Doktor Mehmet Öz Obez Oldu
Amerika'da sağlık programıyla ünlü doktor Mehmet Öz, obez hastaların psikolojisini daha iyi anlayabilmek adına ilginç bir yönteme başvurdu. Makyaj yaptırdı, kıyafet desteği aldı, 180 kilo oldu ve sokaklara çıktı. CNN Türk
İşte Hürrem'in Tükenmesinin Arkasındaki Gerçek Olaylar
Dünyada başka dert kalmamış gibi uzun süredir merak ettiğim tek şey var: “Acaba Meryem Uzerli, en büyük hayal kırıklığı Can Ateş’in ‘Ben bebeğime bakarım’ çıkışına nasıl karşılık verecek?”  Her şey birdenbire oldu… Aşk birdenbire, sevinç birdenbire… Çocuk birden bire…
Google, Cansu Dere İle Cem Yılmaz Fotolarını Silecek
Yaklaşık 7 yıl doludizgin aşk yaşadığı ünlü komedyeni en yakın arkadaşı Ahu Yağtu'ya kaptıran Dere'nin adı, Yılmaz ve Yağtu'nun boşanmasıyla yeniden eski sevgilisiyle anılmaya başladı. BOŞANMAYA NEDEN GÖSTERİLMİŞTİ Çiftin boşanmasına neden olarak gösterilen Cansu Dere, bu durumdan son derece rahatsız oldu. Cem Yılmaz'la adının yan yana gelmesinden bir türlü kurtulamayan güzel oyuncu, bu duruma bir son vermek için kolları sıvadı. GOOGLE'DAN TÜM GEÇMİŞİNİ SİLDİRİYOR Avukatına talimat veren Cansu Dere, arama motoru Google'dan Cem Yılmaz'la adının yan yana geçtiği tüm haber ve fotoğrafların silinmesini istedi. Dedikodulara göre, güzel oyuncunun avukatı da Bilişim Suçları'na Dere'nin talebini iletti.İNTERNETTE BİLE YAN YANA GELMEYECEK Önümüzdeki günlerde Cansu Dere ile Cem Yılmaz'ın adı artık internette bile yan yana gelmeyecek. Cem Yılmaz, 6 yıllık aşkın ardından 2009'da ayrıldığı Cansu Dere'nin yakın arkadaşı Ahu Yağtu ile flört etmeye başlamış hamile kalınca da evlenmişti. Ünlü komedyen Cem Yılmaz 1,5 yaşındaki oğlu Kemal'in annesi manken Ahu Yağtu'dan 18 aylık evlilik sonrası boşandı.Vatan
Reklam
Dünyanın En Ucuz Oteli
Otel olarak hizmet verirken şimdilerde müzeye dönüştürülen ve dünyanın gerçekten en ucuz oteli ünvanına sahip NULL STERN’i (Almanca’da 'sıfır yıldız' anlamına geliyor) gezmeye ne dersiniz?..İsviçre'nin Zürih şehri yakınındaki Null Stern, otel olarak hizmet verdiği 2008-2012 yılları arasında çok sayıda ünlü ve ihtişamlı otel ile birlikte Geo dergisinin 'top 100' listesinde kendine yer buldu. Yıldızsız otelin geceliği 9.53 dolardı. Müşterilere, bir çift kulak tıkacı veriliyordu zira otelin gürültülü havalandırma sistemine başka türlü tahammül etmek zordu. Ayrıca konuklar sabah sıcak bir banyo yapma lüksünü de tamamen unutmak zorundaydı. Soğuk Savaş sırasında inşa edilen bir sığınaktan dönüştürülmüş olan Sevelen'deki otelde kişiye özel 'antika' yatakların yer aldığı 'lüks' odalar da kalmak da mümkündü ama bu durumda fiyat 27 dolara çıkıyordu. Müşteriler boyasız beton duvarlara da katlanmak zorundaydı. Otelin ısıtması yoktu. Konuklara gece üşümemeleri için sıcak su torbaları veriliyordu bir de buz gibi yerlere basmamaları için bir çift terlik... Üstelik soğuk duş sırasını belirlemek için eski bir bisiklet lastiğinden yapılmış şans tekerleği bile var…Otel tüm bu olumsuzluklara rağmen yılda 29 farklı ülkeden gelen ziyaretçileri ağırlamayı ve memnun etmeyi başardı. Uluslararası seyahatlere çıkmak için ille de zengin olmanın gerekmediğinin ispatı olan otelin sloganı da oldukça realist: “Buradaki tek ‘yıldız’ sizsiniz”Müzeyi bir rehber eşliğinde gezebilir ve sanki otelde konaklıyormuşçasına deneyimleyebilirsiniz… İşte Null Stern’den kareler…
Dünyaca Ünlü Resimlerin Eğlenceli Animasyonları
Jungleboys Tv adlı grup dünyaca ünlü resimleri eğlenceli bir biçimde animasyon haline getirmiş. Resimlerin tam listesi şöyle: Grant Wood - Amerikan Gothic Amedeo Modigliani - Leon Indenbaum Thomas Eakins - The Cruxifixion Julius Benczur - Portrait of Queen Elizabeth Ilya Repin - Yevgeny Onegin James Ward - Portraits of two extraordinary oxen, the property of the Earl of Powis Rembrandt - The Flayed Ox Richard Ansdell - The Hunted Slaves Pierre Puvis de Chavannes - Der Traum Viktor Vasnetsov - Igor's Battle Diego Velázquez - La infanta doña Margarita de Austria Toulmoche - The Reluctant Bride Dante and Virgil Encountering the Shades of Francesca de Rimini and Paolo in the Underworld Adolphe-William Bouguereau - Dante and Virgil in Hell Frederic Leighton - The Fisherman and the Syren Henri Rousseau - La Bohémienne endormie Rodolfo Amoedo - A Partida de Jac Alfred Guillou - Adieu Paul Cezanne - The Kiss of the Muse Aaron Sihkler - John F Kennedy Gabriël Metsu - A Baker Blowing his Horn Archimboldo - Rudolf II as Vertumnus Francesco Hayez - The Kiss Toulmouche - The Kiss Henri de Toulouse-Lautrec - In Bed The Kiss Frans Snyders - Dogs fighting in a wooded clearing Jacques-Louis David - The Farewell of Telemachus and Eucharis Dante Gabriel Rossetti - Joan of Arc Kisses the Sword of Liberation Rubens - Saturn, Jupiter's father, devours one of his sons, Neptune Gerard van Honthorst - The Dentist Millais - The Return of the Dove to the Ark
Reklam
Woody Allen'a Cinsel Taciz Suçlaması
Hikaye 1992 yılına kadar gidiyor. Ünlü yönetmen Woody Allen’ın evlendiği Mia Farrow ile evlatlık aldıkları Dylan, henüz 7 yaşındayken küçük kızın ve annenin iddiasına göre Allen’ın tacizine uğruyor. O dönem dava açan anne, yoğun baskılar ve sözlü saldırılar altında, küçük kızın da zarar görmemesi adına davayı geri çekiyor. Woody Allen’ın bu saldırıyı gerçekleştirip gerçekleştirmediği hukuk önünde net değil, keza kendisine açılan davalar da düştü. Ancak bugün, Woody Allen’ın evlatlık kızı Dylan, New York Times yazarı Nicholas Kristof’a kaleme aldığı bir mektubu ulaştırarak konuya yepyeni bir boyut kazandırdı. Dylan, yazdığı mektubunda Woody Allen’a Golden Globe ödülü verilmesine, Hollywood camiasına oldukça tepkili ve kendisi taciz iddialarını yinelemenin de ötesinde, ilk kez kamuoyu önünde konuşarak ‘iddia edilen’ tacize kendi penceresinden bir bakış sunuyor.Nicholas Kristof’un mektuba yazdığı önsözle başlayacak olursak, Kristof, davanın açıldığı 1993 yılında yaşananların Woody Allen’ın sevgilisi Mia Farrow’dan ayrılmasının ve Allen’ın evlatlık kızını taciz ettiği iddialarının manşetleri kapladığını, ancak bugün ilk kez olayın merkezindeki ismin, Dylan Farrow’un (yaşananlardan dolayı iki kez isim değiştirdi, önce Eliza, sonra Malone adını aldı) konuştuğunu yazıyor. Woody Allen’ın iddiaları reddettiğini ve hiçbir zaman ceza almadığını