3. Havalimanı İnşaatındaki Göl Suları Karadeniz’e Boşaltılıyor
İstanbul’da üçüncü havalimanı inşaatı sahasında kalan 70 gölün suyu, kanal açılarak Karadeniz’e boşaltılıyor. Uzmanlar, kuraklık nedeniyle su sorunu yaşayan İstanbul'da bu göllerdeki suyun analizleri yapıldıktan sonra yeniden kullanılabileceğini kaydetti. Hidrojeoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Özler, bölgedeki büyük göllerin suyunun terfi istasyonları ile Terkos Gölü'ne taşınabileceğini ifade etti. İSKİ yetkilileri de, bölgedeki suların içme suyu olarak kullanılmasının uygun bulunmadığını belirtti.İstanbul’un kuzeyine yapılacak olan üçüncü havalimanı projesinin çalışmaları aralıksız devam ediyor. Dünyanın en büyük havalimanı olarak lanse edilen projenin nihai Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna göre, bölgede yapılacak çalışmalarda önemli miktarda dolguya ihtiyaç olacak. Raporda, bölgedeki taş ocakların doldurulmasının yanı sıra su birikintilerinin de ortadan kaldırılması gerektiği kaydediliyor.Evrensel'in haberine göre, havalimanı çalışmaları kapsamında tıpkı ÇED raporunda belirtildiği gibi göl suları kanal açılarak Karadeniz’e boşaltılmaya başlandı. Çapının 3 kilometreyi bulduğu derinliğinin ise 50 metreyi aştığı Akpınar merası ile İmrahor arasında kalan bir gölün suyu iş makineleriyle kanal açılarak Karadeniz’e akıtılmaya başladı. İş makineleriyle açılan kanaldan göl suyunun denize akıtılması köylülerin tepkisini çekti. İstanbul’da su sıkıntısının yaşandığı günlerde göl suyunun bu şekilde denize akıtılmasının önüne geçilmesini isteyen köylüler, “Gölde yaşayan balıklar da denize gittiğinde ölecek” yorumunda bulundu.‘TEMİZ SULAR TERKOS GÖLÜ’NE TAŞINABİLİR’Konunun uzmanları da bölgede tahliye edilen suların yeniden kullanılabileceği görüşünü dile getirdi. Gelişim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hidrojeoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Özler, bölgede kömür ve taş ocakları nedeniyle oluşan boşlukların zamanla yağmur suları ile dolarak göl haline geldiğini söyledi. Göllerdeki suyun bu haliyle ekonomik değerden uzak olduğunu ancak analizi yapılıp temiz olan göl sularının terfi istasyonları ile Terkos Gölü'ne taşınabileceği değerlendirmesinde bulundu. Özler, 'Bu haliyle sadece Karadeniz'e deşarj edilebilir. Bu göllerin suları ancak Terkos Gölü'ne aktarılabilirse bir anlam ifade edebilir. Terkos Gölü'nde terfi ve pompa istasyonu bulunuyor. Büyük göller için belki ortak bir pompa istasyonu kullanılarak sular aktarılabilir.' dedi.Suyun kalitesinin bu konuda belirleyici olacağının altını çizen Özler, 'Kömür ocaklarının dolmasıyla oluşan göllerde su kalitesinin kötü olduğunu ancak taş ocaklarındaki suların aktarılabileceğini düşünüyorum. En doğru yol buradaki suların analizlerinin yapılıp çıkacak su kalitesine bağlı olarak hangilerinin kullanılıp kullanılmayacağına karar verilecek. Rezervleri de tespit edildikten sonra karar verilmesi lazım. Bölgedeki büyük göllerde maksimum İstanbul'un ihtiyacının yüzde 5'i