İzledikten sonra Kapadokya'ya uçak bileti almak isteyeceğiniz bir tanıtım filmi. Ahiler Kalkınma Ajansı'nın Kapadokya bölgesini tanıtmak amacıyla yaptırdığı bu tanıtım filmi yaklaşık 4 ay süren bir çalışmayla ortaya çıkmış. Nevşehir Ürgüp yöresine ait “Dam Başında Sarı Çiçek” türküsünü yorumlayan Fuat Saka' nın sesiyle bölgenin tarihi, turistik ve kültürel unsurlarına yer verilmiş. Filmin yapımında yaklaşık 30 kişi çalışmış.Her mevsimin güzel olduğu Kapadokya'yı halen görmediyseniz, bir kez daha düşünün..
Avrupa Birliği, tütün ve tütün ürünleri ile mücadele kapsamında, sigara paketleri üzerindeki yer alacak yeni fotoğrafları yayımladı.Avrupa Birliği (AB), sigara paketleri üzerinde yer alacak fotoğrafları değiştirdi. Birliğe dahil ülkeler, kan tüküren kadın, çeşitli uzuvlarını kaybeden insan, tütüne maruziyetten dolayı yoğun bakımda tedavisi yürütülen bebek ve çocuk fotoğraflarını paketler üzerinde kullanacak.Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Bilir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının azaltılması için farkındalık artırıcı ve caydırıcı çeşitli yöntemlerin uygulandığını söyledi.Bunlar arasında tütün ürünleri paketleri üzerinde yazılı ve fotoğraflı uyarıların yer almasının da bulunduğunu belirten Bilir, dünya genelinde kullanımı giderek artan bu uygulamanın, Türkiye'de de 2010'dan beri sürdürüldüğünü anlattı.Tütün ürünleri paketlerinin üzerindeki yazılı ve resimli uyarıların, paketlerin toplam yüzeyinin yüzde 65'lik alanını kapsadığını dile getiren Bilir, 'AB mevcut resimli uyarıları değiştirdi ve yeni resimleri yayınladı. AB'ye dahil ülkeler şimdi bu resimleri kullanmaya başlayacaklar' dedi.Dünyada 77 ülke uyarı fotoları kullanıyorProf. Dr. Bilir, Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi'ne göre, tütün ürünleri paketleri üzerinde sigara kullanmanın olumsuz sonuçlarına işaret eden yazılı ve fotoğraflı uyarı mesajlarının yer alması gerektiğini vurguladı.Şu anda dünyada 77 ülkenin, tütün ürünleri paketleri üzerine fotoğraflı uyarıları bastığını anlatan Bilir, şunları kaydetti:'Ancak Dünya Sağlık Örgütü yazılı ve resimli uyarıların, paket yüzeyinin yüzde 65'ini kaplamasını önermektedir. Dünya Sağlık Örgütünün bu önerisini dünyada ancak 12 ülke karşılamaktadır. Türkiye'de bunu yerine getiren ülkeler arasında yer almaktadır.Bir süreden beri 2010'da basılan resimleri değiştirmek için Avrupa Birliği tarafından hazırlanan resimlerin yayınlanmasını bekliyorduk. Yeni resimler öncekilere göre daha etkili görülüyor. Şimdi Tütün ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurulunun bu konuyu gündemine alarak yeni resimleri belirlemesi ve tütün endüstrisini bu yönde bilgilendirmesi gerekiyor.'Örnek 12 ülkePaketin yüzde 65'lik bölümün kaplayacak büyüklükte resimli uyarı basan 12 ülke şunlar:'Tayland yüzde 85, Avustralya yüzde 82,5, Uruguay yüzde 80, Kanada, Brunei ve Nepal yüzde 75, Togo, Türkiye, Türkmenistan, Mauritus, Meksika ve Venezuella yüzde 65.'AB'nin tütün ürünlerinin paketleri üzerinde, kan tüküren kadın, çeşitli uzuvlarını kaybeden insan, tütüne maruziyetten yoğun bakımda tedavi gören bebek ve çocukların fotoğrafları yer alıyor.Zeynep Akyıl - Yeşim Sert Karaaslan, AA
Eğer karşınızdaki size nerelisin diyorsa verebileceğiniz tek bir cevap yoktur.Çoğunlukla Osmaniye diyip yanına bir de Adana demeniz gerekecektir.Çünkü 1996 da il olan bu küçük şirin ilimizin hala Adana ya bağlı bir ilçe olduğunu düşünenler çokca mevcuttur.
