onedio
Marquez Yaşama Veda Etti
Nobel ödüllü Kolombiyalı romancı Gabriel Garcia Marquez 87 yaşında hayatını kaybetti. Ünlü yazar, iki hafta önce Meksika'nın başkenti Meksiko'da hastaneye kaldırılmıştı. Reuters haber ajansı yazarın ölüm haberini Meksika gazetelerine, Associated Press ise aile dostlarına dayandırdı. Marquez ailesinin sözcüsü Fernanda Familiar da Twitter hesabından 'Marquez'in kalbi' durdu açıklamasını yaptı. Dünya edebiyatının en büyük romancıları arasında yer alan Marquez, Nobel Edebiyat Ödülü'ne 1982 yılında değer görülmüştü. Edebiyatta 'büyülü gerçekçilik' akımının önemli temsilcilerinden Marquez'in, 1967'de yayımlanan 'Yüzyıllık Yalnızlık' adlı kült romanı 25'ten fazla dile çevrildi. Lenf bezi kanseri teşhisi 1999 yılında konduktan sonra sağlık sorunları artan Marquez, 2009 yılında sevenlerine bir veda mektubu yazmıştı. Marquez'in veda mektubu Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?aljazeera.com.tr
TV8'den ‘Venüs’ün Doğuşu’na Sansür
Ünlü İtalyan ressam Botticelli'nin iki tablosuna TV8 rejisinin uyguladığı sansür TV8’de gündüz kuşağında program yapan Oylum Talu'yu isyan ettirdi.  Tv 8'de yaşanan sansür skandalını Milliyet Tv yazarı Sina Koloğlu bugünkü köşesine taşıdı.  Sina Koloğlu'nun yazısının ilgili bölümü şöyle:  TV8’de gündüz kuşağında program yapıyor Oylum Talu. Geçen gün konu Botticelli’nin, ‘Venüs’ün Doğuşu’ ve ‘Primaverra’ adlı iki tablosuna geldi. Rejideki arkadaşlarından yayına alınmasını istedi bu eserlerin. Ara anonsunda “Arkadaşlar yayına hazırlıyorlar” diye ekledi. Aradan zaman geçti. Oylum Talu, “Venüs’ün Doğuşu’nu yayınlayamıyoruz. Bizim ekibimiz sanat eserini sansürlemeye karar verdi. Dünyanın gelmiş geçmiş  en önemli eserini sansürleyerek yayınlayacakmışız. ‘Venüs’ün Doğuşu’ sansürleniyorsa,  atalım kendimizi camdan” diye son noktayı koydu. Bu tabloyu yayınlasa ne olurdu TV8? RTÜK’e şikayet yağardı, “Çıplak kadın gösteriyorlar” diye. RTÜK de “Gençlerin ve çocukların ayakta olduğu saat diliminde böyle resim gösterilir mi?’ diye oy çokluğuyla ceza kararı alırdı. Büyük olasılıkla Acun Ilıcalı’ya da ‘muhafazakâr’ çevrelerden tepkiler gelirdi. Oylum Talu’nun da işine son verilebilirdi mesela.Botticelli 1482’de bu resmi yapmış.Geç bunları geç. O tablo Botticelli’nin, kısaca çizdiğim de bizim tablomuz. Kaynak: Milliyet
Kurt Seyit ve Şura Sezon Sonunda Final mi Yapacak?
