası

Yeşil çayın sağlığa iyi geldiği ve yaşamı uzattığı gerçeği artık bir sır değil. Fakat bu sihirli iksir tam olarak nereden geliyor? Market raflarındaki tüm paketleri garanti edemeyecek olsak da Kore çayının yüzde 40’ı Boseong’un o meşhur kademelendirilmiş tarlalarında üretiliyor. Burada, ormanlı patikadan aşağı yapacağınız kısa bir yürüyüş sizi gözetleme noktasına götürecek ve karşınıza yemyeşil tarlaların coşkun görüntüsünü çıkaracak. Burayı ziyaretiniz sırasında henüz valizinizi eşe dosta vereceğiniz hediyelerle doldurmadıysanız, kuru yeşil çay poşetlerinden birkaç tane kapmayı ihmal etmeyin. Eğer çayın kokusu size kış rahatlığını anımsatacak olursa da unutmayın ki hemen 10 kilometrelik bir mesafede Yulpo plajının kumlu ve çam ağaçlarıyla kaplı sahili sizi bekliyor.

Boseong Tea Plantation. Photo by Quan H. Kim.

3. Suncheon Bay

Doğa Ana’nın Güney Kore’ye oldukça cömert davrandığı su götürmez bir gerçek. Şöyle düşünün: Büyük şehirler dahi kesif ormanların içerisinde, dağ manzaralı ve plajlara kolay erişimle karşınıza çıkıyor. Ancak neden burası? Çünkü Suncheon Bay insanların doğayı gerçekten de geliştirebileceklerinin apaçık kanıtı. Çok çeşitli bitki türlerine ve deniz hayatına ev sahipliği yapan bu sahil bataklığı, muazzam büyüklükteki insan yapımı bahçesi sayesinde daha da büyüleyici bir görsellik sunuyor üstelik. Bir an İtalyan Rönesansının Medici Villa bahçeleri boyunca geziyor, hemen ardından bir bakmışsınız Çin pagodasının önündeki taşların üzerine basarak dengede kalmaya çalışıyorsunuz… Labirentin içerisinde çok dönmeyin yeter.

Suncheon Bay Garden. Photo by Quan H. Kim.

4. Shinsegae

Boyut önemlidir. En azından söz konusu alışveriş olunca, Shinsegae’nin açık ara birinci geldiğini söyleyebiliriz. Fakat bu büyük alışveriş merkezinin öne çıktığı farklı bir neden daha var: O da jjimjilbang. Bu geleneksel Kore hamamı yıkanma ve arınma için size hiç kuşkusuz en ileri düzey deneyimi yaşatıyor. İster yumuşak bir cildin peşinde, isterseniz de sırt ağrısından kurtulmaya çalışıyor olun, Spa Land’in kaplıcaları ve saunaları sizi sıkıntılarınızdan hemen oracıkta kurtaracak. Sıcağa yeterince doyduğunuzda hemen serin açıkhava kaya havuzlarına doğru kaçın. Ardından atıştırmalık barına uğrayın ve gözde bir tıraşlanmış buz tatlısı olan bingsu ile ferahlama yoluna gidin. Dilerseniz daha doyurucu bir şey denemeniz de mümkün tabii; Shinsegae’nin yemek alanı klasik Kore mutfağından Batı mutfağına sizi birçok mutfak kültürüyle buluşturuyor, ve bunu da devasa bir buz pateni sahası manzarasıyla yapıyor olacak.

Busan. Photo by Thomas Wanhoff.

5. Jeju-Do Adası

Gerekiyorsa eğer 3 farklı alarm kurun, çünkü hava hâlâ karanlıkken uyanacak ve güneş ufukta yükselmeden bir saat önce Seongsan Sunrise Peak’in altına ulaşmış olmak isteyeceksiniz. Endişelenmeyin, bu süre 5 bin yaşındaki volkanik kraterin 180 metredeki en yüksek tepesine tırmanmanız, yerinizi kapmanız, fotoğraf makinenizi ve tripodunuzu kurmanız ve yeni günün şafağının tadını çıkarmanız için size yeterli zamanı veriyor olacak. Gökyüzünün olağanüstü sunumunu yakalamanızın ardından günün geri kalanını Udo Adası’nda, beyaz kumlu sahilin zümrüt yeşili suyla buluştuğu yerde geçirin. Feribotun yakınında bir bisiklet kiralayın ve tüm adayı iki saatten az bir sürede tamamen keşfedin (tabii buna oradaki birçok restorandan birinde taze deniz mahsülleri yiyerek geçireceğiniz zaman dilimi dâhil değil). Daha fazla doğal gösteriye tanıklık etmek isterseniz de 22 metre yükseklikteki Cheonjiyeon Şelalesi’ni ziyaret edin. Pro tip: Gece tekrar gelin. Mehtaplı versiyonu burayı asla terk etmemeniz konusunda sizi ikna edebilir.

Cheonjiyeon Waterfall. Photo by Mohamed Yahya.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir