onedio
"Avrupa’da Kimse Türkiye’de Oynayan Futbolcuları Tanımıyor"
GALATASARAY Teknik Direktörü Roberto Mancini, Four Four Two dergisine çok önemli açıklamalarda bulundu. Roberto Mancini, yabancı kuralı hakkında da şunları söyledi: Bana göre çok kötü bir karar. Bunun milli takıma yardım ettiğini düşünen varsa gerçekten yanılıyor. Avrupa’da kimse Türkiye’de oynayan futbolcuları ve takım çalıştıran hocaları tanımıyor. Çünkü kimse bu ligi izlemiyor! TFF’nin esas problemi bu olmalı. Bu kural devam ederse Türkiye’deki takımların Avrupa’da kupa kazanma konusunda hiçbir şansı kalmaz. Four Four Two dergisinden Ahmet Yavuz'un yaptığı ve Barış Tekin'in görüntülediği randevu sırasında henüz Chelsea maçı oynanmamış, Galatasaray evinde ligin son sırasında bulunan Kayserispor’a kaybetmemişti. Haliyle futbol kamuoyunda da Mancini’ye karşı bir infial yaratılmamıştı. O bir hafta içinde İtalyan hocaya duyulan güven önemli bir yara aldı ve ortam bir anda gerildi. Ancak Mancini, röportajda verdiği cevaplarda başarının zaman isteyen bir hedef olduğu vurgusunu yapmıştı. “Daha gidecek çok yolumuz var” diyor İtalyan hoca. Sezon başı kampında takımın başında olmamasını, takımı kendisinin kurmamış olmamasını handikap olarak yorumluyor. SABIR VE SÜKUNETE DAVET EDİYOR Mancini, 2006-07 sezonunda Inter’i ikinci kez şampiyon yaparken kulüpte üçüncü sezonunu tamamlamıştı. O sezon Inter sadece bir maç kaybetmiş ve tam 97 puan toplamıştı. 2011-12’de Manchester City’yi 44 yıl aradan sonra şampiyon yaparken de takımdaki üçüncü sezonuydu. Her iki takımı da kendisi inşa etmiş ve tarihe iz bırakacak şekilde zirveye taşımıştı. Bu örnekler ve Mancini’nin verdiği cevapların satır arasındakiler, başarı için Galatasaraylıları sabır ve sükunete davet ediyor. G.SARAY TÜM PLANLARIMI DEĞİŞTİRDİ Galatasaray sizi buraya gelme konusunda nasıl ikna etti? Neden Türkiye’yi tercih ettiniz? Manchester City’den ayrıldıktan sonra bir yıl kulüp çalıştırmamaya karar vermiştim. Çünkü 36 yıldır ara vermeden çalışıyordum! Dinlenmeye ihtiyacım vardı. City’de geçirdiğim dört yıl da beni yıpratmıştı. Ekim ayında Galatasaray aradığında biraz düşündüm ve buraya gelmeye karar verdim. Çünkü bu benim için yeni bir deneyim demekti. Türkiye büyük bir ülke, Galatasaray da büyük bir kulüp... Avrupa’nın en iyilerinden biri. Bu yüzden buradayım. ALMAMIZ GEREKEN ÇOK YOL VAR Beklentilerinizi ve burada bulduklarınızı karşılaştırdığınızda mutlu musunuz? Mutluyum... Burada çok iyi bir ekiple çalışıyorum. Oyun formatımızı değiştirme konusunda çok çalıştık ve bence şimdiye kadar iyi iş çıkardık. Elbette hâlâ almamız gereken çok yol var. BENDE KENDİ TAKIMIMI KURMAK İSTERDİM Buraya geleli yaklaşık altı ay oldu. Bu süre içinde sizce takımı tam olarak kontrolünüz altına alabildiniz mi? Elbette her şeyi kontrol eden biri olmak istemiyorum. Benim görevim takımı yönetmek. Ama her teknik direktör gibi ben de kendi takımımı kurmak isterdim. Tabii ki başka bir teknik direktörün kurduğu takımı devralmak zordur. Üstelik başka bir ülkeden geldiyseniz... Ülkenin kültürünü tanımanız, kulübü, oyuncuları anlamanız gerekir. Çok fazla problem var ve bunlarla kısa zamanda başa çıkmak kolay değil. Futbolcuyken de sisteme yönelik düşünceleriniz var mıydı? Mesela “David Platt şurada, Veron burada oynamalı” der miydiniz? Kariyerim boyunca çok büyük oyuncularla oynadım. David Platt, Ruud Gullit, Juan Sebastian Veron, Dejan Stankovic, Sinisa Mihajlovic, Diego Simeone, Alessandro Nesta... Bu futbolcularla oynarken işler kolaydı. Onlara nerede oynamaları gerektiğini söylemenize gerek yoktu. Ama ben sahada bir teknik direktör gibi görev yapıyordum. Tabii bazı kötü huylarım da vardı. Gergin olduğumda takıma zarar verebiliyordum. Beni şimdi Galatasaray’da yardımcılığımı yapan Atillo’ya (Lombardo) sorun. O, İtalya’nın en iyi kanat oyuncularından biriydi. Ama sürekli ondan şikayet ederdim. Aslında bunu pek hak etmezdi (gülüyor). KAPTANDIM VE EN İYİSİYDİM Juan Sebastian Veron da futbolculuk günleriniz hakkında FourFourTwo’ya “Topu sürekli ona vermezseniz çok kızardı” demişti. Bu doğru mu? Evet doğru. Çünkü ben takımdaki en iyi oyuncuydum! Çok normal. Kaptandım ve en iyisiydim (gülüyor). Veron’u Sampdoria’ya getiren kişi de bendim. Çok gençti. Başkana “Onu alın, çünkü çok iyi bir oyuncu olma potansiyeli var” dedim. Ki bana göre dünyanın en iyi oyuncularından biri oldu. Ben kaptandım. Kaptanın çok fazla sorumluluğu var. Her şeyi kontrol etmesi gerekir. BİR MANCİNİ YETER Bugünlerde aktif futbolcular arasında Mancini stili bir oyuncu var mı? Bir tane yeter (gülüyor). Vusolin Boskov, müthiş bir teknik direktördü. Samporia’da, Real Madrid’de çalıştı. Bir gün çok kötü durumdaydım, sahadaki arkadaşlarımla da sorunlarım vardı. Bana takım arkadaşlarımın önünde “Soyunma odasının teröristisin” dedi (gülüyor). O yüzden bir Mancini yeter... Bir teknik direktör olarak efsane bir futbolcu olmanın avantajları ya da dezavantajları neler? Bazen çok zor. Çünkü bir takımın birinci sınıf oyunculardan oluşması genellikle mümkün olmaz. Ortalama yetenekteki oyunculardan da verim almasını bilmeniz gerekir. Bazı futbolcular, çok çalışarak bir şeyleri başarırlar. Özellikle kariyerimin başlarında bu konuda çok zorlandım. Bazı futbolculardan kolayca umudu kesiyordum. Ama deneyim kazandıkça bu konuda mesafe kat ettim. FUTBOLCULAR CİDDİ OLMALI Peki fiziksel ve mental olarak bir futbolcudan ne gibi beklentileriniz var? Futbolcular, futbol oynayabildikleri için çok şanslılar. Üstelik bunun için para kazanıyorlar! Tüm futbolcuların özel hayatlarına dikkat etmeleri gerekir. Çünkü bu işi en çok 20 yıl yapabilirler. Bu süre için ellerinden gelenin en iyisini yapmalılar. Ciddi olmalılar ve antrenmanda çok çalışmalılar. Her gün kendilerini geliştirmeye odaklanmalılar. 30 yaşında olsanız da öğrenecek bir şey vardır. Eğer kariyerinizin sonuna geldiyseniz artık geri dönüş yoktur. BEN POLİS DEĞİLİM Sizce Galatasaraylı oyuncular bunun farkında mı? Ben polis değilim. Geceleri onları kontrol etmek için peşlerine düşmüyorum. Onları özgür bırakıyorum. Ama eğer ciddi olmazlarsa ve özel hayatlarına dikkat etmezlerse iyi oynamayacaklarını anlamalılar. Çünkü sahada her şey ortaya dökülür. BURAK SOL FORVETTE OYNAYABİLİR Bugüne kadar Galatasaray’da çok sayıda taktik diziliş denediniz ve bununla ilgili sorulan sorulara da her seferinde “Önemli olan diziliş değil, mantalite” şeklinde cevap veriyorsunuz. Bununla tam olarak kastettiğiniz şey ne? Sahada her zaman 11 oyuncu vardır. Buna bir oyuncu daha ekleyemezsiniz. Oyuncuların pozisyonları belki ileri ya da geri 10- 15 metre değişebilir. Ancak sahada bir top var ve karşınızda da 11 oyuncu vardır. 4-3-3 ya da 3-5-2 oynayabilirsiniz. Bu çok önemli değil. Eğer maça iyi hazırlanmadıysanız, eğer takım arkadaşınıza yardım etmiyorsanız, eğer yüzde 100’ünüzü ortaya koymuyorsanız taktiği ne kadar değiştirirseniz değiştirin başarılı olamazsınız. Diğer taraftan bana göre her oyuncu farklı pozisyonlarda oynayabilmeli. Örneğin Burak’tan sağ kanatta, sağ forvet ya da sol forvet olarak oynamasını istiyorum. Çünkü Barcelona, Bayern Münih ya da Real Madrid gibi büyük kulüplerde her pozisyonda oynayabiliyor olmanız gerekir. Ayrıca bir oyuncu bencil olmamalı, önce takımını düşünmeli. 6-0 KAZANMAYI İSTERİM AMA City’de çalışırken “1-0’lık skorları severim. Gol yemediğiniz zaman, hele elinizde Dzeko, Agüero, Tevez ve Silva gibi oyuncular varsa yüzde 90 oranında o maçı kazanırsınız” demiştiniz. Galatasaray’da da elinizde Sneijder, Drogba, Burak gibi oyuncular var. Yine aynı şekilde mi düşünüyorsunuz? Her teknik direktörün ilk hedefi takımı defansif anlamda geliştirmek olur. Çünkü savunma tarafınız güçlüyse pozisyon da vermezsiniz. Bu durumda kötü bir hücuma sahip olsanız da her zaman gol atma şansınız vardır. Eğer hücum oyuncularınız da iyiyse o zaman kazanmaya yakın olan taraf siz olursunuz. Bu yüzden takımı inşa etmeye önce savunmayı öğretmekle başlamak gerekir. Ardından hücum yönünüzü geliştirirsiniz. Elbette takımda ikisi arasında bir denge kurmalısınız. Evet, 1-0 kazanmak istediğimi söyledim, çünkü gol yememek ve pozisyon vermemek benim için çok önemli. Tabii ki ben de 5-0, 6-0 kazanmayı isterim ama bu her zaman mümkün olmaz. TAKIM SAVUNMASI MI? HAYIR, DAHA ÇOK ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR Takım savunmasının geldiği noktadan memnun musunuz? Hayır, daha çok çalışmamız gerekiyor. Inter’de üç yıl boyunca en iyi savunmayı yapan takım bizdik. Hücumcularımız da aynı şekilde en iyilerden biriydi. Manchester City’de de durum böyleydi. Çok iyi savunma yapıyorduk ve hücumda iyiydik. Tabii ki Galatasaray’da daha fazla gelişmeliyiz. Bu açıdan sezon öncesi hazırlıklar kritik önemdedir. Orada futbolcular teknik direktörün istediklerini daha iyi anlar. Bu benim için mümkün olmadı, ama buna rağmen oyuncularım bugüne kadar iyi çalıştı ve önemli aşama kaydettik. CİTY’DE KİMSEYE GÜVENEMEYECEĞİMİ ÖĞRENDİM Manchester City’de dört yıl geçirdikten sonra orada ne öğrendiniz? Kimseye güvenemeyeceğimi öğrendim. Aralık 2009’da göreve geldiğimde takım yedinci sıradaydı. Bana gelişmek istediklerini söylediler. O sezonu beşinci sırada bitirip Avrupa Ligi’ne katılmaya hak kazandık. Hatta şampiyonlar ligi’ne katılmayı son maçla kaçırdık. Ertesi sezon yönetim bana Şampiyonlar Ligi’ne gitmek istediğini söyledi. O sezon da ikinci Chelsea’nin averajla arkasında üçüncü olduk, üstelik FA Cup’ı kazandık. Göreve geldiğimde dört yıl içinde Premier Lig’i kazanmak istiyorlardı. Bunu üçüncü sezon gerçekleştirdik. Dördüncü sezon ligi ikinci bitirdik ve beni kovdular. Ama neden kovduklarını bilmiyorum. KAFALARI PEK İYİ ÇALIŞMIYOR Görevinize son verdiklerini duyurdukları açıklamada “bütünleştirici tutumun geliştirilmesi gerektiğinden” bahsettiler. Bu ne demekti? Kafaları pek iyi çalışmıyor! Beni gönderirken basına nasıl bir açıklama yapacaklarını bilmiyorlardı. Mesela İtalya’da her kulüp her teknik direktörü her an kovabilir. Fakat İngiltere’de işler böyle yürümez. Kağıt üstünde City sürekli savaştı, üç buçuk yılda gelişti. Her şeyi kazandık, sadece Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olamadık. Ama o ligde de sadece iki yıl oynadık. Daha öncesinde hiç deneyimimiz yoktu. Bu hiç kolay değil. Eğer Şampiyonlar Ligi’ni kazanabileceklerini düşündülerse söyleyecek bir şey yok (gülüyor). Bu sezonki City hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu sezon Premier Lig’in en iyi takım onlar. Bir 100 milyon pound daha harcadılar. İyi oyuncular aldılar. Bence ligi kazanırlar. Eğer kazanamazlarsa kötü bir iş çıkarmış olurlar. BALOTELLİ’NİN TÜRKİYE’YE GELMESİ ÇOK TEHLİKELİ Balotelli geçen ay FourFourTwo’ya “Mancini’yle yeniden çalışmak isterim” dedi... (Gülerek araya giriyor) Ben Mario’yla beş yıl çalıştım. Mario’yu seviyorum. Inter’de daha 17 yaşındayken A takımda ona ilk kez şans veren teknik direktör benim. Bu yüzden onu çok iyi tanıyorum. Umarım zamanın çok hızlı geçtiğini anlar. Çünkü o dünyanın en iyi futbolcularından biri olmak için her şeye sahip. Sizce Balotelli Türkiye’ye gelse başarılı olur mu? Mario’nun Türkiye’ye gelmesi çok tehlikeli (gülüyor). Şaka bir tarafa, galiba Milan’da kalacak. Milan onun için çok önemli bir kulüp. Orada kendini daha da geliştirebilir. City döneminde ayrıca soyunma odasıyla aranızdaki bağın da zayıfladığı, ilişkinizin kötü olduğu söylenmişti. Bu doğru muydu? Bu çok bilindik bir hikâye... Manchester City basınının taraftarlara neden gönderildiğimi açıklaması gerekiyordu. O yüzden böyle aptalca şeyler söylediler. Ben de tıpkı diğer teknik direktörler gibi bazı futbolcularla problemler yaşadım. Çünkü ben de çok para kazanıp yüzde 30’la oynayan oyuncuları sevmem. Eğer futbolcu sahaya takımı ve takım arkadaşları için her şeyini koymuyorsa bundan hoşlanmam. Zaman zaman bu tip oyuncuları dışarıda bıraktım. Tabii ki oynamayan oyuncular mutsuz oldu. Ama benim görevim en iyi, en hazır oyuncuları, en çok hak eden oyuncuları sahaya sürmek. Tüm bunlar bir yana, City’de tüm oyunculara eşit mesafedeydim, hepsini severdim, çünkü onları o takıma ben getirdim. Galatasaray’a geldiğinizde takımın fiziksel durumunu nasıl buldunuz? Tabii ki her teknik direktörün farklı metotları vardır. Ben buraya geldiğimde kendi metodumla çalışmaya karar verdim. Benim doğrum buydu. O yüzden hızla adapte olmaya çalıştık. 110 KM GÜZEL BİR RAKAM ANCAK HER ZAMAN DAHA İYİSİ VARDIR Takımın koşu mesafesinin son haftalarda 110 km’lere çıktığını görüyoruz. Bundan memnun musunuz? Hiçbir zaman yetmez. Benim için “yeterli” diye bir şey yoktur. 