Mars'ta 200 Bin Yıllık Su İzi
Avrupalı gökbilimciler, Mars’ın güney yarımküresinde yer alan bir kraterin jeolojik yapısı üzerinde yaptıkları incelemelerde, yüzbinlerce yıl öncesine uzanan su izlerine rastlamış olabileceklerini açıkladı.İsveç’in Göteborg Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, Mars’ta 200 bin yıl öncesinde sıvı halde su bulunduğuna dair yeni bilgiler sundu. Mars’ta bir kraterin yapısını inceleyen bilim insanları, iyi korunmuş su yolları ve akıntı kanalları tespit etti. Yapıların, Dünya’da gözlemlendiği gibi su ile ağırlaşarak bulunduğu eğimden akan maddelerin oluşturduğu izleri temsil ettiği ifade edildi.Icarus dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, madde akışı durduğu zaman su kanallarında ortaya çıkan tortu içerikli öbekler ve setlerin, incelenen kraterde de yer aldığı belirtildi. Andreas Johnsson ve meslektaşlarının gerçekleştirdiği araştırmada, uydular tarafından elde edilen görüntüler Norveç’in Svalbard takımadasında yer alan jeolojik özelliklerle karşılaştırıldı. Johnsson, Svalbard’da yaptıkları arazi çalışmasında elde edilen bilgilerle Mars krateri hakkındaki veriler değerlendirildiğinde sıvı suyun varlığının desteklendiğini belirtti. Johnsson, kraterdeki sıvı su etkisiyle yaşanan oluşumun 200 bin yıl öncesine işaret ettiğini ve bu tarihin Mars’taki buz çağından 200 bin yıl sonrasına rastladığına dikkat çekti. Sıvı su izlerine ait oluşumların çok yeni olmasının kendilerini şaşırttığını söyleyen Johnsson, “Mars’ta su yolları sık rastlanan yapılar arasında. Ancak geçmişte incelediklerimiz çok daha eskiydi ve en son buz çağıyla bağlantılıydı. Ancak en son veriler buz çağının etkisinden çok uzak. Bu durum, çökeltileri oluşturan su akıntısının daha yakın zamanlardaki etkenlerden oluştuğuna işaret ediyor” dedi. Mars çok daha soğuk ve karlıydı Mars’ın güney yarımküresindeki orta enlemlerle kalan kraterin, Mars’ın bir zamanlar nemli veya buzul olduğu dönemlerde yaşanan meteor çarpmasıyla oluştuğu düşünülüyor. Kraterdeki çökelti akıntılarının ilk olarak çatlak veya faylardan kaynaklandığını düşünen araştırmacılar, daha yakından inceleme yaptıklarında bu tür yapılar göremedi. Johnsson, suyollarının Mars’ta kar oluşumunun mümkün olduğu zamanlarda eriyen buzdan kaynaklandığını düşündüklerini belirtti. Araştırmacılar, geçmişte yörünge ekseni daha eğik olan Mars’ın gerekli şartları sunduğunu düşünüyor. Kaynak: Redorbit
İlk Bakışta Sahibini Belli Eden 22 Araba Modeli
Arabalar sadece ayağımızı yerden kessin diye aldığımız binekler olmaktan öteler aslında. Kişiliğimizi yansıtırlar, kim olduğumuz hakkında mesajlar verirler. Bu mesajı alıp yorumlamak tabii bakan kişiye göre de değişebilir. Ortalama intibaları göz önünde bulundurarak bu listeyi hazırladık, bakın bakalım belki sizin aracınız vermek istediğiniz mesajın çok dışındadır;
20 TL’ye İstanbul’da Yapılabilecek 20 Güzel Şey
Hayat pahalı, İstanbul desen daha da pahalı… Cebimde fazla param yoksa kapıdan dışarı çıkmam, oturur evde dizimi seyrederim diyorsan okumaya devam et. Çünkü sana öğrencilik günlerindeki yaratıcılığa taş çıkartacak fikirlerle geliyoruz. Geziko.com blogunda Gizem Telci'nin hazırladığı 40 öneriden seçtiğimiz 20 tanesi sizlerle...
