http://www.suatsaygin.net/normandiya-sahillerinin-70-yili-ve-toki-sorunsali/ Normandiya Çıkarması, 2. Dünya Savaşı’nda Haziran-Eylül 1944 arası müttefik devletlerin Almanya’ya karşı giriştiği hücum harekatıdır. 15 binden fazla askerin ölü,yaralı ve esir olduğu bu çıkarma oldukça ünlüdür ve savaşın seyrini değiştirmiştir. Fransa’da bulunan Normandiya ile ilgili filmler de çekilmiştir: En Uzun Gün (The Longest Day), (1962) Er Ryan’ı Kurtarmak (Saving the Private Ryan), (1998) Kardeşler Takımı (Band Of Brothers), (2001) Üzerinden 70 yıl geçen bu sahillerin aynen korunduğunu gösteren 18 fotoğrafı eski ve yeni haliyle beğeninize sunuyorum. Bizim ülkemizde yaşanan TOKİ sorunsalı ve düzensiz kentleşme ile doğduğumuz evlerin yerinde yeller eserken bombalanmış evlerini bile aynen korumuşlar. Suçu sadece TOKİ’ye atmamak gerek aslında. Toplum olarak kültür ve sanat alanında Avrupa kadar gelişemediğimiz için estetikten uzak yaşamamız normal. İngiltere’de kentli sayılmak için aynı evde 150 yıldır oturulması gerektiği söylenir. Bizim o seviyeye gelmemiz için epey yol katetmemiz lazım sanırım. Normandiya’ya geçmeden önce Bursa Doğanbey Toki görselini paylaşmak isterim:
Öncelikle kitap serisinin ismi A Song of Ice and Fire Song (Buz ve Ateşin Şarkısı) olmasına rağmen insanlar arasında daha çok serinin ilk kitabının ismiyle anıldığı için başlıkta Game of Thrones ismini kullandım. Şimdi öncelikle nedir bu Azor Ahai onunla başlayalım. Azor Ahai, Aegon'un Karaya Çıkışı'ndan yaklaşık 8000 yıl önce yaşamış efsanevi bir kahramandır. Uzun Gece'nin ortasında Ötekiler'i yendiği kılıcı Işık Getiren'i kullandığı söylenir. Kralların Çarpışması kitabında Salladhor Saan Işık Getiren'in dövülme hikayesini şöyle anlatır: ''Dünyanın karanlığa gömüldüğü zamanlardı. Karanlığın karşısına dikilecek kahramanın daha önce hiç görülmemiş emsalsiz bir kılıcı olmalıydı. Azor Ahai, otuz gün otuz gece hiç uyumadan tapınakta kaldı ve kutsal ateşte bir kılıç dövdü. Erit, döv, katla. Erit, döv, katla. Kılıç tamam olana kadar. Ama soğutmak için suya soktuğunda çelik parçalara ayrıldı. O bir kahramandı, baştan başladı. Bu sefer tam elli gün elli gece tapınakta kaldı ve dövdüğü kılıç, ilkinden daha iyi görünüyordu. Azor Ahai bir aslan yakaladı, çeliği hayvanın kalbinde soğutacaktı ama kılıç canavarın kalbine değer değmez yine parçalara bölündü. Azor Ahai'nin kederi büyüktü, ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Üçüncü gün, kılıç için yüz gün yüz gece çalıştı. Kılıç, kutsal beyaz alevler içinde parlarken karısını çağırdı. 'Nissa Nissa' diye seslendi kadına, karısının adı buydu. 'Göğsünü aç ve seni bu dünyadaki her şeyden daha fazla sevdiğimi unutma.' Kadın, adamın dediğini yaptı ve Azor Ahai sıcak çeliği karısının kalbine sapladı. Kadının içindeki bütün kan, bütün cesaret, bütün güç çeliğe aktı ve Işık Getiren yaratıldı.''Kehanete göre, Asshai'nin eski kitapları uzun yaz mevsiminin ardından gelecek olan günü anlatır. O gün yıldızlar kanayacak ve soğuğun ağır nefesi dünyanın üstüne çökecek. O dehşet dolu gün geldiğinde, bir savaşçı alevlerin arasındaki kılıcı çekecek. O kılıç Işık Getiren'dir. Kahramanların Kızıl Kılıcı'nı tutan adam, Azor Ahai'nin yeniden hayata gelişi olacak ve karanlık onun ardında kalacak. Vadedilmiş Prens, Işık Getiren'i bir kez daha ellerine alacak ve Ötekiler'e karşı kullanacak eğer o yenilirse dünyada onunla birlikte düşecek. Ve yine kehanete göre bu Vadedilmiş Prens kanayan bir yıldız altında, tuz ve dumanın içinde doğacaktır.
