Ertuğrul Karanlık Doktor Değil!
Galatasaray karşılaşmasında başına aldığı darbe sonucu karşılaşmanın son 11 dakikasında kendini bilmez bir şekilde oyunu tamamlayan Cenk Gönen'i oyunda tutan Beşiktaş Kulübü doktoru Ertuğrul Karanlık'a büyük tepki var.Cenk'in başına aldığı darbe sonrasında Galatasaraylı oyuncuların bile hassasiyet gösterip 'oyundan çıkarın' tepkilerine duyarsız kalan Ertuğrul Karanlık'ın doktorluk diploması sorgulanıyor. Cenk'in kendini bilmez bir şekilde etrafına bakması neredeyiz demesi sonrası durumunun hassasiyetini anlayan Galatasaraylı oyuncular neredeyse maçın son bölümlerinde Beşiktaş kalesine gitmeyip boş alanlarda top çevirdi. Futbol Genel Direktörü Önder Özen,Fenerbahçe'de birlikte çalıştığı Karanlık'ı Beşiktaş'ta göreve getirmişti. Ertuğrul Karanlık'ın, Türkiye Futbol Federasyonunun kulüplere yaptığı akreditasyon sisteminde görevi doktor olarak değilde Osteopat olarak göründüğü öğrenildi. Türkiye'de ve dünyanın hiç bir ülkesinde doktorlukla eş değerde tutulmayan Osteopat uzmanlığı tamamen insan iskelet ve kas sistemini inceleyen bir bilim yan dalı olarak görülüyor. Bu doğrultuda Beşiktaşlı futbolcuları doktorluk diploması olmayan sadece Osteopat belgesi bulunan biri mi tedavi ediyor sorusu akıllara geliyor. Aynı zamanda doktor olmayan birini bu göreve getiren Önder Özen'in yetkileri sorgulanıyor. Hatırlanacağı üzere Ertuğrul Karanlık, Fenerbahçe'de görev yaptığı dönemde sarı lacivertlilerin yıldız oyuncusu Moussa Sow’un kronik sakat olduğu ve bu durumun teknik direktör Aykut Kocaman tarafından bilindiği iddia ederek uzun bir süre gündeme oturmuştu. Karanlık'ın uyguladığı tedavi ve sonrası çok tartışılmış sonrasında işine son verilmişti. Konunun uzmanları, Osteopat yeterlilik belgesi almak için doktor olmaya gerek olmadığını, lise mezunu birinin bile bu belgeyi kursu tamamlayarak alabileceğini söylüyorlar. Almanya'nın sadece Hessen eyaletinde osteopati tanınmış olmasına rağmen resmen tanınmayan bölgelerde de Osteopatlar alternatif uygulayıcılar olarak görülüyor. Önder Özen'in Beşiktaşlı oyuncuları emanet ettiği Ertuğrul Karanlık hakkındaki iddialar bununla da kalmıyor. İddiaya göre, seminer var diye sık sık yurt dışına giden Karanlık, bavul bavul ilaç getiriyor. Son olarak Galatasaray derbisi öncesi seminere gittiği açıklanan Ertuğrul Karanlık getirdiği ilaçları Beşiktaş Kulübüne fatura etti. Fatura tutarı ise 27.000 Avro. Fatura kesilen kişi ise bir Alman vatandaşı. Bir başka iddia daha korkutucu. Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Önder Özen'in bilgisi dahilinde yapılan bu uygulama tüyler ürperten cinsten. İddiaya göre Ertuğrul Karanlık, yurt dışından getirdiği, içeriğinde ne olduğu bilinmeyen bu ilaçları oyunculardan alınan kanla karıştırılarak tekrar futbolculara veriliyor. Beşiktaş Nevzat Demir Tesislerinde tam teşekküllü bir hastane tarzı bir yapının bulunmadığı düşünülürse bu tür uygulamaların tam teşekküllü tıbbi bir klinikte yapılması gerekiyor. Bu uygulamanın Beşiktaş tesislerinde yapılması ne kadar sağlıklı ve uygulanan tedaviyse ne kadar hijyenli bir ortamda yapılıyor sorusunu gündeme taşıyor. Ertuğrul Karanlık için söylenen bu iddialar doğru ise futbolcuların kanı ile karıştırılan ilaçların ne kadarı doping maddesi içeriyor veya içermiyor?. Uzun süreli kullanımlarda oyunculara zararı oluyor mu? Beşiktaşlı oyuncuların sakatlanmasında ki etken bu yöntem mi? Önder Özen'in kefil olduğu Ertuğrul Karanlık'la ilgili iddialar bununla da bitmiyor. İddiaya göre Ertuğrul Karanlık, yurt dışından getirdiği ilaçları bir sporcunun kanı ile karıştırmış ve tekrar sporcuya vermiş. Kanındaki ilaçları bünyesi kaldırmayan sporcu komaya girmiş. Apar topar Türkiye'nin en büyük hastane zincirlerinden birine kaldırılan sporcuya tıbbi müdahale yapılmış ve serum takılmış hayati tehlike atlatılmış. Olayı duyar duymaz hastaneye gelen Karanlık, sporcunun odasına girerek kolundaki serumları çıkartıp doktorların ve hemşirelerin tüm uyarılarına rağmen adı açıklanmayan sporcuyu hastaneden alıp götürmüş. Daha önce Yeni Zellanda'da bir Rugby takımında çalıştığı belirtilen Ertuğrul Karanlık'ın bu yöntemi orada öğrendiği konuşuluyor. Bu yönetimi Önder Özen'in bilgisi dahilinde Fenerbahçe'de de sık sık uyguladığı öğrenildi. Yeni Zellanda'da, Osteopati kendi başına bir meslek olarak tanınırken . Melbourne ve Sidney'de üç üniversitede Osteopati eğitimi veriliyor. Günümüzde Osteopati Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bilimsel bir teşhis ve tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri içinde, osteopatlar için farklı farklı yasal koşullar vardır.MARATON.COM.TR / ÖZEL HABER
