Çakma Ronaldinho Sahaya Daldı
Bizim Adanalı Ronaldo'muz varsa Brezilyalıların da çakma Ronaldinho'su var. Aradaki tezatlık Ronaldinho benzeri Messi hayranı. Messi için sahaya dalıyor ve elini sıkıyor. Futbolcularda bu benzerlik karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. İzliyoruz.
'Türkiye'ye Şikeyi Sokan Galatasaray'dır'
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe Genel Sekreteri Mahmut Uslu, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanan Galatasaray Liv Hospital-Fenerbahçe Ülker maçında yaşanan tribün olayları sonrası basın toplantısı düzenledi. Derbide yaşanan olaylar ve küfürlerle ilgili televizyon görüntüleri izletildikten sonra Başkan Yıldırım konuştu: 'Basketbolda yaşananlar ile ilgili basın toplantısı düzenliyoruz. Oğuz Savaş'ın annesine Allah'tan rahmet diliyorum. Türk basketbolundaki gerçekleri ortaya koymak istiyoruz. Burada amacımız onlar bunu yaptı, biz bunu yaptık değil. Tamamen basketbolu seven, basketbolla ilgilenen bir seyirci topluluğu oluşturduk. Türkiye'de sorunun tek sebebi seyirci değil. Hakemlerin durumu, sporcuların durumu, yöneticilerin durumu ve basının sorumluluğunun altında toplamalıyız. Biraz önce arkadaşlar gösterdiler. '18 defa camiamıza ve sporcularımıza küfür edilmiştir' 18 defa küfür edilmiştir. Bu küfürler camiamıza, sporcularımıza edilmiştir. Galatasaraylı taraftarlar 'Şike, şike' diye bağırdılar. Bizde Ergin Ataman 'Doping yapsana' diye bağırıldığında ilk anons yapılmıştır. İsteğimiz bize uygulanan kuralların diğer takımlara da uygulanması. 16 bin kişi salona gelmiş. 4 bin kişi fazladan salona alıyorlar. Siz basket maçında 16 bin kişiyi kontrolsüz şekilde sahanın içine doldurulmuştur. Oyuncularımıza, yöneticilerimize küfürler edilmiştir. Savcıların suç duyurusunda bulunması lazım. Sorumluları savcının çözmesi lazım. Dünyanın en önemli antrenörünü getirdik. Hem Fenerbahçe'yi hem Milli Takım'ı çalıştırmak olmaz. Obradovic Fenerbahçe'yi seçti. Obradovic 'Basketbolu ileriye götürmeye geldim. Savaşmaya gelmedim. Bizim amacımız basketbolu sevdirmek' dedi. Bunları iyi düşünmek lazım. Ergin Ataman milli takım antrenörü artık. Galatasaray'ın antrenörü değil. Bütün oyuncuları kucaklaması lazım. Fenerbahçeli sporcuların yüzüne nasıl bakacak? Aklı başında olması gereken Ergin Ataman maalesef hadiselerin ortasında yer almıştır. 'Basketbol hakemleri miadını doldurmuştur' Basketbol hakemleri miadını doldurmuşlardır. Genç hakemler basketbolun içine girmesi gerekir. Rakibimizi iki maçta en iyi şekilde ağırladık. Hepimizin dürüst olması lazım, açık olması lazım. Bizim hedeflerimiz iyi oyuncular, iyi koçlar getirerek Avrupa'da başarılı olmak. Bu da belli oyunlarla olmaz. Basına çok önemli görevler düşüyor. 'Ergin Ataman bütün köşe yazarlarını arıyor' Lig TV'de yorum yaparken yorumcular tarafsız olmalı. Herkes kendi düşüncesini kendi görüşünü tarafsız anlatmalı. Maalesef böyle bir şey yok. Birisi hangi takımda oynamışsa onun hakkında yorum yapıyor. Bunlar yanlış. Biz şampiyon olacağız. Biz hocamıza ve bu takıma güveniyoruz. Ergin Ataman bütün köşe yazarlarını telefonla arıyor. Ama Obradovic kimseyi aramıyor, sadece görevini yapıyor. Maçın neticesinde Galatasaray yenmiştir, ama şu olaylar da olmuştur denilmelidir. Taraftarlar kötü şeyler yaptılar diyebilmelisiniz. Aksi halde istemediğimiz olaylar olur. Hep bunları durdurmaya çalışıyoruz. Küfürle mücadele ediyoruz. Diğer kulüplerin de mücadele etmesi lazım. 'Türkiye'ye şikeye sokan Galatasaray Kulübü'dür' 'Şike var' diye bağırıyorsunuz ama Türkiye'ye şikeyi sokan Galatasaray Kulübü'dür. 6-0'lar, 8-0'lar... Neler götürdüklerini, çantaların nereye gittiklerini Ahmet Çakar söylüyor, ben söylemiyorum. Beşiktaş'ın yabancı oyuncusunu ayarttıkları ortaya çıkmıştır. Şunu söylüyorum Fenerbahçe bu şike davasından aklanacaktır. Bize şikeyi öğretenlerin biraz utanması lazım.' Uslu: 'Savcılığa suç duyurusunda bulundum' Mahmut Uslu ise şöyle konuştu: 'Ben savcılığa bana yapılan küfürlerden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulundum. Belki bir ders alınır, Galatasaray-Fenerbahçe Ülker maçında bunlar yapılmaz dedim, ama bunlar Avrupalı oldukları için bunlar el hareketlerini modernleştirerek çok ayıp şeyler yapıyorlar. Bu insanlar neden tekrar bir sorgulamaya çekilmez ben merak ediyorum. Yasa çok açık.' 'Rahmetli Metin Oktay rahatsız olmuştur' Daha sonra yeniden söz alan Yıldırım şöyle devam etti: 'Rahmetli Metin Oktay herhalde rahatsız olmuştur bu yapılan hareketler sonrası. Bu merdivenler bile dolu, bir yerlere girmiş demek ki. Bir belge göstereceğim. Tezgahı anlatmak için. Obradovic'e ceza vermemişler, benche vermişler. Teknik faulü coach'a vermek lazım. Şimdi teknik faulü kime çalarsınız soruyorum size basın? 4 tane yabancı soktu içeri oraya kim sorumlu orada. Koça çalacaksınız orada. Bence çalınma ihtimali var mı? Basın söylesin. Bence çalabilir misiniz? Rezalet, ama değerli basın bunu yazmıyor. Burada size görev düşüyor. Takip edin ve doğruları yazın. Kasti faul nedir? Bilerek düşünerek rakip oyuncuya bir hareket yapmaktır. Bu isteyerek yapılan bir harekettir. Arkadan bilerek yapılan faul de kastidir. (Ender Arslan ile McCalebb arasında yaşanan pozisyon izlettirildi) 8 dakika Fenerbahçe'nin aleyhine yapılan hareketler var. TBF 10 senede hakem yetiştirememiştir. Türkiye Basketbol Federasyonu koltuğuna tarafsız bir başkan oturmalıdır. Herkesi kucaklamalıdır. Bazı haksızlıklar var orada. Onu da yakında açıklayacağız. 'Ya tarafsız olsunlar ya da yayını bıraksınlar' Lig TV ailesinin hem futbolda hem basketbolda tarafsız olması lazım. Tarafsızlık ilkesi onların 1. ilkesi olması lazım. Tarafsız olamıyorlar, kalamıyorlar. Lig TV ben karar verdim, maçları yayınlıyorum diyemez. Ya tarafsız olsunlar, ya da yayını bıraksınlar. Herkes birbirine bir yerden bağlı. Bu bağlılık ortadan kalkmalı.''Skorboarda bir şey yazarsak bu 'Geçmiş olsun' olur' Galatasaray Antrenörünü görüyorsunuz. Aynı zamanda Milli Takım antrenörü. Tanjevic hem Fenerbahçe'yi hem de Milli Takımı çalıştırdı. Tanjevic'in taraftarları galeyana getiren bir hareketini gördünüz mü? O efendilik nerede burada yapılanlar nerede. Milli Takım antrenöründe önce ahlak olmalı. Fenerbahçe'nin istemediği kişiler de belki bir noktaya gelebilir, ama uzun yaşayamaz. Fenerbahçe camiası onu orada tutturmaz. Galatasaraylı olabilir, saygı gösteririz. Ergin Ataman, Fenerbahçe havlusu yerde, havluyu tekmeliyor. Bunun hesabını bir yerde sorarız. Gerekeni de yaparız. Fenerbahçe'den Milli Takım'a sporcu alacaksınız. Onlar size nasıl saygı gösterecekler? Başka şeyler söyleyeceğim de söylemek istemiyorum. Şampiyon olacağız. Eskiden Galatasaray'ı batıya açılan pencere olarak ayrıcalıklı olarak görüyorlardı. Biz onları her yerde yeniyoruz. Onlara karşı sportif anlamda önde gidiyoruz. Tribünlerde onlardan daha kaliteliyiz. Biz yine saygılı davranacağız. Skorboarda bir şey yazarsak 'geçmiş olsun' yazarız.'Skorer
Galatasaray'dan Üzücü Açıklama!