kadar bir kaynağının olabileceğini tahmin ediyorum.” diye konuştu.Göllere yakın köylerde oturan vatandaşlar da suların Karadeniz’e boşaltılmasına tepkili. Ahmet Yılmaz isimli bölge sakini birkaç haftadır göl suyunun çekilmeye başladığını belirterek 'Şu anda burası mera, etrafında hayvanlar var. Göl çekilmeye başladı, su kanal açılarak denize veriliyor. Gölde yaşayan balık ne varsa olduğu gibi denize gidiyor. Toprağı alıp götürmesin diye suyu yavaş yavaş denize veriyorlar.” dedi.Balık tutmaya gelen Hasan Yılmaz ise, “Yukarıdaki gölü buraya bağlayacaklarmış. Suyu getirecek olan boruları döşediler. Burada çalışan yetkililere sorduğumuzda yukarıda kapalı olan alandaki gölün suyunu buraya bağlayacaklarını söylediler. Ama ne için boşaltacaklarını bilmiyoruz.” dedi.İSKİ: İÇME SUYU OLARAK KULLANILMASI UYGUN BULUNMAMAKTADIRİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) yetkilileri de Yeniköy ve Akpınar Köyleri arasındaki bölgede bulunan 70 kadar göl ya da su birikintisinin içme suyu olarak kullanılmasının uygun bulunmadığını dile getirdi. İSKİ yetkilileri, bunun sebeplerini şöyle sıraladı: “Su kalitesi mevcut ham su kaynaklarımızın su kalitesi seviyesinde değildir. Membaı olmayan su göletleridir. Mansabı olmadığından suyun yenilenme imkanı bulunmamaktadır. Suyun cazibe ile Terkos Gölü’ne aktarılma olasılığı yoktur. Suyu göletlerden en az 80 metre terfi edecek istasyonlara ihtiyaç vardır. Toplam su miktarı yaklaşık 15 milyon m3 hesap edilmiş bu suyun ancak 8 milyon m3’ünün kullanabileceği görülmüştür.”Yetkililer, bu sebepler doğrultusunda taş ocağı göletlerinde biriken suların, su kaynağı olarak değerlendirilmesinin fizıbl görülmediğini kaydetti. “Kurumumuz enerjisini Melen Projesi’nin 2. Kademesi’nin tamamlanması, imkan olan yerlerde su kuyularıyla kaynak oluşturmaya ve mevcut kaynaklarımızın optimum kullanımına harcamaktadır.” dedi.ÇED RAPORU: SULAR; İNŞAAT İÇİN KULLANILACAK, CANLI YAŞAM YOK OLACAKHazırlanan 2 ayrı ÇED raporunda yer alan değişiklikler dikkat çekmişti. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında yayımlanan ilk rapor Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne bağlı İnceleme Değerlendirme Komisyonu’na gitti. Komisyonun incelemesinin ardından 22 Nisan’da ‘Nihai ÇED Raporu’ hazırlandı.İlk raporda havalimanının yapılacağı alanda 70 göl, gölet ve gölcük olduğu belirtilirken, nihai rapora tüm bu alanlar ‘büyüklü küçüklü su birikintisi’ olarak yansıdı. İlk raporda 660 hektarı kapsayan göl alanlarıyla ilgili detaylı bilgiler verilmişti. Ancak nihai ÇED raporunda 70 adet büyüklü küçüklü su birikintisi olduğu, buralardaki suların inşaat aşamasında kullanılacağı, hafriyatın da yine buralara doldurulacağı, bu alanlardaki canlı yaşamlarının da yok olacağı belirtilmişti.Raporda şu ifadelere yer veriliyor: “Göller, akarsular, yeraltı suyu işletme sahaları, proje alanı ve yakın çevresinde bulunmaktadır. Proje alanında 70 adet büyüklü küçüklü geçici su birikintileri bulunmaktadır. Proje sahasına kuzeybatıda 2,5 km mesafede Terkos gölü yer almaktadır. Ayrıca proje alanında birçok akar ve kuru dere bulunmaktadır söz konusu dereler, su birikintileri zemin ve arazi düzenleme çalışmaları sonucu doğal özelliklerini yitirecek hafriyat ve dolgu malzemesi ile doldurulacaktır. Bu alanlar ve yakınlarındaki sucul yaşam ve canlı yaşam yok olacaktır.”Orhan FIRAT / Mutlu ÖZAY | Evrensel
