onedio
Mesajını Çok Vahşi Bir Yoldan Veren Kamu Spotu!
İngiltere'nin ve belki de dünyanın en iyi otomobil programı Top Gear, demek istediğini anlatılabilecek en vahşi yoldan anlatan bir kamu spotu meydana getirmiş. Mottosu ise şu: 'Ey bisikletçiler, yeşilde geçin; kırmızıda durun! Öğrenin artık şu lanet farkı!'
'Nymphomaniac' Filmini İzlemek İçin Son Fırsat!
Türkiye'de vizyona girmesi yasaklanan Lars von Trier'in sansasyonel filmi 'Nymphomaniac'ı sinemada izlemek için son bir şans var, İstanbul Film Festivali. Türkiye ’de vizyona girmesi Değerlendirme Sınıflandırma Üst Kurulu’nun kararıyla yasaklanan Lars von Trier’in sansasyonel filmi ‘Nymphomaniac’, 5-20 Nisan tarihlerinde yapılacak İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Milliyet
Ford'un Yeni Modelleri Cenevre'de Beğeniye Çıkıyor
Ford Motor Company, şirketin ürün odaklı dönüşümünde kaydettiği ilerlemeyi gösteren yeni araçları, Avrupa’daki otomobil fuarında görücüye çıkarıyor. Ford’un, “5 yılda 25 yeni araç” kapsamında yer alan Yeni Ford Focus, 2014 yılının ikinci yarısından itibaren çeşitli pazarlarda satışa sunulacakken; 2015 yılında Avrupalı tüketicilerle buluşacak olan Yeni Ford Mustang; ve şirketin Avrupa’ya yönelik geliştirdiği yeni büyük SUV aracın, teknoloji, tasarım ve işçilik unsurlarına dair güçlü ipuçları veren Yeni Ford Edge Konsept de fuardaki yerini alıyor. Ford, aynı zamanda, güneş enerjisiyle çalışan, türünün ilk örneği C-MAX Solar Energi Konsept ve Dakar Rally Ford Ranger araçlarının yanı sıra sürücünün kendi sesiyle basit komutlar vererek ve yüksek çözünürlüklü 8 inçlik renkli dokunmatik bir ekran yardımıyla araç içindeki sistemlerin kontrol edilmesi imkanı tanıyan, SYNC 2 teknolojisini de Cenevre’de Avrupa’lı müşterilerin beğenisine ilk kez sunuyor. “Eylül 2012’de açıkladığımız One Ford stratejimizin gücü ile, Avrupa’daki operasyonlarımızda dönüşüm gerçekleştirmeye söz vermiştik.” diyen Ford’un Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Stephen Odell sözlerine şunları ekledi: “Kabuğumuza çekilip piyasadaki durgunluğun geçmesini beklemek yerine kendimizi, ürün geliştirme çalışmalarımızı hızlandırmaya ve müşterilerimize daha fazla araç ve teknoloji sunmaya adadık. 5 yıllık bir süre içerisinde en az 25 yeni aracı piyasaya sunacağımıza söz vermiştik. Bu zamana kadar 11 aracın lansmanını gerçekleştirdik ve sadece 2014 yılında en az 10 yeni araç daha geliyor.” Duygusal yeni tasarımıyla yeni bir Ford Focus Daha cesur, daha duygusal dış hatları ve usta bir işçiliğin eseri yeni iç tasarımıyla Yeni Ford Focus, Ford’un tüketicilerle ilk kez buluşturacağı Dikey Park Etme teknolojisi, Çapraz Trafik Uyarı sistemi ve Park Yerinden Çıkış Yardımcısı gibi özellikleri sunuyor. Dikey Park Etme teknolojisi sayesinde sürücü, geri geri giderek diğer araçların arasındaki boşluklara park edebilirken, Çapraz Trafik Uyarı sistemi, sürücüyü, park yerinden geri geri çıkarken, biraz sonra arkadan geçecek olan araçlara karşı uyarıyor. Park Yerinden Çıkış Yardımcısı ise paralel bir park yerinden çıkarken sürücüye yardımcı oluyor. Genişletilmiş yatay ızgara tasarımı ve uçak kokpitinden ilham alarak tasarlanan iç mekan, aracın sportif karakterini ve sürüş cazibesini pekiştiriyor. Yeni Focus, aynı zamanda, Ford’un ileri düzey araç içi bilgi-eğlence sistemi olan SYNC 2 teknolojisinin yanısıra yeni 1.5 litrelik EcoBoost benzinli ve TDCi dizel motorlarını ve 99 g/km CO2 emisyon oranlarına sahip 1.0 litrelik EcoBoost motorunu* Avrupalı tüketicilerle ilk kez buluşturan araç. Yeni Focus, Aktif Şehiriçi Güvenlik çarpışma önleme sisteminin 50 km/s’e kadar olan hızlarda etkili olacak şekilde geliştirilmiş bir versiyonunu ve Çarpışma Önleme Sistemini de ilk kez Avrupalıların beğenisine sunuyor. Aktif Şehiriçi Güvenlik teknolojisine benzer şekilde çalışan Çarpışma Önleme Sistemi, çok daha geniş bir araç tespit menziline sahip olması nedeniyle, sürücüyü daha yüksek hızlarda destekliyor. Ford’un MyKey teknolojisi de Yeni Focus ile ilk kez sunulan özellikler arasında. Yeni Mustang Yeni Ford Mustang’ın, 50 yıllık üretim geçmişinde ilk kez Avrupa’da satışa sunulacak. Yeni Ford Mustang, bir yandan dünyada satış rakamları 9 milyona ulaşan ikon statüsünü ve mirasını günümüze taşırken diğer yandan birinci sınıf performans vaat ediyor. Yeni 2.3 litrelik EcoBoost ve 5.0 litrelik V8 motor seçenekleriyle Yeni Mustang, sürüş rahatlığı sağlayan ve sürücüye yardımcı teknoloji özelliklerini de barındırıyor. Bu özellikler arasında, direksiyon, motor, şanzıman ve elektronik denge kontrolünün tepkilerinin değiştirilebildiği Seçilebilir Sürüş Modları ve SYNC 2 bulunuyor. Yeni Mustang, Avrupa’da fastback ve convertible modelleriyle satışa sunulacak. Aracın her iki model için geliştirilen yepyeni tasarımında, Avrupa’da ve dünyada hayranların yakından tanıdığı klasik Mustang’in, kilit tasarım unsurları korundu. Ford Edge Konsept şık tasarımıyla kendini tanımlıyor Yeni Ford Edge Konsept, şirketin Avrupalı tüketicilere sunacağı yeni büyük SUV’de kullanacağı teknoloji, tasarım ve işçilik unsurları hakkında güçlü ipuçları içeriyor. Ford’un geliştirme çalışmalarını yürüttüğü otonom sürüş teknolojileri arasında, araç içinden veya dışından kumanda edilebilen uzaktan kumandalı prototip park etme özelliği ve engelden kaçınma sistemleri bu araçta gösteriliyor. Aracın titiz bir estetik anlayışıyla şekillendirilmiş akıcı tasarımı, atletik, kendinden emin ve güçlü bir görünüm sunarken birinci sınıf malzemelerin ve işçiliğin göze çaptığı iç tasarım, Ford’un Avrupa’ya yönelik geliştirdiği ilk büyük ve lüks SUV modelinin segment beklentilerini aşacağını gösteriyor. C-MAX Solar Energi Konspt Ford tarafından geliştirilen, türünün ilk örneği C-MAX Solar Energi Konsept güneş enerjisiyle çalışıyor. Araçta kullanılan özel yoğunlaştırıcı, büyüteç işlevi görerek, yoğun güneş ışınlarını aracın üstündeki güneş panellerine yönlendiriyor ve gün içinde toplanan güneş ışığı sayesinde C-MAX Energi Plug-In Hybrid araçla aynı seviyelerde performans sunuyor. Ford’un araştırmalarına göre ortalama bir sürücünün yaptığı bütün seyahatlerin yüzde 75’inde enerji kaynağı olarak güneşten yararlanmak mümkün ve C-MAX Solar Energi Konsept, tipik bir araç sahibinin yol açtığı yıllık sera gazı emisyonlarını dört (metrik) ton oranında azaltabiliyor. Araç, bir günlük güneş enerjisi yüklenimiyle 30 kilometreden (18 mil) fazla menzil sunarak, ortalama bir Avrupalı kullanıcıya yılda 1.000 Euro’luk bir yakıt tasarrufu sağlayabiliyor.