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, Galatasaray Adası'nda gerçekleşen Haziran ayı Divan Toplantısı sonrasında, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, kulübün yeniden büyük finansal sorunlarla karşı karşıya kalmaması için kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini belirtti. Olcay, Galatasaray Adası'nda düzenlenen Divan Kurulu'nun olağan haziran ayı toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. İtalyan teknik direktör Roberto Mancini ile yollarının ayrılmasını değerlendiren Olcay, Mancini ile güzel bir sezon geçirdiklerini belirterek, 'Mancini, hem istekleri üst düzeydeydi hem de beraber çalıştığı arkadaşlarıyla çalışma istediği nedeniyle Avrupa'da en üst düzey kulüplerin ödediği ücreti Galatasaray'dan alıyordu. Mancini'ye aldığı sonuçlardan dolayı teşekkür borcumuz olduğunu söylemek isterim' diye konuştu. Özkan Olcay, Galatasaray Kulübü'nün imkanlar ve kuralların çerçevesinde yeni bir rota çizmek zorunda olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 'UEFA ve FIFA kuralları, Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın ve orada başarılı olmanın yükümlülüklerini masamıza yatırdığımız zaman gördük ki; Galatasaray'ın yeniden büyük finansal sorunlarla karşı karşıya kalmaması için kendisine çekidüzen vermesi mecburiyeti ortaya çıktı. Bu gerçek, sezonun başlangıcında adımlarımızı hesaplı kitaplı atmak mecburiyetinde olduğumuzu, spontane olaylar karşısında heyecana kapılıp, 'şunu da yaparız, bunu da yaparız' demenin zamanının geçtiğini gördük. Mevcut elemanları en iyi şekilde değerlendirecek, yanlış transferleri en az hasarla giderecek şekilde bir çalışma yapacak, bundan sonra da Şampiyonlar Ligi'nde oynamanın getirdiği riskleri ve zorlukları bilerek, gücünün imkanları ve kuralların müsaade ettiği en uygun çizgide yeni bir rota çizmek zorundayız.' 'Lucescu ile Galatasaray'ın manevi bağı var' Mancini ile yolların ayrılmasının ardından yeni teknik direktör sorununun bir an önce çözüme ulaşması gerektiğini dile getiren Olcay, sarı-kırmızılı kulüple Mircea Lucescu'nun arasında manevi bağ olduğunu söyledi. Özkan Olcay, kaybedecek zamanlarının olmadığını aktararak, şöyle devam etti: 'Mancini'nin ayrıldığı kesinlik kazandığına göre Galatasaray, hiç vakit kaybetmeden teknik direktör sorununu bir sonuca bağlamak durumunda. Kamuoyunda bir sürü alternatiflerin tartışıldığını da biliyoruz. Lucescu ile Galatasaray'ın manevi bağı var. Daha önceki Lucescu döneminde Özhan Canaydın'ın yönetiminde görevliydim. Galatasaray'a çok güzel hizmetler vermiş, değerli ve deneyimli bir spor adamıdır. Mustafa Denizli'nin ismi dolaşıyor. Gelişen olayları birlikte yaşayacağız ama kaybedecek zamanımız olmadığına göre bu kararı en kısa sürede almak zorundayız.' UEFA Şampiyonlar Ligi'ne piyango çekmeye değil, maç kazanmaya gittiklerini vurgulayan sarı-kırmızılı kulübün ikinci başkanı, şöyle konuştu: 'Başkanımız, istisnai durumlarda istisnai çözümler üretebilen, risk alınması gerektiği zaman o riski gözünü kırpmadan alabilen bir yapıya sahip. Ben hesap kitap adamıyım. Risk almasını seviyorum ama hesabın sonuçlarına bakmadan bazı şeyleri olacakmış gibi kabul etmek mümkün değil. Tabi ki Galatasaray'ın elden çıkarmak zorunda olduğu bir hayli futbolcu var. Ara transfer dönemi geçirdik. O dönemde çok başarılı olduğumuzu da söyleyemem. Bu bakımdan yapabileceğimizin en iyisini yapmak ve Galatasaray'ı en iyi yere taşımak için imkanlarımızı sonuna kadar kullanacağız. Ancak UEFA ve FIFA'nın koyduğu kriterlere, finansal sınırlamalara uymak zorundayız. Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımların aldığı paylar, Türkiye'deki maçlarda elde edilecek gelirlerle mukayese edilmeyecek kadar yüksek. UEFA'dan netice aldıkça gelirlerimizin artacağını biliyoruz. Piyango çekmeye değil, maç kazanmaya gideceğiz. Maç da futbolcularla kazanılabilir. Galatasaray, elinden gelenin en iyisini yapmak için akıllı bir tüccar gibi düşünüp taşınıp karar vermek durumundadır.' 'Hadise, Mancini ile değil, Galatasaray'ın kendisiyle ilgili' Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Özkan Olcay, Roberto Mancini'nin ağırlığını kullanarak oyuncu transferi konusunda baskı yaptığını anlatarak, 'Mancini, başarılı olabilmek için yalnızca iyi bir teknik direktörün yeterli olmadığını, sahada sonucun değerli ve becerikli futbolcularla alınabileceğini çok iyi biliyor. Kendi ağırlığını empoze ederken 'Ben, şu futbolcuları veya en az bu ayarda futbolcuları almanızı isterim' diye Galatasaray'a bastırmak gücüne sahipti. Fakat, Avrupa piyasasında gelişen durum, dünya futbolundaki yeni şartlar, herkesi ekonomik açıdan imkanları gözden geçirmeye yöneltti. Hadise, Mancini ile değil, Galatasaray'ın kendisiyle ilgili. Galatasaray, kendisine dönüp, doğru kararlar alacaktır. Buna inanıyorum' ifadelerini kullandı. Olcay, bir gazetecinin, 'Drogba ve Sneijder maliyetinde transfer beklenmeli mi ?' şeklindeki sorusuna, 'Futbol sürprizlere açık bir oyundur. Galatasaray, büyüklüğüne yakışan bir yerde olabilmek için elindeki imkanları, finansal kuralları çiğnemeden ve yeni cezalara muhatap olmadan önümüzdeki günlerde kritik kararlar almak zorunda kalacaktır' cevabını verdi.Star
Reklam
Sakın bu adamla selfie çektirmeyin!
The Sport Bible'ın haberine göre, kupanın yıldızı olabilecekken teker teker sakatlanıp Brezilya 2014'e veda etmek zorunda kalan Franck Ribery, Samir Nasri, Lucas Moura ve Marco Reus'un ortak özellikleri, hepsinin de kimliği meçhul hayranlarıyla selfie pozu vermeleri. Habere göre meçhul hayranın ilk kurbanı Lucas Moura oldu. Paris Saint Germain'in Brezilyalı oyuncusu Moura, Teknik Direktör Felipao'nun listesine girebilecekken, sakatlanarak ülkesi Brezilya'da düzenlenen kupaya katılma şansını kaybetmişti. Birkaç gün sonra Didier Deschamps'ın, Manchester City'ye şampiyonluk kazandıran golü atan Samir Nasri'yi Fransa Milli Takımı'na çağırmamasının sebebinin selfie laneti olabileceği ifade edildi. Meçhul hayranla selfie çektiren Fransa Milli Takımı'nın gözdesi Frank Ribery'nin son andaki sakatlığı ve Almanya'nın yıldız oyuncusu Marco Reus'un sakatlığına da dikkat çekildi.
