onedio
Forma Giydikleri Takımlarla Özdeşleşen 30 Bayrak Adam
Bazı futbolcular vardır.Formaları, oynadıkları takımın müzesine kaldırılmıştır.Yıllar geçse bile hafızalardan silinmez. Başka bir takıma transfer olsa bile hiç bir zaman unutulmayacak isimler.İşte sizler için derlediğimiz oynadıkları kulübün takımlarıyla özdeşleşen futbolcular...
"Avrupa’da Kimse Türkiye’de Oynayan Futbolcuları Tanımıyor"
GALATASARAY Teknik Direktörü Roberto Mancini, Four Four Two dergisine çok önemli açıklamalarda bulundu. Roberto Mancini, yabancı kuralı hakkında da şunları söyledi: Bana göre çok kötü bir karar. Bunun milli takıma yardım ettiğini düşünen varsa gerçekten yanılıyor. Avrupa’da kimse Türkiye’de oynayan futbolcuları ve takım çalıştıran hocaları tanımıyor. Çünkü kimse bu ligi izlemiyor! TFF’nin esas problemi bu olmalı. Bu kural devam ederse Türkiye’deki takımların Avrupa’da kupa kazanma konusunda hiçbir şansı kalmaz. Four Four Two dergisinden Ahmet Yavuz'un yaptığı ve Barış Tekin'in görüntülediği randevu sırasında henüz Chelsea maçı oynanmamış, Galatasaray evinde ligin son sırasında bulunan Kayserispor’a kaybetmemişti. Haliyle futbol kamuoyunda da Mancini’ye karşı bir infial yaratılmamıştı. O bir hafta içinde İtalyan hocaya duyulan güven önemli bir yara aldı ve ortam bir anda gerildi. Ancak Mancini, röportajda verdiği cevaplarda başarının zaman isteyen bir hedef olduğu vurgusunu yapmıştı. “Daha gidecek çok yolumuz var” diyor İtalyan hoca. Sezon başı kampında takımın başında olmamasını, takımı kendisinin kurmamış olmamasını handikap olarak yorumluyor. SABIR VE SÜKUNETE DAVET EDİYOR Mancini, 2006-07 sezonunda Inter’i ikinci kez şampiyon yaparken kulüpte üçüncü sezonunu tamamlamıştı. O sezon Inter sadece bir maç kaybetmiş ve tam 97 puan toplamıştı. 2011-12’de Manchester City’yi 44 yıl aradan sonra şampiyon yaparken de takımdaki üçüncü sezonuydu. Her iki takımı da kendisi inşa etmiş ve tarihe iz bırakacak şekilde zirveye taşımıştı. Bu örnekler ve Mancini’nin verdiği cevapların satır arasındakiler, başarı için Galatasaraylıları sabır ve sükunete davet ediyor. G.SARAY TÜM PLANLARIMI DEĞİŞTİRDİ Galatasaray sizi buraya gelme konusunda nasıl ikna etti? Neden Türkiye’yi tercih ettiniz? Manchester City’den ayrıldıktan sonra bir yıl kulüp çalıştırmamaya karar vermiştim. Çünkü 36 yıldır ara vermeden çalışıyordum! Dinlenmeye ihtiyacım vardı. City’de geçirdiğim dört yıl da beni yıpratmıştı. Ekim ayında Galatasaray aradığında biraz düşündüm ve buraya gelmeye karar verdim. Çünkü bu benim için yeni bir deneyim demekti. Türkiye büyük bir ülke, Galatasaray da büyük bir kulüp... Avrupa’nın en iyilerinden biri. Bu yüzden buradayım. ALMAMIZ GEREKEN ÇOK YOL VAR Beklentilerinizi ve burada bulduklarınızı karşılaştırdığınızda mutlu musunuz? Mutluyum... Burada çok iyi bir ekiple çalışıyorum. Oyun formatımızı değiştirme konusunda çok çalıştık ve bence şimdiye kadar iyi iş çıkardık. Elbette hâlâ almamız gereken çok yol var. BENDE KENDİ TAKIMIMI KURMAK İSTERDİM Buraya geleli yaklaşık altı ay oldu. Bu süre içinde sizce takımı tam olarak kontrolünüz altına alabildiniz mi? Elbette her şeyi kontrol eden biri olmak istemiyorum. Benim görevim takımı yönetmek. Ama her teknik direktör gibi ben de kendi takımımı kurmak isterdim. Tabii ki başka bir teknik direktörün kurduğu takımı devralmak zordur. Üstelik başka bir ülkeden geldiyseniz... Ülkenin kültürünü tanımanız, kulübü, oyuncuları anlamanız gerekir. Çok fazla problem var ve bunlarla kısa zamanda başa çıkmak kolay değil. Futbolcuyken de sisteme yönelik düşünceleriniz var mıydı? Mesela “David Platt şurada, Veron burada oynamalı” der miydiniz? Kariyerim boyunca çok büyük oyuncularla oynadım. David Platt, Ruud Gullit, Juan Sebastian Veron, Dejan Stankovic, Sinisa Mihajlovic, Diego Simeone, Alessandro Nesta... Bu futbolcularla oynarken işler kolaydı. Onlara nerede oynamaları gerektiğini söylemenize gerek yoktu. Ama ben sahada bir teknik direktör gibi görev yapıyordum. Tabii bazı kötü huylarım da vardı. Gergin olduğumda takıma zarar verebiliyordum. Beni şimdi Galatasaray’da yardımcılığımı yapan Atillo’ya (Lombardo) sorun. O, İtalya’nın en iyi kanat oyuncularından biriydi. Ama sürekli ondan şikayet ederdim. Aslında bunu pek hak etmezdi (gülüyor). KAPTANDIM VE EN İYİSİYDİM Juan Sebastian Veron da futbolculuk günleriniz hakkında FourFourTwo’ya “Topu sürekli ona vermezseniz çok kızardı” demişti. Bu doğru mu? Evet doğru. Çünkü ben takımdaki en iyi oyuncuydum! Çok normal. Kaptandım ve en iyisiydim (gülüyor). Veron’u Sampdoria’ya getiren kişi de bendim. Çok gençti. Başkana “Onu alın, çünkü çok iyi bir oyuncu olma potansiyeli var” dedim. Ki bana göre dünyanın en iyi oyuncularından biri oldu. Ben kaptandım. Kaptanın çok fazla