Mizahın Ustalarını Buluşturan Festival
'Çizimden Çekime, Yazımdan Yapıma' mizah dünyasının başarılı isimleri 9 - 10 Mayıs'ta Akatlar Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde Mizah Festivali'nde buluşuyor.Hiç kaçırmadığınız televizyon dizilerinden, beyaz perdede izlediğiniz filmlere, okuduğunuz mizah dergilerinden, dinlediğiniz radyo programlarına ve takip ettiğiniz sosyal medya fenomenlerine…Yüzünüzü güldüren, hatta zaman zaman kahkahalara boğan, ünlü isimler sizinle mizahın büyüsünü paylaşmaya hazırlanıyor.  Zekası ve yeteneğiyle milyonları güldüren mizah ustalarıyla sohbet etmek, günlük hayatın akışına farklı bir açıdan bakmak ve tabi ki her şeye inat biraz daha gülmek için 9-10 Mayıs'ta İstanbul Beşiktaş'taki Akatlar Mustafa Kemal Kültür Merkezi'de yapılacak Mizah Festivali'ne katılabilirsiniz.KİMLER KATILIYOR?Ahmet Kural, Ali Leskay, Burak Aksak, Büşra Pekin, Ceyhun Yılmaz, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Umur Bugay, Emrah Kaman, Erdil Yaşaroğlu, Ersin Karabulut, Murat Cemcir, Murat Kaman, Nihat Sırdar, Selçuk Aydemir, Şinasi Yurtsever, Uğur Gürsoy, Ümmü Burhan, Yiğit Özgür, @argostroloji ve @otekidunyaliMARDİNLİ GENÇLERE DESTEKTürkiye 'de Mizah Festivalinde sanatçılar, 'ideal mizah nasıl olmalıdır ile hali hazırda nasıl bir mizah yapılmaktadır' ayrımını genç nesile sunarken, seyirci koltuğunda oturan kitle mizahı yaşamış olarak salondan ayrılırken, Mardin'de ise başka bir genç kitle mizahı öğrenmek için büyük bir imkan yakalamış olacak. Etkinlikten elde edilen gelirin bir bölümü 'Her Yerde Sanat Derneği' Aracılığıyla Mardinli gençlerin sanatsal çalışmaları için bağışlanacak.Sputnik Türkiye
"Fatih Terim Beni Aramadı"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, futbol takımına yönelik silahlı saldırının bir kesim tarafından yeteri kadar anlaşılmadığını belirterek, 'Herhalde takımın yarısı ölseydi, yarısından fazlası sakat kalsaydı belki o zaman anlarlardı.' dedi. Kartal, bir soru üzerine Fatih Terim'in kendisini aramadığını açıkladı.Kupa ve lig hazırlıklarına devam eden Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal, sabah yapılan çalışmada basın mensuplarıyla sohbet etti. Süper Lig'in 26. haftasında Çaykur Rizespor'u 5 - 1 yendikleri maçın ardından dönüş yolunda Trabzon'da uğradıkları silahlı saldırıyla ilgili açıklamalarda bulunan İsmail Kartal, 'Elimizden geldiği kadar bu olayı unutmaya çalışıyoruz. Burada söylenecek bir şey yok aslında. Böyle bir şey Avrupa ve Türkiye'de ilk defa oluyor. Bu da bize yapıldı. Hiç kimseye yapılmaması lazım. Ne bize ne başka takımlarımıza sporcularımıza. Bu kabul edilecek bir şey değil.' şeklinde konuştu.'HEP BERABER UNUTMAYA MORALLENMEYE ÇALIŞIYORUZ'Olayın kolay unutulacak bir şey olmadığının altını çizen İsmail Kartal, 'Bu takımın yaşadıkları 3 Temmuz'dan beri belli zaten. Onun için hep beraber elimizden geldiği kadar morallenmeye, yaşananları unutmaya çalışıyoruz.' diye konuştu.Kimle konuşurlarsa konuşsunlar herkesin 'verilmiş sadakalarının' olduğunu dile getirdiğini anlatan Kartal, 'Gerçekten de öyle düşündüğümüz zaman verilmiş sadakamız varmış, içimizden bir oyuncunun annesinin babasının duası veya muhtaç olan insanlara ettiğimiz bir yardım Allah bunun yüzü suyu hürmetine bizi çoluğumuza çocuğumuza bağışladı. İnanın düşündükçe, konuştukça büyük bir faciadan döndüğümüzü daha iyi anlıyoruz. Bu kadar büyük bir olay oluyor ve bir can kaybı olmadan, bir tane bile futbolcumuzun burnu kanamadan kurtuluyorsak düşünmek lazım. Sonuç olarak toparlanmaya çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.'CUMHURBAŞKANI İKİ KERE ARADI'İsmail Kartal, bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendileriyle yakından ilgilendiğini dile getirdi. Kartal, şunları söyledi: 'Cumhurbaşkanı'nın kendisine teşekkür ediyorum, ilgilendi. Beni iki kere aradı, kaptanımızı başkanımızı aradı. Sağ olsun kendisi bu olaya duyarlılık gösterdi. Bu olayın peşini bırakmayacaklarını söylediler.'LİGİN KAYDIRILMASILig'in 1 hafta kaydırılması ve konudaki olumsuz düşüncelerle ilgili de konuşan İsmail Kartal, 'Herhalde takımın yarısı ölseydi, yarısından fazla sakat kalsaydı belki o zaman anlarlardı. hala başka yerlerdeyiz, hala başka yerlerde bir şeylerin altında bir şeyler arıyorlar. Bunu o gün o otobüsün içinde olanlar yaşayanlar bilir.' ifadelerini kullandı.BİR BU KALMIŞTI, O DA OLDUKartal, 'Yakın zamanda bu futbolcuları Trabzon'a Rize'ye götürmek mümkün olur mu?' şeklindeki bir soruya da 'Yakın zamanda tabii çok büyük tedirginlik olur. Çok şeylik olur. Şu anda o taraflarla ilgili deplasmanla ilgili çok şeyimiz yok. Sağ olsun ülkemizin en büyüğü olarak Cumhurbaşkanı bizi arayıp işi sahiplendi. Sonuçta burası Türkiye kimse yalnız değil. Bugüne kadar çok olay yaşadık. Kayseri'ye gittik. 2 bin kişi otele Trabzonlularla el ele yürüyüş yaptılar. Bizim otelin camları kırıldı, ama bunlar hiçbir zaman fazla gündeme getirilmedi. Son 3 - 4 senedir o kadar büyük olaylar yaşadık ki bir bu kalmıştı o da oldu. Hala insanlar bir şeyler arıyorlarsa söyleyecek bir şey bulamıyorum.' cevabını verdi.Yabancı futbolcuların olayla ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine ise Kartal, 'Bu olay olmaması gereken bir şey. Ülkemizin hiçbir sporcusuna antrenörüne yöneticisine, futbol takımlarına, hiçbir branştaki sporculara kulüplere yöneticilere yapılmaması gereken bir olay. Birkaç yıl önce yanlış hatırlamıyorsam Togo'da oldu. Avrupa'nın merkezinde bu kadar güzel bir ülke içinde olması, ülkemiz adına ve spor adına güzel şeyler değil. İnşallah bundan sonra olmaz.' diye cevap verdi.Kartal, psikolojik destek alıp almayacakları yönünde de 'Kolay gibi görünüyor. Biz düşünüyoruz kendi içimizde, otobüs çarpsaydı devrilseydi ne olurdu, takla atsaydık denize uçsaydık ne olurdu? Bunların hesabını siz bizim yerimize kendinizi koyun. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ayakta kalmaya dik durmaya çalışıyoruz. Moral olarak hep beraber kendimizi toparlamaya çalışıyoruz.' ifadelerini kullandı.Takıma izin verdiklerini hafta sonunu da izinli geçireceklerini dile getiren Kartal, 'Bir şekilde de hepten geriye çekilip beklemenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Antrenman yapmak da zorundayız. En azından kafalarımızı dağıtmak hem fizik olarak fazla düşmeden kendimizi hazır tutmalıyız.' dedi.'FATİH TERİM ARAMADI'Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in kendisini arayıp aramadığıyla ilgili de Kartal, 'Beni aramadı' demekle yetinirken, 'Bu sezon bir teknik adamın yaşayacağı çok şeyi yaşadınız. Psikolojik, saha içi, saha dışı. Şanssız bir teknik adamsınız. Bu takımı toparlamak da kolay değil' yönündeki düşünceye karşı da Kartal, şu ifadeleri kullandı:'Sonuçta ben Fenerbahçeliyim, Fenerbahçe'ye hizmet etmek içi buradayım. Olumsuzluklara rağmen takım olarak başta ben olmak üzere elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. İnşallah her şey gönlümüze göre olur. Taraftarı camiayı mutlu ederek sezonu bitiririz. Türk sporuna hizmet eden bir antrenör olarak yapmam gerekenleri yapmaya çalışıyorum. Bunlar olsun istemezdik ama oldu. Hepsi bizim başımıza geldi. Oldu diye kenara çekilip kara kara düşünecek halimiz yok. Bu krizleri nasıl yönetebiliriz, antrenörlük burada ortaya çıkıyor biraz da. İnşallah yüzümüzün akıyla hepsinin üstesinden gelip sezonu en iyi şekilde şampiyon olarak bitirebiliriz diye düşünüyorum.'Zaman
UEFA'dan Tarihi Karar!
