Aysal Müjdeyi Verdi!
Galatasaray taraftarının merakla beklediği transfer müjdesini Başkan Ünal Aysal verdi: 1 ya da 2 süperstarı kadromuza katacağız. Her sezon yaptığı flaş transferlerle dikkat çeken Sarı-Kırmızılılar’ın patronu, hem yerli hem de yabancı transferinde izledikleri yol haritasını FANATİK’e açıkladı, net ifadeler kullandı. Elde var 11 “Malum bir yabancı kontenjanı söz konusu. O nedenle de birçok kulüp gibi bizim de önceliğimiz yabancı kısıtlamasından dolayı kadromuzdaki futbolculara bir formül bulmak. 8 oyuncuya göre bir planlama yapacağımıza göre mevcut ve kullanamadığımız isimleri ya kiralık ya da bonservisiyle takımdan gönderdikten sonra transferde asıl iş başlayacak. Bu bahsettiğimiz etabı geçer, yer açabilirsek 1 ya da 2 süperstar sınıfından futbolcuyu kadromuza dahil edeceğiz. Çünkü hedefimiz sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da büyük başarılar olduğu için üst seviyede ve takımımızı yükseltecek oyunculara ihtiyacımız var...” ‘Evet, Gomis listede’ “Gomis bizim istediğimiz oyunculardan biriydi. Biriydi diyorum çünkü Trabzonspor da ilgilenmeye başlayınca o futbolcuyla olan ilişkimizi kestik. Bu durumu Trabzonsporlu yöneticilere de aktardık ve “Siz Gomis ile görüşmelerinizi kesene, bunu açıklayana kadar Gomis ile hiçbir şekilde iletişim kurmayacağız” dedik. Tekrar tekrar söylüyorum, bu sözümü sonuna kadar tutacağım. Fair-play konusuna büyük önem veriyoruz. Şu an için bir girişimimiz yok.” Mevlüt-Olcan mesajları “Enerjimizi yerli ve kaliteli oyuncuları almaya harcayacağız. Birçok kulüple görüşmelerimiz sürüyor. Bu noktada çok hassasız. Kulübüyle anlaşmadan oyuncu almayacağız. Hiçbir kulüple bir futbolcu için aramızı bozmak İstemiyoruz. Galatasaray her zaman fair-play düşüncesi içinde hareket edecektir, çünkü bizim için dostluk çok kıymetlidir.” Radyospor 
"Trabzonspor Bize Şike Teklif Etti"
Sivasspor Kulübü'nün bugun gerçekleştirilen Olağan Genel Kurulu'nda Mecnun Otyakmaz yeniden başkanlığa seçildi. Genel Kurul'a seçimden çok Başkan Otyakmaz'ın söyledikleri damga vurdu. Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz'ın Genel Kurul'da şöyledikleri şöyle: 19.05.2011 perşembe günü Mehmet Yıldız geldi. 'Başkanım özel görüşebilir miyiz?' dedi. 'Başkanım ben takım kaptanıyım ve bunu söylemek zorundayım Ama bana, bunu nerden duydun diye sorma. Benden isim isteme' dedi. 'Trabzon'dan birilerinin bazı arkadaşlara geldiklerini ve kendilerini şampiyon yapacak skoru elde ettikleri takdirde 1 milyon dolar teşvik primi vermeyi vaad ettiklerini, kendilerinin ise böyle bir işe girişemeyeceklerini çıkıp onuralrı için ellerinden gelenleri yapacaklarını, bunu söylenmemiş olarak farz edeceklerini söyleyerek konuyu kapattıklarını bana iletti. Ben de gerekli cevapları verdikleri için fazla üzerine gitmedim ama yine de Trabzonlu dostum zeki mazlumu aradım. Bunların hepsi dosyada mevcut, tapelerde mevcut bende de mevcut. Savcılık sorunca bildiklerimi anlattım ama çıktıktan sonra Erdal Sarılar bana o şahsı Abdurrahman Dereli'nin yanında gördüğü o kişinin eski Trabzonsporlu Semavi olabileceğini söyledi. Daha sonra Sivasspor - Orduspor maçında o dönem Orduspor'da oynayan Dereli'ye sordum o da Semavi'nin kendilerine bir milyon dolar teşvik teklif ettiğini Trabzonspor yöneticisi Recep Denizer tarafından gönderildiğini söyledi. bu konu aramızda kalacaktı ama yaşanan olaylar beni bunları açıklamak zorunda kaldı.' 3Puan
Şampiyon Fenerbahçe!
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 31. haftasında 2013-2014 sezonunun şampiyonu olmayı garantiledi. Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda sarı lacivertli takımın cezası nedeniyle kadın ve çocuk taraftarların önünde oynanan maçta Fenerbahçe, Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kalmasına rağmen bitime üç hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. VOLKAN NET GOLÜ ÖNLEDİ Karşılaşmanın 75. dakikasında Çaykur Rizespor gole çok yaklaştı. Savunma arkasına atılan topa hareketlenen Deniz, ceza sahasında Volkan'la karşı karşıya kaldı. Sert vuruşunda milli kaleci topu çelmeyi başardı. KUYT DA ÇIKTI Ersun Yanal, maçın 72. dakikasında sıra dışı bir değişikliğe imza attı. Genelde doksan dakika oynattığı Dirk Kuyt'ı oyundan alarak yerine Alper Potuk'u oyuna soktu. 65'TE WEBO OYUNA GİRDİ Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, 65. dakikada oyuna müdahele etti ve sarı kartı bulunan Emenike'yi kenara alarak yerine Webo'yu sahaya sürdü. EMENIKE NET FIRSATI KAÇIRDI Maçın 62. dakikasında Fenerbahçe Emmanuel Emenike ile gole çok yaklaştı. Kale sahası çizgisinin hemen önünde topla buluşan Emenike, net pozisyonda vuruşunu yaptı ancak top farklı bir şekilde dışarı gitti. RİZESPOR KALESİ ABLUKADA Fenerbahçe mücadelenin ilk 30 dakikalık bölümünde Çaykur Rizespor kalesini kuşatma altına aldı. Üst üste gol pozisyonları yakalayan Fenerbahçe'de, Raul Meireles, 30. dakikada ceza sahasında dönerek yaptığı vuruşta topu ağlara gönderemedi. DÜNYA REKORU KIRILDI Fenerbahçeli kadın ve çocuk taraftarlar 50 bin 537 kişilik tribünlerin tamamını doldurdu. Bu kadın taraftarlar açısından bir rekor oldu. Şampiy10
Reklam
"Adalet Bir Gün Herkese Lazım Olur"
1907 Fenerbahçe Derneği başkanı ve Fenerbahçe eski yönetim kurulu üyesi Ali Koç çarpıcı açıklamalarda bulundu 3 Temmuz 2011’de başlayan şike soruşturması boyunca Fenerbahçe camiası kendilerine operasyon yapıldığını savundu. Hürriyet'in haberine göre, Başkan Aziz Yıldırım’ın itirazının reddedildiği ve hapis kararının alındığı sırada ise eski Asbaşkan ve 1907 Fenerbahçe Derneği Başkanı Ali Koç ‘Adalete Fener Yak’ ile hukuk mücadelesini sürdürüyordu. Fenerbahçe’nin yeniden yargılanmasını hedefleyen Ali Koç’a başkanlık dahil her soruyu sordum ama o “Önce adalet, sonra diğer konular” dedi, adalet gelene kadar mücadele edeceklerini söyledi... Neden “Adalete Fener Yak” diyorsunuz? Fenerbahçe camiası, 3 Temmuz 2011’de sözde şike operasyonu ile başlayan süreç içerisinde oldukça zor ve karanlık günlerin içerisinden geçti ve halen de geçiyor. Bu süreci günbegün yaşadım, biliyorsunuz o dönemde Fenerbahçe Yönetim Kurulu’ndaydım. Dünya spor tarihinde görülmemiş bir operasyon gerçekleştirildi; evrensel hukuk kurallarına aykırı, domino etkisi yaratan birçok sıkıntı ile karşılaştık. Biz dava başladığı günden itibaren bu davada yargılamanın hiçbir şekilde adil yapılmadığını anlatmaya çalıştık. Bu koşullar ve son dönemde yaşanan gelişmeler doğrultusunda hiçbir Fenerbahçelinin de verilen kararlara inanmadığı, adil yargılanma süreci oluşmadığı takdirde de inanmayacağı, ikna olmayacağı aşikârdır. Camiamızın tek beklentisi olan adil yargılanma hakkının verilmesi arayışı bizi ortak bir paydada buluşturdu. Fenerbahçe’ye gönül veren ve destek olan 350 bini aşkın kişinin katıldığı ‘Türkiye İçin Adalet, Fenerbahçe İçin Adalet’ yürüyüşünde Bağdat Caddesi’nde 1907 Fenerbahçe Derneği olarak ‘Adalete Fener Yak’ çağrısında bulunduk. Mart ayında Anıtkabir’e gerçekleştirdiğimiz ziyarette de dünya görüşü, tuttuğu takım ne olursa olsun hukukun, temel hak ve özgürlüklerin önemine inanan vatandaşlar bir araya geldi. Ortak çağrımız yine “Türkiye için Adalet, Fenerbahçe için Adalet” idi. Bugün görüyoruz ki, sosyal medyada bir hashtag ile başlayan çağrımız toplumsal karşılığı olan bir söyleme dönüştü ve adalet çağrımız her geçen gün daha gür bir sesle yankılanıyor. Rengi ne olursa olsun Fenerbahçenin haklılığına inanan yüzbinlerce gönüllü insan sosyal medyada çağrımızı dile getiriyor. Biz de 1907 Fenerbahçe Derneği olarak yaşadığımız dünyanın koşullarına uygun yöntemler ile erişebildiğimiz kadar kişiye erişmeye çalışıyoruz Kampanyamıza yoğun ilgi var, imza sayısı 40 günde 500 bini geçti. Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi başta olmak üzere, tüm branşlardaki sporcularımız da bu çağrıya kulak verdi ve imzalarını attı. İmza kampanyasına katılan herkese şükranlarımızı sunarken, teşekkürü borç biliriz. Adalet isteyen her vatandaşımızın da adil yargılanma hakkını elde edene kadar kampanyamıza sahip çıkmaya devam edeceğini yürekten diliyorum. Sosyal medya çağrıda bulunduğunuz kampanyanızın amacına ulaşma yolunda etki yarattığına inanıyor musunuz? Bu sorunuza veriler ile yanıt vermek istiyorum. Change.org küresel bir platform ve Adalete Fener Yak kampanyası bu platformda bugüne kadar dünyada gerçekleşen en yoğun katılımlı ilk 10 kampanyanın arasında, Türkiye’de ise en üst sırada yer alıyor. Yarım milyonu aşkın kişi imza attı. Ama beni asıl etkileyen şey Elazığ’dan Artvin’e Türkiye’nin her bir köşesinden, Almanya’dan San Francisco’ya dünyanın bir ucundan diğer ucuna insanların imzasını bu listede görmek. İmza atarken düşüncelerinizi de yazabildiğiniz bir alan var. Vakit buldukça mesajları okumaya gayret ediyorum. Ve her seferinde istisnasız görüyorum ki, dünyanın her bir köşesinde yaşayan ve çağrımıza destek veren herkesi ortak paydada buluşturan husus: ‘Adalet’. Ayrıca sosyal medyadaki paylaşımları derneğimiz anbean takip ediyor. Twitter’da, Facebook’ta ve daha birçok sosyal ağda yapılan paylaşımlarla 7 milyonu aşkın sosyal medya kullanıcısı ‘Adalete Fener Yak’ çağrımıza destek verdi. Kulübümüzün