Unutulmaz bir balayı geçirmek her yeni evli çiftin hayalidir. Genellikle çiftlerin tercihi yurt dışı olsa da yurt içinde de unutulmaz bir balayı için çok sayıda alternatif bulunuyor. İşte Türkiye'de balayı için gidilebilecek yerler;Kaynak: Birinfo - Bilgi İçerikli Medya Platformu
Orta Amerika ülkesindeki dev taş küreleri kimin neden yaptığı bilinmiyor. Birleşmiş Milletler’in Dünya Kültür Mirası statüsü vermeye hazırlandığı gizemli “Kosta Rika taş küreleri”, uçuk spekülasyonlara konu olmayı sürdürüyor.Orta Amerika’da hem Atlantik hem de Pasifik Okyanusu’na kıyısı olan küçük ülkenin çeşitli yerlerinde mükemmel biçimde yontulmuş, en büyüğü 2,7 metre çapında, 16 ton ağırlığında olan çok sayıda taş bulunuyor.Ne için yapıldıkları bilinmediğinden taş küreler ilk bilimsel raporlara konu oldukları 1930 yılından bu yana heyecan tacirlerinin düş güçlerini çalıştırıyor.Bu taşların “kayıp Atlantis uygarlığı”ndan kaldığını öne sürenler de var, 1960’ların modasına uygun olarak Dünya-dışı ziyaretçiler tarafından bırakılmış olduğunu savunanlar da. Kimi “uzman” bunları İngiltere’deki “Stonehenge” adlı dev taş anıtla, kimisi de Güney Pasifik’teki Easter Adası’ndaki kafa heykelleriyle ilşkilendiriyor.
Kaynak [birinfo.com](http://birinfo.com/avrupanin-en-ucuz-10-sehri//]([http://birinfo.com/avrupanin-en-ucuz-10-sehri](http://www.birinfo.com/Haber/Habergoster/Avrupa'n%C4%B1n%20En%20Ucuz%2010%20%C5%9Eehri/108)/)
Kendinizle ve çevrenizle ilgili düşüncelere etrafınızdaki çoğu kişiden daha sık ve daha derin bir şekilde dalıyorsunuz. Üstünkörü hareketler ve konuşmalardan nefret ediyorsunuz. Geyik muhabbeti yapmaktansa yalnız kalmayı tercih edebiliyorsunuz. Ama yakın arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz o kadar kuvvetli ki bu da size ihtiyacınız olan uyumu ve gücü getiriyor. Yine de yalnız başına kalmaktan hiç sıkılmıyorsunuz.