Olimpiyatlardan Sonra Kullanılmayan Tesislerin Yürek Burkan Yalnızlığı
İnsanların ülkelerinde Olimpiyatların yapılmasını istememesinin en büyük sebebi: Milyarlarca dolar harcanarak yapılan olimpiyat tesislerinin olimpiyatlar bittikten sonra atıl kalması. Rusya'nın Sochi Kış Olimpiyatları için 50 Milyar Dolar para harcadığı konuşuluyor. Rusya gibi spor kültürü çok derin ve yaygın olan bir ülkede bile bu harcamalar eleştiri konusu olurken, birkaç branş dışında hiç bir sporla alakası olmayan Türkiye'de bu tarz tesisler yapılsa muhtemelen aşağıdaki gibi görüntülerle karşılaşırız...
Semih Kaya'nın Fair Play Hareketi
Galatasaray'la Beşiktaş arasında oynanan maçta Semih Kaya'nın yaptığı bir hareket herkes tarafından alkış aldı. Maç devam ederken, tartışmalı bir pozisyonda Hakem Cüneyt Çakır, kale vuruşu kararını verdi. Ancak Semih Kaya hakemin bu kararını düzelterek çok büyük bir iş yaptı; çünkü sonuçta ardından yapılacak kornerden gol yemek de vardı. 'Sahalarda görmek istediğimiz hareketler' klişesinin de üstünde, hayatın her alanında görmek istediğimiz hareketler bunlar. Bravo Semih...
'Doktorların Beyinlerinin Toplamı JLO'nun Kalçası Olmuyor'
Prof. Dr. Cander, 'Doktorların beyinlerinin toplamı Jennifer Lopez'in kalçası olmuyor' dedi.ACİL Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Genel Başkanı Prof.Dr. Başar Cander, acil servis çalışanlarının aldıkları paraların yetersiz olduğunu ve sistemin değişmesi gerektiğini belirterek, 'Doğduğunuzda size iyi bir beyin vereceğiz ve çok zeki olacaksınız, ya da iyi bir kalçanız olacak, hangisini seçersiniz? Bütün doktorların beyinlerin toplamı maddi olarak bir Jenniper Lopez'in şeyi olmuyor' dedi. Acil Tıp Uzmanları Derneği yılın en iyi sağlık çalışanları ödüllendirildi. Bolu'nun Karacasu Beldesi'nde bulunan Gazelle Otel'de düzenlenen törene Türkiye'nin 81 ilinden 267 sağlık çalışanı katıldı. Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Prof.Dr. Başar Cander salonu dolduran katılımcılara Ahmet Kaya'nın, 'Siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz' parçasını dinlettikten sonra konuşmasına başladı.Acil çalışanların aldıkları maaşlarının yetersizliğinden ve acil çalışanlarına gerekli özenin gösterilmemesinden dert yanan Prof.Dr. Cander, 'Şimdi adam gece gündüz 6 yıl çalışıyor peki sonuç, gidip cildiyeci oluyor. Zaten altı hastalık var, beş ilaç var. Altı ayda kombinasyonundan götürürsün zaten. Veya gidip fizik tedavici oluyor. Fizik tedavi diye bir branş yok zaten. Peki acil, bütün kadrolar boş. Doğduğunuzda size iyi bir beyin vereceğiz ve çok zeki olacaksınız ya da iyi bir kalçanız olacak, hangisini seçersiniz? Bütün doktorların beyinlerin toplamı maddi olarak bir Jenniper Lopez'in şeyi olmuyor. Bu nasıl bir düzen, herşeyi ters. Bu akşam Galatasaray-Beşiktaş maçı var. Bir futbolcunun bir yılda kazandığı ücreti Türkiye'da kaç rektör kaç yılda kazanıyor? Bunların bir maçta kazandığı para için biz neler yapıyoruz. Bu nasıl bir düzen? Biz hayat için çalışalım, sağlık için çalışalım bize verilen karşılığa bakın. Bu akşam göreceğiz Galatasaray'lılar bilir, Burak, bir dirsek yiyor, bir penaltı yaptırıyor ve dünyanın parası. Kaç lira alıyor Burak biliyor musunuz? Bu düzen değişmeli' diye konuştu. Cander'in konuşması salonu dolduran katılımcılar arasında gülüşmelere neden oldu. YILIN EN İYİ REKTÖRÜ PROF.DR. CANDEĞER YILMAZ Prof.Dr. Cander'in konuşmasının ardından ATUDER üyeleri tarafından seçilen yılın en iyi sağlık çalışanlarına ödülleri verildi. Yılın Yöneticisi Ödülü İstanbul'un Beyoğlu ilçesi Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Uzm.Dr. Güven Bektemür, Yılın Rektörü Ödülü Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Candeğer Yılmaz, Yılın Hastane Yöneticisi Ödülü Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Prof.Dr. Dursun Odabaş ve Yılın Tıp Fakültesi Dekanı seçilen 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Haydar Şahinoğlu plaket verildi. Mutlu YUCA-Taner BAYAR-BOLU- DHA
Rüştü Reçber İlk Kez Konuştu!
