Bebek Gibi Cildin Sırları
Her bayanın hayali olan bebek gibi bir cilt elde etmek için birkaç ipucunu sizlerle paylaşmak istedik. Bebek gibi bir cildin ilk adımı cildinizi her zaman temiz tutmaktır. Gün sonunda ne olursa olsun cildinizi uygun bir tonikle temizleyin. Cildiniz kuru ise gül suyu sizin için biçilmiş kaftandır. Pamuğa döktüğünüz gül suyu ile cildinizi silmeniz gözeneklerinizin temizlenmesi için çok etkilidir. Cildinizin yapısına uygun maskelerle haftada iki kere mutlaka bakım yapın. Gözenekler ve lekeler cildinizin bebek gibi görünmesini engeller. Bunun için gözeneklere ve lekelere savaş açın. Cilt Bakım - Moda
Meteorit Altından Bile Değerli
Yumruk kadar bir meteoritin yaklaşık 1 kilo ettiğini, ve eğer dağda bayırda gezerken 1 kilo meteorit bulursanız 1 kilo altın fiyatından daha yüksek bir rakamla satabilme ihtimaliniz olduğunu biliyor muydunuz? Peki bu sabah işe giderken sokakta tekme attığınız taşın belki de bir meteorit olma ihtimalini düşünmüş müydünüz? Meteoritler, atmosfere girdikten sonra yanarak yeryüzüne düşen ve kaynağının genellikle Jüpiter ile Mars arasındaki asteroit kuşağı olduğu düşünülen külçe gibi ağır taş parçaları. Uzayda milyonlarca yılı bulan göçebe bir hayatın, zaman zaman diğer göktaşlarıyla olan çarpışmaların, ipsiz sapsız serseri turlamaların ardından Dünya denen gezegenin çekim alanından kaçamamış avare kozmik cisimler. Meteorit konusunun dünya çapında meraklıları, dernekleri, koleksiyonerleri, müzeleri ve alım-satım yapılan pazarları var. Yani meteorit toplayıcılığı aslında sıradan bir genel kültür olayını geçmiş ve meteorit avcılarının bir nevi “havadan para” kazandığı keyifli bir pazar halini almış durumda. Öncelikle Asteroit nedir? Meteor nedir? Meteorit nedir? NASA’nın tanımına göre uzayda bir gezegenden daha küçük kaya parçalarına “Asteroit” deniyor. Güneşin yörüngesinde bulunan milyonlarca asteroitin yaklaşık 700.000 kadarı Mars ile Jupiter arasındaki asteroit kuşağında bulunuyor. Bu asteroitlerden bazıları yüzlerce kilometre çapında. “Meteor” ise Dünya’nın atmosferine girdiği anda yanmaya başlayan bir asteroit veya kuyruklu yıldızdır. Sizin de kolayca tahmin edebileceğiniz görsel nedenlerden dolayı meteorlara “Kayan Yıldız” adı da verilir. “Meteorit” ise bir meteorun yeryüzüne düşmüşüne denir. Yani eğer bir meteor, atmosferin katmanlarında yok olmadan yeryüzüne ulaşır ve çarparsa, meteorit adını alır. Bu durumda bu nadir bulunan cisimleri (ki bazıları birkaç gram, bazıları birkaç kilo olabilir) pek çok koleksiyoncu ve müzeler toplamaya çalışmakta ve dünya çapında bir meteorit pazarı oluşmaktadır. Bir Meteoriti Nasıl Tanırım? Tabii ki hiç bir iş öyle çalışmadan çabalamadan olmuyor. Bir kuşu, bir balığı, bir koleksiyon objesini tanımak için öncelikle o alanla ilgilenmeniz, ardından da kendinizi eğitmeniz gerekiyor. Mesela bazı derneklere üye olabiliyor (listesi aşağıda var), internette bazı sayfalardan bilgiler toplayabiliyor (aşağıdaki kaynaklar