Cengiz Semercioğlu dizilerin yeni sezonlarında neler yaşanacağını ve ekrana gelecek yeni dizileri yazdı Hürriyet gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu başrollerinde Farah Zeynep Abdullah ve Kıvanç Tatlıtuğ ’un oynadığı Kurt Seyit ve Şura’nın 'reytinglerinin iyi gitmemesi nedeniyle Haziran ayında bitebileceğini' söyledi. Sezon sonu yaklaşırken kanalların yeni dizi arayışına girdiklerini belirten Cengiz Semercioğlu reyting rekoru kıran dizilerin gelecek sezonlarında neler yaşanacağını ve ekranlara gelecek yeni dizileri yazdı. Cengiz Semercioğlu’nun Hürriyet’te “dizi sektöründen son haberler” (17 Nisan 2014) başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle: İzlemem ama dizi sektöründe ne olup bittiğini çok iyi bilirim... Dizi sektöründen son haberler Sorsanız bana Kurtlar Vadisi’nde ne oluyor bilmem, Çakır’la Aslan Bey’de kalmışım ben... Kurt Seyit’in sadece ilk bölümüne baktım, Küçük Ağa’yı toplasan 10 dakika izlemişimdir... Çünkü bu köşede dizi eleştirisini bırakalı, televizyon yazarlığı yapmayalı yıllar oldu. Ama yine de bazen televizyonlardaki dostlar arıyorlar konuk almak için. “Dizi ve televizyon konuşacağız” diyorlar... “İzlemiyorum, hangi dizide ne oluyor bilmiyorum” diyorum inanmıyorlar... Vallahi bunu snobluktan söylemiyorum... Bizde 3 yaşına yaklaşan bir çocuk var ve evde neredeyse hiç televizyon açılmıyor... Akşamları yemek sonrasında onun yarım saat televizyon izleme hakkı var, bakın Dora’yı Diego’yu daha çok biliyorum... O yattıktan sonra da ya dışarıdayım ya davette... Bunları neden anlattım, “Aman Türk dizilerine izlemiyormuş, pabucumun kenarı” demeyin diye... Neyse dediğim gibi, dizi izlemem ama dizi sektöründe ne olup bittiğini iyi bilirim... Son haberleri aktarayım size: Acun reytingini kapma yarışı Günahıyla sevabıyla bir sezon daha bitiyor. Şunun şurasında kaldı iki ay... Bir yandan yaz dizilerine çalışılırken asıl arayış yeni yayın dönemine... Çünkü önümüzdeki sezon Acun’un Star’da olmaması bütün dengeleri bozacak. Acun’dan boşalacak reytingi Star kaptırmama, diğer kanallar ise çalma derdinde... Burası ‘Kurtlar’ sofrası Kurtlar Vadisi, atv’de kalacak gözüküyor. Ancak Kurtlar’ın klasik numarasıdır, her sezon sonunda başka kanallara haber salarlar, görüşürler, transfer dedikoduları yayarlar. Bulundukları kanalla pazarlığı artırmak için... Şimdi de atv’ye karşı pazarlık yapabilmek için Show TV ve Star’la dirsek temasındalar... Buna karşı atv de boş durmuyor. Geçen hafta reklam kuşaklarıyla oynadılar ve dizinin reytingini bilerek düşürdüler. Bu da kanalın bir pazarlık kozudur... Bakın dizi eski ratingi almıyor demek, reyting üzerinden ödenen parayı düşürtmek... Ama sonuçta taraflar anlaşacak ve Kurtlar atv’de kalacaktır... Özcan Deniz, Karagül’den koptu Show TV’nin eski genel müdürü Saner Ayar dizi sektörüne girdi. İlk transferi de Özcan Deniz’i Karagül’den almak oldu... Özcan, Karagül’ün yapımcısı Şükrü Avşar’a gitmiş, “Senin benim filmlerinde emeğin çok ama öyle para verdiler ki bırak gideyim” demiş. Şükrü Avşar da izin vermiş... Özcan Deniz’in yeni dizisinde rol arkadaşı Belçim Bilgin olacak. Show TV ile anlaşmak üzereler... Yeni Kurtlar olur mu? Kurtlar Vadisi’nden ayrılan Bahadır Özdener ve Raci Şaşmaz, Star’a yeni bir ‘erkek dizisi’ yaratmak için çalışıyorlar... Adı: 7 Şubat... İbrahim Çelikkol başrolde olacak bu dizide. Eylülde Star’da yayınlanacak... Hikayenin açılış noktasının; Adana’daki MİT TIR’ına yapılan baskın olacağını duydum... Sevgili Bahadır aman dikkat, eylüle kadar eskimiş bir hikaye olabilir bu! Beşikçioğlu kimle görüşüyor Unutuyordum, Bahadır Özdener’in Star’a yapacağı yeni erkek