sosyal medya hesaplarından da aktif olarak kampanyamızın çağrısı yapılıyor. Peki, Fenerbahçe hukuka inancını yitirdi mi? Hukuk o kadar hassas ve önemli bir evrensel değer ki, her vatandaşın hukuka inanmaktan başka bir şansı yok. Hukuk, evrensel kurallarla, bağımsız kurumlarıyla ve hukukçularımızın vicdanlarıyla bir bütün olarak işler. Biz hukuka güvenmek istiyoruz, güvenmek zorundayız da. Hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Ancak 3 Temmuz sürecinin ve son dönemde yaşanan olayların ardından birçoğu mevcut hükümet yetkilileri tarafından da dile getirilen hukuk ihlalleri, kamuoyu vicdanında telafisi imkânsız yaralar açtı ve adalete olan güven duygusunu zedeledi. Gizlilik olmasına rağmen süreçteki tüm detayları, ifadeleri tüm kamuoyu daha soruşturma aşamasında an be an öğrendi. Gizlilik ihlallerine müsaade edildi. Spor hukuku dikkate alınsaydı, Türk sporu uluslararası kamuoyunda bu kadar zedelenmezdi. Hiçbir savunma hakkı verilmeden basın yoluyla kişiler kamuoyu önünde suçlu ilan edilmiştir. ‘O mahkemeler artık yok’ “Gelinen noktada şunu görüyoruz: O gün Fenerbahçe’yi yargılayan mahkemelerin tartışma konusu olduğu, kaldırıldığı, başka davalardaki hükümlerinin tartışıldığı bir dönemdeyiz. Maalesef Fenerbahçe hukukun hiçbir zemininde bugüne kadar hakkını arama şansına sahip olmadı. Bizim 3 senedir söylediklerimiz bugün Türkiye’de adalet arayan herkes tarafından dile getiriliyor. Tüm bu ihlaller sonucu inanıyoruz ki, şike iddiasıyla görülen davada yargılama yapılmadan hüküm verilmiştir. Verilen erken hüküm, Fenerbahçe’ye gönül verenleri, ülkemizi, spor ekonomisini olumsuz etkiledi; etkilemeye de devam ediyor. Hiçbir Fenerbahçeli’nin adil yargılanma dışında başka bir beklentisi yok. Biz vicdanlarda açılan yaraların ancak adil yargılanma ile kapanacağına, hukukun ancak böyle üstün geleceğine inanıyoruz. Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım’ın her şeyi göze alarak sürdürdüğü mücadelenin de özünde bir adalet arayışından başka bir şey olmadığı da açık ve net. Adalet isteyen her Fenerbahçeli haklarını elde edene kadar kulübüne sahip çıkmaya devam edecek. İnanıyorum ki, geçmişte de olduğu gibi bu dönemden Fenerbahçe Camiası büyüyerek ve güçlenerek çıkacaktır. Bugüne kadar karşımıza çıkan zorlukların kenetlenerek üstesinden gelmeyi başaran camiamız, bugün de aynı dayanışma ruhu içinde bu haksızlıkları birlikte aşacak.” Adil yargılanmadan kastınız nedir? Af ya da şartlı salıverme olursa tavrınız ne olacak? Bu sizi tatmin edecek mi? Bu sorunuzun cevabına change.org/tr üzerinden başlattığımız Adalete Fener Yak imza kampanyası ile net bir cevap veriyoruz: -Önerimiz, suçsuz olduğunu haykıran camiamızı rencide edecek bir af veya şartlı salıverme değildir. Önerimiz, doğrunun yanlıştan, haklının haksızdan ayrılmasını sağlarken, adil yargıya olan güçlü inancın da sarsılmadan sağlanmasına yöneliktir. -Halen daha imkân varken, adil yargılanma hakkının tanınmasının adalet adına, aydınlık bir Türkiye adına gerekli olduğunu düşünüyoruz. Demokrasi, ifade özgürlüğü Yeniden yargılama halinde Fenerbahçe’nin haklılığının ispatlanacağını mı düşünüyorsunuz? Adil yargılanmak bir hak ise, evet hakkımızı arıyoruz. Ancak unutmayın ki bu çağrının altında demokrasi, ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü içeren evrensel değerler etrafında kenetlenmemiz yatıyor. Dikkatinizi çekmek isterim, Fenerbahçe Spor Kulübü, yüz binlerin yürüyüşünde, yüksek sesle haykıran binlerce kadın-erkek, çocuk, genç, yaşlı pek çok kesimin vicdanında bir kez daha aklandı. Camiamız, evrensel hukuk kuralları çerçevesinde yargılanma hakkı talep ediyor. İnanıyoruz ki adil yargılanma gerçekleştiğinde çok daha farklı bir tablo ortaya çıkacaktır. Önümüzdeki süreçte Fenerbahçe yönetiminde aktif bir rol alacak mısınız? Olası bir kötü senaryoda Fenerbahçe Başkanlığı’na taraftarın da kulübün de sıcak baktığı ortak isim olarak isminiz anılıyor. Başkanlık konusundaki düşüncenizi öğrenebilir miyim? Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım’ın ve Camiamızın her şeyi göze alarak sürdürdüğü adalet mücadelesi benim de Fenerbahçe’ye gönül veren herkesin de bugün tek önceliğidir. İstediğiniz herhangi bir Avrupa ya da dünya kulübüne üye olup, onun kombine biletini alıp, her hafta onun maçını yerinde izleyebilecek imkânlara sahipsiniz. Türkiye’deki sportmenlikten uzak ortama rağmen, bu işlerle uğraşmanızın sebebini açıkçası çok merak ediyorum. Bir insan bunca sıkıntının altına neden girer? Bu sorunun yanıtı sizce de çok basit değil mi? Ben bu ülkede yaşıyorum. Bu ülkenin bir parçasıyım. Kendini bu ülkenin geleceğine adamış, geçmişini bu ülkeden alan bir Topluluğun temsilcisiyim. Hayatımdaki ilk futbol maçını bu ülkede izledim. Fenerbahçe’nin renklerine gönül verdiğimde kaç yaşındaydım hatırlamıyorum bile. İlk tezahüratı da ‘ilk 11’i de bu sokaklarda ezberledim. Sadece futbol değil, hayatın her alanında vermeniz gereken bir mücadele var ise sahip olduğunuz değerler sizi o mücadeleye çağırır. İnandığınız doğrular ışığında yürürsünüz. Hele ki söz konusu, kayıtsız şartsız bağlı olduğunuz bir duygu ise...Bu benim değil Fenerbahçe’ye gönül vermiş milyonların duygusudur. Öyle öğrendim, öyle inandım, öyle de yaşıyorum. Sorunuzun ikinci bölümüne gelirsek, Türkiye’de futbolun ayrıştırıcı değil birleştirici olması gerektiğine inanıyorum. Bugünün koşullarında bunu gerçekleştirmek zor görünse bile imkansız değil. En başta, kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyin başkasına da yapılmamasını istemek iyi bir başlangıç olur. 3 Temmuz sürecinde yönetimde iken camiamız dışında kulübümüzün ne kadar yalnız bırakıldığını, derdini anlatmak için ne kadar sıkıntı yaşadığını bizzat tecrübe ettim. Fenerbahçe’nin haklılığını anlatmak için verilmek istenen mücadelenin sadece yönetim ile olmayacağı aşikardır. Ben Fenerbahçe’nin haksızlığa uğradığına inanıyorum. İşte tam da bu nedenle, Fenerbahçe’nin renklerine olan saygım, takımımıza olan bağlılığım ile haksız bir süreçten geçtiğimize inanıyorum. Ve bu haksızlığın üstesinden ancak hep birlikte gelebiliriz. **Fenerbahçeli olmayanlar da ikna olabilir mi? Sonuçta Fenerbahçe aklanırsa, bu karar ‘sahaya yansır’ mı? Adil yargılanmanın, Fenerbahçeliler haricinde Türkiye kamuoyunun fikrinde değişim sağlayacağına inanıyor musunuz? Az önce de söylediğim gibi Fenerbahçe’yi yargılayan mahkemelerin tartışma konusu olduğu, kaldırıldığı, başka davalardaki hükümlerinin tartışıldığı bir dönemdeyiz. Unutmayın ki biz bu mahkemeler tartışmaya açılmadan, kaldırılmadan ilk günden bu yana aynı şeyleri söylüyorduk. Üç yıl önce savunup da ikna edemediğimiz görüşlerimiz, bugün pek çok kesim tarafından dile getiriliyor. Zaman bizi haklı çıkardı. 3 Temmuz sürecinin ardından birçoğu mevcut hükümet yetkilileri tarafından da dile getirilen hukuk ihlalleri, kamuoyu vicdanında telafisi imkansız yaralar açtı ve adalete olan güven duygusunu zedeledi. Hangi takımdan olursa olsun milyonlarca kişiyi bir araya getiren Büyük Fenerbahçe Yürüyüşü, Anıtkabir ziyaretlerindeki fotoğraf karelerinin sahayı yeterince iyi aydınlattığına inanıyorum. Fenerbahçe’nin vicdanlarda aklandığına yürekten inanıyorum. Tüm bu saydıklarımız yeterli nedenler değil mi? Kampanyanızın Avrupa’daki yansıması ne olacak? Başarı halinde UEFA hatta FIFA nezdinde yapılacaklar hakkında öngörünüz var mı? Bundan sonrası tabii ki yönetimimiz ve kulübümüzün hukuk kurulu tarafından atılacak adımlar neticesinde gelişecektir. Ancak şunu söyleyebilirim ki; Fenerbahçemiz Avrupa Kupalarından men edilerek büyük zarara uğratıldı. Bu doğrultuda bazı adımlar atılabileceğini düşünüyorum. Az önce de dediğim gibi bu öncelikle kulüp yönetim kurulumuzun atacağı adımlar sonrasında gelişecek bir süreçtir. 3 Temmuz süreci tamamen yönetim dışında gelişen bir olay mıydı yoksa yönetim olarak da hatalar yapıldı mı? 3 Temmuz sonrasında bütün yaşananlara rağmen kulübümüzün yönetim kurulu doğru bildiği yolda elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı. Geriye dönüp baktığımızda tabii ki bazı süreçleri daha farklı yönetilebilirdi ki ancak bugünün penceresinden baktığımız zaman bunu söylemek mümkün. O zamanın şartlarını ancak yaşayanlar bilir. Taraflı tarafsız kabul edilen bir gerçek var ki, bu süreçte Fenerbahçe camiası herkesin takdirini kazanan bir duruş sergiledi. 