Bu Fotoğraf İnsanlığın Kıyametidir
Bu fotoğrafa iyi bakın, hiç gözünüzü ayırmadan, kırpmadan, korkmadan, gözleriniz dolmadan bu fotoğrafa iyi bakın. Çünkü bu fotoğraf insanlığın bitişinin fotoğrafıdır. Bu fotoğraf, kıyametin fotoğrafıdır. Kıyamet koptuğunda dünyanın yerle bir olacağını, dağların yere batıp, okyanusların taşacağını, gökten ateş yağacağını, dünyanın ortadan ikiye falan yarılacağını düşünüyorsunuz ya, yanlışınız var. İşte kıyamet budur; suçu günahı olmayan bir çocuğun, kıyıya vurmuş, ayakkabılı ölü bedenidir kıyamet. Ve hala bunun sorumluluğunu üzerine alan birileri yoksa ve hala bu çocuk bir rakamdan ibaretse bu kıyamettir. Orada yüz üstü, kafası suyun içinde yatan çocuğa iyi bak, bugün Bodrum sahiline vuran bu çocuğun ayakkabılarına, elbisesine, yukarı bakan ellerine, ıslak saçlarına iyi bak. Bir daha hiç oyun oynayamayacak, gülemeyecek, ağlayamayacak, kaskatı kesilmiş, donmuş çocuğa iyi bak.
Kanserden Ölmeden Önce Çalıştığı Sektörü Yerin Dibine Sokan Reklamcı Soruyor: "Değdi mi?"
İşleri yetiştirmek için, patronunuz rica ettiği için ya da bir şekilde kalmak zorunda olduğunuz için iş yerinde geçirdiğiniz haftasonları, bayramlar, özel günler veya sabahladığınız geceler gözünüzün önüne geldi mi? Peki ya yemeğe çıkamadığınız öğlenler, tatile giderken bile götürmek zorunda kaldığınız bilgisayarınız? Bütün bunları okurken başınızla onayladıysanız; ama şimdiye kadar bu durumu değiştirmek için hiçbir şey yapmadıysanız, Linds Redding'in hikayesini dinlemelisiniz.
Sosyal Medyanın Gücü: Kübra'ya İşkence Yapan Saldırgan Cezaevinde!
'Merhaba herkese, maalesef sesimi duyurabilmek için, başımdan geçen olayı ve hâlâ bir çözüm bulmaya çalıştığım bir derdimi, burada sosyal medyada yayımlamak zorunda kaldım. Bana yardım edeceğinizi biliyorum, şimdiden herkese çok teşekkür ederim. Ayrıca bu yazıyı buraya yazmamın bir ikinci nedeni ise, eğer bugün evden dışarı markete giderken, sokakta öldürülürsem ya da yine darp edilirsem ve eve gelemeden, morga gidersem, beni öldüren katilimi bilin, çünkü defalarca gittiğim Jandarma karakolu beni ciddiye almadı ve bana yardım etmedi.'