UEFA, tarihinde ilk kez bir maçın hakem hatası sebebiyle tekrar oynanmasına karar verdi.İngiltere ile Norveç 19 Yaş Altı Kadın Milli Takımlarının karşı karşıya geldiği 19 Avupa Şampiyonası Elemeleri grup maçında Alman hakem Marija Kurtes'in yanlış kararı maçın tekrarına sebep oldu.Mücadele Norveç'in 2-1'lik üstünlüğü ile devam ederken İngiltere, duraklama dakikalarında penaltı kazandı. İngiltere Milli Takımında Leah Williamson, penaltı vuruşunda topu ağlara gönderip skoru 2-2'ye getirirken maçın hakemi Marija Kurtes, penaltı vuruşu sırasında ceza alanına oyuncu girmesi sebebiyle penaltıyı tekrar ettirmesi gerekirken Norveç lehine serbest vuruş kararı verdi.Mücadele Norveç'in 2-1'lik üstünlüğü ile sona erdi ama yapılan itirazlar sonucunda UEFA, konuyu karara bağladı ve maçın hatanın yapıldığı andan itibaren tekrar oynanmasına karar verdi.Mücadele duraklama dakikalarında İngiltere'nin penaltı vuruşuyla birlikte devam edecek. İki takım da aynı oyuncularla sahada olacak ama İngiltere'de penaltı vuruşunu farklı bir oyuncu kullanabilecek.Alman hakem Marija Kurtes'in ise maçta görev yapmayacağı belirtildi.Sporx
Beşiktaş'ta Cenk Gönen Sakatlandı
Beşiktaş'ta antrenmanda sakatlanan Cenk Gönen yaklaşık 3 hafta sahalardan uzak kalacak.Fulya'de bulunan Acıbadem Sports'da MR'ı çekilen ve sağ üst ön adalesinde ikinci derece yırtık olduğu tespit edilen Cenk Gönen'in yaklaşık 3 hafta sahalardan uzak kalacağı belirtildi.Beşiktaş'ta Tolga Zengin'in ardından Cenk Gönen'in de sakatlanmasından sonra kaleyi Günay Güvenç devralacak. Günay Güvenç, Beşiktaş formasıyla Fenerbahçe derbisinde ve Başakşehir mücadelelerinde başarılı performans sergilemişti.Eurosport
Wesley Sneijder Antrenmanda Sakatlandı
Galatasaray, resmi siteden yaptığı açıklama ile Wesley Sneijder'in antrenmanda sakatlık geçirdiğini bildirdi.İşte o açıklama:Dün yapılan antrenmanda sol arka alt adalede grubunda ağrı hisseden Wesley Sneijder'ın yapılan MR tetkiklerinde kas gerilmesi ve zorlanması tespit edilmiştir.Oyuncumuzun tedavisine başlanmıştır.Eurosport
"Fair Play'in Gerçekten Uygulandığı Yerdir Sokaklar"
Nike Halı Saha Ligi’nde heyecan başlıyor. Organizasyonun reklam yüzlerinden biri olan Atletico Madrid'in yıldız ismi Arda Turan, yapılan işin önemine vurgu yaparken, gerçek fair play'in de sokaklarda olduğunu söyledi.Lise ve büyükler kategorisinde düzenlenecek olan Nike Halı Saha Ligi'nin kayıtları 20 Nisan’a kadar uzatıldı. Nike Halı Saha Ligi ile ilgili düşüncelerini paylaşan, sokak futbolundan yetişmiş önemli oyunculardan biri olan Arda Turan, Atletico Madrid’in son durumu ve futbola dair hayalleriyle ilgili de açıklamalar yaptı. Nike Halı Saha Ligi’nin gençler ve tüm futbol severler için özel ve güzel bir fırsat olduğunu söyleyen Arda Turan, tüm futbol severleri turnuvaya davet etti.Türkiye Futbol Federasyonu ve Nike’ın Türkiye’de spor kültürünün oluşması ve geliştirilmesi adına organize ettikleri Nike Halı Saha Ligi’nin kayıtları başladı. Lise okul takımları ve büyükler kategorilerinde düzenlenecek olan ligin kayıtları 20 Nisan’da sona erecek. Lise kategorisinde 15-18 yaş arasındaki lise öğrencilerinin, büyükler kategorisindeyse 18-35 yaş aralığındaki öğrencilerin katılacağı Nike Halı Saha Ligi, Türkiye genelince yüzlerce halı sahada gerçekleşecek. Nike Halı Saha Ligi Türkiye Finali ise 1-4 Haziran tarihlerinde İstanbul Riva’daki Milli Takım Tesisleri’nde yapılacak. Nike’ın her zaman her yerde futbol anlayışı doğrultusunda futbolu gençlere sevdirmek amacıyla düzenlenen ‘Nike Halı Saha Ligi’ ile organizasyona katılanlar futbola doyacak.Kendisinin de sokak futboluyla yetiştiğini ve halı sahaların hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Arda Turan Nike Halı Saha Ligi ve futbol geçmişiyle ilgili soruları cevapladı. Arda Turan ayrıca Atletico Madrid’in durumu ve futbola dair hayalleri üzerine de konuştu.Nike’ın düzenlemiş olduğu Halı Saha Ligi ile amatör ruhun profesyonelleştirilmiş halinini sahaya yansıttığını söyleyen Arda Turan halı saha maçlarını birçok kişinin rahatlıkla izleyebildiğini belirtti.'Nike Halı Saha Ligi sokaktan gelen veya futbol oynamaya hevesli insanlar için çok önemli bir fırsat.' diyen Arda Turan, 'Hem 15-18 yaş aralığındaki lise kategorisindeki gençler hem de 18-35 yaş aralığındaki büyükler için ayrı kategoriler olması çok güzel. Nike bununla yaşlar arasındaki fizik gücü farkını, yetişkinlik ve çocukluk farkını da ortadan kaldırmış oluyor. Böylece herkes kendi dalında ilerleme fırsatı bulacak. Finale kalan futbolcular, Riva’da 1-4 Haziran tarihleri arasında aynı profesyonel futbolcuların yaşadığı gibi bir kamp ortamı yaşayacak. Bu amatör, sokaktan gelen veya futbol oynamaya hevesli insanlar için çok önemli bir fırsat.' şeklinde konuştu.Türkiye’de spor yapmanın zorluklarına değinen Arda Turan lige katılan gençlerin Riva’da güzel bir futbol ortamı yaşayacaklarını söyledi. Nikehalisahaligi.com’dan herkesin takımını kuracağını ve hem lise kategorisindeki gençlerin, hem de büyükler kategorindeki yetişkinlerin katılımıyla çok güzel bir turnuva olacağını da belirten Arda Turan, 'Riva’da gerçekleşecek finallerde amatör ruhu profesyonelleştirmek adına federasyon yetkilileri de olacak. Orada karşılaşacakları bir cevheri, bir yeteneği keşfetme şansları olabilecek. Nike Halı Saha Ligi, insanların hem ruhuna hem yaşayışına hem spor zevklerine hem de kendilerini geliştirmelerine katkı sağlayacaktır.' dedi.'İSPANYOLLAR FUTBOLDA KAZANMANIN DA KAYBETMENİN DE DOĞAL OLDUĞUNU KABUL EDİYOR'İspanyolların futbola bakışı ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Arda Turan, İspanya’da futbolun eğlence olarak görüldüğünü ifade etti. Turan, 'Takımda dünyanın en üst düzey oyuncuları da olsa, dünyanın en iyi statlarına da sahip olsalar futbolda kazanmanın da kaybetmenin de doğal olduğunu kabul ediyorlar. Spor eğitimi çok gelişmiş durumda. Biz de spor eğitiminde önemli eksiklikler var. Spor yapmayı çok seviyorlar, biz ise sporla uğraşmayı çok sevmiyoruz. Hangimiz bisiklete biniyoruz? Hangimiz başka bir spor dalıyla ilgileniyoruz? Hangimiz jimnastik izlemeye gidiyoruz? Hangimiz masa tenisinden haberdar? Olimpiyatta derece kazanan sporcularımızın bile ismini hatırlayamıyoruz. Eğer biz sporu seversek, spor yapmayı seversek, spor eğitimine yönelebilirsek her şey daha farklı olur.' diye konuştu.Türkiye’nin genç nüfusunun daha fazla olduğunu, 7 farklı coğrafi bölgede farklı karakterlerin, her türlü sporun fiziğine uygun yapıda insanların bulunduğunu belirten Arda Turan bu özelliklerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sokakta futbol oynadığı dönemlerden de bahseden Arda Turan konuşmasını şöyle sürdürdü:'Mahallede maç yapıyorsunuz. Kolasına oynuyorsunuz ve cepte kolayı ödeyecek para yok. Sadece yeteneğinize güvenerek bu işe kalkışıyorsunuz. Benim için verdiğim sözü tutamamaktan daha önemli bir şey olamaz. Hayatımdaki en büyük streslerden birisidir. Sokak insana çok şey öğretiyor. Verdiği sözü yerine getirmeyi, dürüst olmayı gibi. Sokağın kendine has raconları vardır ve ben bunlarla yaşayan, bunlara uyan bir insanım. Bunlar benim karakterimi geliştiren unsurlar.Bunun yanı sıra sokakta oynamak