Lady Gaga 21 TIR ve 144 Kişilik Ekibiyle Geliyor
Ünlü şarkıcı Lady Gaga, Türkiye'ye 21 tır ve 144 kişilik ekibiyle geliyor.Konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, 'Lady Gaga's artRAVE: the ARTPOP Ball' turnesi kapsamında 68 şehirde, 78 performans sergileyecek şarkıcı, 16 Eylül'de İTÜ Stadyumu'nda Türkiye'deki ilk konserini verecek. İstanbul konseri, turnenin Avrupa ayağının da ilk konseri olma özelliği taşıyor. Toplam 21 tır ile İstanbul'a gelecek şarkıcıya sahnede, 14 dansçı ile 5 grup üyesi eşlik edecek. Gaga'nın sahnesi için dev bir bahçe ile 15 dev ağaç, 146 metrelik bir hortumla şişirilecek.Sahnede giydiği renkli kıyafetler içinde 14 gardrop kıyafeti ile gezen Lady Gaga, konserinde yaklaşık 30 saniyede kıyafetlerini değiştiriyor. Lady Gaga, İstanbul konserinde Alejandro, Bad Romance, Poker Face, Born This Way ve son albümünde bulunan G.U.Y gibi ünlü şarkılarını yorumlayacak.CNN Türk
İsrail'i Kınayan Penelope Cruz Haftanın Salağı Seçildi...
Aralarında sinema sanatçısı Penelope Cruz, Javier Bardem, yönetmen Pedro Almodovar gibi isimlerin olduğu bir grup İspanyol sanatçının, Gazze'ye yönelik saldırılarından dolayı İsrail'i 'soykırım' yapmakla suçlayan manifestosunun yankıları devam ediyor. Manifestonun yayımlanmasının ardından bazı Hollywood yıldızları tarafından gerek sosyal medyada gerekse aktör Jon Voight'in yaptığı gibi mektup yollanarak eleştirilen İspanyol sanatçıları, ciddi şekilde Hollywood baskısı altında kaldı. Hollywood endüstrisinin önemli isimlerinden Relativity Media'nın Yönetim Kurulu Başkanı Ryan Kavanaugh, İspanya'da Yahudi düşmanlığının arttığını savunan açıklama yaptı. Yahudi soykırımı olayında hayatta kalan bir ailenin torunu olan Kavanaugh, Bardem, Cruz ve Almodovar'ın da imzalarının olduğu manifestonun kendisinde 'büyük bir şaşkınlık yarattığını' dile getirerek, 'İspanya'da yahudi düşmanlığı kırımızı alarm veriyor. Başka bir Yahudi soykırımı olamayacağını düşünen tüm Yahudiler İspanya'yı ve Avrupa'nın bir çok yerini dolaşmalı' dedi. PENELOPE CRUZ'A 'HAFTANIN SALAĞI' AŞAĞILAMASI Ünlü Amerikan televizyonu Fox'ta yayınlanan 'The Five' adlı porogram ise 'Amerika'nın büyük bir müttefikini çöpe attığı' gerekçesiyle Penelope Cruz'u 'haftanın salağı' olarak niteledi.Vatan
En Çok İzlenen 10 Epic Rap Battles of History Kapışması
Epic Rap Battles of History (Türkçe, Tarihin Efsanevi Rap Savaşları) (sık sık ERB ya da ERBoH olarak da kısaltılır) YouTube video serisidir. Yapımcıları Peter Shukoff (Nice Peter) ve Lloyd Ahlquist (EpicLLOYD)'dir. Bu seri, ünlü tarihsel figürlerden ve pop kültürü figürlerinden, ya da hayali şeylerden oluşur. (ALINTI)
Penelope Cruz Yine Provokatör
Ünlü oyuncu Penelope Cruz, Agent Provocateur için ikinci kez yönetmen koltuğuna oturdu. Yayınladığı yaratıcı ve kışkırtıcı reklam kampanyalarıyla her seferinde dünya çapında olay yaratmayı başaran Agent Provocateur, Penelope Cruz ile olan partnerliğini sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl Agent Provocateur’ün Sonbahar Kış 2013 kreasyonu L’Agent için yine bir reklam filmi çeken seksi yıldız Penelope Cruz, dikkatleri çekmesini çok iyi bilmişti. Penelope Cruz’un hem yazdığı hem yönettiği hem de oynadığı bu yeni reklamda bir araç dolusu dansçıyı çölde izliyoruz. Çölde serap görmekte olan bir adamın gözünden izlediğimiz reklamda otomobilden inen dansçı kadınlar iç çamaşırlarıyla dans ediyorlar.