İşte Feyza Hepçilingirler‘in Evrensel Gazetesi Kitap eki için hazırladığı yazı dizisinin ilk bölümü... Herkesin popüler olmak istediği bir ortamda, roman yazarak popüler olmak sanıldığı kadar zor değildir. Yeter ki yolu bilinsin. Aşağıda sıralayacağım koşullara uyulduğunda bu şans, % 87, 73 oranında yakalanabilir.(Oranın düşük ve küsuratlı tutulması, umarım önerilerin ne kadar ince hesaplar üzerine oturtulduğunu kanıtlamaya yeter.) • Yazdığınız her tümceyi döne döne okuyun, yeniden okuyun. Daha güzel söylemek için değil, basitleştirmek için. Halk öyle karışık, dolaşık işlerden anlamaz. Ancak anlamadığının yüzüne vurulmasından da pek hoşlanmaz. İşte dikkat gösterilmesi gereken incelikli nokta burasıdır. Alabildiğine basitleştirin; ama kimi acemi popüler romancılarımızın yaptığı gibi, halk anlasın diye basitleştirdiğinizi söylemeye kalkmayın. Bu halkın ne yapacağı belli olmaz. Alınacağı tutarsa kitabınızı bir daha almaz. Siz de popüler olacağım derken edebiyatçı olur kalırsınız. Unutmayın, popüler olmanın ilk koşullarından biri budur:. Basitleştirmek. Alabildiğine. Aptallar da anlasın diye. Hatta, sizin dışınızdaki herkesi aptal saymanızın da ciddi bir sakıncası yoktur. Bütün o aptal kalabalığın kolayca anlayabileceği bir dille yazmanın nimetlerini zaten daha ilk romanınızda görecek, bana fazlasıyla hak vereceksiniz. • Genç olun. Zihinsel değil, bedensel gençlikten söz ediyoruz. Zihinsel gençlik, şu anda eğildiğimiz konunun tümüyle dışında. Bundan budalalığınızın tercih nedeni olduğu sonucuna ulaşmakta acele etmeyin. Çok boyutlu düşünebilme becerisine sahip bir zekâya olan gereksinmeniz üzerinde ayrıca durulacak. Yeri geldiğinde. Şimdi ilk madde olarak bedensel gençlikten söz edelim. Genç, güzel / yakışıklı görünmeniz şart. Gazetelerde yayımlanacak iç gıdıklayıcı pozlarınız için de, televizyonlara çıktığınızda karşı cinsin gönlünü fethetmek için de iyi görüntü vermek zorundasınız. İnce, zayıf, sportmen, zarif, yakışıklı, film yıldızı gibi olun. Unutmayın ki yaşını başını almış roman yazarlarına görüş almak için başvurulsa da kimse onların sarkmış gıdılarını, morarmış göz altlarını, kırışıklıklarını, buruşukluklarını görmeye can atıyor değildir. Roman yazmak ile yakışıklılık arasında neden bir ilişki olduğu konusunda ise düşünmeyin bile. Vardır. “AB’ye girme sürecindeki Türkiye’de” güzellik ve yakışıklılık her zamankinden daha çok önem kazanmıştır. Kısa boylu, kısa bacaklı, tıknaz, göbekli, esmer, kıllı ve sakallı kalarak temsilcisi olduğunuz toplumu AB standartlarının dışına düşürmeye ne hakkınız var? Erkekseniz entel sakalı bıyığı bırakabilirsiniz; ama daha iyisi, Avrupalılar gibi, sakalsız bıyıksız, temiz yüzlü olun. Kadınsanız seksi olun. Nasıl seksi olunacağı konusunda bir fikriniz yoksa televizyonlarımızda gündüz kuşağında yayımlanan kadın programlarını ya da daha iyisi her kanalda hemen her gün yayımlanan televole programlarını sürekli izleyin. Bu programlarla da seksi olamadıysanız sakın üzülmeyin. Uzun süre izlediğiniz için tiryakisi olacağınız televole programları sayesinde belki de yazmaktan vazgeçecek, popüler olmak için çok daha kolay yollar bulunduğunu fark edip onları