Bu Hafta 5 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta dram, bilim-kurgu, aksiyon ve romantik komedi türünde 5 film vizyona girecek.'Ölümcül Oyun'Başrollerinde Kate Hudson, James Franco ve Anna Friel'in bulunduğu 'Ölümcül Oyun' izleyici ile buluşacak.Marcus Sakey'in aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Henrik Ruben Genz var.Gerilim türündeki filmde, senelerce tüm maddi birikimlerini çocuk tedavisi için kullanan ve maddi anlamda zor günlerden geçen Tom ve Anna çifti, ölü bulunan kiracılarının apartman dairesinde buldukları parayı borçları için kullanma konusunda tereddüt etmez. Ne var ki bu karar, adım adım belaya bulaşma süreçlerini tetikleyen ilk adım olur.'Evrim'Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman'ın oynadığı 'Evrim' bilim-kurgu meraklılarını sinema salonlarına çekmeye aday.Filmin yönetmenliğini 'Kara Şövalye', 'Başlangıç', 'Kara Şövalye Yükseliyor' gibi başarılı yapımların ünlü yönetmeni Wally Pfister üstleniyor.Bilim-kurgu rollerinde pek oynamayan Johnny Depp'in başrolünde olduğu filmin senaryosu Jack Paglen'e ait. Dr. Will Caster rolünde izleyici karşısına çıkan Depp, insan duygularının etkilendiği tüm bilgiler ve hareketlerin bir bilgisayar tarafından da yapılabilmesi için yapay zeka çalışmaları yapan ünlü bir bilim adamını canlandırıyor. Radikal grupların bir numaralı hedefi haline gelen Caster, bir terörist grubun saldırısına uğrar ve cinayete kurban gider. Kendisi gibi bilim adamı olan eşi Evelyn, Will’in beynini gelişmiş bir süper bilgisayara entegre eder. Fakat terörist grup, Will'in hala hayatta olduğunu fark edince super-bilgisayarı yok etmek için harekete geçer.'Kayıp Kız'Ben Affleck, Rosamund Pike, Neil Patrick Harris ile Tyler Perry’nin oynadığı 'Kayıp Kız' filminin yönetmen koltuğunda David Fincher var.Fincher'ın, satış rekorları kıran Gillian Flynn'in gerilim romanından beyaz perdeye uyarladığı film, modern medya kültürümüzdeki güvenilmez sözler ve kaçınılmaz aldatmalar arasındaki bir Amerikan evliliğini konu alıyor.Hikayenin merkezindeki çift, eski bir New Yorklu yazar olan Nick ve karısı 'havalı kız' Amy. Beşinci evlilik yıldönümlerinde Amy kaybolur ve evlilikleri bir gizeme dönüşür. Nick, şüphe uyandırıcı davranışları yüzünden bir numaralı şüpheli olur. Amy ise ölü ya da diri bulunmak üzere ilham arayışındaki dünyanın gözleri önünde medya çılgınlığının övülen malzemesi haline gelir.'Sihirli Ay Işığı'Woody Allen'ın yönettiği ve Emma Stone, Colin Firth ile Marcia Gay Harden’ın oynadığı 'Sihirli Ay Işığı' romantik komedi türünde bir film.1920'lerin Güney Fransa kıyılarında geçen film, usta bir sihirbaz tarafından sahtekarlıkla suçlanan bir medyumun öyküsünü anlatıyor. Hikayenin 1920’lerde geçmesinin yarattığı romantizm ve Fransa’nın güneyindeki yerlerin ışıl ışıl görüntüsü, filme doğal bir sihir katıyor.'Seçilmiş'Jeff Bridges, Meryl Streep, Brenton Thwaites, Alexander Skarsgard, Katie Holmes ile Taylor Swift'in oynadığı 'Seçilmiş' rahat ve mutluluk dolu bir dünyada yaşayan genç bir adam olan Jonas’ın (Brenton Thwaites) etrafında dönüyor.'Gerçeği arayan özgürlüğü bulur' sloganıyla yola çıkılan yapımın yönetmen koltuğunda 'Ajan Salt', 'Dead Calm', 'Tehlikeli Oyunlar', 'Açık Tehlike' ve 'Kemik Koleksiyoncusu' gibi filmlerin yönetmeni Phillip Noyce var.Fantastik ve bilim-kurgu türündeki film, Lois Lowry’nin aynı adı taşıyan genç yetişkin romanından uyarlama. 