360’ın sevilen programlarında olan “Centilmenler”e bu hafta Rüştü Reçber ve Işıl Reçber ailesi konuk oldu. Rüştü ve Işıl Reçber çifti Emre Can’ın sorularını samimiyetle cevapladı.“FUTBOL’DA ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ FAKAT YÖNETİCİ ZİHNİYETİ DEĞİŞMEDİ” Rüştü Reçber: Bizim kıyaslama noktamız Dünya futbolu ve Avrupa futbolunda ki yerler… 20 sene önceye gittiğimizde de yine aynı söylemler,aynı kavgalar, aynı tartışmalar vardı ve hala aynı tartışmalar var… Aslında futbolumuz da çok şey değişti.Stadlar,antrenman yerleri,tesisler en önemlisi ekonomik anlamda çok değişti. Fakat hala zihniyet değişmedi.Avrupa’daki kulüp başkanları ve yöneticileri birbirleriyle ilgili senede bir veya iki kere demeç verirler.Bunu da saygı çerçevesinde yaparlar.Bizim ülkemizde hala böyle değil.Onların birbirleriyle olan demeçleri futbolla ilgilidir. Fenerbahçe’den Barcelona’ya isteyerek gittim. “RÜŞTÜ,ÇOK DUYGUSAL BİR İNSAN” Işıl Reçber:Rüştü’ye her zaman destek oluyorum.Kulübünden ayrılırken,başka bir kulübe giderken ben de fikrimi söylüyorum. Ama en son kararı kendisi veriyor.Rüştü; onurlu, gururlu ve duygusal bir insan Dünya’nın en iyi mesleğini de yapsa, bu özelliklerinden biri incilirse orada bir saniye durmaz.Rüştü’nün gösterdiği sabrı ben gösteremem.Ali Şen başkanımı çok seviyorum.Futbol camiasında en saydı değer insandır. Evlenmemiz de Ali Şen başkanın katkısı çok büyüktür.Babam derdi ki “Bir tane kızım var.Onu da futbolcuya vermem “ demişti.O yüzden evlenmemiz de katkısı çok büyüktür. “KAZA GEÇİRMESEYDİM,BELKİ DE BEŞİKTAŞ’LI RÜŞTÜ DİYE ANILCAKTIM” Rüştü Reçber: Ali Şen başkanı sevmeyeni az olan bir insandır.Başkanımızın tesise geleceğini garsonların kılık kıyafetinden anlardık.Antalyaspor’da oynarken Beşiktaş ile görüşüyordum. Bir trafik kazası geçirdim.Kaza geçirmeseydim, belki de Türk futbolunda Beşiktaş’lı diye bir isim edinecektim.Yapılan test sonuçlarında ilerde futbol oynamama riski ortaya çıkmıştı.Daha sonra Beşiktaş ile anlaşma olasılığımız bitti. Işıl: Kaza yaptığım dönem Rüştü’yü tanımıyordum.Fenerbahçe’ye imza attıktan sonra Rüştü ile tanıştım.Hayatta her şey gezmek, dolaşmak,tarz sahibi olmak,değil… “ÇABA” derneğinde madde bağımlısı çocuklar için rehabilitasyon yerleri kurduk.Bu çocukların gidecek yerleri yok,tedavi olacak yerleri ve imkanları yok.Bu çocuklar için iki tane tiyatro oyunu sergiledik.”Bir Dilek Tut” derneğinin Rüştü’yle beraber Türkiye yüzüyüz.Hayati riskler taşıyan çocukların dileklerini gerçekleştiriyoruz.Bu dernek için yine bir projemiz var.23 Nisan’da gerçekleştiricez.Çocukların yapmak istedikleri meslekleri bir günlüğüne onlara yaptırıyoruz.Çok emek sarf ediyoruz.Hiçbir şey göründüğü gibi değil, emek harcamadan hiçbir şey olmuyor. “BARCELONA TARAFTARI OLDUĞUM İÇİN BARCELONA’YA GİTTİM” Rüştü: Benim hayatta pensiplerim var.Kendime göre bir felsefi görüşüm var.Olduğum yerde bir şeyler vermek için çaba sarf ederim.Benden de bir şey beklenildiğini görmem lazım.Barcelona’ya şan, şöhretle gittik.Acayip bir reklamla gittik.O dönem görüştüğümüz kulüpler de vardı.Başkanı dahi belli olmayan bir kulübe, Barcelona taraftarı olduğum için gittim.Güzel gittik,güzel başladık.Ama işler bazen istediğiniz gibi gitmiyor.Bazen bulunduğunuz kurumda yetkili kişi artık bu teknik direktör olur,başkan olur, sportif direktör olur veya X biri de olabilir.Onun size görev vermeyeceğini hissettiğiniz zaman her şey çok farklı olur.Hayatımda 3S+1S vardır.Bunlar samimiyet,saygı,sevgi ve sabırdır.Ben hep bunların olduğu yerde oldum.Bunların olmadığı yerde sessiz sedasız geldiğim gibi, sessiz sedasız gitmeyi iyi bildim.Barcelona’da Rijkaard’ın benle ilgli bir tasarrufu vardı.Ben de saygı duydum.1.5 sene sonra geri geldik.