Türk Erkeğinin Her İhtiyacını Karşılayacak 20 Robot
Robotlar her geçen gün gelişen teknolojiyle hayatlarımıza biraz daha sokuluyorlar. Kadınlarımız çok şükür kendi söküklerini kendileri dikecek kabiliyetteler ancak erkeklerimizin medeni yaşam içinde bir çok konuda ihtiyaçları var. Gelecekte belki tüm bu ihtiyaçları robotlar karşılıyor olacak. Peki standart bir Türk erkeğinin hangi ihtiyaçlarını robotlar karşılayabilir ki? İşte size her türlü ihtiyaca cevap verecek 20 robot:
Profesyonel Sporcuların Bir Sırrını da Biz Açıklıyoruz
Spor dünyasının yakında tanıdığı ve bildiği Booster Çoraplar ne işe yarar, aslında nedir bilmek ister misiniz? Bir çok sporcu performansı artırdığını biliyor. Peki bunu nasıl yapıyor ve çalışma mekanizması nasıl gelin biraz daha yakından inceleyelim..http://www.youtube.com/watch?v=KEoDE_ocYvw
Çikolata Tepeleri
Çikolata Tepeleri Bohol, Filipinler de bulunan sıradışı bir coğrafik oluşumdur. Yaklaşık 1268 koni şekilli aynı boyutlarda tepeler 50 kilometrekare dan fazla yer kaplar. Tepeler yeşil otlarla kaplıdır ve kuru mevsimde kahverengi renk alırlar, bu renkten dolayı çikolata tepeleri olarak adlandırılmışlardır.Çikolata Tepeleri Bohol'un en çok turist çeken mekanlarındandır.Bölgenin doğal zenginliklerinin en önemli sembollerindendir. Filipinler Turizm Bakanlığı'nın turizm listesinde yer alır ve ülkenin 3. Ulusal Coğrafik Anıtı olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir.
Reklam
Korku Severlerin Mutlaka Takip Etmesi Gereken 7 Dizi
Masters of Horror, korku dizileri arasında içeriğini geniş ve özgün bir kitleye yaymış, kendine has stili ile en iyi dizi listelerinde yer almayı başarmıştır. Her bölümünü farklı yönetmenlerin yönettiği, her bölümde farklı oyuncuların oynadığı eşsiz bir dizi diyebiliriz. Amerikan korku filmleri seyrinde, çeşnisi bol olan bölümler izleyiciye her korkuyu tattırarak tatminkarlık sağlıyor. Zamanın tabu konuları arasına giren ölülerle seksten tutun insan etiyle beslenmeye kadar tüm pislikleri görebileceğinizden dolayı sizleri, otobüslerde kapı üstlerinde “basamakta durmayın, otomatik kapı çarpar” yazan küçük stickerın yansıttığı önemli bilgi seviyesinde uyarmak isteriz. Ayrıca her yemek yapana “usta” denmeyeceği gibi, diziyi çeken her yönetmene de “master” dememiz imkansız tabii. Malesef dondurmalı patates kızartması kadar hoş ve boş bölümleri de yok değil.
Sosyal Medyanın En Gözde 9 Kraliçesi
Özellikle tarihi dizi seven arkadaşlar bilir bunun nasıl bir duygu olduğunu. The Tudors, Merlin, Camelot, Game of Thrones derken birbirinden farklı Kraliçeler görürüz. Hepsi de ayrı güzeldir. Fakat ya bunları bir sıraya koymak gerekirse...
