onedio
Snapchat'in Kadir Gecesi İçin Özel Hazırladığı ve Epey Takdir Topladığı Mekke Yayını
Snapchat'i bilenler bilir, bilmeyenler için özet geçelim; son zamanlarda büyük etkinlikler dışında dünyanın önemli şehirlerinden, o şehirlerde yaşayan snapchat kullanıcıların çektikleri anlık snap'lerle derlenen 'live history'ler hazırlıyorlar. Bu şehirlerin arasında İstanbul da vardı ve seri halen devam etmekte. Ve bu sefer live story, Kadir Gecesi zamanı Mekke için hazırlandı.
Kimsenin Bilmediği Bilse Bile Gitmediği Dünyanın En Az Ziyaret Edilen 26 Ülkesi
Avrupa'ya gitmek, Amerika gezilerine çıkmak, Afrika'yı keşfetmek çoğumuzun hayali. Görmediğimiz yeni yerler görmek, yeni kültürleri keşfetmek ise paha biçilemez. Fakat şöyle de bir şey var ki: bu gibi yerler turist sayısı açısından her yıl oldukça fazla turist çekmekte. Peki ya turistlerin gelmediği, belki de adını ilk defa duyacağınız diğer ülkeler? Onlar içinse turist sayılarının, bu sektörden gelecek finansal artının pek bir önemi yok. Turist sayılarını tam ve kesin olarak kestirmek oldukça zor olsa da işte en yakın rakamlara göre dünya'nın en az turist çeken ülkeleri!
Reklam
Reklam
Reklam
Bir Kızılderili Reisi , Şerif Seattle'ın Mektubu
1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce yazdığı bir mektupla Amerika’ya gelen beyaz göçmenlere toprak bulmak amacıyla Kızılderililerden toprak istemiş ve bu isteği kabul edilecek olursa Kızılderililere rahatlıkla yaşayabilecekleri bir bölgenin ayrılacağını bildirmiştir.Topraklarının büyük bir bölümü zaten beyazlar tarafından zorla ellerinden alınmış olan Duwarmish Kızılderililerinin Reisi Seattle,  bir söylemiyle ABD Başkanına yanıt vermiş ve bu yanıt mektup olarak ABD başkanına gönderilmiştir. Mektubun aslı Amerika, Seattle, Squamish Müzesi’nde korunmaktadır.İnsan ve doğa diyalektiğini en güzel dile getiren metinlerden biri olarak günümüzde değeri daha çok anlaşılmaktadır.  Son zamanlarda UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Teşkilatı) tarafından da yayınlanan bu mektup, çevre üzerine şimdiye dek bilinen en güzel ve en içten anlatım olarak tanımlanmıştır.
Reklam
Reklam
Tarantula Dünyasına Ufak Bir Gezinti
etiket
Öncelikle, bazı okurlarımıza rahatsızlık verdiğim/vereceğim için özür dilerim. Malesef çoğu insan da araknafobi mevcut, bunun en başlıca nedenlerinden bazıları da yanlış veya eksik bilgiden kaynaklanmaktadır. Burada bu bilgileri paylaşmamım sebeplerinden biri de bu yanılgıyı bir nebze de olsa azaltmaktır.
10 adımda Issız Adam
Nam-ı diğer Bağlanma Korkusu,  beylerin 4000 yıllık fobisi, hanımların çilesi. İşin aslı bi efsaneyle Yunan mitolojisine kadar gider. Derler ki,Odysseia, döneminin dahi ve korkak Yunan kralı, türlü oyunlar çevirse de Agamemnon'un askerlerini kandıramayıp zorla Turuva Savaşı'na katıldırtılır.. Kendisi Truva Atı' nın mucididir bu arada.  O kadar zekidir ki truva yağmalandıktan sonra deniz tanrısı Poseidon tarafından kıskanılıp lanetlenir. Deniz seferi- Deniz tanrısı ilişkisi , olaylar olaylar. Savaş 10yıl sürer ve zorlu yolculuk sebebiyle de kahramanımızın karısına ve çocuğuna kavuşmasıysa 20yılı bulur. Zekası ve başka tanrılar yardımıyla tek gözlü devleri, altı başlı deniz canavarlarını aşar. Ama bizim olayımız son engel Güzel Sesli Sirenler; kendileri olağanüstü güzellikte kuş insan kırması canlılar. Bölgelerinden geçenlere karşı konulmaz sesleriyle şarkılar fısıldarlar. Efsaneye göre onların şarkılarını duyan tüm gemiler rotadan çıkarak kayalıklara vurur gemiler batar mürettebat telef olur. Bizim ballı kral bi büyücüden haber alıp zekasını konuşturarak balmumundan kulak tıkaçları yapar ve mürettebatı böylece kurtarır. Kendisiyse sesleri merak ettiği için tıkaç kullanmaz ancak mürettebata kendisini geminin yelken direğine bağlamaları ve nolursa olsun onu çözmemeleri emrini verir.  Öyle de olur, gemi bölgeden geçerken seslerden büyülenir adamlarına kendini çözmeleri için yalvarır ama mürettebat onu dinlemez /duymaz..Bağlanma korkusunun temeli de işte budur (odysseia sendromu). Bi ilişkiye - direğe bağlanmaktan, kıyıya vurmaktan ya da güzellikleri kaçırmaktan korkmak. ve diğer korkularıyla ıssız adam:
Frida Kahlo’ya Asla Soramayacağımız Sorular
İngiliz yazar ve sanat eleştirmeni John Berger, “Görme Biçimleri” adını verdiği kitabında gözü mekanik bir makine gibi tanımlar. Gözün ancak görebildiği kadarını insanlara gösterdiğini belirten Berger, bu yöntemle insanların ancak gözün sınırları ölçüsünde bilinmeyen bir dünyanın kapılarını açtığını belirtir.İçinde bulunduğumuz şu yüzyılda her şey hızla ve hiç çekinmeden ticarileşir ya da ticarileştirilirken bu akımın Frida Kahlo’yu da vuracağı kaçınılmaz bir sondu. Modern Meksika’nın en önemli yüzlerinden biri olan ressam Frida Kahlo, sürrealist olarak tanımlansa da kendisi bu sıfatı reddetmiş, yaptığı resimlerle, sıradışı kimliği ve politik muhalif duruşuyla milyonları etkilemiş, devrimci ruhuyla edebiyattan, toplumsal cinsiyet çalışmalarına kadar birçok farklı disipline ilham kaynağı olmuştur.1980’li yıllardan sonra popülerliği iyiden iyiye artan Frida, tarihin kötü bir oyunu sonucu ticarileşmeye yenilmiş ve günümüzde en olmadık aksesuarlarda bile karşımıza çıkmaya başlamıştır.Öte yandan Frida’yla eş zamanlı olarak, onun yaşadığı toprakların tam zıt kutbunda, gerçeküstücülüğe en uzun süre sadık kalan ressam René Magritte, 'Bu, bir pipo değildir' yazılı resmiyle nesnelerin göründüklerinin altında çok başka anlamlara geleceğini savunmuş, bir noktada Berger’i desteklemiştir. Bu yazı, Frida’nın ticarileşmesine bir tepki olarak, Frida'nın ölüm yıldönümünde aslında fotoğraflarda gördüğümüzün Frida olmadığını kanıtlamaya çalışmış, ticarileşmiş Frida'nın, gerçek Frida olmadığını anlatmayı kendine görev edinmiştir.
Reklam