onedio
Enerji Devriminin Öncüsü: Mavi LED
Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen Japon bilim insanları İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ve Shuji Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED, aydınlatma teknolojilerinde dünyanın aradığı enerji tasarrufuna cevap vermesinin yanı sıra, elektriğe erişimi olmayan 1.2 milyar insanı da aydınlatacak teknoloji olarak ortaya çıkıyor.Nobel Komitesi, 'aydınlatma teknolojisinde temel bir dönüşüme kapı aralayacağını' belirttiği mavi LED teknolojisini geliştiren üç Japon bilim insanını Nobel Fizik Ödülü'ne layık gördü. İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ile Shuji Nakamura, ilk kez 1980'li yıllarda binlerce deneme yaparak yarı iletkenlerden mavi ışık elde etmeyi başardı. Üç bilim insanı, 90'lı yıllarda mavi LED teknolojisini daha da ileriye götürdü. Kırmızı ve yeşil LED üretilmesinin ardından geliştirilen mavi LED sayesinde, yarı iletkenlerle beyaz ışığın oluşturulmasının önünü açıldı.Enerji tasarrufunun öncüsüAkasaki, Amano ve Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED teknolojisinin insanlığa en büyük katkısı, beyaz LED aydınlatmaları mümkün kılması. LED, yani 'ışık yayan diyot' teknolojisi, enerjinin büyük kısmını ısıya çevirmeden doğrudan ışık elde etmesiyle önemli bir enerji tasarrufu imkanı sağlıyor.Enerjinin sadece yüzde 2'sini ışık olarak yayan geleneksel ampuller watt başına 16 lumen, floresan lambalar ise 70 lm/W ışık yayarken, mevcut LED aydınlatmalar 300 lm/W gibi etkileyici bir performansa sahip. Dünya genelinde üretilen elektriğin dörtte birinin aydınlatma için harcandığına dikkat çeken Nobel Komitesi, LED teknolojisi sayesinde ciddi ölçüde tasarruf sağlanacağına inanıyor. Bugün ABD'nin ürettiği enerjinin yüzde 17'si aydınlatma için harcanıyor.LED teknolojisinin gelecekte elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 1.2 milyar insanı da karanlıktan kurtarması ümit ediliyor. Güneş enerjili LED aydınlatmaların, gaz lambalarından doğada yakılan odun ateşine kadar farklı kaynakların kullanıldığı aydınlatmaların yerini alması bekleniyor. Temiz aydınlatma teknolojileri geliştiren Lumina Project ağının kurucusu Evan Mills'e göre, bir kiraz büyüklüğündeki LED, çok düşük enerjiyle 100 gaz lambasına eşit aydınlık oluşturabilir.Aydınlık için fosil yakıtlardan yararlanılması, her yıl 4 milyon insanın ölümüne neden olan hava kirliliğine neden oluyor. LED'lerin az gelişmiş ülkelerde bu sorunun önüne geçebilmesi için, hızla düşen LED fiyatlarının daha da azalması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi enerji altyapısına sahip olmayan ülkeler, güneş enerjili LED sayesinde gündüzleri bataryalarda depolanacak enerjiyle geceleri beyaz LED ile aydınlanacak.Akıllı ev ve şehirlerin ana ürünü olacakSıvı kristal ekran (LCD) teknolojisinin gelişmesini sağlayan LED, mobil cihaz ve televizyon gibi elektronik ürünlerde çok büyük gelişim yaşanmasını