Emma Stone, Woody Allen'ın Yeni Filminde Başrol
Emma Stone'un ikinci kez başrolde yer aldığı, yeni Woody Allen filminin ismi belli oldu. Sony, filmin bilgilerini açıkladı.Hollywood’un son dönemde yıldızı çok hızlı yükselen kadın oyuncusu Emma Stone, bir kez daha Woody Allen ile birlikte çalışacak. İnanılmaz Örümcek Adam serisi, Gangster Squad (Suç Çetesi) gibi filmlerle blockbuster yapımlarda rol alan Emma Stone, son olarak bu yılın en iddialı filmlerinden Birdman ve Woody Allen’ın son filmi Sihirli Ay Işığı’nda oynamıştı.2015 yılında Cameron Crowe’un yazıp yönettiği bir filmde rol alacak olan Stone’un ikinci filmi de belli oldu. Yönetmen Woody Allen’ın yeni filmi Sony Pictures tarafından açıklandı. Dağıtımcılığını Sony’nin üstleneceği Allen’ın yeni filminin adı Irrational Man. Kabaca, Saçma ya da Mantıksız Adam şeklinde çevirebiliriz.Filmde, hayatının anlamını sorgularken bir öğrencisine aşık olan ve sonrasında hayatı hem iyi hem de kötü olarak değişen bir profesörün hayatı anlatılacak. Profesör rolünde Joaquin Phoenix’i, öğrenci rolünde ise Emma Stone’u izleyeceğiz.Irrational Man, bu yıl içerisinde, muhtemelen sene sonuna doğru vizyona girecek. Sony, henüz filmin net tarihini açıklamadı. Bu arada filmin çekimlerinin tamamlandığını da belirtelim.Süperkarga
Costa, Yılın Kitabını Seçti
Costa Kitap Ödülü'ne biyografi dalında layık görülen Helen Macdonald, Costa Yılın Kitabı Ödülü'nün de sahibi oldu. Babasının ölümünden sonra acısını unutmak için şahin eğitmeye başlayan yazar, ödüle değer görülen H is for Hawk adlı kitabında, anılarını bir araya getiriyor. Costa Yılın Kitabı Ödülü'nü geçen yıl, ilk roman dalında The Shock of the Fall ile ödüle layık görülen Nathan Filer almıştı.İngiltere ve İrlanda'da 2014 yılında yayımlanan kitaplar arasından beş kategoride seçilen birer kitap, Costa Kitap Ödülü'ne layık görüldü. 5 Ocak'ta yapılan açıklamaya göre, bu yılın 'En İyi Roman' ödülünü How to be Both ile Ali Smith alırken, şiir dalında My Family and Other Superheroes adlı seçkisiyle Jonathan Edwards, çocuk kitabı dalında Five Children on the Western Front ile Kate Saunders, ilk roman dalında Elizabeth is Missing ile Emma Healey, biyografi dalında H is for Hawk ile Helen Macdonald öne çıkmıştı.İngiltere ve İrlanda'da yayımlanan kitaplar arasından beş kategoride seçilen birer kitap, her yıl Costa Kitap Ödülü'ne layık görülüyor. Costa, çocuk kitaplarını yetişkin kitaplarına eşdeğer tutan tek kitap ödülü olmakla övünüyor ve ödüller 1971'den beri dağıtılıyor. Ödül kazanan yazarlar 5'er bin pound alırken Yılın Kitabı Ödülü'nün sahibine ayrıca 30 bin pound veriliyor. Her kategori için kurulan farklı jüriler, başvuruları değerlendiriyor, ocak ayının ilk günlerinde de her kategorinin kazananı açıklanıyor. Ocak ayının son günlerinde ise kazanan beş kitap arasından biri, Yılın Kitabı seçilerek öne çıkarılıyor.Bu yılın jürilerinde Joanne Finney, Joe Haddow, Maggie O'Farrell, Elizabeth Buchan, Bernardine Evaristo, Jasper Sutcliffe, Paul Laity, Wendy Moore, Sheila O'Reilly, Anna Dreda, Charlotte Runcie, Owen Sheers, Lorna Bradbury, Jake Hope, Jonathan Stroud yer alıyordu.Sabitfikir
Sizi Gün Boyunca Verimli Tutacak 5 Sabah Rutini
Pek çoğumuz haftada 40 saatten fazla çalışıyoruz. Gün içerisinde dikkatimizi dağıtan, doğru düzgün beslenmeme ve kötü bir zaman yönetimiyle işteki verimliliğimizi kaybediyoruz. İşte sizin için hazırladığımız her sabah yapabileceğiniz sizi güne hazırlayacak ve veriminizi artıracak 5 pratik adım.