The Cut’ın Fragmanı Yayınlandı
Fatih Akın'ın The Cut - Kesik filminin fragmanı yayınlandı.  Çekimleri Ürdün, Küba, Kanada, Malta ve Almanya’da gerçekleştirilen The Cut (Kesik), 1915′de Mardin’de yaşayan 2 çocuk babası bir Ermeni’nin ailesinden koparılmasını ve iki kızına tekrar kavuşma çabasını konu ediniyor. The Cut filminin senaryosu Fatih Akın ve Mardik Martin'e ait. Fatih Akın'ın son filmi The Cut'un başrolünde Cezayir asıllı ünlü oyuncu Tahar Rahim yer alıyor. Rahim'e The Cut filminde Simon Abkarian, Arsinee Khanjian ve George Georgiou'nun yanı sıra Türk oyuncular Akın Gazi, Numan Acar, Korkmaz Arslan gibi isimler de eşlik ediyor.
Reklam
Big Bang Theory'nin Yıldızları Bölüm Başı 1 Milyon Dolar Alacak!
Dünyaca ünlü Amerikan dizisi 'Big Bang Theory'nin üç yıldızı, yeni bölümler için yapımcı şirketle anlaştı. Sheldon karakterini canlandıran Jim Parsons, Johnny Galecki (Leonard) ve Kaley Cuoco (Penny) Warner Bros yapım şirketi ile üç yıllık sözleşme imzaladı. Simon Helberg ve Kunal Nayyar'ın da yapımcılarla görüşmeleri sürdürdükleri ve yakın zamanda anlaşma sağlanmasının beklendiği belirtiliyor. Oyuncuların bölüm başına birer milyon dolar alacakları öne sürülüyor. Böyle bir anlaşma Big Bang Theory'nin yıldızlarını Amerikan televizyonlarında en fazla ücret alan oyuncular yapacak. Diziyi yayımlayan CBS Televizyonu anlaşmayla iligli olarak henüz açıklama yapmadı. Bir grup üstün zekalı, antisosyal gencin yaşamlarına odaklanan Big Bang Theory 2013-14'te 23,1 milyon izleyiciyle Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok izlenen dizi oldu.BBC Türkçe
Hollywood'un En Çok Kazanan Kadın Oyuncusu Sandra Bullock
Amerikalı komedyen Sandra Bullock bu sene en fazla kazanan kadın oyuncu oldu.Forbes dergisinin hazırladığı 'Hollywood'un en çok kazanan kadın oyuncuları' listesinin ilk sırasına 51 milyon dolarlık tahmini kazancıyla Sandra Bullock yerleşti. 'Kör Nokta' (The Blind Side) filmiyle 2010'da yapılan Akademi Ödülleri'nde en iyi kadın oyuncu dalında Oscar ödülü kazanan ve bu yıl 'Yerçekimi' (Gravity) filmiyle en iyi kadın oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilen Sandra Bullock'u 'X-Men: First Class' ve 'Açlık Oyunları' filmlerindeki rolüyle göze çarpan Oscar ödüllü Amerikalı oyuncu Jenniffer Lawrence izledi. 23 yaşındaki Lawrence'ın kazancının 34 milyon dolar olduğu tahmin edildi. Listede 3. sırada 31 milyon dolarlık tahmini geliriyle Jennifer Aniston bulunuyor. Ancak Forbes'a göre kadın oyuncular, başarılarına rağmen erkeklerden çok daha az kazanıyor. En çok kazanan 10 kadın oyuncunun toplam geliri yaklaşık 226 milyon dolarken, erkeklerinki 419 milyon dolar. Forbes'ın 2014'te en fazla kazanan kadın oyuncuları listesi şöyle: 1- Sandra Bullock 2- Jennifer Lawrence 3- Jennifer Aniston 4- Gwyneth Paltrow (19 milyon dolar) 5- Angelina Jolie (18 milyon dolar) 6 - Cameron Diaz (18 milyon dolar) 7- Scarlett Johansson (17 milyon dolar) 8- Amy Adams (13 milyon dolar) 9- Natalie Portman (13 milyon dolar) 10- Kristen Stewart (12 milyon dolar) Forbes bu listeyi oluşturmak için, sinema dünyasının önde gelen isimleriyle, yapımcılar ve yöneticilerle görüşmeler yapıp sanatçıların, haziran 2013-haziran 2014 dönemindeki kazançlarını tahmin ediyor. Forbes'un bir önceki listesinin ilk sırasında 33 milyon dolarla Angelina Jolie bulunuyordu. Şeyma Tahun, Gülbahar Sayım / AA
