onedio
Shingo Matsunuma ve Yaratıcı Eserleri
33 yaşında olan bu kardeşimiz Japonya'da yaşıyor. Yokohama'da. İsmi Shingo Matsunuma. Bu çekik gözlü kardeşimiz Tokyo'da bulunan Tama Sanat Üniversitesi'nde eğitim görmüş. Kendisi, yeni nesil sanat akımlarından biri olan 'Dijital Sanat'ın önemli örneklerini sunuyor bizlere. Steampunk akımının bir neferi olan Shichigoro'nun kalemine sağlık deyip hayatta başarılar dileyerek alkışlarla yerine uğurluyoruz.
İş Görüşmesinde İşverene Mutlaka Sormanız Gereken 8 Soru
İş görüşmelerinde alışık olduğumuz manzara genelde; işverenin soru bombardımanına tutması, cevaplarını alması daha sonra soracak birşeyiniz var mı? diye sorup 'eeh, ne zaman belli olur acaba' tarzı bir cevap almasıdır. Ancak hem sizin bazı şeyleri daha iyi anlamanız, hem de işverende olumlu bir etki bırakmanız için belli sorular sormanız gerekiyor. Bu sayede hem kendinizi diğer adaylardan ayırmış hem de işverenin hafızasına kazımış olacaksınız.Amerikalı kariyer koçu Cheryl Palmer iş görüşmesinde adayın sorabileceği en mantıklı soruları derlemiş. İşte bu sorular;
Ateist Diye Akıl Hastanesine Yatırdılar
Nijerya'da ateist olduğunu söyleyen bir kişi, akrabaları tarafından akıl hastanesine yatırıldı. Ateist olduğunu açıklayan Mübarek Bala, 18 gün boyunca zorla Kano kentindeki bir hastanede tutuldu. Doktorların grevi nedeniyle hastanenin kapanınca, Bala da serbest kaldı. Uluslararası Hümanizm ve Etik Birliği (IHEU) adlı yardım kuruluşu, Bala'nın Salı günü serbest kaldığını ve güvenli bir yere ulaştığını duyurdu. Müslüman halkın çoğunlukta olduğu Kuzey Nijerya'da 2000 yılından bu yana İslam hukuku geçerli. IHEU, 'dinden çıkmanın' ölümcül şekilde cezalandırılabildiği bölgede Bala'nın güvenliğinden endişe duyduklarını kaydetti. 29 yaşındaki kimya mühendisi, ailesine dinsiz olduğunu söyleyince, psikiyatrik tedavi için Aminu Kano Araştırma Hastanesi'ne götürülmüştü. Buradaki doktorun Bala'yı sağlıklı bulması üzerine aile, oğullarını ikinci bir doktora gösterdi. İkinci doktor Bala'ya ilaç tedavisi uygulamaya başladı. Bala, telefonuna el konulana kadar e-posta ve sosyal medya aracılığıyla yardım istedi. Serbest kaldıktan sonra IHEU aracılığıyla açıklama yapan Bala, kendisine destek olanlara teşekkür ederken, tehdit edenlereyse 'Sizden mantıklı olmanızı ve sizinkilerden farklı görüşlere hoşgörüyle yaklaşmayı öğrenmenizi istiyorum' diyerek seslendi.BBC Türkçe