Reklam
Galatasaray'da Mancini ile Yollar Ayrıldı
Galatasaray ile olan sözleşmesini sonlandıran Roberto Mancini, sarı-kırmızılılara neden veda ettiğini açıkladı.ANSA haber ajansına açıklamalarda bulunan Roberto Mancini, sarı-kırmızılılardan neden ayrıldığını açıkladı. İşte İtalyan teknik adamın ilk sözleri: 'Galatasaray ile olan sözleşmemi bitirme kararı aldım. Kulüp ile anlaşarak kontratı fesh ettik. Bir antrenör olarak kulübün ihtiyaçlarını anlayabiliyorum, maddi zorluklar yaşadıklarını da biliyorum.Ben teklifi kabul ettiğimde Galatasaray’ın hedefleri farklıydı. Geride kalan 8 ayda da bu hedefler doğrultusunda çalıştım. Takımı Şampiyonlar Ligi’nde gruplarından çıkartıp Türkiye Kupası zaferi de yaşattım. İstanbul’dan hiçbir pişmanlık duymadan ayrılıyorum. Gerçekten harika bir taraftarımız vardı. Başkan, yöneticiler, futbolcular ve tüm kulüp personeline teşekkür ediyorum.'Şampiy10
Yanlış Meslek Seçmiş 20 Hakem
Hakemler spor müsabakalarının vazgeçilmez kahramanlarıdır. Her şey onların kararlarıyla başlar ve biter. Ama bazen öyle hakemlerle karşılaşıyoruz ki, sanki meslek seçiminde büyük bir hatanın kurbanı olmuş gibiler. Biz de asıl icra etmeleri gereken meslekleri belirledik. Hem kendi kariyerleri hem de sporseverler için hayırlara vesile olsun diyoruz. Buyrun tartışmalı pozisyonlarla inceleyelim efendim;
Önder Özen'den Açıklamalar
Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Zafer Önder Özen, TRT Spor'da Futbol Keyfi programında açıklamalar yaptı. Transferler konusunda önemli açıklamalarda bulunan Özen, Gökhan Töre, Olcan Adın, Motta ve diğer transferlerle ilgili bilgi verdi. Manuel Lanzini ile de ilgilendiklerini söyleyen Özen merak edilen tüm konulara açıklık getirdi. İşte Önder Özen'in açıklamaları 'Zor bir sezonu tamamladık. Yaşadığımız zorkuklar arasında diğer kulüplerin yaşadığı tipte zorluklardan ziyade farklı sorunlar da vardı. Biz futbolun seyirci tarafından faydalanamadık. BEtona top oynadık. Bazen büyük kulüpler taraftarla maçlarını kazanır. Rakipler İstanbul'a 1 puan için gelirler. Taraftar olmayınca sizi itici güç de arkanızda olmaz. Bunlar biz göreve geldiğimizde bilinen şeylerdi. Bundan kaçış da yoktu. 'GÜNAHIYLA SEVABIYLA BİR SEZON BİTTİ' 'Kulüp 110 yıllık tarihinin en zor kararını verdi ve stad için inşaat başladı. Çok zor durumlardan geçerek stada kazma vuruldu. Bizim de bu sorunumuz bitecek elbet ve rahata ereceğiz. Baktığımızda Galatasaray ve Fenerbahçe'nin statları 50-55 bin kişilik, kalabalık seyirciye oynayan takımlar. Gelirleri de bu şekilde artıyor. Slaven Bilic, İnönü'de oynasaydık arkasına taraftarı alarak rakibe büüyk baskı uygulayabilirdi. Kadıköy'de ve TT Arena'da olan budur. Eskişehir ve Bursa bile zaman zaman bu baskıyı kurabiliyor. Günahıyla sevabıyla bir takım dersleri alarak sezonu bitirdik' 'BETONA OYNAMAK ZORUNDA KALDIK' 'Seyircimize de bir kelime etmek isterim ama. İlk maç ribünde 56 bin kişi vardı. Tromso maçında 66 bin kişi geldi. Galatasaray maçında 80 bin kişiye oynadık. Bu maçta gelen cezalardan sonra betona oynamak zorunda kaldık. Kasımpaşa'da 3-4 bin kişiye oynadığımız maçlar oldu. Bir şekilde iç saha maçlarını oynayamadık. Dışarda lig ikincisiydik ancak içerde yetersiz kaldık. Gol ve pozisyon adedimiz yetersiz. 'FENERBAHÇE MAÇINDA BENDEN BAŞKA KAHROLAN GÖRMEDİM' 'Ligin en az gol yiyen ve pozisyon veren takımı olduk. Bunlar bardağın dolu tarafı. Boş tarafına bakınca bazı oyuncularımızın ellerinden geleni vermemiş olmalarını söyleyebiliriz. Bunun arkasından Fenerbahçe maçı sonunda seyircimizin alkışlamasını ben anlamadım. Derbide puan kaybedip alkışlayan taraftar olmaz. Sanırım o gece kahrolan bir tek ben varım. Onun dışında stat bittikten sonra derbiler ve avrupa maçları dahil takımımız sert bir trbinün haliyle derbilerde üstünlük sağlayabileceğiz. Beşiktaş bu üstünlüğü yakalayabilir.' 'PTT 1. LİG'DE BİR KULÜPLE ANLAŞTIK' 'A Takım ve A2 arasındaki mesafe çok yüksek. Sadece bizde değil her takımda bu fark çok yüksek. Bu farkı, aradaki basamak farkını Dikilitaş Kulübü'yle bir anlaşma yaparak aştık. Kümede tutup bir ayağımızı oraya atacağız. İkinci kulüp PTT 1. Lig'de, ismini veremem ama anlaşma sağlandı' PİLOT KULÜP PLANLARI 'Avrupa'daki kulübe, Rooselare'ye 4 oyuncu göndereceğiz. Yıllık maaliyeti 1 milyon olan. Yanında bir antrenör ve yönetici gidecek. Son olarak Brezilya'ya gidince bir 3. Lig kulübüyle anlaştık. Avrupalıların daha fazla yaşadığı bir bölgede olan bir kulüp. Bu kulübe de oradan seçtiğimiz 4 oyuncuyu koyacağız. Oradaki kulüpten yetiştirip o oyuncuları almamız daha kolay olacak' '550 BİN AVROLUK LABORATUVAR YAPIYORUZ' 'Laboratuvar yerimizin bütün izinlerini bekliyoruz. Her birinin bir maliyeti var. Bu konu 5 bin avro. Yüksek irtifa odasıyla birlikte, -110 dereceye kadar soğuk hava üretebilen bir soğuk hava odası ve bununla birlikte performans ölçüm aletleri toplam 550 bin avro bir maliyeti var. Bunları tamamlayınca büyük bir iş yapmış olacağız' 'MUSA MUHAMMED'İ BEKLİYORUZ' 'Musa Muhammed konusunda fazla konuşmak istemiyorum. Kendi milli takımında U18'de önemli işler yaptı. U20'de de kaptanlığa yükseldi Biz yaşı henüz tutmadığı için bekleyeceğiz. 