hatırlatan Kristof, masumiyet karinesine dikkat çekiyor. Ancak bu mektubu paylaşma gerekçesi olarak, Allen’ın Golden Globe hayat boyu başarı ödülü almasının ödülün uygunluğu tartışmasını alevlendirmesini gösteriyor, buradaki asıl meselesinin ise ünlü birinin hayatından ziyade bir cinsel istismar iddiasının varlığı olduğunu söylüyor. Kristoff, konu hakkında son günlerde bütün tarafların bir şeyler yazıp konuştuğunu, ancak olayın merkezindeki ismin ne düşündüğünü hiçbir zaman tam olarak duyamadıklarına dikkat çekiyor. Dylan’ın mektubunun tam metni şöyle: “En sevdiğiniz Woody Allen filmi hangisi? Cevap vermeden önce şunu bilmelisiniz: Ben 7 yaşındayken, Woody Allen benim elimden tutup beni evimizin ikinci katındaki kiler benzeri loş tavan arasına götürdü. Bana karnımın üzerine yatmamı ve kardeşimin elektrikli tren setiyle oynamamı söyledi. Ardından bana cinsel saldırıda bulundu. Yaparken benimle konuştu, iyi bir kız olduğumu ve bunun sırrımız olduğunu fısıldadı, birlikte Paris’e gideceğimizi ve filmlerinde yıldız olacağımı söyledi. Raylar üzerinde dolaşıp dururken o oyuncak trene baktığımı hatırlıyorum. Bugün bile hala, oyuncak trenlere bakmayı güç buluyorum. Hatırlayabildiğim süre boyunca babam bana hoşlanmadığım şeyler yapıyordu. Beni kendisiyle yalnız kalmam için sık sık annemden, kardeşlerimden ve arkadaşlarımdan uzaklaştırıp götürmesinden hoşlanmıyordum. Ağzıma başparmağını sokmasından hoşlanmıyordum. O iç çamaşırlıyken yatağa gidip yorganın altına girmek zorunda olmaktan hoşlanmıyordum. Çıplak kucağıma kafasını dayayıp nefes alıp vermesinden hoşlanmıyordum. Bu karşılaşmalardan kaçınmak için yatağımın altına kaçar veya banyoya saklanırdım ancak o beni her seferinde bulurdu. Bu normal olduğunu sandığım şeyler çok sık, çok rutin, çok yetenekli bir biçimde annemden gizlenerek gerçekleşiyordu ki, eğer annem bilseydi beni korurdu. Babaların çocuklarına böyle tutkuyla bağlandıklarını sanıyordum. Fakat tavan arasında yaptığı şey bana farklı geliyordu. Sırrı artık saklayamadım. Anneme, Woody Allen’ın bana yaptıklarını kendi babasının da ona yapıp yapmadığını sorduğumda, alacağım cevabı gerçekten bilmiyordum. Tetikleyeceği fırtınadan da haberim yoktu. Babamın, kardeşimle* cinsel ilişkisini kullanarak bana uyguladığı cinsel istismarı örtbas edeceğini bilmiyordum. Anneme, beni savunduğu için yalancı diyeceğini, ve onu benim kafama istismar düşüncelerini sokmakla suçlayacağını bilmiyordum. Hikayemi doktordan doktora, tekrar tekrar anlatmak zorunda bırakılacağımı, kavrayamadığım bir hukuk savaşı içinde yalan söylediğimi itiraf etmek için zorlanacağımı bilmiyordum. Bir noktada, annem beni oturttu ve bana yalan söylüyorsam başımın belaya girmeyeceğini, tüm söylediklerimi geri alabileceğimi söyledi. Geri alamadım. Hepsi gerçekti. Fakat güçlüler hakkındaki cinsel istismar iddiaları çok daha kolay düşüyor. Benim kredibiliteme saldırmaya hazır uzmanlar vardı. İstismar edilmiş bir çocuğu yakmaya hazır doktorlar vardı. (*-Dylan’ın üvey kardeşi Soon-Yi Previn, Mia Farrow’un önceki evliliğinden evlatlık. Woody Allen’ın o dönem reşit Soon-Yi ile 1992 yılında ilişkisi olduğu ortaya