onedio
Beşiktaş'tan Vodafone Arena Açıklaması
Beşiktaş Kulübü, basında yer alan Vodafone Arena'nın yeni sezona yetişmeyeceği yönündeki haberleri yalanladı.Beşiktaş Kulübü, basında yer alan Vodafone Arena'nın yeni sezona yetişmeyeceği ve siyah-beyazlı takımın maçlarını önümüzdeki sezon da Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynayacağı yönündeki haberlerle ilgili bir bilgilendirme yaptı.Siyah-beyazlı kulübün internet sitesinde yer alan açıklamada, 'Kulübümüzün 2015-2016 sezonu planlamasında, Spor Toto Süper Ligi, Ziraat Türkiye Kupası ve UEFA Kupaları müsabakalarının oynanacağı stadyumu prosedür gereği bildirme zorunluluğu vardır. Nisan ayı içerisinde bu bildirimi yaparken tamamlanmış ve müsabaka oynanabilir bir stadyumun gösterilmesi zorunludur. Vodafone Arena'nın henüz inşaat halinde olması nedeniyle, prosedür gereği Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nun gösterilmesi konusunda girişimlerimiz bulunmaktadır. Kulübümüz, daha sonra yeni bir stadyum gösterebilme hakkına sahiptir ve basında yer alan abartılı yazılar bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Kulübümüzün en önemli hedefi Vodafone Arena'yı yeni sezona yetişecek şekilde tamamlamak ve tüm maçlarımızı yuvamızda oynamaktır. Taraftarlarımızın ve kamuoyunun basında yer alan abartılı ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan haberlere itibar etmemesini rica ederiz' denildi.Maraton
TFF'den Beşiktaş'a İyi Haber!
TFF'den yapılan açıklamaya göre, 9 Mart Pazartesi günü oynanması gereken karşılaşma, 8 Mart Pazar günün saat 14.00'e alındı.UEFA Avrupa Ligi'nde 12 Mart'ta Club Brugge deplasmanına çıkacak olan Beşiktaş, TFF'den Sivasspor maçının tarihinin değiştirilmesini istemişti.Öte yandan bu değişiklikten dolayı 5 Mart Perşembe günkü Kayserispor-Medicana Sivasspor ZTK Çeyrek Final 1. maçı da 18 Mart Çarşamba 19:30'a alındı.Ligtv
"Gökhan Töre Türkiye'de İlk 3'e Girer"
Rıdvan Dilmen, Beşiktaş'ın Ankara'da ligin son sırasında yer alan Balıkesirspor ile 2-2 kaldığı karşılaşmanın ardından tespitlerde bulundu.NTV ve NTVSpor'da yayınlanan '%100 Futbol' programının yorumcusu olan Rıdvan Dilmen, Beşiktaş'ın Ankara'da ligin son sırasında yer alan Balıkesirspor ile 2-2 kaldığı karşılaşmanın ardından tespitlerde bulundu. İşte Dilmen'in tespitleri...Beşiktaş kaçtı, Balıkesirspor kovaladı 1-1 oldu. Bir kez daha kaçtı ve Balıkesirspor yine kovaladı. İki kez kaçıp yakalanırsanız 3. golü atmak zor oluyor. Futbolda fiziğin ne kadar önemli olduğunu bu maçın son 15 dakikasında gördü. Beşiktaş'ın kadrosu hemen hemen muhtemel kadrosuydu. Liverpool'un Manchester City'yi yendiği kadroda en az 4,5 oyuncu değişmiştir.Aslında en rahat takımla oynadı Beşiktaş ama Balıkesirspor çok rahat oynadı bugün. Hatta son 15 dakikalık bölümde galibiyeti kaçıran taraf Balıkesirspor'du. Slaven Bilic, Tolgay'ı alıp orta sahayı tutayım dedi ama olmadı. 3. golü atamayınca da rakibiniz daha ümitli oynuyor. Bundan sonra 3 büyük takımın da puan kayıpları olacaktır. Artık aynı ortalamada puanları kazanamayacaklar.Beşiktaş, ilk defa hafta içini boş Beşiktaş - Sivasspor maçının Pazar günü oynanması gerekir. Sivas'ın da bu konuda anlayışlı olacağını düşünüyorum. Bu maçların tarihleri daha önceden belli değil mi? Olası tur atlanması durumunda maç tarihleri de belli. Kulüplerin bu konuda çalışan profesyonelleri yok mu?Balıkesirspor'un bugün puan alması normaldir. Lig artık normale döndü bence. Fenerbahçe'nin Akhisar'a kaybetmesi sürpriz, Konya beraberliği normaldir. Galatasaray kazanırsa büyük avantaj yakalar. Bundan sonra artık atılacak olan her golün büyük önemi var. Erken konuşmayalım ama lig bence ikili averaja doğru gidiyor.Opare iki maçtır çok iyi oynadı ama şu an için müthiş bir oyuncu diyemem, bekleyeceğiz daha. Ne kadar genç oyuncu olursa olsun, son 6 ayda sadece 2 maç oynadı. Birisi Liverpool ve bugün de Balıkesirspor. Beşiktaş takımı bu maçı ciddiye almadı, nasılsa kazanırız dedi. Telafisi zor, önemli bir puan kaybetti. Galatasaray 7 günde 16 puan kazandı.Oyuncular kompakt oynamadığı zaman defoları da ortaya çıkıyor. Pedro Franco, kırmızı kart pozisyonunda Sercan'ı düşürmekle doğru yaptı. Milosevic'in tarak kemiği sakatlığı zor geçen bir sakatlık. Benimki 8 ayda geçti. Bu sezon Milosevic'ten bir şey beklememek lazım. Forvet oyuncuları kolay penaltı yapar. Forvet oyuncusunun dezavantajı da bu.Gökhan Töre en iyi yerlilerden birisiEn iyi yerlilerden birisi. Türkiye'de ilk 3'e koyacağım derecede yetenekli bir oyuncu. Allah göstermesin sakatlanabilir. Rakiplerine çok yakın temasta oynuyor. Hem kuvvetine hem ayağına çok güveniyor. Eksiklerini gidermesi lazım. Topsuz kaleye koşularda yok. Topu hep ayağına istiyor. Hep çizgiye iniyor. Sıfıra girmeyi yavaş yavaş öğrendi. Oyun disiplinine de sadık bir oyuncu. Kendi geleceği için stoper ve bek arasına koşu yapması lazım.Beşiktaş, bu maçın 3. dakikası ile 15. dakikası arası ve maçın son 15 dakikada da pozisyonlar verdi. Eskişehirspor maçında da aynı problemler oldu. Oyuncular ve teknik adam Liverpool maçı ile Eskişehirspor-Balıkesirspor maçların farklı gördüler. Bilic, bugün maçı ciddiye aldı ama Tolgay ile başlaması gerekirdi. Kötü oynamadı ama Veli'yi bugün dinlendirebilirdi.Beşiktaş, Sivas'ta çok rahat bir maç oynamayacak. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor ile deplasmanda oynayacak. Bu deplasmanlara rahat gidebilmeleri için Balıkesirspor maçları gibi maçları kazanması gerekiyor. Mesela; Galatasaray, çok favori olduğu maçları pat, pat, pat, pat gitti. Fenerbahçe ile Beşiktaş puan kaybetti.Çok açık söyleyeyim eğer arada Liverpool maçı olmasaydı Beşiktaş, hem Eskişehirspor maçında rotasyon yapmazdı ve bu iki maçta da çok zor puan kaybederdi. Beşiktaş, özellikle Beşiktaşlıları ve tabiki hepimizi mutlu etti ama Liverpool, Beşiktaş'a elenirken Beşiktaş'a lig yarışında büyük darbe vurdu.Milliyet
Sinan Gümüş: 'Hayatım Yüzde 100 Futbol'
