onedio
iPhone 6, Eylül Ayında Satışta
Apple’ın hakkında her gün yeni bir söylenti çıkan yeni akıllı telefonu iPhone 6′nın eylül ayında satışa çıkacağına dair yeni bir ipucu ortaya çıktı. ‘Akıllı telefonlar üreticileri içinde en çok hangi markanın cihazını bekliyorsunuz?’ diye bir anket yapılsa, kuşkusuz en başta Apple gelir. Firmanın neredeyse her gün yeni bir sızıntıyla karşımıza çıkan akıllı telefonu iPhone 6, yine çıkış tarihiyle gündeme geldi. Apple’ın kısa bir süre önce iki farklı ekran büyüklüğünde üreteceği iPhone 6′ları bu yıl içinde tanıtacağı haberleri ortaya atılmıştı. Büyük ekran taleplerine yanıt verecek yeni iCihazlardan 4,7 inçlik modelin ağustos, 5,5 inçlik modelin ise eylül ayında tanıtılacağı tahmin ediliyordu. Ancak Almanya merkezli Deutsche Telekom’un destek ekibi ise iPhone 6′nın 19 Eylül 2014 tarihinde satışa sunulacağını söyledi. Bundan yola çıkarak iPhone 6′nın diğer iCihazlarda olduğu eylül ayında tanıtılacağı söylenebilir. Daha büyük ekranlar ile karşımıza çıkması beklenen yeni iPhone’lar hakkında ilerleyen zamanlarda ne gibi bilgiler çıkacağı merak ediliyor. Apple ise ortaya atılan iddialar hakkında sessizliğini koruyor.Stuff
Polanski Hâlâ Tate'i Unutamamış
Henüz 26 yaşındayken evinde öldürülen oyuncu ve aynı zamanda Roman Polanski’nin eşi Sharon Tate’in hayatı, Collection adlı kitapla ölümsüzleştirildi. Oscarlı yönetmen Polanski, kitabın önsözünü yazdı. Tate’in kardeşi Debra Tate tarafından hazırlanan kitapta, Jane Fonda ve Joan Colling gibi isimler oyuncuyla anılarını paylaşıyor. Polanski kitabın önsözünde şu ifadeleri kulla,ndı: Aradan geçen 40 yıla rağmen, Sharon hakkında bir şeyler yazmak hâlâ zor geliyor. Sharon yaşasaydı hayatımızın nasıl şekilleneceğini öngörmek tabii ki mümkün değil. Ne ki, bu kitap onu hatırlamamıza bir vesile olabilir. Jane Fonda da “Onu son gördüğümde hamileliğinin son haftalarındaydı ve elden ele geçirdiğimiz esrarı reddetmişti” yazdı. CHARLES MANSON’IN MÜRİTLERİ Sharon Tate, 1969’da sekiz buçuk aylık hamileyken evinde katledilmişti. Charles Manson’ın müritleri tarafından öldürülen Tate, eleştirmenlere göre, yaşasaydı döneminin en büyük yıldızlarından biri olabilirdi. Taraf
'Sakin Şehir' Seferihisar'da Belediye Kendi Elektriğini Üretmeye Başladı
İzmir'in Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, hizmet binasında kullanacakları elektriği güneş enerjisinden üretmeye başladıklarını açıkladı. Belediye, 200 kW FV güç santraliyle yılda 310 bin kW/saat elektrik üretecek ve 125 bin lira tasarruf sağlayacak. Geçen yıl sonunda Seferihisar Belediyesi Kapalı Pazaryeri’nde başlanan 'Pilot Fotovoltaik Güç Santrali Kurulumu' projesi, 2014 Mayıs ayı itibarıyla tamamlandı. İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA)'ndan alınan 880 bin lira hibeyle pazaryeri çatısı üzerine kurulan güç santral, yılda ortalama 310 bin kW/saat elektrik üretecek. Böylelikle belediye binasının ısıtması, soğutması ve aydınlatması güneş enerjisiyle sağlanmış olacak. Üyesi oldukları uluslararası Cittaslow (Sakin Şehir) kriterlerinin en önemlilerinden biri olan yenilenebilir enerji kaynakları kullanımını konusunda çok önemli bir projeyi tamamladıklarını belirten Başkan Soyer, şunları söyledi: 'Artık dünyanın birçok yerinde, yenilenebilir enerji kaynakları kullanılıyor. Biz kentimizde yılın 300 