en eğlenceli şeylerden biridir. Çünkü tamamen masum duygularla bu keyfi yaşıyorsunuz. Kimsenin kimseden herhangi bir çıkarı söz konusu değil ve kimsenin kimseden bir beklentisi yok. Sadece arkadaşlarınızla oynarken onlara karşı üstünlük sağlamak gibi bir amacınız var. Aslında ‘Fair-Play’in gerçekten uygulandığı yerdir sokaklar. Çünkü kimse delikanlılığa sığdıramadığı bir şeyi sokaklarda yapmaz. Hatta sokak futbolunun bazı kuralları vardır. Kaleye başkası geçerse iki penaltı atılır gibi. Aslında bunlar sokakların yazılı olmayan ‘Fair-Play’ kurallarıdır.''BEN HER ZAMAN ÜLKEME HAYIRLI BİR EVLAT OLMAYA ÇALIŞTIM'Yurtdışında başarılı bir futbolcu olmanın, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmenin en büyük hayali olduğunu ifade eden Arda Turan, sokaktan gelen bir oyuncu olarak bunun büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Her zaman ülkesine hayırlı bir evlat olmaya çalıştığını belirten Turan, şöyle devam etti:'Ülkesinin bayrağını en güzel arenalarda dalgalandırmaya çalışan birisiyim ve bunu gerek oynadığım kulüp bazında gerekse Milli Takım’da başardığımı düşünüyorum. O yüzden mutlu ve gururluyum. Ancak bu daha iyisini yapamayacağım anlamına gelmiyor. Bunun için her gün daha çok çalışıyorum. Kendimi geliştirmek için çaba sarf ediyorum, çünkü kendimden önce ülkemde beni seven insanlara ve gençlere karşı sorumlu olduğumu düşünüyorum. Futbolculuk hayatımda gerçekleştiremediklerimi de teknik heyet veya yönetici olarak gerçekleştirmek istiyorum.''Futbol sonrasında işin teknik kısmında veya yöneticilik kısmında yer almak istiyorum.' diyen Arda Turan, her futbolcunun Şampiyonlar Ligi’ni kazanma hayali olduğunu ifade ederek, hayalleri arasında Şampiyonlar Ligi’ni kazanma, milli takım ile Avrupa şampiyonası ve dünya şampiyonasında oynamanın bulunduğunu belirtti.Futboldan sonrasında ise işin teknik kısmında veya yöneticilik kısmında yer almak istediğini vurgulayan Arda Turan, 'Bunu zaman gösterecek ama bu noktada gerekli donanımlara da sahip olmam gerekir. Çünkü sadece futbolcu olmakla bu işin olmayacağını biliyorum. İyi bir eğitim ve iyi bir destekle bunu gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum.' dedi.'SAHADA SONUNA KADAR SAVAŞARAK ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ'Atletico Madrid ve Şampiyonlar Ligi ile ilgili de değerlendirmelerde de bulunan ünlü futbolcu, 'Takım olarak 9-10 adet finalimiz olduğunu düşünüyoruz. Sadece buna konsantre oluyoruz ve her maçı ayrı bir final olarak görüyoruz. Sonunda da şampiyon mu olacağız? İkinci mi olacağız? Yoksa Şampiyonlar Ligi’ne gitme hakkı mı kazanacağız? Ne olacağını da hep beraber göreceğiz.' diyerek sözlerini şöyle noktaladı:'Diğer tarafta ise Şampiyonlar Ligi çeyrek finali var. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız. Real Madrid’i eleyebiliriz. Şansların yarı yarıya olduğunu düşünüyorum. Hem güzel bir derbi olacak hem de tüm dünyaya güzel maçlar izlettireceğiz. Her zaman söylediğim gibi bu seviyelerde olmak hayalimdi. O yüzden bunun keyfini çıkartmaya çalışacağız. Ama kanımızı vererek, terimizi dökerek, sahada sonuna kadar savaşarak elimizden geleni yapacağız.'CHA
Reklam
'Parmak İzi Diye Bir Şey Yok, Ele Geçirilen Silah Olayda Kullanılan Silah Değil'
Fenerbahçe kafilesine yönelik silahlı saldırı sonrası olay yerine yakın bir noktadaki dere yatağında bulunan silahın, saldırıda kullanılan silah olmadığı ifade edildi. Şüphelilerin avukatı, 'Parmak izi diye bir şey de yok. Zaten ele geçirilen silah olayda kullanılan silah değil. Olayda kullanılan vasıflarda olan bir silah olduğu tespit edilememiş.' dedi.Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüs, geçtiğimiz cumartesini günü Çaykur Rizespor maçından dönerken Trabzon’un Sürmene ilçesi girişinde silahlı saldırıya uğramıştı. Otobüs şoförü Ufuk Kıran’ın ağır yaralandığı olayda otobüsün şoför mahallindeki sol yan cam patlamış, ön cam da 5 ayrı noktada hasar görmüştü. Saldırının aydınlatılmasıyla ilgi başlatılan çalışmalar doğrultusunda pazar günü olay yerine yaklaşık 200 metre mesafedeki dere yatağında otomatik bir av tüfeği bulunduğu açıklanmıştı. Saldırı ile ilgili 2 gün gözaltında sorgulandıktan sonra dün akşam tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan şüpheliler N.S ile E.A’nın avukatı Turan Çelik, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, 'Müvekkillerimle ilgili sabit bir delil yok. Sadece Facebook’ta paylaştığı bir takım yazılardan dolayı soruşturma yapılmış. Yeterli delil görülmediği için de mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar. Parmak izi diye bir şey de yok. Zaten ele geçirilen silah olayda kullanılan silah değil. Olayda kullanılan vasıflarda olan bir silah olduğu tespit edilememiş.' dedi.CHA
"Ortada Başarısızlık Varsa; Kimsenin Yeri Garanti Değil"
Beşiktaş İkinci Başkanı, “Bir-iki kötü sonuç geldiği için hoca aradığımız yönünde ortaya iddialar atılıyor. Ancak böyle bir düşüncemiz yok. Ama başarısızlık varsa; hoca da gider, futbolcu da gider, yönetici de gider... Kimsenin yeri garanti değil” dediAvrupa Ligi’nde Club Brugge’e her iki maçta da yenilerek elenen, ardından F.Bahçe mağlubiyeti ve Başakşehir beraberliğiyle iki haftada 5 puan kaybederek liderlikten 3. sıraya gerileyen Beşiktaş’ta teknik direktör Slaven Bilic, hedef adam olarak ilan edilmişti. Yeni sezonda Hırvat çalıştırıcının gönderilip Siyah-Beyazlılar’ı 2002-03 sezonunda şampiyon yapan Mircea Lucescu’nun takımın başına getirileceği iddiaları iyiden iyiye yayıldı. Ancak dün Habertürk’e özel açıklamalarda bulunan ikinci başkan Ahmet Nur Çebi , böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi ama ince mesaj göndermekten de kendini alamadı.'HENÜZ BİTEN BİR ŞEY YOK'Çebi, “Bir-iki kötü sonuç geldiği için doğal olarak hoca aradığımız yönünde ortaya iddialar atılıyor. Özellikle de Lucescu ismi çok konuşuldu. Tabii ki kendisi değerli bir teknik adam. Ancak şu ortamda onunla görüşmemiz ve teklifte bulunmamız söz konusu bile değil. Hocamız Slaven Bilic’in sonuna kadar arkasındayız. Evet, birkaç kötü sonuç almış olabiliriz ancak henüz biten bir şey yok. Ama şu var ki; günümüzde artık her şey başarıya endeksli. Başarısız olanın bu ortamda yerinin olması zor. Bir futbol takımında başarısızlık varsa; hoca da gider, futbolcu da gider, yönetici de gider... Kimsenin yeri garanti değil. Şu anda hedefimizden bir sapma yok. Ancak sezon sonunda baktığımızda ortada istenmeyen bir durum varsa gereken kişiler gidebilir. Ancak tekrar vurguluyorum; ‘mevcut hocamızı gönderelim yerine şu gelsin’ diye asla bir düşüncemiz yok” diye konuştu.'DEMBA BA ESKİ GÜNLERİNE DÖNECEK'Ahmet Nur Çebi, taraftarların adına beste bile yaptığı Demba Ba’nın son dönemdeki performans düşüklüğü ile ilgili de konuştu. Çebi şu ifadeleri kullandı: “Kendisiyle özel bir görüşme yapmadık. Arada bir konuşuyoruz, sohbet ediyoruz. Onun da gol kaçırdığı zaman morali bozuluyor, kötü hissediyor. Her futbolcu özellikle büyük oyuncular dönem dönem bu tip inişler yaşayabiliyor. Demba Ba’nın içinde bulunduğu durum da aynen bu. Ancak göreceksiniz yakın zamanda çıkışa geçecek ve ligdeki ilk maçla birlikte eski günlerine dönecek.”FUTBOLCULARA PSİKOLOJİK DESTEK ŞAMPİYONLUK SEFERBERLİĞİArka arkaya alınan kötü sonuçlar, Beşiktaş Yönetimi’ni harekete geçirdi. Takımın içinde bulunduğu durumu en çok destek olunması gereken zaman olarak belirleyen yönetim kurulu, bu sebeple Ümraniye’de transfer ve sözleşme gibi konuların konuşulmaması kararını aldı. Aynı zamanda futbolcuların son maçlardaki yetersizliğinin fiziksel değil mental olduğunu ve maça kendilerini tam olarak veremediğini düşünen Siyah-Beyazlı kurmaylar, gerekirse oyunculara psikolojik destek de verecek. Bu doğrultuda devre arasında takıma katılan ve daha çok altyapı ile ilgilenen spor psikoloğu Ömer Ateş’ten destek alınacak.HTSPOR / Kartal YİĞİT