Bu Hafta 6 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 5'i gerilim, korku ve dram ağırlıklı, 1'i de komedi türünde olmak üzere 6 film vizyona girecek.'Gece Planı' 'Wendy ve Lucy' ile 'Kestirme Yol' filmlerinden tanınan Kelly Reichardt'ın yönettiği 'Gece Planı' izleyici ile buluşacak. Filmin oyuncu kadrosunda Oscar adayı Jesse Eisenberg ile yetenekli oyuncular Dakota Fanning, Peter Sarsgaard ve Alia Shawkat rol aldı. Gerilim türündeki filmin konusu özetle şöyle: 'Josh, Dena ve akıl hocaları Harmon, izlenen ekolojik politikaya tepkili üç radikal çevrecidir. Çevre duyarlılığını arttırmak adına akıl almaz bir plan yaparlar. Amaçları bir hidroelektrik santralini havaya uçurarak, ekosistemi tehdit eden şirketlere mesaj vermektir. Eylemden sonra herkesin kendi yoluna gitmesi ve sessiz kalması konusunda anlaşırlar. Fakat yaşananlar onları tekrar bir araya getirecek ve hayatlarını kaosa sürükleyecektir.' 'Uçuş 7500' Takashi Shimizu'nun yönettiği ve Leslie Bibb, Jamie Chung, Jerry Ferrara ile Ryan Kwanten'in oynadığı 'Uçuş 7500', haftanın gerilim yüklü bir başka filmi. Filmde, 273 yolcusuyla Los Angeles'tan Tokyo'ya uçan bir uçakta geçen korku dolu anlar izlenebilecek. 'Mezarına Tüküreceğim 2' Jemma Dallender, Joe Absolom, Yavor Baharoff ile Aleksandar Aleksiev'in oynadığı 'Mezarına Tüküreceğim 2', yönetmen Steven R. Monroe'nun, büyük beğeni toplayan 'Mezarına Tüküreceğim'in 2010 versiyonunun devamı niteliğinde bir film. Film, New York City'ye henüz yerleşmiş ve diğer pek çok kadın gibi yaşamını modellikle sürdürmeye çalışan, doğal güzel Katie'nin yaşamını konu alıyor. 'Takip' Robert Pattinson ve Guy Pearce'ın başrollerinde bulunduğu 'Takip', toplumun çöküşünden 10 yıl sonrayı anlatıyor. David Michod'un yönettiği filmin konusu özetle şöyle: '10 yıl süren ekonomik bunalım döneminde her şeyini kaybeden eski bir asker olan Eric (Guy Pierce) artık acımasız ve soğuk bir adam olmuştur. Bu sırada bir çete, yaptıkları soygun sırasında işler kötü gidince yaralı arkadaşları Rey'i (Robert Pattinson) geride bırakıp, Eric'in sahip olduğu son şey olan arabasını çalar. Rey'i yanına alan Eric'in artık hayattaki tek amacı intikamını almaktır.' 'Göz' Mike Flanagan'ın yönettiği ve Karen Gillan, Brenton Thwaites, Katee Sackhoff ile Rory Cochrane'in oynadığı 'Göz', gizemli ve eski bir aynanın etrafında gelişiyor. Yönetmen Mike Flanagan'ın senaryosunu Jeff Howard ile birlikte kaleme aldığı korku türündeki filmde olaylar şöyle gelişiyor: 'Aynanın son sahipleri olan Kaylie ve Tim, ailelerinin ölümleri üzerine ilişkilerini düzeltmeye çalışan iki kardeştir. Kaylie, yaşanan trajediye aynanın neden olduğunu düşünerek, bu olayı çözmeye karar verir. Kaylie olayları araştırmaya başladıkça, tarih kendini tekrarlayacaktır. Kardeşlerin ilişkileri daha da kötüleşir, neyin gerçek olduğunu anlayamaz bir hale gelirler; çünkü onlar da aynanın tutsağı haline gelmişlerdir.' 'Çaylaklar Çetesi' Santi Amodeo'nun yönettiği ve Clara Lago, Andres Iniesta, Quim Gutierrez ile Julian Villagran'ın oynadığı 'Çaylaklar Çetesi', gerilim ve korku yüklü vizyon haftasının tek komedi filmi.