sağladı. Akıllı telefonlarda kullanılan flaştan televizyon aydınlatmalarına ve dekor ışıklarına kadar yayılan LED, hayatı kolaylaştırmasının yanı sıra elektronik cihaz tasarımlarında da etkin bir rol oynadı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin verilerine göre LED'ler ampullere oranla 30 kat daha uzun ömürlü. Mevcut LED ampullerin birçoğu, 25 bin saatten uzun kullanım süresine sahip. Bu süre, her gün 4 saat açık tutulması halinde bir ampulün 17 yıl kullanılabileceği anlamına geliyor.Enerji etkinliğini ve yeşile uyumu esas alan binalarda kullanılan LED, yavaş yavaş sokak aydınlatmalarının da yerini alıyor. Araştırma firması Navigant'a göre, 2014'te şehirlerin aydınlatılması için 13.2 milyon LED ampul kullanılırken, bu sayının 2023'te 116 milyona çıkması bekleniyor. Şehir planlaması ve yeni nesil konutlardaki öneminin artması, LED'in enerji kullanımını optimum kılacak ve elektrik hırsızlığının önüne geçecek akıllı şebekelerle uyumunu da güçlendirecek.Yeşil enerji etkisiLED teknolojisi, su kaynakları giderek azalan ve geri dönüşüme giderek daha fazla ihtiyaç duyacak olan dünyanın geleceğini güvenliğe alabilir. Nobel Komitesi, morötesi LED'lerin bakterilerin, virüslerim ve mikroorganizmaların DNA'sını yok edebildiğini, böylece kirli suların temizlenmesinde geleneksel yöntemlere göre çok daha büyük rol oynayacağını belirtti.Bilim insanları, bilgisayarlar aracılığıyla LED'lerin ışığını kontrol edebilmeleri sayesinde, bitki büyümesini tetikleyen belli spektrumları da ortaya çıkarabiliyor. Bu sayede seralarda daha etkin üretim yapılırken, bitki büyümesi kontrollü yapılabilmesini sağlıyor.Fiyatların düşmesi gerekiyorEnerji maliyetlerinin düşmesi ve elektriği bulunmayan 1.2 milyar insanın aydınlanmasını sağlamak için LED fiyatlarının düşmesi büyük önem taşıyor. LED alanında yapılan yatırımların artması, fiyatların da hızla düşmesine yardımcı oluyor.IHS Technology tarafından hazırlanan rapora göre, LED adaptasyonu 2014 yılında en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Enerji tasarrufuna duyulan büyük ihtiyaç ve geri dönüşümün güçlenmesi, LED'lerden elde edilen aydınlık arttıkça fiyatların da düşmesini sağlıyor. Devletlerin de teşvikiyle, LED lambaların diğer teknolojilere kıyasla en yüksek bireysel gelire sahip ürün halini alması bekleniyor.Kaynak: Newsweek, Vox, National Geographic
İzlerken Şaşıracağınız Yeni Adobe Uygulaması
Adobe‘yle bir araya gelen Microsoft, popüler Photoshop uygulamasının dokunmatik cihazlarda daha iyi çalışması için birçok yeni özellik geliştirdi. Adobe'nin geliştirme aşamasında olan yeni uygulamasında inanılmaz rahat Multitouch kısayolları ve cihazlar arasında kablosuz etkileşim var. Bu bir oyun değiştirici olabilir!
'Karlar Ülkesi' 8-Bit Oldu!
Çocuklar arasında oldukça popülerleşen animasyon filmi Karlar Ülkesi (Frozen), 8-bit oyun oldu! Özellikle 8-bit müzikleri ile ilgi çeken oyunun videosunu aşağıda görebilirsiniz.