Güneş Tutulacak Ama Biz Göremeyeceğiz...
15 Nisan’daki ‘Kanlı ay tutulması’ndan sonra bu kez de 29 Nisan’da halkalı güneş tutulması olacak.Ancak bu tutulma Türkiye’den izlenemeyecek. Yalnızca Antarktika’da çok küçük bölgede halkalı tutulma olarak gerçekleşecek. Bölgeye ulaşmanın da çok zor olduğunu belirten TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi uzmanları, bu sebeple büyük olasılıkla bu tutulmayı kimsenin izleyemeyeceğini söyledi. Zaman
Osman Hamdi Bey'in Sır Tablosu Rekor Fiyatla Satışta
Türk resminin en önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey'in 1882'den günümüze gizli kalmış bir başyapıtı 10 milyon liraya satışa çıktı. Türk resminin en önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey’in 1882’den günümüze gizli kalmış bir başyapıtı ortaya çıktı. 2004’te ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ isimli eseri 5.5 milyon liraya satılarak rekor kıran Osman Hamdi’nin ‘Cami Önü’ konulu eserinin bu kez müzeyedeye çıkış fiyatı 10 milyon lira ile satış rekorunun üzerinde. 132 YILDIR GİZLİ KALMIŞ Tam 132 yıldır gizli kalmış bir Osman Hamdi tablosu kalın kadife bir perdenin arkasından gün ışığına çıkmak için gün sayıyor şu günlerde. Antik AŞ’nin 24 Mayıs Cumartesi günü Shangri-La Otel’de gerçekleştireceği müzayedesinde yer alacak tablo bugüne kadar satışa sunulan en önemli Osman Hamdi Bey eserlerinden biri olarak gösteriliyor. ‘Cami Önü’ konulu eser tuval üzerine yağlıboya, imzalı ve 1882 tarihli. Osman Hamdi Bey’in Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane’yi, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni kurduğu yıl olan 1882’de tamamladığı eser, eski Gebze Belediye Başkanı Mustafa Zeki Bey koleksiyonundan günümüze gelmiş. Duvarında asılı olduğu köşkte, ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’nin kırdığı fiyat rekorundan sonra genelde üzeri kadife bir perdeyle kapalı olarak saklanmış. Şimdi ilk kez müzayede salonuna gelerek sanatseverlerle buluşacak tablo, 12 ve 24 Mayıs tarihleri arasında Antik AŞ’de sergilenecek. 16 İNSAN FİGÜRÜ ‘Cami Önü’ adlı eserinde Osmanlı mimarisinin ince işçiliği ve süslemelerdeki detaycılığını tuvale yerleştirdiği 16 insan figürü ile zenginleştiren Osman Hamdi Bey, eski Osmanlı günlük yaşamının ruhunu etkileyici bir kompozisyonla anlatmış. Tuval üzerine yağlıboya eser, 185 x 100 cm ebatları ile ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ adlı tablosundan sonra bilinen en büyük Osman Hamdi Bey eserlerinden biri. Antik AŞ müzayedesinde satışa sunulacak eser 10 milyon lira açılış rakamı ile müzayedeye çıkıyor. HER ESER BİR REKOR Pera Müzesi’nin 2004’te o dönemin rakamlarıyla 5.5 trilyon liraya (3.9 milyon dolar) satın aldığından beri Türkiye’nin en değerli eseri olan ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ müzayede sonrasında Türkiye’nin en çok tanınan tablosu olmuştu. 2008’de Londra’da satılan ‘İstanbul Hanımefendisi’ 8 milyon lirayla (6.5 milyon dolar) rekor kırdı. 2012 yılında Sotheby’s ‘Kuran Okuyan Adam’ isimli eseri 3 milyon pounda sattığını açıklarken yine 2012 yılında Antik A.Ş. müzayedesinde ‘Vazo Yerleştiren Kız’ konulu tablo 3.2 milyon liraya satıldı. 2010 yılında Dr. McRae tarafından Pennsylvania’da müze arşivinde bulunan ‘Cami Kapısı’ konulu tablo Pera Müzesi’nde sergilenerek sanatseverlere sunulmuştu. UZMANLARIN YORUMLARI Prof. Edhem Eldem: “Eser 1882 tarihli olması nedeniyle önemlidir. Bursa Yeşil Cami’nin Taç kapısını ve önünü tasvir etmiştir. Benzer eserlerinde olduğu gibi bu tuvalde de Osman Hamdi Bey camin önüne gerçekte bulunmayan basamakları ustalıkla koyarak figürlerine hareketli bir sahne oluşturmuştur. Osmanlı mimarisini kullanarak, ön planda feraceli, yaşmaklı ve şemsiyeli kadınlar, erkekler, satıcılar ve dilenciler gibi ‘tipik’ Osmanlı karakterlerini sahneye koyan bu tablo, sanatçının kendine özgün tarzını yansıtan önemli eserlerindendir.” İhsan Yılmaz | Hürriyet
31 Fotoğraf İle Sokaktaki Şair
Bursa'da faaliyet gösteren kim olduğu bilinmeyen ama Bursa'daki çoğu duvarı şiirleriyle süsleyen kişidir. Bu kişinin Tumblr ,Twitter ve Facebook hesaplarına yazılara tıklayarak ulaşabilirsiniz.
