GG Allin, punk rock tarihinin en sert müzisyenlerinden birisiydi (Bence en sertiydi). Sistem karşıtlığını sahne şovuyla elinden geldiği kadar ispatlamaya çalışıyordu. Sahne kostümü genelde sadece bir iç çamaşırıydı. Bazen o da olmuyordu. Her konserinin olmaz sa olmazı Seyircileriyle yaptığı atışmalar (!) dı. Atışma deyince bizim huysuz virjin gelmesin aklınıza. Seyirciye kafa göz dalıp kavga ederdi. zaten konserlerin sonunda kafayı kırmış pekmezi akıtmış olurdu. Bunun dışında mikrofonla dişlerini kırmak, yakaladığı bir seyircinin kafasına baldırı çıplak vaziyette oturmak, sahneye büyük tuvaletini yapmak, sonra bunun tadına bakmak (öfffff) ve seyircilere fırlatmak gibi huyları vardı. Doğal olarak bu arkadaşının zamanının büyük bölümü ya hapishanede ya da acil serviste geçiyordu. Sürekli sahnede ölmek istediğini söylüyordu ve yaptığı hareketlerle bunu gerçekten istediğini kanıtlıyordu sanki. Son konseri 1993 senesinde New York'da 'Gas Station Club' denilen bir mekanda olmuştu. Söylentiye göre konserden önce avuç dolusu uyuşturucu almıştı, buna konserde ve sonrasında da devam etti. Daha sonra arkadaşlarıyla beraber takıldıkları bir yerde sızdı. Sevenleri ve arkadaşları onun bu haliyle dalga geçip fotoğraflar çekiliyorlardı ancak GG Allin çoktan ölmüştü. Sevenleri buna inanamadı o kadar dayak yiyen, uyuşturucu ve alkol komalarına giren hatta kan zehirlenmeleri yaşayan bir insan nasıl bu şekilde ölebilirdi? Bunun gerçek olduğunu ambulansı görünce anladılar.
Cem Yılmaz kolları sıvadı. Yılmaz, LÖSEV tarafından 'Sizin İçin Küsurat, Lösemili Kardeşlerimiz İçin Bir Hayat' sloganıyla başlattığı bağış kampanyasında kameraların karşısına geçti. Kampanyadan elde edilecek küsuratlar, lösemili çocuklar için inşa edilmesi planlanan tam donanımlı hastane için kullanılacak. Onedio
Trafikte meydana gelecek kazalar veya çarpmalardan kıl payı kurtulan şanslı insanlardan bir kolaj video yapmışlar. Ölümün kıyısından dönen insanları göreceksiniz.
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Herkesin mutlaka aklına gelmiştir, ancak şöyle bir düşününce ne kadar saçma olduğunu anlayabilrsiniz. Neden insanlar, sokakta yan yana yüremeye çekinir ya da neden hızını artırıp bu durumdan kurtulmaya çalışır. Bununla ilgili ilginç ve bir o kadar komik bir tespiti izliyoruz.
Hollywood'un son gözdesi zombiler. Walking Dead ile başlayan zombi trendi, World War-Z ile de doruk noktasına ulaşmıştı. Amerika'da da bununla alakalı olarak çok ama çok ilginç ve bir o kadar komik bir kamu spotu yapılmış. İlk yardımın önemi herhalde bu kadar iyi anlatılamazdı. İzliyoruz.
ABD’de otobanda otomobillere çarparak araçları silahla alıkoyan suçlu uzun polis takibinden sonra yakalandı. GTA bilgisayar oyununu anımsatan kovalamaca heyecanlı anlara sahne oldu.
Dora adlı köpek 7 ay önce havai fişeklerden korkarak sahiplerinin elinden kaçar. Aile uzun aramalar sonunda Dora'yı bulur. İşte şimdi aylar sonra kavuşan köpekle sahibinin harika tepkilerini izleyeceksiniz!..Not: Aile, köpeği bir mikroçip sayesinde bulmuş. Video da aslında bu mikroçipi tanıtma amaçlı çekilmiş!
Partiler, seçimler değişse de, hikâye hep baki. Peki, sandık başında yaşanmış onca olaydan sonra, oylarımızı korumak için ne yapmalı? Oy ve Ötesi, işte tam bu soruya cevap vermek için kurulmuş siyasi partilerden bağımsız bir bilinçlendirme hareketidir. Sosyal medyada da #oyveotesi hashtag'i ile hızla yayılan bu kampanyada isteyen 'gönüllü sandık gözetmeni olarak' sandığını ve oyunu koruyabilecek. Twitter'da kısa sürede Trend Topic olan 'Oy ve Ötesi' kampanyası ile amaçlanan; İstanbul'daki 33.000 sandığa gözetmen dikmek ve seçimlerin şeffaf bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak. Onedio
Çoğu erkek çocuğunun ömrünü çürüten Tsubasa'nın o efsane vuruşu gerçek olabilir mi? Japonya futbolunun başarılı iki ismi Kosuke Ota ve Naohiro Ishikawa bunu denemiş. Bakalım başarabilmişler mi?
17 sene önce gözaltına alınan Salih Mirzabeyoğlu günler boyu süren sorgulamalarında işkenceye maruz kalmış daha sonrasında dönemin brifingli yargılamaları sonucu kendisine “idam” cezası verilmişti. 17 senedir kendisine yapılan işkencelere ve 15 senedir uygulanan “telegram-zihin kontrolü” işkencesine rağmen sürdürülmeye çalışılan özgürlük mücadelesi son bir kaç yılda ilerleme kaydetse de hem Salih Mirzabeyooğlu’nun hemde kendisi gibi dönemin brifingli yargılamaları sonucu içeride tutulan tutsaklar hakkında herhangi bir gelişme kaydedilmemişti. Dünden bugüne Mirzabeyoğlu davası kronolojik olarak ne olmuştu bunu hatırlatabilmek için davanın seyrini Furkan Haber olarak ilginize sunuyoruz;