"Gülen Grubu, Aziz Yıldırım'dan 50 Milyon Dolar İstedi"
MİLLİYET Gazetesi yazarlarından Atilla Gökçe, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın da içerisinde bulunduğu şike davası ile ilgili bir yazı yazdı.Galatasaray Başkanı, “Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç” dedi.Bilim insanı, hukukçu. 1961’de üniversite diplomasıyla çıktığı yolculuğu 53 yıldan beri aralıksız sürdürüyor. Bir yandan davalar, duruşmalar, dosyalar arasında koşuştururken, bir yandan da öğrencilerine yeni tezlerinde yeni yeni mesajlar veriyor, onlarla tartışıyor. Bilimsel jürilerde oy kullanıyor. Onlarca doçentin, profesörün akademik unvanını imzasıyla onaylamış büyük bir hoca o!Koşullar, Duygun Yarsuvat’ı Galatasaray Spor Kulübü’nün başkanlığına getirmiş. Hevesle, hayalle hazırlandığı bir rol değil bu. Altı aylık geçici bir görev olarak bakıyor başkanlığa...Yanlış yargılamaBelki de sırf bu nedenle, Galatasaray-Fenerbahçe arasındaki rekabete farklı bir masumiyetle yaklaşıyor. Popülist demeçler verip ortalığı kızıştırma, rakibi gıcık etme, taraftarlara selam çakma kolaycılığına sapmıyor. Ortamı yangın yerine çeviren demeçlerden uzak duruyor.Duygun Yarsuvat’ın spor adamı, bilim insanı kişiliğinin en taze örneğine de bizzat tanık oldum.Geçen hafta Çarşamba gecesi, dostlarım Mehmet Ayan ve Ilgaz Çınar’la birlikte “Galatasaraylılar Evi”ne, onların diliyle “Cemiyet”e konuk olduk. Galatasaray Basketbol Takımı’nın geçen yıl final serisindeki son Fenerbahçe maçına çıkmamasıyla ilgili olarak olimpizm ilkelerine aykırı davranıldığını, Koç Ergin Ataman’la oyuncuların “spor yapma” hakkının çiğnendiğini, bir dava açmaları halinde o günkü yönetimden yüklü tazminat alabileceklerini anlatım.Sonradan sohbet sırasında Yarsuvat’ın özellikle Fenerbahçe Başkanı hakkında söyledikleri ilgimi çekti:“-Aziz Yıldırım, 6222 sayılı yasa kapsamında yargılandı. Normal olarak asliye ceza mahkemesinde yargılanması gerekirdi. Ama Giresunspor eski başkanı Olgun Peker’le ilgili iddialar kapsamında olayı çete suçu olarak gördüler ve ağır cezaya gittiler. Bence bu yanlıştı. Normal olarak asliye cezada yargılansaydı, tutuklanmazdı. Asliye cezada suçlu bulunsa dahi “hükmün açıklanması geri bırakılır” ve bu kadar yıpranmamış olurdu. Bu dava ile ilgili yargılama usulü kararları üç gün içinde değişti. İyi olmadı.”Yarsuvat’a “Peki bu çoraplar neden örüldü başkanın başına?” diye sordum.Aynen şunları söyledi:“-Fethullah (Gülen) grubu, Aziz Yıldırım’dan 50 milyon dolar istedi. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe de bu parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı.... Henüz sonlanmayan bir süreç!”Hasım ya da rakip değilBaşkan Yarsuvat, bunları söylerken Fenerbahçe’ye ortalama Galatasaraylıların baktığı “hasım” ya da “rakip” gözüyle bakmıyordu. Üzgün ve samimi bir tavırla sanki komşusunun başına gelen bir felaketten söz ediyordu.Başkan’la tartışmaya girmedim. Bu 50 milyon doların bağış olarak mı, destek olarak mı talep edildiğini sormadım. Kendi mantığımla bunun karşılığını da bulamadım. Ne var ki Aziz Yıldırım’ın 2 Temmuz 2013 gecesi tahliyesinden hemen sonra, evinde Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e başına gelenlerin Fethullah Hoca örgütünün işi olduğunu anlattığını biliyorum. Ertesi gün Yıldırım, bu beyanları yalanlamıştı, onu da hatırlıyorum.Bir de Aziz Yıldırım’ın sık sık tekrarladığı bir mesaj var: Günü geldiğinde konuşacağını, Türkiye’yi sarsan açıklamalar yapacağını söylüyor Fenerbahçe Başkanı.Duygun Yarsuvat’ın ayrıntısız, sade ve net sözcüklerle anlattıklarını buraya yazmadan önce, Pazar akşamı arayarak “Sohbette söylediklerinizi yazabilir miyim? Bunu sormak benim görevimdir” dedim. “Elbette yazabilirsiniz, dedi, teşekkür ettim. Son sözü de şu oldu: “Asıl ben size izin istediğiniz için, nezaketiniz için teşekkür ederim!”Yazının devamı için
''Dişlerimi Hala Hissetmiyorum''
Hastanede kaldığı bir hafta boyunca sıvı gıdalarla beslenen Mustafa Pektemek, Milliyet'e özel açıklamalar yaptı.Beşiktaş’ın, Trabzonspor’la oynadığı maçta Belkalem’le kafa kafaya çarpışarak ilk yarıyı kapatan golcü oyuncu yüzündeki kırıklar nedeniyle ilk günlerde kendisine sadece sıvı gıdalar ve serum verildiğini söyledi, “Makarnayı bile yeni yeni yemeye başladım ama dişlerimi hâlâ hissetmiyorum” dedi.Beşiktaş ile Trabzonspor arasında önceki hafta Konya Torku Arena’da oynanan lig maçında Belkalem ile kafa kafaya çarpışarak sezonun ilk yarısını kapatan Mustafa Pektemek dün taburcu olurken, Milliyet’e özel açıklamalar yaptı.Burnu ve elmacık kemiği birkaç yerden kırıldığı için ameliyatın ardından bir hafta boyunca hastanede kalan siyah-beyazlı futbolcunun bu süreçte sadece sıvı gıdalarla beslendiği ortaya çıktı. Hastanede kaldığı 1 haftanın geçmek bilmediğini kaydeden Mustafa, “Allah’a şükürler olsun ki, taburcu edildim. Hastanede kaldığım 7 gün bana çok uzun geldi. İnsan hastane odasında yalnız başına kaldığı zaman zor saatler yaşayabiliyor. Ama ne mutlu ki sevenlerim çokmuş. Takım arkadaşlarım attıkları gollerden sonra benim formamla sevindiler. Kulüpten her gün arayıp sağlık durumumu sordular, ziyaretime geldiler. Bütün bunlar bana büyük moral kaynağı oldu” diye konuştu.Mustafa Pektemek yüzündeki kırıklar nedeniyle beslenme düzeninin tamamen değiştiğini de söyledi.