Galatasaray’ın genç futbolcusu Sinan Gümüş, Fenerbahçe ile oynadıkları derbi atmosferinin muhteşem olduğunu söyledi.Tam Saha Dergisi’ne açıklamalarda bulunan genç oyuncu, kendisine sorulan sorulara şu cevapları verdi:-Almanya’dan gelip Galatasaray’ın A2 takımında oynadığı maç sayısından fazla gol atan, A takımla çıktığı ilk maçında ağları sarsan ve geleceğine umutla bakılan Sinan Gümüş’ü daha yakından tanımak istiyoruz.1994 yılında Almanya’nın Pfullendorf kentinde dünyayla geldim. Babam da annem de Rize kökenli. Önce Kocaeli’ye yerleşmişler, oradan da Almanya’ya gitmişler. Dört kardeşiz. İki ablam, bir abim var. Babam 30 yıldır işçi olarak çalışıyor. Annem ise adeta hayatını çocuklarına adamış bir kadın. Bildim bileli dört çocuğunun peşinden koşuyor.-Ailende senin dışında futbol oynayan birileri var mı?Futbola abimle birlikte başladım. Aynı takımda oynadık. Yaşadığımız şehre beş dakika mesafede küçük bir kulüp olan Aach-Linz’de iki yıl birlikte eğitim aldık. O dönemde ben henüz 4-5 yaşlarındaydım. Yaşımız küçük olduğu için mevkiler çok önemi değildi ama yine de ben santrfor, abim de benim arkamda oynuyordu. Onun verdiği paslarla çok sayıda gol atmıştım. Hatta o dönemde bir sezonda 90 gol attığım için bana bir de kupa vermişlerdi.-Oldukça süratli bir oyuncusun. Küçükken atletizm yapmış mıydın?Hayır, futbolun dışında sadece hentbol oynadım. 10 yaşına kadar futbolla hentbolu birlikte götürüyordum. O dönemde Cumartesi günleri hentbol, Pazar günleri ise futbol oynuyordum. Ama daha sonra günler çakışmaya başlayınca birinden birini tercih etmek durumuyla karşı karşıya kaldım ve futbolu tercih ettim.-Futbolu tercih etmenin nedeni bu branşın daha popüler olması mıydı?Futbol oynamak bana daha zevkli geliyordu. Arkadaşlarımın çoğu da futbol oynuyordu ve onlardan ayrılmayı da istemedim. Zaten futbolu o kadar çok seviyordum ki, evde de sürekli top oynuyordum. Abimle birlikte neredeyse evdeki bütün eşyaları kırmıştık.-Acaba baban evdeki eşyaları kurtarmak için mi sizi futbola gönderdi?(Gülüyor) Hayır, hayır… O dönemde bizi spor yapmamız ve sokaktaki tehlikelerden uzak kalmamız için spora yönlendirmişlerdi. Zaten annem, babam ve ablalarım her zaman arkamda oldu ve beni destekledi. Bugünlere gelmemde onların büyük payı olduğunu söylemem gerek.-Futbolla okulu nereye kadar sürdürdün?Aach-Linz’deki iki yıllık eğitimimin ardından yaşadığımız şehrin takımı Pfullendorf’a gelmiştim ve orta dereceli liseyi de orada bitirdim. Daha sonra Stuttgart’a transfer oldum. Kulübün anlaşmalı olduğu okula devam ettim. Ancak daha sonra Stuttgart’ın ikinci takımına yükselince bir tercih yapmak zorunda kaldım; okulu bırakıp futbolu tercih ettim. Zaten bu kararı da kulüple birlikte verdik. Bana yeteneğim olduğunu, 3. Lig’de oynayacağımı ve kendimi gösterebileceğimi söylediler. Ben de futbolda önümün açık olduğunu görünce sadece futbola konsantre olabilmek için böyle bir karar verdim. Çünkü bir yola çıktığınız zaman yüzde 100’ünüzü o yola vermeniz gerekir. Ben de yüzde 100 futbola konsantre olmak için bu kararı aldım.-Stuttgart’a transferinden söz açılmışken, bize bu transferin nasıl gerçekleştiğini anlatır mısın?Pfullendorf’ta oynarken Stuttgart’ın U17 takımıyla bir lig maçı yapmıştık. O maçta iyi oynamış ve bir de gol atmıştım. Maçın ardından Stuttgart’ın hocası yanıma gelerek “Seni idmanlarımıza çağırmak ve orada görmek istiyoruz” demişti. Zaten iki-üç hafta sonra sezon bitiyordu. Stuttgart’ın idmanlarına çıktım ve bir-iki antrenmandan sonra bana transfer teklifinde bulundular. Ben de Stuttgart’ın Almanya’daki en iyi altyapılardan birine sahip olduğunu göz önünde bulundurarak bu teklifi seve seve kabul ettim.-Ailenden ayrılıp başka bir şehirde yaşamak senin için zor olmadı mı? Böyle bir zorluğu göze alırken aklından neler geçiyordu? Tamamen futbola mı kilitlenmiştin?Stuttgart’a ilk gittiğimde kulüp benim tesislerde kalmamı istedi. O yaşta bir çocuğa kulübün ev vermesi söz konusu değildi. Ancak ben de tesislerde kalmak istememiştim. Bunun üzerine şehirdeki bir ailenin yanında kalmam konusunda anlaştık. 6 ay boyunca bir İtalyan ailenin yanında kaldım. 18 yaşına girince eve çıkmak istediğimi söyledim, kabul ettiler. Kalan 1.5 yılımı kendi evimde geçirdim. Elbette benim için kolay bir süreç değildi. Teklif geldiğinde ailemle oturup konuşmuştum zaten. Dediğim gibi bu yola yüzde yüz baş koymuştum. Sonradan pişmanlıklar yaşamak, “Keşke şunu şöyle yapsaydım” demek istemiyordum. Stuttgart’a ilk gittiğimde yeni bir şehirle karşılaştığım için çevremi tanımak için gezdim, dolaştım. Ama akşamları değil. Futboldan arta kalan vakitlerimde şehirle ilgili merakımı giderdim. Zaman zaman ailemi özlesem de izin günlerimde yanlarına gittim, bazen onlar benim yanıma geldi. Trenle iki saatlik bir mesafede bulundukları için bu gidiş-gelişler zor olmadı.-Ailen maçlarına geliyor muydu?Ailemin bana verdiği destek inanılmazdı. Ben ve abimin dışında iki ablam da spor yapıyordu ve annem hepimize yetişiyordu. Evlâtları için müthiş bir fedakârlıktı onunkisi. Stuttgart’a gittiğimde de ailem maçlarımda hep yanımda olmayı sürdürdü ve ben onların varlığıyla hep güven duydum. Stuttgart’ta başlangıçta şehri tanıma amaçlı gezilerimin dışında hayatım okul, antrenman ve maçlar arasında geçti. Bunu zaten biliyordum. Arkadaşlarımla gezip dolaşamayacağımı, geceleri dışarı çıkamayacağımı hep hesap etmiştim. Beş yıl sonra geriye dönüp “Keşke şöyle yapmasaydım” demek istemiyordum ve bu nedenle kendimi sadece futbola verdim. Tam anlamıyla futbola konsantre olmuştum. Galatasaray’da da aynı durum devam ediyor. Burada da sadece “futbol, futbol, futbol” diyorum ve hep daha fazlasını istiyorum. İstanbul’un çok güzel bir şehir olduğunu biliyorum ama sadece futbola odaklandığım için henüz şehri tanımaya bile zaman ayıramadım. Bir işi yapacaksanız doğru yapmalısınız.-İtalyan ailenin yanında kaldığında onların dilini öğrenebildin mi?Hayır. Çünkü onlar da evde Almanca konuşuyordu. Ancak Almancanın dışında o kadar olmasa da İngilizce konuşabiliyorum. Yabancı oyuncularla ya da yabancı bir hocayla konuşup anlaşabilecek kadar İngilizcem var.