dizisinin sürprizi ne peki? Seyircinin Behzat Ç.’si Erdal Beşikçioğlu... Taraflar görüşmüşler ancak düne kadar henüz el sıkışmamışlardı... Selçuk Yöntem’in oynadığı Bugünün Saraylısı’nın akıbeti ne olacak peki? Defalarca ekip değiştirmesine, sarsıntılar geçirmesine rağmen dizinin reytingi hâlâ iyi. Şükrü Avşar ayakta tutmaya başardı işi... Karagül’den Bingöl de kopuyor Özcan Deniz’den sonra Yavuz Bingöl de ayrılacak Karagül’den... Hikaye onu gerektiriyor... Çakır’la Aslan Bey, Paris’te! Şu aralar piyasada en çok konuşulan dedikodu, Kurtlar Vadisi’nin Çakır’ı Oktay Kaynarca’yla Aslan Bey’i Selçuk Yöntem’in Paris’te bir kafede buluşmasıyla başlayacak yeni bir dizi hikayesi... Tabii Kurtlar Vadisi tadında... Ancak bu bir fantezi... Çünkü Selçuk Yöntem’in kafasında Aslan Bey’e dönmek gibi bir fikir yok... Ya Kurt Seyit ne olacak? Tabii en çok merak edilen de Kurt Seyit’in ne olacağı? Ne sonuç alırsa alsın, dizi haziran ortasına kadar devam edecek... Ancak bu sonuçları almaya devam ederse bu yükü ne Ay Yapım taşıyabilir ne de Star TV...T24
Petek Dinçöz Ağlayarak Başbakan'dan Yardım İstedi
Ünlü şarkıcı Petek Dinçöz, katıldığı bir TV programında eski eşi Can Tanrıyar ile birlikteliğinden çok konuşulacak olaylar anlattı. Petek Dinçöz, hayatının bilinmeyenlerini Beyaz TV'de yayınlanan Söylemezsem Olmaz programında anlattı. Dinçöz, yaptığı açıklamalarla şaşırttı. Ünlü şarkıcı sık sık da ağladı. Gözyaşlarına hakim olamayan Dinçöz, Başbakan Erdoğan'dan yardım istedi. İşte ilk ve son kez konuşan Petek Dinçöz'ün eski eşi Can Tanrıyar ile ilgili yaptığı o açıklamalar: 'İki yıl boyunca sustum artık konuşacağım. Haluk Şentürk'ü bırakmak zorunda kaldım. Can Tanrıyar'dan hep dayak yedim. Can Tanrıyar'dan hep ayrılmak istedim. Can Tanrıyar'dan kurtulamadım. Şiddet gördüğümü herkes biliyordu. Hep sustum ama susmakla olmuyor. Aldığım bütün evleri ona verdim. Can Tanrıyar'dan kurtulmak için hala savaş veriyorum. Can Tanrıyar'dan kurtulmak için çok avukatla konuştum. Yeni albüm çıkardım, beni hiçbir programa çıkartmadı. Bana ulaşmak isteyenler önce ona ulaşıyordu. Bütün röportajlarımı Can Tanrıyar yazıyordu. Kasetlerle bana şantaj yaptı. O kasetteki ben değilim dedim. 'Bana herkes' inanır dedi. Paramı tutmak istedim ama paramı alıyordu. Menajerimin telefonuna ölüm tehditi mesajları yazdılar. Bana kendi hayal ürünü olan yazılar yazdırdı. Can Tanrıyar bana 'Seni bitireceğim' dedi. Gece kulüplerinde dayak yediğimi şiddet gördüğümü herkes biliyordu. Annem bu olaylar yüzünden aylarca sinir tedavisi gördü. Dayak yedim, ormanda saklandım. Can Tanrıyar'dan kurtulamıyorum bana yardım edin. Başbakanımıza sesleniyorum. Emine (Erdoğan) Hanım'a sesleniyorum. CAN TANRIYAR'DAN CEVAP GELDİ Söylemezsem Olmaz programına telefonla bağlanan Can Tanrıyar, Petek Dinçöz'ün iddialarına karşılık açıklamalarda bulundu. Tanrıyar, Dinçöz'ün anlattığı her şeyin yalan olduğunu, onu dövmediğini ve Dinçöz'ün kendisinin peşini bırakmadığını söyledi. Programın sunucusu Esin Övet'in sorduğu sorulara tam anlamıyla karşılık vermeyen Tanrıyar akılları karıştırdı.  Türkiye
Reklam
Charlie Chaplin 125 Yaşında
'Slapstick' yani vücut dilinin ön planda olduğu, oyuncuların yaptığı hareketlerle izleyiciyi güldüren bir komedi türü olan hareket komedisinin başarılı oyuncularından  Chaplin, sinema dünyasına farklı bir bakış açısı getirmiştir. Filmlerinde politik mesajlarını komedi ile birleştirerek içinde bulunduğu döneme gönderme yapmış ve bu yüzden Amerika'dan sınırdışı edilmişti. Ancak buna rağmen iki kere Oscar Onur Ödülü kazanmış ve 1975 yılında 'Sir' ünvanı almıştır. Onedio
Leonardo Dicaprio Bir Sonraki Filmini Seçti!
