iOS ve Android Uyumlu Premium Akıllı Saat: Olio Model One
Neredeyse her gün yeni bir akıllı saat duyurusuyla karşılaşıyoruz. Hal böyle olunca piyasada farklılık yaratmanın önemi daha da fazla ortaya çıkıyor. Tasarım, yazılım ve donanım anlamında değişik özellikler sunan firmalar ise milyonlarca satış rakamına ulaşmayı başarıyor. Fransa merkezli Olio ekibinin geliştirdiği Model One isimli saat ise gerek tasarımı, gerekse özellikleriyle oldukça büyük bir potansiyele sahip.iOS ve Android’e destek veren saat tıpkı Pebble Time‘da olduğu gibi dün, bugün ve gelecek üzerine kurulu bir arayüz sunuyor. Kaçırılan mesaj ve aramalar görüntüleniyor, gün içinde yapılacakları gösteriyor ve gelecek günleri planlamaya yardımcı oluyor. Kullanıcının günlük rutinlerini öğrenebilen Model One’ın belirli bir süre kullanıldıktan sonra daha da kullanışlı hale geldiği belirtiliyor.
Silüetlerden Hangi Dizi Olduğunu Bulabilecek misin?
Bu testimizde, Türk ve yabancı dizilerin en popüler olanlarından seçtiğimiz posterleri bir silüete dönüştürdük. Bakalım bu zorlu silüetlerden ne kadarını doğru tahmin edebileceksin.Not: Soruların üstünde ipucları var. Bunlara inanıp inanmamak sana kalmış!Hazırsan haydi başlayalım...
Yükselen 10 Teknoloji Geleceğe Yön Verecek
İnsan hayatını kolaylaştıran ve küresel çevre, üretim, sağlık gibi sorunlara yenilikçi çözümler sunan, 2015'in en önemli 10 yükselen teknolojisi belirlendi.Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, 2015 yılının 'en umut verici ve yenilikçi' 10 yükselen teknolojisine yer verilirken, listede ilk sırayı sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller aldı.Bunu sırasıyla yeni nesil robotlar, geri dönüşümlü termoset plastikler, hassas genetik mühendisliği teknikleri, 3D yazıcı teknolojisi, yeni yapay zeka, dağıtım üretimi, hisseden ve kaçınan insansız hava uçakları, nöromorfik teknolojisi ile dijital gen teknolojisi takip etti.Söz konusu teknolojiler ve bunların yakın gelecekteki getirileri hakkında bilgi verilen rapora göre, elektrikli ve hidrokarbon araçlara göre büyük avantajlar sunan sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller, en önemli küresel çevre sorunlardan biri olan hava kirliliğinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.Yeni nesil robotlar ile de robotların insan eli gibi esnek bir yapıya sahip olmaları, çevre şartlarını daha iyi algılamaları ve buna göre hareket etmeleri sağlanacak. Daha çok tarım alanında kullanılmaya başlanacak bu robotlar sayesinde, tekrarlanan işlerin 24 saat boyunca daha ucuza yapılması ve büyük ekonomik yarar sağlanması hedefleniyor.Geri dönüşümlü termoset plastik teknolojisiyle de cep telefonlarından uçaklara kadar bir çok yerde kullanılan plastikler, geri dönüşüm özelliğiyle ön plana çıkacak ve gelecek 5 yıl içinde geri dönüşümü olmayan plastiklerin yerini alacak.3D yazıcılar doku üretiminde kullanılacakUzun dönemdir tartışmalı bir konu olan genetik teknolojisi, 'hassas genetik mühendisliği' teknikleriyle yeni boyuta geçecek. Buna göre, tarımda sürdürülebilirlik genetik teknolojiyle sağlanacak. Bitkiler, genetik kodları değiştirilerek, daha besleyici ve değişen iklim şartlarına uyumlu hale getirilecek.Üretim teknolojisinde devrim yaratacak nitelikte değişiklikler ve yenilikler getiren 'üç boyutlu yazıcılar' ile yaratıcı fikirler ve tasarımlar gerçek modellere, son ürünlere, parçalara ve prototiplere hızlı bir şekilde dönüşebilecek. 3D teknolojisinin, ileride doku tamirinde ve yeni doku oluşturulmasında kullanılması hedefleniyor.'Yeni yapay zeka teknoloji' ile de geliştirilmiş makine gücünden yararlanılarak, insanların ihtiyaç duyabileceği bir çok hizmet, akıllı robotlar aracılığıyla gerçekleştirilecek.Tüketiciye tek aşamada üretim hizmetini sunacak 'dağıtım üretimi' sistemiyle de kaynakların daha etkin kullanılması ve fabrikalardaki atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.