Şehiri ve insanları sevdik.İnsanlar da bizleri sevdi. Işıl: Biz İspanyolca’yı %60 öğrenmiştik.Dışarıya çıktığımız zaman çok rahat konuşuyorudk.Rüştü dönmek istedi.İlk defa Rüştü’ye bir şey demedim. Rüştü: Mücadele ettim,sabır gösterdim. “RÜŞTÜ’YE HER ZAMAN FİKRİMİ SÖYLERİM” Işıl: Düşüncemi söylerim,son kararı Rüştü verir. Fakat ilk defa düşüncemi söylemedim.Çünkü düşüncem kalmaktan yanaydı.Orada bana çok sordu “Ne yapalım , sen ne düşünüyorsun?” diye ama ben hep kendimi tuttum.Sen nerdeysen ben hep yanındayım dedim.Çünkü düşüncemi söyleseydim.Rüştü’nün aklı bende kalacaktı.Kafasında Işıl kalmak istiyor düşüncesi olmasın, diye fikrimi söylemedim.Ama hayatımızın dönüm noktası olduğu yerlerde hep fikrimi söyledim. “RİJKAARD, BENİM HAKKIMDA SÜREKLİ BAHANELER SÖYLÜYORDU” Rüştü: Mutsuz olduğum yerde de hayatım boyunca olmadım.Rijkaard; bana dil bilmiyor,anlaşma olmuyor ,yabancı kontejanına takılıyor diye söylemler oldu.1 yıl sonra bizim İspanyolca’mız %60-%70’lere gelmiş konuşabiliyoruz.İspanyol statüsünde oynama hakkı kazanmışım.Bizim Nihat Kahveci’yi örnek vererek hak kazanmıştım.Basın toplantısında bana Rijkaard’ın söylediği söylemler hakkında ne düşünüyorsun? diye soru sormuşlardı.Bende şu cevapı verdim. Dünyada 3 şeyin dili aynıdır.1)Futbol 2)Müzik 3) Aşk’dır. Bu söylemler basit bir bahanedir dedim. Yıllarca futbol oynamış biri olarak söyleyebilirim .Kesinlikle futbolcular arasında bir gerginlik yoktur.Saha içerisinde zaman zaman kavga edersiniz,birbirinize kötü söz söyleyebilirsiniz.Ama düdük çaldıktan sonra herşey çok farklıdır.Benim yıllardır savunduğum ve hala savunacağım bir şey vardır.Yönetici profili değişmelidir.Avrupa’da yöneticilik okulu vardır.Bir yönetici abime “Siz neden yönetici okuluna gitmiyorsunuz”dedim.Sonra benle 1 yıl konuşmadı.Art niyetli değildim.Eğitim seviyesi düşük olan ülkelerde belirli konumda bulunan insanların söylemleri,davranışları,hareketleri çok önemlidir.Eğer siz de toplumu sevgiye,saygıya,barışa yönelik hareket etmeden davaranırsanız sonuçlarına katlanırsınız.20 yıl önce konuşulunları hala yine konuşuyoruz. “FATİH TERİM, HİÇBİR ŞEKİLDE BENDEN RAHATSIZ OLMADI” Futbolu bıraktıktan sonra 11 ay boyunca Almanya,Hollanda ,Barcelona’da alt yapı çalışmaları yaptık.Sonuçta yaptığımız hazırlıklar sonucunda Yıldırım Demirören böyle bir görev verdi.Biz de kabul ettik.Çok projelerimiz vardı.Futbol oynarken de hayalim idare alan da hizmet verebilmekti.Dolayısıyla futbolu bıraktıktan sonra 11 ay boyunca buna çalıştım.Göreve geldikten sonra işler güzel gidiyordu.Fakat işler iyi gitmemeye başlamadı.Sevgi,saygı,samimiyet ortamının incildiği yerde kalmak istemem.Bunlardan birkaçının incildiğini görünce bırakmak zorunda kaldım. “TEKNİK DİREKTÖRLÜK YAPMAYI DÜŞÜNMÜYORUM” Bazen profesyonellikte şartlar sizin istediğiniz gibi olmuyor.Hissettiğim ve şahit olduğum olaylar oldu.Ama hiçbir zaman Fatih Terim’den hiçbir şekilde benden rahatsız olduğuna ve istemediğine dair hiçbir şey duymadım.Benim rahatsız olduğum olaylar vardı.Ayrılmanın kendi açımdan doğru olacağına karar verdim.Sayın başkanla bir araya gelerek, helalliğimi de verdim ve ayrıldım. Işıl: Futbolu bıraktıktan sonra çocuklarımıza zaman ayıralım dedik.Futblu bıraktıktan sonra 11 ay çocuklarla zaman geçirdik.Sonra Milli Takımlar’a başladı. Rüştü: Teknik direktörülük hiçbir zaman düşünmedim .Hala da düşünmüyorum .Lisansım var ama en yüksek lisansa sahip değilim.Benim amacım,yönetici zihniyetini değiştirmek, bunun için de mücadele edeceğim.AMK Spor