sorumluluğu var. Her şeyi kontrol etmesi gerekir. BİR MANCİNİ YETER Bugünlerde aktif futbolcular arasında Mancini stili bir oyuncu var mı? Bir tane yeter (gülüyor). Vusolin Boskov, müthiş bir teknik direktördü. Samporia’da, Real Madrid’de çalıştı. Bir gün çok kötü durumdaydım, sahadaki arkadaşlarımla da sorunlarım vardı. Bana takım arkadaşlarımın önünde “Soyunma odasının teröristisin” dedi (gülüyor). O yüzden bir Mancini yeter... Bir teknik direktör olarak efsane bir futbolcu olmanın avantajları ya da dezavantajları neler? Bazen çok zor. Çünkü bir takımın birinci sınıf oyunculardan oluşması genellikle mümkün olmaz. Ortalama yetenekteki oyunculardan da verim almasını bilmeniz gerekir. Bazı futbolcular, çok çalışarak bir şeyleri başarırlar. Özellikle kariyerimin başlarında bu konuda çok zorlandım. Bazı futbolculardan kolayca umudu kesiyordum. Ama deneyim kazandıkça bu konuda mesafe kat ettim. FUTBOLCULAR CİDDİ OLMALI Peki fiziksel ve mental olarak bir futbolcudan ne gibi beklentileriniz var? Futbolcular, futbol oynayabildikleri için çok şanslılar. Üstelik bunun için para kazanıyorlar! Tüm futbolcuların özel hayatlarına dikkat etmeleri gerekir. Çünkü bu işi en çok 20 yıl yapabilirler. Bu süre için ellerinden gelenin en iyisini yapmalılar. Ciddi olmalılar ve antrenmanda çok çalışmalılar. Her gün kendilerini geliştirmeye odaklanmalılar. 30 yaşında olsanız da öğrenecek bir şey vardır. Eğer kariyerinizin sonuna geldiyseniz artık geri dönüş yoktur. BEN POLİS DEĞİLİM Sizce Galatasaraylı oyuncular bunun farkında mı? Ben polis değilim. Geceleri onları kontrol etmek için peşlerine düşmüyorum. Onları özgür bırakıyorum. Ama eğer ciddi olmazlarsa ve özel hayatlarına dikkat etmezlerse iyi oynamayacaklarını anlamalılar. Çünkü sahada her şey ortaya dökülür. BURAK SOL FORVETTE OYNAYABİLİR Bugüne kadar Galatasaray’da çok sayıda taktik diziliş denediniz ve bununla ilgili sorulan sorulara da her seferinde “Önemli olan diziliş değil, mantalite” şeklinde cevap veriyorsunuz. Bununla tam olarak kastettiğiniz şey ne? Sahada her zaman 11 oyuncu vardır. Buna bir oyuncu daha ekleyemezsiniz. Oyuncuların pozisyonları belki ileri ya da geri 10- 15 metre değişebilir. Ancak sahada bir top var ve karşınızda da 11 oyuncu vardır. 4-3-3 ya da 3-5-2 oynayabilirsiniz. Bu çok önemli değil. Eğer maça iyi hazırlanmadıysanız, eğer takım arkadaşınıza yardım etmiyorsanız, eğer yüzde 100’ünüzü ortaya koymuyorsanız taktiği ne kadar değiştirirseniz değiştirin başarılı olamazsınız. Diğer taraftan bana göre her oyuncu farklı pozisyonlarda oynayabilmeli. Örneğin Burak’tan sağ kanatta, sağ forvet ya da sol forvet olarak oynamasını istiyorum. Çünkü Barcelona, Bayern Münih ya da Real Madrid gibi büyük kulüplerde her pozisyonda oynayabiliyor olmanız gerekir. Ayrıca bir oyuncu bencil olmamalı, önce takımını düşünmeli. 6-0 KAZANMAYI İSTERİM AMA City’de çalışırken “1-0’lık skorları severim. Gol yemediğiniz zaman, hele elinizde Dzeko, Agüero, Tevez ve Silva gibi oyuncular varsa yüzde 90 oranında o maçı kazanırsınız” demiştiniz. Galatasaray’da da elinizde Sneijder, Drogba, Burak gibi oyuncular var. Yine aynı şekilde mi düşünüyorsunuz? Her teknik direktörün ilk hedefi takımı defansif anlamda geliştirmek olur. Çünkü savunma tarafınız güçlüyse pozisyon da vermezsiniz. Bu durumda kötü bir hücuma sahip olsanız da her zaman gol atma şansınız vardır. Eğer hücum oyuncularınız da iyiyse o zaman kazanmaya yakın olan taraf siz olursunuz. Bu yüzden takımı inşa etmeye önce savunmayı öğretmekle başlamak gerekir. Ardından hücum yönünüzü geliştirirsiniz. Elbette takımda ikisi arasında bir denge kurmalısınız. Evet, 1-0 kazanmak istediğimi söyledim, çünkü gol yememek ve pozisyon vermemek benim için çok önemli. Tabii ki ben de 5-0, 6-0 kazanmayı isterim ama bu her zaman mümkün olmaz. TAKIM SAVUNMASI MI? HAYIR, DAHA ÇOK ÇALIŞMAMIZ GEREKİYOR Takım savunmasının geldiği noktadan memnun musunuz? Hayır, daha çok çalışmamız gerekiyor. Inter’de üç yıl boyunca en iyi savunmayı yapan takım bizdik. Hücumcularımız da aynı şekilde en iyilerden biriydi. Manchester City’de de durum böyleydi. Çok iyi savunma yapıyorduk ve hücumda iyiydik. Tabii ki Galatasaray’da daha fazla gelişmeliyiz. Bu açıdan sezon öncesi hazırlıklar kritik önemdedir. Orada futbolcular teknik direktörün istediklerini daha iyi anlar. Bu benim için mümkün olmadı, ama buna rağmen oyuncularım bugüne kadar iyi çalıştı ve önemli aşama kaydettik. CİTY’DE KİMSEYE GÜVENEMEYECEĞİMİ ÖĞRENDİM Manchester City’de dört yıl geçirdikten sonra orada ne öğrendiniz? Kimseye güvenemeyeceğimi öğrendim. Aralık 2009’da göreve geldiğimde takım yedinci sıradaydı. Bana gelişmek istediklerini söylediler. O sezonu beşinci sırada bitirip Avrupa Ligi’ne katılmaya hak