Estetik ve güzellik anlayışı çağlar boyunca sürekli değişikliğe uğramış bir olgu. Kimi zaman kilolu olmak güzellik işaretiyken yakın zamana kadar sıfır beden olmak güzel olmanın şartıydı. Tam 2015 yılına doğru içimize sinen bir güzellik olgusunu oturttuk diye düşünürken Kim Kardashian tam bir bencillik örneği göstererek ortalığı yine bulandırdı ve 'Wide Load' dediğimiz akımı başlattı. Keşke olmasaydı...
Türümüzün baba mesleği Astroloji'nin anlattıkları karakterler tarih boyunca farklı şekillerde yazıldı, çizildi. Şimdi göreceğiniz fotoğraflar da onlardan biri fakat biraz korkunç ve bir o kadar da karizmatikler. İşte bazen kendimizi bir anda okuyor bulduğumuz 12 burç!
İnsanların evde hayvan besleme alışkanlığı, yabanıl hayvanlardan bazılarını evcilleştirdikleri tarih öncesi çağlara kadar uzanır. Başlangıçta yarar üstüne kurulan insan-hayvan ilişkisi giderek karşılıklı sevgi ve dostluk bağlarıyla güçlenmiş, insan bazı hayvanları hiçbir çıkar gözetmeksizin, yalnızca hoşlandığı için evinde beslemeye başlamıştır. Kimilerine göre evcil hayvan besleyenler zamanla hayvan dostlarına benzemeye başlarmış. Aşağıdaki örnekler ise sanki tersini söylüyor...
Bir tür konuşma bozukluğu olan kekemelik konuşma esnasında ya da konuşmaya başladıktan sonra oluşan ses ve hece yenilemeleri, tekrarlama, uzatma, konuşma akıcılığında duraklama şeklinde çeşitli bozuklukları kapsamaktadır. Konuşmadaki ritim bozukluğu olarak da adlandırılan bu hastalığın nedenleri psikolojik, fizyolojik ya da kalıtımsal nedenlerden kaynaklanabiliyor.Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, konuyla ilgili görüşlerini paylaşıyor.Araştırmalar göstermiştir ki çocukluk döneminde kekelemenin geçici olarak ortaya çıkma nedeni çocuklardaki düşünme hızının konuşma hızından daha fazla olmasıdır. Kekeleyen çocuklar genelde düşünülenin tersine zekidir. Çocuklar hızlı düşündüğü için düşünme hızı önde konuşma hızı arkada kalır. Aile tarafından çocuğun konuşmasının düzeltilmesi için baskı yapılmaz ise kekemelik kendiliğinden de geçebilir Kekemeliğe sebep olan faktörler korku ve strestir. Ebeveynlerin beklentilerini yerine getiremeyen, baskı ve kontrol ruhuyla büyütülen bir çocukta da kekemelik ortaya çıkabilirÇocukların dil gelişimini tamamlaması bir süreçtir. Ebeveynler için çocuklarının ilk sarf ettikleri sözler heyecan ve mutluluk kaynağıdır. Ancak konuşma sırasındaki yenilemeler ve bir sözcüğün aranması anne- babanın kulağına kekeleme gibi gelebilir. Bunun nedeni çocukların 2-7 yaş arasında, en sık da 3-5 yaş arasında normal akıcı olmayan konuşma döneminde olmalarıdır. Yaratılış olarak kadınların beyinlerinde konuşmayla ilgili olan kısım erkeklere göre daha etkin çalışır. Bu nedenle erkek çocuklarında normal