110 km güzel bir rakam. Ama tabii bunu artırabilirseniz daha iyi. Mesela bazen yüzde 70 oranında topa sahip oluyorsunuz ama gol atamıyorsunuz. Gol atamayınca kazanamazsınız! Elbette koşmamız gerekir ama gol de atmamız gerekir. Akhisar, Bursaspor ve Eskişehirspor karşısında olduğu gibi... Bu maçları 6-1, 6-0, 4-0 kazandık ama tüm bunlar zor maçlardı. Bu takımlar iyi takımlar. Ancak iş deplasmanda değişiyor. O zaman ne kadar koşarsak koşalım anlamı kalmıyor. SON GÜN TRANSFERLERİ HER ZAMAN ZORDUR Kış transfer döneminde dokuz transfer yaptınız. Bu transferlerden memnun musunuz? Ocak ayı transfer için zor bir dönem. Elbette tüm takımı değiştiremezsiniz. Beş altı genç oyuncu aldık. Bazıları doğrudan oynamak için hazır değiller. Önümüzdeki sezon daha hazır olacaklar. Telles’i aldık ve bu çok önemli bir transferdi. Hajrovic keza öyle... Burdisso transferin son günü geldi, bildiğiniz gibi son gün transferleri zordur. YENİ BİR TAKIM İNŞA EDİYORUZ Takımı daha da gençleştirme konusunda çalışma yapacak mısınız? Bilmiyorum. Elbette eğer geleceği düşünerek bir takım inşa ediyorsanız genç oyunculara ihtiyacınız vardır. Üstelik bu genç oyuncular Drogba gibi, Burak gibi, Muslera gibi Sneijder gibi oynayabilmeliler. Eğer genç oyuncularınız varsa gelişime daha açık bir takım olursunuz. DROGBA KARİYERİ BOYUNCA ÇOK ENERJİ HARCADI!!! Sizce Drogba kaç yaşına kadar futbol oynayabilir? Didier kariyeri boyunca çok fazla enerji harcadı. Çok koşuyor, savaşıyor. Bunun ne kadar sürdüreceği ona bağlı. Eğer oyundan zevk alıyorsa, eğer yorulmuyorsa o zaman oynamaya devam etmesi gerekir. Çünkü belli bir yaştan sonra her gün antrenmana gitmek zor, maçtan önce kampa girmek insana zor geliyor. Gün geliyor artık tüm bunlardan yoruluyorsunuz. Mesela 20 yıl oynadıktan sonra öyle bir gün geldi ki, artık çok yorgunum dedim. ÖNCE KAÇ YABANCI İLE OYNAYACAĞIZ ONU BİLMELİYİZ Bu yaz için bir transfer listesi oluşturdunuz mu? İtalya’da bir maç izlediniz ve basında çeşitli dedikodular çıktı... İtalya’ya bazı maçları takip etmeye gittim. Bu işimin bir parçası. Ama önce seneye kaç yabancının oynayacağını kesin olarak bilmemiz lazım (gülüyor). AVRUPA’DA KİMSE TÜRKİYE’DEKİ FUTBOLCULARI, HOCALARI TANIMIYOR Eğer TFF 5+3 kuralıyla devam etme kararı alırsa nolur? Bana göre çok kötü bir karar. Bunun milli takıma yardım ettiğini düşünen varsa gerçekten yanılıyor. İtalya’da da yıllarca aynı düşünceyi savunduk. 1982’den sonra yabancılar ülkeye gelmeye başlayınca homurtular oldu. Ondan sonra iki Dünya Kupası kazandık, iki kez de finale kaldık. Bence federasyon öncelikli olarak ligimiz nasıl gelişir, Avrupa’da sesimizi nasıl duyurabiliriz, teknik direktörlerimizi ve futbolcularımızı Avrupa’ya nasıl gönderebiliriz; bunları düşünmeli. Avrupa’da kimse Türkiye’de oynayan futbolcuları ve takım çalıştıran hocaları tanımıyor. Çünkü kimse bu ligi izlemiyor! TFF’nin esas problemi bu olmalı. Genç oyuncular burada Didier, Wesley gibi oyuncularla ya da Fenerbahçe’de Kuyt’la çalışma fırsatına sahipler. Bu, dolaylı olarak milli takımınıza da katkı yapar. Bu yüzden bence 5+3 tam bir felaket olur. Peki bu karar sizin motivasyonunuzu da düşürür mü? Bu benim için çok zor olur. Türkiye’deki takımların Avrupa’da kupa kazanma konusunda hiçbir şansı kalmaz. ŞAMPİYONLAR LİGİNİ KAZANIRSAK BENİM HEYKELİMİ G.SARAY ADASININ YANINA BOĞAZIN ORTASINA DİKEBİLİRLER Galatasaray’la Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak gibi bir hayaliniz var mı? Futbolda her şey mümkün tabii. Eğer Galatasaray’la bu kupayı kazanırsak benim bir heykelimi Galatasaray Adası’nın yanına Boğaz’ın ortasına dikebilirler (gülüyor). Tıpkı Metin Oktay gibi. Ama İstanbul Boğazı’na! (gülüyor) SEMİH, SELÇUK VE BURAK BİR DE ARDA’YI AVRUPA’YA GÖTÜRÜRDÜM Eğer bir gün yeniden Avrupa’da çalışacak olsanız yanınızda götüreceğiniz Türk oyuncular olur muydu? Semih, Selçuk ve Burak... Arda Turan (gülüyor). Türk futbolcular bence çok yetenekli. Ama bazen “Tamam bu kadar yeter” diyebiliyorlar. Eğer bu mantaliteyi değiştirirlerse çok daha fazla gelişirler. Fenerbahçe’de, Beşiktaş’ta, Bursa’da, Eskişehir’de de iyi futbolcular var. FENERBAHÇE İYİ BİR TAKIM 6 Nisan’da Fenerbahçe karşısında çok kritik bir maça çıkacaksınız... Bu maçla ilgili beklentileriniz neler? İlk Fenerbahçe maçı 0-0 bitebilirdi. Onlara hediye gibi bir penaltı verdik. Penaltıya kadar pozisyon vermedik. İkinci yarıda bazı kontrataklar verdik ama bu da normaldi. Berabere bitebilirdi. Ama futbol böyle. Bizi yendiler. Fenerbahçe iyi takım. Deneyimli oyuncuları var. İkinci maç da elbette kolay olmayacak. Yenip, puan farkını azaltmak için elimizden geleni yapacağız. HERKESİ YENMEK İSTİYORUM Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kalmak mı, ligde şampiyon olmak mı daha önemli? Hayatımda hiçbir zaman karşılaştırma yapmadım. Her maçı kazanmak istiyorum. Herkesi yenmek istiyorum! Basında hakkınızda yapılan yorumları takip ediyor musunuz? Sanırım yaklaşık 10 yıldır gazete okumuyorum. Türkiye’de de İtalya’da da hep aynı şeyler. İtalya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki şansını nasıl görüyorsunuz? Belki hazırlık maçlarında ya da eleme maçlarında zaman zaman kötü performans sergilemiş olabilirler. Ama Dünya Kupalarında veya Avrupa Şampiyonalarında her zaman kazanmak için hazır olurlar. Brezilya, Arjantin daha şanslı olarak görünebilirler ama İtalya’yı da hesaba katmak gerekir. Milli takımı çalıştırma gibi bir tutkunuz var mı? Türk Milli Takımı’nı mı? (gülüyor) Türk Milli Takımı’nı ya da İtalya Milli Takımı’nı. .. Her şey mümkün. Burada mutluyum. Gelecekte ne olacağı belli olmaz. 3PUAN
İstanbul'un Hangi Semtinde Yaşamalısınız?
Şu an İstanbul'un neresinde yaşadığınız önemli değil, sizin ruhunuza, yaşan tarzınıza uygun İstanbul semtlerini sizin için buluyoruz. İstanbul'da yaşıyorsanız veya İstanbul'a gelme planlarınız varsa bakın bakalım size en uygun İstanbul semtleri hangileriymiş.
Kenan Işık Neden Uyandırılmadı?
Ünü tiyatrocu Kenan Işık'ın sağlık durumu hakkında açıklama yapan eşi 'Uyutulduğu sırada tedaviye olumlu yanıt verdiği için uyandırılmıyor' dedi. İstanbul Beşiktaş'ta 21 Mart'ta bir otelde düşme sonucu geçirdiği beyin kanaması nedeniyle Amerikan Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavi gören usta tiyatrocu Kenan Işık'ın bugün uyandırılması bekleniyor. atv'de yayımlanan 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasının sunucusu olan Işık'ın sağlık durumu hakkında açıklama yapan eşi Beril Işık, uyutulma sürecinin tedaviye olumlu yanıt vermesinden dolayı risk teşkil etmediğini belirtti. Beril Işık 'Uyutulması sırasında tedaviye olumlu yanıt verdiği için şu an uyandırılmıyor. Ne kadar uyutulacağı belli değil. Uzun uyutulması bir risk değil; riskleri ve komplikasyonları önlemek için uyutuluyor. Bu kötü bir gidiş değil aksine iyi bir gidiştir. Tedaviye cevap veriyor, bizi sevindiren budur. Umutla bekliyoruz dua ediyoruz' dedi 'UMUDUMUZ YÜKSEK' Gazetecilerin sorularını cevaplandıran kardeşi Cengiz Işık ise 'Uyanana kadar hastanede başındayız. Umudumuz yüksek' diye konuştu. Hastaneye gelerek Işık'ın yakınlarından bilgi alan oyuncu Menderes Samancılar ise 'Umarım iyileşecek. Durumu iyiye gidiyor. Nejat İşler'i de ziyaret ettim ama göremedim. Benden önce Ali Sürmeli, Nejat'ı görmüş. O da iyileşiyor. Ali'nin Nejat'ı yürüttüğünü öğrendim. İnşallah Nejat da Kenan da iyileşecek. Beraber yürüyeceğiz' dedi. Işık için hastaneye gelen şarkıcı Nuri Sesigüzel de 'Ailesini gördüm. Oturup sohbet ettik. Bize göstermiyorlar ama durumunun iyiye gittiğini söylediler. Bugün yarın uyandıracaklarmış. Hepimizin sevdiği insan. Herkes onun programlarını sever ve izler. Duaya ihtiyacı var' diye konuştu. Hastane yönetimi, Işık'ın tomografisinin çekildiğini, elde edilen sonuçlar çerçevesinde tedavinin sürdüğünü ve uyutulduğunu kaydetti. Türkiye | Milliyet
UEFA: "F.Bahçe'nin Şike Dosyası Kapandı"
UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino, Fenerbahçe aleyhindeki ''şike davası'' sürecinin UEFA için sona erdiğini, ancak Yargıtay'ın şike davasında kişiler hakkında verdiği kararın metnini incelemek durumunda olduklarını bildirdi Infantino, Kazakistan'ın başkenti Astana'da yarın yapılacak UEFA'nın 38. Olağan Kongresi öncesinde Rixos Otel'de basın toplantısı düzenledi. Şike suçu işleyenlere karşı ömür boyu men cezası da dahil daha sıkı tedbirler almayı planladıklarını belirten Infantino, 'Son bir yıllık periyotta incelediğimiz 32 bin maçın binde 7'sinde şike yapıldığından şüpheleniyoruz. Binde 7 yüksek bir oran. Elbette kuşku duyulması, şike yapıldığı anlamına gelmez ama olağandışı bir şeyler olduğuna dair de bir uyarı niteliğindedir. Bana kalsa 100 binde 1 bile çok fazla. Büyük liglerde herhangi bir olay yaşanmadığından eminiz ancak bizim amacımız, şikeyi futboldan tamamen defetmek' diye konuştu. Bir gazetecinin, 'Türkiye'deki 'şike davası'yla ilgili, Yargıtay'ın şike cezasını onamasının ardından UEFA'nın yeni bir yaptırıma gidip gitmeyeceği'ne ilişkin sorusu üzerine Infantino, UEFA Disiplin Kurulu'nun Beşiktaş'a 1 yıl, Fenerbahçe'ye de 2 yıl Avrupa kupalarından men cezasını verdiğini hatırlattı. Fenerbahçe aleyhindeki 'şike davası' sürecinin, UEFA için sona erdiğini ifade eden Infantino, Yargıtay'ın şike davasında kişiler hakkında verdiği kararın metnini incelemek durumunda olduklarını ifade etti.Gianni Infantino, ülke federasyonlarının, UEFA'nın şike ve ırkçılık konularında aldığı kararlara uyması gerektiğini vurguladı. UEFA Genel Sekreteri Infantino bir soru üzerinde, Ukrayna'daki son gelişmeleri izlediklerini, konunun hassas olduğunu ve futbolla ilgili olmadığını söyledi. 'Kırım'daki bazı futbol kulüplerinin gelecek sezon Rusya Ligi'nde mücadele edeceği' yönünde medyada çıkan haberlerle ilgili de Infantino, UEFA'ya bu çerçevede herhangi bir resmi başvurunun yapılmadığını kaydetti. Infantino, gol çizgisi teknolojisiyle ilgili ise sistemin birçok FIFA organizasyonunda denenip güvenilirliğini kanıtladığına dikkati çekerek, bu teknolojiyi kullanmakta tereddüt yaşayan UEFA'ya üye ülkelerden destek beklediğini belirtti. Şampiy10
Rihanna Ve Messi Geliyor
Ağustos ayı sonunda Vodafone Arena’daki ilk maçına çıkmaya hazırlanan Beşiktaş’ta, yönetim tarihe geçecek ilk maç için dünya devleri ile temas kuruyor. Siyah-beyazlılar yeni stadın açılışında İstanbul’a getirmek için Barcelona, Bayern Münih, M.United ve Real Madrid gibi devlerle görüşüldüğü gelen haberler arasında. Özellikle Barcelona’nın THY aracılığıyla teklife sıcak baktığı, Barça’nın masraflarının bir kısmının da THY tarafından karşılanmasının gündemde olduğu bildirildi. Beşiktaş’ın Vodafone Arena’nın açılışını daha renkli hale getirmek için maçtan önce de yine bir dünya starını sahneye çıkarmak istediği gelen haberler arasında. Bu ismin de daha önce konser vermesi ertelenen 26 yaşındaki Rihanna olabileceği ifade edildi. FOTOMAÇ
15 Fotoğraf İle Güneşi Beklerken Setinde Yaşananlar
Güneşi Beklerken dizisinde Kerem karakterini canlandıran Kerem Bursin'le 'Melis'i oynayan Yağmur Tanrısevsin'den aşkın ilk pozu.Sevgili oldukları iddia edilen ikiliden Tanrısevsin, sette çektirdikleri fotoğrafı Instagram'a yükledi.Milliyet'in haberine göre reytingleri etkilememesi için ilişkilerini göz önünde yaşamadıkları iddia edilen çiftin, Bursin'in Beşiktaş'taki evinde buluştuğu öğrenildi.kaynak:http://www.acunn.com/
Reklam
Reklam
11 Mart Salı Akşamı Berkin Elvan Protestoları ve Müdahaleler