kazandık. Hatta şampiyonlar ligi’ne katılmayı son maçla kaçırdık. Ertesi sezon yönetim bana Şampiyonlar Ligi’ne gitmek istediğini söyledi. O sezon da ikinci Chelsea’nin averajla arkasında üçüncü olduk, üstelik FA Cup’ı kazandık. Göreve geldiğimde dört yıl içinde Premier Lig’i kazanmak istiyorlardı. Bunu üçüncü sezon gerçekleştirdik. Dördüncü sezon ligi ikinci bitirdik ve beni kovdular. Ama neden kovduklarını bilmiyorum. KAFALARI PEK İYİ ÇALIŞMIYOR Görevinize son verdiklerini duyurdukları açıklamada “bütünleştirici tutumun geliştirilmesi gerektiğinden” bahsettiler. Bu ne demekti? Kafaları pek iyi çalışmıyor! Beni gönderirken basına nasıl bir açıklama yapacaklarını bilmiyorlardı. Mesela İtalya’da her kulüp her teknik direktörü her an kovabilir. Fakat İngiltere’de işler böyle yürümez. Kağıt üstünde City sürekli savaştı, üç buçuk yılda gelişti. Her şeyi kazandık, sadece Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olamadık. Ama o ligde de sadece iki yıl oynadık. Daha öncesinde hiç deneyimimiz yoktu. Bu hiç kolay değil. Eğer Şampiyonlar Ligi’ni kazanabileceklerini düşündülerse söyleyecek bir şey yok (gülüyor). Bu sezonki City hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu sezon Premier Lig’in en iyi takım onlar. Bir 100 milyon pound daha harcadılar. İyi oyuncular aldılar. Bence ligi kazanırlar. Eğer kazanamazlarsa kötü bir iş çıkarmış olurlar. BALOTELLİ’NİN TÜRKİYE’YE GELMESİ ÇOK TEHLİKELİ Balotelli geçen ay FourFourTwo’ya “Mancini’yle yeniden çalışmak isterim” dedi... (Gülerek araya giriyor) Ben Mario’yla beş yıl çalıştım. Mario’yu seviyorum. Inter’de daha 17 yaşındayken A takımda ona ilk kez şans veren teknik direktör benim. Bu yüzden onu çok iyi tanıyorum. Umarım zamanın çok hızlı geçtiğini anlar. Çünkü o dünyanın en iyi futbolcularından biri olmak için her şeye sahip. Sizce Balotelli Türkiye’ye gelse başarılı olur mu? Mario’nun Türkiye’ye gelmesi çok tehlikeli (gülüyor). Şaka bir tarafa, galiba Milan’da kalacak. Milan onun için çok önemli bir kulüp. Orada kendini daha da geliştirebilir. City döneminde ayrıca soyunma odasıyla aranızdaki bağın da zayıfladığı, ilişkinizin kötü olduğu söylenmişti. Bu doğru muydu? Bu çok bilindik bir hikâye... Manchester City basınının taraftarlara neden gönderildiğimi açıklaması gerekiyordu. O yüzden böyle aptalca şeyler söylediler. Ben de tıpkı diğer teknik direktörler gibi bazı futbolcularla problemler yaşadım. Çünkü ben de çok para kazanıp yüzde 30’la oynayan oyuncuları sevmem. Eğer futbolcu sahaya takımı ve takım arkadaşları için her şeyini koymuyorsa bundan hoşlanmam. Zaman zaman bu tip oyuncuları dışarıda bıraktım. Tabii ki oynamayan oyuncular mutsuz oldu. Ama benim görevim en iyi, en hazır oyuncuları, en çok hak eden oyuncuları sahaya sürmek. Tüm bunlar bir yana, City’de tüm oyunculara eşit mesafedeydim, hepsini severdim, çünkü onları o takıma ben getirdim. Galatasaray’a geldiğinizde takımın fiziksel durumunu nasıl buldunuz? Tabii ki her teknik direktörün farklı metotları vardır. Ben buraya geldiğimde kendi metodumla çalışmaya karar verdim. Benim doğrum buydu. O yüzden hızla adapte olmaya çalıştık. 110 KM GÜZEL BİR RAKAM ANCAK HER ZAMAN DAHA İYİSİ VARDIR Takımın koşu mesafesinin son haftalarda 110 km’lere çıktığını görüyoruz. Bundan memnun musunuz? Hiçbir zaman yetmez. Benim için “yeterli” diye bir şey yoktur. 110 km güzel bir rakam. Ama tabii bunu artırabilirseniz daha iyi. Mesela bazen yüzde 70 oranında topa sahip oluyorsunuz ama gol atamıyorsunuz. Gol atamayınca kazanamazsınız! Elbette koşmamız gerekir ama gol de atmamız gerekir. Akhisar, Bursaspor ve Eskişehirspor karşısında olduğu gibi... Bu maçları 6-1, 6-0, 4-0 kazandık ama tüm bunlar zor maçlardı. Bu takımlar iyi takımlar. Ancak iş deplasmanda değişiyor. O zaman ne kadar koşarsak koşalım anlamı kalmıyor. SON GÜN TRANSFERLERİ HER ZAMAN ZORDUR Kış transfer döneminde dokuz transfer yaptınız. Bu transferlerden memnun musunuz? Ocak ayı transfer için zor bir dönem. Elbette tüm takımı değiştiremezsiniz. Beş altı genç oyuncu aldık. Bazıları doğrudan oynamak için hazır değiller. Önümüzdeki sezon daha hazır olacaklar. Telles’i aldık ve bu çok önemli bir transferdi. Hajrovic keza öyle... Burdisso transferin son günü geldi, bildiğiniz gibi son gün transferleri zordur. YENİ BİR TAKIM İNŞA EDİYORUZ Takımı daha da gençleştirme konusunda çalışma yapacak mısınız? Bilmiyorum. Elbette eğer geleceği düşünerek bir takım inşa ediyorsanız genç oyunculara ihtiyacınız vardır. Üstelik bu genç oyuncular Drogba gibi, Burak gibi, Muslera gibi Sneijder gibi oynayabilmeliler. Eğer genç oyuncularınız varsa gelişime daha açık bir takım olursunuz. DROGBA KARİYERİ BOYUNCA ÇOK ENERJİ HARCADI!!! Sizce Drogba kaç yaşına kadar futbol