çıkmış, ikili halen birlikteler. Kanunen yasal üvey babası olmasa da Woody Allen, o dönem medyada Soon-Yi Previn’in üvey babası olarak telaffuz ediliyordu-zete) Bir ön duruşmanın babamın ziyaret haklarını elinden almasının ardından annem, Connecticut eyaletinin muhtemel suç bulgularına rağmen suçlamaları sürdürmeyi, savcının ifadesiyle “çocuk mağdurenin hassaslığı sebebiyle” reddetti. Woody Allen hiçbir suçtan ceza almadı. Bana yaptıklarının yanına kalması bütün büyüme sürecim boyunca aklımdan çıkmadı. Başka küçük kızların yanında bulunabilmesine izin verdiğim yönündeki suçluluk duygusu içimi kapladı. Erkekler tarafından dokunulmaktan ödüm patlıyordu. Yeme bozukluğu hastalığı gelişti. Kendimi kesmeye başladım. Bu işkence Hollywood tarafından daha kötü bir hale dönüştü. Değerli birkaç kişi (kahramanlarım) hariç herkes görmezden geldi. Belirsizliği tercih edip “Ne olduğunu kim bilebilir” demeyi ve hiçbir sorun yokmuş gibi davranmayı çoğunluk daha kolay buldu. Ödül törenlerinde aktörler kendisinden övgüyle bahsetti. İstismarcımın suratını her görüşümde -posterlerde, tişörtlerde, televizyonda – yalnız kalıp dağılana kadar panik halimi kontrol altında tutabildim. Geçen hafta, Woody Allen son Oscar’ı için aday gösterildi. Fakat bu sefer, dağılmayı reddediyorum. Çok uzun süre, Woody Allen’ın kabul edilişi beni susturdu. Ödüller ve onurlandırmalar, benim susmamı ve uzaklaşmamı isteyen kişilerin bir mesajıymış, bana yönelik kişisel bir azar gibi geldi. Fakat cinsel istismarları atlatan ve bana uzanan kişiler – beni desteklemek ve öne çıkma yönündeki korkularını paylaşmak, yalan söyledikleri iddiaları, hatıralarının kendi hatıraları olmadığı yönündeki suçlamaları – bana sessiz olmamam konusunda, sadece diğerlerinin bile susmamasını sağlamak adına, bir neden verdiler. Bugün kendimi şanslı sayıyorum. Mutlu bir evliliğim var. Muhteşem erkek ve kız kardeşlerimin desteği arkamda. Bir sapığın evimize getirdiği kaostan bizi kurtarma gücünü içinde bulmuş bir annem var. Fakat diğerleri hala korkuyor, hassaslar ve gerçeği söyleme konusunda mücadele veriyorlar. Hollywood’un gönderdiği mesaj onlar için önemli. Ya sizin çocuğunuz olsaydı Cate Blanchett? Louis CK? Alec Baldwin? Ya bu sen olsaydın Emma Stone? Veya sen, Scarlett Johansson? Beni küçük bir kızken tanıyordun Diane Keaton. Beni unuttun mu? Toplumun cinsel saldırı ve istismar mağdurlarını hayal kırıklığına uğrattığının canlı bir örneği Woody Allen. Kendi 7 yaşındaki kızınızın Woody Allen tarafından tavan arasına götürüldüğünü hayal edin. Adı anılınca hayatı boyunca baş dönmesi yaşayadığını düşünün. İşkencecisini kutlayan bir dünya hayal edin. Hayal ediyor musunuz? Şimdi en sevdiğiniz Woody Allen filmi hangisi?”Zete
Philip Seymour Hoffman Evinde Ölü Bulundu
