Bu harikulade şekerlerin hikayesi; Amerika'nın Los Angeles kentinde oturan ve üç boyutlu yazıcılar konusunda uzman olan, Liz ve Kyle Von Hasseln çiftinin sahip olduğu mikro-tasarım firmasının, 'Sugar Lab' adındaki küçük bir şirketi almasıyla başlıyor. Bu vesileyle çift, uzmanı oldukları alanı, hiç de aşina olmadıkları bir sektörle yanyana getirmenin de ilk adımın atıyorlar. 'Sugar Lab' ile kurdukları ittifak sayesinde ortaya çıkan sıradışı şeker tasarımları, beklenen ilgiyi kısa sürede yakalayınca, çift; dünyanın dört bir yanından gelen siparişleri karşılamak adına, tüm konsantrasyonlarını bu alana yöneltiyorlar. Sonucunda ise, aşağıda örneklerini göreceğiniz; inanılmaz güzellikteki, yenilebilir şekerler ortaya çıkıyor...
Dünyanın en çok bilinen binası, hikayesi de ilginç; 102 katlı, 443,2 metre uzunluğundaki Empire State binası Amerika'daki İkiz Kuleler kurulana kadar dünyanın en uzun binası ünvanını elinde tutuyordu. İkiz Kuleler (Dünya Ticaret Merkezi) 11 Eylül saldırısında yıkıldıktan sonra ünvanını tekrar üzerine aldı. 2012'de ise tekrar kaybetti.Bu kocaman binanın inşaatının oldukça küçük bir güvenlik önlemi alınarak yapıldığını size gösterecek bu fotoğraflara bir göz atın;
Orhan Veli Kanık (13 Nisan 1914 – 14 Kasım 1950), daha çok Orhan Veli olarak bilinen Türk şair. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair 36 yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı. Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsendi. Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırdı. Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı. Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli'nin bu yönüne dikkat çekerek onu 'üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair' olarak tanımladı.
Cep telefonundan tablete, bilgisayardan işletim sistemine kadar Samsung ve Apple’ın birbirine rakip olmadığı alan neredeyse yok. Apple Watch’un ön satışa çıkmasıyla birlikte ikilinin kozlarını paylaşacağı son alan ise akıllı saat pazarı. Ancak görünüşe bakılırsa Samsung bu rekabetten son derece memnun.CNBC’ye konuşan Samsung’un Avrupa sorumlusu Rory O’Neill, Apple Watch’un yarışa dahil olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ciddi rakiplerle birlikte artık daha ciddi bir akıllı saat pazarından bahsedebileceklerini belirten O’Neill, Apple’ın kendilerini takip ettiği için mutlu olduklarını ifade etti. Akıllı saat pazarında yüzde 70’in üzerinde pazar payına sahip olduklarını da hatırlatan O’Neill, anlaşılan satış konusunda kendilerine güveni tam. Ancak Apple Watch’un ön siparişe sunulduğu ilk gün 1 milyona yakın talep görmesi, Samsung’un kesinlikle hesaba katması gereken bir durum.LOG
Özgür kadın lafı bile bir ayrımcılığa işaret aslında. Bir insanın özgür olmasını bir sıfat gibi başına koymak, hele kadınlar için bunu bir lütuf, ayrıcalık, şans olarak görmek tam anlamıyla seksist bir yaklaşım. Ancak başta ülkemiz olmak üzere maalesef toplum özgür kadınlara (!) tuhaf bir yaklaşım içine girebiliyor. İşte özgür bir kadının karşılaşması muhtemel belli başlı sıkıntılar.
