Kabızlık Problemini Çözmek için Bunları Uygulayın
Kabızlığın hangi hastalıklara yol açabileceğini ve Ramazan’da kabızlıktan korunmak için neler yapılması gerektiğini Hisar Intercontinental Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Abcı’dan öğrendik.Kabızlığın, büyük tuvalette uzun süre kalma, acı baharatlı gıda tüketme ve diğer sebeplerle makatta normalde de bulunan toplardamar ağlarının sarkarak pake (meme) haline gelmesi ile hemoroide neden olduğunu belirten Op. Dr. Abcı; ‘Bu pakeler makattan sarkarak büyük tuvalet sonrasında kırmızı renkli kanama ve ağrı şikayetleriyle birlikte iç ya da dış hemoroid ismini alır. Özellikle ileri yaşlı hastalarda, kanama şikayetine kalın barsak kanserlerinin de sebep olabileceği akıldan çıkarılmamalı ve gerektiği zaman kolonoskopi ile kalın barsak incelemesi yapılmalıdır.Sindirim sistemi hastalıkları yaşamak istemiyorsanız…•  Günlük en az 20 gram lif tüketmeye çalışın.•  Bol sebze ve meyve yiyin.•  Ekmek, makarna ve beyaz pirinç yerine tam tahıllı ürünleri tercih edin.•  Bol su tüketin; fakat aşırı kahve ve çaydan kaçının.•  Çözünmüş liflerden zengin olan kuru erik gibi doğal laksatifler içeren ve kolesterolün düşürülmesine de yardımcı olan besinler tüketin.• Egzersizi hayatınızın başköşesine oturtun. Egzersiz, bağırsak hareketlerinin düzenli olmasına yardımcı olur ve stresi azaltır. Gıdaları sindirmek için vücudunuza zaman verin ve yemek yedikten en az bir saat sonra egzersiz yapın.haber kaynağı:  724saglik.org/sağlık haberleri
Eğlence Hayatıyla Meşhur 7 Şehir
Bazı şehirlere sadece tarihi yerler görmek için gidilmez. Eğlenmek için gidilir. Doyasıya eğleneceğiniz bir tatil için gece hayatı ile ünlü bu şehirleri seçebilirsiniz.
Reklam
15 Maddede Türkiye'de Entel Görünmenin Yolları
Evet çok zor değil. Sadece ama sadece 15 adımda sizi entel gibi gösterebilirim. Hoş ülkede gençlerimizin yarısının böyle yaşadığı düşünüyorum o ayrı. Bu galeri hepinize getirilmiş bir eleştiridir. Kabul edin bu maddelerin en azından bir kaçını daha önce yaptınız.
Reklam
Şans Oyunları Oynamayı Bırakmanız İçin 20 İbretlik Sebep
etiket
Bir şehir efsanesini çökertiyoruz sevgili okuyucularımız. 'Para var huzur var'diye bir şey yok. Para beladır, para illettir, para perişanlıktır. Zengin olma hayallerini bırakın ve fakirliğinizin kıymetini bilin. Hayır başımıza güneş geçmedi. Hayır delirmedik. Hayır Tibet'e de gitmiyoruz, sadece tecrübelerden faydalanıyoruz buyrunuz;
Reklam
Anneliğe Hazır Olduğunuzu Gösteren 10 İşaret
Herkesin mâlumu, bir kadın her ne kadar 'Hazır değilim.', 'Benlik bir şey değil.' gibi cümleler kursa da er ya da geç hem fizyolojik hem de psikolojik olarak anne olmak isteyecektir. Günümüzde ise bu aşamayı biraz daha hızlandıracak hayli faktör mevcut.  İşte size onlardan bazıları. Ben değil, bir arkadaş istemiş!