denemeye karar vererek haftalarca, aylarca bilgisayar başında pineklemekten kurtulacaksınız. • Kitap okurunun ezici çoğunluğu kadınlardan oluşmaktadır. Bu gerçeği asla unutmayın ve hep kadınlar üzerine çalışın. Ayrıca erkekler zaten doğuştan her şeyi bildikleri için okumaya, hele hele roman okumaya hiç meraklı değillerdir. Futbol ya da siyasetle erkek okurun kalbini fethetmek olasıdır; ancak bunlardan daha kestirme yol, elbette cinselliği kurcalamaktır. Demek ki erkeklere seslenebilmenin yolu da kadınları anlatmaktan geçer. Şimdiye kadar hiçbir erkeğin kadın ruhundan anladığı saptanmamıştır; ama bu sizi durdurmasın. Ne yapın yapın kadın ruhundan anlıyor olduğunuz söylentisini yaygınlaştırın. Buna kendiniz inanmıyor olsanız da kadın ruhunun en derinlerindeki gizleri çözmüş biri gibi davranmanızın sakıncası olmaz. Aslında kadınlar gerçekten çözülecek gizleri olup olmadığından bile pek emin değildirler. Siz var olduğunu söylerseniz size, sizden bile daha çabuk inanacaklarından emin olabilirsiniz. Edebiyat Haber
Internet Explorer'ın en tepede bulunduğu bu liste, Microsoft'un hiç hoşuna gitmeyecek! Tarayıcı pazarı her zaman büyük rekabete konu olagelmiştir. Google'ın Chrome'u, Apple'ın Safari'si, Microsfot'un Internet Explorer'ı ve elbette Mozilla'nın Firefox'u ya da diğer bağımsız geliştiricilerin tarayıcıları ücretsiz yazılımlar olsalar da, geliştiricilerin bu yazılımlar üzerinden çok büyük kazançlar elde ettiklerini biliyoruz. Fifefox'un standart arama motorunun Google olması karşılığında, Google'dan her yıl 300 milyon dolar alması, bu kazançlara küçük bir örnek... Ayrıca tarayıcılarda gösterilen reklamlar ve elbette gezinti verileri, kişisel bilgiler gibi dataların dijital piyasalardaki değerinin milyarlarca dolar olduğunu tahmin edebilirsiniz. Milyarlarca insanın kullandığı tarayıcılar aynı zamanda saldırganların da hedefinde bulunuyor. Bromium güvenlik şirketinin yaptığı araştırmaya göre, 2014'ün ilk yarısında en fazla saldırıya hedef olan,en fazla yama yayınlayan ve en fazla açık çıkaran tarayıcı IE oldu. Diğer tarayıcılar 2013'te yaşadıkları güvenlik sorunlarının oranını 2014'te yaklaşık yarı yarıya indirmeyi başarmışken, IE'nin 2014'ün ilk yarı performansı, 2013'tekiyle benzer oranda gerçekleşti, hatta biraz da arttı . Elbette Internet Explorer'ın bu kadar fazla saldırıya maruz kalması ve açıklarının ortaya çıkması, en fazla kullanılan tarayıcı olmasından kaynaklanıyor. Ancak bu kadar sık saldırıya uğrayan bir tarayıcının, geliştiricisi Microsoft tarafından daha sıkı bir güvenlik çemberi altına alınması gerekirken, açıkların ve sorunların sayısında azalma olmaması, kullanıcıları endişelendiren en önemli problem.Chiponline
Courtney Love açıkladı: Projede Krist Novoselic, Dave Grohl ve Frances Bean Cobain de yer alıyor! Çekimlerine 2015′te başlanacak Cobain biyografisinde henüz kimlerin rol alacağı netleşmiş değil. Düşündükleri bazı isimler olduğunu söyleyen Courtney Love, yine de net bir isim vermedi. 25 yaşlarında ve gerçekten iyi oyuncu olan isimlerin adayları arasında olduğunu söyleyen Love, aradıkları şeyin güzel bir yüzden fazlası olduğunu söyledi. Filmle ilgili çok heyecanlı olduğunu ama son kararları her zaman ajansların verdiğini söyleyen Love, kendisinin fikirlerine de danışıldığı için mutlu olduğunu belirtti. Söz konusu biyografik filmin dışında bir Kurt Cobain müzikali ve bir Kurt Cobain belgeseli de gündemde! Bantmag