Gezi olaylarında yaralanan ve 269 günlük yaşam mücadelesini kaybeden Berkin Elvan için 28 ilde düzenlenen gösterilere polis müdahale etti. Gözaltılar var.İstanbul Gezi Parkı olaylarının yaşandığı dönemde evden ekmek almak için çıkan ve başına gaz fişeği isabet eden Berkin Elvan dün hayatını kaybetti. 269 gündür İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşam mücadelesi veren 15 yaşındaki Berkin Elvan dün Sabah 07.00'de hayata gözlerini kapadı ve tüm yurt yasa boğuldu.BUGÜN TOPRAĞA VERİLECEKBerkin Elvan'ın hayatını kaybetmesinden sonra annesinin feryadı yürekleri dağlarken siyasilerden de çok sert tepkiler geldi. İstanbul Valisi'nin mesajı da tepkiler çekerken küçük Berkin'in cenazesi bugün Okmeydanı'ndaki cemevinde düzenlenecek törenden sonra toprağa verilecek.POLİS MÜDAHALE ETTİElvan'ın ölümü tüm yurdu derin yasa boğdu ve 28 ilde Berkin Elvan için protesto gösterileri düzenledi. Polis göstericilere müdahale ederken çok sayıda eylemcide gözaltına alındı.İşte yurt genelinde yapılan protestolarda yaşanan gelişmelerİSTANBULTAKSİMGezi eylemlerinde başından vurularak yaralanan ve 269 gün sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan'ın ölümünü protesto eden yüzlerce kişi Taksim'de toplandı.İstiklal Caddesi'nde polis müdahalesi sırasında bir gösterici akrepin altında kalmaktan son anda kurtuldu. Akrepin İstiklal Caddesi'nde ilerlediği an bir grup göstericin bağırışları duyuldu. Akrep durdu, kendinden geçmiş bir gösterici arkadaşlarının yardımı ile akrebin önünden kaldırıldı. Olay yerinden uzaklaştırılarak bir kafeye götürülen gösterici daha sonra ambulansla konuldu.BEŞİKTAŞBeşiktaş Çarşı'da Kartal heykeli önünde toplanan kalabalık slogan atarak eylem yaptı. Kalabalık, Ak Parti'nin bir hafta önce açılan seçim bürosunu dağıttı. Daha sonra Şişli tarafından Taksim'e doğru yürüyüş başladı. Kalabalığa Harbiye Orduevi önünde polis gazlı müdahalede bulundu.NİŞANTAŞIBeşiktaş'tan Taksim'e doğru yürüyüşe geçen kalabalık grup, Nişantaşı Valikonağı Caddesi üzerinde polis tarafından durduruldu. Grubun yürüyüşe devam etmek istemesi üzerine, polis göstericilere gaz bombası ve tazyikli suyla müdahale etti. Ana cadde bir anda gaz bulutu altında kaldı. Çevredeki esnaf ve yoldan geçenlerin de gazdan etkilendiği görüldü. Bazı göstericiler caddeye barikat kurarak ateşe verdi. Polis grubu dağıtırken, barikatlardaki ateşler de TOMA'dan sıkılan tazyikli suyla söndürüldü.Olaylar sırasında, cadde üzerindeki apartmanların pencerelerine çıkan vatandaşlar da tencere-tava çalarak eylemcilere destek verdi. Polisin kovaladığı göstericiler ara sokaklara kaçarak dağıldı. Ancak bir süre sonra Ergenekon Caddesi üzerinde toplanmalar başladı.KADIKÖYKadıköy Altıyol'daki Boğa Heykeli önünde toplanan yaklaşık bin kişilik kalabalık, sloganlar atarak Berkin Elvan'ın ölümünü protesto etti.Protestocular arasından bir grup ise Söğütlüçeşme Caddesi üzerinden Ak Parti Kadıköy İlçe Merkezi'ne doğru yürüyüşe geçti. Ancak polis ekipleri göstericilere tazyikli su ve gaz bombasıyla müdahale etmeye başladı. Gruptan bazı kişiler de polise taş, şişe ve havaifişekle karşılık verdi. Bu sırada, çevredeki çok sayıda kişi gazdan etkilendi. Çatışmanın ortasında kalan gözleri görmeyen bir kişi ise, polisler tarafından olay yerinden uzaklaştırıldı.AVCILARAvcılar'da da Ak Parti'ye ait bir seçim aracı yakıldı. Polisin yoğun gazla müdahalede bulunduğu olaylarda bir kadının yaralandığı öne sürüldü. Avcılar'da polisin çok sayıda eylemciyi gözaltına aldığı belirtiliyor.ANKARAİstanbul'daki Gezi Parkı gösterileri sırasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Berkin Elvan için Ankara'da eylemler yapıldı. Kızılay Güvenpark'ta toplanan gruba polis gazlı sulu müdahale etti.Eylemciler ise havai fişeklerle polislere karşılık verdi. Eylemcilerin bir kısmı ara sokaklara kaçarken; bir kısmı ise yakındaki AVM ve işyerlerine sığındı. Müdahele sırasında gazdan etkilenenler de ambulansla hastaneye kaldırıldı.İZMİR269 gün sonra dün Sabah yaşamını yitiren 15 yaşındaki Berkin Elvan, İzmir'de yere bırakılan ekmeklerle anıldı.İzmir Konak Meydanı'nda ve Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişinde protesto için oturan İzmir Liseli Meclisleri adlı grup eylemde Elvan'ın fotoğrafları ile yere bıraktıkları ekmekler dikkat çekti. Liseli öğrenciler ellerinde, 'Hüznünüzü isyana dönüştürün', 'Hocam düşünüyorum yok yazmayın', 'Berkin Elvan ölümsüzdür', 'Haziran'ın en güzel çocuğu' yazılı' dövizler taşıyıp sloganlar attı.KOCAELİKocaeli Üniversitesi'nde Berkin Elvan için düzenlenen eylemde çıkan arbede sonucu 3 kişi gözaltına alınırken, 4 polis memuru ise yaralandı.Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Kampüsü'nde toplanan bir grup öğrenci, Gezi olayları sırasında yaralanan ve bugün hayatını kaybeden Berkin Elvan için eylem düzenledi. Rektörlük binası önünde toplanan öğrenciler, bina önünde barikat kuran güvenlik görevlileri ile tartıştı. Tartışma sonrası Rektörlük binasına girmek isteyen öğrencilere güvenlik görevlileri izin vermeyince arbede yaşandı. Güvenlik görevlilerine taş atan grup, olay yerine gelen çok sayıda Çevik Kuvvet ekibinin müdahalesiyle kampüs içine dağıldı.Polis, biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu. Öğrenciler ise taş atarak karşılık verdi. Çıkan karışıklıkta 4 polis memuru yaralanırken, 3 öğrenci gözaltına alındı.TUNCELİTunceli'de Berkin Elvan için düzenlenen yürüyüşün ardından bir grup, polis araçlarına taş atınca, polis de tazyikli suyla müdahalede bulundu.Tunceli'de Berkin Elvan için düzenlenen yürüyüş nedeniyle bir araya gelen yüzlerce kişi Cumhuriyet Caddesi üzerindeki yürüyüşün ardından yolu trafiğe kapatarak, oturma eylemi yaptı. Eylemin ardından grupta bulunan yüzleri maskeli bazı şahısların Şehit Nahit Polis Karakolu önünde güvenlik önlemi alan polis araçlarına taş atması üzerine polis, tazyikli suyla göstericilere müdahalede bulundu. Polisin müdahalesiyle ara sokaklara kaçan göstericiler buradan da taş ve sopalarla polis araçlarına saldırdı.ADANABerkin Elvan için Adana'da araya gelen bir grup ile polis arasında arbede çıktı. Polis, tazyikli su ve gaz bombasıyla göstericileri dağıttı.Adana Atatürk Parkı'nda yaklaşık 500 kişilik bir grup, Berkin Elvan için bir araya geldi. Eylemciler Atatürk Caddesi'nden yürüyüşe geçerek Ak Parti Il Başkanlığı binasının olduğu bölgeye gitmek istedi. Ancak bu noktada göstericiler polisle karşı karşıya geldi. Polis, Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) ile tazyikli su sıkarak ve gaz bombası atarak gruba müdahale etti. Göstericilerin taş ve sopa dışında havai fişek de kullandıkları görüldü. Caddede ateş yakan eylemciler çevredeki çöp konteynerlerini devirdi.KAYSERİKayseri'de bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Gezi Parkı eylemleri sırasında ekmek almaya gittiği sırada başından biber gazı fişeğiyle vurulan Berkin Elvan için Ak Parti il binasına yürüdü. 'Hırsız var, katil var' sloganları ile yürüyen kalabalık, Ak Parti il binası önünde basın açıklaması yaptıktan sonra temsili olarak somun ekmeği bıraktı.Gezi Parkı eylemleri sırasında ekmek almaya gittiği sırada başından biber gazı fişeğiyle vurulan Berkin Elvan, 269 gün sonunda yaşam mücadelesini kaybetti. Berkin Elvan'ın ölümü nedeniyle Kayseri'de de tepki eylemi vardı. Sivas Caddesi'nde bir araya gelen sivil toplum ve siyasi parti temsilcileri daha sonra Ak Parti İl binasına doğru yürüyüşe geçti. Grup, 'Hırsız var, katil var', 'Berkin'in katili AKP'nin polisi', 'Hükümet istifa', 'Berkin Elvan burada Bilal nerede?', 'Anaların öfkesi katilleri boğacak' sloganları attı. Berkin Elvan'ın fotoğraflarının yer aldığı dövizleri taşıyan yaklaşık 2 bin kişi için Kayseri polisi de geniş güvenlik önemleri aldı. Kalabalığı Ak Parti İl Binası önünde TOMA ve çevik kuvvet ekipleri karşılayıp, grubun binaya yaklaşmasına engel oldu. Bu sırada kalabalık ıslıklarla durumu protesto etti.Daha sonra siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan bir heyet Ak Parti İl Binası önünde basın açıklaması yaptı. KESK Şubeler Platformu adına açıklamayı yapan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Kayseri Şube Başkanı Fatmagül Bayat, 'Bugün aramızdan ayrılan Berkin Elvan 269 gün boyunca hepimize sadece benim uyanmam yetmez. Bu ülkedeki adaletsizlikten, hukuksuzluktan beslenen faşizan sisteme karşı halkın yani hepimizin uyanması gerekir, mesajını vermiştir. Berkin'in ölümü uyuyanları sarsan, bir deprem karanlığını aydınlatan ışık olacaktır. Berkin'in 269 günlük yaşam mücadelesini ile verdiği bu mesajının gereğini yerine getirmek boynumuzun borcudur.' dedi. Kalabalık daha sonra olaysız şekilde dağıldı.TEKİRDAĞTekirdağ'da lise öğrencilerinin yaşamını yitiren 15 yaşındaki Berkin Elvan için düzenlediği yürüyüş polis ekiplerince engellendi. Yürüyüşten vazgeçerek basın açıklaması yapan liseliler daha sonra dağıldı.Tekirdağ'da yaklaşık 200 lise öğrencisi ellerinde döviz ve afişlerle Tuğlalı Park'ta toplandı. Gezi Parkı eylemleri sırasında gaz fişeğiyle yaralanan ve 269 gün yoğum bakımda tedavi gördükten sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan için Ak Parti binasına yürümek istedi. Hükümet Caddesi üzerinde kaldırımdan yürüyen öğrencileri polis ekipleri durdurarak yürümelerine izin vermedi. Bunun üzerine parka geri dönen liseliler burada basın açıklaması yaptıktan sonra dağıldı.DÜZCEDüzce'nin Akçakoca İlçesi'nde üniversite öğrencileri Berkin Elvan'ın ölümünün üzüntüsünü yaşarken, ellerindeki ekmeklerle protestoda bulundu.Düzce Üniversitesi öğrencisi yaklaşık 50 kişi, Akçakoca Merkez Camii'nin karşısında bulunan alanda toplanarak protestoda bulundu. Gezi eylemleri sırasında ekmek almaya giderken başına isabet eden gaz kapsülü ile yaralanan Berkin Elvan'ın tedavi gördüğü hastanede ölmesinin üzüntüsünü yaşayan öğrenciler, ellerinde ekmekler ve 'Hiçbir ekmek bu kadar pahalı olmamıştı', 'Eylemci olmanıza gerek yok, ekmek almakta yeter', 'Katiller halka hesap verecek', 'Çocuklar ile cellatlar aynı evrende yaşamamalı, ya cellatlar ölmeli, ya çocuklar hiç doğmamalı', 'Katiller halka hesap verecek' yazılı dövizler taşıdı. Öğrenciler, 'Gün gelecek devran dönecek, katiller halka hesap verecek', 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' sloganları atarken, öğrencilerden Mert Erkin yaptığı konuşmada, 'Berkin Elvan'ın yaşamını yitirmesinin en büyük sorumlusu 'Emri ben verdim' diyenlerdir. Bu ülkede ölmek için eylemci olmaya gerek yoktur, zaten ekmek almaya gitmeniz yeterli olacaktır. Gençlik olarak onu öldürenlere inat Berkin'imizi yaşatacağız. Silivri zindanlarını yıktığımız gibi, tertiplerini bozduğumuz gibi Berkin'in de, devrim şehitlerinin de hesabını soracağız' dedi. Gençler basın açıklamasının ardından dağıldı.BALIKESİRBalıkesir'de Demokrasi ve Emek Platformu (BALDEP), Gezi Parkı olayları sırasında başına isabet eden gaz fişeğiyle ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede dün Sabah hayatını kaybeden Berkin Elvan için yürüyüş düzenledi.BALDEP üyesi kalabalık bir grup akşam saatlerinde Yeşilli Meydanı'nda toplanarak yağmur altında oturma eylemi yaptı. Gezi Parkı olayları sırasında başına isabet eden gaz fişeğiyle yaralanan ve 269 gündür SSK Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'de yoğun bakımda tedavi gören Berkin Elvan'ın ölümü Balıkesir'de protesto edildi. Önce oturma eylemi yapan grup sık sık hükümet ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde slogan attı. Üzerinde Berkin Elvan'ın resimleri ve çeşitli yazıların bulunduğu pankartlar taşıdı.Bir süre meydanda oturan grup daha sonra Mekik Sokak üzerinden slogan atarak Milli Kuvvetler Caddesi üzerinden Ali Hikmet Paşa Meydanı'na kadar yürüdü. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüş esnasında sık sık 'Berkin Elvan ölümsüzdür', 'Hükümet istifa', 'Katil Tayyip', 'Katil var' şeklinde slogan attı. Burada basın açıklaması yapan grup daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.DENİZLİDenizli'de Delikliçınar Meydanı'ndaki Denizli Belediyesi Hizmet Binası'nın yan cephesindeki Aile Sağlık Merkezi'nin terasına çıkan 4 kişi, 'Berkin'in hesabı sorulacak' yazılı afiş astı. Ardından da 'Berkin'in hesabı sorulacak', 'Katiller hesap verecek' sloganları atmaya başladı. Polis, kamuya ait binada eylem yapılamayacağını belirtip, sonlandırılmasını istedi. Ancak uyarılara aldırmayıp, slogan atmayı sürdüren 4 kişi, polisler tarafından yaka paça terastan indirildi. Gözaltına alınıp, zorla ekip otosuna bindirilen eylemciler, Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Polis, bu sırada gözaltılara tepki gösterin 2 kişiyi daha gözaltına aldı. Yaşananları şaşkınlıkla izleyen çevredekiler, polisin tutumunu eleştirdi. İsim vermek istemeyen vatandaşlar, 'Asıl gözaltına alınması gerekenleri almıyorsunuz, gençlerden ne istiyorsunuz?' diyerek, tepkilerini dile getirdi. Polisin meydandan ayrılmasının ardından, gerginlik sona erdi.ADIYAMANAdıyaman'da Berkin Elvan için protesto gösterisi düzenleyen öğrenciler protestolarını yağmurun şiddetini artırmasıyla sonlandırarak dağıldı.SİVASTürkiye Gençlik Birliği üyeleri, Gezi Parkı eylemleri sırasında yaralanan ve 269 gün sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan için Sivas'ta toplandı.Kent meydanından toplanan grup açtıkları pankartlarla 'Berkin Elvan ölümsüzdür, Berkin Elvan onurumuz' sloganları atarak Gezi olaylarında yaralanan ve daha sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan'ın ölümünü protesto ettiler.Ekmek almaya giderken yaralanan Berkin Elvan'ı temsilen ekmek getiren grup daha sonra mum yaktı. Basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.ZONGULDAKZonguldak'ın Ereğli ilçesinde Gezi olaylarında ağır yaralanarak 269 gün kaldığı yoğun bakımda hayatını kaybeden Berkin Elvan için protesto yürüyüşü gerçekleştirildi. Ereğli Eğitim Fakültesi öğrencilerinin gerçekleştirdiği eyleme katılan Ülkü Ocakları üyeleri, Berkin Elvan için Fatiha okudu. Bazı protestocular alana ekmek bıraktı.Gezi olaylarında ağır yaralanması sonucu tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 269 gün sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan için Ereğli'de protesto eylemi gerçekleştirildi. Çeşitli bölgelerde toplanan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi ve Yüksekokul öğrencileri, Atatürk Anıtı önünde bir araya gelerek Berkin'in ölümüyle ilgili çeşitli sloganlar attı.  Eylem sırasında alana giren ve Ereğli Ülkü Ocaklarından geldikleri öğrenilen bir grup ile polis kısa süreli görüşme yaptı. Aynı sırada eyleme katılanlardan tepki gösterilmesi üzerine, ülkücü grup içinde yer alan Sertan Kuzu, eyleme destek amacıyla geldiklerini, Berkin için Fatiha okumak istediklerini söyledi. Bunun üzerine öğrencilere yanaşan grup, Fatiha okuduktan sonra alandan ayrıldı.Fakülte öğrencisi olduğu öğrenilen Yağmur Erkan, burada yaptığı konuşmada, Berkin Elvan'ın, Gezi Parkı eylemleri sırasında evine ekmek almaya gittiğini söyledi. Erken, Berkin'in Okmeydanı'ndan geçtiği sırada polisin attığı gaz fişeği ile başından yaralandığını hatırlatarak, 'Berkin Elvan bugün hayata gözlerini yumdu. 