Reklam
Selim İleri'den Emrah Serbes'e Açık Mektup
Radikal kitap'ın sürekli yazarı Selim İleri, bugün köşesinde, yeni kuşağın gözde yazarı Emrah Serbes'in son romanı Deliduman için bir açık mektup kaleme aldı. Bundan böyle Hürriyet gazetesinin eki olarak basılı yayım hayatını devam ettiren Radikal Kitap ekinin bugünkü sayısında yer alan bir yazı, edebiyat dünyası için az bulunur bir örnek oluşturacak gibi duruyor. Radikal kitap'ın sürekli yazarı Selim İleri, bugün köşesinde, yeni kuşağın gözde yazarı Emrah Serbes'in son romanı Deliduman için bir açık mektup kaleme aldı. 'Sevgili Emrah Serbes...' diye başlayan ve mektup olarak kaleme alınan köşe yazısında 'önemli bir roman' dediği Deliduman için Selim İleri 'Bütün kıskançlığımla başarınızı tekrar kutlamak zorundayım...' yazdı. İşte Selim İleri'nin bugünkü Radikal Kitap'taki o yazısından çarpıcı bir bölüm: BİLMEM BAŞKA YAZARLARDA DA OLUYOR MU? 'Bilmem başka yazarlarda da oluyor mu, olmuş, olagelmiş mi; yaşlılığın eşiğinde yeni bir yazar adına pek tahammül kalmıyor. Bilinçaltı mı, üstü mü, bilinçdışı mı, onu da bilmiyorum, ama yeni bir yazar, yeni yazarın yeni bir eseri hiç mi hiç hoşa gitmiyor. Yani bende böyle oluyor. (...) belli etmemeye çalışarak susuyordum. Bir zaman geçti; daha önce sizi hiç okumadığım, Deliduman’ın kapağını açmadığım halde, sizi apar topar fasafiso bir yazar yaparak, ama Emrah Serbes adını anmayarak; elli yıla yaklaşan yazarlık yaşamım boyunca, öyle birçok genç yazarın, yazar adayının görünüp parlayıp, sönüp gittiğini –bütün kötücüllüğümle- söylemekten kendimi alamadım. PİŞMANLIK, GİZLİ BİR UTANÇ Sonrasını, -Çiğdem’in şişmanlığını gizleyen Çağlar’ı yazdığınıza göre- siz elbette biliyorsunuz: Pişmanlık, gizli bir utanç. Altmış beş yaşımda hâlâ şişkin egomla pastanelerde akıl yürütmelerim... Eve üzgün döndüm o akşam, gizli utanç sürdü. Ertesi gün Deliduman ’ı Kadıköy’de bir kitapçıdan aldırttım. Daha ilk sayfada diliniz, anlatımınız, bu yeni zamandan seçtiğiniz ve kendinize özgü kıldığınız sözcükleriniz elbette etkiledi. Ne var ki, bu kez de aklımda Cumhuriyet Kitap’ın kapağına çıkmanız, Eray Ak’ın sizin romanınız için yazdığı güzel yazı burgu gibiydi. NE ÇABUK BEĞENİLDİ DE KAPAK OLDU... Ne çabuk, ne çabuk! diyordum kendi kendime, ne çabuk kapak, ne çabuk beğeniliş!.. Tabii, okumayı sürdürüyordum. O harikulâde, yarışmaya hazırlanış bölümünüze kaptırmış gitmiştim bile. Merkez Terzi Orhan, Markofoni’den alınan mavi gömlek, KİPA Alışveriş Merkezi; hele sonradan, değişen değerlere bir keder gibi çakacağınız Fatih Kundura iç dünyamda belirdikçe beliriyordu. Küçük kentle kasaba arası bir yerde hiç yaşamadım. Bununla birlikte oraların dünyası hep çekici geldi. Sizi okurken, uzun yıllar önce yazdığım bir senaryoyu, Kırık Bir Aşk Hikâyesi ’ni hatırlıyordum, Ömer Kavur’la çalıştığım, tam da siz yaşta olduğum o günleri, Ayvalık’taki çekimi, küçük yerlerin yürek yakıcı şiirini. O gece Deliduman ’dan elli altmış sayfa okudum. Edebiyatımızın ve hayatımızın değişen çehresini alımlıyordum. Hissediyordum ki, hem okulun bahçe duvarında, hem plajı gören kaldırımda ‘abuk subuk’ palmiyelerle güzelleştirilmek istenmiş Kıyıdere’den bütün memlekete, her şeyin, geçmişin, eskilerden beri sürgit Amerikanlaşmanın, en son teknik yeniliklerle eski ve bize özgü içlenişlerin tümüne açılacaktınız... Nitekim Çiğdem birdenbire –“Kızkardeşim dana gibi şişko!”