Reklam
Merkez Bankası'ndan 'Faiz' Açıklaması
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yakın dönemde gözledikleri piyasa hareketlerinin Banka'nın öngördüğü faiz indirim sürecinin temkin düzeyiyle uyumlu olmadığını belirtti.TCMB'den, 'Para Politikası Duruşu'na ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şunlar ifade edildi:'Yakın dönemde gözlediğimiz piyasa hareketleri TCMB'nin öngördüğü faiz indirim sürecinin temkin düzeyiyle uyumlu değildir. TCMB bütün politika araçlarını enflasyonda bu ay belirginleşecek düşüşün kalıcı olmasını sağlamak amacıyla kullanmaya devam edecektir.'Dolardaki yükselişe Merkez Bankası freniDoların bankalararası piyasada 2,4472 TL ile tarihinin en yüksek seviyesini görmesinin ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) yapılan açıklamayla, dolar 2,4260 TL'ye geriledi.İki haftadır düşüş trendinde hareket eden Türk Lirası, dolara karşı yüzde 6 civarında değer kaybetti. Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen dolar, gelişmekte olan para birimleri ve emtialar karşısında da güçlü seyrini devam ettiriyor.Bugün bankalararası piyasada güne 2,4114'ten başlayan ve 2,4052'ye kadar gerileyen dolar/TL, gün içinde 2,4472 ile tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Rus Rublesi ve Brezilya Reali yüzde 3'e yakın değer kaybederek gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolar karşısında baskı altında kalmasına neden oluyor. Şu dakikalarda Güney Afrika Randı'nda yüzde 0,8 ve Güney Kore Wonu'nda yüzde 0,2 düşüş görülüyor.Dolar/TL'nin tarihi zirvesini görmesinin ardından Merkez Bankası'nın 'Para Politikası Duruşuna' ilişkin açıklamalarıyla 2,43'ün altında işlem görürken, avro/TL ise dünkü kapanışa göre yüzde 0,60 artışla 2,7450'den alıcı buluyor.Analistler, Rusya Merkez Bankası'nın politika faizini 200 baz puan düşürerek yüzde 17'den yüzde 15'e indirmesi ve Avrupa Birliği'nin Rusya'ya uygulanan yaptırımların süresini 6 ay uzatmasının etkisiyle başta Rus Rublesi ve Brezilya Reali öncülüğünde gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolara karşı değer kaybettiğini ifade ediyor.Dolar/TL'nin 2,45'i aşması durumunda 2,4620 - 2,4830 seviyelerinin direnç olarak takip edileceğini belirten analistler, aşağı yönlü hareketlerde ise 2,40 ve 2,38 seviyelerinin destek konumunda olduğunu, kaydediyor.AA
Reklam
'Doların Yükselişi Elektrik, Doğalgaz ve Benzin Fiyatlarını Artıracak'
İpek Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Bulut , dolardaki rekor artışın hem finansal sektörü olumsuz etkileyeceğini hem de enerji fiyatlarında artışa neden olacağını belirterek, elektrik, doğalgaz ve benzin fiyatlarını artıracağını dile getirdi.2013 yılının Ocak ayından bu yana Türk lirasının ABD doları karşısında yüzde 40’lık bir değer kaybına uğradığını belirten Bulut, doların gelişmekte olan tüm ülkelerde değer kazandığını ancak Türkiye’de bunun yansımasının daha fazla olduğunu belirtti. Bulut, ülkemizdeki bu yüksek artışı piyasalardaki sorunlara bağladı.'Türkiye'nin finansal yapısındaki risk artacak'Yrd. Doç. Dr. Bulut, dolardaki rekor artışın etkisi hakkında ise şunları söyledi: ‘’Son olarak ABD dolarında rekor bir artış yaşandı. Bu artışın iki sonucu olacaktır. Bunlardan birisi Türkiye’nin finansal yapısındaki riski artıracaktır. Diğer bir husus ise enerjide dışa bağımlı olan ülkemizdeki başta elektrik, benzin ve doğalgaz fiyatlarında da bir artışı bekleyebiliriz.’’'Faiz indirimi doları artırır'Merkez Bankası’nın faiz indiriminin doları yükselteceğini bununda enflasyon rakamlarını doğrudan etkileyeceğini belirten Bulut, ‘’Tüketimi teşvik için yapılması istenilen faiz indirimi daha olumsuz sonuçları da beraberinde getirecektir. Türk lirası karşısında önce dolar yükselecek sonrada enflasyonda artış yaşanacaktır’’ diye konuştu.