Reklam
"Beni Mal Gibi Trabzonspor'a Sattılar"
Ligin devre arasında çok konuşulan bir transfer sürecinin ardından Trabzonspor'a transfer olan Erkan Zengin, transfer sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.Tecrübeli oyuncu, 'Ben Fenerbahçe ile görüşürken, Eskişehirspor Başkanı beni arayarak, 'Seni Trabzonspor'a verdik' dedi ve telefonu suratıma kapattı. Çocuğumla, eşimle İstanbul'a kadar gitmişken, beni mal gibi sattığını söyledi' dedi.Bordo-mavili ekibin devre arası transfer döneminde Eskişehirspor'dan kadrosuna kattığı tecrübeli oyuncu Erkan Zengin, kulübün resmi dergisine açıklamalarda bulundu. İsveç Milli Takım forması giyen Erken Zengin, U15-16 ve 17 kategorilerinde Türkiye forması giydiğini belirterek, 'Ancak hem okulum vardı, hem de çok sık maçlar oluyordu ve seferlerle birlikte çok yorucu bir hale gelmişti milli kamplar. Bu sebeple ailemle görüştüm ve U21'de İsveç'i seçtim. A Milli Takım aşamasına geldiğimizde, öncelikle İsveç'ten bir kaç davet aldım ama sakatlığım nedeniyle gitmedim. Bu aşamada Türkiye'den herhangi bir teklif almadım. Ne zaman ki İsveç'i seçtim, sonra Türkiye A Milli Takımı'ndan davet aldım. Ancak tabii doğal olarak iş işten geçmişti dedi.'İSVEÇ MİLLİ TAKIMI GİBİ OLMALIYIZ'İsveç Milli Takımı'nın kaliteli oyunculardan kurulduğunu belirten Zengin, 'İsveç Milli Takımı'nda herkes aşmış durumda. Hepsi kaliteli futbolcular, iyi insanlar. Futboldan öte oradaki ortam bizi çok daha iyi yapıyor. Mesela Trabzonspor'da da bu ortamı yakalasak bir çok şeyi aşmış oluruz. Bence sahadaki problemlerden önce, dışarıda takım olabilmek çok daha önemli. Zaten dışarıda bu kimliği oluşturduğunuzda sahada da her şey kolaylaşıyor. Tabii İsveç'te ben, Jimmy Durmaz ve bir kaç genç oyuncu hariç çoğunluk uzun yıllardır beraber oynayan isimler. Trabzonspor'da da inşallah kısa zamanda bunu yakalayabiliriz. Çünkü oradaki arkadaşlık çok çok iyi seviyede' ifadesini kullandı.'ESKİŞEHİR TARAFTARINA TEŞEKKÜR EDEMEDİM'Eskişehirspor taraftarı ile arasında hiçbir sıkıntı olmadığını belirten yıldız oyuncu, 'İyi günde de, kötü günde de hep en çok alkış alan isimlerden biri oldum. Bir an olsun benden desteğini esirgemediler. Orada futbolumu geliştirip milli takıma kadar geldim. 5 senemi verdim orada. O yüzden onlara da çok teşekkür ediyorum, çünkü o taraftarın da bende büyük hakkı var. Orada da ekmek yedim. Maalesef onlara sıkıntılı transfer dönemi nedeniyle teşekkür etme fırsatı bulamadım diye konuştu.'BAŞKAN BENİ MAL GİBİ SATTIĞINI SÖYLEDİ'Trabzonspor'a transferinde yaşanan sürecide aktaran Zengin, 'Öncelikle benim transferimin başında Trabzonspor kesinlikle yoktu. Biraz da sıkıntı bu yüzden çıktı diyebilirim. Eskişehirspor Başkanı bana 'Seni Trabzonspor ya da şu kulüpler istedi' demedi. Bana sadece 2 ay önce 'Alacaklarını bırak ve şu kadar para getir. O zaman gidebilirsin' dendi. Ben de 'Tamam' dedim ve menajerim ile bana gelen teklifleri değerlendirmeye başladım. Ben de son gün Eskişehir'deki evimi de sattım ve geri dönüşü olmaksızın bana ciddi bir teklif yapan Fenerbahçe ile görüşmeye gittim. Ben Fenerbahçe ile görüşürken, bir akşam bana Eskişehirspor Başkanı'ndan telefon geldi. Başkan 'Seni Trabzonspor'a verdik' diyerek telefonu suratıma kapattı. çocuğumla, eşimle İstanbul'a kadar gitmişken, beni mal gibi sattığını söyledi. Beni Trabzonspor'dan arayan bile yoktu henüz. Bu süreci bir de basına yansıttı Eskişehirspor. Bir sürü televizyon kanalı beni aradı ve en sonunda o aramaları cevaplayarak o açıklamaları yaptım. Buradaki tepkim tamamen Eskişehirspor Başkanı'naydı, başka hiç kimseye değil. Eğer söz konusu kulüp Fenerbahçe değil, örneğin Karabükspor olsaydı da ben yine aynı tavrı sergileyecektim. Bir insana eşya gibi davranırsanız, onun da 'Ben hiçbir yere gitmiyorum' demesi en doğal tepkidir. Yoksa ben futbolcuyum, her yerde oynarım. Beni arayıp 'Mısır'dan seni istiyorlar' deselerdi de ailemle düşünüp, değerlendirip gerekirse oraya da giderdim. Benim işim bu, aileme bu şekilde bakıyorum. İnsanların bana tepki göstermesini anlıyorum ama bazen her şey dışarıdan gözüktüğü gibi olmuyor. Bana 'Trabzonspor da seni istiyor' deselerdi bile bu süreç böyle olmazdı. Zaten taraflar Trabzonspor ve Fenerbahçe olduğu için bu kadar konuşuldu her şey' dedi.'BAŞKAN VE HOCAYI MAHCUP EDEMEM'Yaşananlardan sonra Türkiye'ye dönmeyi düşünmediğini belirten Erkan Zengin, 'Tüm bu olaylardan sonra bir daha geri dönmemek üzere İsveç'e gittim. Kesinlikle dönmeyi düşünmüyordum. Ne haberlere baktım, ne kimseyle görüştüm. O sırada KAP'a açıklama yapılmış, haberim yok. Hatta KAP açıklamasını Trabzon'a geldiğimde duydum. Fikrimi değiştiren şey ise havalimanında Başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu ve teknik direktörümüz Ersun Yanal'ı görmem oldu. Ben onları gördüğümde 'Trabzonspor benim kaderim. Oraya gitmekten kaçışım yok' dedim. Böyle önemli insanların sırf benim için kalkıp İsveç'e kadar gelip beni onurlandırmasından sonra artık reddedemezdim. Hatta son bir kaç maçtır etkisizim ve bunlar benim aklıma geliyor. Diyorlar ki 'Şu kadar para alıyor' falan, artık para yok ortada. Bu benim için başka bir noktaya geldi, o insanları mahcup edemem. Para artık çok arka planda. Yoksa ben bu paralara Eskişehirspor'da da oynardım. Hoca'nın ve Başkan'ın İsveç'e gelmesinin ardından da sadece eve gidip çantamı hazırladım ve olay orada bitti' ifadesini kullandı.Cihan
Milli Takım, Nisan Ayında Yükselişe Geçti
FIFA'nın aylık olarak yayınladığı Dünya Sıralaması'nda A Milli Futbol Takımı, dört sıra yükseldi ve 603 puanla 52.'liğe çıktı.Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) dünya sıralamasında 4 basamak ilerleyen Türk Milli Takımı, 52’nci sıraya yükseldi.FIFA’nın internet sitesinden açıklanan nisan ayı dünya sıralamasına göre, 2014 FIFA Dünya Kupası’nın şampiyonu Almanya zirvedeki ve Dünya Kupası finalisti Arjantin 2’nci sıradaki yerini korudu.2016 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016) elemelerinde ay içinde oynadığı Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail maçlarını kazanan Belçika, 3’üncü sıraya tırmanarak tarihinin en iyi derecesine ulaştı.EURO 2016 elemelerindeki 5. karşılaşmasında deplasmanda Hollanda ile 1-1 berabere kalan ve hazırlık maçında Lüksemburg’u 2-1 yenen Türkiye, aylar sonra yükselişe geçti. 4 basamak atlayan ay-yıldızlılar, 52’nci sıraya çıktı.Milli takımın EURO 2016 elemeleri A Grubu’ndaki rakiplerinden Hollanda bir basamak gerileyerek 6’ncı sıraya indi. Gruptaki diğer takımlar Çek Cumhuriyeti 19’uncu, İzlanda 38’inci, Letonya 85’inci ve Kazakistan 133’üncü sırada yer aldı.FRANSA VE İTALYA İLK 10’UN DIŞINDA KALDIAvrupa’nın önemli takımlarından Fransa ve İtalya, 3 basamaklık düşüşle ilk 10’un dışında kaldı. Fransa 11’inci, İtalya ise 13’üncü sıraya geriledi.Dunga’nın yönetiminde yükselişini sürdüren Brezilya, bir basamak atladı ve 5’inciliğe yerleşti. Evsahipliği yaptığı 2014 FIFA Dünya Kupası’nın yarı finalinde 7-1’lik tarihi skorla Almanya’ya yenilen Brezilya, Dunga teknik direktörlüğe geçtikten sonra oynadığı 8 hazırlık maçını da kazanmıştı.Sıralamada ilk 10’a giren ülkeler şöyle:1 Almanya 1687 2 Arjantin 14903 Belçika 1457 4 Kolombiya 1412 5 Brezilya 1354 6 Hollanda 1301 7 Portekiz 1221 8 Uruguay 1176 9 İsviçre 1135 10 İspanya 1132 AMK Spor