31 Ekim'den sonra kontratımızı imzalayacağız. Şu an oyuncuya hamilik yapıyoruz ama 31 Ekim'den sonra oyuncu bizimdir. Barcelona'nın düştüğü hataya düşmeyeceğiz' 'SAMBADE YÜZÜNDEN TESİSLER TÜRBE GİBİ OLDU' 'Sambade yalnız bir kaleci antrenörü değil buna ek olarak her hareketi teknik anlamda basamaklayarak yaptırıyor. Marsilya'dan ciddi bir teklif almdı ancak vermedik. Tesis türbe gibi oldu dünyanın her yerinden antrenörler geliyor Sambade'yi izleyebilmek için. Aynısı forvetler için olabilir mi? Çok akıllıca. Vuruşu teknik açıdan adımlayabilecek bir antrenör olabilir. Hareketleri ve vuruşları sınıflayabilme ve uygulayabilme yapabilen arkadaşlarımızla çalışmayı çok isterim. Feyyaz Uçar bu konuda Türkiye'nin en iyisi. Alıp, dönüp vuruşlarını çok çok iyi yapıyor. İlhan Mansız aynı şekilde. Ben bu konunun üzerinde çok fazla duruyorum. Bir dünya kupası karakteri. Dünya tanıyor. Genç oyuncular tarafından idol olarak algılanabilecek bir spor figürü. Takıma katılmasını isterim ancak bunlar için zaman gerekiyor. Hepsi olacaktır' 'LABORATUVAR VE ATLETİK OLUŞUMLAR İÇİN İKNA EDİCİ OLDUM' 'İlk gün 5 konudan bahsettim. Bu alanlarda yürüyebiliyorsak ve kulüp bu fırsatı bana verebiliyorsa. Ben de bu fırsatı değerlendirebiliyorsam. O zaman bu yol yürümeye değer. Eğer oluşturramıyorsam bu kulübü ikna edemiyorum anlamına gelir. Ne zaman ikna edemezsiniz? Karşınızdakini ikna edecek heyecan ve bilgiyi ortaya koymadığınızda başkan ve yöneticileri ikna edemezsiniz. Ben laboratuvar ve atletic oluşumlar için ikna edici oldum. Bize yol verdiler ve başarılı oldum. Bu konuları bitti ama bir içine girelim bakalım duruma. Bunu henüz görmedim. Bizim futbol yatırımları departmanımız burayı yönetebilir mi? Proje sağlıklı yürüyecek mi? Göreceğiz' 'ANTRENÖRLÜK BENİM HEVESİM DEĞİL, MESLEĞİM' 'Ben koltuğa yapışacak birisi değilim. O konuda kimsenin şüphesi olmasın. Ben baskıdan etkilenmem. Benim üzerimde olan baskı bana yeter zaten. Çevreden gelecek baskı türleri beni etkilemez. Benim kendime kurduğum baskı benim koltuğa yapışmamamı sağlıyor zaten. Ömrüm uzun olursa sahaya dönerim. Geçenlerde bir büyüğümüz bana soru sorarken antrenörlük hevesimden bahsetti. Bu benim hevesim değil mesleğim. Altını tekar çiziyorum. Bu konu Beşiktaş'ta olmayacak. Tekrar tekrar söylüyorum. Beşiktaş'ın antrenörü herkesin bu meslekte güveninş kazanmış, bir şey kazanmasa da ortaya koyduğu değerler olmuş. Yaptığı kontratlar da bunun için bir kriter. Çalışacağım kategori Beşiktaş değil. Tevazu içinde bunu cevapladım' İSTİFAYI DÜŞÜNÜYOR MU? 'Bunlar son derece doğal. Bazen yorulursunuz, kendinizi çıkmazda hissedebilirsiniz. Beşiktaş 3-5 kişiyi ilgilendiren bir kulüp değil. Devasa bir ülke kadar büyüklüğe sahip bir kulüp. Milyonlarca insan top çizgiyi geçti mi geçmedi mi bununla ilgileniyor. İşini 40 yıldır yapan insanlar bile istifayı düşünmüştür. Neye ne zaman reaksiyon vereceğimizi bazen bilemediğimiz bir pozisyon. Örneği yok.' 'MOLEDO'DA MUTABIKIZ' 'Dany'de pişman olacağım bir şey olduğunu zannetmiyorum. Bu konudaki tepkileri yedim. Göğüsleyeceğiz bunları. Dieal stoper iklisi zamanla oluşacaktır. Çok arzu ettiğim oyuncuları scout ekibiyle paylaşıyorum. Mutabık olduğumuz bir isim Moledo.' 'YALÇIN İLE GÖRÜŞMEDİK' 'Yalçın Ayhan ile henüz bir temasımız veya imzalanmış bir kontrat yok. Bunu ilk defa sizden duydum ve şaşırdım. Süper Lig'de kontratı bitmiş olan 4-5 stoper var. Her biri gündemde olur. Scout ekibi bakar, Slaven Bilic bakar ve düşünülür. Sivok ve Escude ligde başlamıştı. Köprünün altından çok sular geçti ve en son Jermain Jones ve Ersan Gülüm oynadı. Bu arada biz de en az gol yiyen takım olduk. Takım savunması diye bir durum var. Bu konuda iyiyiz. Şu anda Ersan dışında bir yerli stopere daha ihtiyacımız var. Aralarından bir tanesi kontratı bitmiş oyuncular olacak. Yalçın'ı değerlendireceğiz.' 'Sezer benim kalitemi tartışamaz demiş. Ben hiç bir oyuncunun kalitesini tartışmam. Büyük takımlara gelmiş oyuncuların kaliteleri tartışılmaz. Tartıştığım nereden çıktı ona şaşırdım. Onun hakkında ben karar veririm. Takımdaki bütün oyuncular hakkında ben karar veririm. Sezer klas bir oyuncu, teknik anlamda üst düzeye yakın, saha içinde bir çok şeyi yapabilecek yetenekte oyuncuyum.' 'GÖKHAN TÖRE TRANSFERİ ZOR' 'Gökhan Töre değerinde bir oyuncuyu herkes ister. Biz de ona fırsat verdik. Kulübü kolay da bırakmak istemiyor. Oyuncunun bir değeri var. Yurt dışına transferi de söz konusu. Kulübü yurtdışındaki teklif yerine bizimkini değerlendirirse Gökhan bizimle devam eder. 7 ay önce sayın başkan beni arayıp böyle bir şey duyduk aslı olabilir mi diye sordu. Ben de akşam 10 gibi idari mesanjeri arayıp direkt evine gittim. Evine gittiğim ilk oyuncudur. Evde kendisi ile konuştuk. Bana detaylarıyla anlattı. Gökhan Töre'nin hatalar yapma potansiyeli olmakla birlikte özü sözü bir bir insandır. Konunun aslını bana anlattı. Almanya tarafıyla ilgili de bir araştırma yaptım ve Gökhan'ın söyledikleriyle paralel çıktı. İtalya'dan teklif var ve hocası da takımdan göndermek istemiyor. Zor bir transfer.' 'OLCAN İÇİN TRABZON'LA GÖRÜŞMEDİK' 'Olcan Adın ile çalıştım. Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir oyuncu. Ligde fark yaratan 3-4 yerli oyuncudan biridir. Bu tür oyuncu ile bütün kulüpler... Olcan ile görüşmedik kontratı çok değerli. Trabzon ile görüşmeden bunları konuşmak doğru değil.' 'Motta'nın kendisi ile anlaşma oldu. Kulübü de bugün yarın daha net bir cevap verecek. Sağ bek ve sol bekte ikişer oyuncuya ihtiyacımız olacak. Sağ bekte bir oyuncuya ihtiyacımız olacak. Muhammed'i kiralık olarak göndereceğiz. Lanzini de kaliteli bir oyuncu. Değerli bir oyuncu. Stat konusu önümüzdeki günlerde tartışılacak, biz de önümüzdeki günlerde fikrimizi aktaracağız.' 'İlk yarıda tüm maçlarımızı deplasmanda oynama fikrine ben evet derim. Bunu mantıklı bulurum. Stadımız 2. yarıya yetişirse. Çatısı zor bir çatı. Daha değişik bir teknoloji. Biraz zaman gerektiriyor anladığım kadarıyla.' 'Dünya Kupası'nda ev sahibi takımlar her zaman favoridir. İyi bir takımları da var. Arka 6 oyuncu turnuvayı domine edebilir. Hulk Rusya'da uçtu son dönemlerde. Arjantin de favori. Almanya da favoridir. Ama Belçika da yarı final oynarsa şaşırmam. Ülke hazır görünmüyor. Organizasyonda çalışacak bir arkadaşla konuştum, turnuva başladığında yüzde 70 hazır olacak diye duydum.'Sporx
Reklam
Championship Manager Kehanetinin Tutmadığı 10 Efsane Futbolcu
İçinde futbol ateşi yanan herkesin ucundan köşesinden bulaştığı Championship manager serileri daha sonra Football manager'e bayrağı teslim etse de iki oyunun da bize verdiği tat,heyecan hep üst seviyedeydi hatta bazılarımızın ingilizce'yi  bu oyunlardan öğrenmeye başladığını da söyleyelim peki bu kah ekran karşında bazen takım elbiseyle oturtan kah bir gol sevincinizle ev ahalisini gece gece ayağa kaldıran oyun bize her zaman dürüst müydü ?