İnternetten Online Yatırım Nasıl Yapılır?
İnternet günümüzde birçok kişiye iş imkanı sağlayan, gelir kaynağı olan, günlük rutin işlerin kolayca yapılabildiği bir hale geldi. Gelişen teknoloji ile birlikte yoğun bir şekilde kullanılmaya başlayan internet, günlük yaşantımızın vazgeçilmez parçalarından birisi haline geldi.Web üzerinden ek gelir elde etmek isteyen ve daha fazla paraya ihtiyaç duyan kişiler tarafından interneti tercih ediliyor. Bu sayede fazla zaman harcamadan, yorulmadan ve aileye ayrılacak vakitten çalmadan para kazanılabiliyor. Aynı zamanda interneti birikimlerinizi değerlendirebileceğiniz, yatırım yaparak para kazanabileceğiniz güvenli bir araç olarak da kullanabiliyorsunuz. İnternetten yatırım yaparak kısa sürede güvenli bir şekilde kazanç elde edebilirsiniz.Hangi Piyasalarda İnternetten Yatırım Yapılıyor?Günümüzde çok çeşitli finans piyasalarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Ama bunlar arasında gerek güvenlik, gerek yasallık, gerekse elde edilen kazanç anlamında forex, borsa piyasası ve VOB diğer piyasaları geride bırakıyor. Borsa piyasası bilinen en eski yatırım piyasası olarak görülmektedir. Hemen herkesin borsa hakkında az çok bir fikri vardır ve genellikle ‘kağıt alınıp satılan’ bir yer olarak biliniyor. Borsa nasıl oynanır 1 olarak şimdiye kadar vermiş olduğumuz bilgiler ile borsada yalnızca kağıt olarak bilinen hisse senetlerinin alınıp satılmadığını anlattık. Aynı zamanda borsa işlemlerinin artık internetten yapıldığından da sıklıkla bahsettik.Forex piyasası, yeni nesil bir finans piyasasıdır ve işlemleri tamamen internet üzerinden gerçekleştirilir. Ülkemizde 2010 yılında yasallık kazanmış ve aracı kurumları Sermaye Piyasası Kurulu denetimine girmiştir. Bu şekilde de Türk yatırımcıların güveni kazanılmış ve güvenli bir şekilde yatırım yapılmaya başlamıştır. Forex, günümüzün en kazançlı ve avantajlı finans piyasası olarak görülmektedir. Tüm dünya üzerinden yönetilen küresel bir piyasa olduğundan bahsettik ve bu sayede yatırım işlemlerinin hafta sonları hariç haftanın 5 günü 24 saat boyunca yapılabildiğini söyledik.Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası da işlem özellikleri bakımından geleceğe yönelik güvenli ve vadeli yatırım yapmak isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir. VOB işlemleri de günümüzde internetten fiziki olmayan şekillerde yapılmaktadır ve yatırımlardaki amacı spekülasyon, arbitraj, hedge olan kişileri bünyesinde bulunduruyor.DEVAMI: http://www.borsanasiloynanir1.com/online-yatirim-nasil-yapilir/
İnsan Klonları Yakında Aramızda Olacak Mı?