Reklam
En Çok Para Kazandıran 10 Spor Dalı
Spor herkesin vazgeçilmezi , bazıları için zevk bazıları için para kaynağı peki en çok para kazandıran spor dalları hangisi hadi hep birlikte bakalım.
Ronaldinho Ağızlı 11 Türk Ünlü
Dünya futbolunun en önemli yıldızlardan biri olan Ronaldinho'nun karakteristik bir ağız ve diş yapısı olduğunu düşünüyorum. Buna asla çirkin denemez, denmemeli!  Bir benzer karakteristik organ örneğini de beyaz perdenin göz ve göz altı torbalarıyla ünlenmiş ismi Steve Buscemi'de görebilirsiniz. Ronaldinho'ya dönecek olursak, karakteristik özelliğinin birbirinden değerli Türk ünlülerde nasıl duracağını görmek istedik ve Moozip'in katkılarıyla bu galeriyi hazırladık Yorumlar sizin, keyifli dakikalar :)
Reklam
Dünya Kupasının Güçlü Temsilcileri
Brezilya’da düzenlenecek 2014 Dünya Kupası hazırlıkları devam ederken, Belçikalı Eric Isselee isimli fotoğrafçı, ilginç bir projeye imza attı. Her köpek “kendi ülkesinin” formasını giydi.
Diziler Şikayette Rekor Kırdı
Televizyon yayınlarıyla ilgili Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) İletişim Merkezi'ne geçen yıl yapılan bildirimler yüzde 15 artarak, 118 bin 416'ya ulaştı. Edinilen bilgiye göre, 2012'de 103 bin 67 olan bildirim sayısı geçen yıl artış gösterdi. 2013'te diziler en fazla şikayet edilen program türü oldu. Dizilere yönelik 2012'de 48 bin 823 bildirim gelirken, rakam 2013'te yüzde 5 artarak 51 bin 285'e yükseldi. Öte yandan en fazla bildirimde artış ise 'dini ve moral sohbet programları' kategorisinde gerçekleşti. 2012'de 78 bildirimin gerçekleştiği program türünde, geçen yıl bildirim sayısı yüzde 5525.6 oranında artarak 4 bin 388'e ulaştı. Benzer şekilde bildirim artışı haber bültenlerinde yaşandı. Bir önceki yıl haber bültenleriyle ilgili RTÜK'e bin 867 bildirim gelirken, 2013'te bu sayı da yüzde 878 artarak 18 bin 274'e yükseldi. Spor programlarında 'ilke' işe yaradı Diğer taraftan spor haber programlarıyla ilgili bildirimlerde de yüzde 63 oranında azalma gerçekleşti. 2012'de RTÜK'e spor haber programlarıyla ilgili 12 bin 202 bildirim gelirken, geçen yıl sayı 4 bin 520'ye geriledi. Yetkililere göre bu düşüşte, RTÜK'ün Televizyon Yayıncıları Derneği ile hazırladığı 'Spor Programları Rehber İlkeleri' etkili oldu. En çok şikayet edilen kanallar ve programlar Geçen yıl izleyiciler tarafından en fazla bildirim yapılan kanal Show TV, en çok bildirim alan program ise Show TV'de yayınlanan 'Salih Kuşu' oldu. En fazla bildirim yapılan program türü diziler, reklam Vivident, doğrudan satış ürünü de Gergedan olarak belirlendi. İzleyiciler en fazla yayınlarda kişilik hakları ihlallerinden, iftira ve hakaret niteliğinde yayınlar yapılmasından şikayet etti. 2013'te en çok bildirim alan kanal 34 bin 204 bildirimle Show TV olurken, onu 12 bin 256 bildirimle atv, 9 bin 525 bildirimle Halk TV, 6 bin 75 bildirimle Star TV ve 5 bin 887 bildirimle Kanal D izledi. Show TV'de yayınlanan 'Salih Kuşu' adlı yapım 28 bin 420 bildirimle en fazla bildirim alan program oldu. Halk TV Haber Bülteni 9 bin 044 bildirimle ikinci olurken, onu 7 bin 145 bildirimle atv'nin 'Bizim Okul' dizisi, bin 643 bildirimle Star TV'nin 'Muhteşem Yüzyıl' dizisi ve 490 bildirimle Kanal D'nin 'Yalan Dünya' dizisi izledi. İzleyicilerin şikayet sebepleri değişti RTÜK'e bildirimde bulunan izleyicilerin programlarla ilgili bildirim gerekçeleri de geçen yıla göre farklılık gösterdi. Bildirimlerin yüzde 21'inde yayınlarda kişilik haklarının ihlal edildiği, kişilere iftira ve hakaret edildiği belirtildi. 