Nisa Bebek Ölüme Terkedildi
Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde 4 aydır yoğun bakımda tedavi gören ve 10 binde bir görülen doğuştan kalpteki kirli kanı akciğere taşıyan damarın olmaması hastalığı bulunan 7 aylık Nisa Özçelik bebeğin, yurtdışında yapılabileceği belirtilen ameliyatına izin verilmedi. Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde 4 aydır yoğun bakımda tedavi gören ve 10 binde bir görülen doğuştan kalpteki kirli kanı akciğere taşıyan damarın olmaması hastalığı bulunan 7 aylık Nisa Özçelik bebeğin, yurtdışında yapılabileceği belirtilen ameliyatına izin verilmedi. Anne Nefise Özçelik ve baba İsmail Özçelik, İsviçre'deki bir doktorun bu ameliyat için yüzde 80 yaşama şansı verdiğini belirterek, yetkililerden yardımcı olmalarını istedi. Manisa'nın Soma İlçesi'nde yaşayan 4 yıllık evli İsmail Özçelik (33) ve Nefise Özçelik (27) çiftinin 7 ay önce dünyaya gelen ve Nisa ismini verdikleri kızları, henüz 9 günlükken rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tetkiklerde, Nisa bebeğin, 10 binde bir görülen doğuştan kalpten kirli kanı temizlemek için akciğere götüren damarının bulunmadığı, 'trunkus arteriozus tip 4' hastası olduğu anlaşıldı. Özçelik çifti, bebeklerini sevemeden, çare bulmak için hastane hastane dolaştı. Türk Telekom'da çalışan İsmail Özçelik ve ev hanımı olan eşi Nefise Özçelik'in bebekleri Nisa, 3 aylıkken Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi yoğun bakım ünitesine yatırıldı. Nisa Bebek 4 aydır yaşam destek ünitesine bağlı bir şekilde hayatını sürdürürken, anne ve babası hastalığın tedavi yöntemlerini araştırdı. Özçelik çifti, ameliyatın Türkiye'de yapılmadığını, bu operasyonun İsviçre'nin Cenevre kentinde yapıldığını öğrendi. Cenevre'de ameliyatı yapan doktorla temasa geçen baba İsmail Özçelik, ameliyatın 1 milyon lirayı bulabileceğini öğrenirken, gerekli izinleri almak için başvurularda bulundu. Ege Üniversitesi Hastanesi tarafından ameliyatın burada yapılamayacağı belirtildi. Daha sonra gerekli bütün izinler için son aşama olarak Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne başvuruldu. Ancak ameliyatın Türkiye'de yapılabileceği belirtilerek yurtdışı için izin verilmedi. Baba İsmail Özçelik kızının 4 aydır yoğun bakımda olduğunu belirterek, 'Türkiye'de doktor doktor gezdim, fakat ameliyat edecek bir doktor bulamadım. İsviçre'de bir doktorla görüştük, ameliyatı yapabileceğini ve yüzde 80 yaşama şansı olduğunu söyledi. Ben milyonda bir yaşama oranına razıyken, doktorun böyle söylemesinden sonra gerekli işlemlere başladım. Pasaport ve tercümana kadar her şey ayarlandı. Yurtdışında tedavi için tüm işlemleri yaptırdık. Ancak Ankara'daki hastane 'Türkiye'de bu ameliyat yapılabilir' dedi. Ancak bana bu ameliyatı yapacak doktorun bulunmadığı belirtildi, yeni bir çocuk yapmam önerildi, benim çocuğumun tedavisinde kullanılacak para ile 500 tane çocuğun tedavi ettirilebileceği söylendi. Bana ameliyat edilebilir diye rapor veriyorlar ama ameliyatı yapacak doktor gösteremiyorlar. Ben yasal prosedürlerin ortadan kalkmasını istiyorum. Çocuğumu devlet izni olmadan hastaneden çıkartamıyorum. Başbakanlıktan ve Sağlık Bakanlığı'ndan yardım bekliyorum. Türkiye'de ameliyat edilecekse bir an önce doktor bulunsun, ya da yurtdışında tedavi için gerekli prosedürleri gerçekleştirsinler. Çocuğum can çekişiyor, ben zamanla yarışıyorum ve çocuğumun sağlığı için çabalıyorum. Baba olarak evladım için her şeyi yapmaya hazırım. İsviçre'ye gitmemiz için Sağlık Bakanlığı'nın onayı gerekiyor. Onay verdiği takdirde tedavi masrafını ödemek zorunda kalmıyoruz' dedi. 