500 bin imza geçildi Adalete Fener Yak, change.org üzerinden yürütülen bir kampanya. http://www.change.org/tr/kampanyalar/adaletefeneryak adresinden adınızı soyadınızı ve varsa fikrinizi yazıp imza verebiliyorsunuz. İmza hedefi konulmamasına rağmen, “Gittiği yere kadar gitsin” denilen kampanya 500 bin imzayı aştı. Gelişmeleri de şu adreslerden takip edebilirsiniz: www.adaletefeneryak.com, www.twitter.com/AdaleteFenerYak, www.facebook.com/AdaleteFenerYak, www.instagram.com/AdaleteFenerYak Çankaya’ya da çıkacak... Ali Koç, imzaları devlet erkânına da sunacak: “Toplanan imzaları kampanyanın muhatabı olarak belirlediğimiz başta Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç ve Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, muhalefet partileri Genel Başkanları’na ve parlamenterlere 1907 Fenerbahçe Derneği yöneticileri ile önümüzdeki haftalarda randevu alarak birlikte götüreceğiz.” **‘Belki başka davaları da etkileyebiliriz’ Kampanya amacına ulaşıp tekrar yargılanma yapılsa bile bunun adil olduğuna nasıl emin olacaksınız? Adil yargılanmadığımız konusunda yüzde 100 eminiz. Yargılanmanın tekrar yapılmasını sağlamak öncelikli amacımız. Bu yapılırken adil yargılanma olup olmayacağını bilemeyiz. Ama bu doğru istikamette bir adım. Bu işin öncüsü olursak belki başka davaları da etkileyebilir. Ve hukuk sistemimize katma değer sağlayabilir. İkinci kez daha adil şekilde yürütüleceğine inanmak zorundayız. İddianameyi hazırlayan mahkemenin artık olmadığını, sürecin topyekün tekrarlanacağını belirtince Koç şunları ekliyor: “Söz konusu kişi ve kurumlarda yapılan bu değişiklikler, hukuk usulsüzlüklerinden dolayı yapılmışsa, peki konu Fenerbahçe olunca neden usulsüzlük olarak görülmüyor da hukuk olarak görülüyor?” Adil yargılanma sonucunda Fenerbahçe’ye karşı oluşan yargının toplum nezdinde değişip değişmeyeceğini sorduğumda, “Siz Fenerbahçeli olmayanlar Fenerbahçe’yi suçlu mu buluyor demek istiyorsunuz?” sorusunu yöneltip kendi cevabını veriyor: “Hiç katılmıyorum buna. Bu işe renkler gözünden bakmayın. Adalete fener yak’ın görüşlerine, Bağdat caddesi, Anıtkabir yürüyüşlerine bakın. Sokaktaki insanın tepkisi başka.” ‘Fanatikler 500 bin’i geçmez’ Tam burada Galatasaray ve Trabzonspor’un açıklamalarını hatırlatıyorum. Yönetimlerin ‘Fenerbaçe suçlu’ açıklamalarına ve o yönetimlerin belirli bir kitlesi olduğunu ifade ediyorum. “Adaletin rengi olmaz” diyor Ali Koç: “Fanatik her takımda 500 bini geçmez. Her şey futbol değil. Adaletin rengi olmaz. Sen kendine yapılmasını istemediğin bir şeyin başkasına yapılmasından haz duyamazsın. Böyle olduğu takdirde biz Türkiye’de arzu ettiğimiz ortamı en azından futbolda yakalayamayız. Bugün bunu iddia eden insanlara soruyorum: Kendi arkadaşları, komşusu, dava arkadaşı, apar topar evinden alınıp ne olduğunu bilmeden, halkla ilişkiler kampanyası yürütülüp masumiyet karinesi hiçe sayılıp evrensel hukuk prensipleri çiğnenip, kamuoyu nezdinde birinci günde suçlu ilan edilse, bırak futbolu, onlar nasıl hissederlerse bu konuya da öyle bakmalarını istiyorum. Bu kadar.” Başkanlıkla ilgili bu süreçte konuşmak doğru değil Ali Koç, Fenerbahçe taraftarının gözünde sıradaki başkan olarak görülüyor ve olası bir Aziz Yıldırım yokluğunda o koltuğa mutlak surette geçmesi isteniyor. Genel kanı bu. Bunu iletince kendisi amacının Fenerbahçe’ye hizmet etmek olduğunu, iki dönem Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yönetim kurulunda yer aldığını hatırlatıyor. Diğer yandan da uzun süredir Fenerbahçe Spor Kulübü’ne çok önemli katkılar sağlayan 1907 Fenerbahçe Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı ve başta ‘Adalete Fener Yak’ projesi olmak üzere birçok proje ile hizmet etmeye devam ettiğini söylüyor. Başkanlık konusuyla ilgili, Aziz Yıldırım’ın cezaevine girmesi ihtimali ortadayken konuşmanın doğru olmayacağını ifade ediyor. ‘Yılmayacağız, mücadeleye devam’ Biz söyleşiyi gerçekleştirdikten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Aziz Yıldırım’ın itirazını reddettiği dolayısıyla Yıldırım’ın yeniden hapse girebileceği ihtimali ortaya çıktı. “Bu yol haritanızda değişikliğe yol açacak mı” sorusunu ilave olarak yönelttim. “Sayın Başkan ve yöneticiler hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazları reddetmesi fiili bir durumdur. Hepimizi üzmüştür. Fenerbahçelilerin vicdanında ve kamu vicdanında zaten var olan yara maalesef daha da derinleşti. Kulübümüzün hukukçularının bu kararı bile haber sitelerinden öğreniyor olması, 2010’dan beri sürecin nasıl ilerlediğine dair –konuya ilişkin hiçbir fikri olmayanlar için bile– yeterince öğretici. Üzüntümü tarif edemiyorum ama hukuk için, Fenerbahçe için yarım milyonu aşkın imzacımız ile Adalete Fener Yak demeye devam edeceğiz. Adil yargılanma talebimizin dikkate alınıp hayata geçirileceği güne kadar adalet çağrımızı daha gür sesle dile getireceğiz. Bugün dünden daha çok isteyerek, daha büyük inançla elimizden geleni yapacağız. Yılmıyoruz, adil yargılanma mücadelemize devam ediyoruz. Planladığımız gibi en yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ve Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere görüşmelerimizi yapmak için randevu talebinde bulunacağız.” İmza bir şeyleri değiştirebilir mi? ‘Twitter’ın kapatılması’nda, Anayasa Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verip, yasağın kaldırılmasını istedi. Ama hükümetten tepki geldi. Siz, yürüttüğünüz kampanyada imza topluyorsunuz ve kamuoyu oluşturuyorsunuz. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının bile eleştirildiği ortamda bu imzaların bir şeyi değiştireceğine inanıyor musunuz? 1907 Fenerbahçe Derneği bir sivil toplum kuruluşu ve Adalete Fener Yak kampanyası da sivil bir hareket. Sivil bir inisiyatif olarak bizim tek amacımız adil yargılanma çağrımızı tüm platformlarda dile getirmek ve inandığımız doğruları tüm muhataplara veriler ile anlatabilmek. Kamuoyu vicdanlarında bunu başardığımızı düşünüyorum. Ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum ama üzgünüm size “İmzalar hiçbir şeyi değiştirmeyecek” demeyeceğim. Çünkü camiamızın duruşu, Adalete Fener Yak çağrımız, taraftarımızın inancı çok şeyi değiştirdi. Bugün Fenerbahçe’ye gönül veren herkes “Adil yargılanma”dan bahsediyorsa biz zaten zihinlerde, vicdanlarda yapılmak istenen manipülasyonun önüne geçerek birçok değişimi gerçekleştirmişiz. Biz bu imza kampanyası ile görevimizi yapıyoruz, atılan imzalar ile güçleniyoruz. Bir kez daha söylüyorum: Unutmayın, adaletin rengi olmaz, adalet hepimiz içindir.
Reklam
Fondaki Detay Tartışma Yarattı
17 Aralık operasyonunda bakan çocukları kadar Ebru Gündeş'in eşi Reza Zarrab da çok konuşulmuştu. Dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, AB Bakanı Egemen Bağış ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile kurduğu iş ilişkileri ve rüşvet iddiaları yolsuzluk ve rüşvet soruşturması iddianamesine girmişti. Önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veren Zarrab ardından hükümete yakınlığıyla bilinen A Haber ekranlarına çıktı. Yapılan görüşme için hazırlanan çekim alanındaki ayrıntı dikkat çekti. Zarrab'ın arkasında yer alan Türk Bayrağı sosyal medyada tartışma konusu oldu. #RezaCumhurbaşkanıOlsun başlığıyla çok sayıda tepki mesajı geldi. Reza Zarrab'ın programda yaptığı açıklamalarının satır başları: Ben bu sezon Trabzonspor'un resmi sponsoruyum. Sponsor olarak Trabzon'daki fotoda nerde oturmalıydım? Altın ihracatıyla ekonomiye, çok önemli katkım oldu. Ben engellendim. İran'da tutuklanan Zencani'yi tanımıyorum, yapılanlar tamamen algı operasyonudur. Kara para aklamadım! Altın ticaretimin hepsinin belgesi var. Uçaktaki altınları satmamı istediler. haberartibir.com.tr
Dünyanın En İyi Futbol Takımları Belli Oldu
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' mart ayı değerlendirmesine göre, Türk takımlarından Trabzonspor yerini korurken, Galatasaray ve Fenerbahçe düşüşe geçti. IFFHS, kulüplerin, 1 Nisan 2013 ile 31 Mart 2014 tarihleri arasındaki son bir yıllık süreçte ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı raporu açıkladı. Değerlendirmede, bu sezon Spor Toto Süper Lig'de istediği sonuçları alamasa da UEFA Avrupa Ligi'nde son 32 takım arasına kalan Trabzonspor, mart ayı sonunda 185 puan toplayarak, şubat ayında olduğu gibi 31. sırada kendisine yer buldu. Geçen ay 56. sırada yer alan Galatasaray, 16 sıra geriledi ve 147 puanla 72. oldu. Türk takımları içinde en büyük düşüşü, lig lideri Fenerbahçe yaşadı. Geçen ayın sıralamasında 59. olan Fenerbahçe, mart ayı sonunda topladığı 136,5 puanla 29 basamak birden düşerek, 88. sıraya yerleşti. Ocak ayı değerlendirmesinde 33. sırada bulunan sarı-lacivertliler böylece son 2 ayda 55 sıra düşmüş oldu. Beşiktaş ise ilk 200 takım içinde yer almadı. Bayern Münih zirvede Almanya Birinci Futbol Ligi'nde (Bundesliga) bitime haftalar kala şampiyonluğunu ilan eden Bayern Münih, 370 puanla listenin zirvesindeki yerini korudu. Bayern Münih'i, 301 puanla İspanyol kulübü Real Madrid, 277 puanla da bir diğer İspanyol takımı Barcelona izledi. İlk 10 ve Türk takımları IFFHS'nin ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' mart ayı değerlendirmesinde, ilk 10 sırada yer alan takımlar ve Türk ekiplerinin sıralamadaki yerleri şöyle: Sıra        Takım          Ülke         Puan 1 Bayern Münih Almanya 3832 Real Madrid İspanya 3013 Barcelona İspanya 2774 Chelsea İngiltere 2685 Atletico Madrid İspanya 2676 Basel İsviçre 2507 Paris Saint-Germain Fransa 2478 Atletico Nacional Kolombiya 239,59 Fiorentina İtalya 23810 Lanus Arjantin 23531 Trabzonspor Türkiye 18872 Galatasaray Türkiye 14788 Fenerbahçe Türkiye 136,5Eurosport
Forma Giydikleri Takımlarla Özdeşleşen 30 Bayrak Adam
Bazı futbolcular vardır.Formaları, oynadıkları takımın müzesine kaldırılmıştır.Yıllar geçse bile hafızalardan silinmez. Başka bir takıma transfer olsa bile hiç bir zaman unutulmayacak isimler.İşte sizler için derlediğimiz oynadıkları kulübün takımlarıyla özdeşleşen futbolcular...