oynayabilir? Didier kariyeri boyunca çok fazla enerji harcadı. Çok koşuyor, savaşıyor. Bunun ne kadar sürdüreceği ona bağlı. Eğer oyundan zevk alıyorsa, eğer yorulmuyorsa o zaman oynamaya devam etmesi gerekir. Çünkü belli bir yaştan sonra her gün antrenmana gitmek zor, maçtan önce kampa girmek insana zor geliyor. Gün geliyor artık tüm bunlardan yoruluyorsunuz. Mesela 20 yıl oynadıktan sonra öyle bir gün geldi ki, artık çok yorgunum dedim. ÖNCE KAÇ YABANCI İLE OYNAYACAĞIZ ONU BİLMELİYİZ Bu yaz için bir transfer listesi oluşturdunuz mu? İtalya’da bir maç izlediniz ve basında çeşitli dedikodular çıktı... İtalya’ya bazı maçları takip etmeye gittim. Bu işimin bir parçası. Ama önce seneye kaç yabancının oynayacağını kesin olarak bilmemiz lazım (gülüyor). AVRUPA’DA KİMSE TÜRKİYE’DEKİ FUTBOLCULARI, HOCALARI TANIMIYOR Eğer TFF 5+3 kuralıyla devam etme kararı alırsa nolur? Bana göre çok kötü bir karar. Bunun milli takıma yardım ettiğini düşünen varsa gerçekten yanılıyor. İtalya’da da yıllarca aynı düşünceyi savunduk. 1982’den sonra yabancılar ülkeye gelmeye başlayınca homurtular oldu. Ondan sonra iki Dünya Kupası kazandık, iki kez de finale kaldık. Bence federasyon öncelikli olarak ligimiz nasıl gelişir, Avrupa’da sesimizi nasıl duyurabiliriz, teknik direktörlerimizi ve futbolcularımızı Avrupa’ya nasıl gönderebiliriz; bunları düşünmeli. Avrupa’da kimse Türkiye’de oynayan futbolcuları ve takım çalıştıran hocaları tanımıyor. Çünkü kimse bu ligi izlemiyor! TFF’nin esas problemi bu olmalı. Genç oyuncular burada Didier, Wesley gibi oyuncularla ya da Fenerbahçe’de Kuyt’la çalışma fırsatına sahipler. Bu, dolaylı olarak milli takımınıza da katkı yapar. Bu yüzden bence 5+3 tam bir felaket olur. Peki bu karar sizin motivasyonunuzu da düşürür mü? Bu benim için çok zor olur. Türkiye’deki takımların Avrupa’da kupa kazanma konusunda hiçbir şansı kalmaz. ŞAMPİYONLAR LİGİNİ KAZANIRSAK BENİM HEYKELİMİ G.SARAY ADASININ YANINA BOĞAZIN ORTASINA DİKEBİLİRLER Galatasaray’la Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak gibi bir hayaliniz var mı? Futbolda her şey mümkün tabii. Eğer Galatasaray’la bu kupayı kazanırsak benim bir heykelimi Galatasaray Adası’nın yanına Boğaz’ın ortasına dikebilirler (gülüyor). Tıpkı Metin Oktay gibi. Ama İstanbul Boğazı’na! (gülüyor) SEMİH, SELÇUK VE BURAK BİR DE ARDA’YI AVRUPA’YA GÖTÜRÜRDÜM Eğer bir gün yeniden Avrupa’da çalışacak olsanız yanınızda götüreceğiniz Türk oyuncular olur muydu? Semih, Selçuk ve Burak... Arda Turan (gülüyor). Türk futbolcular bence çok yetenekli. Ama bazen “Tamam bu kadar yeter” diyebiliyorlar. Eğer bu mantaliteyi değiştirirlerse çok daha fazla gelişirler. Fenerbahçe’de, Beşiktaş’ta, Bursa’da, Eskişehir’de de iyi futbolcular var. FENERBAHÇE İYİ BİR TAKIM 6 Nisan’da Fenerbahçe karşısında çok kritik bir maça çıkacaksınız... Bu maçla ilgili beklentileriniz neler? İlk Fenerbahçe maçı 0-0 bitebilirdi. Onlara hediye gibi bir penaltı verdik. Penaltıya kadar pozisyon vermedik. İkinci yarıda bazı kontrataklar verdik ama bu da normaldi. Berabere bitebilirdi. Ama futbol böyle. Bizi yendiler. Fenerbahçe iyi takım. Deneyimli oyuncuları var. İkinci maç da elbette kolay olmayacak. Yenip, puan farkını azaltmak için elimizden geleni yapacağız. HERKESİ YENMEK İSTİYORUM Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kalmak mı, ligde şampiyon olmak mı daha önemli? Hayatımda hiçbir zaman karşılaştırma yapmadım. Her maçı kazanmak istiyorum. Herkesi yenmek istiyorum! Basında hakkınızda yapılan yorumları takip ediyor musunuz? Sanırım yaklaşık 10 yıldır gazete okumuyorum. Türkiye’de de İtalya’da da hep aynı şeyler. İtalya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki şansını nasıl görüyorsunuz? Belki hazırlık maçlarında ya da eleme maçlarında zaman zaman kötü performans sergilemiş olabilirler. Ama Dünya Kupalarında veya Avrupa Şampiyonalarında her zaman kazanmak için hazır olurlar. Brezilya, Arjantin daha şanslı olarak görünebilirler ama İtalya’yı da hesaba katmak gerekir. Milli takımı çalıştırma gibi bir tutkunuz var mı? Türk Milli Takımı’nı mı? (gülüyor) Türk Milli Takımı’nı ya da İtalya Milli Takımı’nı. .. Her şey mümkün. Burada mutluyum. Gelecekte ne olacağı belli olmaz. 3PUAN
İstanbul'un Hangi Semtinde Yaşamalısınız?
Şu an İstanbul'un neresinde yaşadığınız önemli değil, sizin ruhunuza, yaşan tarzınıza uygun İstanbul semtlerini sizin için buluyoruz. İstanbul'da yaşıyorsanız veya İstanbul'a gelme planlarınız varsa bakın bakalım size en uygun İstanbul semtleri hangileriymiş.
Kupa Canavarı Teknik Direktörler
Büyük lig şampiyonluğu: 4Yerel kupalar: 2Avrupa şampiyonluğu: 2Diğer kupalar: 9Kazandığı toplam kupa sayısı: 17Kupa kazandırdığı takımlar: Barcelona, Bayern Münih
Kenan Işık Neden Uyandırılmadı?