15 yaşında, 16 kilo olarak bizlere veda etti. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 269 gündür yaşam mücadelesi veren Berkin Elvan, 16 kiloya kadar düştü. Bizler çocukların oyun oynamasını istiyoruz, ölmesini değil. Çocuklar öldürülmemeli. Siyaseti unutun. Bizler vicdan azabımızı alıp buraya geldik. Bizler vicdanımızla buraya geldik. Hiçbir siyasi kuruluşun altında kalmadan, bağımsız bir biçimde burada, Berkin'i savunmaya geldik. Çocukları hatırlayın. Ekmek almaya giden çocukları. Onları bakkala göndermeyin. Bu ülke bakkala gidecek bir çocuğu bile öldürecek kadar zalimdir. Berkin Elvan ölmedi, ölmeyecektir.' dedi.Konuşmaların ardından Berkin için alkış tutuldu. Bu arada bazı öğrenciler beraberinde getirdikleri poşet içerisindeki ekmekleri alanın ortasına bıraktı. Polisin çevrede güvenlik oluşturduğu eylem bir süre daha atılan sloganların ardından olaysız sona erdi.TRABZONTrabzon Dayanışma Platformu çatısı altında toplanan sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan yaklaşık 250 kişi, Atatürk Alanı'nda toplandı. Gösterinin başlangıcına CHP Trabzon Milletvekili Volkan Canalioğlu da katıldı. Uzunsokak'tan yürüyerek Merkez Postane önüne gelen grup, hükümet aleyhine sloganlar attı. Grup, 'Hoşçakal Güzel Çocuk', 'Onların çocukları çalıyor, bizim çocuklarımız ölüyor', 'Milyon dolarları bir günde eritemeyenler Berkin'i eritti', 'Berkin uyanamadı, uyan Türkiye', 'Berkin sana söz, alamadığın ekmeği Bilal'e yedirmeyeceğiz' yazılı pankartlar taşıdı. Merkez Postane önünde yapılan basın açıklamasını okuyan Muhammet İkinci şunları söyledi:'Bugün kara bir sabaha uyandık. Berkin Elvan kardeşimizi kaybettik. Acımız sonsuz ve tarifsizdir. İktidarın faşizan baskılarının giderek yoğunlaşması, yaşam alanlarına müdühaleyi, tahammülsüzlüğü, kin ve nefreti slogan haline getirmesi sonucu patlak veren Gezi direnişinde yitirdiğimiz canlarımıza Berkin Elvan kardeşimiz de eklendi. Onların çocukları çalıyor, bizim çocuklarımız ekmek almaya giderken öldürülüyor. Onlar için kefen siyaset yapma aracı, bizim için hayatın çıplak yüzü. 14 yaşında vurulan bir çocuğu 15 yaşında toprağa veriyoruz. O 269 gün yoğun bakımda direndi. Berkin Elvan, Haziran direnişimizde yitirdiğimiz sekizinci canımız oldu. Onu vuranlar bulunamadı çünkü Berkin Elvan milyonları çalan iktidar partisi üyelerinin değil, emekçi çocuğuydu. Berkin Elvan'ı vuranları gizliyorlar çünkü AKP iktidarı için polisin çocukları vurması destan, hırsızları yakalaması darbe girişimidir. Berkin bugün onun arkasından derslerini boykot eden kardeşleriyle sokakları dolduran yüz binlerle ve onun acısını yüreğinin en derinlerinde hisseden milyonlarla sonsuz bir geleceği yürümeye devam edecektir.'  Yürüyüşün ardından dağılan grup Ak Parti seçim bürosunun önünden geçerken camlara vurup slogan atınca tartışma çıktı. Seçim bürosundan çıkan Ak Partililerle gruptaki CHP'liler kısa süre tartıştı, ancak gerginlik çevredekiler tarafından büyümeden önlendi.SAMSUNBerkin Elvan için Öğretmenevinde toplanan bir grup, İstiklal Caddesi'nden yürüyüşe geçti. Sloganlar atan grup, Ak Parti belediye başkan adaylarının seçim bürolarına ve reklam panolarına zarar verdi.Lise Caddesi'ni takip eden grup, Cumhuriyet Meydanı'ndan Ak Parti Samsun İl Başkanlığına yürümek istedi. Grup, çevik kuvvet ekipleri, TOMA ve panzerlerin kapattığı yoldan ilerlemek istedi. Polisin dağılın uyarısına uymayan, taş, pet şişe ve sopalarla saldıran gruba müdahale edildi.Çıkan olaylarda 20 kişi gözaltına alındı. Gruptakiler daha sonra ara sokaklara ve caddelere girerek dağıldı.KONYAKültürpark'ta bir araya gelen grup, 'Berkin Elvan ölümsüzdür' sloganları eşliğinde oturma eylemi yaptı. Burada bir süre, hükümet ve polis aleyhine sloganlar atan gruptakiler Gedavet Parkı'na doğru yürüyüşe geçti.Grubun Gedavet Parkı'na gidişi sırasında trafik bir süre aksadı. Burada bir süre sloganlar atan gruptakiler daha sonra dağıldı.ÇANAKKALEİskele Meydanı'nda sivil toplum kuruluşlarının üyeleriyle öğrencilerden oluşan kalabalık basın açıklaması yaptı.Daha sonra yürüyüşe geçen yaklaşık 3 bin kişi, İnönü Caddesi'ndeki Ak Parti seçim koordinasyon merkezine geldi. 'Katil Polis', 'Polis Simit Sat Onurlu Yaşa' ve 'Hükümet İstifa' sloganları atan grup, bir polis aracını sprey boya ile boyadı, seçim koordinasyon merkezine yumurta ve tuvalet kağıdı attı.Grup daha sonra aynı cadde üzerindeki emniyet müdürlüğünün binasının duvarlarına sprey boya ile yazılar yazdı. Buradan Ak Parti İl Başkanlığı binasına gelen gruptakiler slogan atarak İskele Meydanı'nı geçiçi bir süre trafiğe kapadı.Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı yürüyüşe CHP Çanakkale milletvekilleri Ali Sarıbaş ve Serdar Soydan ile Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan destek verdi.ESKİŞEHİRBerkin Elvan için protesto yapan ve yolu trafiğe kapatan gruba, polis müdahale etti.Yenibağlar Mahallesi Üniversite Caddesi'nde toplanan grup, yürüyerek Kurtuluş Mahallesi Yunusemre Caddesi'ne geldi. Bu sırada polis, gruba dağılmaları yönünde uyarı bulundu.Dağılmayan grup, yolda barikat kurup, polise taşlı, şişeli ve havai fişekli saldırıda bulundu. Bunun üzerine polis, tazyikli su ve biber gazıyla müdahalede bulundu. Göstericiler ara sokaklara dağıldı.AYDIN269 gün sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan Aydın’da da anıldı.Sevgi yolunda bir araya gelen grup, slogan atarak Adnan Menderes Bulvarı boyunca ellerinde meşale, pankart ve döviz ile slogan atarak yürüyüş yaptı. Yürüyüş sırasında bazı apartmanlarda vatandaşlar, gruba ışıklarını söndürerek bazıları da tencere çalarak destek verdi. Berkin Elvan için düzenlenen yürüyüş, Kent Meydanı’nda son buldu.Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı protesto yürüyüşüne katılanlar hükümet aleyhine slogan attılar. Ak Parti Aydın il binası önünden geçerken yuh çeken grup, basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldı.GAZİANTEPGaziantep'te, Gezi olayları sırasında hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan'ın ölümünü yaklaşık bin kişilik kalabalık tarafından protesto edildi. Gruptakui bazı kişilerin Ak Parti seçim bürosuna saldırmak istemesi üzerine müdaha eden polisle aralarında kısa süreli arbede yaşandı. .Gezi Parkı olayları sırasında başından yaralanan Berkin Elvan'ın 269 gün süren tedavi sonrası yaşamını yitirmesinin ardından Gaziantep Üniversitesi önünde toplanan yaklaşık bin kişilik kalabalık, sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. '14 yaşında direnen, 15'inde bir kahraman olan çocuklarız', 'Ben lafa değil, cinayete bakarım', 'Berkin Elvan, kokar artık bütün ekmekler' yazılı pankartları taşıyan gruptakiler, sık sık 'Berkin'in katili AKP'nin polisi', 'Faşizme karşı omuz omuza' ve 'Berkin Elvan onurumuzdur' sloganları attı.Yürüyüşe katılan kalabalıktaki bazı kişiler, Karataş Mahallesi'ndeki Ak Parti seçim bürosuna saldırmak istedi. Seçim bürosundaki bayrak ve afişleri indirmek isteyen kişiler ile polis arasında kısa süreli arbede yaşandı. Arbedenin ardından bölgeye çevik kuvvet ekipleri takviye olarak gönderildi. Takviye kuvvetler, yürüyüş güzergahındaki siyasi partilerin seçim büroları önünde önlem aldı. Yaklaşık 2 kilometre yürüyüş yapan grup, tekrar Gaziantep Üniversitesi önünde gelip, olaysız şekilde dağıldı.MERSİNBerkin Evlan'ın ölümünü protesto etmek için saat 19.00 sıralarında ellerinde dövizlerle Forum Alışveriş ve Yaşam Merkezi önünde toplanan yaklaşık 2 bin kişi daha sonra Ak Parti Yenişehir İlçe binasına doğru yürüyüşe başladı. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı'nı takiben Tulumba köprüsü kesimine ulaşan eylemci grubun önü parti binasına yaklaşık 150 metre kala Çevik Kuvvet polisi, panzer ve TOMA'lar tarafından kesildi. Grup burada Ak Parti binasına yürümekte ısrar edince polis araçlarından eylemin kanunsuz olduğu ve dağılmaları yönünde sürekli uyarı anonsları yapıldı. Ancak grubun içinden polislerin üzerine taş, yumurta ve havai fişeklerin atılması ve güvenlik güçlerinin de karşılık vermesiyle ortalık birden savaş alanına döndü. Eylemcilerle polisler arasında yaşanan kovalamacalar sonunda çok sayıda eylemci gözaltına alınırken, grubun parti binasına ulaşmaması için olay yerine takviye olarak gönderilen çok sayıda polis çevrede güvenlik önlemleri aldı.Polisin müdahalesiyle gruptakiler ara sokaklara kaçmaya başlarken, atılan taşlar nedeniyle de 2 polisin yaralandığı ve götürüldükleri Mersin Devlet Hastanesi'ne tedavi altına alındığı belirtildi. Halk Bankası ile Ak Parti'nin tüm seçim bürolarında polis yoğun güvenlik önlemi aldı.MUĞLABerkin Elvan için Muğla’da da protesto gösterisi düzenlendi.Sınırsızlık Meydanı'nda akşam saatlerinde bir araya gelen binlerce üniversite öğrencisi, çeşitli sloganlar attı. Daha sonra Cumhuriyet Meydanı'ndan hareket geçen kalabalık grup, Recai Güreli, Baki Ünlü, Hasan Ercan, Hasan Ali Yücel ve Cumhuriyet caddelerinde yürüyerek, 'Katil Erdoğan', 'Hükümet istifa', 'Muğla uyuma katillerden hesap sor', 'Katil polis hesap verecek' şeklinde sloganlar attı. Ardından Sınırsızlık Meydanı'na tekrar gelen grup, burada da sloganlar atmaya devam etti. Emniyet güçlerinin, Ak Parti Il Başkanlığı ve Ak Parti seçim bürolarında geniş güvenlik önlemleri aldığı gözlendi.UŞAKBelediye Meydanı'nda toplanan CHP, ÖDP, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Eğitim-Sen ve Uşak Barosu üyelerinden oluşan yaklaşık bin kişilik grup, ellerinde Türk Bayrağı, dövizler ve ekmeklerle Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na yürüdü. Polis ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde sloganlar atarak ilerleyen grup, Atatürk Anıtı önünde durmayıp, Atapark'a yöneldi. İsmetpaşa Caddesi ve Orhan Dengiz Bulvarı grubun yürüyüşü nedeniyle trafiğe kapandı. Orhan Dengiz Bulvarı'nda gruptan bazı kişiler, elektrik direklerine bağlı olan Ak Parti bayraklarını kopardı.Grup adına Atapark'ta basın açıklaması yapan Eğitim Sen Uşak Şube Başkanı Burak Yavaş, 'Polisin attığı gaz bombası fişeğinin başına isabet etmesiyle ağır yaralanan Berkin Elvan, adına yakışır bir mücadele örneği sergiledi. Ülkenin her yanından yükselen 'Uyan Berkin' çığlığına 269 gün süren mücadelesi ile cevap vermeye çalışan küçük bedeni bu yorgunluğa daha fazla dayanamadı. Berkin Elvan, 269 gün boyunca hepimize 'Sadece benim uyanmam yetmez. Bu ülkedeki adaletsizlikten, hukuksuzluktan beslenen faşizan sisteme karşı halkın, hepimizin uyanması gerekir' mesajını vermiştir. Berkin'in yaşam mücadelesi ile verdiği bu mesajın gereğini yerine getirmek boynumuzun borcudur' dedi.Grup, basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.ANTALYAAntalya'da akşam saatlerinde Berkin Elvan için toplanan grupla polis arasında gerginlik yaşandı. Polisin TOMA ve biber gazıyla müdahale ettiği gruptakilerden bazıları ise polise havai fişek attı.Gezi Parkı eylemleri sırasında ekmek almaya giderken kafasına isabet eden biber gazı kapsülü nedeniyle 269 gün komada kaldıktan sonra Sabah saatlerinde hayatını kaybeden Berkin Elvan için öğle saatlerinde Akdeniz Üniversitesi'nde başlayan eylem, akşam saatlerinde Kazım Özalp Caddesi, ardından Cumhuriyet Meydanı'nda devam etti. Kapalı Yol girişinde toplanan yüzlerce kişi 'Berkin Elvan Ölümsüzdür' pankartları ve Berkin Elvan fotoğraflarıyla yürüdü. Cumhuriyet Meydanı'na doğru yapılan yürüyüş sırasında polisin yakın bölgelerde barikat kurduğunu gören grup, duruma tepki gösterdi.Sonrasında gruptan bazıları polise taş attı, bazıları da çevredeki dükkanlardan eline geçirdiği masa ve sandalyeleri fırlattı.Biber gazı kullanarak grubu dağıtmaya çalışan polis geri çekilmek zorunda kaldı. Grup daha sonra yürüyüşüne devam etti. Atılan taşlardan dolayı iki polisin hafif şekilde yaralandığı belirtildi. Gruptakilerden bazıları ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğraflarının bulunduğu billboardları karaladı, afişlerin üzerine 'Hırsız var', 'Katil var' diye yazdı.Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan grup, burada eylemini sürdürdü. Hükümet ve polis aleyhine slogan atan gruba bir süre sonra polis müdahale etti. Gruptakilerden bazıları polise havai fişek attı. Polis ise TOMA'lar ve biber gazıyla gruba müdahale etti.BURDURBurdur'da bir grup, Berkin Elvan için oturma eylemi yaptı.Gezi olaylarında yaralanan ve bugün Sabah saatlerinde hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın fotoğrafının bulunduğu afişe karanfiller koyan öğrenciler, Cumhuriyet Parkı girişinde oturma eylemi yaptı. Öğrenciler kaval eşliğinde ağıt yaktı. Fikir Kulübü Federasyonu öğrencileri tarafından düzenlenen oturma eyleminde CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı İrfan İnanç Yıldız da destek verdi. Oturma eyleminin devam ettiği öğrenildi.BİLECİKİstanbul'daki Gezi Parkı gösterileri sırasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Berkin Elvan için Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi öğrencileri eylem yaptı.Akşam saatlerinde Bilecik Şehitler Parkı önünde toplanan Bilecik Üniversitesi öğrencileri sağanak yağışın altında mum yakıp yerde oturan öğrenciler birçok pankart açtı.Bilecik Üniversitesi Şeyh Edebali Üniversitesi öğrencilerinden olan İslam Ergül, yaptığı konuşmasında ekmek almaya giderken polis gaz fişeği ile başından vurulan Berkin Elvan için toplandıklarını belirtti.Ergül, konuşmasının ardından gezi eylemleri sırasında ölen Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Abdullah Cömert ve Ethem Sarısülük'ün isimleri söylenerek, öğrenciler 'Burada' diye bağırdılar. Bazı öğrenciler göz yaşlarını tutamadılar.Öğrenciler eylemlerinden sonra Berkin Elvan'ın fotoğrafını çiçeklerin arasına koyarak, fotoğrafın yanına mum diktiler ve olaysız bir şekilde dağıldılar.AFYONKARAHİSARAfyonkarahisar'da bir grup, Gezi Parkı olaylarında yaralanan ve bugün hayatını kaybeden Berkin Elvan için eylem yaptı.Türkiye Liseliler Birliği (TLB) Afyonkarahisar Temsilciliği üyeleri, Merkez PTT binası önünde toplandı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Zeren Alatepe, 269 günlük yaşam mücadelesini kaybeden Berkin Elvan'ın, acısının çok büyük olduğunu, Berkin Elvan'ı ölüme mahkum edenlerden hesabının sorulması gerektiğini söyledi. Alatepe, ayrıca Berkin Elvan'ın ölümünü protesto için bir süre derslere girmeyeceklerini de kaydetti. Grup açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.haberler.com