‘’Türk Lirası'ndan kaçış, dolara hücum beraberinde enflasyon artışına neden olacaktır’’ diyen Bulut, ‘’2015’in ikinci yarısından itibaren hızlı bir şekilde bir finansal risk artışını bekleyebiliriz’’ dedi.'Benzin fiyatlarındaki düşüş cari fiyatlara yansımadı'Bulut ayrıca şunları söyledi: ‘’Para gevşetici politikalar ekonomiyi olumlu etkilemeyebilir. Ben bunun finansal sektörde büyük bir risk oluşturacağını düşünüyorum. Benzin fiyatlarındaki düşüş Türkiye’nin cari açığına beklendiği olumlu bir şekilde yansımamıştır. Benzinde 45 dolara yakın bir düşüş oldu, dolarda büyük bir yükseliş yaşandı ancak ülkemizin ihracatında beklendiği gibi bir büyüme olmadı. Burada bazı temel problemlerin üzerinde durmak gerekiyor. Buda, sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlamak lazım. Endüstriyel ürünler ihracat rakamlarımıza bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Bir taraftan (doları kontrol için) sıkılaştırılmış para politikaları izlerken diğer taraftan da yatırımları imalat gibi dolar sağlayıcı alanlara kaydırmamız gerekmektedir.’’Cihan
Pili 'Bitmeyen' Laptop Devri
Laptop'ların artan pil ömürleri, yakında gün içinde priz arama derdini ortadan tamamen kaldıracak.Telefonlarda istediğimiz pil ömrüne henüz ulaşamasak da laptop'lar, 24 saatlik pil ömrüne oldukça yakınlar. Yolda, en azından kısa seyahatlerde laptop'unuzu şarj edecek priz arama derdi neredeyse ortadan kalkmak üzere.Örneğin Panasonic'in birkaç gün önce tanıttığı en yeni Toughbook 31 'i, kullanıma göre 18 saat çalışabiliyor. İkinci pili eklediğinizde ise 27 saate ulaşıyor. Evrak çantasına benzer bir yapıdaki laptop, önümüzdeki ay satışa sunulacak. Ancak Toughbook, ağırlığı (tek pille 3,58 kg) ve boyutları nedeniyle herkesin beğenisini kazanmayacaktır.Dell'in XPS 13'ü, firmanın verdiği rakamlara göre 15 saat çalışabiliyor. Lenovo'nun ThinkPad X250'si ise iki pille 200 saat ayakta kalabiliyor. İki cihaz da bu ay düzenlenen CES'te ortaya çıkmıştı.XPS 13Laptop'unuzda elde edeceğiniz pil ömrü, kısmen çalıştırdığınız uygulamalara bağlı. Film izlemek ve oyun oynamak, genellikle web'de dolaşmaya veya Word'de yazı yazmaya göre daha çok pil tüketiyor. Pili en çok tüketen bileşenlerden biri olan ekran, ne kadar parlaksa haliyle pil ömrü o kadar kısa oluyor. Depolama, işlemci ve bellek alanlarındaki geliştirmelerin pil ömrünün uzamasında etkisi büyük. 15 saatten fazla pil ömrü sunan laptop'lar, genellikle SSD disklere sahipler. SSD diskler, mekanik sabit disklere göre daha az pil tüketiyorlar.Intel'in 14-nm teknolojisiyle üretilen Broadwell yongaları ve AMD'nin küçülen işlemcileri, güç tüketimini daha da azaltıyorlar. 15 saat pil ömrü bugün için hala bir istisna olsa da, sadece birkaç sene öncesine göre kayda değer bir gelişme niteliğinde.Chip
Jay-Z Spotify'a Rakip Müzik Servisi Aspiro'yu Satın Aldı