Reklam
Irina Shayk Antalya'da
Bu yıl 18'incisi düzenlenecek Dosso Dossi Fashion Show'da kendisini için özel hazırlanan 'Sonbahar' temalı podyuma çıkacak dünyaca ünlü top model Irina Shayk, Antalya'ya geldi.Moskova'dan İstanbul aktarmalı Antalya Havalimanı'na gelen Shayk, CIP kapısında Dosso Dossi yönetimi tarafından karşılandı. Shayk, kendisi için hazırlanan çiçeğin otel odasına getirilmesini istedi, basın mensuplarının röportaj teklifini geri çevirdi. Yorgun olduğu gözlenen Shayk'in siyah derin yırtmaçlı elbise giydiği, büyük çerçeveli güneş gözlüğü taktığı görüldü. Gazetecilere açıklama yapmayan Shayk, ardından konaklayacağı Kundu Turizm Bölgesi'ndeki Rixos Lares Otel'e geçti. Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu üyeleri, kalacağı otele kadar Irina Shayk'a eşlik etti. ÜNLÜ MANKEN İÇİN MODA DEĞİRMENİ KONSEPTLİ PODYUM TASARIMI Irina Shayk için fuarın düzenleneceği Antalya Expo Center'da özel podyum hazırlandı. 'Moda değirmeni' adı verilen 'Sonbahar' temalı podyumda, dökülmüş yapraklar, su değirmeni ve çiftlik eviyle kabakların konulduğu at arabası yer alıyor. Çeşitli firmaların sonbahar-kış kreasyonlarının yer alacağı defilede Shayk, 6 Haziran günü 3 ayrı kıyafetle podyuma çıkacak. Shayk podyumda yürürken Roberto Bravo tarafından kendisine özel hazırlanan değerli taşlarla süslü kolyeyi takacak. Dosso Dossi Fashion Show Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Erarslan, Shayk için özel hazırlanan podyumda gazetecilere yaptığı açıklamada, Adriana Lima, Anna Chapman ve Miranda Kerr gibi dünyaca ünlü yıldızların ardından Irina Shayk'ı da Antalya'ya getirerek, kenti bir mode şehri yapmayı amaçladıklarını söyledi. Erarslan, şovda aralarında Irak'ın da bulunduğu 30 ülkeden katılımcının yer alacağını kaydetti.DHA
Nükleer Santral Akdeniz Fokunu Koruyacakmış...
Akkuyu'da kurulacak nükleer santralle ilgili bianet'in ulaştığı yeni ÇED'e eklenen rapora göre, deniz suyundaki sıcaklığın canlılar üzerinde ciddi bir etkisi olmayacak, üstelik Akdeniz fokları ve balıklar korunacakmış. Mersin Akkuyu'da kurulmak istenen nükleer santralle ilgili Akkuyu NGS firması ikinci bir ÇED raporu hazırladı. bianet'in ulaştığı yeni ÇED'e eklenen rapora göre, deniz suyundaki sıcaklığın canlılar üzerinde ciddi bir etkisi olmayacak, üstelik nesli tehlike altındaki Akdeniz fokları ve balıklar korunacakmış. Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mustafa Kalay, santralin canlıları olumsuz etkilememesinin üstelik korumasının mümkün olmadığını belirterek 'ciddiye alınır bir rapor değil' diyor.   Akkuyu NGS'nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduğu Akkuyu’da kurulması planlanan Türkiye’nin ilk nükleer santralinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu eksikliklerinin tamamlanması üzerine firmaya geri gönderilmişti. 