ABD'li Oscar ödüllü aktör Philip Seymour Hoffman, aşırı dozda uyuşturucudan öldü. Oscar ödüllü Amerikalı aktör ve yönetmen Philip Seymour Hoffman, New York'taki evinde ölü bulundu. New York polis teşkilatından (NYPD) yapılan açıklamada, 46 yaşındaki Oscar ödüllü aktör Hoffman'ın, Manhattan'nın Greenwich Village bölgesindeki apartman dairesinde, aldığı aşırı dozda uyuşturucu nedeniyle öldüğü bildirildi. 2005 yılında Capote adlı filmle en iyi aktör Oscarı alan ve Altın Küre'de en iyi performans ödülünün sahibi olan Hoffman, geçen hafta Utah'ta yapılan Sundance Film Festivali'ndeki ''A Most Wanted Man'' ve ''God's Pocket'' filmlerinin gösterimine katılmıştı. Televizyon dizileri ve tiyatro çalışmaları da bulunan Hoffman, Mayıs 2013'e kadar, alkol ve uyuşturucu tedavisi görmüştü. Hoffman, New York Üniversitesi ''Tisch School of Arts''ın Drama bölümünden 1989 yılında mezun olmuştu. AA
Scarlett Johansson İsrail'i Çok Sevdi
Dünyaca ünlü oyuncu Scarlett Johansson, SodaStream adlı İsrail firmasının yeni reklam yüzü olmasının ardından, 2007’den beri birlikte çalıştığı Oxfam’la yollarını ayırdı. SodaStream firmasının fabrikası, Filistin topraklarını işgal eden Maale Adumim bölgesinde bulunuyor.Scarlett Johansson, Oxfam’ın küresel elçiliği görevini bıraktı. Dünyadaki yoksulluk ve adaletsizliğe karşı çalışmalar yürüten Oxfam’ın küresel elçiliğini 2007 yılından beri yürüten Johansson’un Ocak ayında İsrailli SodaStream’le reklam kampanyası anlaşması yapması, tartışma yaratmıştı.İçecekleri karbonatlamak için kullanılan makineler üreten SodaStream firmasının fabrikası, Kudüs yakınlarındaki Maale Adumim’deki İsrail yerleşiminde bulunuyor. İsrail, buradaki toprakları 1967’deki savaş sırasında işgal etmişti. Filistinlilere ait bu topraklardaki İsrail yerleşimleri, hem Cenevre Sözleşmesi hem de uluslararası hukuka göre yasadışı.Scarlett Johansson’un dünya elçisi olduğu Oxfam, senelerdir İsrail’in yasadışı yerleşimlerine karşı bir duruş gösteriyor ve işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlilere de yardım ve hizmet götürüyor. Oxfam, 2012 yılında yayınladığı bir bildiride, İsrail’den “yasadışı yerleşim bölgelerindeki inşaatlara ve uluslarası yasalara göre illegal olan, aynı zamanda da Filistinlilerin geçim kaynaklarına zarar veren politikalarına hemen son vermesini” talep etmişti.İsrail’e karşı yürütülen boykot kampanyası, ABD’de önemli bir siyasi başlık. Birçok akademik kurum, yasadışı yerleşimler sebebiyle İsrail’e yaptırım uygulanması için kampanya yürütüyor. ABD yönetimi, kimi zaman yetkili ağızlardan yerleşimlerin durdurulması çağrısı yapsa da bunun gerçekleşmesi için hiçbir adım atmıyor. Aksine, bu yerleşimlere siyasi ve ekonomik destek veriyor. Oxfam’ım Scarlett Johansson konusunda sessiz sedasız hareket etmesinin sebebi ise boykot kampanyasıyla Johansson fiyaskosu arasında bağ kurulmasının organizasyonu bu gergin siyasi başlığın içine çekecek olması.Küresel yardım kuruluşları, yaptıkları kampanyalara daha çok ilgi çekebilmek için ünlülerle çalışmayı tercih ediyor. Bu birlikteliğin mutualist bir tarzı var: Yardım kuruluşları ünlülere gösterilen ilgiden yararlanarak amaçlarına ilgi çekebiliyor ve olası bağışçılarla tanışabiliyor; ünlüler de “yardım¬severlik”lerini kullanarak duyarlı yönlerini parlatabiliyor. Scarlett Johansson’un Oxfam’la ilişiğini kesip yoluna SodaStream’le devam etmesi durumunu ise “dünyadaki sıkıntılara ilgi gösteren aktrist” sıfatının, reklam anlaşması kadar “verimli” olmamasıyla açıklamak mümkün.