günü güneş alıyoruz ama güneşi bizim kadar almayan Avrupa kentlerinin faydalandığı gibi bu enerjiden faydalanamıyoruz. Güneş enerjisinden elektrik üretmek, göreve başladığımızdan beri takip ettiğimiz, yapmak istediğimiz bir projeydi. Önce cadde ve parkların aydınlatmalarını güneş enerjisiyle çözmeye başladık. Ardından İZKA tarafından açılan Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Mali Destek Programı'na başvurduk. Projemiz kabul edildi. Bu projeyle yenilenebilir enerji kaynakları ile lisanssız elektrik üretimine yönelik 200 kW’lık yatırım gerçekleştirdik. Bu sayede 180 bin kg. karsondioksit salınımını da engellemiş olacağız. Seferihisar’da yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak Sakin Şehir kriterlerine uygun yatırımlar gerçekleştirmeyi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmeyi hedefliyoruz.”Başka Haber
6 Yazardan 'En Güzel Aşk Romanları' Seçkisi
Aşk, bizim edebiyatımızda çokça işlenmiş bir konu değildir. Aşk-ı Memnu ya da Eylül ile başlayan çağdaş roman sanatımız, neden sonra toplumsal sorunlara büyük bir yakınlık gösterirken bireysel dünyalara ve aşka uzun süre uzak kalmıştır. Oysa roman sanatı için az bulunur bir konu, zengin bir dünyadır aşk. Yazarlarımıza, en beğendikleri aşk romanlarını sorduk. Gerekçeleriyle anlattılar. Ahmet Ümit Okuduğum en güzel aşk romanlarının başında Anna Karenina gelir. Tolstoy bu romanında sadece aşkın doğasını değil, aşktan yola çıkarak insanın doğasını konu alır, asıl anlatmak istediği aşkın insan ruhu üzerindeki etkisidir. Hiçbir roman aşkı övmek ya da yermek için yazılmaz. Aşkın, insan yazgısı üzerindeki etkisini tartışmak için yazılır. O nedenle Tolstoy yaşanılan dönemin görkemli bir tablosunu sunar bize. Çünkü aşklar da yaşanılar çağdan bağımsız değildir. Yine de aşkın bağımsız yapısını unutmamak gerekir. Bu bağlamda Stefan Zweig’ın Amok Koşucu ‘sunu da anmak isterim. Ruhumuzun o delici coşkuya neden ihtiyaç duyduğunu gözler önüne serer yazar. Elbette bunu açıklayamaz. Belki de aşkı romancılar için ilginç kılan yan da bu açıklanamaz olmasıdır. Yine bu çerçevede Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonnası ‘nı da anmakta yarar var. Yarıda kalmış bir aşkın bir adamın hayatını nasıl değiştiğini en çarpıcı şekilde anlatan metinlerden biridir bu roman. Son olarak aşka naif bir bakış atan Boris Vian’ın Günlerin Köpüğünü de analım. Sevdanın hafifleştirdiği yaşamla, gerçekliğin parçaladığı romantizm çelişkisi üzerine korulmuş bu metin de aşk üzerine yazılmış en iyi romanlardan biridir kanımca… Atilla Birkiye Aşk-ı Memnu , Halid Ziya Uşaklıgil Aşkı, –önce– kocasında bulamamış genç bir kadının ne pahasına olursa olsun yaşaması! Değer yargılarına karşın bir aşk vardır Boğaz’ın kıyısında ve modern romanımızın kapısı da bu “aşk” ile açılır. Birbirini seven iki genç insanın, yerleşik ahlaki değerlerden dolayı içine düştükleri çaresizliğine ve çektikleri aşk acılarına tanık oluruz; birleşme ancak alevlerin içinde olacaktır. Kürk Mantolu Madonna , Sabahattin Ali “Katıksız bir aşk öyküsü”; ve sıradan, silik bir adamın ömrünün sonuna kadar sakladığı, kederini kendi içinde yaşadığı aşkı. Kırmızı ve Siyah , Stendhal Tutkuyla yoğrulmuş bir aşk. Hattâ bir aşk üçgeni; genç bir adamın etrafındaki delice seven iki kadın ve idam sehpasına kadar gidecek olan, aşk