Deve Sırtından Çöl Manzarası
Google Street View, Amazon Ormanları, Everest Dağı ve okyanuslar derken şimdi de Liwa Çölü'nü 360 derecelik kameralarıyla bilgisayar ekranlarına taşıyacak.Google'ın arabalar, tekneler ve insanlarla dünyanın dört bir yanını dolaşan Street View kameraları, şimdi de develerle Abu Dabi'deki Liwa Çölü'nü boydan boya görüntüledi. Raffia adı verilen tek hörgüçlü bir devenin sırtına yerleştirilen Trekker kamerasıyla çölün etkileyici manzarası 360 derece fotoğraflandı.Liwa Çölü'nde yapılan benzersiz çekim, kullanıcılara bir araba veya insan sırtına yerleştirilen kameradan farklı olarak bir deve üzerinde ilerliyormuş hissi vermeyi amaçlıyor. Google'ın verdiği bilgiye göre, 10 yaşındaki Raffia günler süren çekimler için sabah 06:00'da çölde gezinmeye başladı.Liwa'da yer alan 25-40 metre uzunluğundaki kum tepeleri, Eski Taş Çağı'nda ilk insanlar için ev görevi görüyordu. Google'ın Liwa Çölü'nü seçmesinin sebeplerinden biri, çölün Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) en antik bölgelerden biri olması. Arap Yarımadası'ndaki en büyük vaha olan Liwa, üç bin yıl öncesine uzanan tarihiyle bölge kültürünün ve ticaretinin geliştiği en önemli yerlerden biri olarak kabul ediliyor.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Su içerisinde çalışan bilgisayar, Türkiye'de ilk!
Teknolojinin ilerlemesiyle hızlanan bilgisayarların en büyük problemi haline gelen sıcaklık, Türkiye’de geliştirilen bir sıvı sayesinde problem olmaktan çıkıyor.Gelişen teknoloji ile performansları arttırılan bilgisayarların ve server (sunucu bilgisayar) sistemlerinin en büyük problemi sıcaklık ve soğutma yöntemleri. Sıcaklığı artan bilgisayarlar genelde klasik olarak hava ile soğutuluyor. Yıllardır kullanılan bu klasik yöntem bilgisayarların içerisinde çok miktarda tozun girmesine, cihazı soğutmak için sürekli enerji tüketimine, fanların tozdan dolayı aşırı ses çıkarmasına, sıcaklık yüzünden cihazın tam performanslı çalışmamasına sebep oluyor.Türkiye'de bir ilke imza atan Melih Aksoy isimli girişimci, suya karıştırdığı elektriği iletmeyen bir sıvı ile bilgisayar ve server sistemlerinin soğutma işlemini gerçekleştiriyor. Aksoy, yeşil teknoloji firması çalışanlarıyla geliştirdikleri sıvı sayesinde soğutma maliyetini minimuma indiriyor. Bilinen su ile soğutma yönteminden farklı olarak bilgisayarı veya server sistemlerini bu sıvının içerisine daldırarak çalışması sağlanıyor. Böylece cihazdaki sıcaklık sıvının içinde dağılarak bilgisayarın daha istikrarlı, sessiz ve güvenli çalışmasını sağlıyor. Elektriği iletmeyen bu sıvı sayesinde, soğutulan sistemler düşük soğutma maliyeti ve enerji tasarrufuna sahip oluyor. Bu sıvı ile soğutulan sistemler klasik soğutma yöntemlerine göre yüzde 50 daha az enerji harcıyor.
Reklam
Galaxy Note 4 Aynı Yerden Büküldü!
iPhone 6 Plus bükülür de Galaxy Note 4 geri kalır mı? Anlaşılan Samsung, Apple ile bu alanda da ayrı düşmek istemiyor. Daha önce Galaxy Note 3testini bükülmeden atlatan Güney Koreli üretici, 'iPhone 6 Plus'ı büken adam' olarak bilinen Unbox Therapy'den Lewis Hilsenteger'in elinde bu kez Note 4 ile sınava girdi. Büyük ekranlı bir cihaz olarak dikkati çeken Galaxy Note 4, Hilsenteger'in tam da iPhone 6 Plus'ın büküldüğü yere uyguladığı baskıya karşı koyamadı ve hafifçe eğilmek zorunda kaldı.