Reklam
Okan Bayülgen'den Konuklarına Güldüren Sürpriz
Ünlü şovmen Okan Bayülgen, Show TV’de ekrana gelen Makinakafa programında ”Geçmişini Silemezsin” bölümü içinde Gürkan Uygun ve Fatih Ürek’in hafızalardan silinen çok eski görüntülerini yayınladı.Bu görüntüler sosyal medyaya konu olurken izleyenleri oldukça güldürdü. Uğur DÜŞENSözcü
Natalie Portman İçin Din Değiştiriyor
Natalie Portman’ın balet eşi Benjamin Milipied , İsrail’e hayran olduğunu ve kısa bir süre sonra dinini değiştirerek Musevi olacağını açıkladı. Fransız balet Benjamin Milipied , oyuncu Natalie Portman ile evliliğinin ardından adını dünya çapında duyurmuştu. Natalie Portman’ın film çekimleri için İsrail’de bulunan Milipied , yerel gazete Yedioth Ahronoth ile ülkedeki deneyimlerini paylaştı. Milipied , din değiştirme sürecinin ortasında olduğunu ve yakında Portman gibi Musevi olacağını açıkladı. Ünlü balet , “Musevi olmak benim için çok önemli” ifadelerini kullandı. Portman’ın ilk yönetmenlik deneyimi olacak filmin çekimleri için Mart’a kadar İsrail’de kalacaklarını belirten Milipied , ülkeye hayran olduğunu da sözlerine ekledi. Portman ve Milipied 2010 yılında birlikte rol aldıkları Black Swan filminin setinde tanışmıştı. 2012’de evlenen çiftin , Aleph adında 2 yaşında oğulları var.sondakika.com
Osmanlı Zamanında Yaşasa Paşa Olabilecek 13 Ünlü
Gün geçmiyor ki, ülkede yeni bir akım başlamasın. Önce bıyık furyası başladı, baya da tuttu. Herkes etrafta pala remzi gibi gezdi. Yakışan da bıraktı, yakışmayan da.. Şu günlerde bıyık modası yerini sakal modasına bırakmış gibi duruyor. Sakal dediysek kirli sakal falan değil baya baya Osmanlı paşası sakalı.  Bu akım da aynı bıyık modası gibi hızla yayılıyor. Osmanlı zamanına gitmek için artık zaman makinesine ihtiyacımız yok. Etrafımıza biraz baksak yeter. Osmanlıdan fırlayıp gelmiş bir karakter görmemek imkansız. Zira her yerde karşınıza çıkan birçok ünlü de bu akımın rüzgarına kapılmış durumda. İşte sakal modasına uyup Osmanlı paşası gibi olan o ünlüler... (LAKAPLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR)
Reklam
Ronaldinho'dan Dünya Kupası İçin Şarkı
Beşiktaş'ın transferi için uzun uğraşlar verdiği Ronaldimho, ülkesinde oldukça keyifli günler geçirmeye devam ediyor. Beşiktaş’ın uzun süre peşinden koştuğu ancak kadrosuna katamadığı Ronaldinho’nun keyfi oldukça yerinde. Siyah beyazlı takımla geçtiğimiz yaz transfer sezonundan bu yana görüşen R10, takımı Atletico Mineiro ile sözleşme imzalamıştı. Ardından ülkesinde tatile çıkan ünlü futbolcu, paylaştığı fotoğraflarla oldukça konuşulmuştu. Brezilyalı yıldız bu sefer de müziğe el attı. Ronaldinho, ülkesinin önemli müzik figürlerinden EDCITY ile düet yaparak sesinin de standartların üzerinde olduğunu gösterdi. Mikrofon başına geçen Ronaldinho, futbolda olduğu kadar rahattı. Ayrıca klibi çekilen şarkının sosyal paylaşım sitelerindeki izlenme oranlarında gün geçtikçe artıyor. Brezilya Milli Takımı’nda 97 maça çıkan ve 33 gol atan Ronaldinho, 2014 Dünya Kupası’yla formasına da veda etmeye hazırlanıyor. Ronaldinho eğer kadroya çağrılırsa son kez Brezilya Milli Takımı forması giyecek. Bu arada şarkının anlamı da Brezilya'ya özgü. Haziran ayında düzenlenecek olan Dünya Kupası öncesi sokak dansı ve sokak futbolu kültürünün kendilerine yol göstermesini isteyen Brezilyalılar, yazdıkları şarkılarla milli heyecana şimdiden girmiş durumdalar.Eurosport