Bilim adamları, büyük bir adım atarak yetişkin hücrelerden insan embriyosu klonlamayı başardılar!Onsekiz yıl önce Dolly'nin başarı ile klonlandığından beri bilim adamları aynı yöntem ile yetişkin insan hücrelerinden bir klon yaratmaya çalışıyor ve başarısız oluyorlardı. Ancak, yapılan çalışmalar sonunda başarıya ulaşmış gözüküyor ve kişisel organ nakli ve kök hücreye dayanan diğer iyileştirme yöntemleri adına büyük bir adım atılmış oluyor.Geçtiğimiz yıl, farklı bir bilim adamı grubu, insan embriyosu klonlama konusunda büyük bir başarıya ulaşmışlardı. Bahsi geçen bu takım, sekiz aylık bir fetüsten alınan hücreleri kullanmıştı. Cell Stem Cell dergisinde yayınlanan yeni sonuca göre ise, 35 ve 75 yaşlarındaki iki kişiden alınan deri hücrelerinin de aynı amaç ile kullanılabileceğini kanıtlamış durumda.Yetişkin hücrelerden klon insan embriyolarının yaratılabilmesi ise, artık derinizden ufak bir parça ile bir klon embriyo yaratılabileceği ve bu şekilde DNA'nıza sahip kök hücreye ulaşılabileceği anlamına geliyor. Teoride ise bu hücreler herhangi bir dokuya veya organa gelişmek üzerine komutlandırılabiliyorlar.İşlemin temelinde ise Dolly'nin klonlanması ile aynı prensip yatıyor. DNA'yı bulunduran çekirdek, yetişkin hücreden çekiliyor ve bağışlanmış, çekirdeği çıkartılmış bir yumurtanın içine yerleştiriliyor. Bu yöntem yirmi farklı tür üzerinde denenmişti ancak insanlar bu konuda biraz daha sorunlu çıkmışlardı.Ancak bu sonuç, yakın bir zamanda klonlanmış bebeklerle karşılaşacağımız anlamına gelmiyor. Ulaşılan embriyo, bazı hücrelere sahip değil ve bu yüzden bir rahme yerleştirilememekte . Gerçeğe bakılırsa, embriyoların rahim içerisinde büyümesini sağlamanın zorluğu, maymunların hâlâ klonlanamamış olmalarının temel sebepleri arasında yatıyor.Bu insan klonlama sisteminin en fazla gelecek vadeden kullanımı ise, kişisel kök hücrelerin yaratılması. Şu anda, embriyolardan kök hücre çekme yöntemlerimiz, ana rahmi dışında döllenme (IVF) ile oluşan embriyolardan veya yeniden programlanmış yetişkin hücrelerden oluşuyor. Ancak iki yöntemin de dezavantajları yok değil. IVF ile alınan kök hücreler, hastanın DNA yapısına tam olarak sahip olmuyor ve yeniden programlanma tam olarak gerçekleşemeyebiliyor.Bu noktada belirtmek lazım ki, klonlama ile elde edilen hücrelerin herhangi bir tedavi yönteminde kullanılması ile çok yakın bir zamanda karşılaşmayı beklemek yanlış olur. Yapılan bu 'temel' laboratuvar çalışması bile insan klonlama hakkındaki pek çok ahlaki ve etik soruyu tekrar canlandırdı ve yenilerini doğurdu. Tabii bu soruların on sekiz yıl önce Dolly'nin klonlanması ile ilk kez doğduğunu ve o günden beri de asla çözülemeyerek günümüze ve muhtemelen önümüzdeki pek çok yıla doğru uzandığını da unutmamak lazım...