İnsan DNA'sı USB belleklere yüklenecekSon yıllarda savunma sanayisinde önem kazanan insansız hava uçakları da çevre koşullarını daha iyi şekilde algılayacak hale getirilecek. Bu şekilde söz konusu uçaklar yüksek duyu özellikleriyle, havada beklenmeyen tehlikelere karşı ani tedbirler alabilecek ve insanlar için riskli olan vazifeleri de yerine getirebilecek.'Nöromorfik teknolojisi' ile yeni bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması sağlanacak.'Dijital gen teknolojisi' ile de insan DNA'sı, USB belleklere yüklenebilecek. Bu şekilde daha etkili sağlık hizmeti verilmesi, doktorların kanser gibi hastalıklarda daha hızlı karar verebilmesi amaçlanıyor.AA
1 Mayıs'tan İtibaren İzinsiz Ticari Mesaj ve Arama Yasak
Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Türkmen, tüketicileri sevindirecek müjde verdi. Yrd. Doç. Dr. Türkmen, firmaların izinsiz mesaj göndermelerini ve telefon aramalarını yasaklayan Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 1 Mayıs'ta yürürlüğe gireceğini açıkladı.Yrd. Doç. Dr. Türkmen, tacize varan SMS, elektronik posta gibi Mesajlardan ve aramalardan tüketicilerin şikayetleri üzerine böyle bir yasal düzenleme gerçekleştirildiğine işaret etti, şunları söyledi: 'Özellikle bankalar başta olmak üzere bazı firmalar, bir şekilde iletişim bilgilerine eriştikleri kişileri cep Telefonlarından arıyor. Eğer yanıt verilmezse aramaya ısrarla devam ediliyor. Hiçbir ilginizin bulunmadığı yerlerden SMS'ler, elektronik postalar ve benzeri ticari iletiler de geliyor, tüketici adeta bombardımana tutuluyor. Herkesi bıktıran bu durum karşısında yasa koyucu harekete geçti ve kanun 23 Ekim 2014'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi, 6 aylık da geçiş süresi tanındı. Yasanın 6'ncı maddesinde 'Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilir' şeklinde yasaklayıcı açık hüküm var.'UYMAYAN YANACAKYrd. Doç. Dr. Ahmet Türkmen, uymayanlara 50 bin TL'ye varan para cezalarının kesilebileceğini de dile getirdi, şu bilgileri verdi: 'Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 12'nci maddesinde izinsiz mesaj gönderilmesi ve arama yapılması halinde bin ile 5 bin TL arasında idari para cezası uygulanması öngörülüyor. Ancak birden fazla kimseye gönderide bulunulursa bu ceza 10 katına dek artırılarak uygulanabilecek, 50 bin TL'ye kadar yükselecek. Ticari kuruluşların 1 Mayıs Cuma gününden itibaren çok dikkatli olmasında fayda var, aksi halde ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalabilirler. Tüketiciler de izin vermedikleri halde ticari bir tanıtım amacıyla rahatsız edilmeleri durumunda, yasanın yetkili kıldığı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na ve bu bakanlığa bağlı birimlere başvurabilir.'CİHAN
Bakan Yıldız'dan Petrol Fiyatlarıyla İlgili Açıklama
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 'Yemen’in dünya petrol ticaretindeki payı, binde 2’ler civarında. Ancak en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan’ın ticaret yolu üzerinde olması nedeniyle, oradaki olaylar, dünyadaki ham petrol fiyatlarını yüzde 5 tetikledi' dedi.Bakan Yıldız, Kayseri'de İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yeni binasının açılış törenine katıldı. Yıldız, burada gazetecilerin, Yemen’deki olayların petrol fiyatlarını etkileyip etkilemeyeceği sorusuna, 'Hiçbir sektör, siyasi istikrarsızlıkları sevmez ama enerji sektörü hiç sevmez. Yemen’in dünya petrol üretimindeki payı, binde 2’ler civarında, ciddi bir