Reklam
Tuncel Kurtiz'in Ölüm Nedeni Belli Oldu
Etiler'deki evinde ölü bulunan Tuncel Kurtiz'in otopsi raporu, sabah sporundan döndükten sonra aniden rahatsızlanan sanatçının kalp krizi sonucu hayata veda ettiğini ortaya koydu İstanbul Etiler'deki evinde 77 yaşında hayata veda eden Tuncel Kurtiz'in kesin ölüm nedeninin kalp krizi olduğu tespit edildi. Türk sineması ve tiyatrosunun usta ismi Tuncel Kurtiz, Eylül 2013'te sabah spordan döndükten sonra aniden fenalaşarak hayatını kaybetmişti. Olay sırasında evde yalnız olan Kurtiz'in ölümünü araştıran olay yeri inceleme ekipleri ve savcılık geniş çaplı soruşturma başlattı. Kurtiz'in ölümünün şüpheli olabileceği ihtimalini değerlendiren savcılık, Adli Tıp Kurumu'ndan kesin ölüm sebebi ile ilgili rapor talep etti.NEDENİ KALP RAHATSIZLIĞI Adli Tıp Kurumu'ndan beklenen kesin rapor, savcılığa geçtiğimiz günlerde ulaştı. Rapora göre; Kurtiz kalp ve damar hastalıkları sebebiyle, yani kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Kurtiz'in kanında alkol ya da siyanür tespit edilmedi. Kurtiz'in cenazesi, İstanbul Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törenin ardından, vasiyeti doğrultusunda Kazdağları eteklerindeki Çamlıbel köyüne götürülmüştü.10 BİN KİŞİ UĞURLAMIŞTI Kurtiz, sanat dünyasının ünlü isimlerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı törenle. kendisinin de istediği gibi denizi gören ve yol kenarında bulunan bir mezar yerine defnedilmişti.
Justin Bieber’a Benzemek İçin 100 Bin Dolar Harcadı
Toby Sheldon, hayranı olduğu ünlü şarkıcı Justin Bieber'abenzemek için 100 bin doları aşkın para harcadı.Los Angeles'ta yaşayan Sheldon, beş yıldır 'kahramanım' dediği Bieber'a benzemeye çalışıyor. 'Justin ünlü olduğunda onu çok kıskanmıştım' diyen 33 yaşındaki adam,'Bazı insanlar lüks arabalar veya evler satın almaktan hoşlanır. ben de paramı böyle değerlendiriyorum' diyen Sheldon, Bieber'ın müziğini ise o kadar beğenmiyorSansürsüzhaber
''Kara Delik Diye Bir Şey Yok''
Ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking 'kara deliklerin var olmadığını' iddia ederek bilim dünyasını şaşırttı. Çalışmalarını Cambridge Üniversitesi’nde sürdüren Hawking, internette yayımladığı yeni bir makalede “Klasik teoriler kapsamında bir kara delikten kaçmak mümkün değildir, ancak kuantum fiziğinde bir kara delikten kaçmayı mümkün kılacak enerji de bilgi de mevcut” dedi ve bu nedenle bilinen anlamıyla kara deliklerin gerçekte var olmadığını ve gözlemlenenlerin de ancak “gri delikler” olarak tanımlanabileceğini iddia etti. Birce BORA / LONDRAHürriyet
Reklam