"Gökhan Töre'nin Emre Gibi Psikolojik Yardıma İhtiyacı Var"
Sabah Gazetesi'nin usta kalemlerinden Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran spor olaylarını değerlendirdi.Arka arkaya maçlar yapan Beşiktaş, Gaziantep maçının pazartesi gününe alınmasını talep etti ama bir karşılık bulamadı. Eksiklere ve yorgunluğa rağmen sahadan galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu durumlarda federasyonun bir esneklik göstermesi gerekmez mi?Federasyonun, Galatasaray'a yaptığı neydi? Belçika'dan dönüp takımı Gaziantep'e gönderdiler. Federasyonun neyi nasıl yaptığına akıl erdirmek güç!..Buna karşılık Beşiktaş'ın iyi bir kadrosu var. Biri sakatlandığı zaman yerine herhangi bir adam gelmiyor. O sakatlananın yerine Beşiktaş formasını rahatça giyebilecek bir adam geliyor. Yerli, yabancı...Düşün; iki tane milli santrforun var. Biri yerli milli, öbürü yabancı milli... İkisi de aynı hafta sakatlanıyor ama üçüncü santrforun bunlardan aşağı kalan yanı yok. Türkiye'nin en iyi forvetlerinden biri Cenk Tosun Beşiktaş'ta... Orta sahadaki adamları öyle… Savunmadakiler öyle…Mesela bu hafta Motta sakatlandı. Ben Beşiktaşlı olsam 'İyi oldu' derim. Çünkü bana sorarsan; İsmail Köybaşı, Motta'dan iyi...Gökhan Töre'nin ilk yarıda Şenol Can'a dirsek atması maça damgasını vurdu. Çağatay Şahan'ın çarpma olarak değerlendirip, oyunu devam ettirmesi büyük tepki çekti. Bu karar maçın kaderini ne kadar etkiledi?Maçın kader anıydı. Birinci yarıda maç 0-0'ken Beşiktaş 10 kişi kalsa!..Tabii çok şey değişirdi. Beşiktaş'ın kendi yöneticisi bile 'Dürüst olmamız lazım; ben olsam atardım' dedi.Gökhan Töre'nin aynen Fenerbahçeli Emre gibi psikolojik bir yardıma ihtiyacı var. Bu çocuk başına gelenleri tek başına sırtlayacak güçte değil. Gökhan Töre'nin neredeyse arka arkaya olay çıkartmadığı hafta yok!İyi bir topçu ama 'Beni şutlayın' diye bastırıyor! İyi bir doktora götürüp, profesyonel yardım almasını sağlamak lazım. Yoksa kaybediyoruz Gökhan Töre'yi...İŞTE O YAZININ DEVAMI...Beşiktaş-Galatasaray maçının hangi statta oynanacağı da çok konuşulan konular arasındaydı. Beşiktaş, Konya'daki stattan memnun kaldıktan sonra derbiyi Konya'da oynama arzusundaydı. Galatasaray yöneticileri önce olumlu yanıt verdi, ardından vazgeçtiler!Galatasaray şaşkın! Galatasaray'ı kimin yönettiği belli değil, her kafadan bir ses çıkıyor.Ben Galatasaray'da yetkili olsam; Konya'da oynamayı tercih ederim. Çünkü Galatasaray iyi futbol oynama yolunda hızlı adımlar atan bir takım... İyi futbol oynayan takım, kendisine güvenen takım; iyi saha ister, iyi hava şartları ister.Olimpiyat Stadı futbol oynamanın yasaklanması gereken bir stadyum aslında...Biz 'Olimpiyat'ta oynamak istiyoruz' diyen Ali Dürüst açıkça şunu söylüyor: 'Biz Galatasaray olarak bu maçta beraberliğe razıyız. En berbat koşullarda oynansın ki maç, Beşiktaş bir şey yapamasın biz de aradan sıyrılırız!' Bunun anlamı bu!..Galatasaray, Konya'daki sahada nasıl top oynayacağını gösterdi. Olimpiyat'ta oynanması Beşiktaş'ın lehine...Fenerbahçe'nin Sivas'ı yendiği karşılaşmada büyük bir hakem hatası yaşandı. Sarı-lacivertli takımın attığı ilk golde bariz ofsayt vardı. Aslında son dönemde hakemlerle ilgili şikayetler de artmaya başladı. Hakem hatalarının asgariye indirilmesi için ne yapılması gerekiyor?Akla hayale gelmez bir hata!.. Ben bunca yıldır futbol seyrediyorum, bunca yıldır futbol yorumculuğu yapıyorum; böyle bir şey görmedim. Abartılı olmasın ama öbür taraftaki yan hakem dahi ofsaydı görebilirdi! Arkadaki 6. hakem görebilirdi, durduğu yerden orta hakemin kendisi görebilirdi. O kadar açık ve net!.. Bir kişi de değil, dört kişi birden ofsayt!.. Ve de bir metre ofsayt!!! Piero'sunu çekmişler; 86 santim ofsayt çıkmış.'Bu ofsaydı ben görmedim; veremiyorum' diyen bir hakem olamaz.Orada suç sadece yan hakemin değil; aynı zamanda orta hakemin... Re'sen düdük çalabilirdi.O maç Türkiye ligi için o kadar kritik ki... Birisi şampiyonluğa oynuyor, birisi de kümede kalmaya oynuyor. Maçın 3. dakikasında Sivas gibi bir takım böyle bir gol yerse ondan sonra iflah olur mu!..Neticeyi etkileyen, skoru değiştiren hakem hataları felaket bir şekilde artmaya başladı.Ahmet Çakar, Sabah gazetesindeki köşesinde yazmış. 'Bu Zekeriya Alp ile olacak iş değil. Yaptığı salı toplantıları hakemleri hırpalamak, zayıflatmaktan başka bir işe yaramıyor. Ama öte yandan düzelmeleri yolunda da herhangi bir katkıda bulunmuyor. Hakemler çok kötü yönetiliyor' diye...Bu pozisyonun dışında başka tartışmalı anlar da vardı. Emre ve Meireles'in pozisyonlarında Sivas penaltı bekledi.İki tane penaltı vardı. Net... Öteden beri söylüyorum; bu inancımda değişiklik yok. Üç büyükler özellikle kendi sahalarında oynadığı zaman hakem de yanlarında yer alıyor. Fenerbahçe sahada 14 kişiydi. Resmen...14 kişi olmasına gerek de yoktu. Bu gördüğüm en kötü Sivaslardan bir tanesiydi ama ne olursa olsun, sen 3. dakikada akıllara seza bir hakem tokadı yersen iyi olsan da bir şey yapamazsın.Fenerlilere kart çıkarılmıyor, Sivaslılara çıkarılıyor. Penaltılar verilmiyor. Yani tam bir hakemlik komedisi!!!Böyle olunca da maçı yorumlamak da zor. Hatırla, Roberto Carlos hafta içinde maçın hakemlerinin böyle olacağını adeta tarif etti. 