Havalimanlarında Polis Tarafından El Konulmuş En Garip 16 Şey
Bizler gibi sıradan insanlar için havaalanlarında en çok el konulan şeyler losyon, parfüm veya diş macunundan öteye gidemez. Fakat öyle insanlar var ki, artık cesareti nereden buluyorlarsa, havaalanlarında çok garip şeylerle yakalanıyorlar. Kilo kilo uyuşturucudan yavru kaplanlara, bıçaklardan tarantulaya, insanların havaalanlarında nelerle yakalandıklarını görünce siz de 'yok artık' diyeceksiniz.
Michelin Lastik Adam Maskotunun İlk Zamanlarından Kabuslarınıza Girecek 10 Fotoğraf
Michelin lastiklerinin, o tatlı lastik adam maskotunu biliyorsunuz değil mi? Peki bir zamanlar afişlerinde puro içerken lanse edildiğini biliyor muydunuz? 115 yıllık maskot, dünyanın en eski ve sevilen marka sembollerinden birisi. Fakat Bibendum'un yani bizim bildiğimiz tabirle Michelin'in lastik adamının ilk fotoğrafları çok korkutucu. Bibendum, şirketin kurucuları Edouard ve André Michelin kardeşler tarafından tasarlandı. Şirketin geçmişine göre, Edouard 1894 yılında Lyon'daki bir otomobil fuarında bir lastik yığını farkediyor ve kardeşi André'ye tıpkı bunun kolları ve bacakları olmayan bir insana benzediğini söylüyor. Bu olaydan birkaç yıl sonra André, Marius Rossillon adında ticari işler yapan bir çizerin pek kabul görmemiş bir çizimine rast geldiğinde, Lyon'daki lastik yığınını hatırlıyor.Marius'un çiziminde, elinde kadeh tutan bir adam Latince bir kadeh kaldırma sözü olan “Nunc est bibendum” diyordu. André, çizer Marius Rossillon'dan çizimdeki adamın yerine Michelin'in lastik adamını koyup, kadehteki içkinin yerine de kırık cam parçaları ve çiviler koymasını istedi. Altına da şu yazılar eklendi: “C'est à dire: À votre santé. Le pneu Michelin boit l'obstacle.” Yani, 'Şimdi kadeh kaldırma vakti: Sağlığınıza. Michelin lastikleri tüm engelleri yok eder.'
Sevgilin Hangi Bölümden Olmalı?
Üniversite aşkları bir başkadır, gençliğin verdiği o enerji, o neşe bir ayrıdır. Ama önemli olan doğru insanı bulmak tabii ki de. Acaba senin için doğru insan hangi bölümde?
İnsanlar Nesillerini Tükettiği Halde İnadına Gülümseyen 16 Fok Balığı
Fok balıkları gülme yetisine sahip midir bilinmez. Ancak bu fotoğraflara bakıp da 'gülmezler' diye iddia etmek de hayli zor. Belki sadece vicdanen rahat hissetmek için onların güldüklerini düşünüyoruz. Çünkü onlara hayatı zindan edenler de yine bizleriz. Galerideki fok balıkları için 'çok sevimliler' desek az olur. Zaten doğada insanoğlu hariç (bencilliği ve aç gözlülüğüyle) sevimsiz bir başka canlı var olabilir mi? Yine de bu tür galerileri, (doğada sayıları hızla azalan türler için bir farkındalık yaratmak adına faydalı olur diye) yayınlamakta sonsuz fayda olduğu kanaatindeyiz.
1952'de Yapılan İlk Miss Universe Güzellik Yarışması'ndan 21 Fotoğraf (Türk Kızı İçerir)
Her ülke kendi güzellik yarışmasını yapmaya çok öncelerden başlasa da, her ülkeden güzelleri toplayıp onları bir de kendi aralarında yarıştırma fikri 1952'de gerçekleştirilmiş. 30 Ülkenin güzellerinin katıldığı yarışma, Amerika'da Los Angeles'taki Long Beach sahilinde düzenlenmiş. En heyecanlı kısım ise şimdi geliyor; dünyada gerçekleşen bu ilk Miss Universe'de Gelengül Tayfuroğlu da Türkiye'yi temsil ederek yarışmada boy gösteriyor.