The Wolf of Wall Street (Para Avcısı) yıldızı Leonardo DiCaprio, Birdman yönetmeni Alejandro Gonzales Inarritu’nun yeni projesinde yer alacak. Ünlü yönetmen, 2003 yılında çıkan The Revenant: A Novel of Revenge adlı kitabı sinemaya uyarlayacak. 1820’lerde geçen filmde Hugh Glass adlı bir kürk avcısı, yaralı halde yardımcıları tarafından ölüme terk ediliyor. Daha sonra kurtulmayı başaran Glass, intikam peşine düşüyor . Deadline Hollywood’un haberine göre uzun süredir birlikte çalışmayı planlayan DiCaprio ile Inarritu, önümüzdeki sonbahar filmin çekimlerine başlayacak.Karnaval
Reklam
Katil, Maktul ve Dedektif Aynı Sahnede
Onur Ünlü'nün son filmi 'İtirazım Var', bağlama çalan, boksörlük yapmış bir imamın hikâyesini anlatıyor. Selman Bulut adındaki karakter daha ilk sahneden itibaren sizi alıp, peşine takıyor. Senarist ve yönetmen Onur Ünlü’nün yeni filmi ‘İtirazım Var’ 15 Nisan'da İstanbul Film Festivali'nde Ulusal Yarışma kategorisinde gösterilmesinin ardından 18 Nisan Cuma günü vizyona giriyor. Selman Bulut adında boksör, bağlama çalan bir imamın polisiye bir maceranın ortasında kaldığı ‘İtirazım Var’ gerek hikâyesi, gerek ana karakteri, gerekse anlatım dili itibariyle büyük bir film. İmam olarak görev yaptığı camide namaz kılıp, kıldırırken cemaatinden birinin gizemli bir şekilde vurulması ile başlayan hikâyede Selman Bulut, katilin peşine düşüyor. Klasik polisiyelere selam veren sahnelerinin yanında zekice oluşturulmuş polisiye kısmı sürükleyici, sıcak ama yüz göz olmayan, komik ama izleyiciyi hafife almayan bir film. ‘İtirazım Var’ başka bir isimle yıllar önce yazılmış bir senaryosuydu Onur’un. Ben de iki yıl kadar önce okumuş, meraklanmıştım. Selman Bulut, kâğıt üzerinde okurken, büyük laflar eden, sahip olduğu vasıflarla fazla övünen, bir deyişle insanın canını sıkan bir adamdı. Merak ettiğim ise insanın hassasiyetlerini çok iyi bilen Onur Ünlü gibi bir yönetmenin bu ‘ukala’ adamdan yani Selman Bulut’tan nasıl bir kahraman yaratacağıydı. Bu arada Onur bu iki yılda iki film daha yaptı. Biri ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’, diğeri ise ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi.’ İkisi de birbirinden çok farklı filmlerdi. İkisi de çok sevildi. Leyla İle Mecnun ve Ben De Özledim dizilerini çekti televizyon için. ‘Bir Selman Bulut polisiyesi’ Meşguldü yani Onur. Hastalığı ve tedavi süreci bir yandan, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda kaldıkları diğer yandan uğraşıp durdu. Sonunda vakit buldu ve bir ay içerisinde çekimlerini tamamladığı ‘İtirazım Var’ı nihayet hazır etti. Geçen hafta izlediğim filmde, daha ilk sahneden itibaren nereye gittiğinizi sorgulamadan Selman Bulut’un peşine takılıyorsunuz. Onunla birlikte katilin de izini sürüyorsunuz haliyle. Belli ki aradan geçen tüm bu zamanda Selman Bulut, Onur’un aklının bir köşesinde dönüp durmuş. Döne döne de bir dervişe, gerçek bir kahramana benzemiş. Serkan Keskin’le birlikte filmin 98 sahnesinin 96’sında olup da insanın yine de daha fazla görmek