miktar değil. Ama dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan’ın geçiş yolu üzerinde olması, hatta Basra’dan batıya giden bütün petrol ihracıyla alakalı konuların her birinin geçiş yolunda olması, dünyadaki ham petrol fiyatlarını yüzde 5’ler civarında tetikledi. Her zaman söylüyoruz, bu sadece teknik bir konu olmaktan çıkar, yalnızca bir petrol arzı ve talebi olmaktan çıkar, istikrarsızlığın getirdiği kalemler olarak ortaya çıkar demiştik. Yemen’de de öyle oldu' diye yanıtladı.Yemen’deki mezhep çatışmalarının ekonomik yanı bir tarafa bırakılırsa, siyaseten de sosyal olarak da bir kanayan yara olduğunu ifade eden Bakan Taner Yıldız, 'Yemen’deki çatışmaların, olayların bir an önce bitmesini hep beraber arzu ediyoruz' diye konuştu.Yaz saati uygulamasına geçişle ilgili olarak da Bakan Yıldız, 'Geçtiğimiz 7 aylık sürede yaklaşık yarım milyar dolarlık tasarrufumuz olmuştu. Yaz saati uygulaması, gün ışığından daha fazla yararlanmak için yapılan bir uygulama. Aynı zamanda Avrupa Birliği üyesi ülkelerle senkron ve eş zamanlı davranabilme adına yapılan bir uygulama. Ayrıca bizler gün ışıdığında bizler daha az yatmış olalım. Temel saik budur. Güne erken başlamanın aydınlatmada da büyük faydası var. Tabii Türkiye doğusundan batısına 76 dakikalık bir zaman farkına sahip bir ülke. Her ilin kendine uygun uygulamaları olabilecektir. Valiliklerimizin mesai düzenleme yetkisi bulunmaktadır. Hele hele seçim dönemine denk geliyor. Burada da sandıkların sayımı ile ilgili süre arasında 1 saatlik bir fark edebiliyor. Burada da aynı mantık söz konusudur' ifadelerini kullandı.Bakan Yıldız, Kayseri’de AK Parti milletvekili aday adaylığı için çok sayıda başvuru olduğunun anımsatılması üzerine de 'Kayseri Türkiye’nin istikrarına ve AK Parti’ye en güçlü desteği veren illerimizin başında gelmektedir. Türkiye ortalamasının üzerinde bir destek vermiştir. Bunun doğal sonucu olarak da adaylarımız da çok oldu. Bütün arkadaşlarımıza başarılar diliyorum' diye konuştu.GENÇLERE OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMALIYIZEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yeni binasının hizmete açılışında yaptığı konuşmada, 'Kayseri’ye yaraşır bir bina yapıldı. Ancak eğitimde başarılı olmak, sadece güzel binalar, okullar yapmakla olmuyor. Donanımlı, iyi eğitim almış gençler de yetiştirmemiz lazım. Çocuklarımıza ve gençlerimize okuma alışkanlığı kazandırmalıyız' dedi.Bakan Yıldız, eğitime ayrılan payın, 6’ncı ve 7’nci sıralarda olduğunu ancak şimdi Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçeden en fazla payı aldığını, Savunma Bakanlığı'ndan da yüksek pay aldığını söyledi. Bakan Yıldız, şöyle konuştu:'Gösterdiğimiz çaba ve gayretlerle beraber, hamd olsun 200’ün üzerinde üniversite kuruldu. Birden fazla üniversitenin olduğu illerimiz var. Milli Eğitim, 87.5 milyarlık bütçeye sahip oldu. Bu rakam, alınan vergilerin neredeyse 4’te biri demektir. Eğitimle alakalı yapılan çalışmalar çok gerekli çalışmalardı, ama tek başına yeterli değildir. Hala yapılacak çok fazla iş var. Okullardaki sınıflarda öğrenci sayısında, öğrenci başına düşecek öğretmen sayısında rakamlar daha da iyileşecektir. Hala Türkiye’deki okuma oranları çok düşük. Biz günde 6 saat televizyon izleyen, 3 saat internete giren ve günde ortalama 1 dakika kitap okur bir ülke haline geldik. Bunun hiçbir şekilde izahı olmaz, makul bir sebebi olamaz. Avrupa’daki yüzde 21’ler civarındaki kitap okuma oranının, bizde bindelerle ölçüldüğünü söylersek, çok daha yapacak işimizin olduğunu anlarız.''BİZ AYNI TEZGAHTAN ÇIKMIŞ AHŞAPLAR DEĞİLİZ'Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, AK Parti İl Başkanlığı Mart