Reklam
The Big Bang Theory Oyuncularının Dudak Uçuklatan Yeni Maaşları
Cnbc-e’nin yemek yerken izlettiren, izlettirirken yemek yediren dizisi The Big Bang Theory’de yeni sezon maaşları belli oldu. On bölümde bir aynı esprileri yapmalarına, ellerindeki sarışın aptal klişesini sürekli kullanmalarına rağmen 7 sezondur yayınlanan ve CBS’nin 1 numaralı dizisi olan The Big Bang Theory’nin oyuncularının bölüm başına 1 milyon dolar alacağı açıklandı. Geçtiğimiz sene bölüm başına 350.000 dolar alan oyuncular, TEFE/TÜFE rakamlarına göre salatalıktan sonra fiyatı en çok yükselen ürün oldu. Oyuncuların alacağı primler de hesaba katılırsa diziye kapak atanların gelecek seneler içinde 90 ile 100 milyon dolar arasında bir meblağ kazanmaları bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde kanal dizinin 12. sezona kadar yayınlanacağını duyurmuştu. Yapımcılar durumla ilgili olarak, “Herhangi bir kostüm, makyaj, görsel efekt, mekan, yol, çay-kahve masrafımız yok. Biz de parayı oyunculara yatırıyoruz. En çok parayı uzun olana veriyoruz, çünkü en çok ona gülüyorlar. Zaten maaş üzerine çok düşünmedik, ‘Hepinize 1 milyon dolar!’ dedik toplantı bitti.” dedi. Dizinin 8. sezonu 22 Eylül’de yayınlanmaya başlanacak.
Tek Tatilde 1200 Selfie!
ABD'nin en ünlü ailesi Kardashian'ların dünya çapında tanınan ismi Kim Kardashian, sosyal medyada kendi fotoğraflarını en çok yayınlayan isimlerden biri. Günde onlarca selfie çeken yıldız bu özelliği ile birçok insan tarafından takıntılı ve megaloman olarak değerlendiriliyor. Bu değerlendirmeye katılan son isim ise ünlü yıldızın menajerliğini de yapan annesi Kris Jenner oldu. 'Keeping up Kardashian's' adlı realite şov programında hayatlarını canlı yayında tüm dünyaya sunan aile tatil için Tayland'a gitti ve programının son bölümü de burada çekildi. Kim Kardashian ise kısa süren tatil boyunca 1200 selfie çekti. Ailenin annesi Jenner ise son bölümde bikinisi ile selfie'sini çeken kızına müdahale etti. İngiliz basınından Daily Mail'in haberine göre anne Jenner, Kim Kardashian'a 'Günde kaç kere kıyafet değiştirip kendi fotoğrafını çekiyorsun' diye sordu. Kardashian ise bu soruyu duymazdan geldi. Bunun üzerine annesi 'Kızım sen resmen bu konuda takıntılısın' dedi. Annesinin tepkisini yine umursamayan Kardashian ise işine devam etti. Kim Kardashian'ın, megaloman olmakla sık sık eleştirilen ünlü şarkıcı Kanye West ile evliliğinden bir çocuğu var.GAZETEPORT / MAGAZİN 
Reklam
'Cemaat Beni de Dinledi'