* Ford Dakar Ranger Avrupa’da yine ilk kez görücüye çıkan araçlardan Ford Dakar Ranger, Dakar Rallisi’ni daha yeni tamamladı ve fuardaki yerini aldı. 4×4 çift kabinli Ford Ranger’den yola çıkarak Ford Global Ürün Geliştirme Ekibi’nin desteğiyle Neil Woolridge Motorsport Şirketi tarafından modifiye edilen Ford Dakar Ranger, tek parça karosere, geliştirilmiş hafif komponentlere ve 350 PS güç sağlayan 5.0 litrelik V8 motora sahip. SYNC 2 ile ses kontrolü ve dokunmatik ekran Ford’un Avrupa’da ilk kez beğeniye sunulan SYNC 2 teknolojisi, navigasyon, klima, telefon ve eğlence özelliklerinin ses ile kumanda edilmesini sağlıyor ve yeni, yüksek çözünürlüklü 8 inçlik dokunmatik bir ekranı içeriyor. Ses kontrol düğmesine basarak ve “Acıktım” diyerek, bulunduğunuz yerdeki restoranların listesine ulaşmak ve tam adresi söyleyerek navigasyon verilerine kavuşmak mümkün. Avrupa’da ilk kez Yeni Focus ile görücüye çıkan SYNC 2 teknolojisi iki USB portu da dahil olmak üzere çoklu bağlantı seçenekleri sunuyor. Bölünmüş ekranlı navigasyon sistemi, bölgedeki simgesel yapıları/doğa şekillerini ve önemli kavşakları, 3 boyutlu olarak ekranda gösterirken Michelin Rehberi ve Michelin Yeşil Rehberi’ni de içeriyor. Odell şunları söylüyor: “Bugün Avrupa’da 18 ay öncesinde olduğumuzdan farklı bir şirketiz. Ve bundan 18 ay sonra, başlattığımız dönüşüm süreci çok daha çarpıcı bir duruş kazanacak. Bunun sonucunda Avrupa’yı çok daha canlı ve çok daha heyecan veren bir Ford bekliyor.”
Türkiye ve Azerbaycan'dan Bilimsel Ortaklık
Türkiye ve Azerbaycan arasında bilim ve teknoloji işbirliği.Türkiye ve Azerbaycan arasında ortak bilimsel ve teknolojik araştırma ve projelelerin hazırlanması için yarışma ilan edildi. Azerbaycan Milli İlimler Akademisinden (AMİA) yapılan açıklamada, Türkiye ve Azerbaycan arasında bilim ve teknoloji alanında ortak araştırma ve projelerin hazırlanmasına yönelik tekliflerle ilgili yarışma ilan edildiği belirtildi. Açıklamada, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Kasım 2013'te Türkiye'ye yaptığı resmi ziyaret zamanı AMİA ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) arasında bilim ve teknoloji alanında işbirliği protokolü imzalandığı, bu protokole göre tarafların işbirliğini geliştirmek için teklifler paketi hazırlayacağı kaydedildi. Azerbaycan tarafının konuya ilişkin çalışmalara başladığı bu nedenle iki ülke arasında bilim ve teknoloji işbirliğinin ilerletilmesine yönelik teklifler konusunda yarışma başlatıldığı bildirildi. Yarışmaya sunulacak tekliflerin 11 Temmuz'a kadar AMİA'ya ulaştırılması gerektiğinin belirtildiği açıklamada, tekliflerin TÜBİTAK ve AMİA tarafından ortaklaşa değerlendirilerek seçileceği kaydedildi.veteknoloji
Reklam
'Teen Wolf' 3. Sezon 22. Bölüm Türkçe Altyazılı Fragmanı
‘Teen Wolf’ 3. sezon 22. bölüm Türkçe altyazılı fragmanı yayında!‘Teen Wolf’un 3. sezon 22. bölümü 10 Mart 2014 (Pazartesi) tarihinde yayınlanacak. Bölüm adı “De-Void” olarak açıklandı.‘Teen Wolf’un 3. sezon 22. bölüm Türkçe altyazılı fragmanını izlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
En İyi Windows Phone Uygulaması  Nokia Lumia 1320 Kazanacak
Türkiye’deki mobil uygulama yazılımcılarına ve bu ekosisteme destek vermek amacıyla, yediden yetmişe herkesin katılımına açık olarak düzenlenen “indir.com Mobil Uygulama Yarışması”nda bu yıl Windows Phone uygulamaları çok özel ödüller kazanacak! Nokia sponsorluğunda, Windows Phone uygulamalarına öze
Reklam
DACİA Gerçek Bir Başarı Öyküsü
Cömertlik, güvenilirlik ve uygun fiyat konusunda öncü olan Dacia, bütün müşterilerin güvenini kazandı ve otomotiv pazarında güçlü bir konum elde etti. Dacia, geleneksel uygulamalardan radikal anlamda bir farklılık gösteren yeni otomobil anlayışının öncülüğünü yapıyor. Kısıtlı bütçeye sahip tüketiciler, 2. el bir araç almak yerine artık yeni bir Dacia sahibi olabiliyor. Alırken ve kullanırken ekonomiye önem veren tüketicinin seçimi Dacia, akıllı bir alışveriş olarak tanımlanıyor. Dacia, akıllı alışverişi teşvik ederek müşteri davranışlarının değiştirilmesine de katkıda bulundu. Bu durum aynı zamanda yüksek yenileme ve tavsiye oranları ile desteklenen güçlü marka bağlılığı ile kendini gösteriyor (TNS Sofres araştırması 2013). “Müşterilerimizi, gerekli olanla gösterişli olanı ayırt edebilen kabiliyetteki insanlar şeklinde tanımlayabiliriz. Bu sadece otomobil satın alırken değil, diğer her alanda da geçerli bir durumdur. 2005 senesinde Dacia’yı Avrupa’da “Be logical, be Logan” (Mantıklı ol, Logan ol) sloganı ile lanse ettik. O zamandan beri de Dacia ürün gamı genişlemeye devam etti ve şu anda yedi modele ulaştı. Söz konusu gerçeklik Dacia’nın 2.7 milyon müşterisi ile kendini bir kez daha ispat ediyor.” Renaud Pirel – Pazarlama Direktörü, Dacia Dacia için yine bir büyüme yılı Dacia 2013’de satışlarını 19.3% artırarak yaklaşık 430 bin satış adedine ulaştı. Bu başarının ardında Duster’ın başarılı satış grafiği ve Logan ile Sandero modellerinin yenilenmesi yatıyor. Dacia, 2013 yılında 6 yeni ülkeye giriş yaparak gelişmesini sürdürdü: İngiltere, İrlanda, Norveç, Danimarka, Kıbrıs ve Malta. 