2012'de bu sebeple 8 bin 442 bildirim yapılırken, 2013'te sayı yüzde 412 oranında artarak 43 bin 278'e çıktı. En fazla değişim oranı, yayınların şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olmasıyla gerekçesiyle yapılan bildirimlerde yaşandı. Bir önceki yıl bu sebeple yapılan bildirim sayısı 2 bin 430 iken, geçen sene rakam yüzde 525 artarak 15 bin 194'e yükseldi. Yayınların genel ahlaka ve ailenin korunma ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan bildirimlerde ise 2012'ye göre yüzde 63 oranında azalma gerçekleşti. 2012'de söz konusu gerekçeyle 43 bin 670 bildirim yapılırken, 2013'te bu sayı 15 bin 829'a düştü. AA
Reklam
Süper Lig'in İlkleri
Süper Lig'deki gol 21 Şubat 1959 tarihinde İzmirsporlu Özcan Altuğ tarafından atıldı. Aynı zamanda ilk gol de Beykozspor kalecisi Sıtkı tarafından yenilirken, ilk gol kararını hakem Osman Yeşeren verdi (İzmirspor 2 - 1 Beykoz).
Devlet Başkanları 20’li Yaşlarında Ne Yapıyordu?
Oxford'daki Brasenose College'dan mezun olduktan sonra, Cameron sağcı partiler üzerine araştırmalar yaptı. Merkez Sağ Ofisi'nde çalışkanlığı tanınan Cameron, okulda gece hayatına düşkünlüğü ve haylazlıklarıyla tanınıyordu. Cameron'ın içinde olduğu takım, çok içki içmesi, vandal ve kötü tavırlarıyla biliniyordu ve Cameron bunun hakkında konuşmayı hep reddetti...
Şampiyonlar Ligi Geri Dönüyor
Avrupa'nın en prestijli kulüp kupasında son 16 turu başlıyor. İlk karşılaşmalar Manchester City-Barcelona ve Leverkusen-PSG.UEFA Şampiyonlar Ligi'ne verilen iki aydan uzun ara son buluyor. Manchester City-Barcelona eşleşmesi, iki formda takımı ilk kez bir resmi maçta karşı karşıya getirecek. City Cumartesi günü İngiltere Federasyon Kupası'nda lig lideri Chelsea'yi 2-0 yendi. Barcelona ise İspanya Ligi'nde Rayo Vallecano'yu 6-0 gibi ezici bir skorla geçti. İki takımda da önemli oyuncular sakatlıklarını atlattı. City'de Samir Nasri yedi maç kaçırdıktan sonra Chelsea maçında sonradan oyuna girdi, bir de gol attı. Neymar da Barcelona'da dört maç sonra sakatlıktan dönüşünü bir golle taçlandırdı. İngiliz takımında son üç maçta sakatlığı yüzünden forma giymeyen Brezilyalı orta saha oyuncusu Fernandinho da kadroda ama James Milner cezası yüzünden oynamayacak. Arjantinli golcü Sergio Agüreo'nun sakatlığı da geçmedi. Barcelona Şampiyonlar Ligi'nde son altı sezonda en azından yarı final gördü, bunların üçünde de kupanın sahibi oldu. Teknik direktör Gerardo Martino, bu kupadaki üstün performanslarına rağmen rakibi yabana atmıyor. Martino iki takımın kupa finalinde de karşılaşabilecek güçte olduğunu söyledi, Manchester City'yi 'dünyanın en iyi takımlarından biri' diye niteledi. Barcelona'nın çalıştırıcısı City'nin kendi oyun tarzlarını taklit ettiği yorumuna ise katılmıyor: 'Bizimkine benzer bir tarzda oynuyorlar ama küçük bir Barcelona falan değiller.' City'nin teknik direktörü Manuel Pellegrini, Şampiyonlar Ligi'nde dört zaferi bulunan Barcelona'yı yakından tanıyor. Şilili teknik adam İspanya'da Villarreal, Malaga ve Real Madrid'i çalıştırmıştı. Takımın çok yönlü orta saha oyuncusu Yaya Toure de Barcelona'da üç yıl geçirmişti. Hatta Katalan ekibiyle 2009'da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmıştı. City'nin kupada mütevazı bir geçmişi var. Önceki iki deneyimlerinde grup aşamasını geçemediler. Ama bu sezon kupada onlardan fazla gol atan