bölümüne bakın veya kendiniz gugıllayın), bazı açık artırmalara katılıp alınıp satılan objeleri kendiniz de görebiliyorsunuz. Meteroitler, ağırlıklı olarak demir veya çok sert kaya parçaları. “Demir Meteroitler”in yüzde 90’ı demirden oluşuyor. “Taş Meteroitler” ise oksijen, demir, silikon, magnezyum ve diğer elementleri içeriyor ve genelde bu iki tip meteorit de çok ağır olmaları bakımından kendilerini doğadaki normal taşlardan ayırdedebiliyorlar. Öte yandan atmosfere yanarak girdikleri içinde hem içlerindeki suyu kaybetmeleri onları ağırlaştırıyor, hem de üzerlerindeki yanıklar kendilerini belli ediyor. Ayrıca bulunacakları yer ille de bir krater kenarı olması şart değil; şehir içinde bile meteoritlerle karşılaşmak olası. Bir Meteorit Kaç Paraya Satılır? Jeoloji (yerbilim) konusundaki otorite isimlerden Geology.com sitesinde bu konuda şöyle yazıyor: “Meteoritler genelde ya güzelliklerine göre estetik bir değerle, ya da ağırlıklarına göre gramla veya milimetreyle satılırlar.” Tabii ki her alım satımda olduğu gibi bir meteoritin değerinin belirlenmesinde de pek çok parametre rol oynayabilir. Kaynağı, tipi, kondisyonu, estetiği, hikayesi. Ve herşeyden önce bilimsel bir desteğinin olup olmadığı; yani saygın bir bilim kuruluşu tarafından incelendikten sonra “evet bu bir meteorittir” denip denmediği. Meteorit fiyatları bir kaynaktan diğerine değişebilir ama eğer araştırma yapılmaksızın Sahra Çölünden bir göçebe tarafından kapıp getirilen bir taştan bahsediyorsak fiyatı 50 cent/gram’dır. 5 Mart 1960’ta Burkino Faso’ya düşen Gao-Guenie parçaları 1,5 dolar/gram, veya Arjantin’e düşen Campo del Cielo meteoritinin parçaları “kilosu 400 dolar”dan satılır. 12 Şubat 1947’de Rusya’ya düşen Sikhote-Alin meteoritinin parçaları estetik doğal güzelliği nedeniyle daha yüksek bir fiyata, mesela 2-3 dolar/gram -yani kilosu 2.000-3.000 dolar- aralığında bir fiyata satılabilir. Pallazit (pallasite) adı verilen ve yarı-değerli bir olivin yumrusunu sarmalayan taş meteoritler ise daha da fazla revaçtadır. Bakması başlı başına bir keyif ve görsel şölen olan bu tip meteoritler içerdikleri kristaller, güzel renkler ve ışık geçirgenlikleri nedeniyle çok daha kolay alıcı bulurlar ve fiyatları da doğal olarak daha da yüksektir. Mesela Imilac (Şili), Glorieta Dağı (ABD) ve Esquel (Arjentin) kaynaklı meteoritler 20 ila 40 dolar/gram -yani kilosu 20.000-40.000 dolar- aralığında bir fiyatla alıcı bulurlar. “27 Haziran 1931’de Tunus’a düşmüş bir meteorit 50 dolar/gram fiyatla satılmaktadır ki bu şu demektir: Kilosu 50.000 ABD Doları.” Altının kilosunun şu sıralar yaklaşık 40.000 ABD Doları (gramı 40 dolar) olduğunu düşünürsek, gramı 50 Dolar olan bir meteoritin altından daha pahalı olduğunu, kız isteyecekseniz aman babası duymasın. Meteorit Nasıl Bulunur? Basit düşünün. Daha önce diğerleri onu nerede bulduysa siz de orada bulabilirsiniz. Bu nedenle biraz astronomi tarihi karıştıracaksınız. Mesela Kuzey Arizona’da 19 Haziran 