Reklam
UEFA: "F.Bahçe'nin Şike Dosyası Kapandı"
UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino, Fenerbahçe aleyhindeki ''şike davası'' sürecinin UEFA için sona erdiğini, ancak Yargıtay'ın şike davasında kişiler hakkında verdiği kararın metnini incelemek durumunda olduklarını bildirdi Infantino, Kazakistan'ın başkenti Astana'da yarın yapılacak UEFA'nın 38. Olağan Kongresi öncesinde Rixos Otel'de basın toplantısı düzenledi. Şike suçu işleyenlere karşı ömür boyu men cezası da dahil daha sıkı tedbirler almayı planladıklarını belirten Infantino, 'Son bir yıllık periyotta incelediğimiz 32 bin maçın binde 7'sinde şike yapıldığından şüpheleniyoruz. Binde 7 yüksek bir oran. Elbette kuşku duyulması, şike yapıldığı anlamına gelmez ama olağandışı bir şeyler olduğuna dair de bir uyarı niteliğindedir. Bana kalsa 100 binde 1 bile çok fazla. Büyük liglerde herhangi bir olay yaşanmadığından eminiz ancak bizim amacımız, şikeyi futboldan tamamen defetmek' diye konuştu. Bir gazetecinin, 'Türkiye'deki 'şike davası'yla ilgili, Yargıtay'ın şike cezasını onamasının ardından UEFA'nın yeni bir yaptırıma gidip gitmeyeceği'ne ilişkin sorusu üzerine Infantino, UEFA Disiplin Kurulu'nun Beşiktaş'a 1 yıl, Fenerbahçe'ye de 2 yıl Avrupa kupalarından men cezasını verdiğini hatırlattı. Fenerbahçe aleyhindeki 'şike davası' sürecinin, UEFA için sona erdiğini ifade eden Infantino, Yargıtay'ın şike davasında kişiler hakkında verdiği kararın metnini incelemek durumunda olduklarını ifade etti.Gianni Infantino, ülke federasyonlarının, UEFA'nın şike ve ırkçılık konularında aldığı kararlara uyması gerektiğini vurguladı. UEFA Genel Sekreteri Infantino bir soru üzerinde, Ukrayna'daki son gelişmeleri izlediklerini, konunun hassas olduğunu ve futbolla ilgili olmadığını söyledi. 'Kırım'daki bazı futbol kulüplerinin gelecek sezon Rusya Ligi'nde mücadele edeceği' yönünde medyada çıkan haberlerle ilgili de Infantino, UEFA'ya bu çerçevede herhangi bir resmi başvurunun yapılmadığını kaydetti. Infantino, gol çizgisi teknolojisiyle ilgili ise sistemin birçok FIFA organizasyonunda denenip güvenilirliğini kanıtladığına dikkati çekerek, bu teknolojiyi kullanmakta tereddüt yaşayan UEFA'ya üye ülkelerden destek beklediğini belirtti. Şampiy10
Hacıosmanoğlu Taraftarlara Çattı
Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, son dönemde tribünlerden kendisine gelen tepkilerin sorumlusu olarak Vira grubunu hedef aldı. AKP mitingine katılan Hacıosmanoğlu, Vira’yı siyaset yapmakla suçladı.(soL-Spor) Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, kendi taraftarını hedef aldı. Taka gazetesine yaptığı açıklamada Trabzonspor taraftar gruplarından Vira’yı provokasyon yapmakla suçlayan Hacıosmanoğlu, Vira üyesi olan CHP Ankara Milletvekili Akif Hamzaçebi’nin yeğeni Ahmet Hamzaçebi’yi hedef gösterdi. Hacıosmanoğlu açıklamasında Ahmet Hamzaçebi’yi akrabası olan CHP Milletvekili Akif Hamzaçebi’nin nüfuzunu kullanarak Trabzonspor tribünlerinde etkili olduğunu ileri sürdü. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun kendi taraftarlarını ve Ahmet Hamzaçebi’yi hedef alan açıklaması şu şekilde: “Taraftara ‘Tribünde siyaset yapanları biliyorum. Arkadaşlarında kimin olduğunu da biliyorum. Akif Hamzaçebi’nin yeğeni tribünü yönlendiriyor. Tribünde siyaset yapıyorlar.” AKP mitinglerinde boy göstermekten geri durmayan. Ancak tribünlerde AKP ve kendisi hedef alındığında “tribünde siyaset yapılmasın” diyen Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na, Vira üyesi Ahmet Hamzaçebi’nin tepkisi gecikmedi.'Kimseyi yönlendirmiyorum'Hacıosmanoğlu’nun kendisini hedef alan sözlerine yanıt veren Ahmet Hamzaçebi, “Benim de her insan gibi siyasi, ideolojik düşüncelerim var ima ettiğiniz doğrultuda olmasa da. Ama çıkıp da tek bir arkadaşım, tek bir Vira üyesi kendisine bu anlamda yönlendirme yaptığımı söyleyemez. Buna karşın sizin hakkınızda birlikte yola çıktığınız yönetici arkadaşlarınızın bugün sizin hakkınızda haklı olarak söyledikleri, size güvenerek oy verenlerin bugün haklı olarak söyledikleri ise ortadadır” dedi.Malouda’ya sert tepkiSon haftalarda sergilediği futbolla eleşti alan Trabzonspor’un Fransız yıldızı Florent Malouda’ya, Trabzon basınından sert tepki geldi. İngilizce atılan manşette, Malouda’ya, “Trabzon’a yatmaya mı geldin” sorusu yöneltildi. İngilizce olarak, “Did you come to Trabzon for sleep” (Trabzon’a yatmaya mı geldin) manşetiyle çıkan Taka gazetesi, ayrıca yine İngilizce “Did you notice that you’re earning 7,5 M TL per a year” (Yıllık 7,5 milyon TL kazandığının farkında mısın) ifadelerini de kullandı.