yok. Tam 28 gol kaydettiler. İspanya Ligi'nin son şampiyonu Barcelona ise Lionel Messi'nin iki ay süren sakatlık döneminden sonra, Ocak başında takıma yeniden katılmasıyla daha da güçlendi. Messi, ligde 228 gole ulaşarak Alfredo di Stefano'yu geride bıraktı. Lig tarihinin en golcü oyuncuları listesinde Telmo Zarra (251) ve Hugo Sanchez'in (234) arkasında, Raul ile üçüncülüğü paylaşıyor. Hücum oyuncusu Pedro, Rayo Vallecano maçından sonra 'Bu zafer önümüzdeki birkaç maçımızda kendimize daha fazla güven duymamıza yardımcı olacak, çok dişli olacağız' dedi, Manchester City ile futbol kalitesi yüksek maçlar oynayacaklarını söyledi. Odakta İbrahimovic var Gecenin diğer maçında Bayer Leverkusen, Paris Saint-Germain’i ağırlayacak. Alman ekibi Leverkusen bu maçta enerjisinin kayda değer bir kısmını Zlatan Ibrahimovic'i durdurmaya çalışmak için harcayacak. PSG’nin İsveçli golcüsü bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde sekiz gol attı. Onu geçebilen tek kişi, bir gol farkla, Real Madrid'li Cristiano Ronaldo. Leverkusen Teknik Direktörü Sami Hyypia, 'Ona karşı mükemmel oynasanız bile gol atmayı beceriyor. Topa olabildiğince az sahip olması için mücadele etmemiz gerek' diyerek Ibrahimovic'i savunmak için özel bir çaba harcayacaklarını vurguladı. PSG’nin çalıştırıcısı Laurent Blanc; Hollanda, İtalya, İspanya ve Fransa'da lig şampiyonlukları kazanan Ibrahimovic'in bu baskıyla da baş edebileceği görüşünde: “Yeterince deneyimi var. Hep gol atacak, kariyerinin sonuna kadar gol atmaya devam edecek… O bizim en güçlü gol tehdidimiz. Bayer ona odaklanacaktır. İşte böyle bir maç onu şampiyonluktan daha çok motive ediyor.” PSG, Leverkusen’den çok daha iyi bir dönem geçiriyor. Fransa Ligi’nde lider. Alman takımı ise son lig maçında Schalke’ye 2-1 yenildi, bundan önce de Almanya Kupası'nda ikinci lig ekibi Kaiserslautern'a kaybetmişti. Al Jazeera
Reklam
Türk Sporcu Hayatını Böyle Kaybetti
Mısır'ın Luksor kentinde düzenlenen Uluslararası Tekvando Şampiyonası'nda kalp krizi geçiren Seyithan Akbalık'ın (21) yere yığıldığı an ile ilgili görüntüler yayınlandı.Arap televizyonlarının yayınladığı görüntüde, Akbalık'ın rakibine karşı üstün bir oyun sergilediği ve sert bir darbe de almadığı görülüyor. Akbalık, hakemin sporcuları ayırmasının ardından bir anda yere yığılıyor. Doktorlar, Akbalık'a müdahale ederken hakem de Sloven rakibini galip ilan ediyor. Dünkü müsabakanın ardından hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybeden genç sporcu, bugün İzmir'de toprağa verilmişti. Zaman
Reklam
Beşiktaş Vodafone Arena Tanıtım Filmi
23 Kasım 1947'de ilk karşılaşması ile kapılarını açan İnönü Stadyumu yeni halinde Türkiye 'nin ilk akıllı stadyumu haline gelecek. Avrupa ve Amerika'nın birçok yeni stadyumunda hayata geçirilen zengin içerikli dijital ekran çözümleri ile genişbant mobil ve Wi-Fi ağıyla donatılacak. Kompleks aynı zamanda eğlence merkezi, konser arenası, yaşam alanı ve moda merkezi olarak da hizmet verecek. Beşiktaş Müzesi, Kartal Yuvası stattaki yeri yenilenerek çok daha çağdaş bir hale getirilecek. Stadın Özellikleri Koltuk kapasitesi: 40.000 Loca sayısı: 147Loca koltuk toplam sayısı: 1847 VIP koltuk sayısı: 2100 Otopark: 350 araç Engelli koltuk kapasitesi: 81 engelli koltuğu + 81 refakatçi (toplamda 162 koltuk) Kale çizgisi tribün arası: 795 cm Taç çizgisi tribün arası: 615 cm Basın tribunu kapasitesi: 186 kişi Çatı özelliği: Çatı tüm tribünlerin üzeri kapalı olacak şekilde, kablo sistemle çözülmüş, PTFE kaplı olarak tasarlanmıştır.