Reklam
Maça Ceket ve Kravatla Çıkmıştı
Futbolda dünyanın en büyük organizasyonu olarak kabul edilen FIFA Dünya Kupası, Brezilya'da 20. kez düzenlenecek. Dünya kupasında geride kalan 19 organizasyon birçok ilginç olaya sahne olurken, 4 yılda bir düzenlenen kupaya İkinci Dünya Savaşı nedeniyle 2 kez ara verildi. İlk olarak 1930 yılında düzenlenen kupayı 8 farklı ülke kazanırken, Brezilya 5 şampiyonluk ile başı çekti. İlk dünya kupası O dönemki FIFA Başkanı Julies Rimet'in girişimleriyle başlayan ve bir süre kendi adıyla oynanan Dünya Kupası'na ilk olarak 1930 yılında Uruguay evsahipliği yaptı ve şampiyon oldu. Uruguay, 1924 ve 1928 olimpiyat şampiyonluğu ve 1930'da bağımsızlığının 100. yılını kutlayacak olması nedeniyle evsahibi olarak seçilirken, Avrupa takımları, yolun uzak olması nedeniyle bu karara karşı çıktı. Fransız spor adamı Rimet'in çabalarıyla bu kupaya Avrupa'dan 4 ülke Belçika, Fransa, Romanya ve Yugoslavya katıldı. Toplam 13 takımın katıldığı ilk Dünya Kupası'nı Arjantin'i 4-2 yenen ev sahibi Uruguay kazandı. Bu kupadan ilginç notlar şöyle 1930'daki şampiyonada final maçının hakemi Belçikalı John Langenus sahada ceket ve kravatla yer aldı. Organizasyonda yer alan 13 ülke, eleme oynamadan FIFA'nın davetiyle kupaya katıldı. Kupaya katılan Avrupa ülkeleri, gemi yolculukları sırasında antrenmanlarını güvertelerde yaptı. Kupanın iki yarı final maçında Arjantin, ABD'yi, Uruguay da Yugoslavya'yı aynı skorlarla 6-1 mağlup etti. 1934 İtalya Uruguay'daki ilk kupanın ardından Avrupa ülkeleri kupayı kendi ülkelerinde düzenlemek için çalışmalara başladı. FIFA'ya ilk müracaat eden ülke İtalya, 1934 Dünya Kupası'nı düzenlemeye hak kazandı. Uruguay'daki ilk kupaya Avrupa ülkelerinin ilgi göstermemesi nedeniyle Uruguay İtalya 1934'e katılmadı. Bu turnuvanın öne çıkan ilginç olayları ise şöye: İtalya, kupa tarihinde eleme maçı oynayan ilk ve tek evsahibi ülke oldu. Mısır, dünya kupalarına katılan ilk Afrika ülkesi unvanını elde etti Uruguay'daki ilk dünya kupasında Arjantin forması giyen Monti, İtalya Milli Takımı'nda görev aldı. İtalya, evsahibi takımın şampiyon olma geleneğini sürdürdü 1938 Fransa Amerika ve Avrupa'da sırayla düzenlenmesi kararlaştırılan kupanın yeniden bir Avrupa ülkesi olan Fransa'ya verilmesi nedeniyle Arjantin, 1938 Dünya Kupası'na katılmadı. 1938'de de öne çıkan olaylar şöyle: 16 takım dünya kupasına katılmaya hak kazansa da Hitler'in Avusturya'yı işgal etmesiyle, katılımcı sayısı 15'e düştü. Penaltı uygulaması olmadığı için ilk turda uzatmaya giden 5 maçın 3'ü tekrar edildi. Giuseppi Meazza'nın yarı finaldeki kritik penaltıyı kullanırken şortu düşse de atış gol oldu ve İtalya finalde Macaristan'ı 4-2 yenmeyi başardı. İtalya Teknik Direktörü Vittorio Pozzo, dünya kupasını üst üste iki kez kazanan ilk ve tek antrenör oldu. 1942 ve 1946'da yapılamadı Patlak veren İkinci Dünya Savaşı nedeniyle 1942 ve 1946'da dünya kupaları organize edilemedi. 1950 Brezilya Brezilya'da 12 yıl aradan sonra gerçekleştirilen dünya kupasına 13 ülke katıldı. Kupanın akılda kalanları da şöyle: İlk şampiyon Uruguay, protestosuna son verip, komşusu Brezilya'daki turnuvada yer aldı. Türkiye, katılmaya hak kazandığı ilk dünya kupasına maddi sıkıntılar nedeniyle gidemedi. İngiltere, ilk kez dünya kupasında boy gösterdi. 1950'de, maçları çıplak ayakla oynama isteği reddedilen Hindistan şampiyonaya katılmadı. Yaklaşık 200 bin kişinin izlediği Brezilya-Uruguay finalinin ardından Uruguay şampiyonluğa ulaşırken, ev sahibi ülkenin taraftarları uzun süre tribünlerdeki yerlerinden kalkamadı. 3 kişi kalp krizi geçirirken, 1 kişi intihar etti ve 1 hafta yas tutuldu. 1954 İsviçre Türkiye, dünya kupasına ilk kez 1954 İsviçre'de katıldı. Elemelerde İspanya ile eşleşen Türkiye, ilk maçı 4-1 kaybedip, ikinci karşılaşmada ise 1-0 galip geldi. Averaj uygulaması olmadığı için üçüncü karşılaşma İtalya'nın başkenti Roma'da oynandı. Bu maç da 2-2 berabere bitince, yazı-tura atışı yapıldı. İtalyan çocuk Franco'nun yaptığı atışta Türkiye kazanıp, dünya kupalarına katılmaya hak kazandı. Milli takım, 1954 Dünya Kupası'nda Batı Almanya'ya iki maçta 4-1 ve 7-2 mağlup olurken, Güney Kore'yi 7-0 yendi. Türkiye'nin kupa tarihindeki ilk golünü Suat Mamat atarken, Lefter'in attığı gol ise kupa tarihinin 400. golü olarak kayıtlara geçti. Kupa finalinde ise Macaristan'ı 4-2 mağlup eden Batı Almanya şampiyonluğa ulaştı. 1958 İsveç 1958 İsveç'te ilk kez dünya kupası finalleri bir televizyon kanalı tarafından yayınlandı. Türkiye, Avrupa yerine Asya-Afrika grubuna dahil edilip, İsrail ile maç yapması gerekince durumu protesto ederek, elemelere katılmadı. Mısır, Etiyopya, Tayvan, Kore, Endonezya, Mısır ve Sudan da çekilince İsrail maç yapmadan kupaya katılmaya hak kazandı. Maç yapmadan kupaya katılmayı kabul etmeyen İsrail, Galler ile karşılaştı ve elendi. Dünya kupası tarihinin golsüz biten ilk maçı İngiltere ile Brezilya arasında yapıldı. Brezilya ilk kez dünya şampiyonu olurken, kupa da ilk kez düzenlendiği kıtanın dışında bir ülke tarafından kazanıldı. 1962 Şili Şili'de 1962'de düzenlenen dünya kupası oldukça sert geçti. Şili ve İtalya arasında oynanan ve sert faullere sahne olan maç sonrası, Şili'deki dükkanlara 'İtalyanlar giremez' tabelaları asıldı. Kupanın ilk 12 maçında 37 futbolcu sakatlandı. Brezilya'nın yıldız futbolcusu Pele de ikinci maçında sakatlanarak, kupaya veda etti. Brezilya ve Şili arasında oynanan ve 'Sambacılar'ın 4-2 kazandığı maçın ardından Şilili futbolcu Ramirez'in babası kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Brezilya, finalde Çekoslovakya'yı 3-1 yenerek, kupayı üst üste ikinci kez kazandı. Final maçının heyecanına dayanamayan 4 Brezilyalı taraftar ise kalp krizi geçirerek öldü. 1966 İngiltere Afrika ülkeleri, FIFA'nın Asya ve Okyanusya takımları ile baraj maçı oynanması yönündeki kararı nedeniyle 1966 Dünya Kupası'na katılmadı. Kupa turnuva başlamadan önce sergilendiği yerden çalındı. Altın kupa, bir parkta gazetelere sarılmış olarak bulundu. Televizyondan renkli olarak yayınlanan ilk kupa turnuvası olma özelliğini taşırken finalde Batı Almanya'yı 4-2'lik skorla geçen İngiltere, ilk ve tek kupasını kazandı. Finalde İngiltere'yi öne geçiren 3. golde topun kale çizgisini geçip geçmediği tartışmalara neden oldu. 1970 Meksika 1970 Meksika Dünya Kupası'nda oyuncu değişiklikleri ve sarı-kırmızı kart uygulamaları ilk kez kullanıldı. Bu turnuvada ilk kez tüm maçlar canlı yayınlandı. Brezilyalı Mario Zagallo dünya kupasını hem futbolcu hem de teknik adam olarak kazanan ilk isim oldu. Honduras-El Salvador eleme maçında çıkan olaylar, orduların da devreye girmesiyle 100 saat süren çatışmalara neden oldu. Daha sonra El Salvador, Honduras'ı geçip, kupaya katılmaya hak kazandı. Finali 4-1 kazanan Brezilya Jules Rimet Kupası'nın ebedi sahibi oldu. Bu organizasyon daha sonra FIFA Dünya Kupası adını aldı. Brezilya'nın müzesine götürdüğü Jules Rimet kupası çalındı ve halen bulunamadı. 