7 Nisan'da Bakanlığa yeni bir ÇED sunan firmanın raporda ne gibi değişiklikler yaptığı merak konusuydu.Simülasyon yapıldı bianet'in ulaştığı, ÇED raporuna eklenen iki rapora göre firma deniz suyundaki sıcaklık artışını ve artışın canlı yaşamına etkilerini araştırarak santrale onay veriyor. Ocak 2014 tarihli Yrd. Doç. Dr. Nihal Yılmaz ve Prof. Dr. Lale Balas'ın hazırladığı 68 sayfalık 'Akkuyu Nükleer Güç Santrali Soğutma Suyu Modellemesi' raporuna göre üç boyutlu hidrodinamik taşınım modeli ile suyun sıcalık dağılımının simülasyonu yapıldı. Buna göre, 'esen rüzgarların etkisiyle uzak alan seyrelmesi sonucu su yüzeyinde, en kötü durum senaryosunda, deşarj noktasının yaklaşık 1000 m ilerisinden sonra sıcaklık artışı + 0.1 C'nin altına düşecek' deniyor. Bunun anlamı santralden çıkan sıcak su 1000 metre ileride normal sıcaklığa dönecek.'Kamplumbağa yavrulamıyor zaten' Mart 2014 tarihli 21 sayfalık Prof. Tuncer Kurtağan imzalı rapor ise bu sıcaklık artışının deniz canlıların yaşamına etkisini inceliyor. Kuratağan raporda, su sıcaklığındaki azami 1 derecelik artışın planktonlardan balık ve memelilere kadar besin zincirinin her seviyesindeki canlılar üzerinde ciddi bir etki yaratmasının beklenmediğini söylüyor. Ayrıca tehlike altındaki ve dünyada sadece 600 tane kalan Akdeniz fokunun da bundan etkilenmeyeceğini, deniz kaplumbağalarının ise zaten kıyıda yavrulamadığını ekliyor. Üstelik santral ile kıyının balıkçılığa kapatılmasının ilk başta olumsuz gibi görülse de aslında balıkların ve fokların gelişimine katkı sunacağı belirtiliyor.'Balık faunasını koruyacak' 'Deşarj noktaları ile Beşparmak adasının doğu yakası arasındaki mesafenin 1 km den fazla olması nedeniyle, oluşacak sıcaklık artışının Modelleme Raporu'nda da gösterildiği gibi, fokların yaşam ve üreme alanı olan bu adayı ve foklar ile diğer canlıların yaşamsal faaliyetlerini etkilemesi beklenmemektedir. 'Bu uygulama zaman içerisinde yörede yaşayan deniz balıkları için bir sığınma ve koruma bölgesi yaratacağı için, bölgenin balık faunasının korunması açısından önemli bir kazanım sağlayacaktır. Bu uygulamanın olumlu bir sonucu da, ana besin kaynağı balıklar olan Akdeniz foku için de uygun beslenme alanlarının yaratılmış olması olacaktır.'Kalay: Ismarlama rapor Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mustafa Kalay, santral nedeniyle deniz canlılarının doğrudan ve dolaylı olarak etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirterek raporun 'ısmarlama' olarak yaptırıldığını söyledi. 'Yazan akademisyen şirketin ısmarlaması sonucu müneccimlik yapmış. Doğadaki fiziksel bir parametreyi değiştiriyorsunuz bunun doğrudan ve dolaylı olumsuz etkilerinin olmaması imkansız. 'Birkaç derecelik ısı değişiminden bahsediliyor. Bu kıyıda binlerce omurgasız tür var. Bunların larva, embriyo ve erişkinlik dönemlerinin bu sıcaklıktan etkilenmemesi mümkün değil. Bunun canlının gelişimini, yaşamda kalmasını ne düzeyde olacağını şu anda hiç kimse kesin olarak öngöremez. 'Santralin Akdeniz fokunun faydası olacağını söylemek ise ciddiye alınır gibi değil. Deniz kamplumbağaları deniz kıyısına o bölgede çıkmıyor. Ancak bu oralarda beslenmedikleri ve gezmedikleri anlamına da gelmiyor.'Mersin üniversitesi de uyarmıştı Mersin Üniversitesi Biyoloji Bölümü de bir önceki ÇED'e karşı hazırladığı itiraz yazısında nükleer santralin soğutma için kullanıp geri bırakacağı deniz suyundaki sıcaklık artışına değinerek 'Su sıcaklığındaki 1-2 derecelik değişim kaplumbağalar ile Akdeniz fokunun neslini tehlikeye atacaktır' demişti. Nilay Vardar | Bianet