'Saracoğlu'na gidiyoruz, orada nasıl hakemler bulacağımızı biliyoruz' dedi.Fenerbahçe kamuoyunda bu defa genel anlamda beğenildi.Maçın genelinde Fenerbahçe'nin iyi futbol oynadığını söylemek mümkün değil. Tabelacı olsam bile söyleyemem ki ben tabelacı değilim. Savunması çok kötü... Fenerbahçe iyi oynasa o maç 10-0 biterdi. Atılan gollere bak; Sivas kalecisinin hediyesi gibi goller...Galatasaray, Konya'yı 5-0 mağlup ederek adeta büyük bir patlamaya imza attı. Aslında maçın zorlu geçmesi bekleniyordu ama Konya, son dönemde çıkışta olan Galatasaray karşısında varlık gösteremedi.Aykut Kocaman'ın gelişinden sonra Konyaspor kendi sahasında ligin en iyi futbol oynayan takımlarından biriydi. Galatasaray'ın da Hamza ile kıpırdanma içinde olduğu ortadaydı. Ama Arsenal maçındaki durum da meydanda...Onun için maç öncesi bana bir Galatasaraylı olarak 'Beraberliğe razı mısın?' diye sorsalardı; 'Evet' derdim. Öyle bir görüntü vardı ama Galatasaray'ın en kolay maçlarından biri oldu. Hatta bu sezona bakarsan; Galatasaray'ın kazandığı en kolay maçların ilki oldu.Bunda tabii Galatasaray'ın girdiği pozisyonları gole çevirmesi etkili oldu. Galatasaray'ın kaleyi bulan 8 şutu var; 5'i gol... Galatasaray'ın böyle bir şut isabet yüzdesi yok. Galatasaray'ın bu kadar şut attığı bir maç yok.Hamza'nın gelişi ile takımda ortaya çıkan durum şu: Hücum futbolu oynuyorlar. Hem kadronun kuruluşu hücuma dönük hem oynanan futbol anlayışı hücuma dönük. Hücum futbolu oynamak da sanki hücum oyuncularını psikolojik olarak etkilemiş, gol pozisyonlarında onları daha akılcı, daha doğru vuruşlar yapmaya sevk etmiş gibi...Hepsi bir araya geldi ve beklenmedik kolaylık da bir maç ortaya çıktı.Bu maç gelecek maçlara örnek olur mu; göreceğiz. Ben hem Fenerbahçe'nin 4-1'ini hem Galatasaray'ın 5-0'ını fazla güvenilmesi gereken maçlar olarak görmüyorum.Öteki taraftan Arsenal maçını aradan cımbızlarsak Eskişehir, Akhisar ve Konya maçlarına baktığımızda bir 'toparlanmadan söz edebiliriz' miyiz?Hala erken... Bu erken kararları Trabzon için de vermişlerdi; Trabzon'un durumu ortada... Galatasaray'da gözle görülür bir düzelme var. Özellikle yerli futbolcularda...Bunun en bariz görüntüsü şu; Galatasaray 4-4-2 oynuyor. Ortada iki tane santrfor -Umut ve Burak- var.Kanat kombinasyonlarını bu taktik içinde orta sahanın ve savunmanın kanatlarında oynayan adamlar ikili ataklarla geliştirirler. Galatasaray'ın sağında Sabri ve Emre Çolak oynuyor. Solda Telles ve Sneijder oynuyor. Galatasaray hangi kanattan daha tehlikeli, daha fazla akın yapar? Hangi kanat daha fazla gol pozisyonu yaratır?Sneijder solu en azından isim olarak parlatıyor.Sabri ile Emre; Telles ile Sneijder'e fark attı! Bırak Türk Milli Takımı'nı, Galatasaray da bile oynatılmayan iki adam sağ kanatta; Brezilya Milli Takımı'nın beki ile Hollanda'nın en iyi oyuncularından biri sol kanatta ama sağdan gelen akınlar sola fark attı!Bu da beraberinde başka bir soruyu getiriyor: İtalyan hocalar, yerli oyuncuları küstürmüşlerdi; şimdi de yabancılar da mı bir sorun var?Melo da bir durgunluk hissediliyor sanki...Melo, Arsenal maçının en iyisiydi. Konya maçında sahada yoktu. Telles döküldü. Ben hayatımda bu kadar kötü bir Telles görmedim. Resmen 'Adamlar soldan gelecekler' diye korkuyorduk ki ben başından beri Telles ve Bruma'nın oynatılması ve kazanılması gerektiğine inanıyordum. Hala da inanıyorum ama onların da fırsat verildiği zaman bunu değerlendirmeleri lazım.İşte Sabri'ye bir fırsat verildi; A2 takımından geldi ve 11'e yerleşti. Telles gibi bir adam kendisine verilen fırsatı böyle mi kullanır!Daha önce Hamzaoğlu'na verdiğiniz öğütler arasında Melo önemli bir yer tutuyordu. 'Melo tercihi belirleyici olacak' demiştiniz. Hamzaoğlu'nun Melo'lu bir takımı tercih ettiğini görüyoruz. Buna karşılık Konya maçında Bruma kenardaydı. Bu seçim sahaya nasıl yansıdı?Bruma, Arsenal maçında çok kötü oynadı. Melo da sahanın en iyisiydi. Bir de gözle gördüğün var. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe ile kıran kırana bir puan mücadelesi veriyor. Son yıllarda olmayan bir mücadele bu...O zaman Hamzaoğlu'nun doğru yerde doğru seçimi yaptığını söyleyebilir miyiz?Yapacak bir şey yok. Ben de Hamza Hamzaoğlu'nun yerinde olsaydım; Bruma'yı değil, Melo'yu düşünürdüm. Ama şu Melo'yu gördükten sonra da yeniden düşünürümTelles de dediğiniz gibi son iki maçta döküldü.Galatasaray iyi takım olacaksa iyi bir Bruma ve iyi bir Telles'e ihtiyacı var.O zaman ilk söylediğinize dönersek; Hamzaoğlu'nun yabancıları da sarıp sarmalaması gerekiyor.Evet. Yabancıları kazanırsa maddi manevi kazancın olur. Bir de bunları iyi paraya satarsın. Emre Çolak harikalar yaratıyor da kime satacaksın Emre Çolak'ı!.. Avrupa'da Emre'ye talip olacak takım var mı?Bruma'nın, Telles'in şimdiden talipleri var. Galatasaray gibi boğazına kadar borca batmış bir kulübün transfer pazarını düşünmesi lazım. Bir yandan bu var bir yandan da hata affetmeyen, kıran kırana bir şampiyonluk mücadelesi var. Avrupa'dan elendikten sonra Galatasaray'ın başka mücadele edeceği bir alan yok.Hamza hocanın kazandığı isimlerin başında Emre Çolak geliyor. Siz Emre'de bir gelişme görüyor musunuz?Emre, İtalyanların zamanında fırsat verildiğinde de takımın en yararlı adamlarından biri oluyordu ama İtalyanlar, yüz vermediler nedense!.. 'Fatih Terim'in adamı' diye herhalde yüz vermediler! Emre görev adamı; Emre büyük bir futbolcu değil.Golü güzeldi.Ramsey'in golü gibi… Ayağına oturursa olur.Selçuk da doğru yerde ve doğru zamanda topu çıkardı.