onedio
The Sopranos Hakkında Bilmeniz Gereken 20 Gerçek
Öncelikle bilmeniz gereken şey, şimdiye kadar yapılmış en iyi televizyon dizisi olduğu gerçeğidir. Breaking Bad, OZ, sadece peygamberlerdir. Ama Sopranos tanrıdır. Sopranos'un yeryüzüne gönderdiği kutsal metinlerde ''bir dizi gerçek yaşantınızın içerisine nasıl girebilir?, onu en iyi yapan şey nedir? David Decesare bu kadar güzel dizi yapmayı nereden öğrendi '' gibi soruların cevabı rahatlıkla bulunabilir.  En kaba haliyle Sopranos, İtalyan asıllı Amerikalı bir sülalenin New Jersey'deki yaşantısını, suç, drama, insan ilişkileri, aile gibi kavramlarla mükemmel harmanlayan, pul biber Scorsese'den karabiber Godfather'dan inceler taşıyan nefis bir italyan mantısıdır. Zamanın milenyumunun en iyi hediyesi. Dizilerin kültürel fenomenidir. Şimdi. Biraz daha yakından bakalım.
Daha Önce Hiç Görmediğiniz Tarihi Kareler
Soyu tükenmiş hayvanların son fotoğraflarından tutun da nanik yapan Stalin’e, samuraylardan ilk bilgisayara, Einstein’ın şık plaj modasından on bir yaşındaki Hitler’e, torununa hikâye anlatan Tolstoy’dan Berlin duvarının yıkılışına kadar çeşitli tarihi anları ve figürleri yakalayan nadir fotoğraflar, insanı şaşırtıcı, ibretlik ve keyifli bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Reklam
Reklam
Reklam
Fondaki Detay Tartışma Yarattı
17 Aralık operasyonunda bakan çocukları kadar Ebru Gündeş'in eşi Reza Zarrab da çok konuşulmuştu. Dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, AB Bakanı Egemen Bağış ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile kurduğu iş ilişkileri ve rüşvet iddiaları yolsuzluk ve rüşvet soruşturması iddianamesine girmişti. Önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veren Zarrab ardından hükümete yakınlığıyla bilinen A Haber ekranlarına çıktı. Yapılan görüşme için hazırlanan çekim alanındaki ayrıntı dikkat çekti. Zarrab'ın arkasında yer alan Türk Bayrağı sosyal medyada tartışma konusu oldu. #RezaCumhurbaşkanıOlsun başlığıyla çok sayıda tepki mesajı geldi. Reza Zarrab'ın programda yaptığı açıklamalarının satır başları: Ben bu sezon Trabzonspor'un resmi sponsoruyum. Sponsor olarak Trabzon'daki fotoda nerde oturmalıydım? Altın ihracatıyla ekonomiye, çok önemli katkım oldu. Ben engellendim. İran'da tutuklanan Zencani'yi tanımıyorum, yapılanlar tamamen algı operasyonudur. Kara para aklamadım! Altın ticaretimin hepsinin belgesi var. Uçaktaki altınları satmamı istediler. haberartibir.com.tr
İşte Parayı Ağzınıza Götürmemenizin Nedeni
Konu kirli paralar: Bilimadamları para üzerinde yaşayan şaşırtıcı sayıda mikrop keşfetti. New York Üniversitesi'ndeki (NYU) Kirli Para Projesi'nde görevli araştırmacılar dolar üzerinde yaptıkları DNS çalışmasında paranın üzerinde yüzlerce çeşit bakteri buldular. NYU araştırmacıları 1 dolarlık banknot üzerinde yaptıkları genetik materyal analizinde, toplam 3 bin çeşit bakteri keşfetti. Bu sayı örneklerin mikroskop altında incelendiği daha önceki çalışmalarda ortaya çıkan sayıdan oldukça fazla. Yine de bu miktar insan dışı DNA'ların ancak yüzde 20'sini kapsıyor. Araştırmacılar, buna neden olarak genetik veri bankalarında bu kadar çok mikroorganizmanın kategori altına alınmamasını gösteriyor. Bol miktarda tanımlanan türlerden biri akneye neden olan bakteriler oldu. Tanımlanan diğer bakteriler ise ülser, zatürre, gıda zehirlenmesi ve stafilokok enfeksiyonları gibi rahatsızlıklara neden oluyor. Hatta bazıları antibiyotik direncinden sorumlu genler taşıyor. NYU Genom ve Sistemler Biyolojisi Merkezi'nden genom sıralama sorumlusu Jane Carlton yaptığı yorumda, 'Bu gerçekten bizleri şaşırttı. Gerçekten de paranın üzerinde üreyen mikroplar bulduk' dedi. Henüz yayınlanmamış bu araştırma uluslararası bir sorun olan kirli para sorununu bir kez daha hatırlattı. Rupiden euroya kağıt paralar dünyada en fazla el değiştiren maddelerden birisi. Hijyenistler uzun zamandan bu yana bunun bir salgının kaynağı olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. 