Hollanda’nın Arnhem kentinde bulunan Royal Burger’s Hayvanat Bahçesi’nde gözetleme görevi yapan bir ufak tip insansız hava aracı ‘drone’ bir şempanze tarafından ağaç dalı ile düşürüldü.Hayvanat bahçesinde bulunan bir şempanze üzerinde kamerasıyla gözlem yapan drone’dan rahatsızlık duyarak eline geçirdiği bir ağaç dalı ile onu düşürdü. Şempanzenin drone’u düşürdükten sonra ona yaklaştığı ve kırmaya çalıştığı görüldü.Drone’un bu görüntüleri hayvanat bahçesi yetkilileri tarafından paylaşılınca sosyal medyada büyük ilgi gördü.Şempanzenin alet kullanma yetisi dikkat çekti. DHA
Mahkemeler, sadece kişilik haklarını ihlal veya özel hayatın gizliliğini ihlalden dolayı URL adresi veya siteleri engelleyebiliyorlar. Ancak Türkiye’de yasaklar daha çok TİB tarafından gerçekleştiriliyor.Türkiye’de günde ortalama 68 internet sitesi yasaklanıyor. 2008’den bu yana Türkiye’de 77 bin 521 internet sitesi erişime engellendi. 2015’in ilk 3 ayında 6 bin 129 internet sitesi yasaklanırken günde ortala yasaklanan site sayısı 70’e yaklaştı. Sitelerin yüzde 94’ü Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) yüzde 1.3’ü savcılık, yüzde 2.9’u mahkemeler tarafından yasaklandı.Engelliweb verilerinden derlenen bilgilere ve Cumhuriyet'ten Şehriban Kıraç'ın haberine göre erişime engellenen sitelerin çoğu cinsel ağırlıklı ve porno sitesi. Ancak Türkiye’de sosyal medyaya erişim geçen hafta bir kez daha geçici olarak kısıtlandı. Uygulamaya giren yeni internet yasasıyla beraber, internet sitelerine erişim kişilik haklarının ihlali gerekçe gösterilerek kolayca kısıtlanabiliyor.Ancak uzmanlara göre mahkemeler, sadece kişilik haklarını ihlal veya özel hayatın gizliliğini ihlalden dolayı URL adresi veya site engelleyebilirler.
Doların küresel değer kazancı ile dolar/TL 2,65'i aşarak tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı.Doların küresel piyasalarda güçlenmesinden destek bulan dolar/TL 2,6572 ile tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Doların küresel bazda değer kazanması ve avro/dolar paritesindeki dalgalı seyir dolar/TL'nin de geçen haftanın son işlem gününde 2,6133 - 2,6416 bandında hareket etmesine neden oldu. Güne 2,6284'ten başlayan ve 2,6572 ile tarihi zirvesini gören dolar/TL, doların başta gelişmekte olan ülke para birimleri olmak üzere gelişmiş ülke para birimlerine karşı da değer kazanmasıyla birlikte gün içinde yüzde 1'e yakın değer kaybetti. Dolar/TL şu dakikalarda 2,65 seviyelerinde işlem görüyor. Dolar endeksi de gün içinde en yüksek 99,98 seviyesine kadar yükseldi. Haftanın ilk gününe 2,7790 seviyesinden başlayan avro/TL, gün içinde en yükek 2,8045'i gördükten sonra şu dakikalarda 2,7916'dan alıcı buluyor. Geçen hafta ABD Merkez Bankası (Fed) tutanaklarında faiz artışının haziran ayında yapılabileceği ihtimalinin ortadan kalkmamasıyla küresel piyasalarda 'güçlü dolar' döneminin sürdüğünü ifade eden analistler, bununla birlikte Fed'in doların fazla değerlenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi nedeniyle de dolarda aşırı değer artışının yaşanmasını beklemedikleri dile getiriyor. Analistler, ABD verilerindeki toparlanma beklentisi ve avro/dolar paritesinde aşağı yönlü hareketin devamı durumunda, dolar/TL'de kademeli yukarı hareket yaşanabileceğini, 2,6580 seviyesinin önemli bir direnç olarak takip edileceğini tahmin ediyor. Dunya.com