-Almanya’dayken ciddi bir sakatlık yaşadığını biliyoruz. Kendini bu kadar futbola odaklamış bir insan olarak o sakatlığı yaşadığında “Acaba futbola dönemezsem?” gibi bir endişe yaşadın mı?Dediğiniz gibi üç ay boyunca idmanlardan uzak kaldığım bir sakatlık geçirdim. Stuttgart’a yeni transfer olmuştum. U19 takımındaki son senem olacaktı ve takımın başında Tayfun Hoca vardı. Onunla birlikte her şey çok güzel gidiyordu. Tayfun Hoca takımdan ayrıldıktan sonra bu sakatlığı yaşadım. Hem sevdiğim bir hocanın ayrılması hem de yaşadığım bu sakatlık nedeniyle gerçekten de çok zor günler geçirdim. Ama kendi kendime, “Sinan neyin varsa futbola vermelisin ve geri dönmelisin” dedim. Çünkü orada başarabilirsem daha iyi yerlere gelebileceğimi biliyordum. Başaramazsam neler olabileceğinin de farkındaydım. Bu motivasyonla sakatlığı atlatıp kendimi çabuk toparlamayı başardım.-Daha iyi yerler derken Stuttgart’ın A takımını mı kastediyorsun?Elbette Stuttgart’ın A takımında oynamayı hayal ediyordum. Başlangıçta Türkiye’de oynamak gibi bir niyetim yoktu. Ama Stuttgart’ın 3. Lig takımında oynamaya başladığımda Türkiye’deki büyük takımlara da gidebileceğimi düşünmüştüm. Zaten orada gösterdiğim performansla Galatasaray’dan teklif aldım.-Neden Bundesliga’da ilerlemek yerine Galatasaray’ın teklifini kabul ettin? Kendine orada bir gelecek mi görmedin, yoksa Galatasaray’dan gelen teklif mi çok cazipti?Geçen sezon Stuttgart’la sözleşmem bitiyordu. Bana sözleşme uzatma teklifini yaptılar ancak bu teklif A takım kadrosunda yer alıp idmanlara çıkmak, maçları ise ikinci takımla oynamak şeklindeydi. Bir sezon sonra ise A takımda yer alabileceğimi söylemişlerdi. Bu şartlarda Galatasaray’ın teklifini daha cazip buldum. Çünkü “Burada kendini gösterirsen ilk sezonunda A takımda oynayabilirsin” demişlerdi. Ailemle konuşup bu teklifi değerlendirmeye karar verdim.-Bu arada Türkiye’den başka teklifler de aldın mı? Bazı mecralarda Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın da bir önceki sezon sana talip olduğu hakkında bilgiler var…Açıkçası benim bundan haberim yok.-Tayfun Korkut’un senin üzerindeki emeğinden söz edersek, Almanya’da bir Türk teknik adamla çalışmak senin için avantaj olmalı…Stuttgart’taki ilk senemdi ve siz de bilirsiniz ki o yaştaki genç bir oyuncu için başka bir şehirde yeni bir kulübe alışmak hiç de kolay değildir. Üstelik küçük bir kulüpten büyük bir kulübe gelmiştim ve idman dozajı çok daha üst düzeydeydi. Tayfun Hoca bu süreçte elini üzerimden hiç çekmedi. Benimle her gün konuşur, “Nasılsın, iyi misin, yorgun musun?” diye sorar, yorgun olduğumda dinlenmeme izin verirdi. Çünkü küçük bir kulüpten geldiğimi ve Stuttgart’ın ağır idman temposunda başlangıçta zorlandığımı biliyordu. Bana her zaman “Arkanda duruyorum, sen yeter ki performansını yükseltmeye çalış” derdi. Stuttgart’taki başlangıç dönemimde Tayfun Hocanın varlığı ve bana verdiği destek büyük bir nimet gibiydi.-Birçok Türk oyuncu, Almanlarla girdikleri rekabette eşit olsalar bile tercih edilmediklerini söylüyor. Sen Almanya’da Türk oyuncu olmanın zorluğunu yaşadın mı?Ben böyle bir sıkıntı yaşamadım. Kendi kendime “Performansın iyiyse hoca mutlaka seni oynatır. Gollerini atmaya devam edersen takımdaki yerini korursun” dedim ve gerçekten de böyle oldu. Bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum ama bir oyuncu rekabette geriye düştüğünde, bahsettiğiniz argümanı kullanabiliyor. Benim açımdan bakıldığında iyi olduğum zaman mutlaka tercih edildiğimi gördüm.-Biraz önce bahsettiğin küçük takımdan büyük takıma gelmenin zorlukları üzerinde biraz duralım. Stuttgart’taki antrenmanlar gerçekte de o kadar farklı mıydı?Stuttgart’a geldiğimde küçük yaş gruplarının idmanlarını izledim ve şaşırdım, çünkü ben hayatımda hiç böyle bir antrenman yapmamıştım. Çok genç yaşta yoğun idmanlara başlıyorlar. Haftada iki gün antrenman yapıyorlardı ama topla çalışmalar, teknik çalışmaları, sprintler, koşular her şey vardı antrenman programlarında. 15 yaşından itibaren de fitness çalışmaya başlıyorlar. Hatta fitnesse ilk girdiğimde yanımda küçük bir çocuğun olduğunu gördüm ve “Bravo, çalışmaya devam et” diyerek onu teşvik ettim.-Bugün oldukça fit görünüyorsun. Stuttgart’a ilk gittiğinde nasıl bir durumdaydın?Stuttgart’a ilk gittiğimde çelimsiz bile sayılabilirdim. Ama orada yaptığım antrenmanlar sayesinde bugünkü durumuma geldim. Özellikle de üç aylık sakatlık döneminde yaptığım çalışmalar çok işime yaradı. Dediğim gibi tamamen futbola odaklanmış bir oyuncu olarak çalışmayı da seviyorum. Bugün de sürdürdüğüm bir alışkanlığım var. Kendimi ne zaman iyi hissetsem, ya antrenmandan önce ya antrenmandan sonra ekstra çalışmalar yapıyorum. Her gün küçük küçük bir şeyler yapsanız bu size yeter. İnsanlar benim her gün saatlerce fitness yaptığımı zannedebilir ama öyle değil. Bir gün göğüs, bir gün bacak, bir gün karın çalışıyorum ve yaptığım bu parça parça parça çalışmalar da beni sürekli geliştiriyor.-Transfer olurken sana Galatasaray’ın nasıl bir kulüp olduğunu, tarihini, camiayı anlattılar mı? Florya’ya ilk geldiğinde dikkatini en fazla çeken şey ne oldu?Galatasaray’ın nasıl bir kulüp olduğunu, büyüklüğünü zaten biliyordum. Florya’ya ilk geldiğimde ise tesislerin büyüklüğü ve kalitesi beni çok etkiledi. Evet, Almanya’da da kulüplerin tesisleri var ama bu kadar güzel bir tesisi ilk defa Florya’da gördüm. Menajerimiz Cenk Ergün bana tesisleri gezdirdi ve kulüp hakkında da bilgiler verdi. Zaten tesisleri gezerken de Galatasaray’ın ne kadar büyük bir camia olduğunu fark ediyorsunuz.-Galatasaray tarihindeki hangi oyuncu gibi anılmak isterin?Metin Oktay var, Hakan Şükür var. İkisi gibi de anılmak ve Galatasaray tarihine bu iki büyük golcü gibi geçmek isterim. Bir de benim evimde Mario Jardel ve Gheorghe Hagi’nin formaları var. Hatta ablam geçen gün Hagi formasının fotoğrafını çekip bana göndermiş.-Futbola başladığın dönemde idollerin var mıydı?Liverpool’un kaptanı Stevan Gerrard benim ilk idolümdü. Uzun yıllar bir büyük kulübün formasını giymesi ve performansını koruyabilmesi benim açımdan çok etkileyiciydi. Daha sonra ise kendi oynadığım pozisyona göre Arjen Robben’e hayranlık duymaya başladım. Robben gerçekten de çok büyük bir forvet oyuncusu. Adeta bir fırtına diyebiliriz.