23 ülke için özel banknotlar yapan Innovia Security Müdürü Philippe Etienne yorumunda, 'Vücut sıcaklığındaki bir cüzdan bakteri üretme kabı gibi.' dedi. Bazı para uzmanları merkez bankalarının ve devlet hazinelerinin mikrobiyolojiden çok paranın sahtesinin yapılabilirliği ve sağlamlığı konusunda endişe duyduklarına dikkat çekiyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 150 milyar dolar yeni banknot tedavüle giriyor. Yarı keten karışımından yapılmış bir ABD doları 21 aydan daha kısa bir süre sağlamlığını koruyabiliyor. ABD merkez bankası bu yıl toplam nominal değeri 297,1 milyar dolar olan 7,8 milyar banknot yapmak için 826,7 milyon dolar harcadı. Paranın sağlamlığını daha da uzatmak için Kanada'dan Butan Krallığı'na kadar bir çok ülke esnek plastik polimer zardan banknot basıyor. Yen para birimlerindeki maddelerin kamu sağlığına etkisini araştıran Avustralya Ballarat Üniversitesi, 10 ülkedeki süpermarketlerden, restoran ve kafeteryalardan aldıkları kağıt paraları test ettiler. Foodborne Pathogens and Disease dergisinde yayınlanan 2010 yılındaki araştırmada her ne kadar bakteri seviyesi ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de polimerden yapılmış paraların üzerindeki bakteri sayısı ketenden yapılmış paraların üzerindeki bakteri sayısından az çıktı. Etienne konuyla ilgili yorumunda, 'Polimerden yapılmış parada önemli olan bu paranın emici özellik taşımaması. Bunun da temizlik açısından yararları var.' dedi. Diğer araştırmacılar da yedi farklı para üzerindeki bakterilerin büyümeleri araştırdı. Antimicrobial Resistance and Infection Control'de yayınlanan araştırma sonucunda bazı mikropların plastik banknotlar üzerinde daha uzun yaşadıkları keşfedildi. İnsan dokunuşu ise sorun yaratıyor. Bakteriler derideki mum tortusundan ve tedavüldeki kağıt paradaki yağdan besleniyor. Araştırmacılar ayrıca kağıt para üzerinde lifli yüzey de keşfetti. Hindistan, Hollanda ve ABD'deki araştırmacı gruplar geleneksel hücre kültürü teknikleri kullanılarak kağıt para üzerindeki bakterilerin yaklaşık 93'ünü izole etmeyi başardı. Londra'daki Queen Mary Üniversitesi'nde görevli mikrobiyologlar 2012'de test ettikleri İngiliz banknotlarının yüzde 6'sında kalın klozetteki miktara eşdeğer bağırsakta enfeksiyona neden e.coli bakterisi buldu. NYU'daki araştırmacılar hücreleri izole ederek mikroskop altında çalışmak yerine yüksek hızlı gen sıralaması ve bilgisayar destekli veri analistleri yaptığından daha fazla türü tanımladı. Deneyde Manhattan'da ismi açıklanmayan bir bankadan geçen yıl alınan 80 adet bir dolarlık banknotlar üzerindeki DNA'lar analiz edildi. Toplamda bu dolarlar 1,2 milyar DNA seğmendi içeriyor. Tüm genetik verileri tutmak için 320 gigabaytlık dijital depo alını kullanıldı. DNA'lar New York'un olduğu gibi çeşit çeşit idi. Bu DNA'ların yarısı insanlara ait çıktı. Araştırmacılar bakteri, virüs, mantar, bitki patojenleri buldular. Hatta şarbon ve difterinin oldukça küçük izlerini buldular. Paraların üzerinde at, köpek ve dahası beyaz gergedan DNA'sı da bulundu. ROBERT LEE HOTZwsj.com.tr
Reklam
Cem Yılmaz'dan +18 Tepkisi!