43 ülkede varlığını devam ettiren Dacia markası, yenilenen ürünü gamı sayesinde başarısını sürdürmeye kararlı. “Dacia ürün gamının yenilenmesi ve şebekemizin gelişimi sayesinde yeni ülkelerde ticari başarılar peşinde koşmayı ve aynı anda mevcut pazarlardaki pozisyonumuzu muhafaza etmeyi başardık.” Rafael Treguer - Dacia Pazarlama Direktörü Avrupa’da rekor satışlar Dacia’nın pazar payı 2013 yılında diğer tüm markalardan daha hızlı büyüdü. Sıralamada bir sıra yukarı tırmanan marka, Avrupa’da 16’ncı Fransa’da ise 5’inci sıraya yerleşti. Dacia, bir önceki yıla oranla %26 artış gösteren satış ile Avrupa’da rekor düzeyde satış rakamına imza attı. Dacia pek çok pazarda güçlü büyüme kaydetti: özellikle Fransa (+%11.0), İspanya (+%80.9), Portekiz (+%74.0) ve Hollanda (+%49.0). Dacia, Fransa’da bir sıra yükselerek binek+hafif ticari araç pazarında beşinci sıraya yerleşti. Dacia’nın 4 modeli de Top 3 müşteri satınalma listesinde yer alıyor: - Duster: C segmentinde No.1 SUV; - Sandero: B segmentinde No. 3 hatchback; - Lodgy: kendi segmentinde No. 2 kompakt MPV; - Dokker: hafif ticari araç No. 2. Marka, İspanya’da sıra dışı bir performans sergiledi. Satış rakamı bir önceki yıla göre %80.9 arttı. Bu sayede Dacia 2013’ün ilk 10 markasından biri haline geldi. Sandero en çok satılan araç oldu. İlk kez 2013 Ocak ayından satışa sunulduğu İngiltere’de ise Dacia 17 bin 146 adet satış gerçekleştirdi; bu rakam 0.7%’lik pazar payına karşılık geliyor. Autocar Magazine dergisine göre Dacia, İngiltere’ye giriş yapan yeni bir marka olarak en iyi ilk yıl sonucunu elde etti. Dacia: Euromed bölgesindeki üç ülkede pazar lideri Dacia, Euromed bölgesinde ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Marka Türkiye, Fas ve Romanya’da hızla büyüyor; Bulgaristan’da 1 Numara. Dacia, Türkiye’deki pazarda 8’inciliği ele geçirerek köklü markaları geride bıraktı. Lodgy (segmentinde lider) ve Dokker sayesinde %4.3’lük pazar payına ulaştı. Ocak ayında ise ODD tarafından 2013 yılının “En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası” ilan edildi. Euromed bölgesinde ise 2012’deki satışlar %7.4 artarken sadece muhteşem bir Aralık ayı geçirdi. (bir ayda %17’den fazla artış). Romanya ve Fas’ta 1 Numara olan Dacia ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Dacia, Romanya’da %7 daralan bir pazarda, pazar payını 2013 senesinde önceki yıla göre 5.4 puan artış kaydetti. %31.7’lik pazar payı ile Dacia 1. sıradaki konumunu koruyor. Fas’ta ise marka, pazar payını 4.4 puan arttırarak %25.2’e yükseltti. 2006 senesinden beri en çok satan binek otomobil olan Logan büyük başarılara imza atmaya devam ediyor. Dokker ve Duster Fas’ın en çok satan otomobilleri sıralamasında üçüncü ve dördüncü sırayı aldı. Dacia, Bulgaristan’da %10.9’luk pazar payı ile tarihi liderleri geride bıraktı. Sandero ve Duster binek otomobil pazarında ikinci ve dördüncü sırayı alırken, Dokker hafif ticari araç satışlarında 1 Numara oldu. 50’den fazla gazetecinin oluşturduğu bir kurul; tasarım, motor, işlevsellik, sürüş güvenliği, fiyat ve kullanım masrafları kriterlerinee bağlı olarak Dokker’ı birinci seçti:. “Yılın Van’ı ödülünü aldığımız için çok gururluyuz. Söz konusu ödül Dacia Dokker’ın sadece niteliklerini ve başarısını değil aynı zamanda Dacia markasını Bulgaristan’da geliştirme yönündeki çalışmalarımızı da yansıtıyor”. Plamen Kyaychev - Dacia Pazarlama Direktörü, Bulgaristan. DACIA’NIN FACEBOOK’TA BİR MİLYONDAN FAZLA FAN’I VAR Dacia fan’larının heyecanı markanın ticari başarısını yansıtıyor. Kasım 2013’te Dacia bir milyonuncu Facebook fan��na ulaştı; bu, markanın çekiciliğini gözler önüne seren bir gerçek. Dacia sosyal ağda 2010 yılından beri yer alıyor ve şu anda uluslararası bir sayfayla birlikte 20 yerel sayfaya sahip. Sadece Türkçe sayfasının fan sayısı 426 bin. Bunu 272 bin fan ile Romanya sayfası takip ediyor. Dacia, kulanıcılarına yönelik olarak özel etkinlikler sunuyor: mesela İspanya, Polonya ve uluslararası sayfalarda Kasım 2013’te organize edilen “Yeni Duster” yarışması gibi. Söz konusu etkinlik daha da fazla Facebook üyeliğine vesile oldu; böylece 2014 başındaki fan sayısı 1 milyon 400 bin’e ulaştı. Sosyal ağ sayesinde Fransa’da Dacia pikniği (2013’te 15.000 katılımcı) ve Fas’taki plaj turu gibi etkinlikler düzenlendi. YENİ NESİL DACIA ARAÇLARI Mart 2012’de Lodgy’nin lansmanı ile birlikte yeni bir Dacia nesli ortaya çıkmış oldu. Söz konusu ikinci nesil araçlar Dacia’nın DNA’sında yer alan, markanın başarısını ve güvenilirliğini oluşturan nitelikleri devam ettiriyor: eşsiz iç mekan/fiyat dengesi, güvenilirlik ve yalın ürün gamı. Aynı zamanda yeni nesil modeller daha çekici bir tasarıma, yeni motorlara ve müşterilerin talep ettiği modern donanımlara sahip. Yeni bir marka kimliği Dacia, yepyeni stili ile tüm modellerinde dikkat çeken daha güçlü bir marka kimliğine kavuştu. Daha modern dış tasarım Dacia modellerinde artık yeni bir ön yüz var. Ön kısımdaki ızgara, farlarla birleşip genişlik duygusu uyandırıyor. Izgaranın içerisindeki iki yatay bar, bir yandan güçlü bir izlenim uyandırırken diğer taraftan araca çağdaş bir hava katıyor. Farlar, aracın modern görünümüne katkı sağlayacak biçimde yeniden tasarlandı. Farlar ve ızgara tek parça halinde bir görüntüye sahip; ayrıca siyah renk kullanımı sayesinde ön yüzün tasarım özellikleri vurgulanıyor. Aracın yan tasarımı ise gücü vurgulayan kabarık çamurluklarla yalınlığını korumaya devam ediyor. Daha geniş tekerlek izi ve daha büyük lastikler (Stepway versiyonunda 15 ve 16 inç) araca daha güçlü bir duruş veriyor. “Dacia ürün gamının yeni tasarımı çağdaş, dinamik ve biçim konusunda aynı titizliği muhafaza ediyor. Aracın hatları gereksiz detaylar olmaksızın incelikle düşünüldü. Hem yalın hem de ikonik.” David Durand – Tasarım Başkanı, Dacia ürün gamı Yeni nesil Dacia modelleri, standartta yer alan yeni metalik gövde renkleri sayesinde daha dinamik bir görüntüye kavuştu: Lodgy ve Dokker’da Kül Beji ve Uzay Mavi Blue, Yeni Logan ve Sandero’da Acem Mavi yeni bir tonu, Sandero Stepway’e özgü Gök Mavi ve YeniDuster’da kullanılan Platin Gri. Dacia modellerinde daha çekici, yeni malzemeler kullanıyor. Örneğin egzoz çıkışı gibi yerlerde krom detaylar