-Seni iki kanatta, forvet arkasında ya da santrfor olarak izleyebiliyoruz. Sen futbol karakterini en iyi hangi mevkide ifade ettiğini düşünüyorsun?En sevdiğim pozisyon kanatlar. Hızımı kullanmayı ve birebirleri çok seviyorum. Ama değiniz gibi hücum hattının her bölgesinde oynayabiliyorum. Solak olduğum için sağ kanatta oynamak beni gole daha çok yaklaştırıyor. İçeri girip şut da atabiliyorum. Solak olmama rağmen sağ ayağımı da iyi kullanabiliyorum ve bunun da bir forvet için önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Sağ ayağımı geliştirebilmek için çok çalıştım. Stuttgart’taki hocalarım bu konunun üzerinde özellikle durmuş ve sağ ayağımı geliştirmemi sağlamıştı.-Galatasaray’a gelirken beklentilerin nelerdi? İlk sezonunda hemen oynamayı umuyor muydun?Zor olacağın biliyordum çünkü büyük bir takıma gelmiştim ve kanatlarda da büyük bir rekabet vardı. Ama çok çalışırsam bir gün bana da şans geleceğini ve o güne hazır olmam gerektiğini de biliyordum. Nitekim A2 maçlarında iyi performans göstererek bu şansı yakaladım ve Allah’a şükürler olsun ki bana şans verenleri de utandırmadım.-Prandelli döneminde hiç oynama şansı bulamamışken Hamza Hamzaoğlu’nun göreve gelmesinin ardından A takımla maçlara çıkmaya başladın. Bize iki hocayla ilişkilerinden söz eder misin?Prandelli aslında benimle ilgileniyordu. Yaptığımız konuşmalarda, “Çalışmalarından memnunum ve sana bir gün şans vereceğim” diyordu. Genç bir oyuncu için bu bile önemli bir motivasyon kaynağıdır. Onun bu sözleri sayesinde her geçen gün artan bir performansla çalışmayı sürdürdüm. Bu sayede de Hamza Hamzaoğlu Hocamız geldiğinde beni hazır buldu ve oynattı.-Galatasaray formasıyla ilk çıktığın maçta gol atmayı başardın. Bize o maçta ve öncesinde neler yaşadığını anlatır mısın?Balçova Yaşamspor’la oynayacağımız Ziraat Türkiye Kupası maçı öncesinde yaptığımız idmanın ardından asılan kadroda ismimi gördüm ve çok sevindim. Benim için bir hayal gibiydi. Oynayıp oynamayacağımı bilmiyordum ama kadroda yer almak bile beni müthiş heyecanlandırmıştı. Koray’la da konuşmuştuk ve “Eğer oynarsam inşallah gol atıp kendimi gösterebilirim” demiştim. Çünkü A2 maçlarında attığım goller nedeniyle herkes benden bahsediyordu ve benim de A takımla sahaya çıktığımda onlara Sinan’ın nasıl bir oyuncu olduğunu ifade edebilmem gerekiyordu. İkinci yarının başlarında Bruma’nın yerine oyuna girdim ve 10 dakika sonra da golümü attım. Öyle büyük bir sevinç yaşadım ki gözümden yaşlar aktı. O mutlulukla Koray Günter’e koştum ve “Sana gol atacağımı söylemiştim” dedim.-Gözünden yaşların geldiği anlar unutulmazdı gerçekten de… Attığın golü seni sevinçten ağlatacak kadar önemli kılan şey neydi?Almanya’daki bütün arkadaşlarımın o maçta beni izlediğini biliyordum. Maçtan önce hepsi de “Seni takip edeceğiz, iyi oyna” diye mesaj atmıştı bana. Keza ailem de maçı izliyordu. Golü atınca aklıma onlar geldi ve sevinç gözyaşlarımı tutamadım.-O maçın ardından futbolculuk hayatında neler değişti? Senin için bir dönüm noktasıydı diyebilir miyiz?Dönüm noktasıydı denilebilir, çünkü kamuoyunun büyük kısmı beni o maçla ve attığım o golle tanıdı. Ama benim açımdan değişen bir şey olmadı. Ben yine aynı Sinan’ım. O maçın ve golün getirdiği bir avantaj tabiî ki var. İdmanlarda olsun, maçlarda olsun abilerimden benimle ilgili olumlu geri dönüşler almak istiyorum. Onlar da bana “Sinan iyi yoldasın, sana inanıyoruz. Yeteneğin var. Bu yeteneğini sergileyebilirsen müthiş bir futbolcu olursun” diyor. Bu sözler de özgüvenimi ve çalışma azmimi artırıyor.-Takımda seninle en çok ilgilenen usta oyuncular hangileri?Hamit abinin desteğini hep yanımda hissettim. Bana her zaman, “Sen iyi bir oyuncusun, zamanın gelecek, pes etme” diyerek destek verdi, yanımda durdu. Ama sadece Hamit abi de değil. Takımdaki bütün abilerin desteğini arkamda hissettim, hepsi benimle ilgilendi, moral verdi. Hatta Sneijder bile “Yeteneğin inanılmaz. Onu doğru yerlerde kullanırsan çok iyi bir futbolcu olacaksın” dedi. Bunları Sneijder gibi çok özel bir oyuncudan duymak insana gerçekten de büyük bir güç veriyor. Bugüne kadar abilerimden hep güzel ve olumlu geri dönüşler aldım. Takım içinde çok sevildiğimi hissediyorum.-Bunu neye bağlıyorsun peki, iyi bir oyuncu olmana mı?Hayır, hayır. Kendi kendime hep “Hiçbir zaman insanlığımı kaybetmeyeyim” diyorum. Herkese aynı şekilde davranmaya çalışıyorum. Kimsenin kötülüğünü istemiyorum. Kimseyle bir kavgam, sürtüşmem yok. Sanırım bu yüzden herkesle diyaloğum çok güzel.-Ben bir forvet oyuncusu olsam Sneijder’le oynamak isterim. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?Sneijder kariyeri ve yetenekleri belli bir oyuncu. Oyunu okuması da inanılmaz. Elbette böyle bir oyuncuyla birlikte oynamak büyük bir avantaj. Bazen sizin bile düşünemeyeceğiz pasları atıyor. Hele Fenerbahçe derbisinde attığı o goller var ki, unutmak mümkün değil. Hiç kimsenin beklemediği anda ve hiç kimsenin beklemediği yerlerden öyle şutlar atıyor ki, bunu yapabilmek için ancak Sneijder olmak gerekiyor.-Galatasaray’ın tarihinde unutulmaz oyuncular var. Galatasaray’a aslan lâkabını veren Nihat Bekdik, sonrasında Gündüz Kılıç, Metin Oktay, Cüneyt Tanman, Bülent Korkmaz takıma hep 20’li yaşların altında gelip kaptanlığa yükselmiş oyuncular. Senin de gelecekle ilgili böyle bir hayalin var mı?Bugüne kadar böyle bir şeyi düşünmedim. Önüme hep maçtan maça ve yıldan yıla bakıyorum. Şimdilik 40 maçtan 20’sine çıkarsam iyi olur diye düşünüyorum. Önümüzdeki sezon bu maçların sayısını giderek artırmaya çalışacağım. Ama eğer bir gün Galatasaray’a kaptan olabilirsem bu benim için büyük bir gurur vesilesi olur.-Hamza Hamzaoğlu’nu daha önce çalıştığın teknik adamlardan ayıran en önemli özelliği nedir?Hamza Hoca oyuncunun ismine değil idman performansına bakıyor ve iyiysen forma şansını veriyor. Takımda çok büyük oyuncular varken hiç kimsenin tanımadığı bana bu şansı verdi mesela. Oyuncusuyla sürekli diyalog halinde olan ve eksiklerini söyleyerek kendisini geliştirmesini isteyen bir hoca. Mesela bana da kafa toplarında kendimi biraz daha geliştirmem gerektiğini söylüyor ve antrenmanlardan sonra özel çalışmalar yapmamı istiyor. Çok iyi bir ilişkimiz olduğunu söyleyebilirim. Zaten kış transferi döneminde takımdan gitmemi de istemedi. Bana “Bizimle kalacaksın, seni çok daha iyi bir duruma getireceğim” diyerek güvenini ortaya koydu. Ben de Hamza Hocayla çalışmaktan çok memnunum. Hocanız size iyi olduğunuzu söylediği zaman kendinize güveniniz artıyor, çalışma azminiz kuvvetleniyor.