istediği bir karakter kurmuşlar. Hayatta vicdanlı ve iyi insan olmayı kendine düstur edinmiş, Allah sevgisini didaktik olmadan, aracı unsurları, kurumları, ahlak, çevre, mahalle baskısı gibi etkenleri devre dışı bırakarak yaşayan Selman Bulut, bu sevgi haricindeki her şeyi sorgulanabilir kılmış. Selman Bulut’un bir başka özelliği de katili ararken de kendine ait, sıra dışı yöntemler kullanması. Bu arayışta çoğu zaman komik durumlar ortaya çıksa da, bunlar zorla yapılan şakalar ya da yaratılan komiklikler değil. Ayrıca Onur Ünlü’nün diğer filmlerinden farklı olarak mekân duygusunu çok daha fazla aktaran bir film olmuş bu. ‘İtirazım Var’ 30 farklı mekânda çekilmiş bir İstanbul filmi olarak da düşünülebilir aynı zamanda. Selman Bulut, katili İstanbul’un 30 ayrı yerinde ararken kimi zaman şu an evcil balık alıp satan emekli asker rolündeki Sırrı Süreyya Önder’den, kimi zaman da devasa bir Gustav Klimt heykelinden yardım alabiliyor. Dünyalar arasında Kısacası, bir Onur Ünlü filmiyle daha karşı karşıyayız. Ama bu defa dünya izleyicisine de daha çok hitap edecek, 2010’ların İstanbul’unda geçen, toplumun sosyal yapısından, günün hassasiyetlerine kadar pek çok ayrıntıyı bulabileceğimiz zamansız bir film izleyeceksiniz. Tabii Onur Ünlü sinemasının bazı değişmez unsurlarını da bulacaksınız. Mesela duygularınızla asla oynanmayacak zira bu film izleyicinin daha çok aklı, vicdanı ve kalbiyle meşgul oluyor. Onur Ünlü, İtirazım Var’daki yönetmenlik performansının ötesinde, kendi filmlerini insanları daha fazla ağlatma ya da acıtma deneyleri yaptığı bir laboratuvar gibi kullanmadığı için ayrıca önemli bir yönetmen. Bu yüzden bu büyük filmin yolculuğuna tanıklık etmek gerekiyor. Selman Bulut’un devamı gelecek maceralarının ilkinin bir parçası olmak için ‘İtirazım Var’ şahane bir başlangıç filmi. Zira bu maceralar, bizim bilmediğimiz bir dünya ile bizim bilmediğimiz bir başka dünya arasında yaşanmaya devam edecek. Bedia Ceylan Güzelce|Al Jazeera
Türkiye'yi Instagram’la Tanıtma Hamlesi: ComeSeeTurkey
Twitter ve Youtube yasaklarının tartışıldığı Türkiye'de, Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde önemli bir sosyal medya projesinin startı verildi. Türkiye'nin instagram üzerinden tanıtımını amaçlayan 'ComeSeeTurkey' projesi ile 26 Mayıs tarihine kadar dünya genelinde 26 milyon kişiye ulaşılması planlanıyor. 26 Mayıs'tan sonraki ikinci etapta bu rakamın 100 milyon kişiyi geçmesi hedefleniyor. 800 bin liradan fazla bütçe ayrılan projenin amacı ise fotoğrafın ve sosyal medyanın gücünden faydalanarak turizmin canlandırılması. Milyonlarca üyesi bulunan fotoğraf paylaşım sitesi İnstagram'da en çok takipçisi bulunan 20 fotoğrafçı, Türkiye'de 24 günde 24 şehri gezerek sosyal medya üzerinden tanıtım yapacak. 'ComeSeeTurkey' adı verilen proje için İstanbul'da biraraya gelen dünyaca ünlü fotoğrafçılar, düzenlenledikleri basın toplantısında Türk kamuoyunu bilgilendirdi. 