1994’te 'Newberry Madalyası' kazanan roman, dünya çapında 10 milyondan fazla satmıştı.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Scarlett Johansson da Dizi Rüzgarına Teslim
Scarlett Johansson, Pulitzer’li yazar Edit Whartson’ın The Custom Of Country romanının 8 bölümlük uyarlamasında hem başrol oyuncusu hem de yapımcı oluyor.Ünlü yönetmen Luc Besson’un ses getiren filmi Lucy’nin yıldızı Scarlett Johansson, yakında kariyerindeki ilk televizyon dizisine başlayacak. Amerikalı Pulitzer Ödüllü yazar Edith Whartson’nın The Custom of the Country romanı, sekiz bölümden oluşan bir mini dizi şeklinde yayınlanacak. Johansson aynı zamanda, dizinin yapımcılığını da üstlenecek. Dizide romanın baş karakteri Udine Spragg’ın, New York’un şatafatlı yaşamına ayak uydurmaya çalışması ve kocasının kuzeniyle yaşadığı yasak aşk sonrasında, boşanmış bir kadın olarak toplum tarafından dışlanılması anlatılacak. BBC | Taraf
Melih Gökçek'ten Atilla Taş'a 'Sütçü' Davası
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal medyada yaptığı yorumlarla fenomen haline gelen sanatçı Atilla Taş'a dava açtı.İfade vermek için emniyete giden Atilla Taş, Twitter'da; 'Memleketin polisini savcısını böyle işler için uğraştırmaya ne gerek var başganım? Bundan sonra siyasi içerikli tweet atmiicam. Melih başgan gözümü çok korkuttu. Penguenlerin yumurtlama mevsimlerinden bahsedicem hep' sözleriyle Melih Gökçek'in kendisini dava ettiğini açıkladı.Melih Gökçek, Atilla Taş'ın **'Konya bir ülkedir, Kenya'ya komşudur. Sütçü imam aslında sütçü nine'dir. Melih Gökçek'te sütçüdür. Ankara'yı sağmaktadır'** tweetinden dolayı şikayetçi oldu.Cumhuriyet
Amazon.com İlk Fiziksel Mağazasını New York'ta Açıyor
Online e-ticaret devi Amazon.com, ilk fiziksel mağazasını New York’ta, ünlü Empire State binasının hemen karşısında açmaya hazırlanıyor.Bugüne dek, hem offline markaların online mağazalarını açma haberlerine alışmışken, bu sefer Amazon gibi bir e-ticaret devinin fiziksel mağazasını açması bizim için ilgi çekici bir gelişme.Wall Street Journal’de yer alan habere göre, Amazon açtığı ilk fiziksel mağazasını aynı gün teslimat özelliği için destek amacıyla kullanacak. Örneğin Amazon.com üzerinden sabah sipariş veren bir New York’lu, akşamüstü yolunun üstündeki Amazon mağazasından ürününü teslim alarak evinin yolunu tutabilecek.Fiziksel olarak çok da devasa bir mağaza olmayacak olan bu Amazon.com lokasyonu, sadece sınırlı sayıda ürünün teslimatı için kullanılacak. Özellikle yaklaşan noel dönemi öncesi Amazon.com’un bu lokasyonu açması bekleniyor. Amazon’un mağazaya sadece sınırlı sayıda ve özel ürünleri getireceği, önünde uzun sıralar oluşacak ikonik bir mağaza yaratacak olması da kuvvetle muhtemel.Webrazzi