1912’de Holbrook denen kasabanın hemen dışına göktaşı yağmış. Binlerce meteorit. Bugün bu bölgeden hala mercimek büyüklüğünden ceviz büyüklüğüne kadar irili ufaklı meteoritler bulunabiliyor. Mantar toplamak gibi ama mantardan fersah fersah değerli şeyler bunlar. Şimdi bir araştırsak sizin oturduğunuz bölgeye de bir gün bir göktaşı yağmuru olduğunu mutlaka buluruz. Büyüklerinize sorun, muhtarla konuşun, eski gazete koleksiyonlarını karıştırın. İkinci bir arama şekli de dedektörlerle yapılıyor. Meteoritler demir içerdiğinden aslında tam olarak aradığınız şey doğal şekilde yanmış ve sonra da paslanmış demir parçaları. Bu sayede hiç kimsenin bilmediği ve kayda geçmemiş bir meteorite de ulaşmak mümkün. Bu tip aramalar genelde şehirlerin dışında yapılıyor ve Sahra Çölü, Antarktika örnek gösterilse de ülkemizde de bu tip boş araziler hiç de az değil. Üçüncü şekil ise kayan yıldızları izlemek. Yıldız kayarken dilek dilemek yerine deha gerçekçi olun ve gidin nereye düşmüş olacağını bulun. Heyecan verici bir safari başlatın. İster arkadaşlarınızı da örgütleyin, ister Red Kit gibi yalnız bir kovboy olarak arayın şansınızı. Peki buldunuz diyelim, nerede satacaksınız? O da çok kolay. Bugün Google’da ingilizce olarak “meteorites for sale” yazınca 100.000 sonuç çıkıyor. Aşağıda da bazı adresler veriliyor. Ama siz önce meteoriti bir bulun hele, satın almaya da mutlaka birilerini bulacaksınız. Hatta iş hoşunuza gider ve şans da yaver giderse kartvizitinize günün birinde “Meteorit Avcısı” yazdırmanız da pek sürpriz olmayacak. Kaynaklar Fiyat konusunda: http://geology.com/meteorites/value-of-meteorites.shtml Meteorit fiyatları http://www.bigpara.com/altin/gram-altin-fiyati/ Altın fiyatları Satış konusunda: http://www.meteorite.com 1996 yılından beri göktaşı alımı satımı yapılan site http://www.meteoritemarket.com Üstteki sitenin rakibi http://www.aerolite.org/ Meteorit satış mağazası Dernekler: http://meteoriticalsociety.org 52 ülkeden 1000 bilim adamının oluşturduğu ve göktaşları, asteroidler, kozmik tozlar, kuyruklu yıldızlar, astronotların uzaydan getirdiği numuneler ve kraterleri inceleyen uluslararası dernek. http://www.imca.cc Uluslararası Meteorit Koleksiyoncuları Derneği http://www.imo.net Uluslararası Meteor Organizasyonu Kitaplar: http://www.amazon.com/Treasure-from-Space-Meteorite-Hunting/dp/B0056UN9DO – Gökyüzünden Gelen Hazine: Meteor Avcılığı http://www.amazon.com/Meteors-Meteorites-Patrick-Practical-Astronomy/dp/1848001568/ – Meteorlar ve meteoritler konusunda bir saha çalışması http://www.amazon.com/Atlas-Meteorites-Monica-Grady/dp/052184035X – Meteoritler Nasıl Sınıflanır, Nerede Bulunur? Havadan Para Kazanmak İçin Diğer Bir Yöntem: http://www.avantajix.com Son Not: Bu yazımız hoşunuza gittiyse Onedio üzerinden bizi izlemeye devam edin. Enteresan konular üzerine yazacağımız bilgilendirici, keyiflendirici ve fayda yaratan yazılarımız devam edecek.
İlk Buluşmada Yapılan En Büyük Yanlışlar!