13 farklı ülkeden gelen 20 tanınmış fotoğrafçı 'ComeSeeTurkey' projesi kapsamında iki ayrı seyahat rotası takip edecek. Proje ile birlikte fotoğraf sanatçıları, çektikleri kareleri sosyal medya üzerinden paylaşarak bir anlamda Türkiye'nin kültür elçisi görevini üstlenecekler. 'ComeSeeTurkey' projesi ile milyonlarca İnstagram kullanıcısının Türkiye'ye olan ilgisinin arttırılması ve turizmin canlandırılması hedefleniyor. Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde gerçekleştirilen projeye, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği destek verirken, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ise sponsorluğunu üstleniyor. 24 günde 7 bin kilometre yol katedecek fotoğrafçılara seyahatleri sırasında Türkiye’nin en fazla takip edilen fotoğrafçılarından biri olan ve dünyanın sayılı Instagram fotoğrafçıları arasında gösterilen Mustafa Seven'in eşlik edeceği belirtildi. Seyahatler sırasında çekilen fotoğraf ve videolar ise kişisel instagram hesapları ile kampanyanın resmi instagram, Facebook, Twitter, Pinterest, Youtube, Vine hesapları ve bloğundan izlenebilecek. ComeSeeTurkey seyahatleri ile ortaya çıkacak Türkiye fotoğraflarının gezici sergiler ile dünyayı dolaşması ve kitaplaştırılması planlanırken, TRT ise proje kapsamında fotoğrafçıları izleyerek bir belgesel hazırlayacak. İşte o fotoğrafçılar: A rotası @aditzt Aditya Zulizar (Indonesia) 317K @cucinadigitale Nicolee Drake (Italy)469K @dariszcahyadi Darisz Cahyadi (Indonesia) 395K @felecool Fedja Salihbasic (Denmark) 284K @grether Morgan Stone Grethet (USA) 606K @puanindya Putri Anindya (Indonesia) 394K @samhorine Sam Horine (USA) 302K @sezyilmaz Sezgin Yılmaz (Turkey) 761K @thomas_k Thomas Kakareko(Germany) 516K @wisslaren Christopher Collin (Sweden) 583K B rotası @croyable Eelco Roos (Hollanda) 372K @finn Finn Brales (İngiltere) 300K @goldie_berlin Sylvia Matzkowiak (Almanya) 189K @moonlightice Masaya Suzuki (Tokyo) 485K @paulyvella Pauly Vella (Avustralya) 285K @pketron Pei Ketron (Amerika) 701K @punkodelish Kael Rebick (Kanada) 264K @sezyilmaz Sezgin Yılmaz (Türkiye) 761KVATAN
Kıvanç Tatlıtuğ'dan Ahmet Kaya Sürprizi
Başarılı oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ'un organize ettiği sürpriz partiye Wesley Sneijder-Yolanthe Cabau, Kıvanç Kasabalı-Sedef Avcı ve Tanem Sivar gibi birçok ünlü katıldı. SEVGİLİSİ İÇİN AHMET KAYA ŞARKILARI SÖYLEDİ Hürriyet'te yer alan habere göre, Tatlıtuğ'un ikinci sürprizi ise gecenin ilerleyen saatlerinde geldi. Ünlü oyuncu hayranı olduğu Ahmet Kaya'nın sevilen şarkılarını Başak Dizer için seslendirdi.'HER ŞEY GÜZELDİ' Kıvanç Tatlıtuğ'dan sevgilisi Başak Dizer'e sürpriz parti 01.30 sıralarında mekandan çıkan Tatlıtuğ ve Dizer çifti ise, özel hayatlarına ilişkin soruları yanıtlamaktan kaçındı, 'Her şey güzeldi, ilginiz için teşekkürler' deyip mekandan uzaklaştı.vatan
Reklam
Evsiz Adamın Gününü Gün Etmek
Ünlü Rus youtuber Vitaly, internette yaptığı şaka videolarından kazandığı paranın bir kısmı ile sokakta ki bir evsize yardım ediyor. Yayınlanması ne kadar doğru tartışılsada adamın yüzündeki mutluluk ve minnet duygusu izlmeye değer.