akıcı olmayan konuşma dönemi kız çocuklara oranla 4-5 kat daha fazla görülür.Bu yaşlardaki çocuklar dil gelişimini hala tamamlıyor olduğundan konuşma esnasında oluşan aksamalardan ötürü ‘’çocuğum kekeme ‘’diye anne babaların paniğe kapılmaması gerekir. Ancak konuşma sırasında çocuğun sözcüğü tekrar etmesi kulağa sanki kekeleme gibi gelir. Anne babalar çocukların gelişimi konusunda kuruntuya kapılarak, olayı büyütürler ve kendi kendilerine tanı koyup çocuklarının kekeme olduğuna karar verirler.Oysa yapılması gereken serinkanlı olmak ve her çocuğun bu gelişim döneminden geçmek durumunda olduğunu bilmektir.Kekemeliğin aşılmasında en önemli etken sevgi dilidir. Öncelikle çocuk anne babasının ona sevdiğini hissetmelidir.Anne baba çocuğun ruhsal ve duygusal gelişim için sağlıklı bir ortam yaratmalıdır. Ebeveynler aralarındaki sorunları çocuğa yansıtılmadan çözülmelidir. Çünkü gergin ortamların kekemeliği arttırmaktadır.Çocuk konuşma esnasında teklediğinde ya da bir sözcüğü aradığında asla sinirlenmeyin ve sabırlı bir şekilde konuşmasının bitmesini bekleyin.Çocuk konuşurken göz kontağı kurun.Konuşma sırasında teklediğinde cümleleri asla onun yerine tamamlamayın.Başkalarının yanında çocuğun kusuru hakkında asla konuşmayın.Daha akıcı konuşan akranlarıyla çocuğu asla kıyaslamayın. Böyle bir kıyaslama çocuğun iyileşme sürecini yavaşlatır.Özellikle alay etme ve konuşmaya zorlamanın olumsuz etkisi fazladır. Arkadaş çevresinde eksik konuştuğu için başka çocuklar tarafından alaya alınması engellenmeli bunun için gerekirse öğretmenin desteği alınmalıdır. Öğretmen bu durumdaki bir çocuğa nasıl davranılması gerektiğini, bunun geçici bir dönem olduğu ve dalga geçilecek bir durum olmadığı hususunda öğrencilerini yönlendirmesi faydalı olacaktır.Saglikdanisma.net
Örgü örmenin bir sanat olduğunu; emek,sabır ve kararlılık isteyen bir iş olduğunu annelerimizden duymuşuzdur. Genelde yavrularına soğuk havalarda üşümesinler diye kazak, hırka, bere vb. ören, çocuklarına çeyizlik düzen annelerimiz, Sanat derken, aşağıdaki fotoğrafları mı kastediyorlardı acaba?
Seriyi izleyenler, kitabı okuyanlar bileceklerdir, orta dünya'da seks döndüğüne dair bir ipucu yok. Sadece Aragorn ile Arwen'in öpüştüğünü biliyoruz, Sam'in çocukları olması sebebiyle illaki sevişmişlerdir diyoruz ama gerisi yok. Zaten Orta Dünya'da Elf'leri çıkarınca neredeyse kadın yok, olan da savaşçı sekse vakti yok, erkekler hep savaşta zaten. Dolayısıyla bünyelerde biriken gerginlik neredeyse elle tutulur hale geliyor.
Kıyafet kadar insanın kişiliğini yansıtan bir şey daha yok. Peki senin karakterinle en uyumlu kıyafet hangisi? Platform topuklular mı, oduncu gömlekler mi, crop tshirtler mi, yoksa daha başka bir şey mi? Cevabı testte...