IFFHS ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' Sıralaması
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu’nun (IFFHS) ”Dünyanın En İyi Futbol Takımları” şubat ayı değerlendirmesinde Türk takımları düşüş yaşadı. IFFHS’nin, kulüplerin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı değerlendirmede, 1 Mart 2013 ile 28 Şubat 2014 tarihleri arasındaki son bir yıllık süreyi kapsayan rapor açıklandı. Değerlendirmede, geçen aya oranla Trabzonspor 6, Galatasaray 1, Fenerbahçe ise 26 basamak birden geriledi. Bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde başarılı sonuçlar alan ve son olarak İtalya’nın Juventus takımına elenen Trabzonspor, şubat ayı değerlendirmesinde 185 puanla 31. sırada yer aldı. Bordo-mavililer, geçen ay 25. sıradaydı. Geçen ay 55. sırada yer alan Galatasaray ise 1 sıra gerileyip, 153 puanla 56. oldu. Türk takımları içinde en büyük düşüşü yaşayan Fenerbahçe ise, geçen ay 33. sıradayken, şubat ayında 151,50 puanla 59. oldu. Beşiktaş ise ilk 200 takım içinde yer almadı. Bayern Münih zirvede IFFHS’nin ”Dünyanın En İyi Futbol Takımları” değerlendirmesinde Alman ekibi Bayern Münih 370 puanla zirvedeki yerini korudu. Bayern Münih’i 301 puanla Real Madrid, 267 puanla da Barcelona izledi. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibi Chelsea ise 262 puanla 4. sırada yer aldı. İSTANBUL (AA)
Reklam
Fenerbahçe 'Ele Güne Karşı'
Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta Fenerbahçe'nin ilk golü 57. dakikada penaltıdan Fenerbahçe'nin kaptanı Emre Belözoğlu'ndan geldi. Bu golden 15 dakika sonra ev sahibi ekip 2. kez penaltı noktasına geçti ve 71. dakikada penaltı noktasından Emre Belözoğlu'nun 2. golüyle 3 puanın sahibi oldu. Sarı-Lacivertliler bu galibiyetle Galatasaray'ın Çaykur Rizespor maçı öncesi önemli bir 3 puan aldı. En yakın takipçisi Beşiktaş'ın beraberlikle kapadığı haftada, aldığı 3 puanla şampiyonluk yolunda yerini sağlamlaştırdı. Bu sonuçla Fenerbahçe 51 puana yükselirken, Gençlerbirliği deplasmanda kaybederek 25 puanda kaldı. Fenerbahçe gelecek hafta deplasmanda Trabzonspor'un karşısına çıkarken, Gençlerbirliği ise evinde Sivasspor ile karşılaşıyor. İLK 11'DE 3 YABANCI Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de Gençlerbirliği ile yaptığı mücadelede, uzun bir aradan sonra ideale yakın bir kadroyla sahaya çıktı. İkinci yarıda geride kalan haftalarda sakatlık ve cezalar nedeniyle önemli futbolcularından yoksun kalan sarı-lacivertli takımda sakatlığı geçen Sow'un yanı sıra kart cezalarını tamamlayan Egemen Korkmaz ve Emre Belözoğlu 11 kişilik kadroya girdi. Fenerbahçe'nin 18 kişilik maç kadrosunda 5 yabancı bulunurken, bunlardan 3'ü ilk 11'de yer aldı. Teknik direktör Ersun Yanal, Sow, Kuyt ve Emenike'ye ilk 11'de görev verirken, Meireles ve Kadlec yedekler arasında bulundu. F.BAHÇELİ GOLCÜLER SAHADA Fenerbahçe'nin hücum yollarında etkili olduğu Sow, Kuyt ve Emenike, ligde 4 hafta sonra aynı anda ilk 11'de yer aldı. İkinci yarının ilk maçında Torku Konyaspor'a karşı ilk 11'de sahada bulunan 3 futbolcu, ardından sakatlık sorunları nedeniyle 4 lig maçında aynı anda kadroda bulunamadı. Sarı-lacivertli takımın bu sezon ligde en golcüsü olan Sow'un 9, Kuyt ve Emenike'nin ise 8'er golü bulunuyor. TRİBÜNLERDE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANI Fenerbahçe'nin seyircisiz oynama cezası nedeniyle karşılaşmayı tribünlerde sadece kadınlar ve 12 yaş altı çocuklar izleyebildi. PFDK'nın Elazığspor maçında çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı bir maç seyircisiz oynama cezası verdiği Fenerbahçe, lig tarihinde 21. kez seyircisiz maça çıktı. Bu sezon ikinci kez Kadıköy'de kadın ve çocuklar önünde maça çıkan sarı-lacivertli futbol takımı, kadın ve çocuklar önünde oynadığı 15. haftadaki Akhisar Belediyespor mücadelesini 4-0 kazanmıştı. Tribünlerdeki kadın ve çocuk seyirciler, karşılaşmanın başlamasına 10 dakika kala 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' şeklinde uzun süre bağırdı. MAÇ TEMPOLU BAŞLADI Hakem Cüneyt Çakır'ın düdüğüyle başlayan maç Fenerbahçe'nin seyircisiz cezası nedeniyle tribünlerde sadece bayanlar ve çocuklar yer aldı. Maçın ilk dakikalarından itibaren karşılıklı atakların olduğu maç seyirciler açısından oldukça heyecanlı geçti. Gençlerbirliği'nin Jimmy Durmaz ile başlattığı tehlikeyi atağa Fenerbahçe Sow ile cevap verdi. Maçın bundan sonraki dakikaları Sarı-Lacivertlilerin üstünlüğüyle devam etti. Gençlerbirliği savunmasının zor anlar yaşadığı ilk yarıda Fenerbahçe Sow ve Kuyt ile tehlike pozisyonlar yakalasa da bunları değerlendiremedi. Maçın ilk yarısı 0-0 beraberlikle sonuçlandı. FENERBAHÇE'DEN GOL TEPKİSİ! Fenerbahçe'nin 21. dakikasında Caner Erkin ile sol kanattan atak geliştirdi. Açılan ortaya Sarı Lacivertlilerden Sow ve Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan yükseldi. Ramazan'ın Sow'un müdahalesiyle yerde kalması sonrası, hakem Cüneyt Çakır golü geçersiz saydı. Pozisyon sonrası Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan'a müdahele etmek için sağlık ekipleri oyuna dahil oldu. Sow, kaleci Ramazan oyundan çıkarken futbolcunun son durumunu sordu. Kaleci Ramazan'ın yerine Ferhat Kaplan oyuna dahil oldu. ÇAKIR'A GOSSO TEPKİSİ Fenerbahçe cephesi maçın ilk yarısında Gosso'nun müdahalelerinden dolayı hakem Cüneyt Çakır'ın yönetimini eleştirdi. Sow'un geliştirdiği atağı Gençlerbirliği'nden Gosso'nun sert müdahalesi sonrası hakemin verdiği faul kararıyla oyun durdu. Çakır'ın düdüğüyle birlikte Fenerbahçe'nin yedek kulübesi Cüneyt Çakır'a tepki göstererek neden kart vermediği yönünde tepkilerini gösterdiler. İlk yarının son dakikalarnda Gosso'nun Fenerbahçeli futbolculara sert müdahaleleri devam etse de, Çakır, Gosso'yu kartla cezalandırmadı. PENALTILAR 3 PUANI GETİRDİ Spor Toto Süper Lig'in en çok penaltı veren hakemi ünvanını elinde bulunduran Cüneyt Çakır maçın 57. dakikasında penaltı noktasını gösterdi. Fenerbahçeli Gökhan Gönül'ün Gençlerbirliği kalesine gönderdiği topa Gençlerbirliği'nden Kulusic'in topa eliyle müdahalesi sonrası hakem penaltı verdi. Emre Belözoğlu'nun kullandığı penaltı takımını 1-0 öne geçiren golü attı. Bu pozisyondan 15 dakika sonra Alper Potuk'un Gençlerbirliği ceza sahası içinde 70. dakikada yere düşmesiyle hakem bir kez daha penaltı noktasını gösterdi. Emre Belözoğlu'nun ikinci kez topun başına geçmesiyle takımını 2. kez öne geçirdi ve Fenerbahçe'ye 3 puanı getiren penaltı gollerini attı. Emre Belözoğlu maçın 75. dakikasında yerini Meireles'e bırakarak oyundan çıktı. Maçın bu dakikalarından sonra Fenerbahçe'nin baskılı ataklarından başka bir gol gelmedi ve 3 puanın sahibi Fenerbahçe oldu. MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI) 2- dakikada Gökhan Gönül'ün kafayla indirdiği topa Sow'un ceza alanı önünde yerden vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ramazan Köse'de kaldı. 7- dakikada ceza alanı dışından kazanılan serbest vuruşta, Emre Belözoğlu'nun önüne açtığı topa Emenike çok sert vurdu. Kaleci Ramazan Köse meşin yuvarlağı direğin dibinde tokatlayarak, kornere gönderdi. Aynı dakikada korner atışını kullanan Caner Erkin, topu ceza alanı dışındaki Gökhan Gönül'e çıkardı. Gökhan'ın ceza alanına doğru havalandırdığı topu Kuyt, kafayla Sow'a indirdi. Altıpasta müsait durumda topla buluşan Senegalli golcü, kötü bir vuruşla meşin yuvarlağı boş kale yerine auta gönderdi. 9- dakikada soldan Uğur Çiftçi'nin ortasında ceza alanı içinde arka direkte Jimmy Durmaz'ın kafa vuruşunda, top yandan auta çıktı. 22- dakikada soldan Caner Erkin'in ortasında ceza alanı içinde kaleci Ramazan Köse ve Sow topa hamle yaptı. İki oyuncu arasında kalan meşin yuvarlak Sow'a çarparak savunmanın müdahalesine rağmen filelere gitti. Ancak hakem Cüneyt Çakır, kaleciye faul yapıldığı gerekçesiyle golü geçerli saymadı. Bu pozisyonda sakatlanan kaleci Ramazan Köse'nin yerine Ferhat Kaplan oyuna girdi.35- dakikada ceza yayı önünden Kuyt'ın vuruşunda, top yandan auta gitti.39- dakikada ceza alanı dışından serbest atış kullanan Caner Erkin'in sert vuruşunda, kaleci Ferhat Kaplan topu tokatlayarak uzaklaştırdı. Aynı dakikada Gökhan Gönül'ün uzun kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Egemen Korkmaz'ın aşırdığı topa Bekir İrtegün'ün vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ferhat Kaplan'da kaldı. 40- dakikada Gökhan Gönül'ün sağdan ortasında ceza alanı içinde topla bulaşan Kuyt'ın dönerek yaptığı vuruşta, meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 42- dakikada soldan Caner Erkin'in kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Kuyt topu kafayla Sow'a indirdi. Senegalli futbolcunun sert şutunda top yine üstten auta gitti. Fenerbahçe: 2 - Gençlerbirliği: 0 Stat: Fenerbahçe Şükrü SaracoğluHakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık OngunFenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Kuyt, Alper Potuk, Sow, EmenikeGençlerbirliği: Ramazan Köse (Dk. 25 Ferhat Kaplan), Hakan Aslantaş, Radzkou, Kulusic, Uğur Çiftçi, Doğa Kaya, Gosso, Jimmy Durmaz, Petrovic, Zec, Stancu Sporx
Buffon'dan Onur'a Büyük Övgü
Buffon, Trabzonspor'un kalecisi Onur Recep Kıvrak ile ilgili soruyu 'Onur'un maçlarını seyrettik. Çok güzel maçlar çıkarıyor. Çıkışları çok iyi. İlk maçta çok iyi 2-3 kurtarış gerçekleştirdi. Topu oyuna elle ve degajla çok iyi sokuyor. Çok iyi bir oyuncu olduğunu söyleyebilirim' diye yanıtladı. Juventus'un Teknik Direktörü Antonio Conte, ilk maçtaki 2-0'lık sonucun kendileri için avantaj olduğunu, avantajlarını değerlendirmeye çalışacaklarını belirtti. Conte, Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nda düzenlediği basın toplantısında, ilk maçtan 2-0'lık bir sonuçla ayrıldıklarını anımsatarak, şunları kaydetti: 'Yarın akşam 25 bin kişilik sıcak bir taraftar topluluğu tarafından karşılanacağımızı biliyoruz. İlk maçtaki 2-0'lık avantajımızı değerlendirmeye çalışacağız. Kuvvetli bir takım ve seyirciye karşı oynayacağız. 2-0'ı korumaya, bnunla kalmayıp gol atmaya da çalışacağız tabii ki. Trabzon'a büyük saygımız var ama maçı kazanıp turu geçmeye çalışacağız.' Şampiy10
Reklam
Aziz Yıldırım'dan Olay Röportaj!