- şişman haliyle, üstelik doksan sekizinci sayfada karşımıza çıkınca, yaşadığımız bu acıklı gülünçlü yurda, tıpkı Çiğdem’e duyulmuş sevgiyle yaklaştığınızı apaçık ayırt ettim. DELİDUMAN ÖNEMLİ BİR ROMAN Bugün cumartesi. Deliduman ’ın on beşinci bölümündeyim. Dayanamayıp bir şeyler yazmak istedim. Sonra bıraktığım yerden okumaya devam edeceğim. Deliduman önemli bir roman. Şunu söylemek istiyorum: Deliduman bugünün romanı, şimdinin. Şimdinin öyküsünü, romanını yazmak, bence hayli zor; hiçbir şey, hiçbir olgu yerli yerine oturmamış, hiçbir şeyin ödeşmesi yapılmamış... Siz bu çetinceviz sorunu yenmişsiniz ve Deliduman ’la bir dönüm noktası oluşturmuşsunuz. ‘Genç’ bir romanın artık var olduğunu kanıtlıyorsunuz. Dilerim yolunuz hep böyle açık olsun. TÜM KISANÇLIĞIMLA BAŞARINIZI KUTLAMAK ZORUNDAYIM Not: Bana imzalayıp gönderdiğiniz Deliduman yeni geçti elime. Teşekkür ederim. Onu saklayacağım. On beşinci bölümden sonrasını bendeki kitaptan okudum; bugün pazar, az önce bitti Deliduman . Yaşadığımız şizoid ortam!.. Bütün kıskançlığımla başarınızı tekrar kutlamak zorundayım...gazetecileronline
Reklam
Balık Avlayan Eros Mozaiği Bulundu
Adana’nın Yumurtalık ilçesinde arka kısmı balık kuyruğu olan at üstünde balık avlayan Eros figürü tasvir edilmiş ikinci mozaik bulundu. Yunan mitolojisinde ‘Hippocampus’ adı verilen, yarısı balık yarısı at olan hayvan üzerine balık avlayan Eros mozaiğinin dünyada bir benzerinin olmadığı belirtiliyor. Ören Mahallesi’ndeki denize sıfır noktada üç yıl önce varlığı fark edilen mozaik kalıntılarının bulunduğu bölgede Adana Müze Müdürlüğü arkeologları tarafından kazı çalışması başlatıldı. Geçen yıl yapılan kazılarda yaklaşık 10 metrekare civarında at üstünde balık avlayan Eros figürü tasvir edilmiş mozaik bulundu. Aşk tanrıçası Eros’un mozaiklerinin 3 metre uzağında devam eden kazı çalışmaları sırasında 6 metrekare civarında yine Eros'u simgeleyen ve at üstünde balık avlayan Eros figürü tasvir edilmiş ikinci mozaik bulundu. Yaklaşık 2 yıl önce de ilçenin farklı bölgesinde çıkarılan 36 metrekarelik aşk tanrıçası Eros’u tasvir eden figürlere rastlanılmıştı. Antik Roma döneminde zengin bir tüccara ait olduğu tahmin edilen bu mozaikler üzeri kapatılarak koruma altına alınmıştı. Adana Valisi Mustafa Büyük, ilçeye yaptığı ziyaret kapsamında yeni bulunan mozaikler hakkında arkeologlardan bilgi aldı. Vali Büyük, 'Bu bölgede çıkarılan mozaikler beni heyecanlandırdı. Anlaşılıyor ki bu bölgeye ilginin zamanla daha da artacağını düşünüyorum. Bu sahanın tarihte çok önemli bir yerleşim yeri olduğunu gösteriyor. Roma döneminden bize kalan bu mirası en güzel şekilde ortaya çıkarıp çalışmalarımızı sürdüreceğiz' dedi.Milliyet
2014'ün Şu Ana Kadar En Çok Satan 10 Albümü