Öyle topların biz hem de Emre tarafından tribünlere atıldığını çok gördük. Bazen sen de iyi oynarsın, şansın da yerinde olur ve top da ayağına oturur. Bana sorarsan; Emre hakkında bu hafta çıkan abartılı övgülerin baş sebebi o gol...Topu ayağına öyle oturtursan herkes senden bahseder. Ramsey'e topu kimin verdiğini hatırlayan var mı? Galatasaraylılar verdi. Topu açmak isterken adamın önüne attılar. Adamın da ayağına oturacağı varmış.Sneijder kaç tane şut attı? Sneijder'in bir tane kaleyi tutan şutu yok. Şöyle bir Avrupa'da, herhangi bir gazeteciye sorun bakalım; hangisi iyi şut atar; Sneijder mi, Ramsey mi? Ramsey'in iki golü var, Sneijder'in yok. Bazen olmayınca olmuyor, bazen de olunca oluyor.Galatasaray'da unutulan isimlerden bir tanesi de Trabzonspor'dan alınan Olcan Adın…Olcan'ın alınması yanlış. Trabzon'dan alınan iyi adam bana sorarsan; Yasin. Yasin geleceği olan bir adam... Aklını başına devşirirse, kendini bu işe ciddi ciddi verirse ve hoca da ona inanırsa Galatasaray, Yasin'den çok şey kazanır.Olcan'dan fazla bir beklentiniz yok anladığım kadarıyla...Bir an evvel satılmasında fayda var. Olcan küçük takımın büyük futbolcusu... Trabzon da o yüzden vazgeçti zaten...Takım düzelmeye başladı ama Galatasaray'daki mali kriz derinleşmeye devam ediyor.Bir de 40 milyon lira ceza geldi. Vuran vuruyor!Özellikle basketbol şubesi büyük darbe yedi bu mali kriz nedeniyle... Oyuncular teker teker gidiyorlar.Galatasaray basketbol şubesi bitik. Bu hafta maça çıkacak 5 kişi bulunur mu; bilemiyorum! Şiddetle ve çok hızlı bir şekilde sponsora ihtiyacı var Galatasaray'ın... Çünkü Liv Hospital 5 milyonluk sponsorluğunu 1 milyona indirmiş. Kulüpte 5 kuruş para yok.Ergin Ataman'ın 'Ünal Aysal basketbola sponsor olsun' diye bir teklifi var. Bence en mantıklı ve en akılcı teklif... Ünal Aysal basketbola sponsor olur ve iyi bir Galatasaray Basketbol Takımı ortaya çıkarsa kulüpte ve camiada kaybettiği itibarını da bir ölçüde kurtarır.Sabah
PES 2015'e Beşiktaş Ekleniyor
Oyun dünyasının sevilen futbol yapımlarından Pro Evolution Soccer 2015'e gelecek olan yeni güncelleme ile birlikte ülkemizin başarılı takımlarından Beşiktaş, oyuna eklenecek.PES 2014 ile birlikte büyük bir hayal kırıklığı yaratan Pro Evolution Soccer serisi, kuşkusuz bu yıl ki oyunuyla, oyunculara kendini affettirebilmesi için büyük yeniliklerle oyun dünyasına adım atması bekleniyordu. Nitekim öyle de oldu.Her ne kadar PES 2013'deki başarısını tekrarlayamasa da PES 2014'teki birçok hatasından ve eksiğinden yoksun olarak futbol oyuncularının beğenisine sunuldu. Bu yıl da FIFA 'nın gerisinde kalmaktan kendini alıkoyamayacak gibi gözüken yapım, yine de oyunculara en iyi oyun deneyimini yaşatmak istiyor.
Reklam
Hamzaoğlu'ndan Pandev ve Sinan Yorumu
Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Balçova Yaşamspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.İşte Hamza Hamzaoğlu'nun açıklamaları;'Oyuncularımız oyundan keyif almaya başladı ve bizim de onlardan istediğimiz tek şey bu. Balçova Yaşamspor'a saygı duymamız gerekiyordu. Hakemin son düdüğüne kadar ne var ne yok sahaya koymalarını istedik. Birçok arkadaşımız bugün iyi performans sergiledi. Bizim bütüğn takımın iyi oynamasına ihtiyacımız var. Hepsine teşekkür ediyorum, mücadelelerinden dolayı. Skor 2. planda, goller de güzeldi. Tebrik ediyorum. Balçova'ya da bundan sonraki maçlarında başarılar diliyorum''PANDEV FİZİK OLARAK İYİ DEĞİL''Pandev'in zaten yetenekleri tartışılmaz. Kadromuzda önemli denecek bir oyuncu. Şu anda fizik olarak iyi olduğunu söyleyemem. Bundan sonraki maçlarımızda belki lazım olacak, bilemiyorum süreç neler gösterir. İyi goller attı, ama fizik olarak istediğimiz seviyede değil, ama çalışıyor.''SİNAN GÜMÜŞ, GELECEK...''Sinan gelecekte önemli bir oyuncu olma potansiyeline sahip. Gol atması da iyi oldu onun adına. Oyuna giren, kenarda oturan, bizi televizyondan da izleyen oyuncu arkadaşlarımdan memnunum, Allah razı olsun herkesten.'Maraton
Galatasaray İzmir'de Gol Olup Yağdı
Ziraat Türkiye Kupası G Grubu'nda Galatasaray deplasmanda FBM Makina Balçova Yaşamspor'u 9-1 mağlup etti.Türkiye Kupası G Grubu'na Eskişehirspor galibiyetiyle başlayan Galatasary, ikinci maçta 3. Lig 3. Grup'ta mücadele eden İzmir temsilcisi Balçova Yaşamspor ile karşılaştı.İzmir Atatürk Stadı'nda oynanan karşılaşmayı 6-1 kazanan Hamza Hamzaoğlu2nun ekibi 6 puanla liderliğini sürdürdü.Maça üst üste ataklarla başlayan ev sahibi ekip, 10. dakikada Melik Yeğin ile 1-0 öne geçti. İlk 20 dakikada sendeleyen sarı-kırmızılılar, Goran Pandev'in Galatasaray kariyerindeki ilk golü olan 27. dakikadaki şık kafa vuruşuyla skora eşitliği getirdi. Maça sol kanatta başlayan Yasin Öztekin'in ceza sahasında düşürülmesiyle kazanılan penaltıda topun başına geçen Hamit Altıntop, 32'de G.Saray'ı öne geçirdi.Ligde fazla forma şansı bulamayan, devre arasında takımdan gönderilmesi planlanan Pandev, 39'da bir kez daha sahneye çıktı ve farkı 2'ye çıkardı. İlk golde Pandev'e harika bir asist yapan Olcan Adın, 41. dakikada Yasin Öztekin'den aldığı pasta ceza yayı üzerinden yaptığı harika vuruşla skoru 4-1'e getirdi. Maçın 45. dakikasında skoru 5-1'e taşıyan Pandev, ilk yarı bitmeden hat-trick yaparak Galatasaray'ı soyunma odasına 5-1 önde götürdü.Maçın ikinci yarısında Bruma'nın yerine oyuna giren genç oyuncu Sinan Gümüş, 62. dakikada G.Saray kariyerindeki ilk golünü atarak skoru 6-1'e getirdi. Genç oyuncu golden sonra sevinçten gözyaşlarına hakim olamadı.Yekta Kurtuluş 80'de Galatasaray'ın 7. golüne imzasını atarken, Olcan Adın 82. dakikada kendisinin 2. takımının 8. golünü attı.Maçın skorunu 89. dakikada Yekta Kurtuluş belirledi: 9-1.Galatasaray, Balçova Yaşamspor'u deplasmanda 9-1 mağlup ederek 3 puanın sahibi oldu.Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 6'ya çıkardı ve grup liderliğini sürdürdüFotomaç