Ünü tiyatrocu Kenan Işık'ın sağlık durumu hakkında açıklama yapan eşi 'Uyutulduğu sırada tedaviye olumlu yanıt verdiği için uyandırılmıyor' dedi. İstanbul Beşiktaş'ta 21 Mart'ta bir otelde düşme sonucu geçirdiği beyin kanaması nedeniyle Amerikan Hastanesi'nde yoğun bakımda tedavi gören usta tiyatrocu Kenan Işık'ın bugün uyandırılması bekleniyor. atv'de yayımlanan 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasının sunucusu olan Işık'ın sağlık durumu hakkında açıklama yapan eşi Beril Işık, uyutulma sürecinin tedaviye olumlu yanıt vermesinden dolayı risk teşkil etmediğini belirtti. Beril Işık 'Uyutulması sırasında tedaviye olumlu yanıt verdiği için şu an uyandırılmıyor. Ne kadar uyutulacağı belli değil. Uzun uyutulması bir risk değil; riskleri ve komplikasyonları önlemek için uyutuluyor. Bu kötü bir gidiş değil aksine iyi bir gidiştir. Tedaviye cevap veriyor, bizi sevindiren budur. Umutla bekliyoruz dua ediyoruz' dedi 'UMUDUMUZ YÜKSEK' Gazetecilerin sorularını cevaplandıran kardeşi Cengiz Işık ise 'Uyanana kadar hastanede başındayız. Umudumuz yüksek' diye konuştu. Hastaneye gelerek Işık'ın yakınlarından bilgi alan oyuncu Menderes Samancılar ise 'Umarım iyileşecek. Durumu iyiye gidiyor. Nejat İşler'i de ziyaret ettim ama göremedim. Benden önce Ali Sürmeli, Nejat'ı görmüş. O da iyileşiyor. Ali'nin Nejat'ı yürüttüğünü öğrendim. İnşallah Nejat da Kenan da iyileşecek. Beraber yürüyeceğiz' dedi. Işık için hastaneye gelen şarkıcı Nuri Sesigüzel de 'Ailesini gördüm. Oturup sohbet ettik. Bize göstermiyorlar ama durumunun iyiye gittiğini söylediler. Bugün yarın uyandıracaklarmış. Hepimizin sevdiği insan. Herkes onun programlarını sever ve izler. Duaya ihtiyacı var' diye konuştu. Hastane yönetimi, Işık'ın tomografisinin çekildiğini, elde edilen sonuçlar çerçevesinde tedavinin sürdüğünü ve uyutulduğunu kaydetti. Türkiye | Milliyet
Reklam
UEFA: "F.Bahçe'nin Şike Dosyası Kapandı"
UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino, Fenerbahçe aleyhindeki ''şike davası'' sürecinin UEFA için sona erdiğini, ancak Yargıtay'ın şike davasında kişiler hakkında verdiği kararın metnini incelemek durumunda olduklarını bildirdi Infantino, Kazakistan'ın başkenti Astana'da yarın yapılacak UEFA'nın 38. Olağan Kongresi öncesinde Rixos Otel'de basın toplantısı düzenledi. Şike suçu işleyenlere karşı ömür boyu men cezası da dahil daha sıkı tedbirler almayı planladıklarını belirten Infantino, 'Son bir yıllık periyotta incelediğimiz 32 bin maçın binde 7'sinde şike yapıldığından şüpheleniyoruz. Binde 7 yüksek bir oran. Elbette kuşku duyulması, şike yapıldığı anlamına gelmez ama olağandışı bir şeyler olduğuna dair de bir uyarı niteliğindedir. Bana kalsa 100 binde 1 bile çok fazla. Büyük liglerde herhangi bir olay yaşanmadığından eminiz ancak bizim amacımız, şikeyi futboldan tamamen defetmek' diye konuştu. Bir gazetecinin, 'Türkiye'deki 'şike davası'yla ilgili, Yargıtay'ın şike cezasını onamasının ardından UEFA'nın yeni bir yaptırıma gidip gitmeyeceği'ne ilişkin sorusu üzerine Infantino, UEFA Disiplin Kurulu'nun Beşiktaş'a 1 yıl, Fenerbahçe'ye de 2 yıl Avrupa kupalarından men cezasını verdiğini hatırlattı. Fenerbahçe aleyhindeki 'şike davası' sürecinin, UEFA için sona erdiğini ifade eden Infantino, Yargıtay'ın şike davasında kişiler hakkında verdiği kararın metnini incelemek durumunda olduklarını ifade etti.Gianni Infantino, ülke federasyonlarının, UEFA'nın şike ve ırkçılık konularında aldığı kararlara uyması gerektiğini vurguladı. UEFA Genel Sekreteri Infantino bir soru üzerinde, Ukrayna'daki son gelişmeleri izlediklerini, konunun hassas olduğunu ve futbolla ilgili olmadığını söyledi. 'Kırım'daki bazı futbol kulüplerinin gelecek sezon Rusya Ligi'nde mücadele edeceği' yönünde medyada çıkan haberlerle ilgili de Infantino, UEFA'ya bu çerçevede herhangi bir resmi başvurunun yapılmadığını kaydetti. Infantino, gol çizgisi teknolojisiyle ilgili ise sistemin birçok FIFA organizasyonunda denenip güvenilirliğini kanıtladığına dikkati çekerek, bu teknolojiyi kullanmakta tereddüt yaşayan UEFA'ya üye ülkelerden destek beklediğini belirtti. Şampiy10
Dünya Bu Sahneyi Konuşuyor
Nefes kesen El Clasico'da Pepe yine sahneye çıktı. Bu sefer mağdur eden hem de mağdur olandı.Barcelonalı Sergio Busquets'in Pepe'nin kafasına basması Real Madrid taraftarını çılgına çevirdi. Maçta gerilimin yükseldiği dakikalarda Fabregas'la kafa kafaya gelen Pepe bir anda kendini yere bıraktı. Ardından gerilen portamda arkadaşlarını sakinleştirmeye çalışan Sergio Busquets terde kalan Pepe'nin kafasına bastı. İspanya'da büyük tartışma konusu olan bu olay uzun süre konuşulacağa benziyor.