-Türkiye’de izlemekten keyif aldığın takımlar, beğendiğin oyuncular var mı?İlk zamanlar Beşiktaş çok iyi futbol oynadı. Onları izlemekten gerçekten de keyif alıyordum. Çok beğendiğim futbolcular ise Wesley Sneijder, Burak Yılmaz ve Beşiktaş’tan DembaBa. Trabzonspor’da Mehmet Ekici de gerçekten çok iyi oynuyor.-Galatasaray-Fenerbahçe maçlarının çok farklı bir havası var. Sana bu havayı ve rekabeti anlattılar mı?Bu atmosferi statta bizzat yaşadığım için ne kadar inanılmaz olduğunu biliyorum. Kelimelerle anlatmak kolay değil. Almanya’da Stuttgart’la Bayern Münih arasında oynanan maçlar da derbi sayılır. Karlsruhe maçları da öyledir. Ama o maçların atmosferiyle Galatasaray-Fenerbahçe maçının atmosferi kıyas bile kabul etmez. Ben Fenerbahçe maçındaki atmosfere inanamadım. Kendi kendime “Acaba neredeyim?” diye sordum. Hele Sneijder’in attığı iki golle oluşan havayı anlatabilmek mümkün değil.-Millî Taktım tercihine gelirsek, Almanya’nın U20 takımında oynadın. Bu tercihin sebebi neydi? O dönemde Türkiye’den bir teklif almamış mıydın?Evet, Almanya’dan teklif almıştım ve bu nedenle Almanya adına oynadım. Ama hâlâ bir tercih yapma hakkım var. Almanya’da doğup büyümüş olsam da ben bir Türküm. Türkiye’den bir teklif aldığımda tabiî ki Türkiye’yi seçerim.-Türkiye’nin maçlarını izlerken, “Ben de burada olabilirim” diye bir hayalin var mı?Tabiî ki böyle bir hayalim var. Ama öncelikle bu büyük kulüpte başarılı olmam gerektiğini biliyorum. Öncelikli hedefim de bu. Zaten Galatasaray’da başarılı olursam Millî Takımda otomatik olarak gelir.-Bu sezon kaç maça çıkarsan kendini hedefine ulaşmış sayacaksın?Elbette her maçta oynamak isterim. Ama benim için önemli olan takımımızın dördüncü yıldızı takması. Bu hedefe yürürken ne kadar katkı sağlayabilirsem kendimi o kadar başarılı addederim. Takımda dördüncü yıldızı takmak için inanılmaz bir istek var. Her idmana çıkarken aynı şeyi konuşuyoruz. Her maça şampiyonluk ışığını önümüzde görerek çıkıyoruz. Takımımızda Sneijder dâhil “Ben bu takımın en iyisiyim” deyip boş verecek oyuncu yok. Herkes birbirine yardım ederek, birbirine destek vererek takım için elinden geleni yapmaya çalışıyor.-A2 Ligi’nde inanılmaz bir gol yüzdesiyle oynuyorsun. Oynadığın maçtan daha fazla gol attın. O ligin sana hafif geldiğini mi düşünüyorsun?Böyle söylemek yanlış olur. Biz o lige göre çok iyi bir takımız ve bu nedenle ben de daha zayıf rakiplere karşı çok sayıda gol atabiliyorum. A takımda oynayıp sonra A2’ye gitmek benim için bir problem oluşturmuyor. Zaten hocama da “Eğer A takım kadrosunda olmayacaksam A2’de oynamayı istiyorum” diyorum. Benim için önemli olan maç tecrübemi artırmak. A2 Ligi’ni de bu açıdan önemli bir fırsat olarak görüyorum ve seve seve oynuyorum.-Türkiye ile Almanya’yı kıyaslarsan burada ne eksik, ne fazla…Almanya daha disiplinli bir ülke. Söylenen her şey zamanında yapılır. Burada ise işler biraz zamana yayılıyor. Burada Almanya’ya göre fazla olan şey ise arabaların sayısı. İşin yakası bir yana Türkiye’nin fazlası insanlarının sıcakkanlılığı. Burada Almanya’da bulamayacağınız yakınlığı ve yardımseverliği kolayca görebilirsiniz.Cihan
Denizli: "Herkes Beşiktaş'a Teşekkür Etsin"
Spor Toto Süper Lig'in 22. hafta mücadelesinde, hafta arasında Liverpool zaferi yaşayan Beşiktaş, Balıkesirspor ile 2-2 berabere kaldı.Lig Tv'de yorumculuk yapan Mustafa Denizli, Beşiktaş'ın Avrupa'da kazandığı puanlara dikkat çekti.Denizli açıklamasında, 'Şu an Balıkesir'e puan kaybeden ve eleştirdiğimiz Beşiktaş Türkiye'nin 2 senesini kurtardı. Herkesin teşekkür borcu var' sözlerini kullandı.Siyah-beyazlıların yeni transferlerinden Opare hakkında ise, 'Opare, Beşiktaş'ta zorunluluğun ortaya çıkarttığı bir isim' şeklinde konuştu.Eurosport
Pedro Franco Yine Aynı Kırmızı Kartı Gördü
Süper Lig'in 22. haftasında Balıkesirspor ile 2-2 berabere kalan Beşiktaş'ta Pedro Franco maçın son dakikalarında direkt kırmızı kartla oyundan atıldı.Süper Lig'de gördüğü kırmızı kartlar yüzünden uzun süre problemler yaşayan Beşiktaş, uzun bir aradan sonra bir kez daha kırmızı kart gördü.Ligde bugüne kadar çıktığı maçlarda 8 kırmızı kart gören Beşiktaş'ta bu sayı Balıkesirspor maçında 9'a yükseldi.En son 26 Ocak'ta oynanan Gençlerbirliği maçında kırmızı kart gören siyah-beyazlılar, 4 hafta sonra bir kez daha maçı 11 kişi tamamlayamadı.Pedro'dan benzer kırmızı kartBeşiktaş'ın en son kırmızı kart gördüğü lig maçında oyundan atılan futbolcu yine Pedro Franco olmuştu. Serdar Kurtuluş'un geri pasında topun kontrolünü sağlayamayan Kolombiyalı futbolcu, Gençlerbirliği oyuncusu Berat'a topu kaptırınca rakibini arkadan yaptığı müdahale ile indirmiş ve direkt kırmızı kartla oyundan atılmıştı.Bu akşam yine benzer bir şekilde geriden gelen Sercan Yıldırım'a geçilerek topu kaptıran Franco, son adam olmasına rağmen rakibini arkadan müdahalesiyle yerde bıraktı ve yine direkt kırmızıyla oyundan atıldı.Halis Özkahya'nın hakemlik kariyerinde en çok kırmızı kart gösterdiği takım olan Beşiktaş'a karşı çıkardığı kırmızı kart sayısı bu maçla 8'e yükseldi.Eurosport
Reklam
Opare: "Özel Bir Performans Gösterdiğimi Düşünmüyorum"
Beşiktaş’ın Liverpool maçındaki etkili isimlerinden Opare, bugün de Balıkesirspor’a karşı bir gol attı. Genç futbolcu, 2-2 biten karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu.Özel bir performans göstermediğini belirten Opare şöyle konuştu;“Bugün benim için iyi değildi. Buraya 3 puan için gelmiştik. Çok özel bir performans da gösterdiğimi düşünmüyorum. Sahaya çıkıyorum ve elimden geleni yapmaya çalışıyorum.Benim için sağ veya sol bek oynamak önemli değil. Öğreniyorum… Ben buraya Beşiktaş için oynamaya geldim. Savunmada her yerde oynayabilirim. Boyum kısa ama iyi zıplayabilirim.”Açık Mert Korkusuz
Bilic: "1 Puan Aldığımız İçin Şanslıyız"