A Haber'de Zeynep Bayramoğlu'nun sunduğu Kadraj programına konuk olan manken Tuğçe Kazaz, Cemaat'e yüklenerek 'Beni neden dinlediklerinin net sebeplerini onlara sormak gerek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin belli kurumları, özel hayatıma karışmadıkları sürece beni belli gerekçelerle dinleyebilirler.' dedi. Cemaat'in önce dini bir amaçla ortaya çıktığını söyleyen Kazaz, 'Sen bir dini amaçla çıktın, insanları kendine böyle inandırdın, sonra da kalktın devlet içerisinde başka bir devlet oluşturmaya ve ele geçirmeye çalıştın. Senin amacın ne? Senin arkanda kim var?' ifadelerini kullandı. Daha önce Başbakan yardımcısı Bülent Arınç'ın kadınlara ilişkin açıklamalarına destek vermesiyle gündeme gelen Kazaz, cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değindi. 'Sipariş adaylar var. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kim olduğunu, geçmişini bilmiyorum.' diyen Tuğçe Kazaz, Emine Ülker Tarhan veya Meral Akşener'in aday olması durumunda seve seve oy vereceğini söyledi. İşte Tuğçe Kazaz'ın açıklamaları BAŞÖRTÜLÜ KARDEŞLERİMİ ÜNİVERSİTELERE ALMADILAR Kendini laik sanan aydın kesim, zamanında baş örtülü arkadaşlarımı, kardeşlerimi, insanlarımı; üniversitelere almadılar, eğitim haklarını ellerinden aldılar, devlet kurumlarına almadılar, çalışma haklarını ellerinden aldılar. Bu noktadan baktığımızda, onları cahil bırakmaya, onları ekonomik yönden zayıf bırakmaya kimin hakkı vardı? Sonra Twitter’a dönüp baktığım zaman; yine herkesi kastetmiyorum, gerçek laiklik anlayışını anlamış, anlayışlı insanlardan bahsetmiyorum, demokrasiden bahseden. Şunu da söylemeliyim ki; Biz grupla haline ayrılıp, birbirimize kızarak demokrasi yaratamayız, bu bir gerçek. Twitter’a dönüp baktığım zaman yine Atatürk diyen, laiklik diyen insanların benim bir yazıma, tamamını okumadan kalkıp sadece başlığından dolayı, sadece kendimizi ait hissetmediğimiz bir kesimden dolayı Tepki vermek adına, suçlama, aşağılama, küfür… İkinci paragrafta zaten ben söylemişim; ben hata yaptım. Bunun en çok ortasında olan benim. Kabul eden benim. Kim çıkıp böyle bir şeyi gösteriri ki genç kızlara ben bunu yaptım siz yapmayın. Ben o kapitalist sistemin bize öğretmeye çalıştığı özgürlükten geliyorum ve bunun zararını gördüm, asıl özgürlük bu değil, asıl erdemler bu değil diye ben kendimi öne atmışım. Kimsenin söz söylemeye hakkı var mı? Ben dinden mi bahsetmişim? Beni bir takım konularla ilgili suçluyorsun, ya da küfür ediyorsun, ya da hakaret ediyorsun. Bu hangi laiklik anlayışına sığar, hangi demokrasiye sığar, hangi insan sevgisine sığar. ZAMANINDA ÜLKEMİZE SİPARİŞ ADAYLAR GETİRİLDİ Beni düşündüren bir konu var. Zamanında ülkemize sipariş adaylar getirildi. Kemal Derviş bunların örneği. Ülkeye büyük bir ekonomik zararı oldu. Paralel ile ilgili olarak şunu da söyleyeyim; bugün ülkeye verdiği milyarlarca dolar bir zarar var. Ülkesini gerçekten seven insan, ülkesinin birliğini düşünen bir insan neden seçimden sonra da hataları ortaya çıkarmadı? Bunları hep soru işareti olarak bırakıyorum, doğru değil. EMİNE ÜLKER TARHAN YA DA MERAL AKŞENER OLSAYDI SEVE SEVE OY VERİRDİM Sipariş adaylar var. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kim olduğunu, geçmişini bilmiyorum. Baktığınız zaman ben bir kadınım, Emine Ülker Tarhan’ı severim, bir kadın olarak da beğenirim. Siyasi görüşlerinden katıldıklarım da vardır. Onu aday çıkarsalardı ben seve seve gider oy verirdim ya da Meral Akşener. Neden bunlar aday çıkmadı da kendi menfaatleri doğrultusunda ortaya bir aday atıldı? Ben gidip oy vermem. BENİ BELLİ GEREKÇELERLER DİNLEYEBİLİRLER Beni neden dinlediklerinin net sebeplerini onlara sormak gerek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin belli kurumları, özel hayatıma karışmadıkları sürece beni belli gerekçelerle dinleyebilirler. Ancak bugün duyduğunuz, okuduğunuz kadarıyla ilk önce dini bir amaçla ortaya çıktığını söyleyen bir yapıdan bahsediyoruz. Ülke, millet sevdasından, bayrak aşkından ya da dini arayışlarından birtakım inançlarından ya da boşluklarından bu gibi yapılara katılmış insanları, masumane duyguları olanları tamamen dışında tutuyorum. Sen bir dini amaçla çıktın, insanları kendine böyle inandırdın, sonra da kalktın devlet içerisinde başka bir devlet oluşturmaya ve ele geçirmeye çalıştın. Senin amacın ne? Senin arkanda kim var? İYİ NİYETLİ BİRİ BENİ NEDEN DİNLESİN 17 Aralık’a geleyim. Sen yine seçimler öncesinde ekonomisi iyi giden, istikrar sağlamış bir ülkeyi karıştırmak, kutuplaştırmak adına bir takım tapeler ortaya çıkarttın. Sonra insanları günlerce tweetlerle, ne zaman yeni bir şeyler çıkacak diye kendi içinde kutuplaştırmaya çalıştın. Bu da yetmedi, benim gibi kendi hayatına bakan, yaptığı işi en iyi şekilde icra etmeye çalışan bir insanı neden dinledin? Benim bulduğum fikir, benim bir açığımı yakalamaya çalıştılar ki, ilerde kendi yanında kullanabilsin diye. Çünkü sen iyi niyetli değilsin. Ben burada iyi niyet görmüyorum. İyi niyetli olan biri neden beni dinlesin? DİNLEMELERLE İLGİLİ YASAL BİR GİRİŞİMİM OLMADI, DEVLET BENİM HAKKIMI KORUDU Yasal bir girişimim olmadı ama yapmayı düşünüyorum. Devlet bugün o kadar güzel üstesinden geldi ki bunun, benim de hakkımı korudu. Bunu ortaya çıkararak, basına vererek. Vermeyebilirdi, ben bunu hiçbir zaman öğrenemeyebilirdim. Ama bu zaten üstesinden gelinen bir şey. Bu yüzden henüz yasal bir işlem başlatmadım. Bir noktada zaten uğraşıyorum, çabalıyorum. İnsan ne yaparsa kendine yapar. Onlara söyleyebileceğim tek şey bu. Odatv.com
Yeşilçam'dan Nostaljik Magazin Haberleri
Ses Dergisi'nde yayınlanan fotoğraflar Erol Taş'ınCankurtaran'da tren yolunun hemen karşısında bulunan kahvehanesinden… Çekimlerden boşta kalan zamanlarında burada bizzat çalışan Erol Taş: ”Yeşilçam'a fazla güven olmaz. İnsan bir gün işsiz güçsüz kalabilir. Görüyorsunuz yıllarca bu işe emek vermiş bir sürü arkadaş işsiz şu sıralar... Ama ben kahveme geliyorum işimin başına geçiyorum. Allah'a şükür geçinip gidiyorum..”diyor.
Reklam
Nazilerin En Gizli Silahları
Einstein almanyadan ayrılınca almanya bilim adamsız kaldı demeyin ve führerin hırsıyla bilim adamların zekası birleşince ortaya çıkan silahlara bi göz atın
Reklam
En İyi 21 South Park Bölümü
1997'den beri 17 Sezon, 246 bölüm...  Elbette her sezonun her bölümü ayrı güzeldir ve içinde atladığım güzel bölümler vardır. Sonuna kadar izlemişseniz, ilk bölümlerinin biraz daha sönük olduğunu görürsünüz. Ama her anlamda da her yeni sezonda kendini geliştiren '' şimdi bu kadar ay kim bekleyecek'' dedirten bir dizidir. Eric ile Kyle'nin o tatlı atışmaları zaten dizinin olmazsa olmazlarından. İşte 17 sezondan kendimce derlediğim 21 güzel bölüm...