Ünlü müzisyen, yapımcı ve işadamı Jay-Z , online müzik hizmeti sunan Aspiro ‘yu 56 milyon dolar karşılığında satın aldı. Söz konusu satın almadan sonra Aspiro’nun Spotify’a karşı ciddi bir alternatif oluşturması bekleniyor.Norveç merkezli Aspiro, WiMP ve Tidal adında iki adet müzik servisine sahip. Norveç, İsveç, Danimarka, Polonya ve Almanya’da yayın yapan ücretsiz müzik servisi WiMP 2010 yılında kullanıma sunuldu ve şu ana kadar 580.000 kullanıcıya ulaşmayı başardı. 16-bit FLAC formatında parçalar sunan Tidal ise geçtiğimiz yıl Amerika ve İngiltere’de yayına girdi. Tidal’ın ayılık üyelik ücreti 20 dolar.Aspiro’yu satın aldıktan sonra söz konusu müzik servislerine de sahip olan Jay-Z’nin, önümüzdeki dönemlerde bu servisleri daha geniş kitlelere ulaştırmak üzere geliştirmesi bekleniyor. Aspiro şu an için milyonlarca kullanıcısı bulunan Spotify için ciddi bir tehlike oluşturmuyor ancak Jay-Z’nin eline geçtikten sonra daha ciddi boyutlara ulaşabilir.Log
Reklam
Reklam
Yeşilçam Oyuncusu Hakkı Kıvanç Hayatını Kaybetti
Karakter oyuncusu olarak tanıdığımız Hakkı Kıvanç'ın yaşamını yitirdiği haberi geldi.Yeşilçam'ın emektar oyuncularından Hakkı Kıvanç’ın yaşamını kaybettiğini Türk sanat müziği sanatçısı Onur Akay Twitter adresinden paylaştı. Akay, ‘Bir süredir mide kanseri ile mücadele veren ve neredeyse her filmde izlediğimiz Yeşilçam'ın emektar oyuncularından Hakkı Kıvanç’ı kaybettik. Cenazesi, yarın öğle namazına müteakip Beyoğlu Ağa Camii’nden kaldırılacak. Sevenlerine ve ailesine başsağlığı dilerim.’ dedi.HAKKI KIVANÇ KİMDİR?Hakkı Kıvanç (Hakkı Güvenç), 18 Temmuz 1931 yılında Adana'da doğdu. 1955 yılında Kızımla Beraber Ağladık filminde figüran olarak başladığı oyunculuk hayatında birçok filmde rol aldı. Yeşilçam filmlerinin değişmez yardımcı oyunculardan biri olan Hakkı Kıvanç, mafya adamı, polis, kahveci gibi karakterleri canlandırdı. Özellikle; Kemal Sunal, Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Ayhan Işık gibi oyuncuların oynadığı filmler ile tanınır.Sinema dışında 1980'li yıllardan başlayarak bazı televizyon dizilerinde de rol alan Hakkı Kıvanç, 500'den fazla film ve dizide rol aldı.Cumhuriyet
'Vergi Tabana Yayılacak'
Maliye Bakanı Şimşek, Kayıt Dışı Ekonomi ile Mücadele Eylem Planı’nı açıkladı. Planın amacı, vergiyi tabana yayarak kayıt dışılığı azaltmak. Yeni vergi olmayacak. Kayıt dışı istihdam azaltılacak.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadele Eylem Planı'na ilişkin, 'Buradaki amaç; vergiyi tabana yayarak, kayıtdışılığı azaltarak, ülkemizin, ekonomimizin gelişmesi, kalkınması için daha fazla kaynak sağlamak. Yeni herhangi bir vergi yok. Sadece vergide adaleti sağlamaya, vergiyi tabana yaymaya yönelik bir çerçeve, bir eylem planı' dedi.Şimşek, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, 'Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadele Eylem Planı'nı açıkladı.Kayıtdışı ekonominin, ülkenin gelişmesini engelleyen temel bir yapısal sorun olduğunu belirten Şimşek, kayıtdışı ekonomiyle mücadelenin en az terörle mücadele kadar önemli olduğunu ifade etti.Bu eylem planıyla hiçbir şekilde dar gelirli kesimin, esnafın veya genel anlamda tüm kesimlerin vergi yükünü artıracak bir adım atılmayacağını vurgulayan Şimşek, 'Buradaki amaç; vergiyi tabana yayarak, kayıtdışılığı azaltarak, ülkemizin, ekonomimizin gelişmesi, kalkınması için daha fazla kaynak sağlamak. Dolayısıyla yeni herhangi bir vergi yok. Sadece vergide adaleti sağlamaya, vergiyi tabana yaymaya yönelik bir çerçeve, bir eylem