Mesut İçin Ağır Sözler! 'Bergkamp Zannettik...'
İngiltere Premier Ligi ekiplerinden Arsenal'in yıldızı Mesut Özil, son maçlardaki düşük performansıyla hayal kırıklığı yaratıyor. Ligde forma giydiği ilk 13 karşılaşmada 4 gol ve 8 asistle Arsenal'in liderliğe uzanmasında önemli rol üstlenen ve tüm futbolseverlerin beğenisini kazanan Özil, çıktığı son 10 karşılaşmada ise sadece bir asist üreterek takımının liderlik koltuğunu Chelsea'ye kaptırmasına engel olamadı. Özil'in ligde ilk yarıda gösterdiği performansı tekrarlayamamasının nedenleri arasında birçok farklı yorum yapılıyor. Bazı basın organları, yıldız ismin oynadığı önceki kulüplerde devre arasında dinlendiğini ve bu nedenle Premier Lig'in aralıksız yoğun maç trafiğini kaldıramadığını iddia ediyor. Real Madrid formasıyla La Liga'da oynayan Özil'in daha fiziksel ve güce dayalı futbolun oynandığı Premier Lig'de teknik özelliklerini sergileyemediği ve rakip takım oyuncuları karşısında yeteneklerini göstermekte zorlanması da performansının düşmesinde etkili nedenler olarak sıralanıyor. Islıklı protesto Arsenal'in Manchester City ile 0-0 berabere kaldığı son maçta da etkisiz futbolunu sürdüren Türk asıllı Alman oyuncu, ilk kez tribünlerin ıslıklı protestosuna maruz kaldı. Maçın ardından Arsenal'in resmi televizyon kanalına konuşan taraftarlardan bazıları, Özil'in maçlara yedek soyundurulması ve yerine Alman oyuncu Lucas Podolski'nin monte edilmesi gerektiğini savunuyor. 'Bergkamp zannettik Arshavin çıktı' Ada basınından Metro gazetesi Özil'in Arsenal'deki ilk maçlarda sergilediği üstün performans nedeniyle kulübün efsane ismi Dennis Bergkamp'a benzetildiğini hatırlatırken, son maçlardaki kötü futbolunun ardından 'yeni Andrey Arshavin olma yolunda ilerlediği' değerlendirmesinde bulunuyor. Sezon başında Real Madrid'ten 50 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Arsenal'in yolunu tutan Özil'e getirilen en önemli eleştiriler arasında skorer yönden zayıf kalması gösteriliyor. Takımın geriye düştüğü karşılaşmalarda gol yollarında etkisiz olduğu, Alman oyuncunun 'öldürücü ara paslarını' değerlendirecek oyuncuların sayısının azlığı nedeniyle daha çok şut çekmeye yönelmesi gerektiğinden bahsediliyor. 'Sorumluluk ağır geldi' Independent gazetesi ise Arsenal'in Liverpool karşısında aldığı 5-1'lik tarihi hezimet ve sahasında Manchester United'la golsüz berabere kalmasının ardından Premier Lig'in en değerli oyuncusu olarak gösterilen 25 yaşındaki oyuncunun bu 'sorumlulukla başa çıkamadığını' ileri sürüyor. Mental ve fiziksel yönden yıpranan Özil'in acilen dinlendirilmesi gerektiği ve fiziksel yönden güçlenerek sahadaki yerini alması gerektiği vurgulanıyor. Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger ise tüm eleştirilere rağmen oyuncusunun arkasında durmaya devam ediyor. Özil'in fiziksel yönden zorlandığını kabul eden Fransız teknik adam, 'Premier Lig'in temposuna ayak uydurabilecek fiziksel seviyeye çıkmak için çok çalışıyor ve benim için hala olağanüstü bir oyuncu' şeklinde konuşuyor. Oyuncusunun fiziksel açıdan güçlenmek için fitness salonundan çıkmadığını ve çok çaba sarf ettiğinin altının çizen Wenger, Özil'in üzerinde baskı kurulmaması gerektiğini ve bu tür form düşüklüklerinin her futbolcunun başına gelebileceğini belirtiyor.'Yüksek tekniğiyle her zaman fark yaratabilir' ABD merkezli spor sitesi Bleacher Report, Alman oyuncunun defansif yönden kendini geliştirememesi ve takımın ritmini yavaşlatmasına rağmen her zaman özel bir oyuncu olduğunu, yüksek tekniğiyle ada futbolunda her zaman fark yaratabileceğini dile getiriyor. Özil'in performansı, İspanyol basınında da tartışılıyor. Ülkenin önde gelen spor gazetelerinden 'Marca', Mesut'un topsuz oyunda çok etkisiz kaldığını ve İngiltere'de bu durumun daha fazla göze battığına dikkati çekiyor.Skorer
Reklam