18. yüzyılın göz alıcı atmosferinde geçen büyüleyici bir hikaye: Genç ressam Marianne, kaderini değiştirecek bir sipariş alır. Manastırdan yeni çıkmış ve zoraki bir evliliğe adım atmak üzere olan asilzade Héloïse'in düğün portresini çizmelidir. Ancak bu görevin sıra dışı bir koşulu vardır; Marianne, portreyi Héloïse'den tamamen habersiz tamamlamalıdır. Bu kısıtlamanın üstesinden gelmek için Marianne, gönülsüz gelin adayını önce incelikle gözlemler, ardından onunla yakınlaşmanın yollarını arar. Gözlemler derin bir yakınlığa, fırça darbeleri ise yasak bir aşka dönüşürken, tuvaldeki portre, aynı zamanda iki kadının ruhlarının ve arzularının dokunaklı bir ifadesi haline gelir.