Fenerbahçe Başkanı, Aziz Yıldırım, Haber Türk Gazetesi'nden Meriç Mülder'e bir röportaj verdi. Yıldırım, Şike davasından, Yargıtay kararlarına, TFF'den medyanın tutumuna kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. İşte Aziz Yıldırım'ın o röportajı; Her sabah polis gelip alacak düşüncesiyle yaşamak psikolojinizi nasıl etkiliyor? “Benim psikolojimi Fenerbahçe’nin başarıları ve başarısızlıklarından başka hiçbir şey etkileyemez. Ben hep aynı şeyi söyledim. Korkaklar her gün, cesurlar bir gün ölür. Ve ben Fenerbahçe’nin başkanı olarak Fenerbahçe’ye ve büyük Fenerbahçe taraftarına yakışır bir şekilde yaşadım. Tavizsiz ve onurluca yaşadım her zaman, bundan sonra da böyle yaşayacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.. “ Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Arslan “Telefon kayıtları tek başına delil olamaz. Teknik takipte tesadüfi elde edilen deliller hukuka aykırıdır” gerekçesiyle tahliye edildi. Yorumunuz. “Bir yerdeki adaletsizlik her yerdeki adaletsizliktir. O yüzden konu insan hakları, adil yargılanma ve bireylerin devlet karşısındaki anayasal hakları olduğu zaman her şeyi bir kenara bırakmamız gerekir. Şahsi görüşlerimiz ya da yaşam şeklimizin bu unsurlarla örtüşüp örtüşmemesi abesle iştigaldir. Halk Bankası Genel Müdürü’ne yapılan doğru tesbitin tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için yapılması gereklidir. Devlet ancak bu şekilde saygınlığını korur. İnsanların savunmalarını dahi almadan olayları açıklamalarına dahi izin verilmeden operasyonlara şike, yolsuzluk, darbe gibi isimler koyarak algı yaratma metodunu artık terk etme zamanı gelmiştir. Mahkeme kararlarını kenar süsü yapan polis operasyonları ve bu polislerin hazırladığı iddianamelerle açılan davalar artık tarih olmalıdır. İnsanlar ifadeleri bile alınmadan savunmaları alınmadan tutuklanmamalıdır. Gözaltına alındıkları ilk gün mahkum ilan edilmemelidirler. Bu kim için uygulanırsa uygulansın kabulümüzdür.” 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' DİYE BAĞIRMAK SUÇ MU?' Mustafa Kemal’in askerleriyiz tezahüratı nedeniyle ceza bekliyor musunuz? “Şimdi yine ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz” tezahüratı yüzünden Disiplin Kurulu’na sevk edilmişiz. ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye bağırıldığı raporda var. Bari rapordan çıkarın öyle sevkedin. Rapora bunu niye yazıyorsunuz? Türkiye’de, bu cumhuriyette ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demek suç mu? Suç mu olacak? Böyle saçmalık olur mu? Bunların hepsinin sıkıntıları sonunda siyasete gidiyor, hükümete gidiyor. Alt kademelerdeki adamlar bunları yapmasınlar. Gereksiz yere bunları büyütüyorlar ondan sonra da siyaset zarar görüyor. Sanki siyaset talimat verdi pozisyonuna geliyor olay. Yanlış. İnsanın sana tepkisi mi var. Bırak tepkisini koysun. Ondan sonra biter zaten bu iş. 34. dakika bak bitmiş Beşiktaş maçlarında, bağırmıyorlar. Yarın bizimkiler de bağırmaz. Maalesef alttakiler marifet zannediyor, yardakçılık yapacağız diye yapıyorlar.” 'İNSANLAR ÇÜRÜRKEN KENDİMİ KONUŞMAM' Fransa dönüşü yeniden cezaevine gireceğinizden neredeyse emindiniz. Yine aynı görüşte misiniz? Yoksa ümidiniz biraz olsun arttı mı? “Öncelikle benim hapse girip girmemem çok önemli değil. Kaldı ki yeniden yargılanmam da önemli değil. Önemli olan Fenerbahçe’nin özelinde tüm Türkiye’nin ve bu hukuk terörüne uğrayan herkesin adil yargılanma hakkından faydalanabilmesidir. Ülkemizin artık yeniden normalleşmesi, bireylerin devletine ve adaletine güven duyduğu bir toplumun yeniden inşaa edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kısacası söz konusu ülkemiz ve Fenerbahçe ise gerisi teferruattır. Hele hele bu hedefler ortada dururken, onca insan hapislerde çürürken Aziz Yıldırım hakkında konuşmak benim ajandamda yer almaz. Ümidim arttı veya artmadı demeyeyim de Türkiye’de konjonktür her gün değişiyor. Bu doğrultuda da hukukçular, çevremizdeki insanlar ümit verici konuşuyorlar. Benim bildiğim bir şey yok ama onların söyledikleri doğrultusunda bugün daha ümitliyim.” 'TAPELERDEN ÇOĞU SİLİNMİŞ' Şike soruşturmasındaki bazı tapelerin kaybolduğundan dert yanıyorsunuz. Nerede o tapeler? “Kayıp. Fezlekede, ‘ Trabzonspor yöneticilerinin yapmış oldukları şike ve teşviği önlemek için Fenerbahçeliler çalışma başlatmıştır’ diye yazıyor. O zaman senin elinde bir şeyler olması lazım ki bu ifadeyi yazabilesin. Nerede o zaman bunlar? Neye dayanarak yazdınız? Bunlar ortada yoksa durum çok vahim. Bazı evrakların, dökümanların savcılık aşamasında bazı savcılar tarafından sümenaltı edildiği söyleniyor. İlgili tapelerin hepsi kayıtlardan silinmiş. Araştırıyoruz, ‘Yok’ diyorlar. Her şey düzmece. İftira üzerine yok etme operasyonudur bu. Emenike’nin para sayma görüntüleri nerede? Çıkarsınlar da bir görelim artık.” 'YARGITAY KARARI SÜRPRİZ OLMADI' Yargıtay’ın onama kararını Fransa’da tatildeyken duydunuz. İlk tepkiniz ne oldu? “3 Temmuz’dan bu yana benim ve ailemin yaşadığı süreç gözönüne alınırsa artık yaşanan hiçbir şeyin sürpriz olmadığını görmek ve söylemek sanırım yanlış olmaz.” 'TFF'Yİ DEMİRÖREN YÖNETMİYOR' Tüm yaşadıklarınızı değerlendirdiğinizde olay bu noktaya gelmeyebilir miydi? “Elbette. Bir kere Türkiye’de her konuda baskı var. Her türlü kurumda var. Bu baskıları da bazen insanlar kendileri yaratıyor, kendi adına görev görüyor. Bir şey isteyen yok belki ama kendisi birilerine, bir yerlere yaranmak için o baskıyı kendi kendine yaratıyor. Bugün federasyonun içinde bulunduğu durum gibi. TFF’de hem disiplin hem de tahkim kurullarının acilen değişmesi lazım. Çünkü buradaki kişilerin hepsi birilerinin adamı. Mehmet Ali beyin istifasından sonra Yıldırım bey (Demirören) kurullara pek dokunmamış anladığım kadarıyla. Aynı kişiler daha önce de vardı. O şunun, bu bunun adamı. Ben bunu yüzlerine anlattım. Yıldırım beye de Ufuk Özerten’e de söyledim.' 'PARALEL DEVLETİN ADAMI' 'Disiplin ve tahkimin vermiş oldukları yanlış kararlar sportif açıdan olayı bu noktalara getirmiştir. İçeride pazarlıklar etmişlerdir. Bir oylama yaptılar. Yöneticilerin lehine çıkan karar sonra aleyhine çıktı. Fenerbahçe’nin aleyhine çıkan lehine döndü. Sonra yine aleyhine çıktı. Böyle kararlar olmaz. Burada tarihi karar veriyorsunuz. Konuyu tam bilerek karar vereceksin. Sen 107 yıllık bir kulübün kaderiyle oynuyorsun. Adamın hiçbir şeyden haberi yok. Sokaktan almışlar, ‘Senin avukatın, benim avukatım’ diye getirmişler. Onun avukatı, bunun avukatı, paralel devlete ait adam. Bunlar karar verdiler. Burası acıdır acı. Daha bu noktalara gelmedik ama geleceğiz. Bunları biz sorgulayacağız.' 'DEMİRÖREN’İN KABAHATİ YOK' Ufuk Özerten’in avukatı Disiplin Kurulu’nda ikinci başkan. Böyle şey olur mu? Ne talimat verirlerse onu uyguluyorlar. Federasyonu bugün Yıldırım bey idare etmiyor, bunu net söyleyeyim. Hiçbir kabahati de yok. Çünkü hakim değil bu konulara. Vermişler kucağına, değiştiremiyor. Ya seçim zamanını bekliyor veya siyasi baskı oluyor. İkisinden biri. Kurullara dışarıdan müdahale var. Bunları bundan sonra daha çok konuşacağız. Saat 17.00’ye kadar Tahkim Kurulu orada beklemeye mecbur. Adam gidiyor halı sahada top oynamaya. Galatasaraylılar ile doldurdular yine oraları. Rezalet. Herkes bilsin.” 'KALEMİMİZ DE KIRILSA FERMAN DA BUYURULSA' Yargı sürecinde mahkemenin sizi tahliye etmemesinin gerekçelerinden biri olarak da yurt dışına kaçabileceğiniz şüphesi gösteriliyordu. Karar aleyhinize çıkmasına rağmen tatilinizi kesip geri döndünüz. Dönmeyeceğinizi iddia edenler de vardı... “Ülkeme dönmemeyi aklımdan bile geçirmedim. Bakın biz bu ülkenin sevdalısıysak ve biz bu ülkeyi seviyorsak doğrularıyla olduğu kadar yanlışlarıyla da seviyoruz ve öyle kabul ediyoruz. Zira bu ülke hepimizin. Biz kararları eleştirebiliriz hatta hukuken tanımadığımızı da söyleyebiliriz. Ama burada tekrar yineliyorum başında Türkiye Cumhuriyeti ibaresi taşıyan bir makamın verdiği karar neyse Aziz Yıldırım bunu yerine getirmeye amadedir. Geliriz mücadelemizi burada sürdürürüz, ister cezaevinde, ister kulübümün başında, ama her halükarda ülkemde. Hakkında kalem de kırılsa, ferman da buyurulsa Aziz Yıldırım’ın ülkesine döneceğini herkes bilir.” 