Reklam
Real Madrid - Barcelona Maçı NTVsmart Spor'da
La Liga’da bu akşam Barcelona, Real Madrid’i ağırlayacak. 22:00′de başlayacak maç, NTV Smart Spor’dan şifreli olarak yayınlanacak. Ligin ilk yarısında ki El Classico’yu 2-1 kazanan Messi’li Neymar’lı Barcelona, Bale’li Ronaldo’lu Real Madrid’le bu kez deplasmanda karşılaşacak. Sonucu merakla beklenen karşılaşma TSİ 22.00′ de başlayacak. Bu zorlu mücadele şifreli olarak NTV SMART SPOR ekranlarından yayınlanacak. REAL MADRİD, RAKİBİNE ÜSTÜN La Liga’nın 29. haftasındaki karşılaşma öncesi 70 puanla ligin zirvesinde bulunan Madrid temsilcisi, iki ekip arasında 1916′daki İspanya Kral Kupası maçından bu yana oynanan 225 karşılaşmanın (lig, Avrupa kupaları, İspanya Kral Kupası, İspanya Süper Kupası, İspanya Lig Kupası) 90′ını kazandı. 66 puanla La Liga’nın 3. sırasında yer alan Barcelona’nın 87 kez sahadan galibiyetle ayrıldığı rekabetin, 48 maçı da beraberlikle sonuçlandı. MADRİD’İN DAHA ÇOK GOLÜ VAR “Beyaz şimşekler” lakaplı Real Madrid, 379 gol kaydetti. Taraftarların “Barça” diye de seslendiği Katalan temsilcisi ise rakip fileleri 363 kez havalandırdı spor1903
Fenerbahçeliler Anıtkabir’i Ziyaret Etti
Fenerbahçe’nin Anıtkabir yürüyüşü bugün yapılacak. Fenerbahçe Dernekleri otobüslerle Ankara’ya ulaştılar. Yürüyüşe bir çok sivil toplum örgütü de katılacak. En dikkat çekici olanları ise “Sessiz Çığlık” eylemleriyle isimlerinden söz ettiren, cezaevinde olan asker yakınlarının oluşturduğu “Vardiya Bizde” grubu, Milletvekili Mehmet Haberal, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İsçi Parti İstanbul BŞB başkanı adayı Levent Kırca olacak… Daha bir çok sivil toplum örgütü ve önemli siyasetçi yürüyüşe katılacaklarını bildirdi. PROVAKASYONA KARŞI ÖNLEM Ankara Fenerbahçe Derneği herhangi bir provokasyon ihtimaline karşı da önlem alıyor. Dernek, Anıtkabir öncesinde ve sonrasında herhangi bir organizasyon olmadığını özellikle vurguluyor. Yani Anıtkabir’e gelmeden önce herhangi bir özel toplanma ve yürüyüş olmayacak. Ayrıca Anıtkabir ziyareti sonrası da bir organizasyon olmayacak ve grup dağılacak. Sarı lacivertliler Anıtkabir’e gidecek burada Aslanlı Yol’da yürüyecek ve organizasyon bitecek. Bir provokasyon olmaması için bu durum özellikle vurgulanıyor. YILDIRIM DEFTERE YAZACAK Onbinlerce Fenerbahçeli’nin yanı sıra başka takım taraftarı olan binlerce kişi de anıtkabir ziyaretinde yer alacak. Sarı lacivertliler başta Başkan Aziz Yıldırım olmak üzere tüm yönetim kurulu üyeleri ve kongre üyeleri ile yürüyüşte hazır bulunacaklar. İstanbul’dan bu sabah 07.30’da kalkacak onlarca otobüs ile Ankara’ya akın edecek olan sarı lacivertliler Anıtkabir’in önünde saat 13.30’da buluşacaklar. Tandoğan kapısında gerçekleşecek olan bu yürüyüş sonrası saat 14.00’te Aslanlı kapıdan Anıtkabir’e yürüyüş başlayacak. Mozoleye çelen konulmasının ardından Başkan Aziz Yıldırım’ın şeref defterini imzalaması ile yürüyüş sona erecek PROGRAM 13.30’da Tandoğan kapısı önünde buluşma 14.00’te Aslanlı yoldan yürüyüş başlayacak. 14.30’da Başkan Aziz Yıldırım’ın şeref defterini imzalaması ile yürüyüş sona erecek. Not: Programın öncesinde ve sonrası herhangi bir organizasyon yapılmayacak.
Dünya Kupası'nın Gelmiş Geçmiş En İyi İlk 11'i
etiket
FIFA Dünya Kupası Rüya Takımı, 2002 FIFA Dünya Kupası sonrasında yapılan internet oylaması sonucu futbolseverler tarafından seçilen kadrodur. Kadroda yer alan Arjantinli Diego Maradona en çok oyu alan futbolcu olmuştur. FIFA'nın internet sitesinde yer alan oylamada yarım milyondan kişi oy kullanmış, 111.035 kişi ise Maradona'ya oy vermiştir. Brezilyalı Pele en çok oy alan ikinci, Fransız Zidane ise üçüncü futbolcu olmuştur.Bir kaleci, üç savunma, dört orta saha ve üç forvetten oluşan kadro Dünya Kupası'nın gelmiş geçmiş en iyi ilk 11'i kabul edilir. İşte o efsane kardo;
Reklam
Chelsea-Arsenal Maçında Skandal!
Premier Lig'in 31. hafta maçında Chelsea, evinde Arsenal'i konuk etti. İlk yarısı Chelsea'nin 4-0 üstünlüğüyle biten maça hakemin skandal kararı damga vurdu. Karşılaşmanın hakemi Andre Marriner, 15. dakikada Arsenal'li Chamberlain'in topu kale çizgisinden eliyle çıkardığı pozisyonun ardından penaltı noktasını gösterdi. Marriner, bu pozisyonun ardından kırmızı kartını Chamberlain'in yerine Gibbs'e gösterdi. Kartın ardından şaşkına dönen Gibbs, hakeme itirazlarda bulundu. Chamberlain de hakeme penaltıyı kendisinin yaptığını söyledi. Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger de 4. hakemle uzun süre konuştu fakat karar yine değişmedi. milliyet.com.tr
Rihanna Ve Messi Geliyor
Ağustos ayı sonunda Vodafone Arena’daki ilk maçına çıkmaya hazırlanan Beşiktaş’ta, yönetim tarihe geçecek ilk maç için dünya devleri ile temas kuruyor. Siyah-beyazlılar yeni stadın açılışında İstanbul’a getirmek için Barcelona, Bayern Münih, M.United ve Real Madrid gibi devlerle görüşüldüğü gelen haberler arasında. Özellikle Barcelona’nın THY aracılığıyla teklife sıcak baktığı, Barça’nın masraflarının bir kısmının da THY tarafından karşılanmasının gündemde olduğu bildirildi. Beşiktaş’ın Vodafone Arena’nın açılışını daha renkli hale getirmek için maçtan önce de yine bir dünya starını sahneye çıkarmak istediği gelen haberler arasında. Bu ismin de daha önce konser vermesi ertelenen 26 yaşındaki Rihanna olabileceği ifade edildi. FOTOMAÇ
Ricardo Quaresma Küllerinden Doğuyor