Reklam
Obezite Oluşumunu Önleyen 5 Kural
Her yıl 2.8 milyon kişi obezite nedeniyle hayatını kaybediyor. Basit önlemlerle obezitenin önüne geçmek mümkün. İşte bunun için beş kural...Obezite, günümüzde en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Harvard Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Mart 2014 Obezite Sempozyumu'nda; geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısından itibaren özellikle sanayileşmeye paralel olarak yaşam tarzımızda meydana gelen değişimin, obezitenin tetikçisi olduğunu bildirmişti. Dünya Sağlık Örgütü ise 2014 yılının başında dünyada her yıl 2.8 milyon kişinin sadece obezite nedeniyle öldüğünü açıkladı. Ayrıca 3.2 milyon kişinin de hareketsiz olduğu için hayatını kaybettiğini bildirdi. Obeziteyi durdurup yaşamınıza kolay entegre edebileceğiniz beş sihirli kuralı sizlerle paylaşmak istiyorum... GENLER KADERİNİZ DEĞİL, YEME DAVRANIŞINIZI DEĞİŞTİRİN 1 . Temelde en önemli etken bireylerin obeziteye yatkın genlere sahip olup olmadığıdır. Beslenme davranışınızdaki olumsuz değişiklikler ve hareketsiz ortam; obeziteye yatkın genetik yapıya sahip olanların çok hızlı bir şekilde yağlanmasına neden olur. Yani temel sorun; fazla yiyip fazla kalori almak ve egzersiz yapmamaktır. Ancak genler obezite için kader değildir. Genetik yatkınlığı olan kişiler; beslenme davranışını iyi planlayıp aktif bir hayatı seçerlerse, kolay zayıflayabilir ya da kilo problemi yaşamayabilirler. Obeziteden koruyacak en uygun beslenme tarzının; az hayvansal yiyecek ve daha fazla bitkisel besinleri, düşük glisemik yük oluşturacak şekilde planlayarak beslenmek olduğunu unutmayın. Ayrıca iyi bir egzersiz planı uygularsanız, bitkisel yiyeceklerden aldığınız gıdaları vücudunuz daha kolay kullanabilir. Böylece vücudun yağlanmasını da önleyebilirsiniz. GLİSEMİK YÜKÜ DÜŞÜK ŞEKİLDE BESLENMEYE DİKKAT EDİN 2 . Glisemik indeks; karbonhidratların kandaki glukoz düzeylerine olan etkisini ölçme sistemidir ve bir besinin kan şekerini yükseltme yeteneğini bildirir. Mesela pirinç, patates ve havuç; kan şekerini hızla yükseltir. Araştırmalar; glisemik indeksi düşük gıdalar tüketmenin, zayıflama konusunda tek başına etkili olmadığını gösteriyor. Onun için son yıllarda glisemik yük konusu daha çok ön plana çıktı. Glisemik yük; bir öğünde yenen karbonhidrat miktarının oluşturduğu toplam şeker yüküdür. Öğünlerde belirli miktarda sağlıklı karbonhidrat, proteinli bir yiyecek ile birlikte yiyerek insülin hormonunun dengesini sağlayabilirsiniz. Böylece yağ depolarının kullanılması kolaylaşır ve obeziteye neden olan yağ sentezi üretimi de ortadan kalkar. MUTFAĞINIZDA HEMEN ETKİLİ BİR REFORM YAPIN 3 . Öncelikle mutfağınıza girip buzdolabına ve kilere bakın. Obeziteyi tetikleyen üç anahtar maddeyi içeren yiyecekleri hemen mutfağınızdan uzaklaştırın: Kızartma işlemi uygulanmış gıdalar, rafine edilmiş karbonhidratlar ve doymuş yağ içeren yiyecekler... 