Son çeyrek finansal sonuçlarının raporunu yayınlayan Apple, içinde bulunduğumuz mali yıl içerisinde 3 milyar dolarlık Beats satın alması da dahil toplam 29 satın alma yaptı. Bu satın almalara bir yenisi daha eklendi ve Apple, radyo uygulaması Swell ‘i satın aldı. Apple’ın, Swell için 30 milyon dolar civarında bir bedeli gözden çıkarmış olduğu söylenirken, Sweel’in daha önce Google Ventures, DFJ ve InterWest Partners gibi yatırımcılardan 7.2 milyon dolarlık bir yatırımı bulunuyor. İlk etapta sadece bir iOS uygulaması olarak çalışan Swell’in, Apple tarafından satın alınmasının sebebi ise Apple’ın iTunes gelirlerini bu tarz radyo uygulamaları aracılığıyla artırmak istemesi. Swell uygulaması, satın almanın ardından kapatılacak. Apple tarafından satın alınmadan önce, Android uygulamasının beta sürümünü test eden Swell, satın almayla birlikte Android sürümünü asla piyasaya çıkartmayacak. Bu da Apple’ın, Google Play ekosistemine bir çelme olarak nitelendirilebilir. Podcast ve radyo konusunda bir türlü aradığı başarıyı yakalayamayan Apple, yola satın alma yaparak büyümeye ve gelişmeye karar vermiş gibi gözüküyor. Webrazzi
17 Aralık 2014′de gösterime girecek olan Hobbit üçlemesinin son filmi olan Hobbit: Beş Ordular Savaşı‘nın (The Hobbit: The Battle of the Five Armies) ilk fragmanı yayınlandı. Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin yönetmeni Peter Jackson tarafından sinemaya uyarlanan Hobbit üçlemesi’nin son bölümü olan Beş Ordular Savaşı; Bilbo Baggins ve yol arkadaşlarının maceralarına ışık tutuyor. J.R.R Tolkien‘in The Hobbit adlı kitabından sinemaya uyarlanan filmin bir an önce vizyona girmesi için sabırsızlanıyoruz. Daha fazla spoiler vermemek adına ve sizi merakta bırakmamak için Warner Bros Pictures tarafından yayınlanan ilk resmi fragmanı sizlere sunuyoruz, iyi seyirler.
Akraba dediğimiz insan, doğal olarak hepsi birbirinden farklı. Aynı kişi hem amca, hem dayı, hem enişte, hem de bacanak olabiliyor. Dolayısıyla bunları bir sınıflandırmaya tabii tutmamız mümkün değil. Ancak yine de toplum genelinde yaygın kabullerden yola çıkarak, en sıkıntılı 10 akrabayı sizler için derledik.
Deniz kıyısındaki küçük bir yerleşim yerinde karaya çıkan timsahın üzerinden atlayan gencin hayvanın dişlerinden son anda kurtulduğu o anlar görüntülendi.Deniz kıyısındaki küçük bir yerleşim yerinde karaya çıkan timsahın üzerinden atlayan gencin hayvanın dişlerinin arasından son anda kurtulduğu anlar kamerayla an be an görüntülendi. Video paylaşım sitelerine yeni düşen bir video, izleyenlerin tüylerini diken diken etti. Güney Amerika ülkelerinden birinde yaşandığı tahmin edilen olayda, küçük bir yerleşim yerinde karaya çıkan timsahı fark eden insanlar, meraklı gözlerle hayvanı izlemeye başladı. Bu sırada kalabalık arasındaki gençlerden biri, hızla timsaha doğru koştu, hayvanın kuyruğuna basıp üzerinden atladı. Sırtı dönük olan timsah...