Siberalem.com’un üyeleri arasında gerçekleştirdiği ankete göre, ilk buluşmadan sonra ikinci buluşmaya gitmeme kararı alanların yüzde 36’sı en çok karşılarındaki kişinin eski sevgilisinden bahsetmesinden, yüzde 24’ü ise sürekli kendini övmesinden rahatsız oluyor. Çoğunlukla Siberalem.com’un kadın üyelerinin katıldığı ankete göre; birçok kişi güzel, yakışıklı ya da zengin değil, güvenilir ve saygılı biriyle birlikte olmak istiyor. Anket sonuçlarına göre ilk görüşmede yapılacak en büyük hata: “eski defterleri açmak” Anket kapsamında Siberalem.com’un yönelttiği “Sizin için hangisi ilk buluşmadan sonra ikinci buluşmaya çıkmama kararı alma sebebidir?” sorusuna verilen “Eski sevgilisinden söz etmesi” yanıtı, yüzde 36 ile en ölümcül hatalar arasında ilk sırada yer aldı. Buluştuğu kişinin sürekli kendini övmesinden rahatsız olanların oranı ise yüzde 24’ü buldu. Paradan çok güven önemli Anket sonuçlarına göre, sevgili adayının ilk buluşmada hesabı kendilerine ödetmesi birçok kişi için ikinci görüşmeyi engelleyen bir neden değil. Ankette bu nedenle ikinci görüşmeye gitmeyeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 5’te, “Dış görünüşünden hoşlanmadığım kişiye ikinci bir şans vermem” diyenlerin oranı ise yüzde 18’de kaldı. Ankette tüm bu seçeneklerin ikinci defa görüşmeme kararı almalarına yol açacağını söyleyenlerin oranı ise yüzde 36’yı buldu. Bu sonuçlara göre özellikle kadınlar, ilk buluşmada güvenilir, mutevazı, saygılı ve eğlenceli buldukları erkeklerle ilişkilerini sürdürme kararı alıyor. Kadınlar için bir erkekte görülen en itici özellikler ise, eski sevgililerini unutamamaları ve kibirli olmaları. İlk buluşmanız unutulmaz olsun Erkeklerin ilk görüşmede kadınları etkilemek için kullanabilecekleri küçük ama etkili taktiklerden bazıları şöyle: Bakımlı görünün ve tıraş olmayı ihmal etmeyin. Kıyafet seçimine dikkat edin. Buluşmaya ne fazla özenli ne de çok salaş gidin. Mekan seçimi önemli. Buluşma yeri olarak ikinizin de sevebileceği bir yer seçmeye özen gösterin. Buluşmadan 1-2 saat sonra “Uyudun mu?”, “Eve vardın mı?” gibi mesajlar atmanız, kadınların çok hoşuna gidecektir.
Chantelle Büyük Beden İç Giyim Koleksiyonu
Fransa’nın ünlü iç giyim markası Chantelle, yeni sezon büyük beden koleksiyonunu tanıttı. Kampanya yüzü olarak Avustralyalı büyük beden manken Robyn Lawley’i seçen marka, başarılı bir çekim gerçekleştirdi. Dantel detaylarının ön plana çıktığı koleksiyonda mor ve zümrüt yeşili gibi iddialı renkler kullanılmış. Koleksiyonda renkler ve desenler öne çıksa da siyah ve beyazın vazgeçilmezliği de yerini her zamanki gibi koruyor.
Göz Şeklinize Göre Kaş Modelleri
Kaş şekliniz yüzünüze uygun mu? Size vereceğimiz küçük adımlarla bakışlarınızla doğru ifadeler katabilir, güzelliğinizi ön plana çıkarabilirsiniz. İşte adım adım yüzünüze en uygun kaşı bulmanın yolları… Büyük gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Kalın kaşlar Kaş renginize uygun bir kaş kalemi ile kaşlarınızın etrafını bir çizgi ile belirleyin. Daha sonra çizdiğiniz çizginin ve kaşlarınızın boş kısımlarını kalem yardımıyla doldurun. Son olarak kaşlarınızı tarayın. Küçük gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Hafif kavisli Kaşınızın uç kısmını gözünüzün dış kenarına doğru hafifçe uzatın. Eğer o kısımlarda fazla kaşınız varsa alın ve hafif kavis verin. Oval gözleriniz varsa… Size uygun kaş modeli Keskin kavisli Yüzünüze en uygun kavisli kaş modelini bulabilmek için bir kalemi burnunuzun kenarından göz merkezine doğru tutun. Böylece yüzünüze en uygun kaş kavisinin açısını yakalamış olacaksınız.Kaş Modelleri