Edebiyat Tarihinin En İyi 25 Giriş Cümlesi
Yazarlar puslu zamanların büyülü namelerini bize söylerken, içimize dokunan kelimeler beğendikleri bir yere geçip oturmaktaydı. Serçelerin şarkısı, ulusların yıkılışı, medeniyetin hançerleri, melankoliye meyilli kahraman veya anti-kahramanlar bize kulaklarımızı dört açmamızı söylüyorlardı. Bulundukları yerlerden... PS: Eğer bu galeriyi okumaya niyetliyseniz devam edin. Birkaç satır okuduktan sonra burada daha fazla olmak isteyeceksiniz. Bu yüzden devam edin. Burada kalmaya devam edin. Kendinize bakın, hala tek parçaysanız o zaman bu haberi okumanız için bir sorun yok demektir.
Diane Keaton'dan Sevgilerle
Oscarlı oyuncu Diane Keaton’ın kaleme aldığı Let’s Just Say It Wasn’t Pretty adlı kitap, Salı günü Random House etiketiyle ABD’de satışa sunulacak. Keaton, “güzellik takıntısı olan bir endüstride” ayakta kalmanın zorluklarını ve yaşlanmayla mücadelesini anlattığı kitapta, özel hayatına dair de çarpıcı açıklamalarda bulunuyor. Oyuncu, hayatında kimse olmadığını ve “evlilik fikrinden iyiden iyiye vazgeçtiğini” söylüyor. Sadece duvarındaki fotoğraflarda erkeklere yer olduğunu vurguluyor Keaton. Fotoğrafların arasında Elvis Presley, John Wayne, Gary Cooper, James Dean ve bir dönem âşık olduğu Sam Shepard da bulunuyor. “Sadece hayallerimde gerçekleşebilecek bir ev fikri için bana umut veriyor bu fotoğraflar” yazıyor Keaton. Keaton, bir dönem birlikte olduğu Warren Beatty için “müstesna bir parça” dese de, oyuncuyu sadece “sağ profilden yakışıklı bulduğunu” söylüyor. Jack Nicholson içinse “Onun arkadaşı olmak istemedim. Beni öpmesini istiyordum, o da olmadı” yazıyor Keaton. Diane Keaton, The Godfather/ Baba filminde tanıştığı Al Pacino ile “evlenmeyi takıntı hâline getirdiğini” yazıyor. “O, asla benim olamadı” yazıyor Keaton, “Sonraki 20 yıl boyunca, hiç sahip olamadığım bir adamı kaybetmeye devam ettim. Al’den sonra, kırılganlığımın üzerine bir duvar ördüm. Daha çok şapka takmaya başladım, uzun kollu kıyafetler giymeye başladım.” Döneminin en büyük oyuncularından biri olarak kabul edilen Keaton, Woody Allen’a “çok çektirdiğini” de yazıyor. Büyük bir filmde rol alıp alamayacağı gibi kaygılar, “eğri burnu”nun neden olduğu güvensizlik yüzünden Allen’ın “başının etini yediğini” söylüyor Keaton: “Şimdi dönüp bakınca, bana nasıl katlandı bilemiyorum.” AŞKIN HAYALİ BİLE YETİYOR 68 yaşındaki oyuncu, özgüven eksikliğinin çocukluk yaşlarında başladığını ve “bugüne dek” kalıcı bir çözüm bulamadığını ifade ediyor kitabında. Diane Keaton, son zamanlarda akupunktur hocasının tavsiyesi üzerine demans tehlikesini en aza indirgemek için geri geri yürüyor, boş zamanlarını Pinterest’e bakarak geçiriyor. “Bir daha âşık olamayacağından korksa da”, aşkın hayali bile onu ayakta tutmaya yetiyor. Taraf
Chris Hondros'ın Objektifinden 10 Çarpıcı Savaş Fotoğrafı
Nisan 2011'de Libya'da öldürülünceye kadar Hondros yerküredeki en tehlikeli yerlerde fotoğraf çekti. Onun hayatını riske atarak çektiği fotoğrafları New York Times, LA Times, Washington Post gibi gazetelerde,veya The Economist, Newsweek, veParis Match gibi dergilerde gözlerin önüne serildi. Bu fotoğraflar bize yakın veya uzak olan ülkelerde, kisacası dünyada neler oluyor sorusuna cevap olması ve ilgimizi o bölgelere kaydırması açısından çok önemli.