‘Bir Gerilla Belgeseli: BAKUR’ (Kuzey) filminin 34’üncü İstanbul Film Festivali kapsamındaki gösteriminin iptal edilmesinin ardından 22 film festivalden çekildi. Sinemacılar da imza listesi yayınlayarak film festivalde gösterilene kadar ‘boykot’ çağrısı yaptı. Radikal 'Sansürün olduğu yerde sanat, sanatın olmadığı yerde yaratıcılık ve ifade özgürlüğü olamaz. Kimse böyle bir Türkiye’de yaşamak istemez, istemiyor' açıklamasında bulunarak 12 yıldır verdiği Halk Ödülü'nün bu yıl iptal edildiğini açıkladı.Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu’yla yönetmen Çayan Demirel’in yönettiği film, Kültür Bakanlığı’nın yazısı üzerine İKSV tarafından ‘tescil belgesi olmadığı’ gerekçesiyle festival kapsamından çıkarılmıştı.Çağrı metninde, “BAKUR belgeselinin uğradığı sansür kaldırılıp, filmin festival gösterimi özgürce yapılana kadar filmlerimizi İstanbul Film Festivali’nde hiçbir şekilde göstermeyeceğimizi ve bu koşullar altında İstanbul Film Festivali’nin tüm gösterimlerini durdurmasını talep ettiğimizi kamuoyuna duyururuz” denildi.Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) de sansüre tepki göstererek dayanışma çağrısında bulundu.SİYAD, “Festivallerde gösterilen yabancı filmlerden istenmeyen eser işletme belgesinin yerli filmlerden istenmesi uygulamasına derhal son verilmesini ve mevzuatta bu yönde değişiklik yapılmasını talep ediyoruz” dedi.Festivalden çekilen filmler ve imzacıların listesi şöyle:Ertuğrul Mavioğlu (Bakur)Ayşe Çetinbaş (Bakur)Koray Kesik (Bakur)Ahmet Bawer Aydemir (Bakur)Gürcan Keltek (Koloni)Aziz Mullaaziz (Koloni)Fırat Gürgen (Koloni)Cem Kaya (Motör)Eytan İpeker (İdil Biret: Bir Harika Çocuğun Portresi)Erol Karakaya (İs)Bingöl Elmas (Komşu Komşu Hu)Gürkan Hacır (Haziran Yangını)Özlem Küskü (Haziran Yangını)Kazım Öz (Beyaz Çınar)İhsan Kaçar (Berroj)Ömer Leventoğlu (Berroj)Zekeriya Aydoğan (Çırılçıplak/Şılfîtazî)Deniz Yeşil (Yollara Düştük)Hacı Orman (Homo Politicus)Metin Kaya (Soluk)Nadir Öperli (Nefesim Kesilene Kadar)Emel Emine Balcı (Nefesim Kesilene Kadar)Faruk Hacıhafızoğlu (Kar Korsanları)Barış Atay (Eksik)Bilge Elif Turhan (Sarmaşık)Tolga Karaçelik (Sarmaşık)Caner Erzincan (Yeni Dünya)Ali Atay (Limonata)Mehmet Eryılmaz (Misafir)Murat Düzgünoğlu (Neden Tarkovski Olamıyorum)Osman Özcan (Neden Tarkovski Olamıyorum)Çiğdem Vitrinel (Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku)Zeynep Dadak (Ufak Hakikatler)Pelin Esmer (Ulusal Belgesel Jürisi)Emel Çelebi (Ulusal Belgesel Jürisi)Erden KıralNuri Bilge CeylanZeynel DoğanÖzgür DoğanReis ÇelikOnur ÜnlüElif RefiğCem ÖztüfekçiAynur ÖzbakırNejla DemirciNecati SönmezErdal Cevizİsmail İçenCan KılcıoğluNermin AytekinNihan KatipoğluNil PerçinlerEnder YeşildağAslı ErtürkRojda AkbayırAsena GünalEylem ErtürkZeynep GüzelVuslat SaraçoğluCan CandanElif ErgezenEset AkçıladSinan YusufoğluMustafa DokMehmet ÜnalÇiçek KahramanGizem BayıkselBilge TaşEsra ÖzbanFunda AlpÖnder ÇakarSomnur VardarPelin BaşaranFeyha İrenAnna Maria AslanoğluEmre YeksanGökçe İnceAslı Özgen TuncerSabahat GerekSeher İnanSeray ŞahinerEnis KöstepenEmin AlperCemil OğuzSeren YüceTülin ÖzenTunç ErenkuşMurat BayramoğluCihan Aslı FilizÖzcan VardarBelmin SöylemezHaşmet TopaloğluAli Kemal ÇınarErhan OdabaşAli AgaAzra Deniz OkyayMustafa ÜnlüSİYADSiyah BantYeni Film DergisiAltyazı Aylık Sinema Dergisidocumentarist İstanbul Belgesel GünleriHangi İnsan Hakları Film FestivaliPembe Hayat Kuir FestKaynak: Diken ve Radikal