'The Endless River' Pink Floyd'un Son Çalışması Olacak
50 yıllık efsane grup Pink Floyd, 'The Endless River' adlı yeni albümlerini önümüzdeki ay yayınlayacak. Ancak grup üyeleri bunun son çalışmaları olduğunu duyurdu.Gruptan Nick Mason ve David Gilmour , yeni Pink Floyd albümü hakkında BBC televizyonuna verdiği söyleşide, 'Kasım ayında yayınlanacak çalışmanın son albümleri olduğunu' söyledi. Her iki grup üyesi de 'The Endless River' albümünden sonra grubun yeni bir şarkı yayınlamayacağını belirtirken, Gilmour, 'Bu bizden duyacağınız son şey' dedi.Muhabirin 'Yayınlanmayı bekleyen başka şarkılarınız da var mı?' sorusuna 'Hayır' diye cevap veren Gilmour, 2008 yılında hayatını kaybeden Rick Wright ile yaptıkları bazı deneme kayıtlarını yeni bir solo albüm olarak yayımlayabileceğini şu sözlerle ifade etti:'İleride yayınlamayı planladığım solo albümüme Rick'in çaldığı sololara da yer vereceğim ama bu bir Pink Floyd albümü olmayacak.'Grubun 10 Kasım'da çıkması planlanan yeni albümünde 'Talkin' Hawking' adlı bir şarkı da bulunuyor. Bu şarkının bir kısmına ünlü fizikçi Stephen Hawking de eşlik ediyor.T24
Yunanistan'ın Meşhur ‘Eylemci Köpeği’ Loukanikos Öldü
Yunanistan’da ekonomik krize karşı alınan tasarruf tedbirlerine karşı eylemlerin yüzü haline gelen ve polislere havladığı görüntüleriyle uluslararası üne kavuşan ‘ eylemci köpek ‘ Loukanikos hayatını kaybetti.Adı Yunanca ‘ sosis ‘ anlamına gelen Loukanikos, 2010 yılında neredeyse her eylemde görülünce manşetlere çıkmış, TIME dergisinin her yıl düzenlediği ‘ yılın kişisi ‘ anketinde 2011’in en ünlü 100 kişisinden biri olarak gösterilmişti.Ancak Loukanikos, polis şiddetine ve biber gazına maruz kalması nedeniyle sağlığı bozulmuş, iki yıl önce bir aile tarafından evlat edinilerek ‘ emekliye ayrılmıştı ‘.Loukanikos’un ölüm haberi, köpeğin meşhur olduğu eylemlerde başı çeken sosyalist SYRIZA partisine yakın Avgi gazetesi tarafından duyuruldu. Buna göre, Loukanikos’un uyurken kalbinin aniden durması sonucu hayatını kaybetti.Loukanikos’un eylemler sırasında gösterdiği cesaretten etkilenen Amerikalı söz yazarı ve müzisyen Davis Rovics, köpeğe ithafen bir şarkı da yazmıştı.Diken
Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la Dalga Geçti
Cem Yılmaz'ın son filmi Pek Yakında 'nın ilk 3 günlük gişe rakamı, beklentileri karşılayamadı. Vizyona girdiği ilk gün 62 bin kişinin izlediği filme, hafta sonunda ise 398 bin 864 kişi gitti. Cem Yılmaz, bu gişe rakamıyla da yaklaşık 4 milyon 820 liralık hasılat elde etti.Şimdilerde turne için ABD'de olan Cem Yılmaz'ın son filminin gişesi, ünlü komedyen kadar ezeli rakibi Şahan Gökbakar'ın da merak konusuydu. Recep İvedik 4 'le Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmine imza atan Şahan, gişe rakamlarını öğrenince sosyal medyadan Cem Yılmaz'la dalga geçti.Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la dalga geçtiŞahan Gökbakar, Instagram'da önce Güzide Kasacı'nın 'ha ha ha ha haay' videosunu sonra da şu mesajı paylaştı;'Bazen yaptigin ve canlandirdigin yuzlerce karakter arasindan bir tanesi efsane olur. Milyonlarca fanatigi,hastasi, seveni olur. O kadar buyuk bir ilgi duyulur ki sinemaya girdigi hafta sonu uzuuun kuyruklar olur, kapi pencere kirilir.1.7 milyona yakin seyirci 3 gunde (cuma,c.tesi,pazar) filmini izleyiverir. Sana rekor ustune rekor kirdirir. 7.5m seyirci seni zirveye tasir.Tabi hangi basari cezasiz veya belasiz kalmis ki? Baslarlar sana satasmaya,keyfini kacirmaya calisirlar,yapilan isi asagilamaya calisirlar,oynadigin tiplemeyi sana karsi kullanarak asagilamaya calisirlar, zeka seviyeni tartismaya acarlar, sadece oynadigin bir tiplemeyle senin entellektuel durumunu degerlendirirler, kalite seviyeni kafalarince belirlerler, kufurbazlikla, bayagi ve ucuz espriler yapmakla suclarlar. Bunlari duymazsin, cevap vermez gecer kendini sevenlerine emanet eder yurursun, bu sefer senin sevenlerine oynarlar. Seni simarik, sonradan gorme, paranin bozdugu, bi tarafi havalanmis gibi gostermeye calisirlar..Zor yani anliycaginiz... Iste yillardir sizlerin varligi, sevgisi ve destegi sayesinde butun bu dikenlere basmadan yuruyorum. Tek amacim var, tek. GULMEK,GULDURMEK.Sizler istediginiz surece de devam edecegim.Zor ama deger....Sevgilerimle...'
Türk Futbolunun "Unutulmaz" Kadife Ayakları
'Baba Hakkı''Hava soğuk' diye forma üzerine baklavalı süeter giyerek maça çıkabilen, bunu hakeme de federasyona da kabul ettirebilen bir otorite.Fatih Karagümrük'ten transfer olduğu 1931 yılından itibaren tam 17 yıl başarıyla Beşiktaş formasını terletmiştir. Bir rivayete göre İngilizlerin dev kulübü Arsenal'den gelen teklifi Beşiktaş sevgisi yüzünden reddetmiştir.
Cem Yılmaz: 'Türkiye'de Kendimi Özgür Hissetmiyorum'
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kendisini Türkiye'de özgür hissetmediğini söyleyerek, savaş şartlarındaki gibi devamlı mücadeleyle hak elde edildiğini, bunu hiç medeni bulmadığını ifade etti.TÜRKİYE'DE HER ŞEY DEVAMLI YIKILIP YENİDEN YAPILIYORStandartCY isimli gösterisi için bulunduğu New York'ta Hürriyet Gazetesi'ne konuşan Cem Yılmaz, Türkiye'nin değiştiğini söyleyerek, 'Bizim memleketin olumlu tarafı da bu, olumsuz tarafı da... O kadar çabuk değişiyor ki! Devamlı bir tansiyon var. Bazı insanlar çok kural olunca sevmiyor, ama kural iyidir. Bak mesela, açık havadayız ama şu brandanın altındayız diye sigara içemiyoruz, iki adım ötede içebiliyoruz ama. Bunun gibi... Türkiye'de ise her şey devamlı yıkılıp yıkılıp yeniden yapılıyor. Bu da aşırı bir yorgunluğa neden oluyor. Eşitlik, özgürlük, medeniyet gibi kelimeler de anlamını yitiriyor.' diyor ve soruyor: 'Herkes ileriye bakıyor, ama hangi yöne?' HOYRATIZ, ÇÜNKÜ FİKRİN DÖVÜŞÜLEREK KAZANILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZTürkiye'de kendisini özgür hissetmediğini ifade eden Yılmaz, 'Allahtan benim bir alanım, alanlarım var. Oysa insan olağan haliyle özgür hissetmeli. Bunun için illa kahramanlık yapmasına gerek kalmamalı. Senin doğal hakkın olmalı... Nedir lan, savaş şartlarındaki gibi devamlı mücadeleyle hak elde etme meselesi? Bana hiç medeni gelmiyor! Dediğim gibi, kuralı severim ama kuralların da