1974 Batı Almanya Batı Almanya'da 1974 yılında düzenlenen Dünya Kupası'nda ilk kez bir Türk hakemi düdük çaldı. Doğan Babacan, aynı zamanda Batı-Almanya-Şili maçında Güney Amerikalı futbolcu Carlos Caszely'ye gösterdiği kırmızı kartla da tarihe geçti. Bu kart, dünya kupalarında gösterilen ilk kırmızı kart oldu. Dünya kupası ilk kez FIFA Dünya Kupası adıyla düzenlendi ve İtalyan mimar Silvio Gazzaniga'nın tasarımını yaptığı yeni kupa kullanıldı. Zaire, dünya kupaları tarihinde kaleci değişikliği yapan ilk ülke olarak dikkat çekti. Haitili Ernst Jean Joseph, dünya kupalarında doping yaptığı tespit edilen ilk futbolcu olarak tarihe geçti. İtalya Milli Takımı'nın kalecisi Dino Zoff'un 1143 dakikalık gol yememe rekoruna Haitili futbolcu Sanon son verdi. Batı Almanya, Hollanda'yı 2-1 yenerek şampiyon oldu. 1978 Arjantin 1978'de evsahibi Arjantin'de iktidarda olan cuntanın faaliyetleri ve propagandası turnuvaya damga vurdu. Hollanda'nın yıldız futbolcusu Johann Cruyff ve Alman Paul Breitner, Arjantin'deki siyasi durumu protesto ederek kapıya katılmadılar. Kupayı kazanan Arjantin ilk turda hayal kırıklığı yaşattı. Gruptan çıkmak için Brezilya ile çekişen 'Tangocular'ın, son maçlarında Peru'yu 4 farklı yenmesi gerekiyordu. Söylentilere neden olan maçta Arjantin, Peru'yu 6-0 mağlup ederek, bir üst tura çıkmayı, sonrasında da kupayı kazanmayı başardı. 1982 İspanya İspanya'da düzenlenen 1982 Dünya Kupası'nda FIFA, katılımcı sayısını 16'dan 24'e çıkardı. Tüm kıtaların temsil edildiği ilk kupa oldu. Turnuvada Cezayir, Almanya'yı 2-1 mağlup ederek, dünya kupaları tarihinde Avrupa takımını yenen ilk Afrika ülkesi olmayı başardı. 1982'nin en çok konuşulan maçlarından biri Federal Almanya ile Avusturya arasındaki karşılaşmaydı. 2. grupta mücadele eden iki takım son maçta karşı karşıya geldi. Almanya ve Avusturya'nın birlikte gruptan çıkması için Almanların sahadan 1-0 galip ayrılması gerekiyordu. Maç da 1-0 Almanya'nın galibiyetiyle sonuçlanınca, iki takımla aynı puana sahip olan Cezayir, şike yapıldığı gerekçesiyle itirazda bulundu ancak bu itiraz sonuçsuz kaldı. 1982'de, Kuveyt takımının genel menajeri Şeyh El Sabah, Fransa'nın 4. golüne itiraz etmek için sahaya indi. Şeyh'in bu ilginç olayı sonrasında hakem golü iptal etti. Macaristan, El Salvador'u 10-1 yenerek, kupa tarihinin en farklı galibiyetine imza attı. Gruptaki 3 maçını da berabere bitirip, sadece 1 gol averajla üst tura çıkan İtalya, 1982 Dünya Kupası'nı kazanmayı başardı. İtalyanlar, finalde Federal Almanya'yı 3-1 mağlup etti. 1986 Meksika Kolombiya'nın evsahipliğini yapması kararlaştırılan 1986 Dünya Kupası, ekonomik sorunlar nedeniyle Kolombiya'nın çekilmesiyle Meksika'ya verildi. Büyük bir deprem geçiren Meksika, ikinci kez evsahipliği için başvuruda bulundu ve kabul edildi. Bu turnuvayla birlikte aynı grupta yer alan takımların son maçlarını aynı saatte oynaması uygulamasına geçildi. Fas, kupa tarihinde grubunu lider tamamlayan ilk Afrika ülkesi oldu. Arjantin'in yıldız futbolcusu Armando Diego Maradona'nın çeyrek finalde İngiltere'ye eliyle attığı gol, şampiyonanın en çok konuşulan konusuydu. Bu gol daha sonra 'Tanrı'nın eli' olarak isimlendirildi. Maradona'nın aynı maçta orta sahadan aldığı topla İngilizleri çalımlayıp attığı gol de kupa tarihinin en güzel golleri arasında gösterildi. Günümüzde de tribünlerde kullanılan 'Meksika Dalgası', bu turnuvada ortaya çıktı. Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 kazanarak, ikinci kez şampiyonluğa ulaştı. 1990 İtalya Meksika'dan sonra İtalya da kupaya ikinci kez ev sahipliği yaptı. Turnuvanın sürpriz takımı Kamerun, Kolombiya'yı eleyerek çeyrek finale yükselen ilk Afrika ülkesi oldu. Kamerun'da forma giyen 38 yaşındaki Roger Milla, Romanya'ya attığı 2 golden sonra 'General' rütbesiyle ödüllendirildi. Arjantin ile evsahibi İtalya arasında Napoli'de oynanan maçta İtalyan taraftarların bir bölümü, Napoli'yi Serie A'da şampiyonluğa taşıyan Maradona'yı destekledi. İtalyan kaleci Walter Zenga, dünya kupası maçlarında 517 dakikayla en uzun süre gol yemeyen kaleci oldu. Batı Almanya, finalde Arjantin'i 1-0 yenerek, şampiyonluğa ulaştı. Franz Beckenbauer, Brezilyalı Zagallo'dan sonra dünya kupasını hem futbolcu hem de teknik adam olarak kazanan ikinci kişi oldu. 1994 ABD ABD'de düzenlenen 1994 Dünya Kupası'nın en ses getiren olaylarından biri Arjantinli futbolcu Maradona'nın doping nedeniyle ihraç edilmesi ve Kolombiyalı futbolcu Escobar'ın kendi kalesine attığı gol nedeniyle ülkesinde öldürülmesi oldu. ABD maçında kendi kalesine gol atan ve takımının elenmesine neden olan Kolombiyalı Andres Escobar'ın öldürülmesi futbol dünyasını derinden sarstı. 1994'te ilk kez şampiyon ülke, penaltıların ardından belirlendi. Brezilya, 0-0 berabere biten final maçındaİtalya'yı penaltılar sonucunda 3-2 mağlup ederek, 24 yıl aradan sonra mutlu sona ulaştı. Rus futbolcu Oleg Salenko, Rusya'nın Kamerun'u 6-1 yendiği maçta 5 gol birden atarak, bir maçta en fazla gol atan oyuncu oldu. Kamerunlu Roger Milla, 42 yaşında katıldığı dünya kupasında en yaşlı futbolcu unvanını aldı. 1998 Fransa Fransa'da düzenlenen 1998 Dünya Kupası'nda takım sayısı 24'ten 32'ye yükseltildi. Dünya kupalarında altın gol uygulaması getirildi. Robert Prosinecki, 1990'da Yugoslavya adına gol attıktan sonra, 1998'de de Hırvatistan adına fileleri havalandırdı. Bir dönem Kayserispor'u da çalıştıran Prosinecki, böylece kupa tarihinde iki ülke milli takımı adına gol atan ilk futbolcu oldu. Alman Lothar Matthaus, dünya kupalarında 25. maçına çıkarak rekor kırdı. Dünya kupaları tarihinde ilk kez ev sahibi takımla son şampiyon finalde karşılaştı. Evsahibi Fransa, son şampiyon Brezilya'yı 3-0 yenerek, tarihindeki ilk şampiyonluğa ulaştı. 2002 Güney Kore-Japonya 2002 yılında Güney Kore ve Japonya'da düzenlenen şampiyonayı ilk kez iki ülke birlikte düzenledi. Bu turnuva, Asya'da düzenlenen ilk kupa olarak da tarihe geçti. Türkiye, ikinci kez katıldığı dünya kupasında tarihi bir başarıya imza atarak, dünya üçüncüsü oldu. 1954 İsviçre'de sadece şampiyon olan Almanya'ya 2 maçta da yenilen Türkiye, 2002'de de sadece şampiyonluğa ulaşan Brezilya'ya yine 2 maçta mağlup oldu. Milli takım böylece katıldığı 2 dünya kupasında da sadece şampiyon takımlar karşısında mağlubiyet aldı. Son dünya şampiyonu takımın eleme oynamadan doğrudan katılması kuralı son kez uygulandı. Fransa, eleme oynamadan kupaya katılan son şampiyon oldu. Son şampiyon Fransa, tek bir gol atamadan kupadan elendi. Hakan Şükür'ün Güney Kore karşısında 11. saniyede attığı gol, kupa tarihinin en erken atılan golü olarak tarihe geçti. Brezilya, Almanya'yı 2-0 yenerek, beşinci kez şampiyonluğa ulaştı. 2006 Almanya Almanya'da 2006'da düzenlenen Dünya Kupası'nın en çok konuşulan konusu İtalya ile Fransa arasındaki finalde Zinedin Zidane'ın, İtkalyan futbolcu Marco Materazzi'ye kafa atması oldu. Zidane, bu pozisyon sonrası kırmızı kart görürken, İtalya, penaltı atışlarıyla 5-3 galip gelip, şampiyonluk unvanını aldı. Bu turnuvayla birlikte altın ve gümüş gol uygulaması kaldırıldı. Brezilya, dünya kupalarında peş peşe 11 maç kazanan ilk takım oldu. Portekiz-Hollanda maçı 12 sarı, 4 kırmızı kartla kupa tarihinin en çok kart gösterilen maçı olarak tarihe geçti. 2010 Güney Afrika Güney Afrika'daki 2010 Dünya Kupası'yla Afrika ilk kez bu büyük organizasyona evsahipliği yaptı. 2010 Dünya Kupası'nın en çok ses getiren olayı 'Vuvuzela' oldu. Güney Afrika'ya özgü bu üflemeli çalgı çıkardığı yüksek ses nedeniyle, televizyon başında maçı seyreden seyirciler tarafından tepki çekse de, maçlarda 90 dakika boyunca çalındı. İspanya, tarihindeki ilk şampiyonluğunu 2010 Güney Afrika'da elde etti. Vicente Del Bosque yönetimindeki 'Matadorlar', finalde Hollanda'yı 1-0 mağlup etti.