'Bu Bir Terör Saldırısıdır'
Fenerbahçe’nin önde gelen isimlerinden, eski başkan Ali Şen, takım otobüsüne yapılan saldırının futbolla ilgili olmadığını, bunun bir terör saldırısı olduğunu düşündüğünü söyledi.TRABZONSPOR’LA UZAKTAN YAKINDAN İLGİSİ YOKRadyospor’da Özgür Sancar ’ın canlı yayın konuğu olan Şen, “Dünyanın her yerinde sorunlar var. Futbol fatanizmi ile terörizmi birbirine karıştırmamak gerek. Yapılan olayın Trabzonspor’la uzaktan yakından ilgisi olmadığına inanıyorum. Bütün mesele Trabzon şehrinin yakınında olması. Güney’de olabilirdi. Ben bunun futbolla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bir terör saldırısı olarak düşünüyorum. Ama dünyanın her ülkesinde bunlar oluyor. Her şeyi adalete bırakmak gerekir” dedi.YÖNETİMİN KARARINI ONAYLIYORUMŞen, “Fenherbahçe yönetiminin kararını onaylıyorum. ‘Bu işin yapanın adaletin önüne çıkarılmadan biz bu oyunu oynamıyoruz’ dediler. Herkes bunu onayladı. Gerekli tutum takınılmıştır. TFF’nin de ligi bir hafta tehir etmesi çok doğru. Bu bir zayıflık değil, karşı tarafa karşı takınılmış çok ciddi bir tavırdır” ifadelerini kullandı.ARANIN ARDINDAN YÖNETİMİN MAÇA ÇIKMIYORUZ DİYECEĞİNİ SANMIYORUMEski başkan Şen, “Fenerbahçe yönetim 1 hafta aranın ardından da, failler bulunamadı, ben sahaya çıkmıyorum demesin. Tepki ortaya konmuştur ve sonuç alınmıştır. Bundan sonra TFF ve diğer kulüplerle birlikte bir bütün olarak hareket etmeliler. Yönetimin tepkisi doğruydu. TFF ve kulüpler buna tepkisiz kalsaydı, Fenerbahçe’nin biz maçlara çıkmıyoruz tepkisini sürdürebilirdi. Ama herkes basın, kulüpler Fenerbahçe’nin yanında oldu. 1 haftanın ardından yönetimin maça çıkmayacağız diyeceğini sanmıyorum” şeklinde konuştu.KUYT KORKMASIN, DİĞER YABANCILAR DA KORKMASINAli Şen, yabancı oyuncuların bu olaydan çok etkilenip, gitme kararı aldığı yönündeki iddialar için ise “Futbolcuların morallerinin düzelmesi için psikoloğ tutulması fikri fene değil. Ama futbolcular çocuk değil. Milyon euroları alanlar çocuk olamaz zaten. Güney Amerika’da futbol oynayanlar neden ürksün, oralarda daha fazla kan dökülüyor. Daha kötü olaylar oluyor. Afrika’da zaten şiddet olayları çok sık oluyor. Hatta Kuyt bile korkmasın, kendi memleketinde de olaylar oldu. Yabancı futbolcular psikoloğ, dişim-başın ağrıdı demesinler. Destek çıksınlar. Hiç biri çocuk değil” dedi.PARANIN YÜZÜ TATLIDIR. YAZIN DA ÇOK OYUNCU GELİRAli Şen, saldırı nedeniyle gelecek yaz yabancı transferinin zor olacağı yönündeki düşünce için ise Şen, “Bir ülkede bir olay olursa insanlar ürker, gitme konusunda tereddüt eder. Turizmde de bu böyledir. Ama paranın yüzü tatlı. Parayla ilgili bunlar. Dolayısıyla son noktada para bu işi çözer” değerlendirmesinde bulundu.BU OLAY FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUK ŞANSINI DEĞİŞTİRMEZAli Şen, şampiyonluk yarışı için “Çok güzel bir yarış, puan farkları az olması daha da heyecanlı yapıyor. Saldırı olayı Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansını etkilemez. Fenerbahçe camiası her zaman ne kadar büyük olduğunu, kulübün başı derde girdiği, kulübün başındakilerin başı ağrıdığı zaman sokakta, tribünde nasıl birleştiğini herkes gördü. Bir kulübün taraftarı nasıl olur, Fenerbahçe taraftarının bakın, oradan öğrenin” dedi.Radyospor
Reklam
Mucize Adam Felipe Melo!
Bel fıtığından ameliyat geçirdikten sonra büyük ihtimalle sezonu kapatacağı tahmin edilen Brezilyalı futbolcu, kendisine verilen programın da önüne geçerek müthiş bir ilerleme kaydetti. Liglerin de 1 hafta ertelenmesiyle, Sambacı'nın ligde oynayacağı maç sayısının artacağı belirtiliyor.Geçtiğimiz ay bel fıtığı nedeniyle ameliyat edilen Brezilyalı futbolcunun büyük ihtimalle sezonu kapatacağı tahmin ediliyordu. Ancak hızlı bir iyileşme süreci geçiren Sambacı, doktorların kendisine verdiği programı harfi harfine uygulayıp, hatta daha da önüne geçip, inanılmaz bir ilerleme kaydetti. Onun yokluğunda savunmasında büyük zorluklar yaşayan ve neredeyse maç başına 2 gol yemeye başlayan Sarı-Kırmızılılar, Melo’nun bir an önce dönmesini bekliyor.Şu sıralarda Florya Metin Oktay Tesisleri’nde fizik tedavi çalışmalarını sürdüren tecrübeli futbolcu, ligin kalan maçlarında bir şekilde takıma dahil olmak istiyordu. Liglerin 1 hafta süreyle ertelenmesi, işte bu nedenle en çok da Melo’nun işine geldi. Mayıs ayının sonuna kadar Galatasaray’ın 8 lig maçı bulunuyor. Gelişmeler gösteriyor ki, Sambacı nisan ayındaki maçları kaçırsa bile, büyük ihtimalle mayıs ayında formasına kavuşacak. Bu da Brezilyalı yıldızın Konya, Mersin, Gençlerbirliği, Beşiktaş ve Rize sınavlarında yer alabileceği anlamına geliyor.15 puana katkısı olabilirBu maçlarda alınabilecek 15 puan olduğu göz önüne alındığında, Melo’nun ne denli kritik bir virajda takıma katılacağı daha net anlaşılabilir. Ayrıca Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası’nda da büyük ihtimalle yoluna devam edeceği için yarı final ve final karşılaşmalarında Melo’nun ilk 11’de görev alma şansı yüksek. Teknik heyet, yıldız futbolcunun bu çalışma temposundan oldukça memnun. Hatırlanacağı üzere bir süre önce çalışmalarını Brezilya’da sürdüren Melo’ya mesaj gönderilmiş ve “Kendini bu kadar zorlama. Gerekirse bu sezona yetişme ama futbol hayatını sakın riske atma” denmişti. Melo buna rağmen beklenenden hızlı bir iyileşme süreci geçirmeye devam ediyor.Skorer
Futbolculardan Sendika Hazırlığı
Süper Lig'de mücadele eden 18 takımın kaptanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bugün ya da yarın Ankara'da bir araya gelecek.Bu görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Futboldan gelen biri olarak bizi en iyi siz anlarsınız' denecek ve grev hakkı için yardım istenecek.Futbolun ana unsurları olarak artık söz sahibi olmak istediklerini dile getirecek futbolcular, 'Hep yan unsurlar nedeniyle gerilen ortam, artık canımızı tehlikeye sokar hale geldi. Biz futbolcular bir sendika ya da birlik ile artık sesimizi duyuracağız' diyecek ve bu konuda fikir alacak.Sendikalaşma için Fenerbahçeli Alves ve Meireles'ten Portekiz'deki, Arda'dan İspanya'daki durumun öğrenildiği, Emre'nin İngiltere'deki çalışmalar hakkında bilgi aldığı ve tüm bunlar ışında bir dosya hazırlandığı öğrenildi. Sendika kurulduğunda futbolcuların kulüpleriyle yaşadıkları haksızlıklarda da futbolcular birlik olup 'Grev yapıyoruz' diyebilecek.Sabah
Erdoğan: "400 Olmadı da Diyelim ki 335 Oldu..."