Sevilen pizza markası Domino’s İngiltere’de başlatacağı sürücüsüz pizza servisi Domı-No-Driver (sürücüsüz domino) adını verdiği sistem ile normal araçtan 4 kat daha fazla pizza taşıyıp bunu daha hızlı bir şekilde müşteriye ulaştırıyor.Kim pizza sevmez ki? Acıktığımızda en kolay sipariş verdiğimiz en lezzetli yiyeceklerden olan pizzaya ulaşmak git gide daha da hızlı hale geliyor. Dünya çapında en tercih edilen isimlerden olan Domino’s Pizza bir ilke imza atarak, Domi-no-driver (sürücüsüz Domino) adını verdiği sürücüsüz motor ile pizzanızı ulaştırıyor.İlk olarak nisan ayından itibaren İngiltere’de kullanılmaya başlayan bu sistem internet üzerinden veya mobil uygulamadan verdiğiniz siparişleri sürücüsüz motorlar size teslim edecek. GPS verisini kullanan bu sürücüsüz araçlar verilen adrese giden en kısa yolu tespit edip siparişinizi daha hızlı ulaştıracak. Pizza taşıma kapasitesi ise normal bir motorlu teslimattan 4 kat daha fazla.Diğer şirketlerin de benzer, sürücüsüz çalışan teknolojilerle siparişe yönelik çalışmaları olsa da, Domino’s ilk defa yollarda böyle bir teknolojiyle hizmet veren büyük markalar içerisine giriyor. Nisan ayından itibaren İngiltere’de başlayacak bu sistemi umuyoruz ki yakın zamanda ülkemizde de görebiliriz.YasamMekan
Eski bir NASA mühendisinin kurduğu Biocarbon Engineering adlı şirket Dronekullanarak yıllık bir milyar ağaç dikmeyi planlıyor. Haznelere doldurulantohumlar Drone’lar ile havadan toprağa bırakılacak ve dakikada neredeyse 10tohum toprağa ekilecek…Son teknolojinin en önemli getirilerinden biri; Dronelar… Uçuyorlar, hem de insansız bir şekilde. Yönetimleri kolay, başardıkları ise büyük işler. Önceleri havaya çıkıp kuş bakışı videolar, fotoğraflar çekebilen bir oyuncaktı. Daha sonra türlü görevler edindiler kendilerine… Kimisi cankurtaranlığa soyundu, kimisi garsonluğa… Bazıları kurye oldu bazıları ise güvenlik görevlisi…Şimdi ise insan hayatı ve dünyanın geleceği için büyük bir işe kalkışmışlar: Ağaç dikimi…BioCarbon Engineering adlı şirket Drone kullanarak yıllık bir milyar ağaç dikmeyi planlıyor. Daha önce de bir çok ağaç dikmiş olan şirket, Drone’ların bu işe evrilmesi için projeler geliştiriyor.Şirketin CEO’su eski bir NASA mühendisi olan Lauren Fletcher’a göre; günümüzde karşımıza çıkan geleneksel problemleri çözmenin tek yolunun geçmişte sahip olmadığımız teknoloji ve teknikleri kullanmak olduğunu söylüyor.Dronelu dikim ise şöyle olacak: Haznelere doldurulan tohumlar Drone’lar ile havadan toprağa bırakılacak ve dakikada neredeyse 10 tohum toprağa ekilecek…YasamMekan
Seyahat ettiği ülkelerde karşılaştığı ve arkadaş edindiği yabancı uyruklu kişilerin gözlerini fotoğraflayan sanatçının 'The Project Eyes' adlı galerisiyle sizi baş başa bırakıyoruz.