3 Boyutlu yazıcılar üretime yeni bir boyut kazandırırken bir çok sektörde bundan nasibini alıyor. Daha önce silah,pizza, uzayda İngiliz anahtarı üretmek gibi çok farklı işlerde kullanılan 3 Boyutlu yazıcılar bu kez ise otomobil üretmek için kullanılıyor.Geçtiğimiz yıl duyurusu yapılan 3 Boyutlu yazıcıdan üretilen Strati 2015 Uluslararası Otomobil Fuarında görücüye çıktı. Local Motors'un ürettiği araç 44 saatlik bir yazdırma süresinin ardından 3 Boyutlu yazıcı ile üretilebiliyor, ancak şirket aracın yapım süresini bir yıl sonra 10-12 saat seviyesine çekmeyi amaçladığını söylüyor. Tamamen geri dönüştürülebilen maddeden üretilen araç 40 Km/saat hıza ulaşabiliyor. Şehir içi ulaşım için tasarlanan 2 kişilik araç 800 kg ağırlığa sahip.Aktif kullanımda ömrü 5-6 yıl olarak belirtilen araç bu yıl içerisinde 15 ile 25 bin euro fiyat aralığında satışa sunulacak.
Kabul edelim ki, tüm insanlar gibi bizim de bazı alışkanlıklarımız var. Zihnimiz ve bedenimiz, bizi biz yapan bazı uyarıcılara ve hareketlere bağımlı. Bu bakımdan, alışkanlıklarımız bizi içlerine hapseden koruma duvarları gibi.Tırnak yemek gibi artık istemsizce gerçekleşen alışkanlıklar gibi, sigara içmek de giderek duyarsızlaşarak yaptığımız alışkanlıklarından biri.The Powert of Habit (Alışkanlığın Gücü) kitabının yazarı Charles Duhigg'e göre,doğuştan alışkanlık diye bir şey yoktur, onları biz oluştururuz. İyi, kötü yada önemsiz olarak nitelendirdiğimiz alışkanlıklar, 'alışkanlık döngüsü' diye adlandırılan psikolojik bir yapıyla başlar.Bu döngü, üç ana bölümü kapsayan bir süreçtir. İlk adım, bu davranışı beyninize ileterek, müsaade eden tetikleyici süreçtir. İkinci adım davranışın kendisi, üçüncü adım ise ödüllendirme yani beynin bir davranışı yaptığında ters bir durumla karşılaşmamasıdır.Alışkanlıklarımıza bir kez bağlandığımızda, bu bağı koparmak oldukça güçtür. Çünkü çoğu sefer onları yaptığımızı unuturuz. Tekrarlama döngüsü yüzünden, artık alışkanlık dediğimiz davranışlar, istemsizce yapılan aksiyonlara dönüşür. Mesela ben, bu galeriyi hazırlarken, istemsiz bir şekilde elimi ağzımı götürüp, ara ara tırnaklarımı yedim. Görünen o ki, bu alışkanlığın kölesi olmaya başlamışım. Ama tüm alışkanlıklar bu kadarla kalmıyor, bazı alışkanlıklar, hayatımızı kontrol edip şekillendirmeye yetecek kadar güce sahip olabiliyor.Kullandığımız, tükettiğimiz bazı maddeler -sigara,alkol vb.- bağımlılık yapan özelliklere sahip olup, alışkanlığı kırmayı imkansız hale getirseler de, bu kötü alışkanlıkları, iyi olanlarla değiştirebilmemiz bazı yöntemler mevcut. Bu bahsedilen süreç ise, sadece 66 gün alıyor.Hayatınızdan bir alışkanlığı çıkardığınızda, aynı şekilde yerine yeni bir tane eklersiniz ve bunu istemsiz olarak yaparsınız. Önemli olan, kötü alışkanlıkları çıkartıp, yerlerine iyi olanları koyabilmemiz. Örneğin, yatmadan önce birkaç bölüm dizi izliyorsanız, onun yerine okuyabildiğiniz kadar kitap okuyabilirsiniz. Yemeğin yanında kola gibi gazlı içecekler tüketiyorsanız, onun yerine su tüketmeye başlayabilirsiniz.Aşağıda size bu yolda yardımcı olabilecek 4 aşamalı bilimsel önerileri göreceksiniz. Uygulayıp, uygulamaması size kalmış.