mevcut. Daha çekici iç mekân Aynı uyum Dacia modellerinin iç mekânında da göze çarpıyor. Dacia ürün gamındaki bütün modeller, stil konusunda uyumlu bir yaklaşımı vurgulayan bir dizi özelliği bünyesinde barındırıyor: yuvarlak hava çıkış kanalları, direksiyona entegre logo ve kapı kolları. Yeni modellerde modern tasarıma sahip birbirinin aynısı ön konsol ve krom gösterge çerçeveleri yer alıyor (versiyona bağlı). Aracın dışında ise parlak siyah renk kullanımı gibi bir dizi üst düzey özelliklerin kullanıldığı görülüyor. Koltukların grafik tasarımı ise artan kumaş kalitesi ile birlikte çeşitli döşeme tiplerini yansıtacak biçimde kullanıldı. Bu kuralın tek istisnası ise hem yol hem de arazi özelliklerini vurgulayacak şekilde yeniden tasarlanan ön kısma sahip Duster. İç mekanda ise aracın 4x4 özellikleri hemen göze çarpıyor. Yeni ön konsol ve dikey çerçeveli orta konsol aracın güçlü yönünü vurguluyor. Cömert özellikler Yeni nesil Dacia modelleri, müşterilerin beklentileri arasında yer alan özellik ve ekipmanları her zamanki çekici fiyat etiketiyle sunuyor. Dacia gamındaki bütün modeller iki multimediya sistemi ile sunuluyor. - Bir multimedya navigasyon sistemi olan Dacia MEDIA NAV, büyük bir dokunmatik ekrana sahip. Kullanımı kolay ve sezgisel olan bu büyük 7 inçlik (18 cm) dokunmatik ekran ve ana sayfası sayesinde kullanıcılar, altı adet fonksiyon arasında kolaylıkla geçiş yapabiliyor: radyo, medya, telefon, harita, navigasyon ve parametreler. Dacia MEDIA NAV, eller serbest telefon görüşmesi yapılmasına veya müzik dinlenmesine imkan tanıyan Bluetooth® teknolojisini içeriyor. Ayrıca 2D veya 3D (kuş bakışı) görüntülü navigasyon sistemi de buna dahil. Telefon veya MP3 çalar gibi kişisel taşınabilir cihazlar ergonomik biçimde kulanılmak üzere ön konsola yerleştirilmiş olan USB portuna veya jaka takılabilir.. - Dacia Plug&Radio çok gerekli bir özellik olup, yalın ve etkili bir multimedya sistemidir. Sistemde bir radyo, MP3 formatı ile uyumlu CD çalar, Bluetooth® bağlantısı ve ön konsolda USB portları ve jakı bulunuyor. Sürüş konforunu artıran özellikler Eksiksiz ön konsol göstergeleri. Dacia ürün gamındaki bütün modeller, artık yepyeni işlevsel ve ergonomik üçlü gösterge paneli ile sunuluyor. Bu şekilde yüksek kalite standartları sağlanmış oluyor. Versiyonlara bağlı olarak dış sıcaklık göstergesi, saat, sinyal lambası okları ve hem anlık hem de ortalama yakıt tüketimini, litre ve kilometre cinsinden menzili, son dolumdan beri kat edilen mesafeyi ve bir sonraki servise kalan mesafeyi gösteren araç bilgisayarı (versiyona bağlı) da mevcut. Yeni nesil Dacia modelleri şu ekipmanlarla sunuluyor: hız sınırlayıcı, navigasyon, arka park sensörleri, araç hareket etmeye başladığında devreye giren otomatik kapı kilitleri. Bütün modellerde yer alan ABS fren sistemi ile birlikte kullanılan acil durum fren desteği (EBA) sayesinde güvenlik konusunda da özel özen gösterildi. Elektronik stabilite kontrolü çoğu modelde standart (Lodgy’nin ilk versiyonunda opsiyonel ve Dokker’da Ambience döşeme ile sunuluyor). Duster’ın ESC ile donatılmış bütün versiyonlarında yokuş kalkış desteği de bulunuyor. Söz konusu özellik sayesinde, fren basıncı iki saniye daha muhafaza edilerek yokuşlarda kalkış kolay hale getiriliyor. Eğer sürücü iki saniye boyunca her hangi bir şey yapmazsa, yokuş kalkış desteği fren basıncını kademeli olarak serbest bırakıyor bu şekilde de araç hareket etmiyor. Revize edilmiş ve modern motor gamı Motor yelpazesinin genişleme ve yenilenme hızı, Dacia’nın müşteri ihtiyaçlarına ne denli çabuk cevap verdiğini bir kanıtıdır. Modern, yakıt açısından verimli benzinli motorlar TCe 90 Yakıt açısından verimli TCe 90 motoru Logan, Logan MCV, Sandero ve Sandero Stepway ile sunuluyor. Türkiye’de Sandero Stepway’de sunuluyor.Söz konusu motor üstün sürüş özelliklerini sınırlı yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları ile birleştirerek kullanım masraflarını düşük seviyelerde tutuyor. Sahip olduğu düşük ataletli turbo şarj ve değişken valf zamanlaması ile bu 898 cc’lik üç silindirli benzinli motor 5.250 d/d’da 90 bg güç sunuyor. En düşük motor hızlarından (%90’ı 1.650 d/d’dan itibaren) itibaren elde edilen 135 Nm tork sayesinde pürüzsüz ve iyi tepkili sürüş sağlanıyor. Menzili ise selefi olan 1.6 MPI 90’dan neredeyse %30 daha iyi. TCe 115 Dokker, Dokker Van ve Lodgy’de yer alan TCe 115 motoru, Renault Grubu’nun ilk doğrudan enjeksiyonlu turbo benzinli motoru. Bu motor seçeneği Türkiye’de satışa sunulmuyor. Hafif alüminyum bloku sayesinde daha hafif araçlara yönelik. Verimli ve sürüşü özellikleri iyi olan bu motor optimize bir kapasiteye (1.2l) ve 115 bg çıkış gücüne sahip. Sunduğu performans 1.6l motor ile kıyaslanabilir. Motorun torku 190 Nm olup, 2.0 litre motora eşdeğer. Bu değerin %90’ı 1.500 d/d’den itibaren ve %100’ü de 2.000 ila 4,000 d/d arasında elde edilmektedir. Bu da güçlü hızlanma anlamına geliyor. TCe 115 motoru yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriyor. TCe 125 İlk kez Yeni Dacia Duster ile sunulan TCe 125 motoru hem güçlü hem de pürüzsüz. 125 bg güç ve 2.000 d/d’da 205 Nm tork üreten bu turbo şarjlı motor güçlü kalkış ile hızlanmayı en düşük motor hızlarından itibaren garantiliyor. TCe 125 aynı zamanda yakıt açısından verimli olup, kullanım masrafları düşüktür. Yakıt tüketimi kontrol altında olup, triger kayışı gerektirmemektedir. Yeni Duster’da 6 vitesli vites kutusu ile birlikte kullanılan bu motor, yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriyor. Bu motor seçeneği Türkiye’de satışa sunulmuyor. Yeni nesil 1.5 dCi dizel motor: performans ve yakıt verimliliği açısından daha da yüksek standartlar 1.5 dCi motoru güvenilirliği, performansı ve düşük yakıtı tüketimi bakımından takdir topluyor. Söz konusu motor, aynı zamanda Renault Grubu’nun en çok satan motoru. Günümüzde özellikleri daha da artırıldı. En son nesil modelinde daha da etkili bir enjeksiyon sistemi ve turbo şarjı bulunuyor. Böylelikle de tork 20 Nm artırılmış oluyor. Motor sayesinde sürüş zevki artarken yakıt tasarrufu ile düşük CO2 emisyonlarını bir araya getiriliyor. 