İbrahimovic, Kardeşini Son Yolculuğuna Uğurladı
Dünyaca ünlü yıldız Zlatan Ibrahimovic, kardeşini kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. Yıldız golcü, kardeşinin cenaze namazına katıldı ve bir hayli üzgün olduğu görüldü.Paris Saint-Germain'de forma giyen Bosna Hersek asıllı İsveç'li yıldız futbolcu Zlatan Ibrahimovic, erkek kardeşini kaybetti. Paris'ten ayrılarak ailesinin yaşadığı İsveç'e giden Ibrahimovic, burada kardeşinin cenazesine katıldı.Zlatan Ibrahimoviç'in babası Şefik İbrahimoviç 1977 yılında Bosna-Hersek'ten İsveç'e göç etmiş ve Hırvat Jurka Graviç ile tanışıp evlenmişti. (Futbol Arena)
Acun, Adriana Lima İçin Hazırlıklara Başladı
Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, Adriana Lima projesi için çalışmalara başladı. Geçen hafta bir markasının reklam çekimleri için İstanbul'a gelen Adriana Lima, daha önceden de yakın bir dostluk kurduğu Acun Ilıcalı'yla buluşup, satın aldığı tv8'de program yapma teklifine 'Evet' demişti. Fark yaratan programlar ve diziler yapmak için çok geniş bir bütçe ayıran Ilıcalı, Lima için hazırlıklarını şimdiden yapmaya başladı. LİMA'NIN ÖZEL ASİSTAN VE ŞOFÖRÜ OLACAK Türkiye'de yaptığı açıklamalarda hep Türkçe öğrenmek istediğini vurgulayan Lima için özel bir eğitmen aranmaya şimdiden başlandı. Lima'nın yanına sürekli kendisiyle beraber olacak tercüman niteliğinde bir asistan, ve her daim ona eşlik edecek özel bir şöförle tahsis araç olacak. Başarılı model, Türkiye'de bulunduğu zaman dilimi içerisinde Acun Ilıcalı'nın kendisi için hazırladığı gezme programıyla tarihi yerleri de keşfedecek.medyaradar
Reklam
Belediyelerden Ronaldo Sansürü
Ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun kendi adını taşıyan iç giyim ürünlerinin reklamına Türkiye'de belediyelerden izin çıkmadı Real Madrid’in dünyaca ünlü yıldızı Cristiano Ronaldo ’nun iç giyim ürünlerinin dünya üretimini ve yurtiçi satışını gerçekleştiren Selga Tekstil, ilginç bir sansürle karşı karşıya kaldı. Ronaldo’nun kendi adını taşıyan iç çamaşırlı reklamlarına 'müstehcen' gerekçesiyle Türkiye’de birçok belediye tarafından izin verilmedi. Hürriyet'ten Ceyhun Kuburlu 'nun haberine göre, Ronaldo’nun iç giyim ürünlerinin dünya üretimini ve yurtiçi satışını gerçekleştiren Selga Tekstil, billboard ve reklam panolarını kullanmak isteyince birçok belediye “Fotoğraflar müstehcen” diye onay vermedi. Ronaldo'nun lisansı bizde Cristiano Ronaldo’nun, Türkiye distribütörlüğünü üstlenen Selga Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Uğurlu, “Ronaldo’nun iç giyim fotoğraflarını Türkiye’de kullanmak için lisansa sahibiz. Birçok reklamda da kullanabiliyoruz. Billboard ve reklam panolarında da yer almak istedik. Türkiye’deki bazı belediyeler buna izin vermiyor. Reklamı çok açık bulduklarını belirtiyorlar. Ancak, Türkiye’de de milyonlarca hayranı bulunan Ronaldo’nun iç giyim ürünlerine ilgi çok fazla” dedi. T24
Dünyaca Ünlü Keman Virtüözü İstanbul'a Geliyor!
Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği konser için tekrar Türkiye’ye geliyor. Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak konser biletleri aylar öncesinden tükenen, “Schindler'in Listesi” filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müthiş bir konsere imza atan Itzhak Perlman’ın konser biletleri, Biletix.com üzerinden satılıyor. 20 milyon dolarlık Soil Stradivarius geri geliyor! Geçtiğimiz aylarda da Yapı Kredi sponsorluğunda İstanbul’da konser veren Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman konsere, geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yılı yapım tarihli, 300 yıllık Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman’ın kullandığı enstrümanın değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. 5 ayrı dalda Grammy sahibi... En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü’ne sahip olan Perlman’ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerindefahri ve onursal doktoraları bulunuyor. Schindler’in Listesi filminden de tanınan Perlman, 1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası altında bulunan Tel Aviv’de doğdu. Çocukluk yıllarında radyodan dinlediği klasik müziklerle kemana olan ilgisi başladı. İlk eğitimini Shulamit Konservatuarı’ndaveTel-Aviv MüzikAkademisi’ndeRivka Goldgart’tan aldı. Sonrasında Juilliard Okulu’nda büyük keman eğitmeni Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Perlman dört yaşında çocuk felci geçirmiştir.Zaman içinde iyileşerek koltuk değnekleri ileyürümeyi öğrenen Pearlman, hızlı hareket edebilmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanıyor. 20- ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülen Perlman, halen eşiyle birlikte New York’ta yaşıyor. 2009 yılındaki Barack Obama’nın göreve başlama merasiminde, John Williams’ın Air and Simple Gifts adlı eserinde Yo-Yo Ma (çello), Gabriela Montero (piyano) ve Anthony McGill (klarnet) ile birlikte sahne aldı. Son yıllarda, orkestra yönetmeye başlayan Perlman, Detroit Senfoni Orkestrası’nın başmisafir orkestra şefliği görevini de yürütüyor. 2002-2004 yılları arasında Saint Louis Senfoni Orkestrası’nda müzik danışmanı olarak hizmet verdikten sonra, Kasım 2007’de Westchester Senfoni Orkestrası Perlman’ın sanat yönetmenliğine ve baş orkestra şefliğine atandığını duyurdu. Bu çerçevede 11 Ekim 2008 tarihinde, Beethoven’ın 5.Piyano Konçertosu’nun çalındığı, Leon Fleisher’ın da yer aldığı Beethoven programında ilk konserini verdi. Leventritt Yarışması – Galibiyet En İyi Oda Müziği Performansı En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra ile) En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra olmadan) En İyi Klasik AlbümEn İyi Tasarlanmış Albüm, Klasik Newsweek Magazine, Perlman’ı baş makalede yayınladı A.B.D Başkanı Ronald Reagan tarafından “özgürlük madalyası” (Medal of Liberty) ile ödüllendirildi. A.B.D Başkanı Bill Clinton tarafından “sanatlar ulusal madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri / Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva and Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirildi. milliyet
Reklam
Johnny Depp Cinayet Davasında Tanık Oldu!
Ünlü oyuncu Johnny Depp bir cinayet davasında zanlının akli dengesinin yerinde olmadığına dair tanıklık yapmak üzere mahkemeye çağrıldı. Katil zanlısı Nancy Lekon 2009 yılında 25 yaşında bir kadını Cadillac marka bir limuzinle ezerek öldürmüş ve polise, “Olay yerine erkek arkadaşı Johnny Depp ile buluşmak için geldiğini” söylemişti. Medyatava---
Reklam