Harvard ve Bilkent üniversiteleri araştırmacıları, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ilham alarak 'böcek robot' tasarladı.Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Onur Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, böcek robot teknolojileri üzerine araştırmalarına ABD'deki Harvard Üniversitesinde başladıklarını ve buradaki bilim insanlarıyla 'böcek robot' prototipi geliştirdiklerini belirtti.Harvard'da geliştirilen böcek robotun daha ileri versiyonunun tasarım ve mekanik çalışmalarına Bilkent Üniversitesi'nde başladıklarını bildiren Özcan, bu çalışmaları için TÜBİTAK'a destek başvurusu yapacaklarını söyledi.Böcek robotun, 23 tabaka karbon fiber ve polimer film malzemeden yapıldığını, bu tabakaların lazerle işlendikten sonra üst üste eklenip ısı ve basınç yardımıyla bir araya getirildiğini belirten Özcan, şu bilgileri verdi:'Robotu tasarlarken, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ve doğayla uyumlu fiziksel yapılarından esinlendik. Hamam böceği, 4 bacaklarıyla çok hızlı hareket eder, hatta hızlı koşarken 2 bacaklarının üstüne kalkar. Bilimsel literatürde bu boyutta çok fazla 4 bacaklı robot bulunmuyor. Genelde 6 bacaklırobot yapılıyor. Biz bu robotta, 4 bacakla da dengeyi sağlayarak devrilmesini önledik. Böcek robot, şu anda öne, arkaya ve bir yengeç gibi yana yürüyebiliyor, geriye dönebiliyor.'Özcan, Bilkent Üniversitesinde tasarım ve mekanik üretim çalışması devam eden böcek robota tırmanma yeteneği verileceğini, bacaklarını daha yükseğe kaldırmasının sağlanacağını bildirdi.Böceğin boyutlarını daha da küçülteceklerini Özcan, 'Robotun en ucuza üretilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu robotların yakında tamamen Türkiye'de üretilip ülkede kullanılmasını sağlamak istiyoruz' dedi.'Çökmüş binada arama kurtarma yapacaklar'Robotun bir böcek büyüklüğünde olması sayesinde, insanın ulaşamadığı alanlara erişebileceğini dile getiren Özcan, şöyle konuştu:' Robot tamamlandığında, boru hattı gibi yerlerde denetleme görevi yapabilecek. Küçük aralıklardan geçebileceği için çökmüş bir binada arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılabilecek. Bir uçağın motorunun bakımının endoskopik cihazlarla yapıldığını biliyoruz. Bu tür birrobot teknolojisi, uçak bakım ve onarımında kullanılabilir. Robotun üstüne değişik sensör ve cihazlar yerleştirerek çok farklı alanlarda kullanımının önü açılabilir.'AA
'Bazı şeyleri söylemek, onları eyleme dönüştürmekten kolaydır'. Şayet galeriyi okuduğunuzda hala bu görüşteyseniz, size tavsiyemiz; kendinize bir öz eleştiri getirmeniz hususunda daha samimi davranmanız olur. Zira maddelere tek tek bakarsanız, tavsiye edilenlerin; öyle insanüstü şeyler olmadığını fark edeceksiniz. Belki ilk denemenizde olumlu bir sonuç almayacaksınız. Ama asıl önemli olan, onca zamandır elinizi kolunuzu bağlayan zincirleri kırmak değil mi zaten?
Hayvanat bahçesinde fotoğraf çeken insanlar görmeye alışığız ancak Sony’nin eğittiği ve “The Octographer” olarak tanınan Rambo isimli ahtapot, ziyaretçiler kendisini görmeye geldiğinde akvaryumundaki fotoğraf makinesi aracılığıyla fotoğraflarını çekiyor.Yeni Zelanda’da bulunan Rambo’nun akvaryumunda yer alan TX30 su geçirmez kompakt kamera, sabitlenmiş bir tankın içine konumlandırılıyor. Kameranın üst kısmında ise kırmızı bir tuş yer alıyor. Ziyaretçileri gördüğünde hızlıca kameranın arkasına geçen ahtapot, bu tuşa dokunarak fotoğraf çekiyor. Böylesine önemli bir yeteneğe sahip olan Rambo bu işi tabii ki ücretsiz yapmıyor. Fotoğraf çekilen kişiler eğer fotoğrafın bir kopyasını almak istiyorsa 2 dolarlık bir ödeme yapıyor.Ahtapotlar inanılmaz zeki olmalarıyla biliniyor ve kolayca eğitilebiliyorlar. Eğitmenlerin belirttiğine göre Rambo’nun bu hareketleri gerçekleştirebilmesi için yalnızca 3 kere tekrar yapılmış. Sony’nin TX30 kamerasının su altı performansını göstermek için yapılan çalışmanın, ziyaretçilerin (özellikle de çocukların) hoşuna gittiğini söylemek mümkün.LOG