onedio
Ebru Şinik Yazio: İnsanlık 2020’de Ne Öğrendi?
Hayat bir ders mi, eğlence mi, acılar mı, denge mi, dengesizliğin içinde dengeyi bulma sanatı mı yoksa bunların hepsinden bağımsız olarak sadece Gözlemci Farkındalığı kazanarak, yaşanması gereken eşsiz bir Deneyimler Merkezi mi?
Ünlü Diyetisyenden 2 Milyonluk Dava: 'Geri Zekalısın, Zaten Seninle Zorla Evlendim, Zorla Çocuk Sahibi Oldum'
Diyetisyen Zeynep Sağlam Eryılmaz, kardiyoloji uzmanı Alp Aslan Eryılmaz’ın kendisini kıdemli bakıcı olarak gördüğünü, psikolojik baskı uyguladığını ve 'Sen geri zekalısın, zaten seninle zorla evlendim, zorla çocuk sahibi oldum' gibi sözler sarf ettiğini iddia ederek boşanma davası açtı. Eryılmaz, 2 milyon lira tazminat istedi.İddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Alp Aslan Eryılmaz ise 1 milyon liralık karşı boşanma davası açarak eşinin kendisine 'Sen adam mısın? Ne işe yararsın? Beni balayına götürmedin, pırlanta almadın' diyerek aşağıladığını ve küçük düşürdüğünü öne sürdü.
Levent Buda Yazio: Dikkat! Bu Bir Hekim ve Homeopat Yazısıdır
Onedio ana haberlerde bir haber……. Acil servis hekiminin feryadı diye veriliyor… 40 günlük bebek şok tablosu ile hastaneye getiriliyor….. Sebep durmayan göbek kanaması, ama asıl sebep doğum sırasında ailenin K vitamini yapılmasını engellemesi…. K vitamini bağırsaklarda doğum sonrası oluşan mikrobiata tarafından sentezlenir ve sonra emilir…. Bedende temelde katıldığı reaksiyonlar, kanama kontrol mekanizmalarıdır….. İş böyle olunca göbek zeytinyağı basılarak kanamaktan vazgeçmiyor…. İstediği kadar bağlansın, bebeği şok tablosuna götüren muhtemel göbek düştükten sonra yara yerinden olan kanama… Galiba anladığım kadarı ile sızıntıdan biraz fazlaca kanamış……. Doğum dersinde en çok bahsedilen konulardan birisidir, doğum ardından bebeğe yapılan K vitamini… Yeni doğan ölümlerini azaltan en önemli uygulamalardan birisidir… Bu arada bebek ölümleri çok önemli bir konudur… Bir ülkenin en önemli gelişmişlik göstergelerinden birisidir… Ülkemizde 2018 yılı itibari ile bin canlı doğan bebek için 9,3 iken 2019 yılında 9,1’e düştü.. Avrupa Birliği’nde ise bu oran her bin canlı doğum için 3,6… Ülkenin canlı bebeklerine verdiği önemin ve geleceğine yaptığı yatırımın göstergelerinden birisidir… Devletin halkının sağlığı ile ilgisinin göstergesi olduğu kadar, halkın da kendi sağlığına olan sahip çıkışının göstergelerinden birisidir…
Reklam
Korkut Ulucan Yazio: Pandemi Gölgesinde Bir Yıl, 2020, Git Artık!
etiket
Tekrarlayan rakamlar hep ilgimi çekti, muhtemelen nöronal bağlantılarımızın dikkatimizi çok daha odaklamasından…. Ve hep de anlam bağlamaya çalıştım, ta ki 2020 gelene kadar. Bu yılın başında Wuhan’da başlayan salgının bu denli büyüyebileceğini hiç ama hiç tahmin etmemiştim. Kaldı ki bizleri maskeye ve çoğu zamanda eve hapsetti göremediğimiz düşmanımız. Sakın virüs bunu istemeden yapıyor gibi anlam barındırmaya çalışan yaklaşımlara girmeyelim, maalesef bu virüs “kahpe ve adi” bir virüs….
Reklam
Şeyda Betül Kılıç Yazio: 2020'ye Dokunmayın Onun Bir Suçu Yok
etiket
Sayılara, günlere, gezegenlere ceza kesmek ve uğursuz saymak kolaycılığı insanoğlunun sorumsuzluğuyla aynı yaşta olsa gerek. Oysa 2020’de diğer bütün yıllar gibi depremsiz bir yıl vadetmemişti. Jeolojik hazır oluş zaten belliyken, sorumsuz müteahhitlere yetki veren de hasarlı binaları yıkmayan da 2020 değildi. Tıpkı grizu patlamasıyla maden ocağında yanarak ölen 263 kişiden ve aynı yıl içindeki 6,6 şiddetindeki Erzincan depreminden 1992 yılının sorumlu olmaması gibi.    Zaten beklenen depremlerin, küresel salgının, iklim değişikliğinin, Amazon ormanlarında çıkan 100 bin yangının, George Floyd’nin ensesine basıp Siyahileri yeniden sokaklara döken ırkçılığın sorumlusu 2020 mi? Hadi hepimiz bu dört sayıya nefret kusalım ve 2021 seviciliği hepimize şifa olsun, gerçekçi mi bu?