Saç Rengini Doğal Yöntemlerle Açmak
Yaz mevsimlerinde daha açık saç rengine dönmek isteyen bayanlar için kolay yollar deneyerek saçlarını yıpratmadan uygulayabilecekleri tariflerimizi aşağıda bulabilirsiniz. Evde Uygulayabileceğiniz Saç Açma Yöntemleri: Papatya çayı saç renginizi açan en bilinen yöntemlerdendir. Saçınızın uzunluğuna yetecek kadar papatya çayı demleyin. Çay soğumaya başlayınca saçınıza dökün. 40 dakika sonra saçınızı papatya çayından arındırın. Limon saç rengini açan bir diğer doğal yöntemdir. Su bardağı limon suyu içine 3 su bardağı su ekleyin ve saçınıza dökün.  Saç Bakımı
Reklam
Kendini iyi hissetmenin 99 adı
Kendimizi çekici hissetmeyip, değersiz bulduğumuz her an için bir kavanoza bozuk para atsaydık eğer, çoğumuz şu an milyoner olmuştuk. İnsanoğlu hep neşe, mutluluk, sevinç gibi kavramların peşinde koşar. Oysa, ihtiyacımız olan şeyler, karnımızı doyurabileceğimiz basit bir yiyecek ve başımızı sokabileceğimiz bir çatıdan ibarettir. Ve işte bunlardan mahrum kaldığımızda, azla yetinebilmeyi öğrenmeye başlarız. Yaşantımızı öylesine negatiflikler üzerine kurmuşuz ki, sonunda kusurlarımız ve yenilgilerimiz, hayatımızın merkezine yerleşmiş. Mutluluğu geride bırakıp yaşamımızın arka planına itmişiz. Kötü hissetme konusunda bu kadar başarılıyken, bir şeyleri hâlâ değiştirme şansımız var mı? Daha mutlu olabilir miyiz? Hayatımıza yapacağımız bazı ufak dokunuşlarla bu soruya rahatlıkla “evet” diyebiliriz. Mutluluk -ruhsal ve bedensel olarak- en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. Ve mutluluğu elde edebilmenin yolu, her ne olursa olsun hayata olumlu bakabilmekten geçiyor. Kalbimiz ve beynimiz her zaman, sevgiyi yeni baştan öğrenebilmemiz için kolayca programlanabilir. Boş, aldatıcı hayaller ve beklentilerle yaşamak, bizlerden her gün bir şeyler alıp götürür, sonunda da bitap düşürür. Ancak pozitif düşünce ve davranışlar, bizleri karanlıktan kurtarabilir. Basit ve küçük davranış değişiklikleriyle, daha mutlu, kendinden daha memnun bireyler haline gelebiliriz. İpuçlarını duymak ister misiniz? Öyleyse, mutluluğa giden yolda ışık tutabilecek 99 formülden oluşan listeyi paylaşıyoruz sizlerle. 1)   Annenizi arayın: Kulağa oldukça sıradan gelebilir, ama burada esas istediğimiz, size en çok destek veren kişiyle düzenli olarak konuşmanız ve ondan olumlu sözler sarf etmesini istemeniz. Eğer anneniz dışında,  başka biri de size aynı güveni veriyor, size iyi geliyorsa, düzenli olarak onu arayın . 2)   Aynaya bakın: Kusurlarınızı boş verin, tüm dikkatinizi sadece güzel olan yerlerinize verin. Gözleriniz, gülüşünüz ya da saçınız mı güzel ? Yalnızca bir dakika, beğendiniz kısımlara odaklanın ve bunlar için şükredin. 3)   Küçük notlar yazın: Sevdiğiniz birine küçük notlar bırakın, birine onu sevdiğinizi tekrar tekrar göstermek sizi daha sevgi dolu biri  yapar. 4)   Başardıklarınızı bir kağıda yazın: Şu ana kadar ki tüm başarılarınızı bir kağıda not edin, okuyun ve kendinizle gurur duyun. 5)   Masanızı temizleyin: Üstü ıvır zıvırlarla dolu düzensiz masanızı temizleyin, yapacağınız bu temizlik, size yeni ve yaratıcı kanallar açar.