1.5 dCi motoru yelpazede 75 bg ve 90bg olarak yer alıyor. Lodgy ve Yeni Dacia Duster’da ise 90 ve 110 bg olarak sunuluyor. Türkiye’de 90 ve 110bg seçenekleri Duster modelinde yer alıyor. Pazarın en eksiksiz LPG yelpazesi Pompa fiyatı 1€ / litrenin altında olan LPG konusunda Dacia, bu yakıtı makul fiyatlı bir alternatif olarak sunmaya devam ediyor. Bütün Dacia ürün gamı (Sandero Stepway hariç), pazarlandıkları ülkeye bağlı olarak LPG’li olarak da sunuluyor. Yeni Logan, Logan MCV ve Sandero modelleri 1.2 16V 75 LPG motor ile sunuluyor. Dacia Duster 4x2 ise benzinli/LPG versiyonda sunulurken, 1.6 16v 105 LPG, Duster, Ambiance ve Lauréate döşeme tiplerinde satılıyor (ülkeye bağlı). Bu seçenek Türkiye’de Logan MCV ve Sandero modellerinde yer alıyor. 1.6 MPI 85 LPG çift yakıtlı benzinli/ LPG motor Lodgy ve Dokker’da bulunuyor. Türkiye’de ise bu versiyon bulunmuyor. DACIA; GÜVENİLİRLİK SEMBOLÜ Renault Grubu’nun uzmanlığını temel alan güvenilirlik Dacia, 2013 senesinde Fransa’nın en popüler 20 markası listesinde en güvenilir markalar arasında yer aldı(Auto Plus dergisi güvenilirlik araştırması – 2005 senesinden beri servise giren araç sayısı ile arıza sayısının birbirine oranı). Dacia, kalite açısından bir yandan Renault Grubu’nun uzmanlığından istifade ederken, Renault –Nissan İttifakının proseslerini ve standartlarını da kullanıyor. Grup’un tüm üretim tesislerinde olduğu gibi Kazablanka, Tanca ve Pitesti tesisleri de Renault Üretim Süreciuygulanıyor. Söz konusu yaklaşım, tüm Renault Grubu tesislerinde kullanılmakta olup, tek bir kilit gerekliliği karşılamak üzere son derece sıkı üretim standartlarının uygulanmasını gerektiriyor: yüksek kaliteli ürünler. Dacia, aynı zamanda İttifak motorlarının güvenilirliğinden de istifade ediyor: örneğin İttifak’ın 2013 senesinde bir milyondan fazla satan 1.5 dCi motoru gibi. Aynı zamanda Yeni Dacia Duster Nissan’ın 4x4 araç alanındaki deneyiminden ve uzmanlığından yararlanıyor. Dacia, rekabetçi fiyatlarla güvenilirliği eksiksiz sunuyor Üç yıldır üst üste olmak üzere, Fransız tüketici dergisi Que Choisir’in yürüttüğü bir güvenilirlik araştırması sonucunda Dacia, en düşük servis ücretine sahip marka seçildi. Şubat 2014’te gerçekleştirilen bu araştırmaya Belçika, İspanya, Fransa, İtalya ve Portekiz’den 30 bin sürücü katıldı. Söz konusu sonuç, Dacia’nın müşterilerine sunmak üzere şu çalışmalarını gösteriyor. - Yeni, modern ve yakıt açısından verimli motorlara sahip araçlar, - Son derece rekabetçi satış sonrası teklifleri (parça ve servis), - Mükemmel 2. el değeri, - Mevcut model güncellenmiş hatta daha iyi donanıma sahip olsa bile değişmeden kalan satın alma fiyatı. Kullanırken ve bakım yaptırırken gönül rahatlığı 3 yıl / 100.000 km üretici garantisi tüm modeller için geçerli. Araçlar, şebekeye bağlı her hangi bir yetkili satıcıda en yüksek uzmanlık standartlarında orijinal yedek parçalar kullanılarak onarılıyor. Daha fazla gönül rahatlığı için Dacia aynı zamanda garanti uzatma sözleşmeleri de sunuyor.
Kurt Seyit ve Şura Dizisi Karakterleri
Yılın dizisi 'Kurt Seyit ve Şura' 4 Mart'ta yani bugün başlıyor. Nermin Bezmen'in aynı adlı romanından uyarlanan dizide kim, hangi rolde? Kıvanç Tatlıtuğ ve Farah Zeynep Abdullah'ın başrollerde yer aldığı 'Kurt Seyit ve Şura' dizisi, 4 Mart 2014 Salı günü, saat 20.00'de, Star TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak. Hilal Saral’ın yönetmenliğini üstlendiği dizinin senaryosu Ece Yörenç'e ait. Nermin Bezmen'in 'Kurt Seyt ve Shura' adlı kitabından uyarlanan dizi, yüzyıl başı Rusya’sından 1920’lerin İstanbul’una uzanan dönemde yaşanan tutkulu bir aşk hikayesini konu alıyor. Dizide kim, kimdir? Kurt Seyit ve Shura'nın karakterlerini tanıyalım...Kurt Seyit Eminof ve Ailesi Baba Mirza Mehmet Eminof, Kırım’ın en güzel yerlerinden biri olan Aluşta’da verimli arazilerin sahibidir. Mirza Mehmet, üç oğlunun da Aluşta’da onunla yaşamasını ve sonunda soylarını devam ettirecek Türk asıllı kızlarla evlenmelerinin hayalini kurmaktadır. Fakat Kurt Seyit’in Rus soylusu Şura ile birlikte olmayı tercih etmesi baba oğul arasındaki ilişkilerin kopma noktasına gelmesine yol açacaktır. Kurt Seyit’in kaderi Şura’yla tanışmasının ardından tamamen değişir. Şura’yla olan ilişkisi ve Rusya’daki devrim onun içinde bulunduğu tehlikeyi daha da büyütür. Kurt Seyit’in aşkı ve ailesi için olan mücadelesi onu çok çalkantılı bir serüvenle İstanbul’a doğru yola çıkaracaktır.Kurt Seyit Eminof Kurt Seyit, Kırım’ın Türk asıllı, köklü ailesi Eminof’ların en büyük oğludur. Babası Mirza Mehmet Eminof, Rus ordusunda subaylık yapmıştır. Çocukluğundan beri babası tarafından asker olarak yetiştirilen Kurt Seyit, Rus ordusunda görev yapan onurlu, başarılı bir subaydır.Mahmut Eminof ailesinin ortanca oğlu Mehmet Kurt Seyit’in iki yaş küçük kardeşidir. Kurt Seyit’in aksine Mahmut hep çiftlikle yaşamış ve babasıyla çiftliğin yönetimine ortak olmuştur.Osman Kurt Seyit’in 6 yaş küçük erkek kardeşi Osman hayatı boyunca bir kahraman gibi hikayelerini dinlediği ağabeyi Kurt Seyit’i gözünde ilahlaştırmış, onun gibi olmak için her şeyi yapabilecek bir gençtir.Şura (Alexandra) Verjenskaya ve Ailesi Şura’nın babası Julien Verjensky soylu bir aileden gelen önemli bir ticaret adamıdır. Annesi Katherina, Julien’le sevgi dolu bir evlilik yapmış, eşine ve ailesine çok bağlı bir kadındır. Hayatındaki en önemli varlıkları kızları Nina, Valentina ve Şura’dır. Ciğerlerinden hasta olan Julien, kızları Şura ve Valentina ile birlikte Petrograd’a tedavi için geldiğinde uzun bir süre hastanede kalır. Bu süreçte Şura hayatının aşkı Kurt Seyit’i bulacaktır.  