Avustralya’da Köpek Balığı Saldırılarına Karşı Dronelar Kullanılacak
Dronelar yavaş ama emin adımlarla çığ önleme veya arama kurtarma gibi acil servislerin de bir parçası haline geliyor. Avustralya bir adım daha ileri atarak, ürettikleri uzun menzilli helikopter drone ile ülkenin büyük bir sorununun çözülmesine yardımcı oluyor.Little Ripper adı verilen bu drone, askeri droneun değiştirilmiş bir versiyonu denilebilir. Yaklaşık 2 ile 4 saat arasında ve 96 kilometre kadar uçabilen bu drone, gündüz ve kızılötesi kameralarına da sahip. Bu droneun görevi ise, Yeni Kuzey Galler kıyısında ve plajlarında gezinerek köpek balığı saldırılarını tespit etmek. Ayrıca bu drone, sadece gözlem yapmaya değil, cankurtaranlara bulunduğu noktanın yerini bir ışık yardımıyla göstermeye de yarıyor.Drone üzerindeki kamera görüntülerini, kurulan dinleme istasyonlarından takip eden ekipler, bu sayede anında müdahale edebilme şansına sahip oluyorlar.
Elektrikli Kaykay ile Yeni Bir Hız Rekoru Kırıldı
32 yıllık dünya elektrikli kaykayla yapılan hız rekoru, saatte 95,83 km hız ile kırıldı. Kendini “insan Formula 1” olarak tanımlayan Mischo Erban, Slovenya’nın Portoroz Havalimanı’ndaki yeni rekorunu, Slovenyalı Next Generation Vehicles’ın ürettiği NEXTBoard üzerinde gerçekleştirdi.Erban bu başarıyı etme sürecinde morluklar ve sıyrıklara da maruz kaldı. Videoda da görebileceğiniz gibi, birkaç kilometrelik havalimanı pistinde rekorunu sabitledikten sonra cesur kaykaycının bedeni asfalta savruluyor. Erban ise bu durumu “Hız beni cezbediyor ve tehlikenin efendisi olmayı öğreniyorum” şeklinde açıklıyor.İki yılda geliştirilen NEXTBoard, dört tekerlek üzerine kurulu ve her bir tekerleğinde birer Scorpion motoru ile iki tane Tattu 6S pil bulunuyor. Ayrıca bir el cihazı ile hızı uzaktan kontrol edilebiliyor. Bir dolum ile yaklaşık 1 buçuk saat boyunca ve ortalama 9 ile 14 kilometre kadar yol gidebilme özelliğine sahip.Bu rekor, Erban’ın ilk rekoru değil. Yine bir kaykay ile Quebec’teki tehlikeli bir yokuş aşağı sokakta 114 kmh hıza ulaşarak 2012’de bir rekor daha kırmıştı.
Game of Thrones'tan 6. Sezon Kamera Arkası Görüntüler Yayınlandı
Altıncı sezonu için artık günler saymaya başlayan HBO'nun efsane dizisi Game of Thrones'tan kamera arkası görüntüler yayınlandı. 5. sezon finalinden sonra akıllara durgunluk veren dizi Jon Snow'lu yeni sezon posterleri ile bizleri sürekli ikilemde bırakmıştı.
Reklam
!F İstanbul'da Ödüller Yerli Sinemaya Gitti!
!f İstanbul'un 2016 ödülleri belli oldu. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Keş!f Uluslararası Yarışma'nın jürisi, ödülü Türkiye'den 'Veşartî/Gizli' filmiyle Ali Kemal Çınar ve Çin'den 'Kaili Blues'un yönetmeni Bi Gan arasında paylaştırırken, SİYAD Ödülü de yine Ali Kemal Çınar'a verildi. Aşk ve Başka Bi' Dünya Yarışması'nın birincisi İtalya yapımı 'Lost And Beautiful/Kayıp ve Güzel' seçilirken, Jüri Özel Ödülü de Türkiye'den Berke Baş ve Melis Birder'in 'Bağlar' filmine gitti. Türkiye'den Kısalar İzleyici Ödülü ise Yakup Tekintangaç'ın yönettiği 'Azad'dan yana oldu.
Reklam
'Ben Yarının Geleceğiyim' Lafından Yola Çıkarak Afrika'yı Okulla Donatan Roger Federer
etiket
Roger Federer, uzun bir süre boyunca tenis dünyasının bir numarası olan bu komple sporcu, şimdilerde yaşı ilerlemiş olmasına karşın 3 numaradaki yerini koruyor. Kortlardaki efendi, soğukkanlı, sportmen kişiliğiyle bildiğimiz Federer sadece sportif başarılarla yetinmiyor. Belki bilmiyorsunuz ama kurduğu Roger Federer Vakfı'yla Afrika'ya eğitim köprüsü kurmuş durumda. Sadece, dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Malavi'ye yaptırdığı okul sayısı 81'i bulmuş durumda. Bir Malavi ziyaretinde söylemiş olduğu şu söz onun inancını, amacını gayet güzel özetliyor:'Her çocuğun eğitim fırsatına sahip olması son derece önemli, ben elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyorum.'