'YOL HARİTASINI YÖNETİM ÇÖZER' Cezaevine girerseniz Fenerbahçe’nin yol haritası nasıl olacak? Bir daha başkanlığa dönecek misiniz? “Ben cezaevine girdikten sonra Fenerbahçe’nin yol haritasını çizecek olan Fenerbahçe Yönetim Kurulu’dur. Benim Fenerbahçe’nin başkanlığına dönüp dönmeyeceğim sorusu ise bugüne kadar bana bu teveccühü gösteren Fenerbahçe kongre üyelerine sorulması gereken sorudur. Ama herkesce bilinmeli ki Fenerbahçe ile benim arama ne fezlekeler, ne iddianamaler, ne kararlar ne de demirparmaklıklar girebilir.” 'İDDİAYI BEN Mİ İSPAT EDECEĞİM?' Medyada algı kirliliği mi yaratılıyor? “Kesinlikle. Biz kimseye suçlu-suçsuz diyemeyiz. Ancak mahkemeler ama adil yargılama yapılan mahkemelerde suçlu bulunursan suçlu olursun. 17 Aralık operasyonuna bakın. Suçlanan kişiler bakanlar, çocukları. Kaçacak halleri yok. Kaçarlarsa zaten bakanlıkları biter. Çağırır ifade alırsın, suç varsa iddianameni hazırlarsın. Bizde öyle değil. Önce medyada bir kirli algı yaratılıyor, o algıdan sonra ona göre mahkeme yapılıyor. Örneğin İbrahim Akın konusu. Parayı benim verdiğimi ispat etsinler köprüden kendimi atarım dedim. Ben mi ispat edeceğim onlar mı? Ama ispat etmiyorlar. Para verdimse ne zaman, nerede, kime verdim? 'FENERBAHÇE KULÜBÜ KUVA-İ MİLLİYEDİR' Başkanlığa ilk seçildiğiniz 1998 yılında, “Seçimi ben kazandım ama ileride kazanan Fenerbahçe, kaybeden ben olacağım” demiştiniz. Başkanlığı bu kadar uzun süre yaptığınız için pişman mısınız? “Fenerbahçe başkanlığı sadece bir kulüp başkanlığından ibaret değildir. Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür. Ayrıca birbirine sıkı sıkıya kenetlenmiş bir büyük ailenin başında olmaktır. Fenerbahçe başkanlığı kuva-i milliye ruhunu, Atatürk ilke ve inkılaplarını yeni nesillere aktarma yükümlülüğüdür. Ve Fenerbahçe başkanlığı bir golle, bir basket ile ya da bir sayı ile dünyalara sahip olabilme mutluluğudur. İşte bu “bir” farkla dünyalar benim oldu.” 'FENERBAHÇE DEĞİL ADALET YÜRÜYÜŞÜ' F.Bahçeli Avukutlar Derneği’nin düzenlediği yürüyüş büyük ilgi gördü. Yürüyüşte G.Saraylı ve Beşiktaşlılar’ın da olması sevindirici miydi? “Diğer takımlar da vardı. Sakarya, Bursa, Karşıyaka vardı. Herkese sonsuz teşekkür ediyoruz. Çünkü bu Fenerbahçe yürüyüşü değil adalet yürüyüşüydü. ÖYM’lerde yargılanan herkesin yürüyüşüydü. Onların aileleri de vardı. Toplum olarak herkes tepkisini gösterdi. Fenerbahçeli avukatlara da teşekkür ediyoruz. İnsanlar adalete ihtiyaç duyuyorlar. Yargının doğru uygulanmasını istiyorlar.” 'POLİS DUYARLI OLURSA BURUN KANAMAZ' Yürüyüşe katılım gerçekten de 400- 500 bini buldu mu, abartılıyor mu? “Emniyetin açıkladığına göre 300 binin üzerinde. Ama bence 500 bin kişi vardı. Konvoyun bir ucu Küçükyalı’daydı, bir ucu Göztepe’nin ilerisinde. Önemli olan olay çıkmaması. Bunun sebebi de hiç kimsenin halka müdahale etmemesidir. İsteyen istediğini söyledi. Bağırdı, çağırdı, deşarj oldu. Kendi düşüncelerini, görmek istediklerini söyledi. Polisten tepki olmayınca da olay çıkmadı. Emniyeti de duyarlı davrandığı için tebrik etmek lazım. Demek ki statlarda veya toplumsal hareketlerde polisin böyle durması halinde Türkiye’de herkes saygılı olarak yürüyüşünü yapar, kimsenin de burnu bile kanamaz.” 'SİYASİ FİGÜR DEĞİLİM' Yürüyüşte “Aziz Yıldırım parti kursana” sloganları atıldı... “Ben siyasete girmem, siyasi figür de değilim. Siyaset yaparsak da neler olabileceğini ileride söylerim. Şu anda acelesi yok.”Radyospor
Aziz Yıldırım: Tapeleri Kabul Etmiyoruz
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre ve Genel Sekreter Mahmut Uslu ilk kez Tarafsız Bölge’de Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtlıyor.Aziz Yıldırım hem kendi başına hem de Fenerbahçe'nin başına gelenleri konuşacaklarını ikisini birbirinden ayıramayacağından söyledi.ERGENEKON'UN KASASI MI?Aziz Yıldırım kendisini askere yakın olduğu gerekçesiyle Ergenekon'un Kasası diye o davaya bağlamak istediklerini söyledi.Aziz Yıldırım daha sonra neden programa katıldığını anlattı.ÖYM'lerle ilgili Ahmet Hakan'ın sorusunu da yanıtlayan Aziz Yıldırım, özel mahkemelerde yargılananların haksız, kanunsuz yargılandıklarını kendimiz yaşadığımız için beyan ettik.17 ARALIK OPERASYONU...Telefon tape'leri kasetlerle Cumhuriyet'in rejiminin devam edemeyeceğini söyleyen Yıldırım, 17 Aralık operasyonunu da kınadı ve bir Cumhuriyet'te bunların olmaması gerektiğini söyledi.17 Aralık'ta basında bir karalama kampanyası başlatıldığını, doğru olup olmadığı bilinmeden algı yaratıldığını belirten Aziz Yıldırım, 'Biz de bu sıkıntıyı yaşadık' dedi. İktidarın yanlış yaptığını söyledi.Kendi davalarında gizlilik varken nelerle suçlandıklarını internetten öğrendiklerini söyleyen Yıldırım, polise ifade vermediği halde ifadede sorulan soruları yayınladılar.'REJİMDE SIKINTI VAR''Rejimde sıkıntı var' diyen Aziz Yıldırım, 'AK Parti şikayetçi, MHP şikayetçi, BDP şikayetçi herkes şikayetçi. Bunu çözmek hükümetin görevi' diye konuştu.Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre de yeniden yargılanmanın yerine adil yargınlanma kavramını konuştuklarını söyledi. Algı açısından 4 Temmuz'da her şeyin zaten bittiğini söyleyen Aytöre, 17 Aralık'ta da aynı şeyin olduğunu söyledi.Genel Sekreter Mahmut Uslu da 'O yaptı bu yaptının ötesindeyiz' diyerek 'Başbakan'ın 'evet yanlışlar olmuş' dediğini hatırlattı. Aziz Yıldırım, 17 Aralık'la ilgili gazetelere yansıyan görüntülerden haberlerden dolayı kuşku duyduklarını söylerken bunun kendi davalarındaki duruma benzediğini söyledi ve ekledi: 'Bize yapıldıysa başkasına da yapılabilir.''ALGI YARATILIYOR'Yıldırım bu davalarla ilgili beklenilmesi gerekitğini algı yaratılmaması gerektiğini söyledi.Aziz Yıldırım, Ahmet Hakan'ın 'KCK'yı niye saymıyorsunuz' ifadesine davayı bilmediğini söyleyerek yanıt verdi.Aziz Yıldırım yargılanırken ilan verdiklerini bu ilanda geçen isimlerden birinin kendisinin kullanıldığını söylediğini belirtti ve o kişinin çıkıp bunu açıklamasını istediğini söyledi.'DAVA ÖYM'DE GÖRÜLEMEZ'Yasanın bir davanın ÖYM'de görülmesi için şiddet içermesi gerektiğini belirttiğini söyleyen Asbaşkan Deniz Tolga Aytöre kendi davalarında böyle bir durum olmadığını hatırlattı.Aytöre, 'Bu davanın neresinde silah var, biz anlamış değiliz' diyerek bu davada şiddet olmadığı için ÖYM'de görülemeyeceğini söyledi.Yıldırım kendisi adına telefon dinleme izni alınıp başkalarının dinlendiğini ifade etti.'DİNLEMELERDEKİ AMAÇ KİRLİLİK YARATMAK'Yıldırım, dinlemelerden amacın kamuoyunda kirlilik yaratmak olduğunu söyledi. 'Emniyet beni dinleyebilmek için 'Hakem ayarlıyoruz diye' dinleme yetkisi istiyor ve bizi bu şekilde dinliyorlar' diyen Aziz Yıldırım, '14 Nisan'da kanun çıkmadan önce o tapeleri yasa çıkmadan önce deşifre ediyorlar' diye konuştu.Yıldırım, Emniyetin gönderdiği her evrakın el yazısıyla yapıldığını belirterek kardeşinin 24'te yaptığı konuşma için 21'inde karar alındığını söyledi.'TAPELERİ KABUL ETMİYORUZ'Ahmet Hakan'ın 'Yeniden yargılama söz konusu olursa ne olacak? Tapeler sayılmayacak mı?' sorusuna Aziz Yıldırım 'Biz tapelerin zaten hukuksuz olduğunu söylüyoruz, kabul etmiyoruz' diye yanıt verdi.İbrahim Akın olayına da değinen Aziz Yıldırım, Mehmet Berk'in İbrahim Akın'a 'Benim dediklerime evet dersen seni evine göndereceğim' dediğini söyleyerek burada yapılan kovuşturmalarla İbrahim Akın'a 50 bin dolar aldığının söyletildiğini anlattı.Aziz Yıldırım 'İbrahim Akın, sevk edildiği mahkemede tutuklama kararını görünce ifadesini kabul etmedi' dedi.'MEHMET BERK'İ ŞİKAYET ETTİK'Aziz Yıldırım, 'Akın ve ben Mehmet Berk'i şikayet ettik hiçbir şey yapılmadı' diye konuştu.Aziz Yıldırım, 'Benim para verdiğimi ispatlasınlar kendimi köprüden atacağım' dedi.Mahkemenin verdiği raporda paraların karıştırıldığını belirten Yıldırım, 'Mayıs'ın sonundaki paraları sanki bu maçta kullanılmış gibi göstermişler. Ne kadar para olduğu da belli değil. Yargıtay 5. Dairesi'nin metninde şike için kendi talimatıyla Tamer Yelkovan tarafından Yusuf Turanlı aracılığıyla İbrahim Akın'a para verildiği söyleniyor. İspatlasınlar kendimi köprüden atacağım' diye konuştu.Aytöre, 14 Nisan'da şike suç değilken 14 Nisan öncesindeki delillerin nasıl toplandığını sorusuna yanıt istedi.'SES KAYITLARIMI İSTEDİM'Aziz Yıldırım kendi ses kayıtlarını istediğini belirterek konuşmaların kendisine ait olup olmadığını öğrenmek istediğini belirtti.Aytöre, Yargıtay kararında Aziz Yıldırım'ın tape'leri kabul ettiği yönünde ifade yer aldığını belirterek bunun bir mahkeme şikesi olduğunu söyledi. Yıldırım'ın