Şura (Alexandra) Verjenskaya Ailenin en küçük kızı olan güzeller güzeli Şura, Petrograd’ta ilk kez sosyeteye takdim edildiği baloda Kurt Seyit’le tanışır ve ona ilk andan itibaren aşık olur. Bu aşk her türlü engele, entrikaya rağmen güçlenerek büyürken, çeşitli zorluklarla da sınanır.  Valentina Şura’nın ablası Valentina, ailenin ortanca kızıdır. Kontrollü ve ağırbaşlı genç bir hanım olan Tina için, ailesi ve toplumdaki saygınlığı her şeyden önce gelir. Şura’nın Seyit'le yaşadığı aşk onun da hayatındaki dengeleri değiştirecektir.  Nina Şura'nın ablası, ailenin en büyük kızı Nina, bebekliğinde geçirdiği bir hastalık sonucu, zihinsel gelişim olarak kardeşlerinden geri kalmıştır. Annesine çok bağımlı olan Nina kardeşleri arasında da en çok Şura'ya düşkündür. Masumiyeti ve saflığı ile Şura’nın hayatta atacağı en önemli adımlara vesile olacaktır. Petro Borinsky ve Ailesi Zengin, asil ve nüfuzlu bir Rus ailesi olan Borinsky'ler tek oğulları Petro'ya oldukça düşkündürler. Petro'nun babası Andrei Borinsky aynı zamanda Şura'nın babası Julien'in yakın arkadaşı ve iş ortağıdır. Annesi Maria, oğlunun güzeller güzeli asil Şura ile evlenmesi için gelecek planları yapmaktadır. Petro’nun da Şura'ya karşı hislerini fark ettiğinde daha da cesaretlenecektir.  Petro Borinsky Petro, küçük yaşlarda girdiği askeri okulda Seyit’le tanışmış, çocukluk yıllarından itibaren onunla gizli bir rekabet içinde olmuştur. Petro’nun savaş alanında yaptığı bir hata, Seyit ve Petro arasındaki rekabeti Petro açısından gizli bir düşmanlığa dönüştürür. Seyit’in Şura’ya olan aşkı, bu düşmanlığı daha da büyütecektir.Celil Kırım’lı Türk asıllı bir ailenin çocuğu olan Celil, Kurt Seyit’in hem çocukluktan beri en yakın dostu hem de orduda omuz omuza savaştığı silah arkadaşıdır. Bolşoy baş balerini Tatya'ya deli gibi aşıktır. Celil’in Rusya’dan İstanbul’a süren hüzünlü hikayesinde, yanında hep Kurt Seyit ve Şura olacaktır.  Tatya Sanatçı bir aileden gelen Tatya Rusya’nın en ünlü balerinidir. Moskova’da bir gösteri sonrasında Celil’le tanışır. İlk andan itibaren birbirlerine delicesine aşık olurlar. Seyit’in ve daha sonra da Şura’nın en yakın dostu olan Tatya, onların bir araya gelmesinde kritik bir rol oynar.. Kendi aşkı için de her türlü zorluğu göze alır ve Celille birlikte, tehlikeli bir maceraya doğru yola çıkar.  Barones Lola Seyit'in eski sevgilisi, dul Barones Lola, eski eşinden miras kalan unvanı sayesinde toplumda tanınır bir isimdir. Güçlü kişiliği, uluorta konuşulmayan ama herkes tarafından bilinen çapkınlığı, ona karşı mesafe konmasına sebep olsa da, her türlü davetin aranan ismi olmaya devam etmektedir. Seyit’in Şura’ya olan aşkını gören Barones Lola, ilk kez huzursuz olur.  Güzide Seyit’lerin Kırım’daki komşu çiftliğinde ablasının yanında kalan Güzide’nin hayatı, olaylı bir günde Celil’le karşılaşmasıyla değişir. Celil’den çok etkilenen Güzide, iki kelime konuştuğu Celil’i, günler haftalar aylar içinde kendi kafasında büyütür ve o resme aşık olur. Güzide ile Celil’in yolları zaman zaman kesişir zaman zaman tamamen ayrılır, ama İstanbul’da çok hüzünlü bir aşk hikayesi onları beklemektedir.
Dünyanın En Tuhaf Trafik Kuralları
Polis bir aracı neden çevirir sorusunun cevabı her zaman aşırı hız veya alkol kontrolü olmayabiliyor. Yasaların kimisi güncellenmediği için geçerli olan, kimileri ise bölgenin özel şartlarının getirdiği zorunluluklardan kaynaklansa da, bu kadar tuhaflaşabilecekleri doğrusu akla gelmiyor. İşte Dünya’dan tuhaf trafik kuralları: Rusya: Kirli arabaları kullanmak yasak. Kulağa biraz tuhaf geliyor değil mi? Eğer plaka okunmayacak kadar kirliyse ehliyete de el konuyor. Fakat genel kanı Rus polisinin aslında trafikteki her aracı pek de bir neden olmaksızın durdurabildiği yönünde. Güney Afrika: Otomobiller çobanlara ve sürüye yol vermek zorundalar. Yasal olan sürüye yaklaşmadan 150 metre önce ve sonra ikaz lambalarını yakmak. Güney Afrika’da sürü gördüyseniz, geceleri kırmızı ışıkla, gündüzse kırmızı bayrakla uyarmak zorundasınız. Bulgaristan: Yangın Söndürücüsüz araba kullanmak yasak . Bulgaristan deyince akla ilk gelen güvenlik değil sanki diyorsanız haklısınız. Her zaman yangın söndürücü bulundurmanız Bulgaristan’da yeterli değil, kırmızı üçgen reflektörünüz, ışığı yansıtan yeleğiniz ve ilk yardım çantanız da olmak zorunda. Böylece aracınızda yangın çıkarsa çarpıcı kıyafetinizle yoldan geçenleri etkileyebiliyorsunuz. Avustralya/İngiltere: Taksi Şoförleri Atları Beslemek Zorunda. Şu anda Londra’daki veya Sidney’deki taksilerin atları beslemek için durduklarını hayal etmek zor. Ama tarihte bir dönem taksi şoförü olmanın gereklerinden biri de atları beslemekti. Tabii o zamanın taksileri de at arabalarıydı. Bu iki ülke o zamanlardan bu yana bu yasaları güncellemedikleri için yasa halen geçerli.Sırbistan: Sürücüler yanlarında römork bağlantısı ve 3m ip bulundurmak zorunda. Bulgarlar gibi Sırplar da otomotiv güvenliği konusunda hassas ülkelerden. Yangın söndürücü zorunlu değil ama yine de parlak ceket, reflektör ve ilk yardım kiti burda da şart. Yangın söndürücü yerine burada römork bağlantısı ve ip gelmiş.Danimarka: Aracınızı altında biri varken çalıştırmayın. Yasalarda yer alan böyle cümleler bürokrasinin nerelere kadar gidebileceğine güzel bir örnek. Fakat diğer taraftan bu hükmün yasaya konmasını gerektirecek bir durum oluşmuş ki ifade edilmek zorunda kalınmış.İsviçre: Pazar günleri araba yıkamak yasak. Suyu korumak veya çevrecilik adına koyulmuş bir kural değil eğer merak ettiyseniz. Burada amaç başka türlü bir kirliliği önlemek: gürültü kirliliğini. Sadece Pazar sabahları araba yıkamak değil, aynı zamanda ülkede Pazar akşamları gürültü yapmak da yasak.Kanada: Taksiye kötü kokan bir nefesle binmek yasak. Ontario’da kötü kokan nefes suç unsuru sayılıyor. Toronto’da baharatlı yedikten sonra taksiye binme yasağı var. Yaptırımın çok sıkı uygulanmadığına emin olsak da, yasa buraya da gelse hiç fena olmazdı.Thailand: Üst giymek zorunlu. Araba kullanıyorsanız gömlek, bluz tişört giymek zorundasınız. Çıplak araç kullanmak yasak.