Ayı Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Bakan Yıldız, toplantıda yaptığı konuşmada, 'Muhalefet partileri bilmeliler ki Türkiye’de istikrar, AK Parti ile anılıyor. Ana muhalefet partisinin lideri 'Ben iktidar olacağım' diyemiyor. Eski bir siyasetçiye, 'Ben iktidar olursam, başbakan yardımcım olur musun' diyor. AK Parti’nin gücü hamd olsun yerinde. Geçtiğimiz seçimden önce hedefimiz, her 2 oydan birini almaktı ve her 2 seçmenden birinin AK Parti dediği bir ortama geldik. İnşallah 7 Haziran seçimlerinde her 3 seçmenden 2’sinin oy vermesini sağlayacağız. Bunu çalışarak ve daha çok doğruları yaparak başaracağız. Ben inanıyorum ki bu birlik ve beraberlik Allah’ın yardımını da bize getirecek' dedi.Konuşmasında, 'Dün muhalefet partilerinden ayrılıp başka parti kuranlar, bugün birleşip seçime girmek istiyor' diyen Yıldız, şunları söyledi:'Mahalli seçimlerde de bunu yaptılar. CHP, MHP, HDP, hangisi hangi ilde kendini güçlü hissediyorsa, diğerleri onu destekledi. Bu nasıl bir ilkesizliktir? Sizler, yapacaklarınızı ortaya koyun, vatandaş tercih ederse, yanı başımızda dursunlar. Paraleller, kirişler, muhalefet her beraber AK Parti karşısında birleşiyorlar. Biz ise şeffaf bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şimdi Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız arasında bir ayrılık, gayrılık var gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz aynı tezgahtan çıkmış ahşaplar değiliz. Hepimizin farklı yaşamları var ama biz bir gaye için, aynı ideal için bir araya geldik. Bu yaşantılarımızdaki farklılıkları bir ayrılık gibi göstermeye çalışıyorlar.''ÇÖZÜM SÜRECİNİN BOZULMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ'Silahların bırakılmasını bütün herkesin dillendirdiğini vurgulayan Yıldız, 'Silahların bırakılmasından memnun olmayanlar olabilir. Terörün ve silahlı mücadelenin ülkemize olan rakamsal boyutuna da bakmak lazım. Elbette kardeşçe yaşamanın bir rakamsal karşılığı olamaz ama 1 trilyon liradan bahsedebiliriz. Bu parada hepimizin payı var. 6-7 Ekim olaylarında insanları sokaklara döktüler. Bunların içerisinde çok az iyi niyetli kişiler olabilir. 78 milyon hepimiz şehitlerimiz için üzüldük, gözyaşı döktük. Artık anaların gözyaşı dökülmesin istiyoruz. Biz şiddete karşıyız. HDP’de, iyi niyetli ve silahların bırakılmasını isteyenlerin yanında, farklı düşüncelerde olanlar da olabilir. Bunları görüyoruz. Bölenlerin, ayrıştıranların her zaman karşısında olduk. Çözüm süreci artık halka mal olmuş bir süreçtir. Olağanüstü halin ve DGM’lerin kaldırılması, Kürtçe eğitimin serbest bırakılması, bunlar yapıldı ama çabuk unutuldu. Kürtçe serbest bırakılınca, insanlar bu dili öğrenmeye akın mı etti? Ne oldu? Kürtçe’nin serbest bırakılması, ayrışmaya değil, birbirimizi daha iyi anlamaya neden oluyor' diye konuştu.Çözümün başarıya ulaşmasının çok zaman aldığını, ancak bozmanın çok kısa zamanda ve çok kolay yapılabileceğini kaydeden Yıldız, şöyle konuştu:'Ancak biz çözüm sürecinin bozulmasına müsaade etmeyeceğiz. İç Güvenlik Paketi aslında her birimizin muzdarip olduğu konulara çözüm getiren bir pakettir. Molotof kokteylinin masum bir şey olmadığını, insanların canına kasteden bir yapı olduğunu söyledik ve biz bunun silah sayılmasını istedik. Molotof kokteylinin yapımı internetten tarif edilir hale geldi. Bunun silahtan ne farkı var? Sapan masum bir oyun aleti olmaktan çıktı, can alır bir silah haline geldi. Okul önünde üzerinde gramlarla tarif edilen uyuşturucu bulunanlar, 'içici' olduklarını söyleyip, ceza almıyorlardı. Meclis'te de 'Bu kadar uyuşturucu bulunan içicidir, bunlara ceza verilmesi ağır bir karar olur' gibi konuşanlar oldu. Bunlar kusura bakmasın, okullardaki tertemiz çocuklarımızı