İstanbul’da gezilecek yerleri bulmak herkesin zorluk çektiği bir çaba. Haftasonunda İstanbul’da ne yapılır diyenler veya birkaç gün için İstanbul’a kaçamak yapanlar için birçok alternatif var. Ancak bunun en teknolojik yolu ise akıllı telefon uygulamaları . Mekan öneri uygulamalarını kullanarak İstanbul’daki gezilecek yerleri iki dokunuşla bulabilirsiniz. İşte İstanbul’da gezilecek yerleri bulduracak 7 uygulama…
Kadınların kendilerini tatmin etmelerine yarayan vibratörleri günümüzde ayıcık şeklinde, kolye formunda, uzaktan kumandasıyla ve gökkuşağından hallice renk seçenekleriyle görebilmek mümkün. Peki, günümüzde kullanılan vibratörlerin 20. Yüzyıl'da icat edildiği düşünülünce, kadınlar dildo’dan önce kadınlar ne yapıyordu? The Well Collection'ın Londra'daki son sergisi 'The Institute of Sexology'de sergilenen parçalar kadınların vibratör kullanımının 28 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu gösteriyor.Playtusu.com'da yer alan habere göre, sergide Berlin yakınlarındaki Ulm'da bir mağarada bulunan 28.000 yıllık ve 14 farklı silttaşından yapılan antik bir dildo yer alıyor. Seksin tarihine ışık tutan, insanların cinsel hayatlarındaki eğilimleri belgeleyen sergi, cinselliğin evrimini özetliyor. Sergi 20 Eylül 2015'e kadar devam edecek.T24
Başarılı iş insanı İshak Alaton, gençlere mutluluk ve başarı yolunda ışık tutacak tecrübelerini Mehmet Gündem'in hazırladığı Lüzumsuz Adam kitabında anlattı. Bu kitaptan alıntılanan bazı bölümleri siz değerli Onedio okuyucularıyla paylaşmaya devam ediyorum. Daha önce hazırladığım galeriyi buradan ziyaret edebilirsiniz: İshak Alaton'dan 14 Hayat Dersi(Kaynak: Lüzumsuz Adam İshak Alaton / Mehmet Gündem / Alfa Yayınları)
Uluslararası Profesyonel Düğün Fotoğrafçıları kuruluşu, her yıl dört kez bir araya geliyor ve yılın en iyi düğün fotoğraflarını seçiyor. Bu kuruluş işinde gerçekten çok iyi olan profesyonel fotoğrafçılar tarafından kurulmuş ve bu nedenle, dünyanın dört bir tarafından yarışmaya katılan düğün fotoğrafları sanatsal kompozisyon dikkate alınarak değerlendiriliyor.Yarışma 20 farklı kategoride yapılıyor ve her kategori için yılda dört kez birinci seçiliyor. Bu içeriğimizde, geçtiğimiz yıl birincilik kazanan 80 fotoğraftan en iyi 20 tanesini sizlerle buluşturuyoruz. İşte birbirinden hoş o 20 düğün fotoğrafı, ülkeleri ve fotoğraf sanatçıları;
Aslanlar ve diğer vahşi hayvanlara karşı dikkatli olmanız gerekir. Ama bu demek değil ki onlar hiç bir şey hissetmeyen soğukkanlı birer seri katil. Güney Afrika'da 69 yaşındaki aslan bakıcısı Frikkie Von Solms bu durumu çok iyi biliyordu ve 11 yılını nazik, hassas ve sevgi dolu Zion'a harcadı. Zion, Simba adlı dişi aslandan kafeste doğdu ama babası onu öldürecek korkusuyla annesi ile ayrıldı. Von Solms'la büyüyen aslan yumuşacık bir karaktere sahip oldu.
İzlanda'da kasım ayı içinde küçük bir çatlak ile başladığı söylenen Vatnajökull'ın volkanının lav hareketleri bugün itibari ile çok büyük alanlara yayılmış durumda ve son 200 yılın en büyük lav hareketi olduğu söyleniyor. En son 1783-1784 yıllarında Laki, İzlanda felaketinden bugüne kadar bu denli büyük bir lav hareketinin görülmediği de belirtiliyor.