onedio
Graffiti, Sokaktan Müzeye Taşındı
İlhamını sokaktan alan graffiti sanatı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde dile geldi. Dün açılan “Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı” sergisinde Amerika, Almanya, Fransa, Japonya ve Türkiye’den graffiti sanatçıları, müzenin duvarlarını kullanarak eserlerini yaptı. 5 Ekim’e kadar açık kalacak sergi, ‘içeri’ ve ‘dışarı’ kavramını tartışmaya açıyor. Sokak sanatı graffiti, bugünlerde Suna ve İnan Kıraç Vakfı Müzesi'nin duvarlarında dile geldi. Dün açılan “Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı” adlı sergi, sokakların başkaldırısı olarak başlayan, günümüzde çağdaş kent sanatı olarak da adlandırılan ve son yıllarda sanat gündemindeki en popüler konulardan biri haline gelen graffitiyi sokaktan müzeye taşıyarak, sadece sanat çevrelerini değil, birkaç kuşağı etkilemiş bu fenomenin hem kapsamını hem de kültürel çeşitliliğini yansıtmayı hedefliyor. Roxane Ayral küratörlüğünde gerçekleşen, Amerika, Almanya, Fransa, Japonya gibi ülkelerin yanı sıra Türkiye'den de sanatçıların yer aldığı sergide Futura, Mare 139, Cope 2, Turbo, Wyne, JonOne, Tilt, Mist, Psyckoze, KR, Herakut, Logan Hicks, C215, Suiko, Evol, Gaia, Tabone, Funk ve No More Lies gibi farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçılar Pera Müzesi'ne özel projelerini gerçekleştirirken, Martha Cooper, Henry Chalfant ve Hugh Holland gibi fotoğrafçıların önemli kareleri sergide de yerini alıyor. Kökleri ilkçağ mağara resimlerine de dayandırılan graffiti, 1970'lerde New York'ta azınlık Afrika ve Hispanik kökenli gençlerin, kendilerini ifade etme ihtiyacı sonucu doğdu. Kısa zamanda yaygınlaştı ve bu sanata ilgi giderek arttı. Günümüzde underground (yeraltı) dönemini geride bırakan graffiti, artık küresel bir sanat akımı olarak anılıyor. Sanatçıların farklı stil ve teknikler kullanarak çeşitlenen eserleriyle kültürlerarası bir değer oluşturdukları bu sanat akımı, yalnızca bireysel bir varoluş mücadelesi olmaktan çıkıp toplumsal ve sosyal konuları da ele alarak daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı. Sergi, uluslararası ve yerel sanatçı seçkisi ve tarihsel bir incelemeye olanak veren kurgusuyla, sokağın günümüz dinamiklerini, farklı stil ve estetik anlayışlarını bir araya getiriyor ve bu akımı fotoğraf, müzik gibi disiplinlerle birlikte ele alıyor. Sergi sadece müzede değil, Beyoğlu ve Beşiktaş belediyelerinin ayırdığı kent duvarlarıyla, İstanbul sokaklarını da graffitiye açarak hem daha geniş bir alana ve kitleye yayıyor, hem de içeri ile dışarı kavramlarını tartışma imkânı veriyor. “Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı”, 5 Ekim'e kadar görülebilir. Zaman
Köpek Duke Belediye Başkanı Seçildi