Spor Toto Süper Lig'de Balıkesirspor ile 2-2 berabere kalan Beşiktaş'ta teknik direktör Slaven Bilic maçın ardından açıklamalarda bulundu.Balıkesirspor karşısında hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade eden Hırvat teknik adam, 'Bu maçla ilgili ciddi endişelerim vardı, 3 gün önce oynadığımız Liverpool maçında fiziki olarak yorulduk. Kötü oynadık ancak buna rağmen de 2 kez öne geçtik ama bir türlü skoru koruyamadık. Balıkesirspor 2-2'yi bulduktan sonra kazanabilirdi, 1 puan aldığımız için şanslıyız ve tırnak içerisinde mutluyuz' dedi.Şampiy10
Reklam
Demba Ba: "Bu Maçı Bir An Önce Unutmamız Lazım"
Beşiktaş'ın Senegalli golcüsü Demba Ba, Balıkesirspor beraberliği sonrası açıklamalarda bulundu.Demba Ba'nın açıklamalarından derlenenler şöyle;'Çok kötü oynamadık, iyi oynadığımız bölümler var ama çok basit goller yedik. Hafta içinde 120 dakika çok büyük efor sarf etmiştik. Onun etkisi ciddi şekilde hissedildi.Maç öncesinde kendi aramızda konuşmalarımızda gayret göstermeden, efor sarf edilmeden kazanılmayacağını dile getirdik. Ne yazık ki bugün işler yolunda gitmedi. Bu maçı unutup sonraki maçlara bakmamız lazım.'İnternet Haber
Özdeş: "Beşiktaş Dinlenmiş Olsaydı İşimiz Çok Zordu"
Balıkesirspor Teknik Direktörü Kemal Özdeş, Beşiktaş maçının ardından rakibin maçın ilerleyen bölümlerinde oyundan düşeceğini bildiklerini söyledi.Spor Toto Süper Lig’in 22. haftasında Beşiktaş’tan 1 puanı kapan Balıkesirspor’da teknik direktör Kemal Özdeş, maçtan sonra yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulundu.Beşiktaş’ın yorulacağını bildiklerini belirten Özdeş şöyle konuştu;“Beşiktaş çok önemli işler yapıyor Avrupa’da… Türk futbolunun düşüşte olduğu bir dönemde yine Avrupa’da adımızı duyurdu. Onları tebrik ediyorum.Maç gelecek olursak; oyunu 90 dakika tutmamız gerekiyordu. Oyuncularım disiplinli bir oyun oynadı. Beşiktaş’ın yorulacağını biliyorduk. 2-2’den sonra kazanacak pozisyonlara girdik. Buradan 1 puan almak önemli. Çünkü Beşiktaş bizim rakibimiz değil. Rakibimizle haftaya oynayacağız. Bugün takımımın oyunundan memnunum. Bugün Beşiktaş dinlenmiş olsaydı, işimiz çok zordu. Bu durumu avantaja çevirdik.Artık kendi sahamızda da kazanarak yolumuza devam etmek istiyoruz. “Açık Mert Korkusuz
Metin Albayrak: "Her Rakibe Saygımız Olmalı"
Beşiktaş Basın Sözcüsü Metin Albayrak, siyah-beyazlı takımın Balıkesirspor karşısında aldığı 2-2'lik beraberliğin ardından açıklamalarda bulundu.Balıkesir karşısında kaybettikleri puanın telafisinin olacağını ifade eden Albayrak, 'Liverpool maçının güzel galibiyetinden sonra bugünkü performansımız hayal kırıklığı yarattı. Taraftarlardan özür diliyoruz. Uzun bir maraton. Puan kaybettik, üzgünüz. Ümidimiz kırılmamış durumda. Daha çok maç var. Telafisi olacak maçlar. Arkadaşlarımızın toparlanacağını düşünüyorum. İstanbul'a üzgün gidiyoruz. ' dedi.Her rakibe saygı duymak zorunda olduklarını belirten Albayrak, 'Öncelikle kendimize bakacağız. Ev ödevimizi iyi yapıp öyle çıkacağız. Rakiplerimizin biribirleriyle oyaması bize avantaj sağlayabilirdi ama belki de yine sağlar. Her maçımız, maç maç düşünüp, karşıdaki rakibe saygı duymalıyız.' şeklinde konuştu.Sporx
Reklam
Beşiktaş'a Balıkesir Freni
UEFA Avrupa Ligi'nde hafta arasında Liverpool'u eleyen Beşiktaş, üç gün sonra Türkiye Süper Ligi'nde de Balıkesirspor ile 2-2 berabere kaldı. Siyah beyazlılar aldığı bir puanla ligde ikinci sıraya yükseldi.Beşiktaş, lig sonuncusu Balıkesirspor'u Ankara'da ağırladı. Demba Ba'nın penaltı golüyle öne geçen Beşiktaş, 50'inci dakikada eski Gençlerbirliği futbolcusu Ermin Zec'in golüne engel olamadı.53'te ise sahneye Liverpool maçının en başarılı isimlerinden Daniel Opare çıktı. Sol çaprazdan sert vuran Ganalı sol bekin şutunda kaleci çaresiz kaldı. 83'üncü dakikada ise konuk ekip penaltı vuruşu kazandı. Vargas'ın golüyle skora bir kez daha denge geldi.Uzatmaların ikinci dakikasında ise Pedro Franco, kendisini geçmeye çalışan Sercan Yıldırım'ı faulle durdurdu. Hakem de bariz gol şansı diyerek Franco'yu kırmızı kartla oyundan attı. Frikiği kullanan Vargas'ın şutu ise direkten döndü. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Beşiktaş Balıkesir ile 2-2 berabere kaldı.Beşiktaş puanını 48'e çıkardı. Lider Galatasaray'ın 51, bu hafta Konya ile berabere kalan Fenerbahçe'nin de 47 puanı var. Balıkesir de puanını 14'e yükseltti.Opare ilk kez ligde sahaya çıktıBeşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, sarı kart cezalısı Ramon Motta'nın yokluğunda sol bekte Liverpool maçında olduğu gibi yine Daniel Opare'yi görevlendirdi. UEFA Avrupa Ligi'nde bulduğu şansı iyi değerlendiren ve ilk 11'deki yerini koruyan Ganalı savunma oyuncusu, Süper Lig'de ilk kez siyah beyazlı formayı giydi. Opare, Liverpool maçı dışında daha önce Ziraat Türkiye Kupası'nda 2 karşılaşmada toplam 132 dakika sahada kalmıştı.Bilic kadroyu bozmadıHırvat teknik adam, Liverpool ile oynanan rövanş karşılaşmasının ilk 11'inde yer alan futbolculardan 10'unu Balıkesirspor maçında da sahaya sürdü. Kart cezası nedeniyle Liverpool maçında forma giyemeyen Ersan Gülüm, Balıkesirspor'a karşı Pedro Franco ile savunmanın merkezinde görev yaptı.Beşiktaş'ın başkentte kalesini Cenk Gönen korurken, savunma hattını Serdar Kurtuluş, Franco, Ersan Gülüm ve Motta oluşturdu.  Savunmanın önünde Veli Kavlak-Atiba Hutchinson ikilisi yer alırken, kanatlarda Gökhan Töre ve Olcay Şahan görev aldı. Forvet arkasında Jose Sosa şans bulmaya devam ederken, en ileri uçta ise tek başına Senegalli golcü futbolcu Demba Ba forma giydi.Tolgay Arslan yedek soyunduBeşiktaş'ın, UEFA Avrupa Ligi'nde son 16 turuna kalmasında önemli rol oynayan Tolgay Arslan maça yedek başladı. Bilic, Liverpool maçında 61. dakikada oyuna giren ve 72. dakikada attığı şık golle siyah beyazlı takıma tur kapısını açan Tolgay'ı yedek soyundurmaya devam etti.Beşiktaş'ta 8 eksikSiyah beyazlı ekipte sakat ve cezalı toplam 8 futbolcu, Balıkesirspor maçında sahadaki yerini alamadı.  Sakatlıkları bulunan Tolga Zengin, Alexander Milosevic, İsmail Köybaşı, Tomas Sivok ve Cenk Tosun ile sarı kart cezalıları Necip Uysal, Motta ve Oğuzhan Özyakup Ankara'ya getirilmedi.İki tribün kapatıldıProfesyonel Futbol Disiplin Kurulunun (PFDK) Beşiktaş'a, Bursaspor maçındaki kötü tezahürat nedeniyle verdiği tribün kapatma cezası uygulandı. Kuzey kale arkası ve maraton tribünlerine seyirci alınmadı. Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki Bursaspor maçını bu tribünlerden izleyen kombine ve biletli taraftarlara da Balıkesirspor karşılaşması için bilet satılmadı.Osmanlı Stadı'ndaki diğer tribünleri tamamen dolduran siyah beyazlı taraftarlar, 'misafir' olarak Ankara'ya gelen takımlarını yalnız bırakmadı. Az sayıdaki Balıkesirspor seyircisi de karşılaşmayı izledi.Balıkesirspor'da 5 değişiklikBalıkesirspor Teknik Direktörü Kemal Özdeş, geçen hafta 1-0 yenildikleri Gençlerbirliği maçının kadrosunda 5 değişikliğe gitti.Özdeş, cezalı Ante Kulusic, kaleci Emrullah Şalk, Ronald Vargas, Muğdat Çelik ve Andre Santos'un yerine Andrija Vukovic, Eray Ataseven, Aykut Çeviker, Gökhan Ünal ve Tomislav Glumac'ı tercih etti.Al Jazeera