'Bizim Felsefemiz Her Zaman Kazanmak Olacaktır'
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli, bu sezon en büyük hedeflerinin dördüncü yıldızı takmak ve felsefelerinin ise her zaman kazanmak olduğunu söyledi.Galatasaray Dergisi'nin ağustos sayısında röportaj veren Prandelli, 'Sabri Sarıoğlu kararı için neler söylemek istersiniz?' sorusuna 'Basın karşısına çıktığımda da söyledim. Sabri kararı hep birlikte alınan bir karar. Kişisel olarak Sabri'ye ya da diğer oyunculara karşı herhangi olumsuz bir düşüncem yok ama değişim zamanı geldi.' cevabını verdi. İtalyan Teknik Adam kendisine sorulan sorulara şu cevapları verdi *İtalya Milli Takımı'ndan ayrılıp Galatasaray'a gelmeniz arasındaki süreç çok hızlı gelişti. O süreçte neler yaşandı, Galatasaray'a gelmeye nasıl karar verdiniz? Galatasaray her zaman kazanmak isteyen bir kulüp ve çok önemli bir tarihe sahip… Benim de kazanma isteğim çok fazla ve açıkçası büyük hedefleri olan bir kulübe gelmek için pek fazla düşünmeye gerek yok. O yüzden bu kararı çok rahat verdim. Türkiye basınında 'Prandelli gelecekse, Mancini neden gitti' gibi bir algi var. Bütün İtalyan teknik adamlar aynı futbol ekolunun temsilcisiymiş düşüncesi hakim. Mancini dönemine oranla ne gibi temel farklılıklar göreceğiz Prandelli Galatasaray'ında? Unutulmaması gereken nokta, herkesin kendine has bir karakteri vardır. İnsanların nasıl konuştuğu ve nasıl davrandığı farklıdır. Kısacası Mancini ve ben aynı insanlar değiliz. Aynı ekolden gelebiliriz ama futbola bakışımız farklı olabilir. Bu farkları zaten ileride sahada göreceksiniz. *Sizin takımlarınız için söylenen özellik hep hücumu düşündüğü yönünde. Galatasaray'ın ise bu sene şampiyonluk gibi çok net bir hedefi var. Aynı zamanda rekabetten dolayı dördüncü yıldız yarışı söz konusu… Bu durum oyun felsefenizde bir takım değişikliklere neden olacak mı? Bir kere şu kesin, bizim en büyük hedefimiz bu sene dördüncü yıldızı alabilmek. Şampiyonlar Ligi de var aynı zamanda ve Şampiyonlar Ligi'nde de en iyi şekilde mücadele edeceğiz. Bunların dışında Türkiye Kupası ve Süper Kupa var. Zaten bir takımın yarıştığı kulvarlarda seçim hakkı yoktur, hepsinde sonuna kadar mücadele edersiniz. Bizim felsefemiz her zaman kazanmak olacak. Takımla bir kamp dönemi geçirdiniz. Oyuncularla ilgili izleniminizin ardından sistem konusundaki düşünceleriniz netleşti mi? Takım olarak çalışmalarımıza dörtlü savunma ile başladık ve önüne iki orta saha, kanatları koyup, ilerde de forvet arkası ve forvet oynadık. Çalışmalarımıza bu şekilde başladık. Bir yandan da yerden oynamayı öğrenmeye çalışıyoruz. Bu nokta önemli, her futbolcumuzda da bu çabayı görüyoruz. Ama durumumuz maçlardan sonra belli olacak. Çalışarak daha iyiye gideceğiz. İlk maçın ardından takımın topu yerden oynama çabasından bahsettiniz. İlk yarı 40 dakika bunu başardı takım. Bu süre ne kadar artmalı. Kafanızdaki düşünce nedir? Bizim felsefemizde birinci öncelik topa sahip olma ve oyunu kontrol etmek. Topa sahip olduğumuzda da, hızımızı arttırmalıyız. Kontra ataklara çıkarken oyunu iyi okumalı ve çabuk kurmalıyız. Oyunumuzu bunun üzerine kuruyoruz. Kaptanlık konusunda ne düşünüyorsunuz, sizin için ne ifade ediyor kaptanlık? Benim için kaptanlık çok önemli bir şey… İlk olarak kaptanlığı kime vermeliyim diye düşündüm. Kaptanlık pazu bandını taşıyan oyuncu, öyle bir futbolcu olmalı ki, sadece Galatasaray takımın değil, taraftarı ve