çok iyi düşünülmüş olması lazım. Medeniyetin ölçüsü bu. Sebebi sosyolojiyle, ekonomiyle, pozitif bilimlerle açıklanmış kuralları kabul ederim. Bu ülkede insanlar birbirlerine karşı çok hoyrat. En belirgin özelliğimiz bu. Çünkü fikrin dövüşerek kazanıldığını düşünüyoruz. Ben bu dövüşme meselesini üç yaşından beri anlamlı bulmuyorum. Üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek... Bu kısmını halledersek sonra düşüneceğiz, o üzümden şarap mı yapalım yoksa şıra mı? Dinamik bir memleket olması çok iyi, ama bağcıyı dövme, dövmeyelim...'Gösterisindeki Central Park'la ilgili yaptığı 'Kocaman parkınız var ama bir şeyi eksik. Hiç TOMA'sı yok.' esprisi üzerine de konuşan Cem Yılmaz, 'O kadar belirgin bir sembol ki, laf etmeden duramadım! Düşünsene, şu anda hepimiz dünyanın rantı en yüksek şehrindeyiz. Ama onların aklına o parka bir şey yapmak gelmiyor. Bu yüzden Amerikalıları çok ayıpladım! Gidecek çok yolları var. Gerçekten ekonomiyi hiç bilmiyorlar. Bak, birkaç yıl önce batmalarının nedeni de bu.' diyerek yine espri yapıyor.Gezi olaylarını 'Patlama' olarak tanımlayan Yılmaz, şunları söylüyor: 'Benim tanıdığım birçok insan birey olarak çok rencide olduğu için reaksiyon gösterdi. 'Ama Gezi'de bilmediğiniz çok şey var' kısmına ise pek inanmıyorum. Madem öyle, birinin de o bilmediğımiz şeyleri çıkıp anlatması gerekmiyor mu? Bilelim o zaman... Fikri ne olursa olsun herkesin kabul edebileceği şeyler var: Nezaket, fikri anlama çabası... Gezi sürecinde 'Ben nazik miyim? İnsana önem veriyor muyum?' sorgulamasını yaşadık. Onun dışında siyaset, politika o kadar sıkıcı ki...' BAKANLIK DESTEĞİ ALACAĞIMA MARKA SPONSORU ALMAYI YEĞLERİMAldığı sponsorluklara yönelik eleştirilere de değinen Cem Yılmaz, 'İnsanlar diyor ya 'Filmin bazı yerlerinde ürün yerleştirme var, bence çok kötü' diye. Oysa bu saflığı bozmakla ilgili bir durum değil, gerçekle ilgili bir konu. James Bond Aston Martin arabasına atlayıp gittiği zaman 'Hiç yakıştıramadım' diyor musun? Zaten Bond'un çıkışı o. Adam (Ian Fleming) Bond'u yazarken Aston Martin'e binmeli diye yazmış. Çıkışı öyle... Sonuçta biz bir şeyler deniyoruz. Kötü niyetle yapmıyoruz. İnsanlar işin ekonomik kısmından haberdar değil. Olsalar iyi olur! Ne yaparsan yap, en ekonomik haliyle bile film çok pahalı bir iş. Ayrıca herkes bir yerlerden destek alıyor. Bazısı Kültür Bakanlığı'ndan bazısı bir markadan. İkisinin arasındaki saflık sorunu, birinin ticari bir ürün diğerinin kültürel bir yatırım olması. Fark bu. Açıkçası Kültür Bakanlığı'ndan katkı alacağıma markadan almayı tercih ederim. Çünkü Kültür Bakanlığı başka bir sorumluluk gerektiriyor. Marka da sorumluluklar veriyor ama çok da şeytani değil.' diyor.haberler.com
Şevval Sam: 'Annem Yanlış Anlaşıldı'
“Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır, IŞİD beni şaşırtmıyor” şeklindeki tweeti nedeniyle tepki çeken Leman Sam’a, kızı Şevval’den destek geldi. Bayramda Kıbrıs’ta sahneye çıkan Şevval Sam, İstanbul dönüşü havaalanında habercilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı.Sam, söz konusu tweet’in yanlış anlaşıldığını vurgulayarak şunları söyledi:'140 karaktere sığacak kadar bir cümle kurduğundan, onu yanlış anladılar. Annem, kurban ibadeti hakkında değil, kestiği koyun başını kızının eline verip fotoğraf çektiren vatandaşın fotoğrafını gördükten sonra bunları yazdı. Ama maalesef içlerindeki kini yaymak isteyen, linç politikası güden insanlar var.'Cenker Tezel / Hürriyet
Leman Sam'a Dini Değerleri Aşağılamaktan Suç Duyurusu
Eskişehir’de Avukat Turgay Balaban, twitter hesabında, 'Benim için IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır. IŞİD beni şaşırtmıyor.' diyen Sanatçı Leman Sam hakkında savcılığı suç duyurusunda bulundu. Avukat Balaban, savcılığı sunduğu 3 sayfalık dilekçesinde, Sanatçı Saman’ın ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını bu bağlamda Sam’ın sözlerinin kamu barışını bozduğunu, toplumu kamplara ayırdığını bir kesimin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak suçunu işlediği iddiasıyla yargılanması istemiyle hakkında dava açılmasını istedi. Savcılığın söz konusu başvuruyu kabul etmesi halinde Sanatçı Sam hakkında 6 aydan 1 yıla kadar hapis istemiyle ceza davası açılabilecek.CHA
Dünyanın En Zor "Hangisiyle 'Evlenirdin, Sevişirdin, Kavga Ederdin' Anketi"
Anketi çözerken beyniniz yanabilir. Dikkat!.. Lütfen her soru için o 3'lüden birini seçin. Yani hem evleneceğiniz hem kavga edeceğiniz kişiye aynı kişiyi işaretlemeyin. Not: Bu anket tamamen mizah amacıyla yapılmış olup, kimseyi aşağılama amacı gütmez. Cevaplarınız anonimdir! Bazı soruları cevaplarken 'karşı cins olsaydım ne yapardım' diye düşününüz :) İyi eğlenceler!
Altın Portakal Belgesel Yarışması İptal
Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Film Yarışması’nı iptal etti. Festival komitesi, yarışma bölümünden 15 filmden 13’ünün sansüre karşı tepki olarak çekilmesinin ardından Ulusal Belgesel Film Yarışması iptal ettiğini duyurdu.13 BELGESEL FESTİVALDEN ÇEKİLDİAltın Portakal Film Festivali’nden çekilen 13 belgeselin arasında Reyan Tuvi’nin sansürlenen ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ de var.51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ön-jürisi tarafından yarışma bölümüne seçilen belgesel filmlerimizin TCK’ya göre değerlendirilmiş olması ve ardından Reyan Tuvi’nin filminin sansür mekanizmasına takılarak yarışma dışı bırakılmasına karşı duruşlarının gerçek anlamda festival yönetimince karşılığını bulamadığını söyleyen belgesellerin yönetmenleri, festival komitesinin yaptığı son açıklamayı meselenin özünü çözmeye dair olmadığını büyük bir hayal kırıklığı ile karşıladıklarını açıkladı.“Festival yönetiminin TCK uygulamalarına dair net bir özeleştiri vermemesi, bizim açımızdan, gelecekte yapılacak olan festivallerde de filmlerimizin bu maddelere göre müdahale görebileceği anlamına geliyor.” diyen 11 belgeselin yönetmenleri yarın başlayacak olan festivalde sorunun doğru anlaşılması ve çözülmesi yönündeki umutlarının da yitirdiklerini söyledi.Ulusal Belgesel Yarışma bölümünde toplamda 15 belgesel yarışacaktı. Sansür tartışmalarının ardından