Üç Büyüklerin Berkin Elvan Mesajı
Dün sabah yaşamını yitiren Berkin Elvan için Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, başsağlığı mesajı yayınladı.Fenerbahçe, twitter hesabından “Mekanın cennet olsun Berkin Elvan” mesajını yayınlarken, Galatasaray ise yine twitter hesabından “Hepimizin acısı oldun Berkin, umarız sevginin de tohumu olursun” ifadelerini yer verdi. Beşiktaş ise, internet sitesinde şöyle yazdı: “Genç yaşında aramızdan ayrılan taraftarımız Berkin Elvan’ın vefatından derin üzüntü duymaktayız. 269 gündür süren yaşam mücadelesini bugün kaybeden Beşiktaş taraftarı Berkin Elvan’ın vefatı, hem kulübümüzü hem de camiamızı derinden üzmüştür. Hayatının baharında aramızdan ayrılan Berkin Elvan’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz”ZETE
İşte Mustafa Sarıgül'ün 'İstanbul' Projeleri
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, İstanbul için hazırladığı 200 projeden 28'ini kamuoyuyla paylaştı.CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, İstanbul için hazırladığı projeleri açıkladı. Bütün projelerin bilim kurulu üyelerine danıştıklarını ifade eden Mustafa Sarıgül, hukuk ve bilim öncülüğünde yapılamayan hiçbir projeyi kabul etmediklerini söyledi. Yerel seçimlere kısa bir süre kaldığını ifade eden Mustafa Sarıgül, 'Burada size sunacağımız projeler yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın ürünü. İstanbul'un tüm sorunlarını değerli bilim insanlarıyla, uzmanlarla masaya yatırdık. Yaklaşık 200 proje oluşturduk. Bunlar arasından 28 projeyi sizlere sunuyoruz. Tüm projeler bizim fikir önerilerimizdir. Proje önerilerimiz, 30 Mart'tan sonra, ilgili STK'lar, akademisyenler, siyasi partilerin temsilcileri ve yurttaşlarımızın görüşleri alınarak ve proje yarışmaları düzenlenerek, tasarlanacak ve hayata geçirilecektir' diye konuştu. 'ÖTEKİSİ OLMAYAN BİR İSTANBUL İÇİN GELİYORUZ' Hazırladıkları projelerin tamamının bilim ve hukukun öncülüğünde hazırlandoğını ifade eden Sarıgül şunları söyledi; 'Tam 20 yıldır aynı anlayış İstanbul'u yönetiyor. 20 yıl sonra gelinen yer maalesef şudur: Dünyada yaşanabilir kentler sıralamasında 109. sıradayız. 20 yıl oldu, artık yoruldular, toplumu da yordular. İstanbul yeni bir ses, yeni bir nefes, yeni bir enerji arıyor. Hiç kimse merak etmesin; İstanbul değişime hazırdır! Ötekisi olmayan bir İstanbul için geliyoruz. Yaptıklarına teşekkür ederiz, biz daha iyisini yapacağız. 30 Mart'tan itibaren İstanbul'da 'benim doğrularım' dönemi bitecek, 'kentin doğruları' dönemi başlayacak. Kin, nefret, sevgisizlik dönemi bitecek, sevgi, barış, dostluk dönemi başlayacak. Asla ötekimiz olmayacak; yurttaşlarımızın yüzde yüzünü kucaklayacağız. 30 Mart'tan itibaren İstanbul'da adamı olanın değil, hak edenin işini yapacağız. Bireylerin değil, toplumun çıkarına hizmet edeceğiz. Doğanın, bilimin, hukukun onaylamadığı, halkın yararına olmayan hiçbir projeye imza atmayacağız.' 'İSTANBUL'DA PLANLI GELİŞİM DÖNEMİ BAŞLAYACAK' 'İstanbul'da planlı gelişim dönemini başlatacağız' diyen Mustafa Sarıgül, 'Tüm fiziksel, sosyal, ekonomik planları güncelleyeceğiz. Artık her uygulama planlı olacak. İstanbul'umuzun suyunu, havasını, denizini, toprağını, yeşilini, ormanını, kimliğini, kültürünü, tarihi dokusunu en iyi şekilde koruyacağız ve geleceğe taşıyacağız. İstanbul'un çevre değerlerine sahip çıkacağız. Kuzey ormanlarını, su havzalarını, tarım alanlarını koruyacağız. Önümüzde ciddi bir su problemi var. Planlanan barajları mutlaka yapacağız. Ayrıca deniz suyundan kullanım suyu elde edilmesi için gerekli etütleri hemen başlatacağız' dedi. 'KENTSEL DÖNÜŞÜM' DEĞİL, 'KENTSEL GELİŞİM' Kentsel dönüşümü kentsel gelişim olarak adlandırdıklarını belirten Mustafa Sarıgül, 'Kentsel dönüşümü yıkım ve mutsuzluk olmaktan çıkaracağız. Kentsel dönüşüm değil, kentsel gelişim diyoruz. Kentsel gelişimde yurttaşlarımızın tüm haklarını koruyacağız. Tapu ve 2-B'den kaynaklanan sorunları mutlaka çözeceğiz. Hiç kimse mağdur olmayacak. İstanbul ortaklığı projemizle, toplumsal mutabakata dayalı doğru ve yerinde dönüşüm sağlayacağız. Kesinlikle yüreklerde deprem korkusu kalmayacak. Binalarımızı güçlendireceğiz. İstanbul'umuzu depreme karşı hazırlıklı hale getireceğiz' şeklinde konuştu. 'RAYLI SİSTEMİN PAYINI YÜZDE 50'YE ÇIKARACAĞIZ' Mevcut yönetimin ulaşımda 5 katrilyon harcadığını fakat ulaşım problemini çözemediğini ifade eden Sarıgül, 'İstanbul'da ulaşım bugünkü gibi plansız projelerle çözülemez. Çözüm; daha fazla, daha konforlu, daha hızlı entegre toplu taşımadır ve bu, imkansız değildir! Öncelikle ulaşım ana planını güncelleyeceğiz. Ulaşımda da her şey planlı olacak. Ulaşımı tek elden yöneteceğiz. İstanbul'un ulaşımında metroya ve raylı sisteme öncelik vereceğiz. Raylı sistemin toplu ulaşımdaki payı yüzde 20. Oysa dünya metropollerinde bu oran yüzde 70 ile 90 arasında. 20 yılda, İstanbul'da yapılan metro 68 kilomtere. Oysa, Şangay'da 18 yılda 437 kilometre, Yeni Delhi'de 10 yılda 190 kilometre metro yapılabildi. Biz, raylı sistemin payını hızla yüzde 50'ye çıkaracağız' ifadelerini kullandı. 'İSTANBUL'A DENİZDEN BAKACAĞIZ' 'İstanbul'a denizden bakacağız' diyen Sarıgül, deniz ulaşımını güçlendireceklerini belirterek, 'Deniz ulaşımının toplu ulaşımdaki payını yüzde 4'ten yüzde 10'a çıkaracağız. Toplu ulaşım ağını büyük otoparklar ve aktarma merkezleriyle birbirine bağlayacağız. Özel taşımacıların gücünden daha etkin yararlanacağız. Bütün bu önlemlerle, İstanbul'da trafik çilesine kademeli olarak son vereceğiz' dedi. İstanbul'da atık suların yüzde 72'si arıtılmadan denize verildiğini ifade eden Mustafa Sarıgül, 'İSKİ kayıtlarında bu açıkça görülüyor. Biz, bu ayıba son vereceğiz. İleri biyolojik arıtma sistemlerini mutlaka hayata geçireceğiz. Yenilenebilir enerji önemli. İBB olarak yenilenebilir enerji kaynaklarıyla kendi elektriğimizi kendimiz üreteceğiz. Bu yolla, İBB'nin elektrik maliyetini azaltacağız. Bu kaynağı sosyal projelere aktaracağız' şeklinde konuştu. '2 BÜYÜK KENT PARKI YAPILACAK' İstanbul'da yeşil alanlara öncelik vereceklerini dile getiren Mustafa Sarıgül, 'Aktif yeşil alanlarımız çok az. Kişi başı aktif yeşil alan, New York'ta 29 metrekare, Londra'da 27 metrekare, Stockholm'de 87 metrekare, İstanbul'da ise 2 metrekarenin altında. Yeni parklar ve aktif yeşil alanlar oluşturarak, İstanbul'umuza nefes aldıracağız. Anadolu yakasında, İçerenköy'deki hal arazisi ile Avrupa yakasında, 4. Levent-Maslak arasındaki golf kulübü arazisini dünya ölçeğinde kent parkı yapacağız. Tüm ilçelerde parkları, aktif yeşil alanları yaygınlaştıracağız' diye konuştu. Bisiklet yollarını yapacaklarını da sözlerine ekleyen Mustafa Sarıgül, 'İstanbul'umuzun, mümkün olan her noktasında, kesintisiz yaya ve bisiklet yollarına önem vereceğiz. İlk örnek olarak, Eminönü ile harbiye arasını, kesintisiz bir yaya yolu olarak düzenleyeceğiz' dedi. 'İSTANBUL, KÜLTÜR VE TURİZMİN BAŞKENTİ OLACAK' İstanbul'u kültür ve turizm başkenti; bir dünya markası yapacağını ifade eden Mustafa Sarıgül, 'İstanbul'u dünya turizminin göz bebeği haline getireceğiz. İstanbul'un tarihi ve doğal zenginliklerini turizmle daha çok buluşturacağız. Turizm alt yapısını geliştireceğiz. Anadolu çok önemli yakasına bir kongre merkezi yapacağız. Kruvaziyer liman projesini tamamlayacağız. İstanbul'u festivaller şehri haline getireceğiz. İstanbul'u dünyada çok daha etkin şekilde tanıtacağız. İstanbul'u Londra'yla, Paris'le yarıştıracağız. Hedefimiz bugün 10 milyon olan turist sayısını 25 milyona çıkarmak; İstanbul'un turizm gelirlerini hızla artırmaktır. İnanıyorum ki; İstanbul'da turizm şahlandığı zaman, işsizlik de azalacaktır' dedi. Tarihi yarımadanın önemine vurgu yapan Mustafa Sarıgül, 'Tarihi yarımada İstanbul'un en büyük hazinesi yatmaktadır. Ne yazık ki, bu hazine sahipsizdir, bakımsızdır. Tarihi yarımadayı, bir bütün olarak ele alacağız. Evrensel koruma kültürü ilkelerine uygun olarak, şanına yakışır hale getireceğiz. Bu çalışmalarla, tarihi yarımadayı açık bir müze kent haline gelecektir. Haliç'i, Eyüp Sultan odaklı, bir doğa ve kültür vadisi haline getireceğiz. Eyüp Sultan'da inanç turizmini öne çıkaracağız. Haliç Vadisi, İstanbul'un yeni cazibe merkezi olacak. UNESCO dünya mirası listesinde yer alan Yedikule ve fetih surlarını restore ederek turizme kazandıracağız. İstanbul'un tarihi hanlarını aslına uygun şekle getireceğiz' diye konuştu. 'GEZİ PARKI, PARK OLARAK KALACAK' Meydanların kentler için önemli olduğuna dikkat çeken Sarıgül, 'İstanbul'un tarihi meydanları, yanlış mimari uygulamalarla tarihi kimliğinden uzaklaştırılıyor. Meydanlar kentlerin yüzüdür. Yurttaşların buluşma alanıdır. Demokrasi, özgürlük, kültür-sanat mekanlarıdır. Proje yarışmalarıyla, İstanbul'umuzun 6 ana meydanını yeniden düzenleyeceğiz. Bu meydanlar, Taksim, Kadıköy, Üsküdar, Aksaray, Beyazıt, Beşiktaş meydanlarıdır. Gezi parkı ise, park olarak kalacak. Ayrıca, 39 ilçede 39 yaşam meydanı yapacağız. İstanbul beton meydanlara değil, demokrasi, özgürlük, kültür ve sanat meydanlarına sahip olacak. İstanbul'un her ilçesinde, ilçenin ve bölgenin özelliklerini de gözeterek, Abdi İpekçi Caddesi benzeri İstanbul'da marka caddeler yapacağız' şeklinde konuştu. AKM, HİZMETE AÇILACAK Kültür merkezlerinin sayısını arttıracaklarını ifade eden Mustafa Sarıgül, 'İstanbul'a 3 büyük kültür merkezi kazandıracağız. Öncelikle Atatürk Kültür Merkezi'ni hızla onaracağız ve İstanbul'un hizmetine sokacağız. Kadıköy'de bir su kenarı yapısı olarak simge bir opera binası yapacağız. Tepebaşı'nda da İstanbul'a yakışır bir konser salonu yapacağız. Ayrıca, 39 ilçede kültür-sanat merkezleri yapacağız. İstanbul müzeler açısından da yetersiz bir noktada. Öncelikle, var olan müzelerimizi destekleyeceğiz, geliştireceğiz. Ayrıca Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarını, çevreleriyle birlikte değerlendirerek, proje yarışmasıyla, dünya çapında iki kent müzesi haline getireceğiz' diye konuştu. 'İSTANBUL'A OLİMPİYATLARI KAZANDIRACAĞIZ' Amatör spor kulüplerini destekleyeceğini dile getiren Sarıgül, 'Bin 600 tane spor kulübü var. Sporcu fabrikaları açacağım. Olimpiyat stadını, yeni tesislerle bir olimpik park haline getireceğiz. Geleceğin şampiyonları İstanbul'da yetişecek. Olimpiyatları İstanbul'a kazandıracağız. Arda hariç o rakamı bir ardada yakalayamıyoruz. Çocuklarımız için her hafta sonu ücretsiz tiyatro ve sinema gösteriminden ücretsiz yaralanacak. İstanbul'un her ilçesinde organik pazarlar kuracağız' ifadelerini kullandı.'İSTANBUL'A HAYVAN KÖYÜ KURULACAK' İstanbul'un iki yakasına iki hayvan yaşam köyü kuracaklarını ifade eden Sarıgül, 'Kısırlaştır, sahiplendir' projesini de etkin olarak hayata geçireceğiz. Sinema endüstrisi için doğal çekim platoları kuracağız. Film stüdyolarını kurulmasını teşvik edeceğiz. İstanbul doğal çekim platoları, dünya sinemasının yeni cazibe merkezi haline gelecek. Hollyvoda rakip film stüdyolarını hayata geçireceğiz. Yüzlerce oyuncu buraya gelecek İstanbulun tanıtımına katkı bulunacak' dedi. İHA
Reklam
İstanbul United Belgeseli Gösterime Hazır
Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarının sokaktaki omuz omuza mücadelesi, İstanbul ve futbol tutkunu iki yönetmenin gözünden belgesel oldu. İlk gösterim 12 Nisan'da, İstanbul Film Festivali'nde.