İnternet çıktı, mertlik bozuldu. Eskiden sevgilisine veya hoşlandığı kişiye kaset çeken aşıklardan eser kalmadı. Traktor'den mixtape yapmak varken kim kaset çeksin ki? Kimse sevdiği grubun albümü çıktığı gün soluğu müzik marketlerde almıyor artık. Napster, Torrent, blog'lar, Audiogalaxy ve adını unuttuğumuz yüzlerce platform sayesinde insanlar korsan müziğe sadece bir tık uzaklıkta. 'Sanata ve sanatçıya destek' lafta kalıyor, orijinal albüm alan insanların soyu tükeniyor mirim. Plak tutkunları, internetin icadından haberi olmayanlar ve hala CD/Kaset satın alan romantik azınlığı bu dediklerimizin dışında tutuyoruz tabii ki. Hala orijinal CD/Kaset/Plak alanlar sayesinde hesabı yapılabilen En Çok Satan Albümler Listesi, 2014 versiyonuyla karşımızda. Daha henüz yıl bitmemesine rağmen 2014'ün şu ana kadarki en çok satan albümlerinin listesi gelmiştir. Sizce kim birinci? Biz hile yapıyoruz ve Official Charts Company'nin hazırladığı listeye bakarak sıralamayı söylüyoruz. Ghost Stories'le Mayıs ayından beri 375.000 adet satış rakamına ulaşan Coldplay, 2014'ün şimdilik birincisi konumunda. İngiliz grubu 329.000 adet satan Paolo Nutini - Caustic Love izliyor. Arctic Monkeys, AM'le 2013'ten 2014'e uzanmayı başarıyor ve listenin 10. sırasında kendine yer buluyor. Devamı ise şöyle; 1 – Coldplay, 'Ghost Stories' 2 – Paolo Nutini, 'Caustic Love' 3 – Ellie Goulding, 'Halcyon' 4 – Paloma Faith, 'A Perfect Contradiction' 5 – Sam Smith, 'In The Lonely Hour' 6 – Pharrell Williams, 'Girl' 7 – Bastille, 'Bad Blood' 8 – London Grammar, 'If You Wait' 9 – Beyoncé, 'Beyoncé' 10 – Arctic Monkeys, 'AM'Play Tuşu
Reklam
2 Adımda YouTube'la Milyoner Olun
etiket
YouTube'u seviyor musunuz? Ben seviyorum. Ne sevdiğinizi hatırlayıp size daha çok seveceğiniz şeyleri önermesini ve eğlenceli şeyleri bulmanın kolaylığını seviyorum. Ancak bir eğlence sitesi olmasının yanı sıra YouTube'ın aynı zamanda bazı kişiler için karlı bir iş yeri olduğunu biliyor muydunuz? YouTube yayıncılara komisyon veriyor. Bu sistem Google' ın AdSense kriterleri baz alınarak hazırlanmış ve size ne kadar para ödendiği 1,000 izlenmenin getirdiği reklam gelirine göre değişiyor. Google bunun yüzde 45'ini kendisi alıyor. Bazı yayıncılar her 1,000 izlenme için 2.5 dolar alırken, bazıları 10 dolara kadar alabiliyor. Gördüğünüz üzere YouTube'da kazanabileceğiniz para genellikle videonuzdaki reklamların performansına göre değişiyor. Daha fazla tıklanma daha fazla para demek oluyor. Peki YouTube videoları yaparak hayatınızı geçindirebilir misiniz? Belki. YouTube'un milyoner yaptığı kişileri tanıyalım. İlki PewDiePie olarak bilinen, 28 milyondan fazla takipçisi ve 5 milyar izlenmesi olan Felix Kjellberg. Videolarında sık sık çığlığını duyabileceğiniz veya eğilip bükülürken görebileceğiniz Kjellberg daha çok gençlere hitap eden bilgisayar oyunu videoları yapıyor. Kjellberg'in ününü izleyicileriyle yakın bir ilişki kurabilmesine borçlu. Social Blade Kjellberg'in ayda 210,600 ila 1.8 milyon dolar kazandığını tahmin ediyor. İkinci sırada ise DisneyCollectorBR olarak bilinen bir YouTube yıldızı var. Videolarının ne hakkında olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur. 1.6 milyon takipçisi ve 2.3 milyar izlenmesi olan bu kanal oyuncaklar ve koleksiyonlarla ilgili. Çocuklara hitap eden bu videolar yeni alınan farklı oyuncakların kutularından açılmasını gösteriyor. Kanal ayda 135,000 dolar ila 1.1 milyon dolar arasında para kazandırıyor. Üçüncü sırada ise 8.9 milyon takipçisi ve 'sadece' 1.8 milyar izlenmeyle 'React' video serileriyle ünlenen TheFineBros kanalı bulunuyor. Bu videolarda bir grup çocuk, genç veya yaşlı insan sosyal medyada popüler olan videoları izleyip yorum yapıyor. Bu şovun başarısı insanlardan geliyor çünkü hangi popüler videoların seçileceğine YouTube kullanıcıları karar veriyor. TheFineBros ayda 71,000 dolar ila 591,300 dolar arasında para kazanıyor. Dördüncü sırada ise farklı bir Disney oyuncak videoları yayınlayıcısı bulunuyor. DisneyCarToys adlı kanaldaki çoğunlukla oyuncak bebeklerin ve diğer oyuncakların konuşurmuş gibi gösterildiği videolar yayınlanıyor. Size ilginç gelmeyebilir ancak kanalın yaklaşık yarım milyon takipçisi bulunuyor. 