ABD'nin Minnesota eyaletinde küçük bir beldenin belediye başkanlığına Duke isimli bir köpek seçildi. Duke, görevde kalacağı süre zarfında beldedeki bir mağaza sahibinin hibe ettiği mamaları bedava yiyebilecek. ABD 'nin Minnesota eyaletinde küçük bir beldenin belediye başkanlığına Duke isimli bir köpek seçildi. 7 yaşındaki köpeğe oy vermek isteyenler birer dolar karşılığında oylarını kullandı. Great Pyrenees adlı küçük beldede 12 seçmenin oyunu alarak belediye başkanlığına seçilen Duke, cumartesi günü düzenlenecek tören ile resmen göreve başlayacak. Yerel basında çıkan habere göre Duke adlı köpeğe herhangi bir insanın belediye seçimlerinde rakip olmadığı da belirtildi. MAMALARI BEDAVA YİYECEK Köpeğin ne kadar maaş alacağı ise seçilmesi kadar komik. Duke bir yıl görevde kalacağı süre zarfında beldedeki bir mağaza sahibinin hibe ettiği mamaları bedava yiyebilecek. ABD'de daha önce de Alaska eyaletinde bir kedi, belediyenin onursal başkanı seçilmişti. Alaska'nın Talkeetna köyünde 17 yıl süresince bu görevde kalan kediye 2013 yılında bir köpek tarafından saldırı olmuş olayı yerel basın 'onursal başkana suikast' diye haber yapmıştı.CİHAN | Milliyet
Nemrut Dağı Bitlis'e Enerji Olacak
Bitlis'te, dünyanın en büyük ikinci krater gölünün bulunduğu Nemrut Dağı eteklerinde yüksek ısıdaki suyun buharıyla elektrik enerjisi üretilecek. Bitlis'te, dünyanın en büyük ikinci krater gölünün bulunduğu Nemrut Dağı eteklerinde jeoloji mühendislerince yürütülen alan taramasından elde edilecek yüksek ısıdaki suyun buharıyla elektrik enerjisi üretilecek. Bitlis sınırları içinde bulunan Nemrut kalderasında özel bir şirket tarafından yürütülen çalışmalarla elde edilecek 120 ile 200 derecedeki sıcak suyun buhar gücüyle kentte enerji üretimi sağlanacak. Şirket yetkilisi Bakır Geldegül yaptığı açıklamada, Güroymak ilçesindeki arazide yaklaşık bir aydır yürütülen çalışmalarda 60 dereceye varan ısıda doğal çıkışlı sıcak su kaynaklarına rastladıklarını söyledi. Jeotermal enerjiye dönük çalışma yürüttükleri için suyun ısısının 120 ile 200 derecede olması gerektiğini vurgulayan Geldegül, bu ısıya sahip sulardan elektrik üreteceklerini ifade etti. Geldegül, hedefledikleri ısıdaki suya ulaşmaları durumunda Güroymak'ta ciddi bir yatırım yapacaklarına değinerek, şöyle konuştu: 'İnşallah en kısa zamanda çalışmalarımız sonuç verir. Şu anda 2 bin 700 hektar alanda çalışma yapıyoruz. Yaklaşık 8 aydır belirli noktalarda bazı çalışma yaptık. Bunun sonucunda çıkacak raporlarla hangi noktada kaç derece sıcak su olduğunu tespiti için sondaj çalışması yapacağız. Yaklaşık 20 gün sonra bütün kriterler ortaya çıkacak. Bizde bu kriterler sonucu yatırımımızın hedefini belirleyeceğiz. İlk amaçta burada 47 megavatlık bir elektrik santrali oluşturmayı planlıyoruz. Tabi ki verimli sonuçlar alırsak, bunu daha da büyütmeyi ve geliştirmeyi düşünüyoruz.' Belirli bir dereceden sonra suyun turizm, balık üreticiliği, seracılık ve konut ısıtmasında kullanılabileceğini anlatan Geldegül, asıl hedeflerinin jeotermal enerji olduğunu, bu alanların da zamanla yapılacağını dile getirdi. İstedikleri ısıdaki suya 2 bin metrede ulaşmayı hedeflediklerini bildiren Geldegül, 'İnşallah en kısa zamanda böyle bir sonuca ulaşırız. Bitlis kendi enerjisini kendisi üretmiş olacak. Afyonkarahisar kendi enerjisini üretebiliyorsa Bitlis'te kendi enerjisini üretecek noktaya gelecek. Yapacağımız bu santral ayrıca istihdama da katkı sunacak' dedi. Şirketin jeoloji mühendisi Abdullah Güngör ise 7 yıldır jeotermal üzerine Türkiye'nin birçok