Filipinler'de Karaya Vuran Dev Ağızlı Köpekbalığının Dehşet Verici Görüntüsü
Binlerce çeşit ve her boydan canlının yaşadığı okyanuslar bizler için her zaman korkutucu olmuştur. Geçtiğimiz hafta Filipinler'de bulunan Marigondon'un sahillerinde yakalanan dev ağızlı köpekbalığı, okyanuslarda başımıza gelebileceklerin en ciddi göstergelerinden bir tanesi. Bu canavarı görünce belki de günlerce gözünüze uyku girmeyecek.
İç Çamaşırı Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bir tişört bile alırken kumaşına, kalitesine ve modeline bakarız. Ama çoğu zaman iç çamaşırına bu kadar bile özen göstermiyoruz. Oysaki tenimize en yakın giysiler olarak hangi iç çamaşırını giydiğimiz gerçekten önemlidir… Hem sağlık, hem de rahatlık açısından iç çamaşırı / camasirim.com seçimi doğru yapılması çok önemli. Özellikle yaz aylarında terleme ve bu nedenle hem sağlık hem de konfor açısından rahatsızlık hissetme riski çok yüksek. Peki, hangi iç çamaşırını almamız gerektiğini nasıl mı bileceğiz? İşte cevabı…• Sizi sıkan, rahatsız eden bir iç çamaşırı giyinmek oldukça kötü bir durumdur. Ne kadar güzel olursa olsun mutlaka içinde rahat davranabileceğiniz bir iç çamaşırı seçmelisiniz.• Eğer açık renk kıyafetler tercihinizse sürekli koyu renklerde iç çamaşırı almanız bir işe yaramaz çünkü giymeniz mümkün olmaz. Ya da transparan giyinmeyi tercih edenlerdenseniz dantelli bir iç çamaşırı tüm gizliliğinizi ortadan kaldıracaktır.• Kendi vücut ölçünüze uygun olan bir çamaşır seçmelisiniz. Örneğin küçük göğüslere sahipseniz büyük görünsün diye büyük ölçülerde bir sütyen almaya kalkmayın. Bu sizi gün boyu rahatsız eder.• Çoğu kadın g-string giyinmekten kaçar oysa artık her vücuda göre bulmak mümkün ve kullandıkça yararlarını görebilirsiniz.• İç çamaşırında kullanılan malzemeye dikkat etmeniz gerekir. İpeksi string bir külot pantolonların ya da ince eteklerin altında oldukça hoş durabilir.• Kendi ten renginize uygun iç çamaşırı seçmenizde yarar var özellikle de siyah ve beyaz pantolonların altına giyinmek için. Çünkü beyaz bir pantolonun altına yine beyaz bir iç çamaşırı giyinmek oldukça çirkin duracaktır. Bunun yerine ten rengini tercih etmelisiniz.• Çoğu kadın kimsenin görmeyeceğini bilseler dahi sütyen ve külotun takım olmasına dikkat ederler. Çünkü kendilerini böyle daha çekici hissederler. Nasıl bir kumaştan yapıldığına dikkat etmemiz gerek iç çamaşırı satın alırken, öncelikle kumaşına dikkat etmek gerekir. Bunun için tabii ki pamuklu kumaşlar önerilir. Özellikle hassas cilde sahip olan kişilerin buna mutlaka özen göstermeleri gerekir. Vakıf Gureba Hastanesi’nden Dermatoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Nahide Onsun, bazı kadınlarda iç çamaşırının, lastik yerinin deriyle temas ettiği bölgede alerji meydana geldiğini vurguluyor. Hatta bu bölgelerde baskı nedeniyle kaşıntı veya kızarıklık da oluşabiliyor. Bu nedenle kişiler, neye alerjilerinin olduğunu ve hangi iç çamaşırların kendilerine uygun olduğunu önceden belirlemeli.