600 milyondan fazla kez izlenmiş olan bu videolar ayda 67,400 ila 561,400 dolar arasında para kazandırıyor. Beşinci sırada ise öğretici ve komik 3D çizgi filmlerin yayımlandığı Rus 'Get Movies' kanalı bulunuyor. Kanal Rusça konuşanlar için yapılmış ve 1.9 milyon takipçisi ve 2.1 milyar izlenmesi bulunuyor. Kanal yaratıcılarına ayda 59,800 ila 498,100 dolar kazandırıyor. Özetle, en fazla rağbeti eğlence görüyor. YouTube sevimlilik ve karizmanın yüksek prodüksiyon maliyetlerinden ve ünlülerden daha önemli olduğunu gösterdi. Televizyon yavaşça yerini dijital eğlenceye bırakırken normal insanlar için yeni iş imkanları doğuyor. Tek ihtiyacınız olan cazibe ve iyi bir fikir. WSJ
Tarihe Kimyasal Sıkmışlar
En büyük mezarlıklardan biri olan Selçuklu Mezarlığı’nda yapılan restorasyonun önceden hazırlanmış bir projesinin olmadığı ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bizzat ilgilenip sık sık ziyaretler yaptığı Bitlis’teki Eski Ahlat Şehri kazılarındaki tarihi alanda kazı başkanı Recai Karahan tarafından başlatılan restorasyon işlerinin “önceden hazırlanmış kapsamlı bir proje olmadan başlatıldığı” ortaya çıktı.  UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde de yer alan tarihi Selçuklu Mezarlığı’nda yapılan çalışmalarda, taşların “ileri yıllarda zarar verme olasılığı bulunan” Amonyum Bikarbonat (AB 57) kimyasalı kullanılarak temizlendiği de belirlendi. Oysa, ilgili yasa ve yönetmeliklere göre, herhangi bir kazıda ortaya çıkan eserlerin restorasyon işlemlerinin yapılabilmesi için önceden kapsamlı bir projenin hazırlanması şart. Aksi halde işlem yapanların Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’na göre 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılmaları gerekiyor. Bitlis Ahlat’taki Selçuklu Meydanlık Mezarlığı’nda uzun sürenin ardından 2005 yılında tekrar başlanan kazılar, 2006 yılından itibaren Doç. Dr. Nakış Karamağaralı başkanlığında devam etmişti. Ancak Doç. Dr. Karamağaralı ve ekibi 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca kazılardan el çektirilmiş ve Karamağaralı’nın yerine “asıl uzmanlık alanı halı, kilim ve eski kumaş desenleri tasarımı” olarak bilinen Prof. Dr. Recai Karahan getirilmişti. Karahan da 2011’den bu yana Selçuklu Meydanlık Mezarlığı’nda “restorasyon” adı altında çalışmalar yürütüyor. Ancak yürütülen restorasyon çalışmalarının önceden hazırlanmış bir planının bulunmadığı, eski kazı ekibinde yer alan Alp Oğuz Turan’ın bakanlığa ve Van Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne “Bilgi Edinme Yasası” kapsamında yazdığı resmi yazılarla ortaya çıktı. Bilgi var, proje yok Alp Oğuz Turan, Karahan’ın daha önce medyaya yaptığı, mezarlıkta “mekanik ve kimyasal müdahalelerin” restorasyon kapsamında yapıldığına ilişkin açıklamaları üzerine, geçen şubat ayında, Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne yazılı başvuru