bölgesinde çalışma yaptığına işaret ederek, Güroymak bölgesinde radon ve karbondioksit gazı ölçümleri yaptıklarını söyledi. Jeofizik çalışmaların 2 ay daha devam edeceğini kaydeden Güngör, araştırmadan çıkacak sonuca göre şirketin hareket edeceğini belirtti. Jeoloji mühendisi Deniz Kapçak da bir yıldır bölgede jeotermal alanında çalışma yaptığını bildirerek, ilksel tarihten beri jeotermalın sağlık alanında değerlendirildiğini ifade etti. 1970'li yıllarda çıkan petrol krizinden sonra jeotermal enerjinin gündeme geldiğini hatırlatan Kapçak, şöyle devam etti: 'Ardından enerji alanında değerlendirmelere geçildi. Literatür bilgilerine bakıldığında jeotermal enerji, jeolojik yapıya bağlı kalarak yerin yapısının yani magmatik tabakanın verdiği ısının, su buharının ve gazların birleşimiyle çıkmakta. 1980'li yıllarda çıkan güvenlik problemlerinden dolayı bölgemizde çok fazla çalışma yapılamamıştı. Maden Tetkik Arama'nın (MTA) çalışmalarına göre, Türkiye, Avrupa'da jeotermal alanda birinci, dünyada ise 7. sırada. Ülkemizdeki jeotermal potansiyelin yüzde 90'lık kısmının Ege Bölgesi'nde geri kalanının tüm Türkiye'ye yayıldığı söyleniyor. Bizce hatalı bir tespit yapılmıştır. Buradaki çalışmalarla bölgenin potansiyelini ortaya çıkarmış olacağız ve raporlarımızı hazırlayacağız.'teknolojioku
Reklam
Samsung’dan Apple’a Karşı Hamle
Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, elini Apple’dan daha çabuk tuttu ve bugüne kadar piyasaya sürdüğü en büyük akıllı telefonunu tanıttı.Apple, 14 Eylül’de iPhone’larla ilgili yeni bir toplantı gerçekleştireceğini açıklamıştı. Uzmanlar, bu toplantıda daha büyük ekranlı yeni model iPhone 6’nın tanıtılmasını bekliyor.Rakibinin bu hamlesine karşılık veren Samsung’un Eylül ayında Galaxy Alpha ismini taşıyan bu modelini piyasaya sürmesi bekleniyor.Eylül’de iki şirketin ulaşacakları satış rakamları ve bu mücadeleyi kimi kazanacağı şimdiden merak konusu. Bazı uzmanlar, Samsung’un çıkardığı yeni modelin Apple’ın merakla beklenen telefonu iPhone 6’nın önüne geçemeyeceğini öne sürüyor.Beş farklı renkte satışa çıkacak olan Galaxy Alpha, metal çerçeveye sahip. 4,7 inç, yüksek çözünürlüklü ekrana sahip olan akıllı telefon, 7mm kalınlığında ve 12 megapiksel çözünürlüklü kameraya sahip.
Dünyanın Çatısı: Tibet
Çin'in özerk bir bölgesi olan Tibet'e girdiğinizde kendinizi farklı bir dünyada gibi hissedersiniz. Hükümetin desteklediği Han ve Hui Çinlileri'nin göçü ile sindirilmeye çalışılsa da geleneksel tibet kültürü bölgede halen çok güçlüdür. Tibet platosu, Qinghai’nin büyük kısmını, Sichuan ilinin batısını, Yunnan’ın kuzeyini ve Gansu’nun güneybatısını kapsar. Bu nedenle, Tibet “dünyanın çatısı” olarak adlandırılır. Türkiye'den Tibet'e düzenli olarak tur yapılamamaktadır. Türkiye'deki acentelerin Çin üzerinden Tibet'e tur yapmak istemeleri hem maliyetli olmakta hemde zaman açısından uzun sürmektedir. Bu sebeple genelde yeterli katılımcı sayısı oluşamadığındna organize olunamamaktadır. Tibet zor coğrafi koşullar içerdiğinden herkesin ziyaret edebileceği bir ülke değildir. Başkent Lhasa'nın 3650 metre yükseklilte oluşu turlara katılmak isteyenlere