İç çamaşırların vücudu rahat ettirecek nitelikte olmalarına dikkat etmek gerekir. Çamaşırların vücudu sıkması durumunda, o bölgedeki yağ dokusunda bazı kayıplara yol açabilir. Bunun yanında, baskı oluşan deri bölgelerinde temastan dolayı egzama gibi rahatsızlıklar meydana gelebilir. Eğer sütyen lastikleri sizi sıkıyorsa, almayın! Herkesin göğüs yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle uygun sütyen seçerken, çok sıkı olmamasına ve lastiğin tene temas etmemesine dikkat etmek gerekir. Çünkü eğer lastik açıktaysa, lateks alerjileri meydana gelebilir. Fanilaya gelince, bunlar her şeyden önce kış aylarında vücudu soğuktan korur. Günümüzde gençler fanila giymekten pek hoşlanmaz. Fanilalar ayrıca dıştan giyilen giysilerin tene temasını engeller. Özellikle pamuk içeren kaliteli çamaşırlar kullanırsanız, bu, vücudunuzu bir zırh gibi kavrar ve dışarıdan giydiğiniz sentetik kıyafetlerin teninize temasını engeller. Özellikle hastalıklarda slipe dikkat! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Taşdemir, kadınların özellikle külot seçiminde hassas davranmaları gerektiğini vurguluyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; “En sık görülen jinekolojik sorunlardan biri, vajinal enfeksiyonlar. Şiddetli kaşıntı, yanma hissi, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, cinsel ilişki sırasında ağrı, kötü kokulu akıntı gibi belirtiler, vajinal enfeksiyonlara işaret eder. Böyle sorunlarla karşı karşıya olan kadınların, doktor tedavisinin yanı sıra, çamaşır seçimine de dikkat etmeleri gerekiyor.” Doç. Dr. Nahide Onsun, vücudu fazla sıkmayan slip kullanılmasını öneriyor ve şu noktalara dikkat çekiyor; “Fazla sürtünmeden dolayı kadınların ter bölgelerinde tahriş egzamaları meydana gelebilir. Kullanılan iç çamaşırlar tamamen pamuk olmasa da, pamuk oranının yüksek olması gerekir. Ancak kişinin hiçbir şikayeti, herhangi bir maddeye reaksiyonu yoksa naylon iç çamaşırı da kullanabilir.” Ancak yaz aylarında özellikle naylon içeren iç çamaşırlardan uzak durmak önem taşıyor. Çünkü terleme nedeniyle oluşan mantar enfeksiyonları yaz aylarında daha sık görülüyor. Dr. Onsun, özellikle kalçaların arasına giren ve pantolonda izi belli olmasın diye tercih edilen slipleri fazla tercih etmemek gerektiğini belirtiyor. Bu slipler, eğer giyilen pantolon sentetikse veya sentetik karışımından oluşuyorsa ve kişinin sentetiğe karşı duyarlılığı varsa, ciltte yine bazı egzamaların ortaya çıkması kolaylaşıyor. Ancak Dr. Onsun, hiçbir şikayeti olmayan insanlarda buna bağlı rahatsızlık yaşanmayabildiğini de söylüyor ve sözlerine şunları ekliyor; “Bizim iç çamaşırlara bağlı en çok gördüğümüz rahatsızlık, sütyen ve külotların lastikleriyle ilgili ortaya çıkanlar.” Her renkli iç çamaşırı kullanmayın Renkli iç çamaşırı alırken, kumaşı renklendirmek için kullanılan boyalara dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bazı boyamalarda, içeriğinde kanserojen madde bulunan boyalar kullanabiliyor. Bu nedenle aldığınız iç çamaşırların doğal boyalarla renklendirilmiş olup olmadığını öğrenin. Günümüzde birçok ünlü firma, iç çamaşırların renklendirilmesinde kullandıkları boyaların kanserojen madde içerip içermediğini belirtiyor. Boya maddesi kadar, iç çamaşırların yıkanması da büyük bir özen gerektiriyor. Deterjanlara karşı alerjisi olan kişiler, az miktarda deterjanla bile rahatsızlık hissedebiliyorlar. Böyle durumlarda kullanacağınız deterjanın özelliğine ve yıkadıktan sonra çamaşırı iyi durulamaya dikkat özen gösterin.NASIL bir ürün kullanırsam vücut şeklimi daha düzgün gösterir? Çocuksu ve düz hatlılar: Gece elbisenizin içine büstiyer giyerek daha dolgun hatlı bir görünüme kavuşabilirsiniz. Bunun yanında,vücut hatlarınızı daha düzgün gösterecek korse çeşitleri de deneyebilirsiniz. Vücut yapınıza uygun bir korse seçtiğiniz halde, istediğiniz görünüme sahip olabilir, bedeninizi olduğunuzdan daha ince gösterebilirsiniz