yaparak, söz konusu çalışmalar için daha önceden bir proje yapılıp yapılmadığını ve kullanılan kimyasalların mezar taşları üzerindeki olumlu veya olumsuz etkilerinin ne olacağını sordu. Kuruldan Turan’a gelen yanıtta, konuyla ilgili olarak 15 Ağustos 2013 tarihinde kurulca toplantı yapıldığı belirtilerek şöyle denildi: “Kazı başkanlığının mezar taşlarındaki likenlerin temizlik çalışmasında uygulamış olduğu AB 57 kimyasal yönteminin ileriki yıllarda mezar taşlarına nasıl bir zarar vereceğinin bilinmemesi, eğer kimyasal yöntemler ile temizlik çalışması yapılacaksa bunun teknik raporlar ile desteklenmesi gerektiğine; İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez ve Bölge Müdürlüğü’nün kazı başkanlığına sunmuş olduğu yazı doğrultusunda, mezar taşlarındaki likenlerin temizlik çalışmasında uygulamanın mekanik olarak yapılmasına (saf su, diş fırçası, tırnak fırçası vs.), ayrıca düşen ve düşmekte olan mezar taşlarının özgün biçimine göre yeniden düzenlenmesinin uygun olacağına karar verildi.” ‘Kazı başkanına sor’ Turan’a veilen yanıtta daha önceden projenin sunulup sunulmadığı konusunda bilgi yer almadı. Turan, gelen yanıt üzerine, yeniden Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne yazı yazdı. Gelen yanıtın “sorduğu sorulara yanıt olmadığını”ve yine yanıtta “AB 57 adlı kimyasalın kazı başkanlığına önerildiğinin anlaşıldığını ancak ‘şimdilik uygun bulunmadığının’ belirtildiğini” dile getirerek, aynı soruları yöneltti. Turan’ın dilekçesine ilgili makamlardan bir kez daha aynı yanıt gelince, Turan genel müdürlüğe bir yazı daha yazarak, kurulun sözünü ettiği toplantıya Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Işık Aksulu, üyeler Doç. Dr. Osman Aytekin ve Cüneyt Caner Güldal’ın katılmadıklarının anlaşıldığını vurgulayarak, toplantıya konu iş için, işin uzmanı olmayan kurul üyelerince karar alınamayacağına dikkat çekti; sorularını yine yineledi. Turan’a bu kez de genel müdürlükten, “Sorularınızı Eski Ahlat Şehri Kazı Başkanlığı’na sorunuz” yanıtı geldi. Bir bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkan eserlerin restorasyon işlemlerinin yapılabilmesi için önceden kapsamlı bir projenin hazırlanması şartı bulunuyor. Aksi halde işlem yapanların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’na göre 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılmaları gerekiyor. Selda Güneysu | Cumhuriyet
Reklam
Breaking Bad Hayranlarına 'Better Call Saul' Müjdesi
Geçen yıl ekranlara veda eden efsane dizi Breaking Bad’in spin-off’u olan ve aynı kadroyla dizinin karakterlerinden Saul Goodman’e odaklanan “Better Call Saul”un çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor.İKİNCİ SEZON MÜJDESİHenüz dizinin ilk sezonunun başlamasına aylar var ama AMC patronu müjdeyi verdi ve dizinin ikinci sezon için yenilendiğini duyurdu. Dizi için çok heyecanlı olduklarını ve hayranların beklentilerini karşılayacaklarını söyleyen başkan, ilk sezonu 10 bölümden oluşacak dizinin ikinci sezonunun ise 13 bölümden oluşacağını duyurdu.,Bununla birlikte Better Call Saul’un başlama tarihinde de değişikliğe gidildi. Kasım’da başlaması planlanan dizinin başlama tarihi 2015′in ilk aylarına ertelendi. Buna göre Better Call Saul, kanalın reyting rekorları kıran dizisi The Walking Dead’in hemen ardından yayınlanacak.