acısının şiddetli bir kıskançlığa dönüşmesi. Ve Durgun Akardı Don , Şolohov Aslında bir yasak aşk öyküsüdür, katı geleneğin karşına dikilen. Ama aşk o kadar güçlüdür ki ne gelenek dinler ne de o kanlı iç savaş yıllarını: aşk kanlı bir toprağın beyaz gülüdür. Gaye Boralıoğlu Lolita ,Vladimir Nabokov… Tüm zamanların en sıradışı aşk hikâayesini muhteşem bir edebi dille anlattığı için. Kolera Günlerinde Aşk , Gabriel Garcia Márquez… Bir ömre yayılan bir aşk hikâyesini aşka çok yakışan büyülü bir üslupla anlattığı için. Bir Garip Aşk Öyküsü , Carl-Johan Vallgren…Genelevde doğan bir hilkat garibesi ile aynı gün genelevde doğan Henriette Vogel’in aşkından çağdaş bir masal yarattığı için. Behçet ÇelikKürk Mantolu Madonna , Sabahattin Ali (Raif’in Raif Efendi’ye dönüşümünde aşka dair, aşkın insanın hayatındaki etkisi üzerine dair çok şey var gibi gelir bana. Ayrıca Maria Puder’in aşka yaklaşımı, söz ve tutumları pek çok açıdan öncü niteliktedir.) Kolera Günlerinde Aşk , Gabriel Garcia Marquez (Aşkın zamana karşı direncini anlatan etkileyici bir romandır.) Bir Kadının Penceresinden , Oktay Rifat (Aşkın, aşk romanlarında çok zaman ihmal edilen iki halle, yalınlık ve sahicilikle bağı üzerine yazılmış incelikli romanlardan biridir.) Müge İplikçi Anna Karenina , Lev Tolstoy Anna Karenina’nın araftaki duygularını kusursuz anlatmıştır Tolstoy Faruk DumanLady Chatterley’in Sevgilisi : Romanın ana karakterleri çok güçlü, Lawrence aşkın ne çok olguyla iç içe olduğunu (örneğin suçla, vicdan dediğimiz şeyin sahteliğiyle, sınıf bilinciyle) güçlü biçimde anlatıyor. İnce Memed : İlk ciltte, Hatice’nin kaçırılması olayı, pek çok açıdan yorumlanabilecek bir romanı bir de aşk romanı yapıyor. Beyaz Geceler : Bu öykünün kahramanları kendi açılarından öyle eşsiz çizilmiş ki, ortada büyük bir hayal kırıklığı, bir skandal var, ama biz okurlar kahramanların ikisine de hak verebiliyoruz. Kaynak: Notosoloji
Reklam
Apple'ın Olmayan iWatch'una Olan İlgi Samsung'un Gear'ından Fazla
Giyilebilir teknolojinin kısa tarihi başlıklı yazımızda sizinle paylaşmıştığımız üzere Samsung, Eylül 2013′te tanıttığı Gear akıllı saatinin üzerinden geçen sürede 3 yeni ürünü daha tanıttı. Samsung yılın başında GSMA’da tanıttığı Gear 2, Gear Fit dünyanın her yerinde mağazalarda yerini aldılar bile. Samsung’da gelişmeler bu yönde ilerlerken Apple uzun zamandır beklenen akıllı saatiyle ilgili herhangi resmi bir açıklama henüz yapmadı. Tim Cook çalışanlarına attığı yılbaşı e-postasında 2014 yılında müşterilerin aşık olacağı ürünler sunacaklarını paylaşmıştı ama bunun ev sistemleri olabileceğine dair söylentiler de devam ediyor. Apple’ın henüz tanıtmadığı ama iWatch ismiyle şimdiden akıllara kazınan akıllı saatinin direkt rakibi olan Samsung Gear serisine olan ilgiye Twitter’dan baktığımızda dikkat çeken bir sonuç ortaya çıkıyor. Son bir ayda içinde Apple iWatch geçen tweet sayısı Samsung Gear’dan daha önde. Samsung’un halihazırda Gear müşterilerinin de olduğunu ve ürünle ilgili şikayet dahil tweet atmalarını da düşündüğümüzde Apple adını dahi paylaşmadığı ürünle gündemdeki yerini ve ilgiyi koruyor.Topsy’de yaptığım arama sonucunda edindiğim grafik pazarlamaya ait en çok bilinen stratejilerden olan Push (çekme) ve Pull (itme) arasındaki farkı net olarak ortaya koyuyor. Apple iWatch, Samsung Gear’dan daha fazla konuşuluyor, daha fazla ilgiye sahip. Bu ilginin satışlara nasıl yansıyacağını birlikte göreceğiz ama görünün o ki olmayan ürünle ilgi sıcak tutulabiliyormuş. Bu arada merak edenler için belirtelim Apple’ın WWDC 14′te akıllı saati tanıtması bekleniyor.webrazzi