fiziki zorluklar çıkartmaktadır. Bu nedenle aşağıda belirtilen rahatsızlıkların olması halinde kesinlikle Tibet turuna katılmayınız. -Yüksek tansiyon, Kalp sorunları, Astım rahatsızlıkları, Kolestirol sorunları, Aşırı kilo, Aşırı alkol ve sigara tüketimi Ayrıca gün içinde farklı yükseklikleri içeren geziler olduğundan vücut ritmi sürekli değişime uğramaktadır. Bol bol su tüketmelisiniz. Bölgeye ulaşmanın en kolay yolu Nepal üzerinden uçakla başkent Lhasa'ya gitmektir. Tibet'e ulaşımın bir diğer yolu ise Istanbul-Pekin-Lhasa. ( Istanbul-Pekin ve Çin Havayolları ile Lhasa) Yalnız bu parkur oldukça uzun sürdüğü ve maliyetli olduğu için tercih edilmemektedir. Ayrıca bu yolu tercih edenler Çin vizesi de almak zorundadır.Nepal'deki yerel acenteler düzenli olarak uygun mevsimlerde Tibet turları düzenlemektedir. Nepal ve Tibet turunu bir arada yapmak hem ekonomik hemde seyir zevkine doyum olmayan coğrafyaların bir arada gezilmesini olanaklı kılmaktadır. Bu turun süresi minimum 15-17 gün olabilmektedir. Aklınızda Bulunması GerekenlerTibetliler, Tibet Krallarının zamanından beri Türklerin dostu olmuşlardır.Tüm batı dillerinde kabul gören Tibet adı Türkçe'den alınmıştır.En önemli şehirleri başkent Lhasa, Shigatse be Gyantse'dir.Tibet saat olarak Türkiye'den 5.5 saat ileridedir. Aynı saat dilimi uygulanmaktadır.Gsm operatörü, Turkcell, Vodafone ve Avea hattını desteklemektedir. Seyehatiniz bitiminde üzerinizdeki Yuan parasını değiştirmeyi unutmayın. Alkol ve sigara yasağı bulunmamaktadır.Halkın %87'si Budisttir. Tibetliler batılaların gelmesiyle paranın değerini öğrenmişlerdir. Gerçek fiyatları bir iki gün içinde öğrenmeniz pek mümkün olmayacağından sonuan kadar pazarlık yapmanızda fayda var.Ne Zaman Gidilmeli?Tibet'in turist mevsimi Nisan-Mayıs-Haziran aylarıdır. En yüksek hava sıcaklıkları ortalama Nisan 16, Mayıs 20 ve Haziran ayı için ise 22 derecedir. Not: Aynı bölgede ısı bir yerden başka bir yere göre değişiklik arz eder. VizeTibet(Çin) Türk vatandaşlarına vize uygulaması bulunmaktadır. Umumi pasaport sahiplerine sadece gezi süresince vize verilmektedir. Yeşil pasaport sahiplerine giriş izni verilmemektedir.Bulunduğunuz ülkenin Çin konsolosluğundan alınan vize ile Tibet'e girmeniz mümkün değildir. Tibet özerk vizesi bulunduğundan bu vizeyi Çin ya da Nepal'den yetkili acenteler aracılığıyla alabilirsiniz. Ayrıca grup vizesi gerekmektedir. Münferit geçişlere müsaade edilmemektedir. Şayet yalnızsanız çeşitli ülke insanlarından gruplar kurarak Tibet vizesi almanızı sağlayabilirler. Tabi ki onlarla gezmeniz şartıyla. Gezilmesi Gereken YerlerLhasa ve çevresi; Potala Sarayı, Jokhang Tapınağı, Barkhor Sokağı, Sera Manastırı, Norblingka Parkı,Tibet Müzesi ve Drepung Manastırı.Lhasa – Kathmandu Yolu; Yamdrok Gölü, 3 büyük kutsal gölden biridir.Nangartse Kasabası, Gyantse (3.büyük şehir) Palcho Manastırı, Shigatzhe (2.büyük şehir) Doğu Tibet Rotası; İklimi, coğrafyası ve bitki örtüsüyle büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Kendinizi İsviçre Alpleri'ndeymiş gibi hissedebilirsiniz. Ziyaret etmek için en uygun mevsim, mart, nisan- eylül, ekim ayları arasındadır.