Reklam
Aziz Yıldırım'dan Şike Operasyonu İçin Suç Duyurusu
Star Ana Haber’in özel haberine göre; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, şike operasyonunda görev alan herkesten şikayetçi oldu. Aziz Yıldırım, 179 sayfalık dilekçesinde komplo iddialarını 30 ayrı başlık altında sıraladı.Hakim, savı ve polislerden şikayetçi olan Yıldırım, dilekçesinin başında 17-25 Aralık operasyonlarından sonra devlet içindeki paralel yapılanmanın ortaya çıktığının anlatıyor. Aziz Yıldırım dilekçenin ikinci sayfasında şike savcısı Mehmet Berk’in sorgu sırasında kendisine “Bunlar basit operasyonlar. O kadar büyük bir soruşturmaya imza atacağız ki sizden çok büyük ve güçlü kişilerin alındığını göreceksiniz” dediğini ileri sürüyor.Aziz Yıldırm’a göre şike operasyonunun amacı Fenerbahçe ile dönemin Başbakanı olan Recep Tayip Erdoğan’ı karşı karşıya getirtmekti. Yıldırım’a göre operasyonlar daha önceden kurgulandı. Polisler tarafından o kurguya uygun şekilde yazılan senaryo önce fezlekeye sonra iddianameye ve en sonunda mahkeme kararına dönüştürüldü.Aziz Yıldırım dilekçesine usulsüz şekilde dinlendiğini de ekledi.Açık Mert Korkusuz
Yeni MHK Başkanı Belli Oldu
TFF Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı'ndan istifa ettiğini canlı yayında açıklayarak olay yaratan Zekeriya Alp'in yerine geçecek isim belli oldu.Edinilen bilgiye göre Türkiye Futbol Federasyonu, 2011-2012 yılları arasında Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı yapan Yusuf Namoğlu’nu yeniden göreve getirdi.TFF'den konuya ilişkin olarak yapılan açıklama şu şekilde;'Merkez Hakem Kurulu Başkanı Sayın Zekeriya Alp'in istifası Türk futbolunda önemli bir sorunun bir kez daha göz önüne gelmesine sebep olmuştur. Maalesef Sayın Alp gibi, dürüstlüğü ve tarafsızlığıyla herkesin takdirini kazanmış değerli futbol adamları maruz kaldıkları hakaretlerin sonucunda Türk futboluna hizmet edemez hale getirilmektedir. Dileğimiz, sorumluluk sahibi herkesin futbolda çatışma ortamına yol açacak açıklamalara bir an önce son vermesidir. TFF Yönetim Kurulu olarak Sayın Zekeriya Alp'in istifasını saygıyla karşılıyoruz. Kendisine ve başında bulunduğu kurulun üyelerine hizmetlerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz. Yönetim Kurulumuz, bugün yaptığı toplantıda Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı'na Sayın Yusuf Namoğlu'nun getirilmesine oy birliğiyle karar vermiştir. Sayın Namoğlu birlikte çalışacağı kurulu kendisi oluşturacaktır. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz'Açık Mert Korkusuz
Fenerbahçe'den Sürprize İzin Yok!
Ziraat Türkiye Kupası E Grubu maçında Fenerbaçe Bayburt Grup Özel İdare'ye konuk oldu.Bayburt'un bir penaltı kaçırdığı karşılaşma 3-1'lik Fenerbahçe üstünlüğüyle sona erdi. Fenerbahçe maça çok hızlı bir başlangıç yaptı. Karşılaşmanın hemen başında Webo fileleri havalandırdı ve skoru 1-0 yaptı.Golden sonra da ataklarını sürdüren Fenerbahçe 34. dakikada Webo'yla 2. golü buldu. 2. golden sonra ise Bayburt Fenerbahçe kalesinde etkili oldu. İlk yarı bitene kadar 2 penaltı vuruşu kazanan ev sahibi ekipte kaptan Kazım Şeker ilk penaltıyı gole çeviremedi ama 2. penaltıyı filelerle buluşturunca skor 2-1'e geldi.2-1'den sonra başka gol olmadı ve takımlar soyunma odalarına 2-1'lik skorla gittiler. 2. yarında ise daha temkinli bir futbol vardı. 65. dakikada Diego'nun asistinde topu ağlara gönderen Mehmet Topuz farkı 2'ye çıkardı. Golün pasını veren Diego Ribas Fenerbahçe formasıyla ilk asistini yaparken, kariyerinin de 100. asistine imza attı.3-1'den sonra iki takım pozisyonlar bulsa da maçta başka gol olmadı ve Fenerbahçe maçtan 3-1'lik galibiyetle ayrıldı.Bu galibiyetin ardından gruptaki 2. maçlar sonrasında Fenerbahçe puanını 3'e yükseltirken, Bayburt Grup Özel İdare 0 puanda kaldı.Ligtv
Reklam
Zekeriya Alp İstifa Etti
MHK Başkanı Zekeriya Alp görevinden istifa ettiğini açıkladı.Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp, hakem hatalarının konuşulduğu haftalık toplantıda istifa ettiğini açıkladı. Alp, istifa açıklamasının ardından şunları söyledi:'Haddini bilmeyenlerin çoğaldığını görüyorum. Atıp tutmakla bu işler olmaz. Buyurun ben de bırakıyorum. Geçmişimi istiyorlar ama geçmiş bir daha gelmeyecek. Artık MHK'de bu tip işlerden insanları uzaklaştırmak için 3 yıldır arkadaşlarımla çalışıyorduk. İnsanlar sadece bir takdir bekliyor. Türk sporunda her kademede görev aldım. Sen bana nasıl şüpheli dersin? Önce kendine bak sen! Bu istifa bir birikim. Kıvılcım bu noktaya geldi. Çok düşündüm, kimsenin haberi yoktu. Yıldırım Demirören'in de haberi yok. Kolay kolay pes etmem ama bu tip durumlarda ne yapılması gerekiyorsa onun yapılması lazımdı.'Milliyet
Twitter'da #ÇarşıYalnızDeğildir Fırtınası
Gezi eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’nın yöneticileri hakkında ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün görülüyor.İşte Twitter'dan yorumlar...