Reklam
Sinema Tarihinde Tabuları Yıkan 10 Film
Yapıldıkları dönemde yapılmayanı yapan ve yok ettikleri tabuyla unutulmazlar arasında yer alan on film BBC tarafından bir araya getirilmiş. Listedeki filmleri BBC seçmiştir, kullanılan fotoğraflar ayrıca kaynak belirtilmemişse ilgili haberden alınmıştır. Metinler birebir çeviri değildir.Kaynak: Pushing the envelope: 10 movies that broke film taboos
Apple, Beats'i Satın Aldı!
Teknoloji devi Apple, Beats’i satın aldı ve bu satın alma, resmi site üzerinden doğrulandı. Bir süre önce Financial Times, Apple’ın Beats’i satın almak için görüştüğünü ve 3.2 milyar dolara satın alacağını paylaşmıştı. Apple’ın Beats’i satın alacağı bir süredir gündemdeydi. Paylaşılan haberler doğru çıktı ve Apple, 3 milyar dolara müzik ekipmanları üreticisi Beats’i satın aldı. Apple CEO’su Tim Cook, konuyla ilgili müziğin hayatımızın bir parçası olduğunu ve Apple için de büyük önem taşıdığını ifade etti. Aynı zamanda Tim Cook, müziğe yatırım yapmaya devam ettiklerini belirtti. Beats tarafından Jimmy Iovine ise şu şekilde açıklama yaptı: Kalbimde her zaman Beats’in Apple’a ait olduğunu biliyordum. Şirketi kurduğumuz zaman Apple’ın eşsiz kültür ve teknoloji bağlılığı fikrinden etkilendik. Apple’ın müzik hayranlarına, bestecilere, sanatçılara ve müzik endüstrisine derin bağlılığı özel bir şeydir. Satın almayla birlikte Beats’in kurucuları Dr Dre ve Jimmy Iovine, Apple’a katılacak. Bakalım Apple, Beats’i nasıl değerlendirecek? Yeni gelişmeleri merakla bekliyoruz. Apple’ın şimdiye kadar gerçekleştirdiği en büyük satın alma, 1997 yılında satın aldığı NeXT’ti. Apple, NeXT için 404 milyon dolar ödemişti. Beats, 3 milyar dolar rakamı ile bu durumda Apple için en büyük satın alma oluyor. WeBeyn.com
Reklam
Selülit oluşumuna neden olan faktörler ve selüliti önlemenin doğal yolları
elülit, yıllardan beri nedeni tartışılan ve ‘’kadınların laneti’’ olarak adlandırılan bir vücut deformasyonu. Bir çok kadın çoğunlukla kalça, basen ve bacak bölgesinde oluşan portakal kabuğu görünümünden rahatsız ve bu görünümü yok etmek için soluğu güzellik merkezlerinde, kozmetik reyonlarında ya da spor salonlarında alıyor.Selüliti yok etmek için gösterilen bu çaba çoğu zaman yüklü bir maliyet gerektiriyor, fakat tüm bu uğraşlar çoğu zaman hüsranla sonuçlanıyor. Bu gereksiz çabanın ve boş yere harcanan binlerce liranın tek sebebi, selülitin kaynağının ne olduğunun problemi yaşayanlar tarafından çok iyi bilinmemesi ve problemin kaynağına inilerek kalıcı çözüm yolları üretilememesi.Selülit nedir, nasıl oluşur?Aslında selülit oluşumuna neden olan yağ dokusu ve normal yağ dokusu arasında belirgin bir farklılık yok. Bu nedenle selüliti yok etme vaadiyle tüketiciye sunulan masaj aletlerinin ve vücut losyonlarının bir çoğu işlevsiz.Selülit; kas atrofisi olarak adlandırılan; kasların zayıflaması ve güçsüzleşmesi nedeniyle deriyle arasındaki bağlantının zayıflaması, ve bu bağlantı yerlerinde biriken yağ dokusunun görünebilir hale gelmesinden kaynaklanan bir vücut deformasyonu...