Portekiz futbolunun önemli isimlerinden olup bir dönem Beşiktaş fomasını da giyen Ricardo Quaresma, bu sezon Porto’da gösterdiği performansla yeniden eski günlerine döneceğinin sinyalini verdi Quaresma, zor günler geçiren Portekiz temsilcisinin UEFA Avrupa Ligi’nde Napoli’yi eleyerek çeyrek finale kalmasında önemli pay sahibi oldu Üç sezon Beşiktaş formasını giyen, Portekiz futbolunun yıldız simalarından Ricardo Quaresma, yeniden geri döndüğü Porto formasıyla ikinci baharını yaşıyor. Dünyanın en yetenekli oyuncuları arasında gösterilmesine rağmen görev aldığı kulüplerde tutunamayarak sürekli takım değiştirmesi, takım oyununa uyum sağlamada zorluk çekmesi ve istikrarlı bir performans sergileyememesi gibi nedenlerle sürekli eleştiri oklarına hedef alan Quaresma, Porto ile yeniden eski günlerine dönme sinyali veriyor. Futbol literatürüne “trivela” vuruşunu sokan, estetik futbolu ve göze hoş gelen çalımlarıyla popülaritesini her zaman korumayı başaran Quaresma, bu sezon oynadığı futbolla çıkışa geçti. Portekiz temsilcisinde çıktığı 16 maçta 11 gol ve 2 asist üreten yıldız oyuncu, bu sezon aldığı istikrarsız sonuçlar nedeniyle teknik direktör değişikliğine giden takımının yeniden atağa geçmesinde önemli rol üstleniyor. Son olarak UEFA Avrupa Ligi’nde Porto’nun deplasmanda Napoli ile 2-2 berabere kalarak adını çeyrek finale yazdırdığı maçta attığı estetik golle dikkati çeken 30 yaşındaki oyuncunun bu performansını devam ettirmesi halinde Brezilya’da düzenlenecek Dünya Kupası’nda takımdaki yerini alması bekleniyor. “Oz Büyücüsü” dönemi Futbol hayatına 10 yaşında Sporting Lizbon altyapısında başlayan Quaresma, üstün tekniği ve yeteneğiyle kısa sürede parladı. A Takım’daki ilk profesyonel maçına Porto karşısında 17 yaşında çıkan oyuncu, performansıyla kısa sürede tribünlerin sevgilisi haline gelerek “Oz Büyücüsü” lakabını aldı. O dönem Sporting Lizbon’u çalıştıran Laszlo Boloni tarafından sürekli ilk 11′de oynatılan Quaresma, kendisiyle aynı dönemde futbol dünyasına adım atan Portekiz’in dünyaca ünlü oyuncusu Cristiano Ronaldo’yu yedek bırakarak adından sürekli söz ettirmeye başladı. Sporting Lizbon’un 2001-2002 sezonunu şampiyonluk dahil çift kupayla kapatmasında kilit rol üstlenen Quresma’nın Avrupa takımlarının dikkatini çekmesi zor olmadı. Quaresma 6 milyon avro ve Fabio Rochemback’ın kiralanması karşılığında Barcelona’nın yolunu tutarken, takımın diğer yıldız Cristiano Ronaldo’da eski efsane teknik direktör Alex Ferguson’un dikkatini çekerek Manchester United’a transfer oldu. Rijkaard’la anlaşamadı Katalan temsilcisindeki ilk sezonunda 10′u ilk 11′de olmak üzere 21 kez forma giyen Portekizli yıldız geçirdiği sakatlığın ardından gözden düşerken, o dönem Barcelona’yı çalıştıran Frank Rijkaard ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından “Rijkaard’ın olduğu yerde ben oynamam” diyerek kulüpten ayrılmak istediğini açıkladı. “Barça”, 15 milyon avro ve Quaresma’nın bonservisini 2004 yazında Porto’ya vererek karşılığında Deco’yu kadrosuna katarken, Portekiz temsilcisinde takım oyununa uyum sağlayamaması ve uygun durumdaki arkadaşlarına pas vermemesi nedeniyle medya tarafından başlarda sık sık eleştirilen Portekizli kanat oyuncusu, ilk yılının ardından kendini göstererek takımın lideri oldu ve önemli başarılara imza attı. Porto’da kendini buldu Porto ile çıktığı 112 maçta 32 gol kaydeden ve bu dönemde Portekiz’de iki kez yılın futbolcusu seçilen Quaresma, üstün performansıyla bu sefer İtalyan kulübü Inter’in dikkatini çekti. Milano ekibine 25 milyon avro ve Portekizli futbolcu Pele karşılığında transfer edilen yıldız futbolcu, İtalya’da “Portekiz’in Pele’si” olarak medyaya tanıtıldı. Barcelona gibi İtalya’da da dikiş tutturamayan ve sadece 24 maça çıkan Portekizli, vatandaşı Jose Mourinho’nun gözüne giremeyince Chelsea’ye kiralandı. İngiliz kulübünde 6 ay kiralık olarak forma giyen milli oyuncu, burada sadece 179 dakika sahada kalabilirken, kontrat süresi bitince yeniden Inter’in yolunu tuttu. Jose Mourinho’nun son bir şans verdiği futbolcuya kulübün efsane oyuncularından emekliye ayrılan Luis Figo’nun 7 numaralı forması emanet edildi. Buna karşın işler yine istenildiği gibi gitmedi ve Quaresma, Inter formasıyla kariyerinde sadece 1 kez gol sevinci yaşayabildi. “Q7″, Beşiktaş’ta Yıldız oyuncu, uzun pazarlıklar sonucunda 7,3 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Beşiktaş’ın yolunu tutarken, 7 numaralı formasıyla taraftarların kısa sürede sevgilisi haline geldi ve kendisine Cristiano Ronaldo’nun “CR7″ takma adından esinlenerek “Q7″ lakabı verildi. Siyah-beyazlılarda ilk sezonunda 39 maçta 11 gol ve 16 asistlik performansıyla öne çıkan “Q7″, bireysel oyunu, dönemin teknik direktörü Carlos Carvalhal ile yaşadığı tartışma ve disiplinsizliği nedeniyle zamanla yeniden gözden düştü. Portekizli oyuncunun takımda en yüksek ücreti kazanan oyuncu olması, Beşiktaş’ta yaşanan ekonomik kriz ve ardından Fikret Orman’ın başkanlığa seçilmesi ile sorun haline dönüştü. Sözleşmesinde kazandığı miktardan kulübün beklentileri ölçüsünde indirime gitmeyen Quaresma’nın kontratı yeni yönetim tarafından feshedildi. Böylece Beşiktaş’ta oynadığı 3 sezonda çıktığı 73 karşılaşmada 18 gol ve 27 asist üreten Portekizli yıldızın İstanbul macerası 2012′de son bulmuş oldu. Küllerinden yeniden doğuyor Avrupa’da gittiği hiç bir kulüpte dikiş tutturamayan Ricardo Quresma’nın yolu, bu sefer Birleşik Arap Emirlikleri’nin Al Ahli takımı ile kesişti. Burada sadece 4 ay oynayan Quaresma, bir süre futbola ara vermesinin ardından yıldızının parladığı Porto’ya 10 bin taraftarın katıldığı bir törenle yeniden geri döndü. Portekiz basını tarafından senelik sadece 600 bin avro ve ekstra primler karşılığında imza attığı iddia edilen Quaresma, ligde 3. sıraya kadar gerileyen ve Avrupa’da zor günler yaşayan eski kulübünün çıkışa geçmesinde başrolü oynuyor.