Bir süredir yeni anayasa için 400 milletvekili çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, '400 olmadı da diyelim ki 335 oldu. Referandum şansının yakalanması dahi olumlu netice verecektir.' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tahran ziyaretinden dönüşte uçakta konuştu, Fenerbahçe’ye yapılan saldırı, Savcı Kiraz’ın katledilmesi sonrasında adliye girişlerindeki güvenlik önlemlerine yönelik tartışmalar ve bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.Erdoğan, “Nasıl bir seçim atmosferi öngörüyorsunuz ve 8 Haziran’da nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:“Benim bütün arzum yeni anayasayı yeni Türkiye hedefiyle çıkartabilecek bir sayının ortaya çıkması. Ben bunu 400 olarak ilan ettim. Başkanlık sisteminin ne kadar önemli olduğunu işlemeye devam ediyorum... 400 olmadı da diyelim ki 335 oldu. Referandum şansının yakalanması dahi olumlu netice verecektir. Kamuoyu araştırmalarımızda bunu gördük.''Aziz Bey'i de aradım'Fenerbahçe’ye yönelik silahlı saldırının bizzat takipçisi olacağını ve Trabzon Valisi, Emniyet Müdürü, İçişleri Bakanı başta olmak üzere tüm yetkililerle ilk dakikadan itibaren temasa geçtiğini kaydeden Erdoğan, 'Bu saldırı en kısa sürede aydınlatılacak' dedi.Erdoğan, sarı-lacivertli ekibin yaşadığı saldırının ardından Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile telefonla görüştüğünü söyledi.Erdoğan, şunları söyledi:'Aziz Bey’i de aradım. Teknik direktörü, İsmail kardeşimi 2 kez aradım, takım kaptanı Emre Belözoğlu’nu iki kez aradım. Olayın olduğu anda, hem uçaktan indikten hem de ertesi sabah tekrar aradım. Çünkü ertesi sabah hemen İsmail Hoca 'Kısa bir antrenman yaptırmak suretiyle o gece evlere göndermedik. Samandıra’da kaldık. Eğlenceli bir şey yapıp da psikolojik olarak moral vereyim' dedi.''Erteleme kararına destek verdim'Ligleri erteleme kararına kendisinin de destek verdiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:'Sağolsun gerek Kulüpler Birliği gerek Federasyon bu konuda da bizimle bir irtibatları oldu. Ben de kendilerine hükümetimizin de yaptığı bir tavsiye vardı, hiç olmazsa 1 hafta erteleme yani benimle de paylaştılar ben de aynı kanaatleri o geçmişten gelen birisi olarak isabetli olur diye ifade ettim. Çünkü psikolojik olarak bir yıkım var. ‘Bütün lig bir hafta tatil edilirse kupayla beraber isabet olur’ dedim. Onların da kararları o doğrultudaydı. Ardından da Kulüpler Birliği’nden bir heyetin Fenerbahçe Kulübü’nü ziyaret etmesi de anlamlı.'Erdoğan, “Tavsiye sizden mi gitti?” sorusuna ise “Yok onlar konuyu çalıştılar bizimle de böyle bir şey düşünüyoruz diye ‘Ne dersiniz’ diye paylaştılar. ‘İsabetli olur’ dedik' dedi.'Türkiye’de jüristokrasi mi oluşturmak istiyorsunuz?'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savcı Kiraz’ın şehit edilmesinden sonra bir tartışma ortamı oluştu. Devamı gelir mi, bununla ilgili bir şeyler yapılıyor mu?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:“Geçenlerde Sayın Başbakan’la da İçişleri ve Adalet bakanlarıyla da konuştuk. Burada en ufak tavize fırsat verilmemesi lazım ama medya mensuplarına da çok büyük görev düşüyor. Saygısızlık yapıyorlarsa, böyle bir teröristi kalkıp saldırgan diye, eylemci diye ifade edenlere gereğini söylemek gerekir. Çekinmenin anlamı yok. Ben seçimler noktasında falan bu tür şeylerden çekinmiyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar. Fakat başka bir vaka var. Bakıyorsunuz baro, işte çıkmışlar gazetelere tam sayfa ilan veriyorlar ve yine tehdit ediyorlar. Üstelik barolar olarak siz, yargının tamamı da değilsiniz, 3 ayağından birisisiniz. Kalkıp da Türkiye’de bir jüristokrasi mi oluşturmak istiyorsunuz. Böyle bir şeye mi Türkiye’yi götüreceğinizi zannediyorsunuz. Türkiye öyle affedersiniz bir kabile devleti değil, o işler geride kaldı, o eski Türkiye’ydi. O ilanları görünce güldüm, gerçekten ‘vah zavallılar’ dedim, ‘siz Türkiye’yi ne zannediyorsunuz’ dedim. Türkiye’yi eğer Barolar Birliği idare etmek istiyorsa, hodri meydan çıksınlar siyaset meydanına. Ben burada açık söylüyorum adalet saraylarında adliyelerde bu aramaların kesinlikle yapılması lazım. Bu bir. İki, kesinlikle özel güvenliğin kamu kurumlarının tamamından bence ayıklanması lazım.”Erdoğan, “Sadece kamu kurumları mı?” sorusuna ise, “Benim ilk hedefim bu kamu kurumları. Ancak özel sektörde de talep olursa İçişleri Bakanlığı özel bir hazırlık yapabilir. O gün orada bunların bu kadar rahat içeri girmesi, birinde şemsiye birinde cübbe 6 kat çıkması sormazlar mı ‘neredesin sen güvenlik’ diye. Çantamızı aratmayız, yok üstümüzü aratmayız demek doğru bir yaklaşım olamaz. Vaka ortada. Bu gerçekten bir avukat da olabilirdi. Bizim tüm avukatları gölgelemek gibi bir niyetimiz asla olamaz. Ama yaşananların unutulması da doğru olmaz” yanıtını verdi.Özel güvenlikçilerin çoğunun emekli olduğunu belirten Erdoğan, “Gençler varsa emniyete ve ya güvenlik teşkilatımıza girecek kalitede, kapasitede olanları rahatlıkla alınabilir. Özel güvenlik adeta memur gibi sabah gel akşam evine git. İstim üzerinde değil” dedi.'Haklarımı arayacağım'Kendisine yönelik hakaretlere karşı açtığı davaları da değerlendiren Erdoğan, “Bir başbakana bir cumhurbaşkanına isteyen istediği gibi hakaret edip bu karşılıksız mı kalmalı? Burada kendimi normal bir insan yerine koyuyorum ve avukat arkadaşlarıma diyorum ki eleştiri değil, hakaret noktasında kim yaparsa siz de hukuk içinde gereği neyse yapacaksınız. Çünkü bize yapılanlar, o köşe yazarlarına veya o gazetelerin patronlarına yapılsa, ailelerine varıncaya kadar, bunlar karşısında eyvallah edebilirler mi? Gazetelerin kendi arasında olanlarda edebiliyorlar mı? Çılgına dönüyorlar. Hukuk devletiysek ben de hukuk içinde sonuna kadar haklarımı arıyorum ve arayacağım” diye konuştu.'Yemen için bazı şeyler yapalım istiyoruz'İran ziyaretini de değerlendiren Erdoğan, Yemen konusunda aktif rol oynayabilecek ülkelerin Türkiye, Suudi Arabistan ve İran olduğunu söyledi. “Yemen için Bazı şeyler yapalım istiyoruz” diyen Erdoğan, “Fakat her şeyden önce Yemen’deki grupların birbiriyle anlaşmasına zemin hazırlayacak bir yaklaşım içinde olmamız lazım. Üç ülkenin diplomatik yolla çözmenin gayreti içinde olmasında büyük fayda var. Onlar da olumlu bakıyor” dedi.'Birileri Şia olabilir'Erdoğan, “Ortadoğu’da mezhep ayrılığına gidilmesi endişesi var. Türkiye’yi de belli bir mezhep üzerinden politika üretiyor diye eleştirenler var” yorumunu şöyle değerlendirdi:“’Türkiye mezhep eksenli bir ayrışmaya veya bir tavra gidiyor’ ifadesini kabullenmemiz kesinlikle mümkün değil. Bizim için belirleyici güç mezhep değil, belirleyici olan İslam’ın ta kendisidir. Birileri Şia olabilir, ülkemde ağırlıklı olarak Sünniler olabilir. Ancak inanç noktamızdaki geleceğimizi ne Sünnilik belirler ne de Şia. Mezhepsel anlayışınızı karşı bir mezhebe dayatırsanız, siz ümmeti parçalamış olursunuz. Şu anda İslam dünyası parçalanma riskiyle karşı karşıya. Bunu durdurmak gerekiyor. Ama birileri ‘Daha fazla silah satabileceğimiz bir pazar oluşturalım’ mantığıyla hareket ediyorsa, zaten bu işi çözmek mümkün değil. Şu anda görünen böyle bir pazar gayreti içerisinde olanlar da var. Bunun olmaması için inşallah bir gayret koyalım diyoruz. Pakistan Başbakanı Nevaz Şerif bizdeydi.En kısa zamanda Endonezya ve Malezya seyahati düşünüyorum. Sonra tekrar Suudi Arabistan ziyareti yapmak suretiyle bu süreci daha etkin hale getireceğiz.”'Seçim listelerini bana sormayın'Seçim listeleriyle ilgili değerlendirilmesini soran gazetecilere “Artık seçim listelerini bana sormayacaksınız” diyen Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun MHP’den aday olmasını ise”Hayırlı olsun” sözleriyle yorumladı.'Paralel yapı jandarmayı kullandı'MİT tırları konusunda gözaltına alınanların ağırlığını subay-astsubayların oluşturduğunu kaydeden Erdoğan, “Şu anda orada paralel yapı, maalesef jandarmamızı kullanmak suretiyle böyle bir adımı attı. Jandarmamız bu paralel yapı tarafından kullanıldı, öyle düşünüyorum. Biz bu görevde olduğumuz sürece bu işin peşini asla bırakmayacağız. Sessiz kalırsak hesabını tarihe veremeyiz. Şimdi kaçıyorlar. Kaçmayanlar da biliyor ki er veya geç bu bana da gelecek” dedi.1915 olaylarının 100. YılıErdoğan 1915 olaylarının 100. Yılı stratejisini ise şöyle açıkladı:“Bu yılın mesajını biz 23 Nisan’da İstanbul’daki Barış Zirvesi’nden vereceğiz. İlk gün İstanbul’da Barış Zirvesi, ertesi gün hep birlikte Çanakkale’de, şehitlikte görevlerimizi yerine getireceğiz. 