zehirliyorlar. Bunları görmezden gelemezdik. Emniyet kayıtlarına göre, geçen yıl 5 bin 458 molotof kokteyli ile saldırı olmuş. Bu saldırılarda 7 insanımızı kaybettik. Sapanla çelik bilye atıp silah gibi yaralıyorlar. Sapanın masumiyeti nerede kaldı? Bonzai ihbarı alındığında emniyet ve istihbarat elbette çalışacak. Bir uygulamada, 12 milyon dolarlık uyuşturucu bulundu. Neymiş bonzainin tanımı yapılmamış. İşte bonzainin tanımını yapıyoruz. Emniyet güçleri, amirlerinden izin alarak ihbar yapılan araçta arama yapabilecekler. Düzgün insanlar, bu yasaların çıkmasından korkmazlar. Sizler düzgün ve masumsanız niye korkuyorsunuz? Meclis'te bu yasalar görüşülürken, kimileri yerlere yattılar, yerlere oturdular, poşu taktılar. Bu saydığım şeyler başka ülkelerde yasak olacak, bizde olmayacak. Bunun mantığı var mı?'Zafer BARIŞ- Doğan BİLMEZ/KAYSERİ, DHA
Reklam
Reklam
Çizim ve Katlamalar ile Resimlerine 3 Boyut Kazandıran Sanatçının 21 Çalışması
Danimarkalı sanatçı HuskMitNavn'ın Instagram hesabından yayınladığı bu çalışmaları sadece çizimleriyle size pek bir şey ifade etmeyebilir. Çünkü çizdiği resimlerin anlam kazanabilmesi için belli bir açı ile kağıdın bükülmesi ve çizgilerin birbirini tamamlaması gerekiyor. Bu iki bileşim ve sanatçının dehasıyla ortaya sıradışı 3 boyutlu çalışmalar ortaya çıkarmış. Daha fazlası için sanatçının Instagram hesabını takip edebilirsiniz.
Reklam
Pazar Sendromu Yaşayanların Çok İyi Bildiği 14 Şey
Be hey, Pazartesi Sendromu da neymiş diyen bünyelerin pek kaldıramadığı gündür Pazar günü. Herkese pek yansımaz ve ancak yaşayanlar bilir Pazar gününün o kötü havasını.Güneşli bile olsa akşamına doğru gönlüne bir hüzün çökenler anlayacaktır durumu. Cumartesi gecesinin sonlarına doğru bastıran bu duygu gün boyu insanın peşini bırakmaz.
'Aşk Renklidir' Sloganıyla, Aşkta Her Şeyin Mübah Olabileceğini Göstermek
Aşk öyle bir şey ki; arada yaş, dil, din, ırk ve hatta cinsiyet farkı olsun ya da olmasın, kendini belli edebiliyor. Bu içerikte göstereceğimiz üç fotoğraf da bunun gayet doğal olabileceğini başarıyla gösteriyor aslında. Zim adlı renkli pudra üreten şirketin, öncelikle LGBT bireylere olmakla birlikte, tüm herkesin tercihlerine saygı duyulması gerektiğini gösterdiği reklam serisi, 'Love is Colorful' yani 'Aşk Renklidir' sloganıyla vurgulanmış. Bu reklamda kullanılan pudraların zararsız olduğu, hatta dünyada özellikle Hindistan'da olmak üzere birçok festivalde çoğu insan tarafından rahatça kullanıldığı da belirtiliyor. İşte 'Aşk Renklidir' temalı fotoğraflar:
Reklam
Dünyanın Bilinen İlk Kedi Videosu
Her yerde gördüğümüz kedili videoların ilkini 1894 yılında Étienne-Jules Marey adlı bir abimiz Chronophotographe ( Fotografik Silah ) aletiyle çekmiş. Alet bildiğiniz tüfek formunda ve saniyede 12 kare çekebiliyor.
Reklam
Mete Özgencil'in Kaleminin Büyüklüğünü Gösteren 9 Şarkı
Türk pop müziğinin gizli kahramanı Mete Özgencil, yazdığı her şarkıda kendi hâlini buram buram hissettiren özel bir yazar. 1997'den bu yana birlikte çalıştığı her ismi zirveye taşıyan şarkıların altına imza atan Mete Özgencil'i dokuz şarkıda hatırlayalım istedik. Liste 2013 yılında son buluyor, daha çok karşılaşmak dileğiyle. Tıpkı kendisiyle yaptığımız röportajda söylediği gibi: 'Bıkacağınıza özleyin!'
‘Antik Dünyanın İlk Duble Yolu’
Adana'da Dilekkaya köyü yakınlarındaki Anavarza Antik Kenti'nde bulunan ve 'antik dünyanın ilk çift şeritli yolu' olarak nitelendirilen sütunlu yol, kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkartılıyor.Kazı çalışmalarının bilimsel danışmanlığını yapan Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Gülşen AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Reklam