Beşiktaş'ta Sakatların Son Durumu
Beşiktaş, Ziraat Türkiye Kupası F Grubu'nda 18 Aralık Perşembe günü yapacağı Çaykur Rizespor maçının hazırlıklarını sürdürdü.BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde teknik direktör Slaven Bilic yönetiminde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda siyah-beyazlı futbolcuların, koşu ve pas çalışmasının ardından ayak tenisi oynadığı bildirildi. Antrenmanın şut çalışmasıyla tamamlandığı aktarıldı.Antrenmana sakatlıkları bulunan Demba Ba, Mustafa Pektemek, Cenk Gönen, Ersan Adem Gülüm, Veli Kavlak, Necip Uysal, Ramon Motta ve Cenk Tosun katılmadı. Tomas Sivok bireysel antrenman yaparken Atiba Hutchinson ise takımla çalıştı.Antrenmanda 21 yaş altı takımı futbolcularından Tugay Kaya, Furkan Yaman, Gökhan Artun ve Oğuz Aksoy da yer aldı.Beşiktaş, Çaykur Rizespor maçının hazırlıklarını yarın yapacağı antrenmanla tamamlayarak kampa girecek.Eurosport
Reklam
Tuzla Sürprize Doymuyor!..
Ziraat Türkiye Kupası'da sezonun şu ana kadar en flaş takımı olan Tuzlaspor, Sivasspor'u da 3-1 yenerek müthiş serisine devam etti.Kasımpaşa'yı eleyen A Grubu'ndaki ilk maçında da deplasmanda Gaziantep BŞB'yi yenen Spor Toto 3. Lig ekibi Tuzlaspor, sahasındaki Sivas maçının 18. dakikasında Samet'in nefsi golüyle öne geçti. Takımın önemli ismi Samet, ilk yarının son anlarında farkı ikiye çıkardı. 55. dakikada sahneye takımın diğer bir önemli ismi Yakup çıktı ve Sivas'ı şoka sokan golü attı.3-0'dan sonra biraz hareketlenen Sivasspor, Berk ile bir gol buldu ve maç 3-1 sona erdi.Kupada 5. maçını da kazanan Tuzlaspor, A Grubu'nda 6 puana yükselirken, Sivasspor henüz puan alamadı. Grubunda 2 Süper Lig, bir de PTT 1. Lig ekibi bulunan kırmızı beyazlılar, gruptan çıkma yolunda avantaj yakalamış oldu.Ligtv
Çarşı Grubunun Darbeci (!) Olduğunu Gösteren 18 Eylemi!
etiket
ÜZÜLEREK BELİRTMEK ZORUNDAYIM Kİ GALERİ 'AĞIR İRONİ İÇERİR!'Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı'nın liderleri 'darbeci' olmak suçlamasıyla yargılanacak. Biz de sizler için Çarşı'nın aslında ne kadar darbeci olduğunu gözler önüne seren bir takım bilgiler topladık. İşte o darbe girişimlerinden bazıları. Allah'a şükür ki bu tuzakları boşa çıktı!
Reklam
İtalya'da Yılın Futbolcusu 35′lik Pirlo
İtalya’nın Juventus takımının 35 yaşındaki yıldızı Andrea Pirlo Serie A’da yılın futbolcusu oldu.İtalyan Futbol Federasyonu tarafından her yıl belirlenen “Yılın En İyileri”nde bu yıl ”Yılın Futbolcusu Ödülünü” 35 yaşındaki ortasaha Andrea Pirlo kazandı. Pirlo ile birlikte 7 takım arkadaşı da İtalya’da “Yılın 11″ne seçildiler.Pirlo önderliğinde Serie A’da geçen sezon topladığı 102 puan ile rekor kırarak üst üste 3′üncü şampiyonluğunu yaşayan Juventus UEFA Avrupa Ligi’nde de yarı final oynamıştı.İtalyan Futbol Federasyonu tarafından belirlenen “Yılın En İyileri” şu şekilde:Serie A Yılın Takımı: Gianluigi Buffon (Juventus); Matteo Darmian (Torino), Andrea Barzagli (Juventus), Mehdi Benatia (AS Roma, şimdi FC Bayern Münih), Kwadwo Asamoah (Juventus); Andrea Pirlo (Juventus), Paul Pogba (Juventus), Arturo Vidal (Juventus); Ciro Immobile (Torino FC, şimdi Borussia Dortmund), Gonzalo Higuaín ( Napoli), Carlos Tévez (Juventus).En iyi Teknik Direktör: Antonio Conte (Juventus)En iyi Genç : Daniele Rugani (Empoli FC)Yılın Hakemi: Nicola RizzoliZETE
Thierry Henry Futbolu Bıraktı!