Reklam
BlackBerry İçin Yolun Sonu Göründü
Kuzey Amerika pazarının eski lideri konumunda olan ve pek çok ülkede bir teknoloji kültü haline gelen BlackBerry, en karanlık geceyi yaşıyor.Apple ve Samsung ortaya çıkmadan önce Nokia ile her alanda birincilik için çarpışan ve özellikle Kuzey Amerika pazarında muazzam bir hayran kitlesine sahip olan Kanadalı teknoloji devi BlackBerry için, yolun sonu maalesef göründü.BlackBerry kısa süre önce yüzde 2′lik bir pazar payına sahip olduğu Batı Avrupa pazarında yüzde 1′in altına geriledi.BlackBerry’nin Uzak Doğu’daki pazar payı ise 0.1 seviyesinin altına düştü.Şirketin en güçlü olduğu Kuzey Amerika pazarındaki pasta payı ise sadece 0.9 oldu.Bu noktadan sonra BlackBerry’in iflastan kurtulma planları da, bir nebze suya düşmüş oldu.Cumhuriyet
İnsan Beynini Farklı Kılan Metabolizma
Bilim insanları, insanların zeki olmasını sağlayan faktörün beyin ve kas arasında yapılan tercih olabileceğini belirtti. İnsanı zeki kılan değişimin, kaslara harcanan enerjinin beyne aktarılması olarak ifade edildi. Araştırmacılar, Evren'deki en güçlü bilgisayarı temsil eden beyin hakkında yeni bir bilgiye ulaştıklarını düşünüyor. En karmaşık organik yapı olan insan beyni, 100 milyar sinir hücresi ve bu hücreleri birbirine bağlayan 1 katrilyon sinaps içeriyor.PLOS Biology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, insanların en yakın akrabaları maymunlara kıyasla daha karmaşık ve güçlü beyinlere sahip olmasının sebebi, insan metabolizmasının beynimize olan bağlılığı. Beyin, insanlarda vücut enerjisinin yüzde 20'sini tüketiyor. İnsan beyninin nasıl evrim geçirdiğini daha iyi anlamak isteyen araştırmacılar, insan ile şempanze, fare ve hint şebeğinin metabolizmalarını karşılaştırarak vücuttaki enerji dağılımını analiz etti. Araştırmada, şeker ve yağ gibi metabolizma için önemli olan molekülleri temsil eden 10 bin metabolitin değişimi takip edildi. Metabolit seviyeleri karaciğer, uyluk kemiği kası ve beynin sırasıyla görme, kas hareketi ve zihinsel davranışla ilgili olan bölgelerinde incelendi. İnsanlarda gelişim çok daha hızlı Ardından, karşılaştırmaları yapılan canlıların tarihsel değişim süreçlerinde metabolizma benzerlikleri araştırıldı. Genetik bilgiler, insanların ve kemirgenlerin atalarının 75 milyon yıl önce; hint şebeklerinin 25 milyon yıl önce, şempanzelerin ise 6 milyon yıl önce ayrılma yaşadıklarını gösterdi. Karşılaştırmada, karmaşık zihinsel davranış, karar verme ve sosyal davranışlardan sorumlu olan prefrontal korteksin şempanzelere kıyasla insanlarda 4 kat daha hızlı geliştiği belirlendi. Araştırmada yer alan Çin Bilim Akademisi'nden evrim biyoloğu Philipp Khaitovich, 'İnsanların gelişimi hakkında yapılan yıllar süren araştırmaların ardından halen diğer türlerle aramızda bulunan büyük farklılıklar tespit edebliyoruz' ifadesini kullandı. Çin Bilim Akademisi'nden bir diğer araştırmacı Kataryzna Bozek, 'İnsan benzeri birçok hayvanda olağanüstü bir kas gücü var. Ancak insanların kas metabolizmasındaki