Tüm Mesajlarınızı Bir Araya Getirecek Uygulama: Snowball
Gün içerisinde pek çok farklı platform aracılığıyla mesajlaşıyoruz ve tüm bunları bir araya getiren, tüm mesajlaşma ağımızı kontrol edebileceğimiz bir platform bugüne dek karşımıza çıkmadı.Snowball , bu alanda faliyet gösteren bir girişim. Aslında tüm mesajlarınızı bir araya getiren, isminden de esinlenerek, “kartopu etkisi” yaratacak bir mobil uygulama olduğunu söyleyebiliriz.“Sadece tek bir gelen kutusu” parolasıyla yola çıkan Snowball, şu anda sadece Android platformu için geliştirilmiş durumda. Telefonunuza gelen SMS’leri, WhatsApp ya da Facebook Messenger mesajlarını, hatta Snapchat üstünden gelen snap’leri bile tek bir yerden takip edebilmenize olanak tanıyor.Snowball, piyasaya çıkmasıyla birlikte aldığı tohum yatırım miktarını da duyurdu. First Round Capital, Google Ventures ve Greylock Partners gibi yatırımcılardan toplamda 2.3 milyon dolar yatırım alan Snowball, bu alanda oldukça iddialı olacak gibi gözüküyor.Snowball’un Android beta versiyonunu buradan indirebilirsiniz.Webrazzi
Reklam
Birgül Oğuz, AB Edebiyat Ödülü'ne Değer Görüldü
Öykü yazarı Birgül Oğuz, 2014 Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'ne değer görülen 13 yazardan biri oldu. Avrupa'da gelişme gösteren yeni yazarlara verilen ödülün sonuçları dün Frankfurt Kitap Fuarı'nda açıklandı. Kazananlara ödülleri 18 Kasım'da Brüksel'de düzenlenecek törenle takdim edilecek. Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'ne değer görülen yazarlara ayrıca 5 biner Euro veriliyor.Bu yılki ödüle Birgül Oğuz'un yanı sıra Ben Blushi (Arnavutluk), Milen Ruskov (Bulgaristan), Jan Nemec (Çek Cumhuriyeti), Makis Tsitas (Yunanistan), Oddny Eir (İzlanda), Janis Jonevs (Letonya), Armin Öhri (Liechtenstein), Pierre J. Mejlak (Malta), Ognjen Spahic (Karadağ), Marente de Moor (Hollanda), Ugljesa Sajtinac (Sırbistan) ve Evie Wyld (Birleşik Krallık) de layık görüldü.Birgül Oğuz 1981’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitenin Kültürel İncelemeler yüksek lisans programından 'Oğuz Atay’da Yazarlık Kurumunun İflası ve Edebi İntihar' başlıklı teziyle mezun oldu. Çok sayıda öykü, deneme ve çevirisi edebiyat dergilerinde yayımlandı. Tiyatro Oyunevi tarafından 2009 yılında sahnelenen Beklerken ’in prova süreçlerine dahil olarak oyunun yazımı ve dramaturjisine katkıda bulundu. İlk öykü kitabı Fasulyenin Bildiği ile 2007 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü aldı. Şu anda Nazım Hikmet Akademisi Edebiyat Bölümü’nde metin analizi ve Avrupa romanı dersleri veriyor. Ayrıca, Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’nin editörlüğünü yapıyor ve İstanbul’da yaşıyor.Sabitfikir
Tam İlmihalli Türkiye Üzerinde Oyunlar Oynayan Lobiler Rehberi
Cumhurbaşkanımız zat-ı alileri, kuşkusuz her kudrete sahip hükümetimizin kıymetli üyeleri, Cumhurbaşkanımızın ekonomiye olduğu kadar metafiziğe de hakim Sayın Başdanışmanı Yiğit Bulut, asla fol yutmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek hazretleri ve kalbi onlarla atan basınımızın parlak münevverleri sağolsunlar geçtiğimiz iki yıl içerisinde yaptıkları türlü açıklama ile Türkiye üzerinde oyunlar oynayan tüm lobileri bir bir faş ettiler. Ancak bütün bu lobileri toplu bir şekilde derlenmediği için tehditin boyutlarını algılamamız yardımcı olacak bir rehber bulunmuyordu. Böyle kıymetli ve vatanperver bir görev karşısında Türk Basınının yenilikçi sesi Onedio olarak sessiz kalmamız elbette düşünülemezdi. Hangi lobilerle mücadele ettiği bilincinden yoksun, şuursuz nesiller önümüzde dururken herhalde sessiz kalacak, milli, manevi ve hamasi inkişafımız için elimizden geleni ardımıza koyacak değildik. Bu görev bilinciyle harekete geçerek bütün lobileri tek tek sıraladık. Gördüğümüz manzara aklı olan herkesi eminim hayrete ve tedirginliğe düşürecektir.