Kardeş Türküler ve Sezen Aksu'dan Bol Mesajlı Konser
Kardeş Türküler topluluğu, dün geceki özel konserinde Sezen Aksu ile Ara Dinkjian’ı konuk etti. Kardeş Türküler’in solistleri, konserin başında, Soma’ya ve Lice’ye selam gönderdi. Türkçe, Kürtçe, Ermenice, Zazaca, Çerkesçe ve Arapça şarkılar ve türküler seslendiren topluluğa, konuk sanatçı Ara Dinkjian da ilk bölümün ortalarında sahneye çıkarak uduyla eşlik etti. Konserin ilk yarısı 1 saat sürdü ve 22.30′da sona erdi. Konserin ikinci yarısının başında, seyirciler “Sık bakalım, sık bakalım, biber gazı sık bakalım / Kaskını çıkar, copunu bırak / Delikanlı kim bakalım” şeklinde slogan attı. Ardından, sahneye Kardeş Türküler ile birlikte Sezen Aksu da çıktı. Sezen Aksu, ilk olarak “Yeniliğe Doğru” adlı şarkısını seslendirdi. Arkasından, Kardeş Türküler ile birlikte sevilen şarkılarını söyledi. Seyircilerle zaman zaman sohbet eden, zaman zaman da espriler yapan Sezen Aksu, “Biz son derece özgürlükçü, demokratik, baskıcı olmayan bir ortamda değil miyiz? Herkes başkalarının yaşam alanına saygı göstermeli” dedi. Sanatçı, konser sırasında kıvrak müzikler eşliğinde dans da etti. Sezen Aksu, “Bu da gelir, bu da geçer” türküsünü söyledikten sonra da, “Kaç asırlık zulme dayanan Alevi kardeşlerime selam olsun” dedi. Konserde, Suzan Kardeş de sahneye çıkarak sevilen bir kaç şarkısını seslendirdi. Gecenin sonunda, Sezen Aksu, Ara Dinkjian ve Kardeş Türküler topluluğu uzun süre alkışlandı. Konseri, HDP Milletvekili Sebahat Tuncel izledi.  DHA
Reklam
Bir bedende rekora doğru
ABD'nin Ohio kentinde yaşayan aynı sindirim sistemine sahip olan yapışık ikizler 63 yaşındaki Ronnie ve Donnie Galyon, dünyanın en uzun süre yaşayan siyam ikiziABD'nin Ohio kentinde yaşayan aynı sindirim sistemine sahip olan yapışık ikizler 63 yaşındaki Ronnie ve Donnie Galyon, dünyanın en uzun süre yaşayan siyam ikizi olmaya hazırlanıyor.Ohio'da yaşayan siyam ikizleri Ronnie ve Donnie Galyon kardeşler, Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeye hazırlanıyor. Kol ve bacakları ile kalp ve mideleri ayrı olan, ancak alt sindirim yolu ve penisi paylaşan Galyon kardeşler,
Ölüm Bu Kez Teğet Geçti
Rusya'da otoyolda hatalı sollama yapan otomobil, kafa kafaya karşı karşıya kaldığı TIR'ın altında kalmaktan mucize eseri kurtuldu. Rusya'da çit yönlü karayolunda aşırı hızlı olduğu gözlenen otomobil, sol şeridi kapatıp önündeki araçları bir bir sollarken karşı yönden gelen TIR'la karşı karşıya geldi. TIR şoförü sellektör yapınca önündeki TIR'ı sollamaktan vazgeçip yavaşlayan otomobilin sürücüsü ani bir manevra ile
Cemaat-AKP Kavgasını İzlemek İçin Takip Etmeniz Gereken 22 Twitter Hesabı
AKP ile Gülen Cemaati arasında dersanelerin kapatılması tartışmasıyla birlikte gitgide sertleşen mücadele, 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu ile birlikte birçok önemli isim gözaltına alındıktan sonra adeta bir kavgaya döndü.  Bu süreçte tarafların birbirine en sert ithamları yönelttiği mecralardan birisi de Twitter oldu. Twitter'da Cemaat ve AKP arasında geçen mücadelenin en önemli isimlerini ve unutulmaz tweetlerini derledik. İşte Cemaat-AKP kavgasını yakından izlemek için takip etmeniz gereken 22 Twitter hesabı... İlk olarak Cemaat'in ilk 11'inden bahsedelim;
Reklam