değişim çok farklı' dedi. Şempanzeleri araştıran Indiana Üniversitesi'nden Kevin Hunt ise bu canlıların insanlardan aynı zamanda çok daha hızlı ve esnek olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık 39 kilo ağırlığındaki bir dişi şempanze, yetişkin bir insanın iki eliyle kıramadığı bir dalı parmaklarıyla koparabiliyor. Khaitovich, yetişkin bir şempanzenin, yetişkin bir insana oranla en az 2-3 kat güçlü olduğuna dikkat çekti. Bilim insanları, metabolik farklılıkların insan beynini diğer hayvanlardan çok daha güçlü kıldığı sonucuna varırken, farklılıkları belirlemek için daha fazla araştırma yapılacağını belirtti. Al Jazeera
Reklam
Hastaları Dondurarak Ameliyat Etme Denemeleri Başlıyor
ABD'de bir hastane, birkaç ay önce duyurduğu 'dondurarak ameliyat etme' yöntemini denemek için hazırlıklarını tamamladığını duyurdu. Yöntem, acil servise getirilen ağır yaralı hastaların cansız halde ameliyat edilmelerini kapsıyor. ABD'nin Pittsburgh eyaletindeki UPMC Presbyterian Hastanesi doktorları, tıp tarihinde ilk olacak bir yöntemi denemek için hazırlıkların tamamlandığını duyurdu. İlk kez 2002 yılında hayvanlar üzerinde denenen yöntem altında, acil servise getirilen hastalar dondurularak ameliyat edilecek, ameliyatın ardından yeniden hayata dönecekler. Dr. Samuel Tisherman'ın başında bulunduğu ekip, Mart ayında yaptıkları açıklamada yakın zaman içinde acil servise gelen hastalar üzerinde yeni yöntemi deneyeceklerini belirtmişti. Tisherman, hastaların kanını soğuk tuzlu bir solüsyonla değiştirerek birkaç saat boyunca dondurulacaklarını, ameliyatın ardından da kalp ve karaciğer bypass makinesi kullanarak kan ve oksijen dolaşımını yeniden başlatacaklarını ifade etmişti. Yöntemin geliştirilmesinde katkıda bulunan Arizona Üniversitesi'nden Peter Rhee, 'hastaların acil servise öldükten sonra gelmeleri halinde bir şey değiştiremediklerini, ancak ölmek üzere olan hastaları dondurarak onları kurtarabileceklerini' söylemişti. Domuzlar üzerinde 2000'li yıllarda yapılan ve yüzde 90 başarı oranı elde edilen deneylerin ardından, UPMC Presbyterian'da ilk olarak 10 hasta 'suspended animation' adı verilen yöntemle ameliyat edilecek. Hastanenin acil servisine gelen toplam 20 hastadan 10'una da geleneksel yöntemlerle müdahale edilecek. Doktorlar, yapılacak karşılaştırmanın ardından elde edilecek sonuçla yeni yöntemin geleceğini belirleyecek. Al Jazeera
İnsanoğlunun 'İlk Takma Dişi Bulundu'
Arkeologlar Batı Avrupa'da insanoğlunun 'ilk takma dişine ait' olduğu düşünülen kalıntılara ulaştı.Diş implantı, Fransa'nın kuzeyindeki La Chêne'de yürütülen arkeolojik kazılarda, keresteden yapılan bir mezarın içinde gömülü halde bulunan Demir Çağ'a ait bir kadın iskeletinden çıktı.Öldüğünde 20-30 yaş aralığında olduğu tespit edilen kadının üst kesici dişinin yerinde demir bir çivi bulundu.