3. Gün Avustralya ve Yeni Zellanda Devlet Başkanları orada şafak ayinini yapacaklar, Gençlik ve Spor Bakanlığımız da 3 gün orada güneşe sabah namazını müteakiben bir yürüyüşe çıkıyorlar. Ve şimdi ASALA geleceğini bildiren ülkelere tehdit yağdırıyor, ‘Gitmeniz halinde siz bilirsiniz’ gibi. Kimin neden rahatsız olduğu çok açık ortada. Onların arkasında da kimlerin oldu ortaya çıkar.”Mısır için 4 şartSuudi Arabistan ziyaretinden sonra Mısır’la da Yemen üzerinden bir yakınlaşma olduğuna dair analizlerin olduğuna ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Erdoğan, Mısır için 4 şart öne sürdü. Erdoğan şöyle dedi:“Açık söylüyorum; demokrasiye inanmış bir insan olarak bir defa darbecileri tasvip etmem mümkün değil. Sayın Mursi yüzde 52 oyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’dır. Özgürlüğünü vermeleri gerekir. İki; Batı idama karşı olduğunu söylüyor mu? Orada 3 bin kişinin idamı söz konusu. Bunların kaldırılması lazım. Üç; 18 bine yakın siyasi tutuklunun yeniden yargılanmaları ve önlerinin açılması lazım. Dört; siyasi partilere kendilerine göre gereksiz yasaklar getirmişler. Eğer bunların zerre kadar demokrasi anlayışı varsa açsınlar önünü. Bu bir gaz sıkışması getirir. Allah muhafaza, ulusların geleceği için de çok ciddi sıkıntılar meydana getirebilir. Bazıları çıkıp “Türkiye bizim iç işlerimize karışmasın!” diyor. Bizim iç işlerinizle alakamız yok. Herhangi bir ülkede özgürlüklere yönelik bir şey oluyorsa, herhalde biz de düşüncelerimizi söylemek zorundayız. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni dünya niye paylaşmış? Öyleyse sen de buna sadık olacaksın.”Kaynak: Hürriyet ve Milliyet
Reklam
Her Göztepeli'nin Bilmesi ve Yapması Gereken 20 Şey
1925 Yılında Altay’ın yaptığı bir seyahat sırasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle kulüpten ayrılan bazı futbolcular, seyahat dönüşü vapur iskelesi yanındaki Mez Gazinosunda toplanarak Göztepe semtinde bir spor kulübü kurmaya karar verirler. 14 Haziran 1925’te yapılan kongrede Göztepe Spor Kulübü kurulur. Kulübümüzün ilk resmi adresi Mithatpaşa Caddesi 1091’dir. O gün yapılan ilk kongrede Göztepe’nin Fahri Başkanlığına o günün Valisi Kazım Dirik seçilir. Kuruluş Kongresinde kulübün adının bulunduğu semtin adı olan “Göztepe” ismini almasına ve renklerinin sarı ve kırmızı , formasının çubuklu olmasına karar verilir. Göztepemiz 1967 yılında halen merkezimiz olan Mithatpaşa Caddesi 1170 nolu adrese taşınır. Kulübümüzün ilk yönetim kurulunda Fehmi Simsaroğlu, Turan Dirik, Mühendis Aziz Bey, Mustafa Bey, Murtaza Bey, Şerif Bey, Alaaddin Bey, Ahmet Özgirgin, Adil Burgöz, Muammer Akar, Nüzhet Bandak, Ahmet Serimoğlu, Kenan Bey, Nebil Çobanoğlu ve Cevat Bey görev alırlar.Göztepe tarihinin ilk efsane ismi Fuat Göztepe, 1931 yılında Altay’dan Göztepe’ye geçmiştir. Soyadını Kulübünden alan Fuat Göztepe 5 kez Milli Takım formasını da giymiştir. Kulübümüzün kurulduğu yıllarda ulusal müsabakalar olmadığından Göztepe’miz Mahalli Lig müsabakalarına katılmıştır. 1937 yılında dönemin Vali'sinin emriyle İzmirspor ile birleşip Doğanspor adı alır. O sezonda Doğanspor adıyla Mahalli Lig şampiyonu olan Göztepe'miz, Vali'nin tayininin çıkmasıyla tekrar Göztepe adıyla faaliyetlerine devam eder. 1940’lı yıllara Mahalli Lig'de damgasını vuran Göztepe'miz, 1941,1942,1943,1945 ve 1949 yıllarında toplam 5 kez İzmir Mahalli Lig Şampiyonu olur. 1950 senesinde final gruplarında rakiplerini yenen Göztepe’miz “TÜRKİYE ŞAMPİYONU' unvanı ile ilk ulusal başarısını kazanır. Aynı sene Başbakanlık Kupası’nda, Fenerbahçe ile yaptığı karşılaşmada 2-1 yenilir. 1959 yılında Türkiye Profesyonel Birinci Ligi’nin kurulması ile birlikte Göztepe'miz İstanbul, Ankara ve İzmir’den seçilen 16 takım arasına girer. İlk yıllarda orta sıralarda yer alan bir takım hüviyeti taşıyan takımımız bu dönemde ilkeli ve tutarlı yönetimiyle efsane takımının altyapısını oluşturdu. Göztepe Efsanesi esas olarak 1960’lı yıllarda oluşur. Efsane takımı oluşturan yöneticilerimiz, teknik direktörümüz ve futbolcularımız o dönemde aşağıdaki başarılara imza attı : - Avrupa Fuar Şehirleri Kupasında Çeyrek Final (1967 – 1968)- Avrupa Fuar Şehirleri Kupası Yarı Final 1968 – 1969 (Şimdiki UEFA Kupası)- 2 Türkiye Kupası Şampiyonluğu (1968 - 1969, 1969 – 1970)(1967-68 Sezonunda Altay ile oynanan final karşılaşması 2-2 sonuçlanır.Kura sonucu kupayı Altay kazanır)- 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası (1969- 1970)( F.Bahçe’yi 3-1 yenerek)Göztepe'miz 1976-1977 yılında 18 yıl aralıksız mücadele ettiği Türkiye Birinci Ligi’nden 2. Lig’e düşer. 1977-1978 sezonunda 2.lig şampiyonu olup yeniden Türkiye 1. ligine döner. İki sezon Türkiye 1.Liginde oynayan Göztepe’miz ne yazık ki 1979-1980 sezonu sonunda bir kez daha 2.lige düşer. 1980-1981 sezonunda yeni bir başarı gelir ; Ligi şampiyon olarak bitirir ve Türkiye 1.ligine yükselir. Ancak Göztepe’miz yeni bir başarısızlık ile karşı karşıya kalır ve 1981-1982 sezonunda 2.lige düşer 2.Lig’de 18 yıl mücadele edilir.1997 yılında Dinç Bilgin yönetimi Göztepe Spor Kulübü Futbol Takımının Türkiye Birinci Lig özlemini 1998-1999 sezonunda sona erdirir. Ancak 1999- 2000 sezonunda Türkiye 1. Ligi’nde başarılı olamayan takımımız yeniden 2. Lig’e düşer. Bir sonraki sene tekrar Birinci Lige çıkma başarısı gösteren futbol takımımız, 2001-2002 ve 2002-2003 sezonlarını Süper Lig’de tamamlar.2002-2003 sezonu sonunda son kez oynadığı Süper Lig’e veda eden Göztepe’de tam bir çöküş başlar. 2003-2004 yılında 2.lig A kategorisine veda eden Göztepe’miz, ertesi yıl 3.lige düşer. 2005-2006 sezonunda zor da olsa 3.ligde kalan Göztepe’miz, 2006-2007 sezonu sonunda tarihinde ilk kez profesyonel liglere veda eder. Borçları nedeniyle transfer yasağı konan, tüm mallarına haciz gelen, elektrik ve suyu kesilen Göztepe, Ağustos 2007’de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkartılır. Yapılan ihale sonucu Altınbaş Holding Göztepe’mize sahip çıkarak efsaneyi yeniden canlandırmak için çalışmalara başlar.2007-2008 sezonunu tarihinde ilk kez amatör ligde geçiren Göztepe’miz sezon sonunda yeniden Profesyonel Lig’e döner. 2008-2009 sezonuna TFF Üçüncü Ligi’nde start verir.2008-2009 sezonunda 3. Lig 2. Grupta mücadele eden Göztepe’miz, 2008-2009 sezon sonunda T.F.F. 3. Ligi Yükselme Grubunu birinci sırada bitirerek T.F.F. 2.Ligi'ne şampiyon olarak çıkar. 2009-2010 Sezonunda 2.Lig’te Yükselme Grubu'na kalan Göztepe’miz burada 8.olunca 1.Lig'e çıkamaz. Ancak 2010-2011 sezonu gene başarı ile biter. 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Göztepe’miz ligi lider bitirerek 2010- 2011 sezonunda Bank Asya 1.Lig'e yükselir. 2011-2012 sezonunda Bank Asya 1.liginde mücadele eden Göztepemiz ligi 41 puanla 13.sırada bitirdi. 2012-2013 sezonunda PTT. 1 ligden Spor Toto 2.lige düşen Göztepemiz’de Başkanlık koltuğuna Hüseyin Altınbaş oturdu. 2013-2014 sezonunda Hüseyin Altınbaş’ın başkanlığında Spor Toto 2.ligde mücadele eden Göztepemiz şampiyonluğu 1 puanla elinden kaçırdı. Şampiyonluğu 1 puanla kaçıran Göztepemiz Play Off mücadelelerinde yarışmaya hak kazandı. Play Off karşılaşmalarının ilk maçında Kartalspor’u deplasmanda 1-0 yenen Göztepemiz, İzmir’de de Kartalspor’u 2-0 mağlup ederek yarı finale çıktı. Yarı finalde Hatayspor’la karşılaşan Göztepemiz deplasmanda Hatayspor’a 2-0 mağlup oldu.  Göztepemiz rövanş karşılaşmasında Hatayspor’u 3-1 yenmesine karşın bu skor turu atlamaya yetmedi.2013-2014 sezonunun bitimi ile Göztepemiz’de başkan değişikliği yaşandı.  Sayın Mehmet Sepil 2014-2015 sezonu itibarıyla Göztepe Spor Kulübü Başkanlık görevine başladı.