Başrollerinde Serkan Keskin, Hazal Kaya, Büşra Pekin, Öner Erkan'ın yer aldığı komedi filmi 'İtirazım Var' filmi Cuma günü vizyona girdi. Onur Ünlü'nün senaryosunu yazıp yönettiği 'İtitazım Var' Kültür Bakanlığı tarafından şiddet içerdiği gerekçesiyle 18 yaş altındaki izleyiciye yasaklandı. Filmin yasaklanmasına bir tepki de komedyen Cem Yılmaz'dan geldi. Yılmaz sansüre şu tweet'lerle tepki gösterdi: 'Sinema filmlerine yaş sınırı getiren kurumdan istek yapabiliyomuyuz ? Mesela bana 21 ver 43 ver diyebilirmiyiz ? Ver oradan bana bi 53 ! Onur Ünlü'nün filmi 'İtirazım Var' sinemalarda ...gidin ! 17 iseniz gitmeyin 23 sen bakın çıkın ! 5 yaşındaysanız tek başınıza gidin ! Tv lere seyirci uyarısı...ahlakına uymuyorsa Kemal Sunal filmini yayınlama ! Yayınlarsan bipleme ..Çok akıllıysan kendi filmini yap ! Ok ? BİP TV ! 1999 da gösterimin Dvd sine tekrar bakın yaş sınırı 46 dır ! Öngörü :)'medyatava**https://twitter.com/CMYLMZ/status/457256433470701568****https://twitter.com/CMYLMZ/status/457257576745680896****https://twitter.com/CMYLMZ/status/457262817507540992**
Reklam
Yeryüzünün İlk 'Penisli' Dişisi
Brezilya'da 'penisli' bir dişi böcek türü keşfedildi. Uzmanlar yeryüzünde karşı cinsin üreme organına sahip ilk hayvan örneğinin bu olduğunu söylüyorlar. Neotrogla denilen türün dişisi sertleşme özelliğine sahip üreme organına, türün erkeği ise vajina benzeri bir üreme organına sahip. Dişi, ginosom adı verilen penis benzeri organıyla erkeğin vajinaya benzeyen organına girerek sperm emiyor. Current Biology adlı dergide yayımlanan araştırma raporuna göre Neotroglalarda dişinin daima üstte olduğu çiftleşme dikkate değer bir süre -40 ila 70 saat- devam ediyor. Raporun yazarı Japonya'nın Hokaido Üniversitesi'nden Kazunori Yoshizawa, 'Cinsiyet rolü değişikliği bir çok başka hayvanda daha önce bulunmuştu ama üreme organlarının ters olduğu ilk örnek Neotrogla' diyor. Böcekler Brezilya'nın doğusundaki bir mağarada bulundu ve bu özellikler Neotrogla familyası içinde dört ayrı türü kapsıyor. Dişinin ginosom adı verilen penis benzeri organı erkeğin içine girdiğinde şişiyor. Organın içindeki dikenler sayesinde iki böcek birbirine yapışıyor. Bu olağanüstü rol değişikliğinin, böceklerin yaşadığı mağara ortamındaki besin yetersizliği sonucu gelişmiş olabileceği düşünülüyor. Çiftleşme dişiye erkeğin vajinasından sadece sperm değil, besleyici değeri yüksek diğer sıvıları da emme imkanı veriyor. O nedenle çiftleşme ne kadar sık olursa dişi o kadar beslenmiş de oluyor. Bu tuhaf türün incelenmesi türlerde cinsel organların evrimi, bilim insanlarına cinsler arası çelişki ve çatışmalar konusundaki tezlerin test edilebileceği yeni alanlar açıyor. Japonya'daki Keio Üniversitesi'nden Yoshiitaka Kamimura 'O kadar seks rolleri değişimi görülen hayvan arasında neden sadece Neotrogla'da dişi penis geliştiğini açıklayabilmek önem taşıyor' diyor. Bunu yapabilmek için önce laboratuarda yeterli sayıda böcek üretmeleri sonra deneylere girişmeleri gerekecek.BBC Türkçe
496 Işık Yılı Uzakta Yaşam İzi