Çivinin ahşap veya kemikten yapılan bir takma dişi tutmak için kullanılmış olabileceği ve zamanla çürüyüp yok olan dişin yerinde kaldığı belirtiliyor. Bulgular Antiquity dergisinde yayımlandı.Fransa'nın Champagne-Ardenne bölgesinde bir konut projesi inşası sırasında yapılan kazılarda bulunan ve aynı kapalı bölgeye gömülen dört yetişkin kadından birine ait olan gömünün MÖ 3'üncü yüzyıla ait olduğu ifade edildi.Mezar içinde bulunan malzemeler, Orta ve Batı Avrupa'da gelişen La Tene kültürüne ait özellikler taşıyor.Genç kadının iskeletinin bulunduğu 2009 yılındaki kazılara katılan Guillaume Seguin, BBC'ye yaptığı açıklamada 'İskelet çok kötü muhafaza edilmiş' dedi.Seguin şöyle devam etti: 'Fakat dişler anatomiye uygun dizilmişti. Azıdişleri, küçük azıdişleri, köpekdişleri ve kesici dişler… Bir de orada metalden bir parça vardı. İlk tepkim, 'Bu da ne?' oldu.'Dişler bir torbaya kondu ve incelemeye alındı. Seguin daha sonra kadının iskeletinde 31 yerine 32 diş olduğunu fark etti, kazı alanında çekilen fotoğraflarda da demir çivinin kayıp bir diş yerinde durduğu görüldü.Bordeaux merkezli arkeoloji kurumu Archeosphere'de çalışan Seguin, 'Dişlerle aynı boyutlarda ve aynı şekilde olmasından yola çıkarak varılan en iyi varsayım, bunun bir diş protezi olduğu veya en azından diş protezi yaratma girişimi olduğudur' diye konuştu.Seguin, bu girişimin başarısıyla ilgili şüphe duymak için geçerli nedenler olduğuna dikkat çekiyor.Birincisi, vücut içinde paslanıp aşınma eğiliminde olmasından dolayı demirin, diş implantı olarak kullanılması uygun değil. Diş implantı için modern hekimlikte titanyum malzemesinin kullanılması tercih ediliyor.İkincisi, o dönemde steril hijyen koşullarının yoksunluğu nedeniyle, apselerin oluşuyordu ve bu apseler de ilerleyen yaşlarda bireyin ölümüne neden olabiliyordu.Kalıntıların kötü muhafaza edilmesinden dolayı, iskeletine ulaşılan kadının ölümünde diş implantının herhangi bir etkisi olup olmadığı tespit edilemiyor.Fransa'da bulunan diş implantının Batı Avrupa'da görülen ilk takma diş olabileceği düşünülüyor fakat ilk protez diş olarak kabul edilen bulgular 5 bin 500 yıl önce Mısır ve Yakın Doğu'da elde edilmişti.Fakat çoğunun, ölü bedenin bütünlüğünü korumak için sonradan yerleştirilmiş olduğuna inanılıyor.Araştırmacılar Fransa'da bulunan diş implantının cesede sonradan yerleştirilmiş olabileceği ihtimalini göz ardı etmiyor ama implantın yaşam boyu kullandığına dair de kanıtlar olduğuna dikkat çekiyor.Demir çivinin kemik veya ahşaptan yapılma dişi sabitlemek için kullanıldığına dair kesin bir kanıya da varılamıyor çünkü her iki malzeme de asitli toprakta erime özelliğine sahip.Bordeaux Üniveresitesi'nde görevli Seguin ve diğer araştırmacılar gömülerin 'dış görünümüne önem veren, dönemin elit tabakasına mensup kişilere' ait olduğunu yazıyor.Bilim insanları ayrıca, elde edilen bulguların Galyaların İtalya'nın kuzeyindeki Etrüsk medeniyetiyle iletişim halinde olduğu bir döneme denk geldiğine dikkat çekiyor.Etrüskler, var olan dişlerin üzerlerine altın şeritler yerleştirerek Galyalılardan farklı bir düzenlemeye gitseler de, diş konusundaki ustalıklarıyla biliniyorlar.
Reklam