belgesellerini geri çeken yönetmen ve filmleri şöyle;Albina Özden, Ayris Alptekin, Fehime Seven, Nazlı Bulum, Sefa Tokgöz – Ben Bir Slogan Buldum Anem Benim YanımdaDevrim Akkaya, Cem Doruk – DiyarYasin Semiz – Eymir Neden Paylaşılamadı?Zeynel Koç, Cenk Örtülü – Kêl / O İklimde Kalırdı AcılarEmel Çelebi – Külkedisi DeğilizCem Kaya – MotörEnder Yeşildağ – Sessiz ÇığlıkGüliz Sağlam, İlker Berke – Tepecik Hayal OkuluAhmet Yurtkul - UzakReyan Tuvi – Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya DekDeniz Yeşil – Yollara DüştükBahriye Kabadayı Dal - Hakkari'nin Gizemli TaşlarıKurtuluş Özgen - Nail V.Aynı seçkideki “Küçük Kara Balıklar” ve “Yüzde 12.29” isimli belgeseller, sahipleri festival programında kalma beyanında bulundukları için her iki film özel gösterim olarak festivalde gösterilecek.‘FESTİVALİ TERK ETMİYORUZ’Antalya Altın Portakal Film Festivali yarın başlıyor. Ekim ayının ilk gününde başlayan sansür tartışmaları ise hızını hiç yitirmeden devam ediyor. Festivalin Ulusal Yarışma Festivalin Ulusal Yarışma bölümünde yer alan 11 filmin yönetmen ve yapımcıları yaptıkları açıklamada sanat eserlerinin TCK’yı referans alan bir değerlendiremeye tabii tutulmasına vurgu yaptı. “Sanat eserleri, ceza kanunlarına göre değerlendirilemez. Bir festivalin programında yer alacak filmlerin seçim süreci sadece ve sadece sinema profesyonelleri tarafından yürütülmelidir.” diyen yönetmenler, ‘sinemanın kendi alanı’ olan film festivalini terk etmeyeceklerini söylediler. bölümünde yer alan 11 filmin yönetmen ve yapımcıları sansüre karşı mücadelelerini sürdürmek için filmlerini geri çekmeyip festivalde olacaklarını duyurdu. Bunun yanı sıra festivalin Ulusal Belgesel Yarışma bölümünde yer alan 13 belgesel yarışmadan geri çekildi.Belgesellerini festivalden çeken 11 yönetmen imzaladıkları ortak bir metinle geri çekilme kararlarını duyurdular.Filmlerini çekmeyip Altın Portakal’a katılacak olan yönetmen ve yapımcılar festivalde oldukları müddetçe sansüre karşı adımlar atacaklarını ve bu süreci sansürle mücadelede bir fırsat olarak gördüklerini bildirdiler.Bu yıl 51 kez düzenlenecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışmasında yarışacak filmler arasında yer alan ve ortak imzayla filmlerini çekmeyeceklerini bildiren yönetmen ve filmleri şu şekilde; Derviş Zaim’in “Balık”ı, Aysim Türkmen Keskin’in “Çekmeköy Underground”ı, Çiğdem Vitrinel ve Marsel Kalvo’nun ortak yapımı “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku”, Ömer Uğur’un “Guruldayan Kalpler”i, Onur Ünlü’nün “İtirazım Var”ı Ayhan Sonyürek’in “İyi Biri”si, Erol Mintaş ve Aslı Erdem’in filmi“Klama Dayika Min / Annemin Şarkısı”, Melisa Önel, Aslı Erdem ve Yamaç Okur’un ortak prjesi “Kumun Tadı”, Murat Düzgünoğlu’nun “Neden Tarkovski Olamıyorum”u, Osman Levent Soyarslan’ın “Oflu Hoca’yı Aramak” adlı filmi ve Kaan Müjdeci’nin “Sivas”ı. Bu bölümde yarışacak filmlerden Ulusal yarışma filmlerinin sansür açıklamasına imza atmayan tek yönetmen ise Kutluğ Ataman oldu. Ataman Altın Portakal’a “Kuzu” adlı filmiyle katılıyor. İstanbul/EVRENSEL