Gökbilimciler, Dünya’dan 496 ışık yılı mesafede yer alan Kepler-186 güneş sisteminde kayalık ve su barındırdığı düşünülen bir gezegen keşfetti. Kepler-186f adı verilen gezegenin yaşam barındırıyor olabileceği belirtildi.NASA’nın Kepler teleskopu, Dünya’nın uzayda yaşam olan tek gezegen olmadığı savını güçlendiren yeni bir keşfe imza attı. Kepler-186 adı verilen kırmızı cücenin yörüngesinde, Dünya’dan sadece yüzde 10 daha büyük ve kayalık bir gezegen keşfedildi.Kepler-186f adı verilen gezegenin yıldızı ile arasındaki mesafe, Güneş ile Dünya arasındaki mesafenin 3’te 1’i kadar. 'Kırmızı cüce' adı verilen yıldızların, Güneş’ten daha soğuk ama uzun ömürlü olmasının, yeni keşfedilen gezegendeki yaşam olasılığını da arttırdığı ifade edildi. Kepler 186f, beş gezegenli sistemde yıldızına en uzak mesafede yer alan gezegeni temsil ediyor. Gökbilimciler, gezegenin yaşanabilir bölgede yer aldığına emin olduklarını belirtirken, Kepler-186f’te yaşamın oluşmasını sağlayacak iklimsel ve evrimsel sürecin gerçekleşmiş olabileceğine inanıyor. NASA Astrofizik Bölümü’nden Douglas Hudgins, “Yapılan en son keşif, Dünya büyüklüğündeki gezegenlerin diğer yıldızların yaşanabilir bölgelerinde olabileceğini gösteriyor” ifadesini kullandı. Hudgins, yıldızı nedeniyle Dünya’nın ikizi olmaktan çok kuzeni olan Kepler-186f gibi birçok gezegenin uzayın derinliklerinde keşfedilmeyi beklediğinden emin olduklarını belirtti. NASA Ames Araştırma Merkezi’nden Thomas Barclay, “Samanyolu Galaksisi’nde 100 milyar yıldız bulunuyor ve bu yıldızların yüzde 70’i kırmızı cücelerden oluşuyor. Bu da Dünya benzeri gezegenlerin ağırlıklı olarak kırmızı cücelerin etrafında yer aldığına işaret ediyor” yorumunda bulundu. Kırmızı cücelerin Güneş’e kıyasla daha sönük olmasına rağmen yaşamı destekleyebileceklerine dikkat çeken Washington Üniversitesi’nden Victoria Meadows ise “Kepler-186f, bitkilerin fotosentezde kullandığı ışığın 6’da 1’ini dalga boylarında alıyor. Dünya’da bu miktarla yaşamını sürdürecek birçok bitki türü bulunuyor” dedi. ‘Yaşam olmaması için bir sebep yok’ Gökbilimciler, Kepler-186f’in Dünya’ya kıyasla yıldızına çok daha yakın olmasının yaşam için bir tehdit oluşturmayacağını da belirtti. Meadows, Güneş Sistemi’ne kıyasla, kırmızı cücelerde yaşanan patlama ve fırtınaların gezegenlerini fazla etkilemediğine dikkat çekti. Meadows, yaşlı ve ‘sessiz’ bir yıldız olan Kepler-186’da meydana gelen patlamaların Güneş’le kıyaslanamayacak seviyede güçsüz olduğunu ve olası yaşamı tehdit etmeyeceğini belirtti. Gökbilimciler, James Webb Telecope gibi yakın gelecekte uzaya ateşlenecek gelişmiş teleskopların Dünya benzeri gezegenler hakkında yeni bilgiler toplanmasında büyük rol oynayacağını belirtti. Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması (SETI) projesi araştırmacıları da, bir gün gezegenimizden yayılan radyo dalgalarının olası komşularımız tarafından tespit edilme ihtimalinin her geçen gün arttığı görüşünde. Araştırmada yer almayan Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Dimitar Sasselov, “Evren’de Dünya dışı yaşam olup olmadığı sorusuna cevap bulma yolunda tarihi bir keşif yapıldı. Bu çok heyecan verici” yorumunda bulundu. Kaynak: Space.com ve Los Angeles Times|al jazeera
Reklam