Club Brugge'da Sakatlık Şoku
UEFA Avrupa Ligi Son 16 Turu'nda temsilcimiz Beşiktaş ile eşleşen Club Brugge'da sakatlık şoku yaşanıyor.Club Brugge forması giyen yıldız oyuncu Victor Vazquez, Belçika Jupiler Lig'in 28. haftasında oynanan Mouscron maçında sağ ayak bileğine aldığı darbe sonucunda sakatlık geçirdi.İlk yarının son bölümlerine doğru sakatlık geçiren 28 yaşındaki oyuncunun son durumu hakkında Belçika basınından gelen ilk bilgilere göre, sağ ayak bileğinde kırık tespit edildi ve sezonu kapattı.İspanyol oyuncu yaşadığı sakatlığın ardından sağlık görevlileri tarafından oyun alanın dışına alınırken, yerine Jose Izquierdo oyuna dahil oldu.28 yaşındaki oyuncu bu sezon Club Brugge forması ile çıktığı 35 maçta 10 gol ve 9 asist kaydetme başarısı gösterdi.Beşiktaş - Club Brugge eşleşmesinin ilk ayağı Belçika'da 12 Mart tarihinde yapılacak ve bu mücadele TSİ ile 20.00'da başlayacak. Rövanş karşılaşması ise 19 Mart'ta İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'nda saat 22.05’te oynanacak.Sporx
Beşiktaş'a Evinde Darbe
Bayanlar Voleybol 1. Lig 19. hafta karşılaşmasında İlbank, deplasmanda Beşiktaş'ı 3-0 yendi.Bayanlar Voleybol 1. Lig 19. hafta karşılaşmasında İlbank, deplasmanda Beşiktaş’ı 3-0 yendi. Bu sonuçla İlbank, ligde 5. galibiyetini elde ederken, Beşiktaş ise 16. kez yenildi.Beşiktaş-İlbank: 0-3Salon Beşiktaş İntegral ArenaHakemler Ozan Çağı Sarıkaya, Emre ÖzkurBeşiktaş Starcevic, Morales, Seray Altay, Elif Onur Başaran, Koeva, Pelin Emniyetli (Miniriye Erdoğan, Ayça Naz İhtiyaroğlu, Sinem Barut, Cansu Çetin, Seda Türkkan)İlbank Zivkovic, Hood, Sinem Fatma Karamuk, Alajberg, Ezgi Dağdelenler, Gözde Dal (Ceren Cihan, Zülfiye Derinbay, Buse Ünal, Sibel Küçük, Mariana AydınSetler 21-25, 25-27, 10-25Süre 83 dakika (29, 32, 22)Açık Mert Korkusuz
Reklam
Tolgay'ı Şaşırtan Balotelli Kehaneti
Liverpool’u yıkan Tolgay Arslan ile ilgili ilginç bir gerçek ortaya çıktı. Genç oyuncunun Beşiktaş’a transfer sürecinde İngiliz ekibiyle ilgili yaşanan bir diyalog ‘bu kadar olur’ dedirtti.Siyah-beyazlıların oyuncuya teklif yapmasının ardından, menajeri Di Frisco’nun Tolgay’a, “Hazırlan Beşiktaş’a gidiyorsun. Liverpool maçına çıkacak, Balotelli’nin karşısında gol atacaksın” dediği öğrenildi. 24 yaşındaki futbolcunun bu yorumu çok gerçekçi bulmadığı ve gülümseyerek karşıladığı belirlendi.Atatürk Olimpiyat Stadı’nda Mario Balotelli’nin de sahada bulunduğu sırada fileleri havalandıran genç oyuncu, maçtan sonra derhal telefona sarıldı ve Almanya’daki menajerini aradı. Yaklaşık 5 hafta önce aralarında geçen diyaloğu hatırlatan Tolgay Arslan’ın, şaşkınlığını ifade ettiği, “Liverpool’a golümü attım. Tıpkı senin dediğin gibi” diyerek mutluluğunu paylaştığı öğrenildi.Tolgay’ın, Beşiktaş taraftarına hayran kaldığı da belirtildi. Liverpool maçının ardından internetin başına geçen yıldız oyuncunun, taraftarlarının görüntülerini içeren videoları Almanya’daki yakınlarına gönderdiği ifade edildi.ONUR DİNÇERskorer
Ahmet Nur Çebi: "Şampiyon da Olacağız 4. Yıldızı da Takacağız"
Liverpool ’u devirerek Avrupa ’da adım adım Varşova ’daki finale giden ve ligde de şampiyonluk yarışını sürdüren Siyah-Beyazlı yönetimde, bu iki arenada da önemli başarılar kazanılacağına güven tam... FANATİK ’e özel açıklamalarda bulunan Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi , bu konuda iddialı olduklarını söyleyerek, “Yer aldığımız kulvarlarda başarılı bir dönem geçiriyoruz. UEFA Avrupa Ligi’nde ve Süper Lig’de hedefimiz şampiyonluk” ifadelerini kullandı. Daha önceden yaptığı ‘4. yıldız’ açıklamasıyla olay yaratan Çebi, bu düşüncesinin hayal olmadığını ve gerçekleştirilebilir bir hedef olduğunu belirterek, “Rakiplerimizden önce 4’üncü yıldızı takabiliriz sözümü tekrar ediyorum. Beşiktaş büyük bir kulüptür ve bunu başarabilecek bir güce sahiptir” ifadelerini kullandı.‘Atiba’yla sözleşme yenileyeceğiz’Siyah-Beyazlılar’la sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Atiba Hutchinson ’ın adının ABD ve Kanada takımlarıyla anıldığı iddialarını da değerlendiren Çebi, “Oyuncumuzla görüşmelerimiz sürüyor. Acelemiz yok. Kulüp yönetimi olarak yoğun bir dönemdeyiz. Futbol takımının bir parçası olarak da o da öyle. Kendisiyle başka takımların ilgilendiği şeklinde ben bir duyum almadım. Bunlar menacerlerin yalanı... Kendisiyle sözleşme yenileyeceğiz” yorumunu yaptı.7 yıl üst üste şampiyonlukBeşiktaş’ın ligde kazandığı 13 şampiyonluğuyla beraber, formasında 2 yıldız bulunuyor. Siyah-Beyazlılar’ın, bu alanda 19’ar şampiyonluğu ve formasında 3’er yıldızı bulunan Galatasaray ve Fenerbahçe ’yi geçip 4’üncü yıldızı alabilmesi için 7 yıl üst üste zirveyi kimseye kaptırmaması gerekiyor.Fanatik
Reklam
Beşiktaş Yeni Sezonda da Olimpiyat Stadı'nı Kullanmak İstiyor