Arsenal'de efsaneleşen Thierry Henry, 20 yıllık futbol kariyerini noktaladığını duyurduArsenal'de gösterdiği performansla adını kulübün efsaneleri arasına yazdıran, Avrupa'nın dev takımlarında boy gösteren Thierry Henry yeşil sahalara veda etti.İngiltere'nin köklü kulüplerinden Arsenal'de efsaneleşen Thierry Henry, 20 yıllık futbol kariyerini noktaladığını duyurdu.37 yaşındaki Fransız forvet, resmi Facebook hesabından yaptığı açıklamayla futbolu bırakma kararını spor dünyasına duyurdu. Henry, Londra'ya geri dönerek SKY Sport ekibine katılarak yorumculuk yapacak.Kariyerinde Monaco, Juventus, Arsenal, Barcelona ve son olarak ABD'de New York Red Bulls forması giyen Henry, 'Umarım beni izlerken benim oynarken aldığım kadar zevk almışsınızdır' diyerek sözlerine noktayı koydu.Henry şunları söyledi:'Bu oyunda geçirdiğim 20 yılın ardından artık profesyonel futbol kariyerimi noktalama kararı aldım. Benim için inanılmaz bir maceraydı ve şimdiye kadar beraber oynadığım takım arkadaşlarıma, tüm taraftarlara ve Monaco, Juventus, Arsenal, Barcelona, New York Red Bulls ve Fransa Milli Takımı'ndan bu sürede özel zaman geçirmemi sağlayan herkese tek tek teşekkür ederim.Artık kariyerime başka bir alanda devam etmemin zamanı geldi. Londra'ya dönerek SKY Sports bünyesine katılacağımı açıklamaktan memnuniyet duyarım. Artık gözlerimi, tecrübelerimi, sezgilerimi ve yıllar boyunca öğrendiklerimi sizlerle paylaşacağım.Biraçok inanılmaz anım ve harika tecrübelerim oldu. Umarım beni izlerken, benim oynarken aldığım kadar zevk almışsınızdır. Yeni bir macerada görüşmek üzere...'T24
7 Maddede 'Taraftar Neden Kaçtı?'
Taraftar maça gitmiyor, tribünler büyük oranda boş. Peki bunun tek sebebi Passolig mi? Spor yazarı Uğur Meleke, taraftarın tribünden kaçışını yedi maddede sıraladı.Süper Lig’de ilk 13 hafta itibariyle en önemli problemlerden biri taraftarın azlığı. Arada istisnalar olsa da, Konya-Bursa-Eskişehir gibi futbolsever kentler düzeni bozmaya çalışsa da problem baki... Tribünlerin boş olması görüntüyü de, eğlenceyi de, futbolu da çok olumsuz etkiliyor. Herkes problemin “passolig” olduğunu söylüyor, peki gerçekten tek problem bu mu?1)PassoligEvet şüphesiz seyircinin kaçmasının temel nedenlerinden biri passolig, yani elektronik bilet uygulaması... Ben 10 yıldır statlarda elektronik bilet uygulamasına geçilmesini savunan bir sporsever olarak şüphesiz ki hareketi tümden çöpe atamam. Türkiye’de spor sahaları, salonları uzun yıllardır güvensiz. Ölümleri, yaralanmaları kanıksama noktasına geldik ve artık bu konuda radikal adımlar atılması şarttı. Statlara birtakım terörist gruplar giriyor ve onlar gerçek sporseverden ayrılmadan Türkiye’de statların, salonların güvenli olması mümkün değildi.Spor sahalarına/salonlarına patlayıcı madde, bıçak, balta sokan adamı yanındaki masumdan ayırmanın yolu belli. Kamera ile tespit etmek ve bir daha stada sokmamak. Onu ayrıştırmanın yolu da e-bilet uygulamasından ve statların kamera donanımlarını kusursuzlaştırmaktan geçiyor. Yani temelde e-bilet uygulaması gerekli, hatta geç bile kalınmış bir adım...Lâkin birçok konuda olduğu gibi maalesef e-bilet konusunda da Türkiye’de adımları sağlıklı atamadık, detaylarda yapılan hatalarla uygulamanın ölü doğmasına neden olduk. Nisan’da apar topar bu uygulamaya geçildi, birtakım statların kapıları elektronik aksam konusunda eksik olduğu için sıkıntılar yaşandı. Ve bu sıkıntıları tv’den gören insanlar daha da çekindi bu uygulamadan.E-bilete tek bir banka üstünden geçiş yapıldı, zaten çalıştıkları bankaların bitmek tükenmek bilmeyen telefon/sms tacizinden yılan sporsever, ikinci bir bankanın müşterisi olmaktan imtina etti. Yeni bir kart almak istemedi. Halbuki bu uygulamaya bir biçimde bütün bankalar iştirak etse idi, herkes müşterisi olduğu banka, sahip olduğu kart üstünden e-bilet sahibi olsaydı; geçiş çok daha yumuşak olacaktı.Kulüplerin bu karttan bile para kazanma isteği de başka bir faşizan tavır. Kart bedelinin bazı kulüpler için 7, bazıları için 17 lirası kulüplere gidiyor ve insanlar kart fiyatına da tepkili. Oysa kulüplerin 60 bin kart satıp elde edecekleri toplam gelir, bir puan karşılığı havuzdan aldıkları paranın bile altında. Sosyal sorumluluk projesi olarak görülmesi gereken bu karttan bile kulüplerin gelir elde etmeye kalkması, tam anlamıyla açgözlülük.Proses yanlış işleyince, geçiş sağlıksız olunca, uygulama da ölü doğmuş gibi gözüküyor şu anda.2) Cezaların caydırıcı olmamasıAslında en az e-bilet kadar önemli bir problem de şu: Siz stattaki teröristi kameralar ve e-bilet uygulaması sayesinde ayıklasanız dahi maalesef layıkıyla cezalandırmıyorsunuz. Geçen sene Burak’ın yüzünü çakıyla yaralayan teröristle Fernandes’e tekme atan teröriste verilen cezalar çok komik: Maçları 1 yıl evden izleme lütfu!Oysa siz Burak’ın yüzünü sokakta çakıyla yaralasanız ya da sokakta Fernandes’e tekme atsanız sonucu aynı mı olurdu? Bu adamlar mahkemeye gitmezler miydi? Eğer milyon dolarlar kazanan, kulüplerin gözü gibi koruduğu sporcuların bile stat içinde can güvenliği sağlanamıyorsa, tribündeki masum vatandaş can güvenliğinin olduğuna nasıl itimat edebilir ki?“Hemen hemen bütün antrenörler sahaya “yenemiyorsan yenilme” mottosuyla çıkıyor; “iyi mücadele ettik ama şanssızdık”la veda ediyor! İngilizce bilen, dünyayı takip eden antrenör yok denecek kadar az. Gençlere şans veren, bir hedefi olan antrenör yok denecek kadar az.”