Reklam
Üstsüz Ucuz Romanseverler
Hem kültürlüler hem de göze hitap ediyorlar… Yanlış anlaşılmasın kitaplardan bahsetmiyoruz… New York’ta yeni moda haline gelen üstsüz güneşlenme akımına kapılmış güzel kızlardan bahsediyoruz… “Üstsüz Ucuz Roman Okurseverler” diye bir topluluk kısa bir süre önce ABD’de doğdu. Bu topluluğun amacı üstsüz güneşin tadını çıkarmak ve doğa içinde kitaplarını okumaktı. Cicibebeler olarak bizde bu topluluğa dair sizin için görseller ve bilgiler toplamaya çalıştık. İlginç bir röportaj umarım sizin kafanızı aydınlatır… RÖPORTAJ-TIKLAYIN
Gerçek Çiçekler Kullanılarak Yapılmış 12 Yaratıcı Elbise Tasarımı
Singapur'da yaşayan  22 yaşındaki öğrenci Grace Ciao moda tasarımında farklı bir yaklaşım gelişirmiş. Mürekkep, sulu boya, kumaş veya kalem yerine gerçek çiçek yaprakları kullanıyor. Bu tasarımları yapmasına sebep olan olay ise erkek arkadaşının ona aldığı çiçekleri heba etmeme isteği. Genellikle birden fazla renk ve tonda olan yapraklarla çalışmayı daha çok sevdiğini söyleyen genç sanatçı işletme okumasına karşın freelance olarak moda tasarımı yapıyor. İyi eğlenceler dileriz... 
Reklam
Ninja kaplumbağalar Türk ünlülerin burunlarına montelenirse
İsmi kaplumbağa olup, yaşlı bir lağım faresi tarafından ninja olmak için eğitilen, evin kirasını Nunçaku, kılıç, sopa, bıçak gibi şeylere yatırıp yeryüzünde yaşayacak yer bulamamış, kanalizasyonda gayet hijyenik bir şekilde gece gündüz pizza yiyerek hala fit kalabilen NALET yaratıkları;Sizin için Türk ünlülerin burunlarına monte eden komedi.com bence gayet başarılı bir iş yapmış.İçeriği Hazırlayan BEN adlı kullanıcıya teşekkür ediyoruzOrijinal Link : http://www.komedi.com/fun/4739/unlulerin-burunlarini-ninja-kaplumbaga-yapmaca
Havacılık Tarihinine Damga Vuran 10 Fotoğraf
Havacılık tarihinin tozlu sayfalarını karıştırdığımızda karşımıza sayısız ilgi çekici olay ve yaşanmışlık çıkıyor. Bu olaylardan bazıları, öyle anlarda fotoğraflanmış ki, tek bir fotoğrafla her şey özetleniyor. Bir fotoğrafa sığdırılan hikayeler kimi zaman acıyı, kimi zaman sevinci ama daima akıllarda yer edecek şeyleri anlatıyor. Havacılık tarihinde üzerine kitap yazılabilecek fotoğraflar var. İşte o fotoğraflardan 10 tanesi…
Reklam
13 Adımda KOÜ'lü Olmak
Üniversite sınavlarına girdiniz, istemeyerek,pardon çok istekli bir şekilde Kocaeli Üniversitesini tercih ettiniz.Tercihleriniz arasında 25 ile 30 arasında bulunan  güzel okulumuzun enfes ayrıcalıkları :)
Reklam
Selülitsiz Bir Yaza Merhaba Deyin!