IFFHS ''Dünyanın En İyi Futbol Takımları'' Sıralaması
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu’nun (IFFHS) ”Dünyanın En İyi Futbol Takımları” şubat ayı değerlendirmesinde Türk takımları düşüş yaşadı. IFFHS’nin, kulüplerin ulusal ve uluslararası organizasyonlarda oynadığı maçları baz alarak yaptığı değerlendirmede, 1 Mart 2013 ile 28 Şubat 2014 tarihleri arasındaki son bir yıllık süreyi kapsayan rapor açıklandı. Değerlendirmede, geçen aya oranla Trabzonspor 6, Galatasaray 1, Fenerbahçe ise 26 basamak birden geriledi. Bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde başarılı sonuçlar alan ve son olarak İtalya’nın Juventus takımına elenen Trabzonspor, şubat ayı değerlendirmesinde 185 puanla 31. sırada yer aldı. Bordo-mavililer, geçen ay 25. sıradaydı. Geçen ay 55. sırada yer alan Galatasaray ise 1 sıra gerileyip, 153 puanla 56. oldu. Türk takımları içinde en büyük düşüşü yaşayan Fenerbahçe ise, geçen ay 33. sıradayken, şubat ayında 151,50 puanla 59. oldu. Beşiktaş ise ilk 200 takım içinde yer almadı. Bayern Münih zirvede IFFHS’nin ”Dünyanın En İyi Futbol Takımları” değerlendirmesinde Alman ekibi Bayern Münih 370 puanla zirvedeki yerini korudu. Bayern Münih’i 301 puanla Real Madrid, 267 puanla da Barcelona izledi. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibi Chelsea ise 262 puanla 4. sırada yer aldı. İSTANBUL (AA)
İstanbul’da Üniversiteli Olmak: Faydaları ve Zararları
İstanbul’da Üniversiteli Olmak – Faydaları İstanbul kendinizi geliştirebilmenizi sağlamaktadır. Entelektüel birikim için ideal bir şehir, kültürel etkinlikler çok fazla. Mesela çok sevdiğiniz yabancı bir grup konser için Türkiye’ye gelecek olsa, İstanbul’a gelir. İstanbul’a çok fazla turist gelir, yabancı ülkeden insanlara tanışabilir, vizyonunuzu genişletebilirsiniz. İstanbul’da üniversite eğitimi dışında hobilerinizi uygulamaya geçireceğiniz birçok kurs var. Adeta bilgiye ulaşmanın şehri İstanbul. Staj olanakları oldukça geniştir, özellikle mühendislik öğrencileri için. Kaldı ki mühendislik okuyacak öğrencilerin ilk tercihidir İstanbul, öyle güzel şehir. Kadıköy, Beşiktaş, Bebek, Ortaköy, Caddebostan, Taksim ve daha birçok yer, eğlencenin önemli noktaları, sosyalleşmenin merkezi. Canınız mı sıkıldı? Boğaz var yahu. Metro, Metrobüs, Marmaray, Vapur olsun, her yere ulaşabilirsiniz. Ulaşımı bir öğrenci için oldukça ucuzdur. Tarihi açıdan çok zengin bir şehir İstanbul, gezip öğrenme meraklıları için avantaj. Bölümünüzle ilgili semirnerlere, konferanslara katılabilirsiniz. Bu eksikliği hiçbir zaman çekmezsiniz. En önemlisi de hayatı diğer şehirlere kıyasla daha çabuk öğrenir, tanırsınız. İstanbul öğrenci şehridir! İstanbul’da Üniversiteli Olmak - Zararları İstanbul’un kalabalığı ve trafiği çekilecek gibi değil. Hele ki metrobüs! İstanbul pahalı bir şehir; evinizden ya da yurdunuzdan dışarı adım attığınızda para harcamadan edemiyorsunuz. Eğer ki İstanbul dışından bir ilden gelmişseniz ve yurtta kalamam, en iyisi ev kiralayayım diyorsanız, bilin ki yüksek kiralar ödemek zorundasınız. NOT: İstanbul’da üniversite okumanın faydalarına ve zararlarına bir madde de sen eklemek istersen yorum yaz, paylaşalım!
Reklam
Erdoğan’ın Yargıya Talimatı, Alevi Hâkim Fişlemesi ve FB Mahkûmiyeti TBMM'de
Umut Oran: Hakim savcılar etnik kökenlerine göre mi ayrılıyor? Adalet Bakanı’nın dava takipçiliği görevi var mı? FB yöneticileri için de Yargıtay girişiminiz oldu mu? ANKARA CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Recep Tayyip Erdoğan’ın, dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in telefonla yaptığı telefon görüşmesinde işadamı Aydın Doğan'ın, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) isteği doğrultusunda mutlaka mahkûm olması için Yargıtay nezdinde girişimde bulunması talimatı vermesi, Sadullah Ergin’in ise davaya bakan hâkimin “Alevi” olmasından bahsetmesini TBMM’ye taşıdı. Oran, Erdoğan’ın, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın davasının Yargıtay’da onanması için girişimde bulunup bulunmadığının da açıklanmasını istedi. Erdoğan’dan, Ergin’e, işadamına ceza verilsin talimatı CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde dün gece sosyal medyaya düşen son telefon kaydını gündeme getirdi. Umut Oran önergesinde şunları kaydetti: “Sosyal medyaya yansıyan yasal dinleme kayıtlarına göre Recep Tayyip Erdoğan selefiniz dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i telefonla aramış, aralarında yaptıkları konuşmada halen sürmekte olan bir davayı takip etmesi talimatını kendisine vermiş, yine davada çıkan sonucun kabul edilemez olduğunu ve sanıkların SPK’nın da istediği biçimde mutlaka ceza alması gerektiğini bildirmiştir. Sadullah Ergin ise,  davada karar veren hâkimin “Alevi” ve “kendilerine karşı olumsuz” bir kişi olduğunu ifade etmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda Erdoğan’ın istediği sonucun alınacağını beyan etmiştir. Daha sonra aralarında yargıya “transfer edilen” hâkimler hakkında konuşulmuş, konunun Ali Babacan ve Sadullah Ergin tarafından takip edilmesi noktasında anlaşılmıştır.” Hakim savcılar etnik kökenlerine göre mi ayrılıyor? CHP’li Oran’ın, Adalet bakanı’na yönelttiği sorular ise şöyle: Bakanlığınız tarafından hâkim ve savcıların etnik kökenleri, dini ve siyasi inanışları takip edilmekte midir, bu bilgiler bir bilgi notuyla Başbakan’a sunulmakta mıdır? Bakanlıkta kaç Alevi hâkim ve savcı çalışmaktadır? Alevilik olumsuz bir özellik mi? Alevi olmak “olumsuz” bir özellik midir? Alevi vatandaşlarımızın hâkim ve savcı olma hakkı yok mudur? Alevi hâkim ve savcıların yaptığı işlemler doğrudan hukuksuz mudur? Hukukta “Aleviler hâkim, savcı olamaz” diye bir mevzuat bulunmakta mıdır? Bakanlar Kurulu’nda bu konuda izahatta bulunulacak kadar bunun alenileşmesi hükümetinizin politikalarından biri midir? Ayrımcılık suçu değil mi? Bir kamu görevlisi, hâkim-savcıyı, vatandaşı “Alevi” diye nitelemek ayrımcılık suçunu oluşturmuyor mu? Hâkim ve savcıları etnik kökenleri, dini ve siyasi inanışları nedeniyle fişleyerek ayrımcılık suçu işleyen personel hakkında tarafınızca başlatılan adli veya idari bir soruşturma bulunmakta mıdır? Bu soruşturma kapsamında kaç bürokrat soruşturulmaktadır, bu emirleri veren amirler hakkında da soruşturma başlatılmış mıdır? Adalet Bakanı’nın dava takipçiliği görevi var mı? Adalet Bakanı’nın görevleri arasında Başbakan’ın emri üzerine dava takipçiliği yapmak bulunmakta mıdır? Bakanlığın ve personelinin bu amaçla kullanılmaması için aldığınız önlemler nelerdir? Göreve geldiğiniz günden bugüne kadar Başbakan’ın şahsen sizin takip etmenizi istediği davalar nelerdir, bu davalarda Başbakan hangi kararların çıkmasını istemiştir, Anayasa’ya aykırı ve yargıya müdahale anlamına gelecek bu kanunsuz emirlere uydunuz mu? Şahsınıza bu kanunsuz emirleri veren şahıs hakkında suç duyurusunda bulunarak adli süreci başlattınız mı? Kamuoyunda Ergenekon, OdaTV, Balyoz, Poyraz, KCK adıyla bilinen davalar Bakanlığınız tarafından takip edilmiş midir, bu davayı görmekte olan mahkemelerin hangi kararları alacağı yönünde Bakanlığınız tarafından verilen sözlü veya yazılı bir talimat bulunmakta mıdır? FB yöneticileri için de Yargıtay girişiminiz oldu mu? Kamuoyunda 3 Temmuz davası adıyla da bilinen, Fenerbahçe ve Beşiktaş yöneticilerini kapsayan dava da Erdoğan ve selefiniz Sadullah Ergin tarafından takip edilmiş midir? Yargıtay 5. Dairesi’ne bu davada Aziz Yıldırım’a ve Fenerbahçe yöneticilerine ceza verilmesi yönünde bir talimat gönderilmiş midir?
İsveç'in Türk Asıllı Yıldızları Heyecanlı!