Üstelik geçen yıl Burak’ı-Fernandes’i yaralayan adamların birkaç ay sonra tekrar statlarda olacağını biliyorsanız...3) Statların fiziki koşullarıStatların tek sorunu da güvenliği değil maalesef... Bugün Anadolu’da birçok stada giriş ayrı, çıkış ayrı eziyet. İstanbul’da da trafik, otopark gibi ekstra problemler var. Bu şartlarda insanları hafta sonları evlerinden çıkarıp futbol sahalarına yönlendirmek ne kadar olası sizce?Cumartesi sabahı yataktan kalktınız. Eşinize, çoluğunuza çocuğunuza, sevgilinize futbol maçına gitmeyi teklif ettiniz. Hadi diyelim ki her birinizin passolig kartı var; yine de trafiği göze alacaklar, otopark bulamayacaklar, tuvalete gidemeyecekler, saatlerce erken gittikleri statlarda aç kalacaklar ya da bir sosisliye 20 lira verecekler! Çıkışta ayrı eziyet, ayrı trafik, yorgunluk.Şimdi futbolu sevmeyen bir kadın olsanız, ya da çocuk olsanız; hafta sonu bir stadyuma mı yoksa bir alışveriş merkezine mi gitmeyi tercih edersiniz? Artık spor alanları yaparken rakiplerinizin alışveriş merkezleri olduğunu da göz önüne almanız lazım.4) Yeni statlarTürkiye’nin her yerine yeni statlar inşa ediliyor. Sanırım halihazırda 25 stat inşaatı var dört bir yanda. Acaba bunlar inşa edilirken kamera donanımları sağlıklı kuruluyor mu? Giriş-çıkışları, otoparkları, yeme-içme alanları, tuvaletleri insani koşullarda oluşturuluyor mu? Yoksa bütün mesele 50 bin kişilik stat yapmak mı?Kayseri’ye 32 bin kişilik stat inşa edildi, ortalama 15-16 bin seyirci geliyor ama stat boş gözüküyor! Oysa Kayseri koşullarında bu sayı, gayet iyi bir sayı. Daha küçük kapasiteli, daha kompakt bir stat yapılsa, kalan alanlar alışveriş merkezi gibi, yemek alanları gibi kullanılsa, maçlara gitmek bir hafta sonu eğlencesine dönüşse keşke diye düşünmeden edemiyor insan...5) İstanbul büyükleri hegemonyasıTabii Anadolu’da çok önemli bir sorun da, çocukların/gençlerin kent takımlarını değil, İstanbul büyüklerini tutması. Bugün Trabzon, Eskişehir, Bursa, Adana gibi birkaç ekstrem örnek dışında Anadolu’da kent takımı taraftarlığı son derece zayıf.Tabii 7-8 yaşında, takım seçme aşamasında bir çocuğu nasıl o kent takımının taraftarı yaparsınız, ona kafa yormak lazım biraz.Takımınız başarılı mı?İşte, hedefiniz her sene ilk 10!Antrenörünüz uzun süredir çalışan, aidiyet hissedilebilecek bir hoca mı?Hayır, onun da mottosu; yenemiyorsan yenilme.Futbolcularınız istikrarlı mı, ufak bir çocuğun formasını alabileceği bir sembol oyuncunuz var mı?Hayır, çünkü sizde transfer asla bitmez!Renkleriniz özel mi?Hayır, sizin takımın renklerinde Süper Lig’de 5 takım daha var.Şarkınız özel mi?Hayır, İstanbul takımlarının tezahüratlarından çıkar Fener’i koy Antep’i, çıkar CimBom’u koy Samsun’u! Kendine özgü bir tezahüratın bile yok denecek kadar az.Allah aşkına, 7-8 yaşında bir çocuk bu takımın nesine aşık olup tutacak, hangi farkını benimseyip taraftar olacak? Değişmeyen tek şeyin başkanın. Onu da tutacak hali yok!6) Futbolun kalitesizleşmesiTabii ki Anadolu takımlarının bu planlı plansızlığı, bütün halinde ülke futbolunu da kalitesizleştirdi. Hemen hemen bütün antrenörler sahaya “yenemiyorsan yenilme” mottosuyla çıkıyor; “iyi mücadele ettik ama şanssızdık”la veda ediyor! İngilizce bilen, dünyayı takip eden antrenör yok denecek kadar az. Gençlere şans veren, bir hedefi olan antrenör yok denecek kadar az. Lig temas ligi, göğüs göğüse, kemik kemiğe oynanıyor, kimse kalite istemiyor, herkes mücadeleden bahsediyor.Kumandada bir üstte Almanya, bir altta İngiltere Ligi var. Sahalar yemyeşil, tribünler dolu, futbol tempolu. Kumandalara nasıl ambargo koyabilirsiniz ki bu koşullarda?7) Ülke futbolundaki güven duygusunun zarar görmesiTabii ki İngiltere’nin Almanya’nın futbolunun daha güzel olması, Türkiye’nin izlenmeyeceği anlamına gelmiyor. Sonuçta kendi ülkemizin topu, kendi toprağımızın çocuğu oynuyor orada. Bizim kentimizdeki stattaki maç, her zaman daha yakın, her zaman daha sıcak.Ama son yıllarda ülke futboluna olan güvenin zedelenmesi, sonucun saha içinde değil, saha dışında belirlendiğine olan inanç, en büyük darbeyi vurdu aslında oyuna. Mafyatik kulüp başkanları sazı ellerine aldılar ve futbolcular değil onların oynadığına inandırdılar bizi. Oysa biz futbolu 60 yaşındaki zengin holiganlar değil, 20 yaşındaki gençler oynadığı için sevmiştik.Futbolun bir gün tekrar 60’lık holiganlar değil, 20’lik masumlar tarafından oynanması umuduyla.Uğur Meleke,  Aljazeera
Furkan Aldemir Siftah Yaptı
Furkan Aldemir NBA'deki ilk maçına çıktı. 23 yaşındaki basketbolcunun takımı Philadelphia 76ers, kendi evinde Boston Celtics'e 105-87 mağlup olduNBA'de oynama hedefi doğrultusunda Galatasaray Liv Hospital ile sözleşmesini tek taraflı fesheden Furkan Aldemir, ilk mücadelesine çıktı. Genç basketbolcu Boston Celtics karşısında 9,5 dakika sahada kalırken, 2 sayı, 2 ribaunt ve 1 asist üretmeyi başardı.Ev sahibi takım mücadeleye iyi başlasa da NBA'in güçlü ekiplerinden Celtics oyunun kontrolünü eline almasını bildi. İlk çeyrekte dengeli bir oyun oynanırken, çeyreği Boston Celtics 20-35 önde tamamladı. Philadelphia'nın, ikinci çeyreğe 5 sayılık hızlı bir başlangıç yapmasına rağmen, Celtics üstünlüğü ele aldı ve devreye 57-38 önde girdi. Oyun üstünlüğünü ikinci devrede de koruyan Celtics sahadan 705-87'lik skorla galip ayrıldı.NBA'DEKİ 9. TÜRKFurkan Aldemir, Galatasaray Liv Hospital ile sözleşmesini feshederek, Philadelphia 76ers ile 4 yıllık sözleşme imzalamıştı. Genç basketbolcu NBA'de forma giyen 9. Türk oyuncu oldu.Haber Türk
Reklam