Reklam
League Of Legends
Kimine göre fazla şişirilmiş bir oyuncu, kimine gore çok yetenekli bazısı ise sadece atkılı bir şovmen olduğunu düşünüyor. Hangi fikre inanırsanız inanın Ocelote, yani tam ismi ile Carlos Rodriguez Santiago, League of Legends camiasında ismi en çok zikredilen ve tanınan oyunculardan. Bildiğiniz üzere Ocelote 2013 yılında SK Gaming’den ayrılmıştı, kendi seçiminden ziyade takımın kurucusu Müller Rodic’in bir kararı gibiydi bu, çünkü o dönem SK’nın iki Starcraft II oyuncusu da kulübün bünyesinden ayrılmıştı. En azından benim şahşi tahminim bu şekilde.Ve sonunda Ocelote kendi takımını kurarak sahalara tekrardan Gamers 2 adı ile geri döndü. Ozone ve G2A.com’un sponsorluğunda League of Legends sahalarına geri dönecek takım Madrid’de videoda izlediğiniz evi kendilerine üs belleyip antremanlara başladı bile.Videoda “Takım olmanın aile olduğu,” cümlesinin üstüne basılmasına ragmen Ocelote galibiyete giden yolda her dakikadan zevk alınması gerektiğini ve kazanmanın tek amaçları olduğunu söyleyerek şimdiden hırsını ortaya koymuş görünüyor.Uzun bir deneme sürecinden sonar takım ile en iyi uyumu gösteren yetenekli oyuncuları bünyesine aldığını bildiren Ocelote, Gamers 2 League of Legends takımı kadrosunu şöyle açıkladı:Gamers 2’nin tanıtım videosunu yazının sonunda görebilirsiniz. Challenger Serisi’nde oynamaya başlayacak takımın başarı kazanıp kazanmayacağını zaman gösterecek.
Renault Twingo Cenevre Fuarında
Renault Twingo’ya yeniden, daha cesur bir bakışla bakıyor. İlk lansmanından yirmi yıl sonra, Renault, ayrıntılı bir dönüşümden geçen küçük şehir araçlarının üçüncü kuşağını tanıtmaktan gurur duyuyor. Neşeli görünümüne ek olarak, Yeni Twingo dört renk seçeneği ve yeniliklerle birlikte sunuluyor. Yoğun kişiselleştirme fırsatları doğal olarak bu programın bir parçasını oluşturuyor. Arka kısımdaki moturun konumlandırılması sayesinde: • Yeni Twingo artık daha çevik ve 8.65 metrelik bir dönüş çapına sahip, rakiplerinin değerlerinden ortalama olarak bir metre daha az olan bu değerle fark yaratıyor. • Yeni Twingo, kabin uzunluğuna eklenen 13 cm ile oldukça geniş ve ferah, ancak Yeni modelin toplam uzunluğu 10 cm kısaltıldı. • Yeni Twingo beş kapılı mimarisi, akıllı yükleme çözümleri, tamamen düz zemini ve 2.20 metrelik şaşırtıcı derecede uzun maksimum yük uzunluğu nedeniyle çok pratik. Twingo bu özelliğe sahip tek şehir aracıdır… • Yeni Twingo’nun sınıfının en iyisi ileri görüş alanı ve yüksek sürüş pozisyonu, yoğun alanlarda araç kullanılırken daha da önem kazanıyor. Bagajda ya normal havalandırmalı ya da turboı üç silindir benzinli motor yer alıyor. Her iki motor da yakıt verimliliği ve etkili bir performans sunuyor. Yeni Twingo internet bağlantısına sahip ve iki multimedya sistemine sahip :R & GO radyo (akıllı telefon ile birlikte) ve R-Link® sunan tek şehir aracı. Yenilikçi Renault 5 Turbo ve Twingo’nun mirasından esinlenen Yeni Twingo Renault’nun küçük araçlardaki uzmanlığını kanıtlıyor. Yeni Twingo’nun lansmanına ek olarak, Renault küçük araç sınıfındaki diğer yeni gelişmeleri sunmak ve markanın spor araçlar, elektrikli araçlar ve motor yenilikleri dünyası gibi yoğun uzmanlık sahibi olduğu alanların bazılarına odaklanmak için. 2014 Cenevre Otomobil Fuarını seçti. İlk kez sergilenecek olanlar arasında Clio R.S. 200 EDC Monaco GP: bu sınırlı sayıdaki model spor ve rafine bir müşteri kitlesini hedefliyor. Siyah tavanı, siyah dış kaplaması, İnci Beyaz ya da Platin Gri metalik kaplaması (pazara bağlı olarak) ve zengin donanıma sahip kabini ile ilk bakışta göze çarpıyor. Renault elektrikli araçlar ürün gamında « Flexi Charger »’ı sunuyor. Bu şarj kablosu ZOE’yi klasik ev prizinde şarj etmeyi sağlıyor. Renault aynı zamanda daha az yol yapan sürücüler için ayda 49€’dan başlayan fiyatlarla Yeni Z.E. Access batarya kira planı « Z.E. Access »’i öneriyor. Yeni Energy dCi 160 Twin Turbo downsizing ve çift turbo ilk 1.6 dizel motor. Bu 1.598cc motor 160bg ve 380Nm cömert bir tork seviyesi sunuyor. Bu değerler motoru, performans açısından 2 litre motorlar arasına yerleştiriyor. %25 tüketim ve CO2 tasarrufu, 1.6litre bir motor için bir ilk. Energy dCi 160 Twin Turbo’nun sunduğu yakıt tasarrufu daha büyük araçlar için ideal düzeyde. Bu yeni motor Markanın gelecekte lansmanı yapılacak D- ve E-segment modellerinde de kullanılacak.
Çayseverlerin Bayılacağı 25 İlginç Ürün
Çay denildiğinde akan suları durdurabilecek bir sürü çay tutkunu var. Çay tutkusu bir başkadır efendim, çayseverler bilir. Daha sonra çay içerken dostlarınızla yaptığınız muhabbetlerin tadı bir başkadır. Bu, dostlarınızın hikmeti midir çayın güzelliği midir orası sizin bileceğiniz iş :) 'Çayı dumanından tanırım' diyenlerin bayılacağı hatta sahip olmak için sabırsızlanacağı harika ürünlerimiz var. Hele ki bu yazıyı okurken bile elinizde çay bardağınız varsa, içinizden bardağınızın değişmesi gerektiğini fısıldayan bir sesle karşılaşabilirsiniz. Çünkü bu ürünlerle çay içmek, çayın keyfini çıkarmak sıradan ürünlere göre çok daha keyifli. Artık sözü ilginç ürünlere bırakma zamanı. Dilerseniz kendinize bir bardak çay koyun ve bu yazımızı öyle okumaya başlayın..