planı' diye konuştu.Kayıtdışılığın, bir anlamda vatandaşların sosyal güvenlik haklarından mahrum kalması anlamına da geldiğini dile getiren Şimşek, çalıştığı halde maaşların düşük gösterilmesinin de kayıtdışılık olduğunu ifade etti. Şimşek, ilerleyen dönemde kayıtdışı istihdamla mücadelenin de çok önemli bir alan olacağını vurguladı.Vergi oranları düştüBuna karşın, mevzuatın basitleştirilmesi anlamında daha yapılacak çok işin olduğunu belirten Şimşek, ilerleyen dönemde bu çalışmaların devam edeceğini söyledi.Vergi oranlarının 2002 yılında çok yüksek olduğunu ve bu oranları AK Parti olarak ciddi anlamda düşürdüklerini anlatan Şimşek, 'Artık, 'gelir vergisi oranları çok yüksek, onun için kayıtdışı kalınıyor' demek, bence makul bir gerekçe değil' diye konuştu. Şimşek, kurum kazançları üzerindeki vergi yükünün OECD ülkeleri arasında en düşük olduğu ülkenin, Türkiye olduğunu ifade etti. Bu dönemde, dolaylı vergi oranlarını da ciddi şekilde düşürdüklerini belirten Şimşek, özellikle KDV oranlarını önemli ölçüde aşağı çektiklerini kaydetti.Vergi tabana yayılacakAmaçlarının, vergiyi tabana yaymak olduğunu ve bunun için kayıtdışılıkla mücadele edeceklerini vurgulayan Şimşek, bu mücadeleyi yaparken gönüllü uyumu arttıracaklarını, vergiye uyum maliyetlerini aşağı çekeceklerini bildirdi. Bunun için de teknolojinin getirdiği imkanları sonuna kadar kullandıklarını aktaran Şimşek, 'Bir anlamda elektronik maliye sistemini oluşturduk. Bugün itibarıyla beyannamelerin yüzde 99'undan fazlası elektronik ortamda alınıyor, ödemelerinizi artık elektronik ortamda yapabiliyorsunuz' dedi.Şimşek, teknolojiyi daha da yaygın şekilde kullanacaklarını belirterek, amaçlarının vergi uyum maliyetlerini aşağıya çekerek, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak olduğunu söyledi.Dünya Bankasıyla PWC'nin, 2015 yılında yayımladığı vergi ödemeleri raporunda, vergi ödeme kolaylığı açısından 189 ülkenin incelendiği ifade eden Şimşek, şöyle konuştu:'Bu çalışmaya göre Türkiye 189 ülke arasında 56. sıraya yükseldi. Daha önceki araştırmada 71. sıradaydık. Demekki bütün bu çalışmalar aslında sonuç verdi ve dünyanın diğer ülkelerine göre biz daha hızlı ve etkin bu işi yapıyoruz ancak bu yeterli değil. Bizim ilk 30'ları, ilk 20'leri hedeflememiz lazım. Dolayısıyla daha yapacağımız çok şey var ama hakikaten çok mesafe katetmiş ve Türkiye bu alanda başarılı olmuştur.'100 çalışandan 36’sı kayıtdışıBakan Şimşek, 2002 yılından bu yana kayıtdışılıkla mücadelede önemli mesafe alındığına işaret ederek, şunları söyledi:'Kayıtdışı ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya oranını 2002'den bu yana 6 puan düşürdük. Son olarak, yüzde 26,5 seviyesindeyiz. Yani kayıtdışı ekonominin milli gelire oranı yüzde 26,5. Nereden geldik, yüzde 32'lerin üzerinden geldik. Yeni eylem planını uygulayarak, 2018 yılı sonunda kayıtdışı ekonominin büyüklüğünü milli gelire oran olarak yüzde 21,5'e düşürmeyi hedefliyoruz. Ben inanıyorum ki biz daha iyisini yapabileceğiz.Kayıtdışı istihdamda da çok ciddi bir azalma söz konusu. 2002 yılında her 100 çalışandan 52'si kayıtdışıydı, bu çok ciddi bir rakam. Bugün her 100 çalışandan sadece 35-36'sı kayıtdışı. Bu da yüksek bir rakam ama bunu daha aşağı çekmek için bu eylem planını hazırladık. Hedefimiz 2018 yılında yüzde 30'un altını görmektir.'AA, Al Jazeera Turk
Reklam
Spacey'nin Oynayamayacağı Rol Kaldı mı?