Sharapova'dan Eyfel Kulesi Önünde Şampiyonluk Pozu
Sezonun ikinci 'Grand Slam' tenis turnuvası Fransa Açık'ın (Roland Garros) 14. final gününde, tek bayanlarda Rus tenisçi Maria Sharapova, Rumen tenisçi Simona Halep'i 2-1 yenerek Roland Garros'un şampiyonu oldu.Rus tenisçi turnuvanın düzenlendiği Fransa'nın Paris şehrinde ünlü Eyfel Kulesi önünde şampiyonluk pozu verdi.Cumhuriyet
Reklam
Alex'ten Flaş Açıklamalar!
Fenerbahçe'nin efsanevi ismi Alex de Souza içini en çok acıtan şeyin Kadıköy'de son kez forma giyememek olduğunu itiraf etti. Fenerbahçe 'nin unutulmaz kaptanı Alex de Souza , konuk olduğu televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. 'YARI TÜRK YARI BREZİLYALI...' 'Aslında hayatımla Türkiye'yi biribirinden ayırmıyorum. Eşim de Türkiye'ye aşık bir insan. Maria dışındaki çocuklarım burada doğdu. Ben de 8.5 sene Fenerbahçe'de top oyandım ve Türkiye'de yaşadım. İnsanlar bana çok misafirperver yaklaştılar. Türkiye'yle Alex'in arası her zaman iyi oldu. Giderken şunu söylemiştim, buraya bir Brezilyalı olarak geldim ama yarı Türk yarı Brezilyalı olarak gidiyorum demiştim. Bu halen böyle. Türkiye'yi hayatımda ayrı bir yere koyamam.' 'Kişisel olarak Türkiye'de hiçbir stadyumda tepkiyle karşılaşmadım ama bir kere kendi taraftarımız tarafından ıslıklanmıştım. Sakaryaspor maçıydı. Aslında ben saha içersinde taraftarın bu tip tepkilerini olağan içinde karşılayan bir insanım. Oraya beklentiyle geliyorlar ve beklentileri karşılanmayınca tepki verebiliyorlar. O gün de böyle bir durum olmuştu ve başkan da ayağa kalkıp alkışlayarak bu tepkilere katılmadığını belli etmişti. Ama dediğim gibi bunları her zaman normal karşılarım.' 'EN ÇOK ÖZLEDİĞİM ŞEY KADIKÖY' 'Kadıköy'deki o muhteşem atmosferi özlediğimi söyleyebilirim. Türkiye'yi düşündüğümde aklıma gelen tek şey Kadıköy ve taraftarın yarattığı o muhteşem anlar oluyor. Bunun dışında da birçok özel anlar yaşadım. Ayrılırken insanların evime gelmesinin dışında beni havalaanında uğurlamaya gelmesi de çok özeldi. Genelde bir futbolcu geldiğinde havaalanında birçok taraftar tarafından karşılanır. Fakat giderken yalnız gider. Benim için bu anı özel kılan şey, giderken geldiğimde olandan daha fazla taraftarın havaalanına gelmesiydi.' FENERBAHÇE NE İFADE EDİYOR? 'Fenerbahçe senin için ne ifade ediyor sorusunu cevaplamak benim açımdan büyük zorluklar içerir. Çünkü Fenerbahçe'den bahsederken açıkalyacak kelimeler bulamkta zorlanıyorum. Önümüzdeki günlerde 20 senelik futbol yaşantımı tamamlayacağım ve bunun da 8.5 senesinin Fenerbahçe'de dolu dolu geçtiğini düşünürsek, Fenerbahçe'nin benim için ne ifade ettiğini söylemek çok zor olur. Şu anda Fenerbahçe benim için ne mi ifade ediyor? Taraftarından yöneticisine her zaman başarılı olmasını dilediğim bir kulüp ve aynı zamanda kendimin bir parçası hissettiğim bir aile olarak nitelendirebilirim.' 'KİMSEYE KIRGIN DEĞİLİM' 'Aslında hiç kimseye karşı kalbimde bir kırgınlık yok. Örnek vereceğim, mesela Aykut Kocaman'ı benim hiç desteklemediğimi düşünen insanlar olabilir, hayır tam tersi. Umarım Aykut Kocaman kısa bir süre içinde düşüncelerini gerçekleştirebileceği ve de hayallerine ulaşabileceği bir takım kendine bulur ve başarılı olduğunu görürüz. Neden olmadı diye sorarsanız, belki benim, belki Aykut Kocaman'ın, belki de ikimizin hatasıydı. İkimiz arasındaki sıkıntıyı bir şekilde aşamadık ve olmadı.' 'AYKUT KOCAMAN İLE İLETİŞİM KURAMADIK' 'İletişim insanların birbirleriyle anlaşabilmelerini sağlayan noktadır. İletişiminiz ne kadar sağlamsa o kadar ilişkinizi ilerletebilirsiniz. Bizim belki de Aykut Kocaman'la yaşadığımız sorun başından beri kuramadığımız iletişimdir. Biraz kapalı, biraz sangi engelli gibiydi onunla olan iletişimimiz. Sonunda da kararlar alınması gerekiyordu. Bu noktada da Aykut Kocaman 'Seni takımımda bundan sonra görmek istemiyorum.' düşüncesindeydi. ben de bunu Alex de Souza olarak kabul etmedim, başkanla görüşmeye gittik. Başkanın da o noktada bir karar alması gerekiyordu ve kontratın feshedilmesi yönünde karar alındı. Bunlar her işin içersinde yer alabilen sıkıntılar. İnsanlar dışarıdan baktığında Alex Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ı sevmiyor algısı oluşabilir. Kesinlikle öyle değil. Umarım ikisi de istediklerine ulaşır. Elbette Aziz Yıldırım'la anlaşamadığımız, tartıştığımız zamanlar da oldu. Ama bunların hepsi iş ilişkisi içersinde olabilecek noktalardı. Şu an da ayrıldım, kulüpte değilim ama kesinlikle bir düşmanlık söz konusu değil.' 'İÇİMİ ACITAN ŞEY...' 'Aslında benim sayın Rıdvan Dilmen aracılığıyla bu programa çıkmamdan birisi de şu: Neredeyse 1.5-2 sene geçti Brezilya'ya döneli. Bir biyografi kitabı yazmaya karar verdim. Bu kitapta özellikle benim kariyerimde pay sahibi olmuş ve kariyerimde yer edinmiş insanların yer almasını istedim. Kitabı yazan Marcos birkaç kere geldi, benimle röportaj yazmak için. Mesela en son geldiğinde Aykut Kocaman kitapta yer almak istemedi. Aynı zamanda Marcos son geldiğinde Aziz Yıldırım'ım kişisel sıkıntılar vardı. O yüzden onunla da görüşemedik. Fakat tüm bunlar yaşanırken, içinizi acıtan ne diye sormuştunuz ya; Kadıköy'de son bir kez oynayamamak içimi acıtan şeylerden bir tanesi. En son maçım Kasımpaşa maçıydı. Bunu da açıklama fırsatı bulabileceğim için yayına çıkmayı kabul ettim. Kitabımda bu iki insanın da bulunmasını çok isterdim. Ama onların konuşmama ya da istememe kararları benim de saygı duyduğum bir nokta. Aykut Kocaman konuşmak istemediğini söylediği zaman ona kötü bir düşünce beslemedim, tamamen saygı duydum.' ŞAMPİYONLUK KUTLAMALARINDAKİ OLAY HAKKINDA 'Bu olayı değerlendirdiğimde iki şekilde değerlendirmek istiyorum. Burada iki taraf var. Birincisi ifade özgürlüğü. Stadyumlarda da niyet ne olursa olsun taraftarın ve halkın ifade özgürlüğünü kullanması yanlış değil. Altında başka sebepler varsa bunu konuşuruz. Ama ben demokraside büyüdüm. İnsanlar içinden geçenleri stadyumda bağırabilirler. Bu birinci nokta. Ama öteki taraftan baktığımızda, şampiyonlukta emeği geçen oradaki isimler artık 2 senedir o kulüpte olmayan insanın isminin bağrıldığını duyduğu zaman, onlar da biraz bu duruma içerleyebilirler. İki taraf da haklı diyebiliriz. Ben bu durumda kesinlikle o olaylar hakkında anormal bir şey görmüyorum.' JÜBİLEYİ KABUL EDER Mİ? 