Türkiye'yi de temsil eden bir futbolcu olmalıydı. Şanslıyız, çünkü takımda Selçuk İnan gibi bir isim var. Ve Selçuk İnan'ı kaptan yaptık. Selçuk sadece Galatasaray'ı değil, taraftarı ve Türkiye'yi de temsil ediyor. Herkesin sevdiği bir insan ve benim için de büyük bir onur onunla çalışmak. Büyük bir ihtimal sezon boyunca Selçuk-Pirlo kıyaslamaları yapılacak. İkisi farklı oyuncular ama Selçuk'da Pirlo'nun özellikleri var mı gerçekten? Ben kıyaslamaları çok sevmiyorum ama Selçuk'u zarif buluyorum. Zarif bir futbolcu, çok klas ve topa hükmedebilen bir oyuncu olarak görüyorum onu. Kendisi umarım Pirlo'nun kazandıklarını kazanabilir. Öyle bir futbol kaderi olur. Zarif futbolcu derken Wesley de elegan bir futbolcu. Wesley'i takımda nasıl konumlandırmayı planlıyorsunuz? Sneijder dendiğinde, Dünya Kupası'na katılan ve herkesten çok koşan, çalışan bir Sneijder bekliyorum. Onun konumu bizim için çok önemli… Dünya Kupası'nda gösterdiği performansı bizim için de göstermesini diliyorum. *Geçtiğimiz sezon özellikle ligde Galatasaray deplasman fobisi yaşadı? Bununla ilgili bir tahliliniz oldu mu? Büyük bir takımın karakter olarak da güçlü olması gerekiyor ve kendi kişiliğini sahaya yansıtması gerekiyor. Büyük takım her zaman kendi oyununu sahaya yansıtmalı. Biz bu üç noktayı birleştirebilirsek, sahada her maçı kazanırız. Galatasaray Futbol takımında teknik anlamda nasıl bir iş bölümü var. Teknik ekip ve scout ekibi nasıl bir koordinasyon var? Kısa süre önce tüm ekiple tanıştık. Scout ekibinden Emre Bey'le de görüştüm. Çok güçlü, futbolu çok seven, tabiri caizse futbola aşık bir ekip. Onlarla çalışmayı dört gözle bekliyorum. Zaten Galatasaray'a da kulüp olarak baktığımızda çok ilerde bir organizasyon görüyoruz. Bu yüzden çok güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum. Her şey yolunda giderse Galatasaray ile ilgili kurduğunuz hayali bizimle paylaşır mısınız? İyi giderse değil, biz iyi gitmesi için çalışacağız. Sahaya çıkacağız ve amaçlarımıza tek tek ulaşarak daha ilerdeki günlerde oluşacak güzellikleri göreceğiz. Dördüncü Yıldız konusu var bir de. Dördüncü Yıldız'ı kazanmak ve Galatasaray tarihine geçmek siz de nasıl bir motivasyon sağlıyor? Dördüncü Yıldız çok önemli, oyunculara da söylediğimiz gibi sadece dört haftalık çalışma ile alamayız bunu. Aylarca çalışarak bu hedefe ulaşacağız. Bu hedefe ulaşmak için karşımıza çıkan bütün engelleri de aşmalıyız. Şu anda yapmamız gereken çok çalışmak. Kamp öncesi kadroyu belirlerken dikkat çeken kararlar oldu. Sabri Sarıoğlu kararı için neler söylemek istersiniz? Basın karşısına çıktığımda da söyledim. Sabri kararı hep birlikte alınan bir karar. Kişisel olarak Sabri'ye ya da diğer oyunculara karşı herhangi olumsuz bir düşüncem yok ama değişim zamanı geldi. *Kampa genç oyuncuları da götürdünüz. Öne çıkan isimler oldu mu? Realist olarak bakmak gerekirse, potansiyelleri hakkında ne söylersiniz? Açıkçası çok iyi gençler var. İsim vermeyeceğim ama çok enteresan genç futbolcular var. Burada önemli olan nokta gençlerle ilgili sabırlı davranmamız lazım. Gelişimlerini takip etmemiz gerekiyor. Şu anda söyleyebileceğim çok kaliteli, gelecek vadeden gençlerimiz var. Dünyada iletişim çok farklı bir yere gidiyor. Özellikle sosyal medya sonrası birebir ortamlar azaldı. Bu açıdan bakarsak oyuncular da birbirleri ile daha az zaman geçiriyor. Bu gibi iletişim sorunları için bir çözümünüz var mı? Zor bir