Reklam
Uçan Araba Geliyor!
Slovakyalı fütürist firma Aeromobil, 24 yıllık bir çalışmanın ardından yerdeki trafik kaçmak için havada giden otomobil yaptı.2 kişilik araç bir depo benzinle havada 700, karada ise 500 kilometreye kadar yol gidebiliyor. 100 beygirlik motora sahip uçan araç, karada saatte 160 km, havadaysa 200 km/s hıza ulaşıyor. Yetkililer aracın yaklaşık 202 bin TL’den satışa çıkacağını kaydetti.Araç havalanabilmek için saatte 130 km hıza ihtiyaç duyuyor. Firmanın başmühendisi Stefan Klein, teknik ve ticari açıdan asrın hayali olan aracın ayrıca kanatları bükülerek otoparka sığdığını belirtti.29 Ekim 'de Avusturya'da lasmanı yapılacak olan araç 'Gerçek kapıdan kapıya yolculuğun önünü biz açıyoruz' sloganıyla sunulacak.Milliyet
Reklam
'Seks' Hakkında Kulaktan Kulağa Yayılan 12 Efsane ve Gerçekler
Konu cinsellik oldu mu her kafadan bir ses çıkıyor. Ülkemizde tabu olan bu konu hakkındaki bilgiler de haliyle kulaktan dolmanın ötesine geçemiyor. 2 saat süren sevişmeler, gecede 4 defa yaşanan birliktelikler, 52 dakika süren cinsi münasebetler, bilmem neresi hariç 25 cm gelen fallik simgeler! Peki gerçekler ne diyor? İşte hepsi bilimsel araştırma ürünü olan gerçekler.Burada 18+ uyarısı yapmayı uygun görüyorum. Her ne kadar görseller inografik olsa da bu konudan rahatsız olabilecek arkadaşları uyarmak boynumuzun borcu. Ha bir de galeride subliminal mesaj, algı yönetimi, vb. şeylere başvurulmamıştır. Galerinin kendisi seks zaten neyin subliminali?