Reklam
Google ve Tüm Servislerinde Açılmama Sorunu Yaşanıyor
Bir arama motoru olmaktan çıkan ve bir internet devine dönüşen Google, son zamanlarda Türkiye genelinde önemli bir sorun ile karşı karşıya. Google ve ona ait Youtube, Adwords, Adsense, Analytics,Gmail, Webmaster Tools gibi  tüm servislerde yavaşlama sorunu var ve uzun süren aralıklarla açılmama problemleri yaşanıyor.  Özellikle ülkemizde İnternet = Google mantığı yerleşmişken, Google'a erişemeyen kullanıcılar, bu markaya o kadar güveniyor ki sorunun Google kaynaklı olabilme ihtimalini düşünmeyerek,  sorunu kendi internet bağlantılarında arıyorlar. Hatta sorunu kendi kullandıkları bilgisayarlara yükleyip, format atanların bile varlığından haberdarız.  Özellikle sosyal medya ve forum sitelerinde konunun gündeme geldiğini söyleyebiliriz. Kullanıcılar yavaş yavaş sinirlenmeye ve Google'ye tepki göstermeye başladığını gösteren mesajlar ile dolu.  Ayrıca yaptığımız ufak bir araştırma ile yaşanan bu problemin sadece Türkiye'de olmadığını ve dünya genelinde de böyle bir sorunun var olduğunu söyleyebiliriz. Keza bir kaç forumda, açılmama probleminin Türkiye'de yaşanan sansür olayından gerçekleştiği konusunda mesajlar ile karşılaştık.  Sorunun neden kaynaklandığını açıklayan Google tarafından gelmiş resmi bir açıklama yok. Fakat bir kaç teori ile neden kaynaklanabileceğini sizin için araştırdık; Açılmama ve yavaşlık probleminin sadece Google Chrome kullananlarda olduğu ve son chrome güncellemelerinden sonra yaşanmaya başlandığı iddia ediliyor. Diğer bir iddia ise Google DNS kullananlarda bu sorunun yaşandığı yönünde.  Bir başka iddia ise SSL güvenli bağlantı yüzünden Google'a erişilemediği yönünde. Bazı kullanıcılar, https://google.com.tr yerine http://google.com.tr yazdıklarında sorunsuz erişim sağladıklarını ifade etmiş. Kullanıcıların Twitter üzerinden gönderdiği mesajlar ;
Reklam
Kardashian Sinemanın En Kötülerinden Oldu
Oscar ödülleri öncesi Amerikan sinemasının en kötülerine verilen Razzie Awards (Altın Ahududu) ödülleri sahiplerini buldu. ‘Movie 43’ filmi en kötü film seçilirken, filmi yöneten 13 yönetme de ‘en kötü yönetmen’ ödülü verildi. ‘After After Earth/ Dünya : Yeni Bir Başlangıç’ filmini baba-oğul ikilisi Will ve Jaden Smith de Ahududu Ödülü’nü aldı. Oğul Jaden Smith en kötü erkek , baba Will Smith ise en kötü yardımcı erkek ödülüne layık görüldü. En kötü kadın oyuncu ödülü ise erkek oyuncu olmasına rağmen ‘Tyler Perry’s A Madea Christmas’ filminde bir kadını canlandıran Tyler Perry’e gitti. Yardımcı kadın oyuncu kategorisinin de yılın en kötüsü ise ‘Temptation: Confessions of a Marriage Counselor’ filmindeki kötü peformansıyla Kim Kardashian’ın oldu.haber kaynağı: 365haber.org/kültür-sanat haberleri
Alfred P. Sloan'dan Yönetici ve Ceo Adaylarına 9 Öğüt
CNBC-e Business dergisinin Şubat ayı sayısında yayınlanan bu yazıyı geleceğin yönetici ve CEO adaylarıyla paylaşmaktan mutluluk duyarız. Öncelikle Alfred P. Sloan kimdir ona bakalım, sonrasındaysa vermiş olduğu dokuz öğüte… Alfred P. Sloan kimdir? Amerikan şirketler dünyasında kendisinden daha önce kimsenin yapamadığı ve kim bilir belki de bir daha kimsenin yapamayacağı bir devrimi gerçekleştiren Alfred P. Sloan, konsensüse dayalı liderlik anlayışı, farklı görüşleri teşvik etmeye, bilgi ve verileri kullanmaya ve tüketicileri yönetmeye ilişkin yenilikçi yaklaşımlarıyla bilinmektedir. General Motors şirketine büyük bir güç kazandırdığı gibi, günümüzün en başarılı şirketlerinde geçerli olan stratejik bakış açısını, liderlik tarzını ve işletme disiplinini derinden etkilemiştir. General Motors’da kalıcı izler bırakan Alfred Sloan, yılların tecrübesi ve birikimin konuşturuyor. Üretmeye Odaklan Hayatın bize sunduğu en büyük heyecan bir şeyler üretme, inşa etme heyacanıdır.Yaratıcı ruhu farketmek ve onu yüceltmekten geri kalmayın. İşi Benimset Kurumunuzda insanları aşağıdan yukarıya sağlıklı biçimde yükseltin.Böylece bağlılık, azim ve yetenek gelişi, çünnkü terfi şansı doğar. Bağımsız Düşün : Yeni ve farklı bir işi başarmak için önüne çıkan engelleri aşmak adına öncü, cesur ve azimli olmanız gerekir. Tartışmaktan Kaçınma Bir konu üzerinde hemen anlaşmaktan kaçın.İnsanlar hemfikirse yine de kararı alma ve ertele.Zaman, anlaşmazlık ve tartışma yaratabilir.Fikre zaman tanı. İşi Delege Et Her yönetici eninde sonunda yapılması gereken tüm işleri kendi başına yapamayacağını bilmeli.Sorumluluk vermeyi bil. Azimli Ol Tüm değerli varlıklarımı alın ve bana sadece şirketimi bırakın, beş yıl içinde hepsini tekrar kazanırım.Siz de öz güvenli olun. Sorumluluk Al Kişinin neler başarabileceğini görmek için işin sorumluluğunu üzerine alması şarttır. Durdurak Bilmeden Çalış Rekabet olan bir ekonomide bir şirketin dinlenme lüksü yoktur. Ortalamayı Mutlaka Aş Bir işin yüzde 51′ini doğru yaptığınız zaman kahraman olursunuz.
Buzuldan Dev Virüs Çıktı
Sibirya’da buzulların içinde keşfedilen 30 bin yaşındaki virüs, şimdiye dek bulunanların en büyüğü. Buzulların erimesiyle, daha fazla ‘uyuyan’ virüsün ortaya çıkmasından endişe ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilim Akademisi Dergisi (PNAS), Sibirya buzullarında hacim olarak dünyanın en büyük virüsünün bulunduğunu açıkladı. Devasa boyuna rağmen bu virüs insana zarar vermiyor. Keşfi gerçekleştiren Fransız ve Rus araştırmacılar, 1.5 mikrometrelik (1000 mikrometre = 1 milimetre) devasa boyutu ve kavanoza benzeyen şekli nedeniyle Antik Yunanca'da 'büyük kavanoz' anlamına gelen Pithovirus ismini verdi. Yapısal olarak Pandora virüsüne benzediği açıklanan Pithovirus, tek hücreli (amip) canlıların olduğu bir kaba konarak gözlendi. Virüs, kısa sürede amiplere bulaştı. 30 bin yıl buzlar arasında bekleyen virüsün hayatta kalması, küresel ısınmayla eriyen buzullardan çıkabilecek başka virüslerin tehlikeli olma ihtimalini düşünen araştırmacıları endişelendiriyor. Virüsler, canlıların hücrelerine çeşitli yollarla girerek kendilerini sınırsız sayıda yeniden üreten ve girdiği hücreyi yok eden varlıklar. Kendi başlarına kaldıklarındaysa tamamen hareketsizler. Bu nedenle ‘canlı’ sayılmıyorlar. Kaynak PNAS
Reklam