beyanının kesildiğini belirterek, Yıldırım'ın 'Bu tapeleri kabul etmiyorum' ifadesinin kesildiğini söyledi.Yıldırım tapelerin kısaltılarak suçlamaya uygun hale getirildiğini söyledi.Aytöre, Zekeriya Öz'ün Bolu'ya atanmasıyla ilgili olarak espri yaparak 'Bolu'daki tesislerimize yaklaştı!' ifadesini kullandı.'SENİ BURADAN ÇIKARTMAZLAR'Mahmut Uslu ilk algıyla başkan Yıldırım'a 'Seni buradan çıkartmazlar' dedim. Trabzonspor'la ilgili tape'lerin de çok ciddi olduğunu belirten Uslu, Trabzonspor'un avukatlarının o günkü emniyet genel müdürlerinin sözleşmeli avukatı olduğunu o zaman bilmediğini şimdi öğrendiğini söyledi. Uslu o avukatın 17 Aralık'ta sözleşmesinin feshedildiğini söyledi.Aziz Yıldırım kimsenin 'tape'lerle yargılanmaması gerektiğini söyledi.Tape'lerdeki 'Tarlanın Sürülmesi' sözleri için Aytöre, polisin kendi kendine bir değerlendirme yaptığını, savunma olmadığını belirterek 'Hukukta sadece bir tarafı dinliyorsanız kimseyi dinlemiyorsunuzdur. İki tarafı da dinlemelisiniz' dedi.'7 MAÇA DÜŞTÜ'Aziz Yıldırım, 19 maçta şike yapmakla suçlandıklarını belirterek 'Demokrasiyle idare ediliyoruz. Emniyet müdür TV'ye çıkıp 19 maçta şike var dedi. Sonra iddianamede 13 maça düştü. Mahkeme sonunda 7 maça düştü. Avrupa'da olsa o emniyet müdürü, savcı ne olurdu acaba' diye konuştu.Yıldırım, CAS'ta Fenerbahçe'yi Gençlerbirliği maçıyla ilgili suçladıklarını belirtti.'Akın temiz çocuk'Mehmet Uslu, İbrahim Akın'a şantaj yapıldığını söyledi. Aziz Yıldırım da İbrahim Akın'ın çok temiz bir çocuk olduğunu söyledi.Manisa Başkanı'yla ilgili konuyu savcının bilmediğini kendisinin açıkladığını söyleyen Aziz Yıldırım, 'Sadri Şener'e de bilmem kaç milyonluk ihale verdim' dedi.'TFF'de paralel devlet var'Aziz Yıldırım 'TFF'de de paralel devlet var' dedi.Aziz Yıldırım, UEFA'nın polis fezlekesinden dolayı Fenerbahçe'yi suçlu bulduğunu söyledi. Yıldırım, Türkiye'nin kendi kendini rezil ettiğini söyledi.'CAS DAVASININ ÇEKİLMESİ HATA'Şampiyonlar Ligi'yle ilgili CAS davasının geri çekilmesiyle ilgili olarak Mahmut Uslu büyük hata yapıldığını söyledi.Yıldırım ise Türkiye'nin menfaatleri için dendiğinden davanın geri çekildiğini söyledi. Kendisinin hapisten bir şey söylemediğini düşüncesinin 'davayı çekmemek' olduğunu belirtti. Yıldırım 'Başbakan da çekilsin deyince geri çekildi' dedi.Mahmut Uslu ise 'Türkiye ve Fenerbahçe'yi sattılar diye beyanat verdim. Bana bir şey olmadı' dedi.Aziz Yıldırım Fethullah Gülen'le yüz yüze hiç görüşmediğini söyledi. Fethullah Gülen'in kendisini hapisten çıktıktan sonra arayıp geçmiş olsun dediğini söyledi.BAŞBAKAN'IN TUTUMUAziz Yıldırım, 'Adam vursanız 3,5 seneyle yargılanırsınız, ben 160 seneyle yargılandım. O dönemde sayın Başbakan bize çok destek oldu. Tüm siyasiler yeni bir yasa çıkardılar. Biz o dönem katkısı olan herkese tüm partilere teşekkür ediyorum. 1.5 senedir hür olmamı bu yasada değişikliklere bağlıyorum' diye teşekkür etti.Yıldırım, '17 Aralık'ta olan operasyondan sonra Başbakan Fenerbahçe'nin durumunu daha iyi anlıyordur' dedi.Aziz Yıldırım, Atatürkçü, Laik ve Cumhuriyetçi olduğunu vurgulayarak 'Bu eksende görev yaparız' dedi.''Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmeye çalışıyor' dedim'Aziz Yıldırım 'başta cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmeye çalışıyor' diye düşündüğünü bunu daha önce de söylediğini belirtti.Yıldırım, Cemaat'e bu şahısların kendileriyle ilgili olup olmadığını sorduğunu, Başbakan'a da sorduğunu iki tarafından kendilerinden olmadığını söyledi diyerek 'O zaman bunu bir gladyo yapıyor. İki tarafa da bağlı olmayan bir gladyo yapıyor!' dedi.Aziz Yıldırım 'Ben bunun ne cemaat ne de hükümet diyorum' diyerek 'O günkü şartlarda bize gelip anlatılanlara göre oluşan fikir cemaatti. Şimdi ise karşı taraf bizden değil diyor. Buna karar verecek bilgim yok. Hükümet bunlar onlara hizmet ediyor diyor. İki taraf da kabul etmiyor' diye konuştu.Aziz Yıldırım, bu süreçte başkanlığı bırakmayı düşünmediğini bu mücadeleden alınlarının akıyla çıkacaklarını söyledi.Ahmet Hakan, Başbakan'ın Fenerbahçe başkanlığıyla ilgili açıklamalarını sorması üzerine Aziz Yıldırım, 'Sayın Başbakan'a banka kurulacak, o da 300 milyon dolar verecek diye zannetti sanırım yanlış bilgilendirildi' yanıtını verdi.Mahmut Uslu, Başbakan Erdoğan'la randevu alıp yanlış anlamayı gidermek için durumu anlattığını söyledi.Yıldırım operasyonun askere yakın olduğu için yapıldığını belirterek 'Atatürkçülük kimsenin tekelinde değil. Hepimizin Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına uygun yaşadık. Bu değerler bizim çok önemlidir. Bundan dolayı bana yapıldı diyemem' dedi.Mehmet Ali Aydınlar'ı Başbakan mı destekledi sorusuna bilemiyorum diye yanıt veren Aziz Yıldırım, 'Şike yapmadım adil yargılanma istiyorum' dedi.'SİYASİ SLOGAN ATMALARI HAKLARI'Aziz Yıldırım, 'Eğer statta küfür edilecekse karşıyım, hakaret edilecekse karşıyım. Gezi Parkı'yla ilgili 34. dakikada tezahürat yapıyorlar. Bu doğal hakları' diye konuştu.Yıldırım, 'Vali geliyor müdahale ediyor, Bakan geliyor müdahale ediyor. Bunlar yanlış. Siz sadece staddaki küfür ve hakaret için şeylere karşı çıkabilirsiniz. Eğer siz siyasi slogana müdahale ederseniz o büyür. Baskı yaparsanız insanlar isyan eder' diye konuştu.Aziz Yıldırım başkanlığının düşmesi halinde kendisi yerine herkesin başkan olabileceğini de söyledi. 'BELKİ DE ŞAMPİYONLAR LİGİ ŞAMPİYONU OLACAKTIK'Mahmut Uslu Şampiyonlar Ligi'ne katılamadıkları için 150 milyon euro kayıpta olduklarını belirterek 'Belki Şampiyonlar Ligi şampiyonu olacaktık' diyerek 'Bir operasyonla buraya geldik. UEFA bize kötü bakamaz. 80 milyon nüfusumuz var. Hükümetin sayesinde 10 bin dolar GSMH'miz var. Bu operasyon yalnız Fenerbahçe'ye değil milli takıma da Türkiye'ye de oldu' diye konuştu.Deniz Tolga Aytöre, Ali İsmail Korkmaz'ın ailesinin Kasımpaşa maçını izlemeye geleceği bilgisini verdi.Aziz Yıldırım son dönemde Fenerbahçe'ye müdahalesi olmadığını ve kulüpte CEO olduğunu söyledi.'YUNUS YILDIRIM YETENEKSİZ'Aziz Yıldırım, hakem Yunus Yıldırım'ın yeteneksiz olduğunu söyleyerek 'Yunus Yıldırım bizi şampiyonluktan etti. Affetmem. Bir daha gelip aynı şekilde idare edecekse gelmesin' diye konuştu.Aziz Yıldırım en temiz kulübün Fenerbahçe olduğunu söyleyerek '1 milyon üye yapacağız. Ondan sonra gerekiyorsa reklam bile almayacağız' dedi.Aziz Yıldırım, amatör sporlarda atılımın kendisinin gelmesiyle başladığını da vurguladı.CNN Türk
Dünyanın En İyi Futbol Takımları Listesi Açıklandı
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu'nun (IFFHS) 'Dünyanın En İyi Futbol Takımları' ocak ayı değerlendirmesinde Türk takımları arasında en üst sırada yer alan ekip Trabzonspor oldu. IFFHS'nin, kulüplerin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı değerlendirmede, 1 Şubat 2013 ile 31 Ocak 2014 tarihleri arasındaki son bir yıllık süreyi kapsayan rapor açıklandı. Bu sezon UEFA Avrupa Ligi'nde başarılı bir performans çizen Trabzonspor, ocak ayı değerlendirmesinde 193 puanla 25. sırada yer aldı. Fenerbahçe, 182 puanla 33. olurken, Galatasaray ise topladığı 153 puanla 55. sırada yer buldu. Beşiktaş ise ilk 200 takım içine giremedi. Galatasaray'ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki rakibi İngiltere temsilcisi Chelsea, 275 puanla 3. sırada yer alırken, Trabzonspor'un UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakibi İtalyan ekibi Juventus ise 203 puanla 18. oldu. Bayern Münih zirvede IFFHS'nin 'Dünyanın En İyi Futbol Takımları' değerlendirmesinde Alman ekibi Bayern Münih zirvede yer aldı. Bayern Münih, 370 puanla en yakın rakibi İspanya'nın Real Madrid takımına 78 puan fark attı. Chelsea ise 275 puanla üçüncülüğü elde etti. Arda Turan'ın formasını giydiği Atletico Madrid de 253 puanla 4. sıraya yerleşti. İlk 10 ve Türk takımları- IFFHS'nin aylık olarak yayımladığı 'Dünyanın En İyi Futbol Takımları' raporunun ocak ayı değerlendirmesinde ilk 10 sırada yer alan takımlar ile Türk ekiplerinin sıralaması şöyle: Sıra Takım Ülke Puan 1 Bayern Münih Almanya 370 2 Real Madrid İspanya 292 3 Chelsea İngiltere 2754 Atletico Madrid İspanya 253 5 Barcelona İspanya 247 6 Paris Saint Germain Fransa 244 7 Tottenham İngiltere 240 8 Basel İsviçre 239 9 Atletico Minerio Brezilya 238 10 Rubin Kazan Rusya 223,5 25 Trabzonspor Türkiye 193 33 Fenerbahçe Türkiye 182 55 Galatasaray Türkiye 153CNN TÜRK
Reklam