2014 yılında yapılan ve British Medical Journal'de yayınlanan araştırmada; kızartılmış yiyecekleri tüketen kişilerin obeziteye neden olan genleri harekete geçirerek aşırı vücut yağlanmasına zemin hazırladığını kanıtladı. Cambridge Uluslararası Tıp Bilimleri Enstitüsü, 2013 yılında yayınladığı raporda; rafine edilmiş karbonhidratların insülin düzeyini artırarak vücutta yağ sentezinin de iki kat artırdığını açıkladı. Ayrıca bunun obeziteyi tetiklediğini ve kalbe giden damarlarda tahribata neden olduğunu bildirdi. Tıp Fakültesi Beslenme Bilimleri ise doymuş yağ içeren yiyecekleri yiyenlerin, direkt vücut yağına dönüşerek bel bölgesinde yağlanma yapan obezite tipini tetiklediğini bildirdi. ÖĞÜNLERİ PLANLARKEN BEŞ SÜPER BİLGİYİ UNUTMAYIN 4 . Düşük glisemik yüklü diyetin yağ depolarını eritmesi için karbonhidrat kaynaklarını kesinlikle püre ve çok pişmiş olarak tüketmeyin. Sebzeleri püre yapmayın, makarna, bulgur gibi sağlıklı karbonhidratları hafif diri pişirin. Yemeklerinizi zeytinyağ ya da fındık yağı ile pişirin; asla tereyağ kullanmayın. Süt, yoğurt, ayran ve peynir gibi gıdaları tam yağlı tüketin. Böylece kan şekerini çok yavaş yükseltirsiniz. Bu diyeti uygularken salatalara sirke, limon ve erik ekşisi kullanın. Çünkü bu soslar sebzelerden gelen karbonhidratların emilimini yavaşlatıp kan şekerinin yükselmesini de engeller. Beyaz etleri düdüklü tencerede ya da buharda pişirmeye özen gösterin. Buharda pişmiş etin lezzetini sevmiyorsanız sadece düşük ısıda iyi pişecek şekilde fırında pişirin. DOYUMU KOLAYLAŞTIRACAK BESLENME TÜYOLARINI UYGULAYIN 5. Her öğünden önce bir su bardağı oda sıcaklığında su içmelisiniz. Yemek yemeden önce içilen su yağlanmayı önler. Her ana öğünde yemek öncesi mutlaka bir kase çorba tüketmelisiniz. İçeceğiniz çorbanın ev yapımı ya da hazır olması önemli değil. Sabah saatlerinde en az 45 dakika interval denilen tempolu yürüyüş veya koşu yapmalısınız. Sabah
Zayıflamak İsteyenler Yemeli
Yapılan araştırmalar günde 2 avuç kuru erik yemenin zayıflamaya yardımcı olduğunuortaya çıkardı.Diyet yapanlardan kuru erik tüketenlerin daha uzun süre tok kaldığı ve daha hızlı zayıfladığı ifade edildi. Araştırmacı Jo Harrold, “Diyet yapanlara çoğunlukla kuru meyvelerden uzak durmaları söylenir. Zira kuru meyveler tazelerden daha da fazla şekerlidir. Ancak yeni araştırmalar kuru eriğin bir istisna olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.Lif deposu olan kuru eriğin açlık hissini bastırdığını dile getiren Harrold, mide sorunlarını yol açtığı bilindiğinden yeni tüketmeye başlayacakların ufak miktarlarda almasını önerirdi.haber kaynağı:724saglik.org/beslenme-sağlık
Reklam
Amasya Elması Gençlik İksiri
Kendine has kokusu ve lezzetiyle bilinen Amasya elması, antioksidan etkisiyle insan vücudunda yaşlanmayı geciktiriyor. Amasya Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda yapılan ‘Amasya elmasının 2014′teki antioksidan ve antimikrobakteriyel aktivitesinin tespiti’ isimli proje çalışması sonuçlarına göre, içeriğindeki demir, protein, C ve E vitaminiile bir çok hastalığa karşı kalkan görevi gören elma suyunun, antioksidan işlevi dolayısıyla oksidatif stresi engellediği, toksik maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olduğu, içerdiği mineraller sayesinde yaşlanmaya karşı koruma sağladığı bildirildi. Elmanın içeriğinde bulunan antioksidan ve antimikrobiyal ajanlar nedeniyle tarihte şifa kaynağı olarak kullanıldığını dile getiren proje danışmanı Yrd. Doç. Dr. Melek Gül, “Antioksidan işlevi dolayısıyla antik Yunan da kadınlar güzelleşmek için elma yediği kaynaklarda görülmüştür” dedi.haber kaynağı: 365haber.org/sağlık haberleri