“Portakal kabuğu” dendiğinde aklınıza sadece turuncu renkli bir kış meyvesi geliyorsa şanslı azınlıktansınız. Bahar aylarını zayıflama ve selülit tedavisine başlamanın habercisi olarak gören çoğunluktaysanız Estetik Dermatolog Dr. Melisa Eczacıbaşı’na kulak verin ve selülitsiz bir yaza merhaba deyin Bahar aylarının gelmesi ile birlikte kadınların pek çoğunda alarm çanları çalmaya başlıyor. Kalın giysilerin altına saklanan fazla kilolar ve selülitlerin gün yüzüne çıkacak olması fikriyle yüzleşince kurtulmak için en hızlı ve etkin çözüm yollarına başvurmak da kaçınılmaz oluyor. İnsan vücudunun kusursuz yapısında dış etkenler nedeniyle oluşan deformasyonların tıbbi müdahalelerle giderilerek doğal yapısına kavuşturulmasının beden ve ruh sağlığı açısından önemine dikkat çeken Estetik Dermatolog Yrd. Doç. Dr. Melisa Eczacıbaşı, “Kişi aynaya baktığında fazla kilolarından, kırışıklıklarından rahatsızlık duyuyorsa yapılacak uygulamalarla istediği görünüme kavuşabilir. Ancak tabi ki bu uygulamalar aşırıya kaçılmadan, kişinin doğal güzelliğini gölgelemeyecek seviyede olmalıdır” diyor. Pürüzsüz bir cilt için geç değil Özellikle yaz dönemine girmeden önce kadınların bölgesel zayıflama ve selülit tedavilerine yöneldiğini söyleyen Dr. Melisa Eczacıbaşı, “Sağlığımıza ve görünümümüze her daim özen göstermeli ve düzenli bakımlarımızı yaptırmalıyız ama yaza formda ve pürüzsüz bir ciltle girmek için de geç kalmış sayılmazsınız” diyerek yaptırabileceğiniz uygulamalar hakkında şu bilgileri veriyor: “Farklı tedavi ve uygulama yöntemleri geliştiriliyor olsa da bölgesel zayıflama ve selülitin ortadan kaldırılmasında en iyi sonuç alınan yöntemlerden biri mezoterapi ve lipoliz dir. Mezoterapi uygulamasında sorunlu bölgede deri altına ince uçlu iğnelerle bitkisel kökenli ilaç enjekte edilerek o bölgedeki yağ bloklarının yıkılması ve kan dolaşımının artırılması sağlanıyor. Sıkışmış yağ hücreleri rahatlarken, bağ dokusu güçlendiriliyor ve selülit bölgesindeki ödem çözülüyor. Haftada bir kez olmak üzere 2-3 seans sonunda fark gözlemlenmeye başlıyor ancak tam çözüme ulaşmak için kişinin yapısına göre 8-10 seans uygulama yapılması gerekiyor. Sanılanın aksine selülit oluşumunun kilolu olmak ile doğrudan ilişkisi yoktur. Selülit kan dolaşımı bozuklukları, bağ dokusu zayıflığı, hormonal değişiklikler, yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik gibi etkenlerden dolayı oluşur. Selülit tedavisinin ardından kişinin kan dolaşımına katkı sağlayacak masaj uygulamaları ve egzersiz yapması tekrar selülit oluşumuna engel olacaktır.” Sarkmadan kilolarınızdan kurtulun Mezoterapinin boyun, karın ve göbek yağları, bel ve sırt bölgesi gibi vücudun pek çok bölgesine uygulanabildiğini belirten Dr. Melisa Eczacıbaşı, “İstenilen bölgede 15-20 cm’ye kadar zayıflama meydana geliyor. Uygulamanın ardından bölgede hiçbir sarkma sorunu olmuyor, aksine toparlanma gözleniyor. Özellikle gebelikten sonra karın ve bacak bölgesinde ya da yaşın ilerlemesine bağlı olarak kol altındaki sarkmalar için de tercih edilen bir uygulama olup başarılı sonuçlar alınıyor. Enjekte edilen solüsyon doğal ve homeopatik vitamin, mineral, aminoasit vb içeriği sahip olduğu için ciltte yenilenme yaşanıyor ve daha pürüzsüz bir görünüm elde ediliyor. Ancak mezoterapi genel bir kilo probleminin çözümü olarak görülmemeli. Kişinin kilo problemi varsa diyetisyene yönlendirilerek bazal metabolizması, günlük aktiviteleri ve alternatif yemek biçimleri göz önüne alınarak, özel diyet programı hazırlanıyor. Egzersiz ile düzenli ve sağlıklı beslenme tarzını benimsemesi öneriliyor” diyor. Lipoliz yönteminde soya fasulyesi ilacı Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde etkili yöntemlerden birinin de lipoliz olduğunu söyleyen Eczacıbaşı, “Lipolizde esas madde soya fasulyesinden elde edilen fosfatidil kolin maddesidir. Yağ bezelerinin içerisine enjekte edilerek, küçülme ve erimeleri sağlandığından bölgesel zayıflamada başarılı sonuçlar elde ediliyor. Ortalama 2-4 haftada bir ve ortalama 3-6 seanstan sonra uygulama yapılan bacak, basen, karın, midede hem bölgesel yapılanmalar küçülür hem de selülit görüntüsünde azalma meydana gelir” diye konuşuyor.
Reklam