'Elbette büyük mutlulukla kabul ederim. Bu benim de kariyerimde son istediğim şey olur. Sadece burada yaşadığım zamandan bahsetmiyorum. Tüm kariyerimden bahsettiğim zaman, kendimi en iyi hissettiğim yerden, Kadıköy'den bahsediyoruz. Eğer olursa orada güzel bir atmosfer yaratıp bu şansı bulabilirsem kariyerimi taçlandıracağım bir nokta olabilir çünkü Kadıköy benim için çok özel.' 'FUTBOLU BIRAKTIKTAN SONRA...' 'Aralık ayında futbolu bırakıyorum. Muhtemel şekilde saha içersinde kalacağım gibi görünüyor. Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük için gerekli belgeleri alıp saha içinde olmaya devam edeceğim.' 'O günlerde ya da hemen takip eden gün, Ali Koç ve birkaç yönetici tesislere gelmişlerdi. O dönem içersinde kulübün bir sıkıntıya gireceği, maddi anlamda maaşları ödeme konusunda sıkıntılar yaşanabileceği, o nedenle elinde bir teklifi olan veya gitmek isteyenin gidebileceğini söylemişlerdi. Bu noktadan sonra ayrılan oyuncular oldu. Bu toplantıdan hemen sonra Ali Yıldırım ile görüştük. Oturduk ve kendisine aynen şunları söyledim: 'Nerede oynarsak oynayalım, benim maaşımı ödersiniz veya ödemezsiniz ben burada olacağım. Sadece şunu istiyorum, maaşım ödenir veya ödenmez. Eğer ödenmez ise sana bir şu zaman ödeme yapacağız, ya da yapamayacağız gibi, önümüzde netleşecek bir durum söyleyin. Bana para ödeyin demiyorum. Ben sizinle birlikteyim, sadece benim kendimi planlayabilmem açısından bana ne zaman ödeme yapabileceğinizi söylemeniz yeterli.' dedim.' 'SUÇLAMALARI DUYDUĞUMDA...' 'Tam anlamıyla şok oldum. O sezon saha içersinde yaşananları bilen ve temsil eden bir insan olarak orada oynadığımız maçlara bize şike denmesi hayatımda en şok edici anlardan birisiydi. Birkaç futbolcuyla stadın yakınlarındaki bir restoranda konuşurken, hiçbirimiz inanamıyor ve oynadığımız maçları konuşuyorduk. 5-3 biten Bucaspor maçını nereden çevirmişiz... Karabükspor maçında Lugano'nun bir golü vardı ve çok sıkıntılı bir maç vardı. Ankaragücü maçını hatırlıyoruz. 6 gol attık ama ilk gol çıkana kadar ne kadar zorlandık bir bakın. Sivasspor ile oynanan son maç da çok zorluyduk. Biz açıkçası bu yaşadığımız sıkıntıları bildiğimizden dolayı bunlara şike dendiğini duyunca büyük bir şok yaşadım. Andre Santos'un Gaziantepspor'a attığı son dakika golünü hatırlayalım, 4-2'lik Beşiktaş maçını hatırlayın. Ben orta sahada bir top kaybettim, sonra Hugo Almeida karşı karşıya kaçırdı. O golü atsa maç 3-1 olacaktı. Maç oradan döndü. Galatasaray maçını düşünelim. Son 10 dakikada maçı çevirmişiz. Bunların hepsini sayınca bir lig oluyor.'Goal.com
Gün Gün Saat Saat Dünya Kupası Maç Programı
FIFA 2014 Dünya Kupası 12 Haziran’da ev sahibi Brezilya ile Hırvatistan arasındaki maçla başlayacak. Grup maçları ise TSİ 19:00, 22:00, 23:00, 01:00 ve 04:00‘te oynanacak ve TRT 1′le TRT Spor’dan naklen yayınlanacak.Dünya Kupası’nda grup maçlarının programı ve yayın saatleri şu şekilde:
Aziz Yıldırım: 'Bana Alex'in Adını Bile Anmayın'
Alex de Souza takımdan ayrıldıktan 20 ay sonra ilk kez İstanbul’a geldi ama aradan geçen zaman başkan Aziz Yıldırım’la arasındaki gerilimi ortadan kaldırmaya yetmedi.8 sezon formasını giydiği F.Bahçe’de sayısız başarıya ve kırılması güç birçok rekora imza atan Alex de Souza takımdan ayrıldıktan 20 ay sonra ilk kez İstanbul’a gelirken, aradan geçen zaman başkan Aziz Yıldırım’la arasındaki gerilimi ortadan kaldırmaya yetmedi. Sarı-lacivertli kulüpte geçirdiği uzun yıllar boyunca her zaman araları çok iyi olan ve bir baba-oğul gibi yeri geldiğinde sohbetler eden ikili şimdilerde adeta düşman gibi. Brezilyalı oyuncunun geldiği günün ertesinde yani salı günü F.Bahçe Ülker’in G.Saray LH?ile oynadığı final serisinin ilk maçına gitmesi çok konuşuldu. Öyle ki Alex, başkanın salonda olduğunu bildiği için geç gelip ilgiyi dağıtmadı. Aynı gün ve devamını takip eden günde başkanın çevresi ve ikilinin ortak tanıdıkları nabız yoklayıp küskünleri barıştırmak gibi bir misyon üstlenmek istedi. ANCAK Aziz Yıldırım “Bana onun lafını etmeyin” şeklinde net tavrını koyunca kimse daha ilerisine cesaret edemedi. Başkan Yıldırım’ın Alex konusundaki tavrı aslında hiç de sürpriz değil. 1.5 ay önce kulüpte yapılan taraftar toplantısında da bunu açıkça ortaya koydu. Taraftar temsilcileri “Efsane oyuncumuza bir jubile yapacak mısınız?” sorusuna başkan verdiği “Hayır neden yapayım ki? Yakında 10 numara transferi yapacağız” yanıtıyla konuya noktayı koydu. AYRICA Şükrü Saracoğlu Stadı’nda düzenlenen şampiyonluk kutlamalarının yapıldığı gece tribünden gelen kısa süreli de olsa Alex de Souza tezahüratında çılgına dönen başkan Aziz Yıldırım “Terbiyesizler, ahlaksızlar, paralı köpekler, bu kadar ağır hakaret ediyorum. Yeter artık! Alex’i ben aldım. Bu kulübe faydası olacak diye. Siz de yuhaladınız. Ama F.Bahçe’ye faydası olmayacak diye gönderdim” diyerek kendi taraftarlarını azarladı.BU olayın üzerinden 1 hafta geçmeden Diego transferiyle de kamuoyuna mesaj verdi başkan. Net olan şu ki Aziz Yıldırım, F.Bahçe’de efsane olan ve zamanında çok sevdiği kaptanını zor affeder. Ve bu konuda çok ketum. Bir araya bile gelmek istemiyor. Alex cephesinde ise bu durum fazla önemsenmiyor. Brezilyalı taraftarın kendisini çok sevdiğini ve taraftarın gönlünde ayrı bir yeri olduğunu düşünüyor ve önemli olan beni onların sevmesi diyor. Sampiy10
Reklam