Modern Köşe Takımları Ve Renkleri
Merhaba, sizlere bu gün köşe takımları ve renk uyumları ile ilgili bilgiler vereceğiz. Modern ürünleri sizler için buradan sürekli yayınlıyoruz. Bilgileri kullanma açısından ise resmi evgör sitesine yönlendiriyoruz.. Mobilya sektörü gerçek anlamda büyük bir pazar. Bu pazarda doğru seçimler ise sizin kararınız. Kararınıza size yardımcı olmaktan mutluluk duyuyoruz. Modern köşe takımı seçmek için renk aralığı 2014 trend renk aralığında olmalı. Bu renk aralığını evgor.com.tr sayfasına girip, köşe takımları sekmesini ziyaret ederek inceleyebilirsiniz. Her türlü renk trendi ve model trendini bu sayfada bulabilirsiniz. Bir önceki yazımız olan, Mobilya Fuarları da bu konuya değinmekte. Sitede bir çok indirimli ürünü seçerek alışveriş yapabilir veya evgör mağazalarına gelerek köşe takımı alabilirsiniz. Bizi takip etmeye devam edin. Yeni ürünler ve bilgiler ile mobilya sektörünü sizler için yazacağız. Son olarak mobilya aşığı iseniz veya mobilya işletmeniz varsa. Güncel mobilya dergilerini almanızı tavsiye ederiz.
Reklam
'Kışkırtıcı' Rihanna Afişine Kısıtlama
İngiltere'de reklamları denetleyen kurum ASA (Reklamcılık Standarları Kurumu), şarkıcı Rihanna'nın yer aldığı bir parfüm reklamı afişinin kullanımının çocukların görebileceği yerlerde kısıtlanması gerektiğine karar verdi. ASA şarkıcının afişteki görüntüsünün 'cinselliği çağrıştırıcı' olduğunu belirtiyor. Posterde Rihanna göründüğü kadarıyla çıplak olarak yerde, Rogue marka parfüm şişesine karşı bacaklarını kaldırmış halde gösteriliyor. Parfümü üreten şirket Parlux Fragrances ise çıplaklığın uygunsuz olmadığını belirtti. Şirkete göre görüntünün saldırgan, cinsellik çağrıştırıcı ve de küçük düşürücü bir özelliği yok. ASA Rihanna'nın vücudunun ağırlıklı olarak kapalı olduğunu ve yüz ifadesinin savunmasızlıktan ziyade meydan okuma içerdiğini belirtti. ASA, görüntüyü açık bir şekilde cinsel içerikli bulmadıklarını ancak Rihanna'nın bacakları havadaki pozunu kışkırtıcı olarak değerlendirdiklerini söyledi. ASA açıklamasında, 'Bundan dolayı ve Rihanna'nın yüksek topuklu ayakkabıları haricinde vücudunun çıplak göründüğü gerçeği nedeniyle reklamın cinselliği çağrıştırıcı olduğu sonucuna vardık' İfadelerine yer verildi. ASA bu nedenle reklamın çocuklar tarafından gönderilmesi olasılığının azaltılması için kullanımında mekânsal kısıtlamaya gidilmesi gerektiği kararını verdiklerini belirtti.BBC Türkçe
Bu Yaz Suya İlk Dalışınız İçin 20 Öneri
Hiç şüphesiz yaz tatilinin en heyecan verici, en güzel anı suya ilk girdiğiniz andır. Havuz olsun, deniz olsun herkesin suya ilk girdiği an asıl tatilin başladığı andır. Bu yüzden o saniyelerin, o dakikaların hakkını vermek boynumuzun da borcudur. O an ne yapacağını bilemeyenlere 20 maddelik bir tavsiye listesi hazırladık, hayırlara vesile olması dileğiyle;
Reklam