Özdemir Asaf'ın "Az Bildiğiniz" "Çok Anlamlı" 11 Şiiri
11 Haziran 1923 tarihinde Ankara'da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf Şura-yı Devlet'in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi'ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi'ne, İktisat Fakültesi'ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi'ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı. İlk yazısı Servet-i Fünun, Uyanış dergisinde çıktı. 1951 yılında Sanat Basımevi'ni kurdu ve kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları adı altında yayımladı. 28 Ocak 1981'de hayata veda etti.
Reklam
Fenerbahçe Saldırısında Failler Hâlâ Meçhul
Türkiye'yi ayağa kaldıran saldırının üzerinden dört gün geçti ama soruşturmada önemli bir ilerleme sağlanamadı. Vali'nin 'deliller, bulgular, büyük ipuçları var' açıklamasının altı henüz doldurulamadı.Fenerbahçe kafilesine yönelik silahlı saldırı soruşturmasında gözaltına alınan iki şüpheli Nihat S ve Emre A 48 saat dolmadan delil yetersizliğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Haberi kamuoyuna Sürmene Belediye Başkanı Rahmi Üstün duyurdu.Salı sabahı saat 07:13’de gözaltı haberini duyuran Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ise herhangi bir açıklama yapmadı.Şüphelilerin avukatı Turan Çelik ise Al Jazeera’ye “Müvekkillerim suçlamaları kabul etmiyor. Zaten ortada somut bir delil yok. Tüfekteki izler örtüşmüyor” demişti. Çelik şüphelilerin neden gözaltına alındığı sorusuna, “Onu gözaltına alanlara soracaksınız” diye yanıt vermişti.‘Büyük ipuçları’ mı?Vali Öz 7 Nisan sabahı, saldırının yaşandığı 4 Nisan gecesinden 7 Nisan sabahına kadar yaptığı her şeyi basın karşısında tek tek anlattıktan sonra saldırının av tüfeğiyle gerçekleştirildiği bilgisini verdi. Ardından da iki şüphelinin gözaltına alınması sürecini anlattı ve gazetecilere ' büyük ipuçları, deliller ve bulgular' olduğunu söyledi:“Alan çalışmaları, deliller, tanıklar, istihbaratlar ve diğer çalışmalarla beraber sabaha doğru 2 kişi üzerinde yoğunlaştık. Bu iki kişiden birisinin otobüsle beraber konvoyla Rize'den intikal eden, bir kişinin de silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi olduğu yönünde bulgular vardı ve bu iki kişiyi sabah erken saatlerde aldık. …. Deliller, bulgular, olay yerindeki araç, plaka ve diğer ibarelerin bu iki kişiyi doğruluyor. … Tahkikat devam ediyor ve bu iki kişinin büyük oranda olayın failleri olduğunu değerlendiriyoruz. … Bulgular var ancak dediğimiz için alan çalışmaları, teknik bilgiler, deliller, görgü tanıkları ve bölgede aldığımız ifadeler, bunların bu işin faili olduğu yönünde büyük ipuçları veriyor'Vali “büyük oranda olayların failleri olduklarını değerlendiriyoruz”, “büyük ipuçları” gibi ifadeler kullandı. Ancak gazetecilerin soruları üzerine henüz şüphelilerin parmak izlerinin alınmadığı, telefon trafiklerinin kontrol edilmediği de anlaşıldı.Vali Öz şüphelilerin konvoydaki aracının görüntülere takıldığını belirtti, bazı televizyonların çekimlerinde o kişiyi olay yerinde olduğunu teyit eden görgü tanıklarının bulunduğunu da ekledi.‘Vali ne söyleyecek, merak ediyorum’Şüphelilerin aileleriyse seslerini duyurmaya çalıştı. Emniyetin önünde gelişmeleri takip eden Nihat S.'nin amcası Dursun S. yeğeni ile teyze oğlunun haksız yere gözaltında tutulduklarını öne sürmüş ve Vali’nin iki şüpheliyi daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan ettiğinden yakınmıştı:“Ellerinde ne delil var? Nihat, Trabzon ile Sürmene arasında dolmuşçuluk yapıyor. Hat kiralamış, üç çocuğunun nafakasının peşinde. Olay akşamı, teyze uşağı Emre Rize’den geliyor. O da otobüsçülük yapıyor zaten. Nihat, Emre’yi telefonla arıyor buluşmak için. İki kuzenin buluşmasından daha doğal ne olabilir? Emre de yaklaştıkça telefonla buradayım, şuradayım diye bilgi veriyor. Sürmene girişinde olayı gören Emre durup fotoğraf çekiyor. Yeğenlerimin bu olayla ilgisi bundan ibaret. Ne parmak izi var, ne başka bir şey. Köprü dibinde bir tane çift kırma uyduruk tüfek bulmuşlar. Ne olmuş, kim atmış onu oraya belli değil. … Sayın Vali çocuklarımızı daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan etti basının önünde. Şimdi bu çocuklar serbest kalırsa ne söyleyecek çok merak ediyorum.”Şüphelilerden Emre A 'nın eniştesi Ömer Yıldızbaşoğlu da akrabalarının suçsuz olduğunu anlatmaya çalışıyor ve medyaya “saldırganların İstanbul bağlantısı olarak anlatılan seyahatin bir hasta ziyareti olduğunu belirtiyordu:“İki gündür araştırıyorlar, açıklamalar yapıyorlar. Ama ortada ne var? İstanbul bağlantıları araştırılıyor diye bir şey attılar ortaya. Oysa bu çocukların bir teyzeleri Avusturya’da kanser hastası. İki ay önce İstanbul’a geldi. Tüm aile hatta benim eşim de dahil İstanbul’a gitti, teyzeleriyle buluşup helallik aldılar. Şimdi bu son derece insani bir durumu bile sanki bir örgüt bağlantıları varmış gibi sunuyorlar. Herkesi vicdanlı olmaya davet ediyorum.”Fenerbahçe kafilesine düzenlenen saldırının üzerinden dört gün geçti. Ligler bir hafta ertelendi. Fenerbahçeli futbolcular Sürmene’den geçerken otobüse av tüfeğiyle ateş açan saldırganlar hâlâ bulunamadı.Kaynak: Al Jazeera
Karadağ Hükmen Mağlup Edildi
UEFA Kontrol, Etik ve Disiplin Kurulu, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016) Elemeleri'nde taraftarların çıkardığı olaylar nedeniyle tatil edilen Karadağ-Rusya maçında, evsahibi takım Karadağ'ın hükmen 3-0 mağlup ilan edildiğini açıkladı.UEFA'dan yapılan açıklamada, EURO 2016 Elemeleri G Grubu 5. haftasında, Karadağ ile Rusya arasında 27 Mart'ta Podgorica'da oynanan ve taraftarların sahaya attığı maddeler nedeniyle tatil edilen maçta, evsahibi ekip Karadağ'ın hükmen 3-0 mağlup sayıldığı bildirildi. Karadağ'ın ayrıca 2 maç seyircisiz oynama ve 50 bin avro para cezası aldığı belirtildi.Rusya'nın ise taraftarlarının sebep olduğu olaylar yüzünden 25 bin avro para cezasına çarptırıldığı ifade edildi.Maçın ilk dakikasında, evsahibi takım taraftarlarının bulunduğu kale arkası tribününden atılan meşale, Rusya kalecisi Igor Akinfeev'in başına isabet etmişti.Bu olay üzerine maçın hakemi Deniz Aytekin, takımları soyunma odasına göndermiş ancak 35 dakikalık aranın ardından karşılaşma devam etmişti.Maç 67. dakikada golsüz devam ederken tribünden atılan bir diğer yabancı maddenin Rus futbolcu Dimitri Kombarov'a isabet etmesi üzerine ise hakem Deniz Aytekin, karşılaşmayı yeniden durdurarak tatil etmişti.Lig Tv
F.Bahçe'de Sürpriz Doğum Günü Partisi
Fenerbahçe'de Alper Potuk'a doğum günü kutlaması yapıldı.Kulübün internet sitesinde yapılan açıklamaya göre 25 yaşına giren sarı-lacivertli futbolcu, Can Bartu Tesisleri'ndeki sürpriz organizasyonda hazırlanan pastayı kesti.Bu arada hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe günü tek antrenmanla geçirdi. Teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde gerçekleştirilen idmanda, sakatlıkları bulunan kaleci Volkan Demirel, Egemen Korkmaz, Diego Ribas, Bruno Alves ve Mehmet Topuz takımdan ayrı çalıştı.Fenerbahçe hazırlıklarına yarın sabah yapacağı antrenmanla devam edecek.Sporx
Burak Yılmaz Takımdan Ayrı Çalıştı
Galatasaray, Spor Toto Süper Lig ve Türkiye Kupası maçları öncesindeki çalışmalarına bu sabah yaptığı antrenmanla devam etti.Florya Metin Oktay Tesisleri'nde, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu yönetimindeki antrenman gruplar halinde yapılan koşu çalışmasıyla başladı. Daha sonra gerçekleştirilen 5'e 2 top kapma çalışmasının ardından ikiye ayrılan sarı-kırmızılı futbolcular, hedefli pas çalışması gerçekleştirdi.Felipe Melo, rehabilitasyon ve kuvvet çalışmasına devam ederken, Burak Yılmaz ise tedavisinin ardından salonda ve sahada takımdan ayrı çalıştı.Galatasaray, çalışmalarına bu akşam saat 17.30'da yapacağı günün ikinci antrenmanı ile devam edecek.Milliyet
Reklam