Reklam
Gökçen Erdoğan Yazio: Benim Yıla Vedam Böyle
etiket
Acısıyla, acısıyla bir yılı daha geride bıraktık. Yer hareketlerinden orman yangınlarına, kadın cinayetlerinden hasta çocuklara, pandemiden ekonomiye dört bir yandan acıyla dolu bir yıl oldu. Gezegenlerin adeta omuz atarak dalaştığı, onun şuraya bunun buraya kaydığı, kimsenin yerinde rahat duramadığı ama herkesin bir de kilitli kaldığı bir yıl. Öyle çok fatiha okuduğumuz bir yıl oldu ki bu satırları sinirden gülerek yazıyorum.
Reklam
İzledikten Sonra İçinizde Uzun Bir Yolculuğa Çıkma Hissi Uyandıran 14 Film
'Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.' demiş Tolstoy. Yolcuklar bir büyü gibidir, insanı içine çeker. Özellikle bir de işin içine filmler giriyorsa. Bir film izlersiniz ve yolculuğa çıkmamak için kendinizi zor tutarsınız. İşte o filmler...Sıralama IMDb puanlarına göre yapılmış, film açıklamaları Beyazperde.com'dan alınmıştır.
Şule Arslan Yazio: Yeni Yılda Üç Dileğinizden Biri Seks Olsun
etiket
Kışın kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde depresif hissetmemiz çok olağan bir durum. Şimdiden çoğumuzun özlem duyduğu sıcak havalar vücudumuzdaki molekülleri hızlandırarak hareket etmeyi, yiyecekleri sindirmeyi ve düşünmeyi kolaylaştırdığından bizi daha mutlu hissettiriyordu. Ne yazık ki gün ışığından artık daha az yararlanmamız bizi daha depresif hissettirir oldu. Bunlar yetmez gibi üstüne sokağa çıkma yasaklarının gelmesi aktivitelerimizi de kısıtlandı. Yılın bu zamanı kendine özgü bir dolu stresle gelse de aynı zamanda bunlardan kurtulmak için bazı fırsatlar da sunuyor. Kendimizi ve partnerimizi daha iyi tanımak gibi. Birçok magazin dergisi daha kaliteli seks için ya da partnerinizi daha iyi tanımanız için onlarca ipucu verir ancak çok az kaynak bedenimizle ilgili şey söyler. Peki sevişirken bedenimizde neler oluyor?
Reklam
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Söndürün Işıkları Jet Laggiller Uyusun
etiket
Siz uyuyor musunuz? Bu aralar çoğumuz saatlerin karıştığı uyumsuz zamanlardan geçiyoruz. Gün ışığıyla senkronize olmak daha zor. Uzamış kış geceleri gündüz gibi geçiyor. Sosyal medyaya bakarsak kimse uyumuyor, uyutmuyor. Böyle bakarsak adeta Jet Lag oluyoruz. Jet Lag sonucunda ne olur bilirsiniz, beyin uyanık olması gereken saatlerde uyumayı, uyuması gereken saatler uyanık olmayı isteyebilir.  Beyinde uyku, açlık ve vücut ısısını düzenleyen bir ana saat vardır. Gece yarısı aniden aç hissetmemiz de bu ritmin canını okumuş uykusuzluğumuzun bedeli oluyor.
Korkut Ulucan Yazio: Şiddet Genetik mi? Yoksa Epigenetik mi?
etiket
En sık karşılaştığım soruların başında geliyor: Şiddet genleri var mı? Ben de her zaman aynı cevabı veriyorum: İnsanları şiddete meyillendiren genler var ama net bir genden veya genlerden bahsedersek iddialı olur. O yüzden şiddet genetiği adı altında yürütülen çalışmaların önemi büyük. Hep bu tür haber veya yazıların devamında “hayvanlar alemine baktığımızda…….” gibi bağlantı kurma çabaları yapılıyor. Halbuki şiddet olaylarında hayvanlar alemi gözlemlerimiz bizleri sonuca götüremez. Yok efendim hayvanlar çiftleşecekleri zaman agresif oluyormuş, testosteron yüksekse şiddet yanlısı oluyormuş. Ortada ikinci erkek varsa kavga kaçınılmaz, bu da doğalarında var, eğer tekse kavga da olmaz, şiddette, hani testosteron yüksekliği şiddeti oluşturuyordu. Tek gayesi üremek ve genlerini bir sonra ki soya artırmak olan canlılar ile bizleri karşılaştırmak, gelişmiş prefrontal korteksimize hakaret olur…
Reklam