Usta aktör, Barry Sonnenfeld'in çekeceği 'Nine Lives' adlı komedide bir kedinin vücuduna sıkışan bir adamı canlandıracakGeçtiğimiz günlerde ABC kanalında yayınlanan 'Jimmy Kimmel Live!' talk showunda Ameowdeus adlı müzik dehası kediyi canlandıran, artık oynayamayacağı rol kalmadığı düşünülen ABD'li aktör Kevin Spacey, bu kez Hollywood'un emektar isimlerinden Barry Sonnenfeld'in yöneteceği 'Nine Lives' adlı filmde ruhu bir kedinin vücuduna giren bir adamı canlandıracak.Milliyet Sanat
4G İçin Türkiye'de 1.5 Milyon Km Fiber Altyapı Gerekiyor
TELKODER, Türkiye’de bulunan 60 bin civarındaki baz istasyonunun milyonlarca abonenin İnternet ve ses kullanım yükünü ancak fiber şebeke sayesinde kaldırabileceğine dikkat çekti.Türkiye’de elektronik haberleşme sektörünün 2015 yılı gündeminin en önemli maddelerinden birisi yapılacak olan 4G ihalesi olacak. 4G teknolojisinin tüketicilere getireceği en büyük avantajlar arasında, 3G teknolojisine göre çok daha büyük hızlarda veri taşıma kapasitesinin olması ve bu sayede İnternet’e çok daha hızlı erişim sağlanması bulunuyor. İhalenin gerçekleştirilmesi gündemdeyken, ülkemizin altyapısının 4G’ye geçişe hazır olup olmadığı sorusu ise henüz kesin olarak yanıtlanmış değil.Mevcut uygulamada cep telefonu ile baz istasyonu arasındaki iletişim telsiz sinyalleri kapsamında sağlanıyor. Baz istasyonundan sonraki adımda ise 4G ile ortaya çıkacak olan büyük kapasitenin taşınabilmesi için her baz istasyonunun fiber ile birbirine bağlanması gerekiyor. Ülkemizde yurt çapına yayılmış toplam 60.000 civarında baz istasyonu olduğu düşünüldüğünde fiber şebekelerin neden hızla yaygınlaştırılmasının gerekliliği açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Son BTK raporuna göre ülkemizdeki fiber şebekelerin toplam uzunluğu 240.000 kilometre olarak verilmiş durumda. 60.000 adet baz istasyonunun bağlanabilmesi için ise bu uzunluğun en az 7-8 kat arttırılması gerekiyor.4G teknolojisinin verimli olarak kullanılması için gerekli olan fiber şebeke uzunluğu belliyken, mevcut fiber şebekesi bu ihtiyacı karşılamaktan çok uzak. Bunun yanı sıra fiber alanına yatırımlar da yeterli hızda değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınan verilere göre, kazı izni verilen fiber optik metrajları 2008’den 2014’e kadar büyük ölçüce düşmüş gözüküyor. 2008 yılında başlanan fiber optik şebeke yatırımlarında yıllar içinde artış olması beklenirken, İstanbul’da 7 yıl içinde yapılan kazı uzunluğunun tam tersine çok büyük ölçüde düştüğü gözlemleniyor.
Liberal Demokrat Parti'nin Seçmenlerine Öğrettiği 11 Önemli Şey
26 Haziran 1994 tarihinde Besim Tibuk başkanlığında kurulan siyasi partidir.Politik görüşü klasik liberalizm, bireysel özgürlük, serbest piyasa ekonomisi ve insan haklarına dayalıdır. Hukuka dayalı, insan hak ve hürriyetlerini birincil koşut kabul eden, yetkileri sınırlandırılmış merkeziyetçi olmayan devleti savunmaktadır. Parti ekonomi politikalarında serbest piyasa ekonomisi ve serbest ticareti, sosyal politikalardaysa sivil liberteryenizm ve kültürel liberalizmi savunma eğilimi göstermektedir.
Reklam