A Milli Futbol Takımı ile hazırlık maçında karşılaşacak İsveç Milli Takımı Ankara’daki ilk antrenmanını yaptı. İlhan Cavcav Tesisleri’nde yapılan antrenmana hafif koşuyla başlayan İsveçli futbolcular, kontrol-pas çalışmasının ardından top kapmaca oynadı. Antrenmanın ikinci bölümünde Jimmy Durmaz ve Erkan Zengin özel olarak gol vuruşu çalışması yaptı. Diğer futbolcular ise yarı sahada çift kale maçla idmanı tamamladı. Spor Toto Süper Lig’de forma giyen Jimmy Durmaz, Johan Dahlin, Erkan Zengin ve Andreas Isaksson’un yer aldığı çalışmaya Zlatan İbrahimovic katılmadı. Yıldız futbolcunun, dün Paris Saint-Germain’in, sahasında Olympique Marsilya’yı 2-0 yendiği maçta forma giydiği için dinlendirildiği öğrenildi. Ibrahimovic, yarın maçın oynanacağı Ankara 19 Mayıs Stadı’nda İsveç’in yapacağı son çalışmada yer alacak. İsveç Milli Takımı, yarın saat 11.30′da, Ankara 19 Mayıs Stadı’nda yapacağı antrenmanla hazırlıklarını tamamlayacak. İsveç ve Türk basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği antrenman öncesinde futbolcular karşılaşmaya ilişkin görüşlerini açıkladı. Spor Toto Süper Lig’de Kasımpaşa’nın kalesini koruyan Andreas Isaksson, 2014 Dünya Kupası’na katılamadıklarını hatırlatarak “Bu bizim için yeni bir başlangıç olacak. 2016 Avrupa Şampiyonası eleme maçları için takımımızı hazırlamaya çalışıyoruz” dedi. Türkiye ve İsveç’in iyi takımlar olduğunu belirten Isaksson, “Maç için favori belirlemek zor. Çok çekişmeli bir karşılaşma olacak. Kazanmak için elimizden geleni yapacağız. İzleyenler keyif alacaktır” diye konuştu. Milli kaleci, iyi bir kadroya sahip olduklarını da vurgulayarak “Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılacağımızı düşünüyorum. Bunu başarabilecek kalitede oyuncularımız var” ifadesini kullandı. Gençlerbirliği’nde yerli statüsünde forma giyen Jimmy Durmaz ise duygusal bir karmaşa yaşamadığını dile getirerek maça kazanmak için çıkacaklarını söyledi. İsveç’in futbolcusu olduğunu kaydeden Durmaz, şöyle konuştu “İsveç milli takımı forması giydiğim için mutluyum. İsveç’te doğup, büyüdüğüm için karışık duygular içinde değilim. Dolayısıyla İsveç’in kazanması için elimden geleni yapacağım. İbrahimovic ile görüştüm. Arkadaşça konuştuk ancak maçla ilgili bir konuşmamız olmadı.” ‘BEŞİKTAŞ’TA FAZLA ŞANS BULAMADIM’ Antrenmanın ardından AA muhabirine açıklama yapan Erkan Zengin, Beşiktaş’ta forma giydiği dönemde fazla şans bulamadığını söyledi. Eskişehirspor’da kendisini kanıtladığını aktaran Erkan Zengin, kırmızı siyahlı kulüple 4 senelik kontratının olduğunu ve şu an transferi düşünmediğini ifade etti. Kendisi adına her şeyin yolunda gittiğini belirten İsveçli milli futbolcu, şunları kaydetti: “Türk’üm. Türk aileden geliyorum, ancak İsveç Milli Takımı’nı tercih ettim. Bu maç benim için çok önemli. Karışık duygular yaşıyorum. 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na hazırlanıyoruz. Bu çerçevede Türkiye ile karşılaşacağız. İyi oynayarak bu maçı kazanmak istiyoruz. Jimmy ile özel şut çalıştık. Umarım çarşamba günü de o sağdan, ben de soldan güzel işler çıkarırız.”AMK Spor
Reklam
Fenerbahçe 'Ele Güne Karşı'
Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. Spor Toto Süper Lig'in 23. haftasında Fenerbahçe konuk ettiği Gençlerbirliği'ni Emre Belözoğlu'nun 57. ve 71. dakikada attığı gollerle 2-0 yenerek zirve yolunda önemli bir galibiyet kazandı. FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta Fenerbahçe'nin ilk golü 57. dakikada penaltıdan Fenerbahçe'nin kaptanı Emre Belözoğlu'ndan geldi. Bu golden 15 dakika sonra ev sahibi ekip 2. kez penaltı noktasına geçti ve 71. dakikada penaltı noktasından Emre Belözoğlu'nun 2. golüyle 3 puanın sahibi oldu. Sarı-Lacivertliler bu galibiyetle Galatasaray'ın Çaykur Rizespor maçı öncesi önemli bir 3 puan aldı. En yakın takipçisi Beşiktaş'ın beraberlikle kapadığı haftada, aldığı 3 puanla şampiyonluk yolunda yerini sağlamlaştırdı. Bu sonuçla Fenerbahçe 51 puana yükselirken, Gençlerbirliği deplasmanda kaybederek 25 puanda kaldı. Fenerbahçe gelecek hafta deplasmanda Trabzonspor'un karşısına çıkarken, Gençlerbirliği ise evinde Sivasspor ile karşılaşıyor. İLK 11'DE 3 YABANCI Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de Gençlerbirliği ile yaptığı mücadelede, uzun bir aradan sonra ideale yakın bir kadroyla sahaya çıktı. İkinci yarıda geride kalan haftalarda sakatlık ve cezalar nedeniyle önemli futbolcularından yoksun kalan sarı-lacivertli takımda sakatlığı geçen Sow'un yanı sıra kart cezalarını tamamlayan Egemen Korkmaz ve Emre Belözoğlu 11 kişilik kadroya girdi. Fenerbahçe'nin 18 kişilik maç kadrosunda 5 yabancı bulunurken, bunlardan 3'ü ilk 11'de yer aldı. Teknik direktör Ersun Yanal, Sow, Kuyt ve Emenike'ye ilk 11'de görev verirken, Meireles ve Kadlec yedekler arasında bulundu. F.BAHÇELİ GOLCÜLER SAHADA Fenerbahçe'nin hücum yollarında etkili olduğu Sow, Kuyt ve Emenike, ligde 4 hafta sonra aynı anda ilk 11'de yer aldı. İkinci yarının ilk maçında Torku Konyaspor'a karşı ilk 11'de sahada bulunan 3 futbolcu, ardından sakatlık sorunları nedeniyle 4 lig maçında aynı anda kadroda bulunamadı. Sarı-lacivertli takımın bu sezon ligde en golcüsü olan Sow'un 9, Kuyt ve Emenike'nin ise 8'er golü bulunuyor. TRİBÜNLERDE 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' SLOGANI Fenerbahçe'nin seyircisiz oynama cezası nedeniyle karşılaşmayı tribünlerde sadece kadınlar ve 12 yaş altı çocuklar izleyebildi. PFDK'nın Elazığspor maçında çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı bir maç seyircisiz oynama cezası verdiği Fenerbahçe, lig tarihinde 21. kez seyircisiz maça çıktı. Bu sezon ikinci kez Kadıköy'de kadın ve çocuklar önünde maça çıkan sarı-lacivertli futbol takımı, kadın ve çocuklar önünde oynadığı 15. haftadaki Akhisar Belediyespor mücadelesini 4-0 kazanmıştı. Tribünlerdeki kadın ve çocuk seyirciler, karşılaşmanın başlamasına 10 dakika kala 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' şeklinde uzun süre bağırdı. MAÇ TEMPOLU BAŞLADI Hakem Cüneyt Çakır'ın düdüğüyle başlayan maç Fenerbahçe'nin seyircisiz cezası nedeniyle tribünlerde sadece bayanlar ve çocuklar yer aldı. Maçın ilk dakikalarından itibaren karşılıklı atakların olduğu maç seyirciler açısından oldukça heyecanlı geçti. Gençlerbirliği'nin Jimmy Durmaz ile başlattığı tehlikeyi atağa Fenerbahçe Sow ile cevap verdi. Maçın bundan sonraki dakikaları Sarı-Lacivertlilerin üstünlüğüyle devam etti. Gençlerbirliği savunmasının zor anlar yaşadığı ilk yarıda Fenerbahçe Sow ve Kuyt ile tehlike pozisyonlar yakalasa da bunları değerlendiremedi. Maçın ilk yarısı 0-0 beraberlikle sonuçlandı. FENERBAHÇE'DEN GOL TEPKİSİ! Fenerbahçe'nin 21. dakikasında Caner Erkin ile sol kanattan atak geliştirdi. Açılan ortaya Sarı Lacivertlilerden Sow ve Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan yükseldi. Ramazan'ın Sow'un müdahalesiyle yerde kalması sonrası, hakem Cüneyt Çakır golü geçersiz saydı. Pozisyon sonrası Gençlerbirliği'nin kalecisi Ramazan'a müdahele etmek için sağlık ekipleri oyuna dahil oldu. Sow, kaleci Ramazan oyundan çıkarken futbolcunun son durumunu sordu. Kaleci Ramazan'ın yerine Ferhat Kaplan oyuna dahil oldu. ÇAKIR'A GOSSO TEPKİSİ Fenerbahçe cephesi maçın ilk yarısında Gosso'nun müdahalelerinden dolayı hakem Cüneyt Çakır'ın yönetimini eleştirdi. Sow'un geliştirdiği atağı Gençlerbirliği'nden Gosso'nun sert müdahalesi sonrası hakemin verdiği faul kararıyla oyun durdu. Çakır'ın düdüğüyle birlikte Fenerbahçe'nin yedek kulübesi Cüneyt Çakır'a tepki göstererek neden kart vermediği yönünde tepkilerini gösterdiler. İlk yarının son dakikalarnda Gosso'nun Fenerbahçeli futbolculara sert müdahaleleri devam etse de, Çakır, Gosso'yu kartla cezalandırmadı. PENALTILAR 3 PUANI GETİRDİ Spor Toto Süper Lig'in en çok penaltı veren hakemi ünvanını elinde bulunduran Cüneyt Çakır maçın 57. dakikasında penaltı noktasını gösterdi. Fenerbahçeli Gökhan Gönül'ün Gençlerbirliği kalesine gönderdiği topa Gençlerbirliği'nden Kulusic'in topa eliyle müdahalesi sonrası hakem penaltı verdi. Emre Belözoğlu'nun kullandığı penaltı takımını 1-0 öne geçiren golü attı. Bu pozisyondan 15 dakika sonra Alper Potuk'un Gençlerbirliği ceza sahası içinde 70. dakikada yere düşmesiyle hakem bir kez daha penaltı noktasını gösterdi. Emre Belözoğlu'nun ikinci kez topun başına geçmesiyle takımını 2. kez öne geçirdi ve Fenerbahçe'ye 3 puanı getiren penaltı gollerini attı. Emre Belözoğlu maçın 75. dakikasında yerini Meireles'e bırakarak oyundan çıktı. Maçın bu dakikalarından sonra Fenerbahçe'nin baskılı ataklarından başka bir gol gelmedi ve 3 puanın sahibi Fenerbahçe oldu. MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI) 2- dakikada Gökhan Gönül'ün kafayla indirdiği topa Sow'un ceza alanı önünde yerden vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ramazan Köse'de kaldı. 7- dakikada ceza alanı dışından kazanılan serbest vuruşta, Emre Belözoğlu'nun önüne açtığı topa Emenike çok sert vurdu. Kaleci Ramazan Köse meşin yuvarlağı direğin dibinde tokatlayarak, kornere gönderdi. Aynı dakikada korner atışını kullanan Caner Erkin, topu ceza alanı dışındaki Gökhan Gönül'e çıkardı. Gökhan'ın ceza alanına doğru havalandırdığı topu Kuyt, kafayla Sow'a indirdi. Altıpasta müsait durumda topla buluşan Senegalli golcü, kötü bir vuruşla meşin yuvarlağı boş kale yerine auta gönderdi. 9- dakikada soldan Uğur Çiftçi'nin ortasında ceza alanı içinde arka direkte Jimmy Durmaz'ın kafa vuruşunda, top yandan auta çıktı. 22- dakikada soldan Caner Erkin'in ortasında ceza alanı içinde kaleci Ramazan Köse ve Sow topa hamle yaptı. İki oyuncu arasında kalan meşin yuvarlak Sow'a çarparak savunmanın müdahalesine rağmen filelere gitti. Ancak hakem Cüneyt Çakır, kaleciye faul yapıldığı gerekçesiyle golü geçerli saymadı. Bu pozisyonda sakatlanan kaleci Ramazan Köse'nin yerine Ferhat Kaplan oyuna girdi.35- dakikada ceza yayı önünden Kuyt'ın vuruşunda, top yandan auta gitti.39- dakikada ceza alanı dışından serbest atış kullanan Caner Erkin'in sert vuruşunda, kaleci Ferhat Kaplan topu tokatlayarak uzaklaştırdı. Aynı dakikada Gökhan Gönül'ün uzun kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Egemen Korkmaz'ın aşırdığı topa Bekir İrtegün'ün vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Ferhat Kaplan'da kaldı. 40- dakikada Gökhan Gönül'ün sağdan ortasında ceza alanı içinde topla bulaşan Kuyt'ın dönerek yaptığı vuruşta, meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 42- dakikada soldan Caner Erkin'in kullandığı taç atışında ceza alanı içinde Kuyt topu kafayla Sow'a indirdi. Senegalli futbolcunun sert şutunda top yine üstten auta gitti. Fenerbahçe: 2 - Gençlerbirliği: 0 Stat: Fenerbahçe Şükrü SaracoğluHakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık OngunFenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Kuyt, Alper Potuk, Sow, EmenikeGençlerbirliği: Ramazan Köse (Dk. 25 Ferhat Kaplan), Hakan Aslantaş, Radzkou, Kulusic, Uğur Çiftçi, Doğa Kaya, Gosso, Jimmy Durmaz, Petrovic, Zec, Stancu Sporx
O Lazeri Tuttuğuna Pişman Oldu
G.Saray-Beşiktaş derbisinde penaltı sırasında Beşiktaş kalecisi Tolga'nın gözüne lazer ışığı tutan fanatik nihayet yakalandı.Spor Güvenlik Şubesi'nin 3 günlük çalışması sonucu bugün kimliği belirlenen Mehmet Dağ isimli taraftar, savcı karşısına çıktı.. Üniversite mezunu olan 45 yaşındaki Dağ ifadesinde 'O lazer aygıtını işyerimde sunum yapmak için kullanırım.. Maç günü cebimde unutmuşum.. Penaltı sırasında şeytana uyup atışı kurtaramasın diye kaleci Tolga'nın gözüne tuttum.. Çok pişmanım' dedi..6222 sayılı kanun uyarınca stada yasaklı madde sokmak suçuyla yargılanacak olan Dağ, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.. Dağ'a bugünden başlamak üzere 1 yıl statlara giriş yasağı uygulanmaya başlandı..Şampiy10
'Fetih 1453 Popüler Piyasaya Hitap Eden Ticari Bir Film'
Devrim Evin nasıl anlatılır bilemiyoruz hem çok düşünceli hem de düşündüğünü asla çekinmeden söyleyen bir tiyatrocu desek yeridir. Yıllarını tiyatroya veren ve Cüneyt Gökçer’in öğrencisi olarak yetişmekten gurur duyan sanatçıya tiyatroya olan sevgisi ve seyircisine olan saygısından dolayı böyle hitap etmek bize de daha anlamlı geliyor. Ve kendisi şu sıra o kadar çok röportaj vermiş ki ne soracağımızı şaşırdık desek yeridir. Zaten Evin’de aynı soruları cevaplamaktan sıkılmış, aynı şeyleri haklı olarak tekrar tekrar anlatmak istemiyor. Yine de biz herkesin sorduğuna belki yakın ama sizlerin okurken daha farklı cevapları da görebileceği soruları kendisine yönelttik. Söylemeden geçemeyeceğimiz bir diğer şey de o kadar koşuşturmacanın ve işinin arasında istediğimiz tüm sorulara çok hızlı konuşarak uzun cevaplar verdi. Tam röportaj bitti, fotoğraf çekecektik ki bir telefon geldi. Arabasını çekmesi gerekiyormuş 5 dakika içinde arabasının yanında olması gerektiğinden, tek çaremiz onunla birlikte Beşiktaş’ın yokuşlu ara sokaklarında koşturmaktı. Görseniz atletizmle uğraştığını sanabilirsiniz, o kadar hızlı ilerledik ki nihayetinde arabayı görünce içimize su serpildi. Sizin için samimi fotoğraflar çektik. Aşk’ı nasıl tanımladığını ve neler hissettiğini bir türlü anlayamasak da biz kendisini sevdik siz de sevin ve bu röportajımızı da severek okuyun.Yıllardır tiyatroyla uğraşan bir sanatçı olarak sinemanın Fetih 1453 ile birlikte sizi izleyicilerle buluşturması, hayatınıza şöhret dışında neler kazandırdı, olumlu gözlemleriniz var mı o süreçten sonrası ile ilgili?Esasen olmadı. Ben normal sanatsal çalışmalarıma aynı şekilde devam ettim sadece daha fazla insan haberdar oldu. Televizyon ve sinemanın daha fazla kitleye ulaştırma gibi getirileri oluyor. Tiyatroda koltuk sayısına göre tanınıp, sizi izleyenlerce başarılı bulunur ya da bulunmazsınız; ama sinema ve televizyonda yurt dışı da dahil milyonlarca insana ulaşabiliyorsunuz ve bu da diğer çalışmalarınız için bir avantaj sağlıyor. Tiyatrodaki otuz bin insan yerine sinema da bir milyon insana ulaşıyorsunuz. Sanatçı’nın amacı kitleyi harekete geçirerek pozitif anlam da değiştirmek ve dönüştürmektir. Ama şöhretin dezavantajını da gördüm. Çünkü ilk sinema filmim Fetih 1453 popüler piyasaya hitap eden ticari bir film. Hem dünyada hem de Türkiye’de çok izlendi ama insanlar beni tanımadığı için kendi penceresinden bakarak kendi dünyalarına oturtmaya çalıştılar. Aslında benim dünyamın da bambaşka olduğunu görünce sanki ben ailelerinin bir çocuğuymuşum gibi terslemeler ve başka bir takım sözler başladı sosyal medya aracılığıyla. Oysa ki ben zaten bu film yayınlandığında 34 yaşında olup 10 yıldan fazladır da profesyonelce tiyatroyla uğraşan biriydim. Dolayısıyla onlar beni tanımadan önce de ben bu işi yaptığım için haksız eleştirilere hak vermedim.