Reklam
İklim Değişikliği ve Kuraklığın Tüm Dünyayı Etkilediğinin İspatı 22 Fotoğraf
Yaşadığımız dünyanın ikliminin hızla değiştiğini düşünmüyorsanız, hemen klimanızı kapatıp gözlerinizi açın. Sonra dünyada neler olduğunu, aşağıda göreceğiniz resimlere bakarak anlayın. Herkes kendi görüşlerine sahiptir ama gerçekler, gerçektir. İnsanlar iklim değişiminin olduğuna bile katılmıyorlar ama iklim değişiminin olduğunu kabul etmeleri gerekir.Eğer biz yollarımızı değiştirmezsek, iklim değişimleri daha kötü bir hal almaya devam edecek. Bu sorun ağzıma hap almakla olacak şey değil, bunun  hepimiz farkında olmalıyız. Sadece kendi iyiliğimiz için değil, geleceğimiz için..Hadi bi göz atalım Dünya'da neler değişmiş.
Reklam
Asus'un Android Wear'lı Saati Geliyor
Daha çok bilgisayarlar ve bilgisayarlar için hazırladığı ürünlerle adından sıklıkla söz ettiren Asus , son yıllar itibarıyla mobil tarafa da ilgi gösteren isimlerden bir tanesi. Bu bağlamda yakın bir zamanda Google'ın Android Wear işletim sistemine sahip ilk akıllı saatiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Focus Tayvan'ın haberine göre Asus CEO'su Jerry Shen, Berlin'de düzenlenecek olan IFA 2014'te Asus'un yeni akıllı saatini görücüye çıkaracaklarını bildirdi. Asus, LG, Samsung, Motorola ve HTC gibi firmalarla birlikte Google'ın resmi partnerlerinden bir tanesi ve bu tanıtılacak ürünün 99 ile 149 dolar arasında bir fiyat etiketiyle satılması düşünülüyor. Bu arada, LG ve Samsung'un şu anki Android Wear'lı ürünleri en az 199 dolar fiyat etiketine sahip.Peki Asus'un akıllı saati ne zaman çıkar? Bu konuda bir bilgi yok, ancak Asus CEO'su, giyilebilir teknolojik cihazlara karşı büyük planlarının olduğunu, ancak bu düşlerin bu sene, ya da 2015'in ilk yarısında gerçek olmasının zor göründüğünü, çünkü talebin artarak pazarın daha fazla gelişmesi gerektiğini dile getirmişti.teknokulis
Reklam
Robin Williams Artık World Of Warcraft İle Yaşayacak
Ani ölümüyle herkesi yasa boğan ünlü oyuncu Robin Williams, hayranı olduğu World of Warcraft’ta yaşayacak. Filmleriyle milyonları güldüren Robin Williams dün beklenmeyen ölümüyle sevenlerini yasa boğdu. Haberin devamı için tıklayın
Kaçak Cep Telefonu Kaydettirene Hapis Cezası
Yurt dışından getirilen telefonlarını sahte belgelerle kayıt altına alarak kullanıma açan bir kişi hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin konuya ilişkin gerekçeli kararı yayınlandı. İnternetten aldıkları 2 cep telefonunu, sahte belgelerle yurt dışına gitmiş gibi göstererek, GSM bayisinde iletişim danışmanı olarak çalışan Ayşegül Döş'e usulsüz şekilde işleten Dilan Özdemir ve Gülişe Oral hakkında sahtecilik suçundan dava açılmıştı. Davayı görüşen mahkeme, Dilan Özdemir, Gülişe Oral ve Ayşegül Döş'ün sahtecilik suçunu işlendiklerine kanaat getirerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına hükmetti. Mahkeme, Dilan Özdemir ile Gülişe Oral hakkında verdiği cezanın hükmün açıklanmasını geri bırakarak, 5 yıl denetim süresine tabii tutulmasına karar verirken, GSM bayisi iletişim danışmanı Ayşegül Döş'ü değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediği gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapise mahkum etti.teknolojioku
Reklam
İranlı Profesör, 'Matematiğin Nobeli'ni Kazanan İlk Kadın Oldu