İngiltere’de Oxford Üniversitesi biliminsanları, insan DNA’sının yalnızca yüzde 8.2′sinin işe yaradığını, gerisinin ‘ biyolojik yük ‘ten başka bir şey olmadığını ortaya koydu. İnsanın gen yapısını diğer memelilerle karşılaştıran uzman ekipte yer alan Gerton Lunter, insanın DNA’sının sadece yüzde 8.2′sinin evrimle korunmaya değecek kadar işlevsel olduğunu ifade etti. Lunter, “ Genlerimizin yüzde 92′sinin biyolojiye bir katkı yapıp yapmadığına dair bilimsel bir kanıtımız yok ” dedi. “ DNA’mızın çoğu bu kadar yararsızsa neden hala taşıyoruz? ” sorusuna Lunter, “ Biz tasarlanmadık, evrimleştik ve bu da karmaşık bir süreçtir. Kalan yüzde 92 bir anlamda dolgudur, yük değil. Bir gün işe yarayabilir ” yanıtını veriyor. Biliminsanları, bir proteindeki amino asit dizisine karşılık gelen bilgi içermeyen DNA’yı ‘ Çöp DNA ‘ olarak tanımlıyor. Yüzde 92′lik bu kısmın faydası olmadığı gibi zararı da bulunmuyor. Daha önceki çalışmalar insan DNA’sının yüzde 99′unun çöp olduğunu belirtiyordu.Diken
İnternet ekosisteminin Türkiye ve dünyadaki etkili aktörlerinin katıldığı, bölgenin en önemli girişimcilik etkinliklerinden Startup İstanbul için kayıtlar ve erken bilet satışları başladı. Teknoloji ve internetle ilgili şirket kuran girişimcileri hızlandıran ve erken aşama yatırımlarını yapan Etohum, bu yıl bir kez daha dünyanın girişimcisini ve yatırımcısını Startup İstanbul çatısı altında topluyor. 30 Eylül’de Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi sarayında gerçekleşecek olan etkinlik, 40 ülkeden 100’ü aşkın girişimci ve 200’den fazla yatırımcıyla yaklaşık 1000’in üzerinde katılımcıyı ağırlayacak. Amerika ve Avrupa’dan yatırımcıların ve konuşmacıların katılacağı konferansta, dünyanın en büyük hızlandırıcıları olarak bilinen 500 Startups, YCombinator, Kissmetrics, Blablacar, Twitter, Udemy, Aramex, Endeavor, Wayra, Startup Wise Guys, Plan9, Flat6labs, Eleven, Microsoft Ventures gibi şirketler de, sunum ve oturumlar aracılığıyla girişimcilerle buluşacak. Startup İstanbul’un belli olan ilk konuşmacıları ise şöyle: Neil Patel – Kissmetrics Michael Seibel – YCombinator Nicolas Brusson – Blablacar Chris Chabot – Twitter Marvin Liao – 500Startups Hanan Lavy – Microsoft Ventures Fadi Ghandour – Aramex Prof. Erhan Erkut – MEF Üniversitesi Gary Stewart – Wayra Eren Bali – Udemy Vitaly Golomb – CEED Valley Ventures Mike Reiner – Startup Wise Guys Allen Taylor – Endeavor Bas Van den Beld – Stateofdigital Adam Berk – Entrepreneurial Science Steven Seggie – Özyeğin Üniversitesi Stuff
Yapay zeka ve giderek aratan oranda robot kullanımı gelişmiş dünyada çalışma yaşamını tehdit etmeye başladı.Geçtiğimiz aylarda Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, teknolojinin ABD'de gelecek 10 ile 20 yıl içerisinde çalışanların yüzde 47'sini işsiz bırakacağını ortaya koymuştu. Aynı araştırmanın 28 AB ülkesi için yapılan hesaplamaları da teknolojinin yakın gelecekte çok sayıda kişiyi işsiz bırakacağını gösteriyor. London School of Economics (LSE) tarafından yapılan araştırmaya göre, gelecek 10 ile 20 yıl içerisinde teknoloji her iki Alman'dan birininin (yüzde 51,1) işsiz kalmasına neden olacak. Avrupa Birliği'nin lideri Almanya gibi Fransa da robotlaşmadan etkilenecek ülkeler arasında. Teknolojinin Fransa'da çalışanların yüzde 49, 5'ini işsiz bırakması bekleniyor. Araştırmaya göre İsveç'te yüzde 46,7, İngiltere'de yüzde 47,2, Portekiz'de yüzde 59, Romanya'da ise yüzde 61,9 oranında kişi teknolojik gelişme nedeniyle işsiz kalacak. Ahmet YILDIRIM - DORTMUND / DHA
Usta ellerde yapılmayan dövmeler sonunda hep hayal kırıklıklarına neden olur. Bir hata sonucu yaptırdığınız ya da artık yenilemek istediğiniz dövmeleriniz için size ilham olacak 14 'dövme yenileme' örneği sizlerle.İyi eğlenceler dileriz...