Aziz Yıldırım'dan Olay Röportaj!
Fenerbahçe Başkanı, Aziz Yıldırım, Haber Türk Gazetesi'nden Meriç Mülder'e bir röportaj verdi. Yıldırım, Şike davasından, Yargıtay kararlarına, TFF'den medyanın tutumuna kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. İşte Aziz Yıldırım'ın o röportajı; Her sabah polis gelip alacak düşüncesiyle yaşamak psikolojinizi nasıl etkiliyor? “Benim psikolojimi Fenerbahçe’nin başarıları ve başarısızlıklarından başka hiçbir şey etkileyemez. Ben hep aynı şeyi söyledim. Korkaklar her gün, cesurlar bir gün ölür. Ve ben Fenerbahçe’nin başkanı olarak Fenerbahçe’ye ve büyük Fenerbahçe taraftarına yakışır bir şekilde yaşadım. Tavizsiz ve onurluca yaşadım her zaman, bundan sonra da böyle yaşayacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.. “ Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Arslan “Telefon kayıtları tek başına delil olamaz. Teknik takipte tesadüfi elde edilen deliller hukuka aykırıdır” gerekçesiyle tahliye edildi. Yorumunuz. “Bir yerdeki adaletsizlik her yerdeki adaletsizliktir. O yüzden konu insan hakları, adil yargılanma ve bireylerin devlet karşısındaki anayasal hakları olduğu zaman her şeyi bir kenara bırakmamız gerekir. Şahsi görüşlerimiz ya da yaşam şeklimizin bu unsurlarla örtüşüp örtüşmemesi abesle iştigaldir. Halk Bankası Genel Müdürü’ne yapılan doğru tesbitin tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için yapılması gereklidir. Devlet ancak bu şekilde saygınlığını korur. İnsanların savunmalarını dahi almadan olayları açıklamalarına dahi izin verilmeden operasyonlara şike, yolsuzluk, darbe gibi isimler koyarak algı yaratma metodunu artık terk etme zamanı gelmiştir. Mahkeme kararlarını kenar süsü yapan polis operasyonları ve bu polislerin hazırladığı iddianamelerle açılan davalar artık tarih olmalıdır. İnsanlar ifadeleri bile alınmadan savunmaları alınmadan tutuklanmamalıdır. Gözaltına alındıkları ilk gün mahkum ilan edilmemelidirler. Bu kim için uygulanırsa uygulansın kabulümüzdür.” 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' DİYE BAĞIRMAK SUÇ MU?' Mustafa Kemal’in askerleriyiz tezahüratı nedeniyle ceza bekliyor musunuz? “Şimdi yine ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz” tezahüratı yüzünden Disiplin Kurulu’na sevk edilmişiz. ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye bağırıldığı raporda var. Bari rapordan çıkarın öyle sevkedin. Rapora bunu niye yazıyorsunuz? Türkiye’de, bu cumhuriyette ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demek suç mu? Suç mu olacak? Böyle saçmalık olur mu? Bunların hepsinin sıkıntıları sonunda siyasete gidiyor, hükümete gidiyor. Alt kademelerdeki adamlar bunları yapmasınlar. Gereksiz yere bunları büyütüyorlar ondan sonra da siyaset zarar görüyor. Sanki siyaset talimat verdi pozisyonuna geliyor olay. Yanlış. İnsanın sana tepkisi mi var. Bırak tepkisini koysun. Ondan sonra biter zaten bu iş. 34. dakika bak bitmiş Beşiktaş maçlarında, bağırmıyorlar. Yarın bizimkiler de bağırmaz. Maalesef alttakiler marifet zannediyor, yardakçılık yapacağız diye yapıyorlar.” 'İNSANLAR ÇÜRÜRKEN KENDİMİ KONUŞMAM' Fransa dönüşü yeniden cezaevine gireceğinizden neredeyse emindiniz. Yine aynı görüşte misiniz? Yoksa ümidiniz biraz olsun arttı mı? “Öncelikle benim hapse girip girmemem çok önemli değil. Kaldı ki yeniden yargılanmam da önemli değil. Önemli olan Fenerbahçe’nin özelinde tüm Türkiye’nin ve bu hukuk terörüne uğrayan herkesin adil yargılanma hakkından faydalanabilmesidir. Ülkemizin artık yeniden normalleşmesi, bireylerin devletine ve adaletine güven duyduğu bir toplumun yeniden inşaa edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kısacası söz konusu ülkemiz ve Fenerbahçe ise gerisi teferruattır. Hele hele bu hedefler ortada dururken, onca insan hapislerde çürürken Aziz Yıldırım hakkında konuşmak benim ajandamda yer almaz. Ümidim arttı veya artmadı demeyeyim de Türkiye’de konjonktür her gün değişiyor. Bu doğrultuda da hukukçular, çevremizdeki insanlar ümit verici konuşuyorlar. Benim bildiğim bir şey yok ama onların söyledikleri doğrultusunda bugün daha ümitliyim.” 'TAPELERDEN ÇOĞU SİLİNMİŞ' Şike soruşturmasındaki bazı tapelerin kaybolduğundan dert yanıyorsunuz. Nerede o tapeler? “Kayıp. Fezlekede, ‘ Trabzonspor yöneticilerinin yapmış oldukları şike ve teşviği önlemek için Fenerbahçeliler çalışma başlatmıştır’ diye yazıyor. O zaman senin elinde bir şeyler olması lazım ki bu ifadeyi yazabilesin. Nerede o zaman bunlar? Neye dayanarak yazdınız? Bunlar ortada yoksa durum çok vahim. Bazı evrakların, dökümanların savcılık aşamasında bazı savcılar tarafından sümenaltı edildiği söyleniyor. İlgili tapelerin hepsi kayıtlardan silinmiş. Araştırıyoruz, ‘Yok’ diyorlar. Her şey düzmece. İftira üzerine yok etme operasyonudur bu. Emenike’nin para sayma görüntüleri nerede? Çıkarsınlar da bir görelim artık.” 'YARGITAY KARARI SÜRPRİZ OLMADI' Yargıtay’ın onama kararını Fransa’da tatildeyken duydunuz. İlk tepkiniz ne oldu? “3 Temmuz’dan bu yana benim ve ailemin yaşadığı süreç gözönüne alınırsa artık yaşanan hiçbir şeyin sürpriz olmadığını görmek ve söylemek sanırım yanlış olmaz.” 'TFF'Yİ DEMİRÖREN YÖNETMİYOR' Tüm yaşadıklarınızı değerlendirdiğinizde olay bu noktaya gelmeyebilir miydi? “Elbette. Bir kere Türkiye’de her konuda baskı var. Her türlü kurumda var. Bu baskıları da bazen insanlar kendileri yaratıyor, kendi adına görev görüyor. Bir şey isteyen yok belki ama kendisi birilerine, bir yerlere yaranmak için o baskıyı kendi kendine yaratıyor. Bugün federasyonun içinde bulunduğu durum gibi. TFF’de hem disiplin hem de tahkim kurullarının acilen değişmesi lazım. Çünkü buradaki kişilerin hepsi birilerinin adamı. Mehmet Ali beyin istifasından sonra Yıldırım bey (Demirören) kurullara pek dokunmamış anladığım kadarıyla. Aynı kişiler daha önce de vardı. O şunun, bu bunun adamı. Ben bunu yüzlerine anlattım. Yıldırım beye de Ufuk Özerten’e de söyledim.' 'PARALEL DEVLETİN ADAMI' 'Disiplin ve tahkimin vermiş oldukları yanlış kararlar sportif açıdan olayı bu noktalara getirmiştir. İçeride pazarlıklar etmişlerdir. Bir oylama yaptılar. Yöneticilerin lehine çıkan karar sonra aleyhine çıktı. Fenerbahçe’nin aleyhine çıkan lehine döndü. Sonra yine aleyhine çıktı. Böyle kararlar olmaz. Burada tarihi karar veriyorsunuz. Konuyu tam bilerek karar vereceksin. Sen 107 yıllık bir kulübün kaderiyle oynuyorsun. Adamın hiçbir şeyden haberi yok. Sokaktan almışlar, ‘Senin avukatın, benim avukatım’ diye getirmişler. Onun avukatı, bunun avukatı, paralel devlete ait adam. Bunlar karar verdiler. Burası acıdır acı. Daha bu noktalara gelmedik ama geleceğiz. Bunları biz sorgulayacağız.' 'DEMİRÖREN’İN KABAHATİ YOK' Ufuk Özerten’in avukatı Disiplin Kurulu’nda ikinci başkan. Böyle şey olur mu? Ne talimat verirlerse onu uyguluyorlar. Federasyonu bugün Yıldırım bey idare etmiyor, bunu net söyleyeyim. Hiçbir kabahati de yok. Çünkü hakim değil bu konulara. Vermişler kucağına, değiştiremiyor. Ya seçim zamanını bekliyor veya siyasi baskı oluyor. İkisinden biri. Kurullara dışarıdan müdahale var. Bunları bundan sonra daha çok konuşacağız. Saat 17.00’ye kadar Tahkim Kurulu orada beklemeye mecbur. Adam gidiyor halı sahada top oynamaya. Galatasaraylılar ile doldurdular yine oraları. Rezalet. Herkes bilsin.” 'KALEMİMİZ DE KIRILSA FERMAN DA BUYURULSA' Yargı sürecinde mahkemenin sizi tahliye etmemesinin gerekçelerinden biri olarak da yurt dışına kaçabileceğiniz şüphesi gösteriliyordu. Karar aleyhinize çıkmasına rağmen tatilinizi kesip geri döndünüz. Dönmeyeceğinizi iddia edenler de vardı... “Ülkeme dönmemeyi aklımdan bile geçirmedim. Bakın biz bu ülkenin sevdalısıysak ve biz bu ülkeyi seviyorsak doğrularıyla olduğu kadar yanlışlarıyla da seviyoruz ve öyle kabul ediyoruz. Zira bu ülke hepimizin. Biz kararları eleştirebiliriz hatta hukuken tanımadığımızı da söyleyebiliriz. Ama burada tekrar yineliyorum başında Türkiye Cumhuriyeti ibaresi taşıyan bir makamın verdiği karar neyse Aziz Yıldırım bunu yerine getirmeye amadedir. Geliriz mücadelemizi burada sürdürürüz, ister cezaevinde, ister kulübümün başında, ama her halükarda ülkemde. Hakkında kalem de kırılsa, ferman da buyurulsa Aziz Yıldırım’ın ülkesine döneceğini herkes bilir.” 'YOL HARİTASINI YÖNETİM ÇÖZER' Cezaevine girerseniz Fenerbahçe’nin yol haritası nasıl olacak? Bir daha başkanlığa dönecek misiniz? “Ben cezaevine girdikten sonra Fenerbahçe’nin yol haritasını çizecek olan Fenerbahçe Yönetim Kurulu’dur. Benim Fenerbahçe’nin başkanlığına dönüp dönmeyeceğim sorusu ise bugüne kadar bana bu teveccühü gösteren Fenerbahçe kongre üyelerine sorulması gereken sorudur. Ama herkesce bilinmeli ki Fenerbahçe ile benim arama ne fezlekeler, ne iddianamaler, ne kararlar ne de demirparmaklıklar girebilir.” 'İDDİAYI BEN Mİ İSPAT EDECEĞİM?' Medyada algı kirliliği mi yaratılıyor? “Kesinlikle. Biz kimseye suçlu-suçsuz diyemeyiz. Ancak mahkemeler ama adil yargılama yapılan mahkemelerde suçlu bulunursan suçlu olursun. 17 Aralık operasyonuna bakın. Suçlanan kişiler bakanlar, çocukları. Kaçacak halleri yok. Kaçarlarsa zaten bakanlıkları biter. Çağırır ifade alırsın, suç varsa iddianameni hazırlarsın. Bizde öyle değil. Önce medyada bir kirli algı yaratılıyor, o algıdan sonra ona göre mahkeme yapılıyor. Örneğin İbrahim Akın konusu. Parayı benim verdiğimi ispat etsinler köprüden kendimi atarım dedim. Ben mi ispat edeceğim onlar mı? Ama ispat etmiyorlar. Para verdimse ne zaman, nerede, kime verdim? 'FENERBAHÇE KULÜBÜ KUVA-İ MİLLİYEDİR' Başkanlığa ilk seçildiğiniz 1998 yılında, “Seçimi ben kazandım ama ileride kazanan Fenerbahçe, kaybeden ben olacağım” demiştiniz. Başkanlığı bu kadar uzun süre yaptığınız için pişman mısınız? “Fenerbahçe başkanlığı sadece bir kulüp başkanlığından ibaret değildir. Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür. Ayrıca birbirine sıkı sıkıya kenetlenmiş bir büyük ailenin başında olmaktır. Fenerbahçe başkanlığı kuva-i milliye ruhunu, Atatürk ilke ve inkılaplarını yeni nesillere aktarma yükümlülüğüdür. Ve Fenerbahçe başkanlığı bir golle, bir basket ile ya da bir sayı ile dünyalara sahip olabilme mutluluğudur. İşte bu “bir” farkla dünyalar benim oldu.” 'FENERBAHÇE DEĞİL ADALET YÜRÜYÜŞÜ' F.Bahçeli Avukutlar Derneği’nin düzenlediği yürüyüş büyük ilgi gördü. Yürüyüşte G.Saraylı ve Beşiktaşlılar’ın da olması sevindirici miydi? “Diğer takımlar da vardı. Sakarya, Bursa, Karşıyaka vardı. Herkese sonsuz teşekkür ediyoruz. Çünkü bu Fenerbahçe yürüyüşü değil adalet yürüyüşüydü. ÖYM’lerde yargılanan herkesin yürüyüşüydü. Onların aileleri de vardı. Toplum olarak herkes tepkisini gösterdi. Fenerbahçeli avukatlara da teşekkür ediyoruz. İnsanlar adalete ihtiyaç duyuyorlar. Yargının doğru uygulanmasını istiyorlar.” 'POLİS DUYARLI OLURSA BURUN KANAMAZ' Yürüyüşe katılım gerçekten de 400- 500 bini buldu mu, abartılıyor mu? “Emniyetin açıkladığına göre 300 binin üzerinde. Ama bence 500 bin kişi vardı. Konvoyun bir ucu Küçükyalı’daydı, bir ucu Göztepe’nin ilerisinde. Önemli olan olay çıkmaması. Bunun sebebi de hiç kimsenin halka müdahale etmemesidir. İsteyen istediğini söyledi. Bağırdı, çağırdı, deşarj oldu. Kendi düşüncelerini, görmek istediklerini söyledi. Polisten tepki olmayınca da olay çıkmadı. Emniyeti de duyarlı davrandığı için tebrik etmek lazım. Demek ki statlarda veya toplumsal hareketlerde polisin böyle durması halinde Türkiye’de herkes saygılı olarak yürüyüşünü yapar, kimsenin de burnu bile kanamaz.” 'SİYASİ FİGÜR DEĞİLİM' Yürüyüşte “Aziz Yıldırım parti kursana” sloganları atıldı... “Ben siyasete girmem, siyasi figür de değilim. Siyaset yaparsak da neler olabileceğini ileride söylerim. Şu anda acelesi yok.”Radyospor
Reklam