soru, aslında cevabını da tam olarak bilmiyorum ama başarı için takımın birleşmesi şart. O yüzden kişi bazlı görüşmeleriniz her zaman olacaktır. Futbolcularla doğru konuşmaları yapmak lazım. Onlarla empati kurmak çok önemli… Antrenman sistemleri getirirken de aynı yolda ilerlemek gerekiyor. Bunun için de doğru iletişimi yaratmamız çok önemli. Peki şöyle bir soru sorsam, futbol teknik direktörlerin mi yoksa futbolcuların mı oyunu? Futbol her zaman futbolcularındır ama şöyle de bir şey var; orkestra yönetmek gibi düşünürsek, takımı da birisinin yönetmesi lazım. Müzikte nasıl zamanlamaların ve ahengin tutturulması gerekiyorsa, futbolda da gereken taktikler ve oyun sistemlerinin gösterilmesi lazım. Ama her zaman dediğim gibi, futbol futbolcuların oyunudur. Teknik direktör sadece yol gösterir. Siz Dünya Kupası'nın ardından İtalya'dan ayrılıp, Galatasaray'a imza attıktan sonra İtalya'da sizi eleştiren Agnelli'ye ve Della Velli'ye sosyal medya üzerinden Galatasaray taraftarı tepki verdi. Galatasaray taraftarı kısaca, 'Hoca bizde, kıskanmayın' mesajını verdi. O süreci takip edebildiniz mi? Bütün taraftarlara çok teşekkür ediyorum. Ben artık Türkiye'deyim ve gördüğünüz gibi futbolun dünyaca ünlü bir dili var. Kısaca o bölüme de gidelim. İtalya beklenenden erken şekilde veda etti Dünya Kupası'na… Ne oldu da İtalya bu kadar erken elendi? Biz Avrupa Şampiyonası grup elemelerinde ve Dünya Kupası grup elemelerinde bir maç bile kaybetmedik ama sonrasında çok önemli iki oyuncuyu kaybettik. Montolivo ve Rossi. Ondan sonra birkaç engel daha çıktı karşımıza ve onları da aşamadık. Olumsuzluklar bir araya gelince, yapacak çok şey kalmıyor. Bu noktada Türkiye'de hakemlerin çok konuşulduğunu da belirmek isterim. Hakemlere karşı nasıl bir tutumunuz var? İtalya'da da aynı şekilde, değişen bir şey yok. *Suarez ile ilgili Muslera ile konuşma fırsatınız oldu mu? Sadece geldiğinde selamlaştık. Konuşacağım ama olanları değiştiremezsiniz. 2002'deki Parma'daki Prandelli ile şimdiki Prandelli arasındaki fark nedir? Şaka bir yana ama biraz yaşlandım. Saçlarım ağardı ama motivasyonumu hiç kaybetmedim, hatta bugün işime daha motiveyim. İhtiyar bir delikanlı var karşınızda. İtalyanlar ve Türklerin birbirlerine benzeyen iki toplum olduğu söylenir. Kısa bir dönem oldu ama böyle bir benzerlik var mı sizce de? Kısa bir süredir Türkiye'deyim. Futbolcularım için konuşabilirim. Onlar çok istekli ve bir aile kurma çabasındalar. Büyük bir grup kurmak için çabalıyorlar. Biz bunu İtalya'da birkaç sene önce kaybettik. Bir yere, kuruma bağlı olmalısınız ve o kuruma sahip çıkmalısınız. İtalya'da biz bunu kaybettik. Bu özelliği burada gördüm ve bu çok hoşuma gitti. *Galatasaray taraftarının önüne yani Türk Telekom Arena'ya çıkacaksınız. Atmosfer hakkında bilginiz var mı? Galatasaray maçlarını izledim ama videodan izlemek gibi olmayacaktır. Taraftarlarımız karşısında oynamak çok büyük bir şey olacak. Orası bir cehennem ve bu bize karşı olmayacak. Bu bizim için çok büyük bir avantaj.Zaman  
Meryem Uzerli, Star'la Yeni Sezonda 3 Milyon TL'ye Anlaştı
‘Tükenmişlik sendromu’ nedeniyle ‘Muhteşem Yüzyıl’daki Hürrem Sultan rolünü yarıda bırakıp Almanya’ya dönen Meryem Uzerli, yeni sezon için Star TV ile anlaştı. MERYEM'E 3 YILLIK YASAK Star TV, Meryem Uzerli’ye 3 yıl için 3 milyon lira ödeyecek. Uzerli 3 yıl boyunca başka televizyon kanallarındaki projelerde yer alamayacak.sondakika.com
Reklam