İran doğumlu matematikçi Meryem Mirzakhani, ‘matematiğin Nobel ödülü’ olarak bilinen Fields madalyasını alan ilk kadın oldu ABD’nin California eyaletindeki Stanford Üniversitesi’nde ders veren Mirzakhani, 13 Ağustos Çarşamba günü Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen Uluslararası Matematikçiler Kongresi’nde ödülünü aldı. Al Jazeera'da yer alan habere göre, ödülün verilmeye başlandığı 1936 yılından bu yana ödülü alan 56 bilim insanı arasında ilk kadın matematikçi olan Mirzakhani şunları söyledi: “Bu büyük bir onur. Bu ödülü almam, genç bilim kadınlarını ve matematikçilerini yüreklendirirse çok mutlu olurum. Gelecek yıllarda daha pek çok kadının bu tür ödüller kazanacağına eminim.” 37 yaşındaki Mirzakhani, Tahran doğumlu. Harvard Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayan Mirzakhani aslında gençken yazar olmanın hayalini kurmuş. Matematik problemlerine olan tutkusunu, “Çok eğlenceli, bulmaca çözmek gibi bir şey. Bir dedektif gibi ipuçlarını birleştiriyorsunuz” diye anlatıyor. Mirzakhani ödülünü, ‘kavisli yüzeylerde simetri’ alanındaki çalışması için aldı. Fields ödülleri her dört yılda bir düzenleniyor. Çarşamba günü Mirzakhani’ye ödülünü veren de, bu göreve gelen ilk kadın olan Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun-hye oldu.Birgün
Üstün Yaratıcılığa Sahip Kişilerde Görülen 17 Farklı Davranış Biçimi
Yaratıcılık, tuhaf ve genellikle de mantık dışı görünen bir şeydir. Yaratıcı düşünce biçimi, bazı kişilik türleri için sabit ve belirgin bir karakter özelliğidir. Ama duruma ve şartlara göre de değişebilir. İlham ve fikirler en beklenmedik anda birden bire zihnimizde belirebilir, ama onlara en çok ihtiyaç duyduğumuz zaman bir türlü ortaya çıkmazlar. Yaratıcı düşünce özel bir algılama yeteneği gerektirirse de, düşünme sisteminden tamamen farklıdır. Nörolojik bilim bugün yaratıcılıkla ilgili çok karmaşık bir fotoğraf ortaya koymaktadır. Bilim insanları artık yaratıcılığın sandığımız gibi sağ ve sol beyin farklılığıyla (sol beyin = mantıklı ve analitik, sağ beyin= yaratıcı ve duygusal ) açıklanamayacağını anlamış bulunuyor. Gerçekten de, yaratıcılığın bir dizi bilişsel süreçler, sinirsel akımlar ve duygular sonucu ortaya çıktığı düşülmekte, ancak yaratıcı zekanın nasıl çalıştığı hakkında hala net bir bilgimiz yok. Psikolojik açıdan bakıldığında da, yaratıcı kişilikleri belirlemek çok zordur. Zira bu kişiler genelde karmaşık ve çelişkili davranışlar sergiler ve alışkanlıklardan ya da rutin işlevlerden uzak durmaya çalışır. Bu sadece “acı çeken sanatçı” şablonu da değildir – sanatçılar belki de daha zor anlaşılan kişilerdir. Yapılan araştırmalar, yaratıcılığın karakter özellikleri, davranış biçimleri ve sosyal etkilerin bir kişi üzerinde birleşmesiyle meydana geldiğini ortaya koyuyor. Yaratıcılık konusunda uzun yıllardan beri çeşitli araştırmalar yapan New York Üniversitesi Profesörlerinden Scott Barry Kaufmann, Huntington Post’la yaptığı söyleşide “Aslında yaratıcı kişilerin kendi kendilerini anlayabilmeleri de çok zordur. Zira yaratıcı benlik yaratıcı olmayan benlikten çok daha karmaşıktır. En belirgin şekilde ortaya çıkan özellikler, yaratıcı benliğin çelişkileri ve tutarsızlıklarıdır…. Hayal gücü yüksek olan kişilerin zihinleri daha karmaşıktır” diyor. Yaratıcı kişiliğin “tipik” bir tarifi olmasa da, üstün yaratıcılığa sahip kişilerde belli davranışlar ve karakter özellikleri görüldüğü kabul ediliyor. Bu kişilerde görülen 17 farklı davranış biçimi aşağıda yer alıyor:
Reklam