The Grid ile Web Site Tasarımını Yapay Zekaya Emanet Etmek Mümkün
Son dönemde “kendi web siteni kendin oluştur” söylemiyle hareket eden pek çok girişim gördük. Aralarından bazıları başarılı olurken, bazıları ise klon girişimler olarak hafızalarımızdan dahi silindi.The Grid adlı girişim de bu alanda yepyeni bir söylemle ortaya çıkmış durumda. Tek satır kod yazmadan, sadece görsel olarak kendi web sitenizi kendiniz oluşturabiliyorsunuz. Ancak The Grid’in bazı ek özellikleri var ki, işte bunlar girişimin en ayrıştırıcı ve çekici olduğunu söyleyebileceğimiz özellikleri.The Grid, daha önce de belirttiğim gibi tek satır dahi kod bilgisine ihtiyacınız olmadan web sitesini tasarlayabilmenizi sağlıyor. Eklediğiniz fotoğraflar ve vermek istediğiniz mesaja göre, akıllı bir şekilde kullanmanız gereken renkleri sizin içi seçiyor.Hazır template’lerin dışına çıkmanızı sağlıyor ve otomotikleştirilmiş A/B testlerini sizin için yapıyor. Kısacası The Grid sayesinde web sitenizi akıllı bir yapay zeka ile beraber dizayn etmiş oluyorsunuz. The Grid’in söylemi de zaten en az bir sosyal ağ kullanmak kadar kolay olması.San Francisco’da 2010 yılında çalışmaya başlayan ekip, geçtiğimiz yıl Kickstarter kampanyasından 115 bin dolar para toplamayı başarmış. Ayrıca The Grid, 3.1 milyon dolarlık bir tohum yatırım aldığını da açıkladı. Aslında hiç fena gitmemiş Kickstarter kampanyaları, 4 yıldır bu girişim üstünde çalışıyor olmaları bir girişim olarak onların inandıkları şeyden vazgeçmedikleri anlamına geliyor gibi gözüküyor.Sistem şu anda yıllık 96 dolarlık bir bedelle, “kurucu üyelerini” topluyor. Sistemi ön siparişle 96 dolar ödeyerek alarak kurucu üye oluyorsunuz. Kısacası, The Grid kitle fonlama kampanyasına devam ediyor ve üyelerini şimdiden topluyor. 2015 yılının Sonbahar aylarında yayınlanacağı söylenen The Grid’in, açılışı sonrasında aylık bedelinin ise 25 dolar olacağı belirtiliyor.Yatırımcılar arasında, WordPress’e tema üreten Elegant Themes’in kurucusu Nick Roach, Facebook VP’si Greg Badros ve eski Disney Interactive Başkanı Johh Pleasants’ın da bulunduğunu belirtelim.Webrazzi
GoPro'ya Yeni Rakip: Re
Kendi kategorisinde lider konumda olan aksiyon kamerası GoPro'ya her geçen gün yeni rakipler geliyor. Bunlardan biri de akıllı telefon üretici HTC'nin RE ismini verdiği ürün oldu.Son yıllarda altın çağlarını yaşayan aksiyon kamerası pazarında GoPro'nun hakimiyeti bulunsa da irili ufaklı birçok markanın bu tarz ürünü satılıyor. Sony'nin Action Cam modeliyle rekabetin kızıştığı pazarda yer almak isteyen bir diğer marka da HTC oldu.Tayvanlı akıllı telefon üreticisi HTC, RE adını verdiği aksiyon kamerasını duyurdu. Ters L harfine benzeyen bir tasarımı olan kamera 16 Megapiksel fotoğraf çekebiliyor. Saniyede 30 kare Full HD video kayıt edebilen üründe bütünleşik olarak 820 mAh bir pil bulunuyor.IPX7 standardında su geçirmeyen bir gövdeye sahip olan ürün su altında da kullanılabiliyor. Bluetooth, Wi-Fi (802.11b/g/n) ve microSD bellek yuvası gibi özellikleri bulunan aksiyon kamerasının ABD fiyatı 199 dolar olarak açıklandı.146 derece görüş açısı sunan kamera yakında piyasaya sürülecek iOS ve Android uygulamaları üzerinden de kontrol edilebilecek. Aynen GoPro'da olduğu gibi taşıma ve bağlantı aksesuarları bulunan RE'nin önümüzdeki günlerde satışa sunulması bekleniyor.GoPro'ya rakip olabilirAksiyon kamerası alanının en büyük markası olan GoPro'nun en uygun modeli HERO'nun fiyatı 129 dolar. Ancak HERO'da kablosuz ağlara bağlanma özelliği bulunmuyor. Bu yüzden uygulama üzerinden cep telefonu yardımı ile kontrol edilemiyor. Ancak daha pahalı üst modellerinde bu özellik mevcut. RE ise 199 dolara bu özelliği sunduğu için biraz daha avantajlı bir konumda yer alıyor.Kaynak: HTC
Reklam