Beşiktaş camiası, bu yıl ligdeki son maçında bile olsa Vodafone Arena’ya taşınmayı düşlerken, yönetim 2015-16 sezonunda da Atatürk Olimpiyat Stadı’nı kullanmak için ön başvuruda bulunduBelki yıllar boyunca unutulmayacak Liverpool zaferine ev sahipliği yaptı ama Beşiktaş bu sezon hiçbir şeyden çekmedi Olimpiyat Stadı’ndan çektiği kadar! Özellikle lig maçlarında passolig uygulamasının da etkisiyle boş kalan statta puanlar havaya uçtu. Olimpiyat’taki 5 lig maçında sadece Bursa’yı yenebilen, F.Bahçe ve G.Saray’a boyun eğen, Rize ve Eskişehir’le berabere kalan Kartal, 10 puan kaybetti. Hal böyle olunca, Siyah-Beyazlılar çareyi Osmanlı Stadı’na taşınmakta bulmuştu.PROTOKOL TALEBİHerkes, Vodafone Arena’ya taşınmak için sabırsızlanırken, ortaya çıkan şok bir belge şaşkınlık yarattı. Beşiktaş, 2015-16 sezonunda da Olimpiyat’ta oynamak için başvuru yaptı. ‘Beşiktaş Futbol Yatırımları Ticaret A.Ş.’ tarafından Beşiktaş Şirketler Grubu Genel Koordinatörü Gökhan Sarı imzasıyla İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu’na yapılan başvuruda “Profesyonel Futbol Takımımızın 2015-16 sezonunda Süper Lig, Türkiye Kupası ve UEFA kupaları organizasyonlarında Olimpiyat Stadyumu’nu kullanması hususunda kurulunuz ile protokol anlaşması yapma talebimizi müsaadelerinize arz ederiz” ifadeleri yer aldı. UEFA’ya stat bildirimleri nisan ayında yapılıyor. Beşiktaş, sözleşmeyi bir an önce yapmak için elini çabuk tuttu. Bu başvuru, bir anlamda Arena’nın yeni sezona da yetişmesinin mucize olacağının da göstergesi kabul ediliyor.TEDBİR AMAÇLIBeşiktaş Yönetimi, başvurunun ‘tedbir amaçlı’ yapıldığını belirtiyor. Arena tamamlanmadan ve UEFA incelemesinden geçmeden stat onayı alma ihtimali yok. Bu nedenle Beşiktaş, UEFA’ya öncelikle Olimpiyat’ı bildirecek. Ancak başvuruyla ilgili ilk olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın onayı gerekiyor.ÇİM ZEMİNİ DEĞİŞECEKBeşiktaş ile Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu arasında yeni protokol imzalanması halinde Olimpiyat Stadı’na bir dizi makyaj yapılması planlanıyor. İlk olarak ligler tatil olunca oyunculardan çok şikayet alan çim zemin değişecek. Stat aydınlatması ve skorboardın da değiştirilmesi gündemde. Ancak bu düzenlemeler 3-4 ayı bulabileceği için stadın yeni sezona yetişip yetişmeyeceği soru işareti yaratıyor.HTSPOR / Fatih KUŞCU
Brugge'de Bilet Satışı Yok
Beşiktaş Kulübü, Belçika ekibi Club Brugge ile deplasmanda oynanacak UEFA Avrupa Ligi son 16 turu maçı için 1350 bilet ayrıldığını ve sayının yetersiz olması nedeniyle bilet satışı yapılmayacağını duyurdu.Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, Club Brugge ile 12 Mart Perşembe günü Belçika'da oynanacak ilk müsabaka için 1350 adet bilet ayrıldığı aktarılarak, 'Türkiye'den ve Avrupa'dan çok sayıda taraftarımızın bu önemli müsabakada Beşiktaşımızı desteklemek için tribünde olmayı arzuladığını görüyor ve bundan gurur duyuyoruz. Ancak elimizde olmayan nedenlerden dolayı, sınırlı sayıdaki bilet ile bu talebi karşılamak mümkün olmayacaktır' denildi.Kulübe ayrılan 1350 biletin, kurum içi ihtiyaçlar, resmi seyahat organizasyonu BJK Travel, dernekler ve taraftarların yoğun talepleri düşünüldüğünde çok yetersiz kalacağının aşikar olduğu vurgulanırken, 'Elimizde olmayan bu üzücü durum nedeniyle deplasmandaki Club Brugge maçı için bilet satışı yapılmayacağını, taraftarlarımızın ve kamuoyunun dikkatine sunarız' ifadeleri kullanıldı.TRT Spor
Beşiktaş İntegral Forex, Tofaş'a Mağlup Oldu
Son dönemde aldığı kötü sonuçların ardından koç Ahmet Kandemir ile yollarını ayıran Beşiktaş İnteral Forex, TBL’nin 20. haftasında sahasında Tofaş’ı konuk etti.Türkiye Basketbol Ligi’nin 20. haftasında Beşiktaş İntegral Forex sahasında Tofaş’a 65-72 mağlup oldu. Bu sonucun ardından Beşiktaş İntegral Forex üst üste 7. yenilgisini aldı.Mücadeleye Scottie Reynolds’ın sayılarıyla başlayan Beşiktaş İntegral Forex ilk iki dakikayı 5-2 ile geçmeyi başardı. İki takımın da hücumda çok zorlandığı çeyrekte Beşiktaş İntegral Forex televizyon molasına 7-6 önde gitti. Molanın ardından ritmini bulan konuk takım ilk çeyreği 12-20 önde tamamladı.İkinci çeyreğe üst üste bulduğu sayılarla başlayan ev sahibi ilk dakikayı Broekhoff’un üçlüğünün ardından 5-2 ile geçmeyi başardı. İlk iki dakika içerisin faul hakkını dolduran Tofaş karşısında çizgiden sayılar bulmaya çalışan Beşiktaş İntegral Forex ilk beş dakikaya 22-30 geride girdi. Son bölümde ev sahibi ekip hücumlardan boş dönünce devreye Tofaş 27-39 önde giden taraf oldu.BEŞİKTAŞ İNTEGRAL FOREX’İN ÇABASI YETMEDİÜçüncü çeyreğe iki takımda serbest atış çizgisinden bulduğu birer sayı ile başladı. Daha sonra Broekhoff ile üst üste üç sayılık isabetler bulan Beşiktaş İntegral Forex ilk üç dakika geride kalırken skoru 34-40’a getirdi. Tofaş son üç dakikaya girilirken Erol Can Çinko’nun basketi ile skoru 38-45’e getirdi. Bu çeyrekte Beşiktaş İntegral Forex savunmada iyi bir performans gösterse de son bölüme Tofaş 44-49 önde giden taraf oldu.Son bölüme de sert savunma ile başlayan Beşiktaş İntegral Forex ilk üç dakika geride kalırken skoru 47-51’e getirdi. Fakat kısa sürede 7-0’lık bir seri bulan konuk takım farkı yeniden 11 sayıya çıkardı. Hücumda skor üretmekte zorlanan Beşiktaş İntegral Forex karşısında kontrolü tamamen eline alan Tofaş son üç dakikaya 50-60 öne girdi. Yakaladığı 4-0’lık seriyle umutlanan siyah beyazlı ekip karşısında üst üste sayılar bulan konuk takım mücadeleden 65-72 galip ayrılan taraf oldu.Beşiktaş İntegral Forex’te 16 sayı 6 ribaund ile oynayan Ryan Broekhoff, 12 sayı ile oynayan Doğan Şenli ve 10 sayı 7 ribaund ile oynayan Hilton Armstrong’un performansı yeterli olmadı.Tofaş’ta 13 sayı 5 ribaund ile oynayan Brian Qvale, 11 sayı 8 ribaund ile oynayan Chinemelu Elonu ve 12 sayı ile oynayan Erol Can Çinko galibiyette önemli rol oynadı.Eurosport
Beşiktaş'tan TFF'ye Başvuru
Beşiktaş, Türkiye Futbol Federasyonu'na, iki maç tarihinin 1'er gün önceye alınması için talepte bulundu.UEFA Avrupa Ligi'nde Liverpool'u eleyerek son 16 takım arasına kalan siyah beyazlılar, Belçika'nın Club Brugge takımı ile eşleşti. 12-19 Mart tarihlerinde oynanacak karşılaşmalar öncesi Beşiktaş, TFF'ye başvurarak, 23. haftada 9 Mart Pazartesi günü oynanması planlanan Medicana Sivasspor maçının 8 Mart Pazar'a alınmasını talep etti. Aynı gün Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin olması nedeniyle karşılaşmanın saat 15 veya 16'da oynatılması istendi.Beşiktaş yönetimi ayrıca 24. haftada, 16 Mart Pazartesi Kayseri Erciyesspor ile oynanacak maçın, 15 Mart Pazar'a gününe alınması talebinde bulundu.Siyah beyazlı kulüp, Avrupa'da yoluna devam etmek için Club Brugge ile oynayacağı maçlar öncesi yaptığı bu başvuruların ardından, Türkiye Futbol Federasyonu'nun vereceği cevabı bekliyor.Skorer
Reklam