Reklam
Van Gogh Tablolarını Film Haline Getiren Loving Vincent'tan Fragman Geldi
Geçtiğimiz yıl Mac Cauley , Van Gogh’ın 1888 tarihli eseri The Night Cafe ’yi Oculus adlı sanal gerçeklik yazılımıyla anime ettiğinde büyük ses getirmişti. Üç boyutlu tasarım konusunda uzman İtalyan sanatçı Luca Agnani ise ressamın 13 tablosundan 3 dakikalık bir video yarattı.
İnsanoğlunun Ne Kadar Küçük Olduğunu Anlamak İçin Görmeniz Gereken 30 Fotoğraf
Taylandlı fotoğraf sanatçısı insanoğluna aslında ne kadar küçük olduğunu fark ettirmeye kararlı. İnsanları ve küçük dünyaları birleştirdiği fotoğrafları bize farklı bir bakış açısı, değişik bir algı oyunu sunuyor. İster düğün fotoğrafınız olsun, ister mezuniyet, isterseniz de alelade bir fotoğraf, sanatçı hepsinde sizi bir oyuncağa çevirmesini biliyor. Sanatçının Facebook sayfası.
Bu Transparan Balon Çadır Sayesinde Yıldızların Altında Uykuya Dalmak Mümkün!
Bu benzersiz çadıra bayılmamak elde mi! PVC, şeffaf ve şişirilerek kullanılan bu çadır, ev ortamından vazgeçemeyenlere aynı konforu sunuyor üstelik! Fiyatının da 2000 dolar olduğunu belirtelim hemen. 4 metre boyundaki şeffaf çadır, boyutuna bağlı olarak iki kişiye ev sahipliği yapabiliyor. Su geçirmez ve yangın geciktiricili olan bu çadır ile yağmurlu gecelerin tadını çıkartabilir, yıldızların altında romantik bir gece geçirebilirsiniz!
Reklam
Çocukken Bizi Yıldıran Ama Büyüdüğümüzde Anlayıp Hak Verdiğimiz 15 Anne Serzenişi
etiket
Cennet annelerin ayakları altındadır diye boşuna dememişler. Yıllaca yemedi yedirdi, içmedi içirdi, giymedi giydirdi... Gel gör ki özellikle ergenlik döneminde pek yardımcı olamadık annelerimize, çatışmanın kralını yaşadık  'Off anne', 'Aman anne', 'Uzattın anne' deyip her seferinde içimizden ileride anneme benzemeyeceğim diye geçirdik. Ancak yaptığımız tüm ergenliklere karşı annemiz sükunetini korumuş 'Çocuğun da sana benzesin evladım' ve 'Allah ömür versin seni de görelim evladım' diyerek tarihin golünü atmıştır bizlere. İşte bugün 'Aynı annem gibi konuştum' diyorsan ve gittikçe annene benzediğini düşünüyorsan hepsi bu yüzdendir. Hadi gelin annelerimizin bir çoğunun istisnasız yaptığı ve hepimizin bir dönem kıl olduğu şeylere bir göz atalım.
Dünyadaki Yaratıklar: 27 Karede Igor Siwanowicz'in Peygamberdevesi ve Böcek Fotoğrafları
1976 Krakow Polonya doğumlu olan sanatçı, Krakow Jagiellpnian Üniversitesi'nde biyoteknoloji eğitimi gördü. 2007 yılı O’nun hayatının dönüm noktası oluyor ve bilim hayatını bir kenara bırakıp serbest bir doğa fotoğrafçısı olarak kendini denemeye başlıyor. Anne babasının biyolog olması, resimli atlaslar ve albümlerle dolu bir evde büyümesi, doğanın ve hayvanların şekillerine özel bir ilgi duymasını sağladı. İgor yıllarını mantis ve diğer tuhaf böcekleri üretmek ve fotoğraflamak için geçirdi. Kendi ifadesiyle böcekler ve sürüngenler:“Ben dikkatimi genellikle beğenilmeyen ve çoğunlukla tüylü, şirin veya sıcakkanlı olmadıklarından dolayı sakınılan yaratıklar üzerine odakladım. Onlarla ilgilenmemin sebebi bu değil tabii ki. Tuhaf, yabancı, başka dünyadan gelmiş görünümlü yaratıklar olmaları beni büyüler”
Reklam
Reklam