'ÇOCUĞUMU KUCAĞIMA ALMAK İSİTİYORUM' Çocuğunu koklayamadan her gün cam bölmenin ardından bebeğine bakan anne Nefise Özçelik, 'Benim tek dileğim çocuğumun iyi olması. Bazı engellerin aşılmasını istiyorum. Bunun için herkesten, başbakanlıktan, cumhurbaşkanından yardım bekliyoruz. Uzun zamandır yoğun bakımdayız, çocuğumu kucağıma almak istiyorum' diye konuştu.Haberler
Reklam
Bakanlıklar Bonzai'ye Karşı Birleşti
Son dönemde yaygınlaşan sentetik uyuşturucu Bonzai'yle mücadele için 5 bakan 3 saat süren bir toplantı yaptı. Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde Uyuşturucu ile Mücadale Üst Kurulu oluşturuldu. Sağlık Bakanlığı'ndaki toplantıda İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç Bonzai ile mücadele için bir araya geldi. Toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Toplantının ardından Sağlık Bakanlığı bir açıklama yaptı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde Uyuşturucuyla Mücadele Üst Kurulu oluşturulduğu duyuruldu. Toplantıda 'Son günlerde kamuoyu gündeminde geniş yer işgal eden uyuşturucuya karşı alınacak tedbirler ve izlenecek yol haritası ele alındığını' belirtildi. Uyuşturucu ile mücadelenin adli, idari, hukuki, psikolojik, narkotik ve sosyolojik boyutları da Üst Kurul’daki Bakanlıkların eş güdümüyle takip edilecek. Erdoğan açıklama yapmıştı Başbakan Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda Yeşilay toplantısında yaptığı konuşmada Bonzai ile kararlılıkla mücadele edeceklerini açıklamıştı: 'Konu sadece sigara değil, aynı zamanda alkol, bunu bir kenara koyamazsınız. Şimdi bir de bonzai denilen bir şey daha çıktı. Daha ucuz ve çok daha yaygın. Bir neslin Allah muhafaza gidişi söz konusu, yok oluşu söz konusu. Bütün bunlara karşı bir mücadelenin bizim milli bir meselemiz olduğuna inanıyorum. Manevi bir meselemiz olduğuna inanıyorum. Kimsenin tereddüdü olmasın. Tüm zararlı maddelerle olduğu gibi uyuşturucuyla da etkin mücadelemizi sürdüreceğiz.' Uyuşturucu tedavisine gelenlerin çoğu bonzai kullanıyor İlk kez 2002’de Almanya ve İspanya’nın ardından Avustralya’da görülen bonzai, Türkiye’de ilk defa 2011’de fark edilerek yasa kapsamına alındı. İstatistiklere göre dünya genelinde en çok bonzai yakalayan ülke Türkiye. Çocuk ve Ergen Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi'nin verilerine göre (ÇEMATEM) 2011 yılında uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tedaviye gelenlerin yüzde 15, 2012’de yüzde 40, 2013’te yüzde 75'i bonzai kullanıyor. Kalp krizine sebep oluyor Bonzai içildikten sonra iki, üç saat içinde etkisini gösteriyor. Nane, kekik kokusu veriyor. Genç yaşta kalp krizlerini tetikliyor. Ayrıca kalp ritmi bozukluğu, kan basıncının artması ve böbrek yetmezliği gibi semptomlara yol açıyor. Bonzai kullanıcılarında ağız kuruluğu, çok sıvı tüketimi, aşırı şekerli madde tüketimi, kilo kaybı, paranoya, halisünasyon, endişe, kaygı çok fazla görülen belirtiler arasında. Al Jazeera ve Anadolu Ajansı
Reklam
Bu Yaz Kesinlikle Gitmeniz Gereken 10 Plaj
Yaz tatili denilince akla ilk olarak birbirinden güzel plajlar geliyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan bu plajlarda mükemmel bir tatil geçireceğiniz garanti gibi gözüküyor. Bu yaz için deniz tatili planı olanlar için birbirinden harika 10 plaj.
Reklam