Reklam
"Galatasaray'ın Şampiyonluğu Zor"
Galatasaray'ın eski antrenörü Hasan Şaş, şampiyonluk yarışı ile ilgili açıklamalarda bulundu. 'Galatasaray, ligde 8 puan geride, Şampiyonlar Ligi'nden elendi. Elinde bir tek Türkiye Kupası kaldı. Fenerbahçe'nin G.Saray'la Arena'da bir maçı var ama onların da şampiyonlukta bu saatten sonra çok puan kaybedeceğini düşünmüyorum. Çünkü Galatasaray'ın performansı düştü, deplasmanlarda maç kazanamıyor. Handikapları var. Türkiye liginde yabancı sayısına takılıyor. Bir türlü istenilen kadroyu kuramıyor. 'Terim ile Mancini arasındaki farka sezon sonunda bakılır' Galatasaray'ın devre arasında yaptığı 9 transferden neredeyse hiçbiri 11'e giremiyor. Bunlar inşallah geleceğe yatırımdır. Bu saatten sonra Galatasaray'ın şampiyonluk şansı çok zor. Galatasaray'ın deplasmanlardaki maçlardan puan çıkaramaması, futbolcuların performanslarının inişli-çıkışlı olması hep soru işareti... Galatasaray'ın elinde bir tek Fenerbahçe maçı kaldı. Eğer Arena'daki Fenerbahçe maçını da kazanamazlarsa zaten şampiyonluk umudu da kalmaz.. Fatih Terim ile Mancini ile arasındaki farka sezon sonunda bakılır. Mancini ile çalışmadığım için ben ikisi arasındaki farkı bilemem.' skorer
15 Fotoğraf İle Güneşi Beklerken Setinde Yaşananlar
Güneşi Beklerken dizisinde Kerem karakterini canlandıran Kerem Bursin'le 'Melis'i oynayan Yağmur Tanrısevsin'den aşkın ilk pozu.Sevgili oldukları iddia edilen ikiliden Tanrısevsin, sette çektirdikleri fotoğrafı Instagram'a yükledi.Milliyet'in haberine göre reytingleri etkilememesi için ilişkilerini göz önünde yaşamadıkları iddia edilen çiftin, Bursin'in Beşiktaş'taki evinde buluştuğu öğrenildi.kaynak:http://www.acunn.com/
Reklam
Fener'de Sakatlıklar Can Sıkıyor
Sarı lacivertliler'de sakatlıkları süren Webo, Gökhan Gönül ve Egemen özel bir programla Gaziantepspor maçına yetiştirilmeye çalışılıyor. Fenerbahçe , Spor Toto Süper Lig'de 24 Mart Pazartesi deplasmanda Gaziantepspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına iki günlük iznin ardından başladı. Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör Ersun Yanal yönetiminde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda, ısınma hareketlerinin ardından iki gruba ayrılan futbolcuların 5'e 2 top kapma ve pas çalışması yaptığı belirtildi. Dar alanda hücum defans organizasyonlarıyla devam eden antrenmanın bireysel çalışmalarla tamamlandığı kaydedildi. İzinli olan Moussa Sow'un antrenmana katılmadığı, Pierre Webo, Gökhan Gönül ve Egemen Korkmaz'ın da takımdan ayrı özel program dahilinde çalıştığı bildirildi. Sarı-lacivertli takım, Gaziantepspor maçının hazırlıklarını yarın çift antrenmanla sürdürecek.Goal.com
Mourinho'dan Mancini'ye Eleştiri: "Mancini'nin takımları..."
Galatasaray'ı 1-1'in rövanşında 2-0 yenerek Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale yükselen Chelsea'de, menajer Jose Mourinho NTV Spor'a özel açıklamalarda bulundu.Özellikle Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini hakkındaki açıklamalarıyla dikkat çeken Mourinho, üstü kapalı olarak Mancini'nin oyun sistemini eleştirdi...Maç boyunca sağlam bir oyun oynadıklarını belirten Jose Mourinho, 'Çok sağlam bir oyun ortaya koyduk, çok rahattık. Deplasmanda böyle bir skor aldıktan sonra evimizde maçı kontrol etmeliydik ve savunmada sağlam olmalıydık, avantajımızı da korumalıydık. Biz bunu yapmadık, hücum ettik. Tüm oyuncularımızla birlikte maçı kazanmayı başardık ve özellikle ilk yarıda nasıl bir takım olduğumuzu gösterdik. Galatasaray'ın da herhangi bir şans yakaladığını düşünmüyorum' dedi.Mancini'nin takımlarının devamlı taktik ve sistem değiştirdiğini iddia eden Portekizli teknik adam, 'Roberto Mancini'nin takımlarını, çok fazla düşündüğünüzde sonuca varamıyorsunuz. Çünkü o, çok farklı taktikler deniyor. Bazen geride 3 kişi ile oynuyor, bazen ileride 3 kişi oluyor ya da orta sahada farklı şekilde oynuyor... Mesela Sneijder ile ileride oynadı ve Burak'ı kenarlara gönderdi. Onun takımlarını anlamak çok kolay değil. Bu yüzden biz kendi sistemimizi oynayama çalıştık' ifadelerini kullandı.Drogba ve Sneijder için de zor bir maç olduğunun altını çizen Mourinho, 'Onlar için zor bir maç oldu. Özellikle Drogba için duygusal bir maçtı. Bizim savunmacılarımız arasında çok zorlandı. Topu da çok fazla kontrol edemedi. Biraz da yalnız kaldı. Ona karşılık çok iyi oynadığımızı düşünüyorum' şeklinde konuştu.
Berkin Elvan'a Adanan Şarkılar
269 gün verdiği mücadelenin ardından hayata gözlerini yuman Berkin Elvan’ın ardından Grup Yorum’dan, Ali Müfit Gürtuna’nın oğluna, Galatasaray’dan, Norveçli sanatçılara kadar birçok isim onun için şarkılar yazdı. Gezi Parkı eylemleri sırasında Okmeydanı’nda ekmek almak için evden bakkala giderken başından gaz fişeği ile vurulan 15 yaşındaki Berkin Elvan 269 gün verdiği mücadelenin ardından yaşama veda etmişti. İşte Berkin Elvan için yazılmış o şarkılar
Karizmayı Tavan Yaptıran 5 Gol Sevinci
Gol ne kadar güzel olursa olsun, onu muhteşem kılan şey ardından sergilenen hareketler bütünüdür. İşte yaşadıkları sevinçler ile attığı gollerin güzelliğini gölgede bırakan 5 futbolcu.FourFourTwo
Reklam