Her yıl Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, geride bırakılan yılda en çok vergi ödeyen ilk 100 kişiyi listeleyerek basına dağıtıyor. İsminin açıklanmasını isteyen kişilerin yer aldığı bu listede yer almak işadamları için büyük bir itibar meselesi. Bugün açıklanan, 2014 yılının vergi rekortmenleri listesinde ise dikkat çeken bilgiler var.
'biliyorum ayıp ve mânasız ama peşlerinden gidiyorum gezmeye çıktıkları vakit ana kız.' diye başlar 'Barbaros Meydanı'na sevgili şair Behçet Necatigil. Belki ayıp ve manasız ama beni büyüleyen yazıları, şiirleri, romanları yazanların peşlerinden gitmekten kendimi alamıyorum bazen. Hem dedikoduyu kim sevmez ki? Beğenmeyen okumasın, ne yapalım?
Çevrimiçi müzik servisi Spotify, 2015 yılının yaz aylarına damgasını vurmaya aday hit şarkıları listeledi.Spotify, listeyi bağlantılı olduğu plak şirketleri ve veri uzmanlarından görüş alarak hazırladı. Listenin oluşturulmasında şarkıların ne kadar dinlendiği, viral listelerindeki durumu, dinleyene kendini ne kadar iyi hissettirdiği ve olumlu şarkı sözleri gibi kriterlerden faydalanıldı.Hazırlanan listeye göre; Jamie xx, Young Thug ve Popcaan ortak çalışması “I Know There’s Gonna Be (Good Times)”, 2015 yazının en hit şarkısı olacak.Liste şöyle:
Dünyaca ünlü lüks telefon üreticisi Vertu, Bentlet markasına özel ikinci telefonunu duyurdu. Daha önce Ferrari otomobiller için de özel telefonlar geliştiren Vertu’nun yeni telefonu garajındaki Bentley’e uygun bir telefon arayanlara hitap ediyor.
Yönetmen Onur Ünlü’nün Kanal D’de yayınlanan dizisi Beş Kardeş’in önceki günkü bölümünde geçen “Allah bu hırsızların orucunu mu kabul edecek” ifadesi, kanalın internet sitesinde ‘sessize alınarak’ sansürlendi.rotahaber.com’dan Nursen Şentürk’ün haberine göre, dizinin son bölümü Kanal D’nin internet sitesine eklenirken ‘hırsız’ ifadesi ‘sessize alındı’ . Bu diyalog kanalın sitesinde halen sansürlü olarak yayınlanıyor.Beş erkek kardeşin hikayesinin anlatıldığı dizinin son bölümünde, cezaevine giren en küçük kardeş Aziz’i ziyaret eden ağabeylerden Turgut’un, “Oruç musun oğlum?” sorusuna Aziz, “Orucum abi, Allah kabul ederse, orucum” karşılığını veriyordu.
Hakkında ortaya çıkan onlarca iddiaya rağmen, müziğiyle ve inanılmaz danslarıyla ayakta kalmayı başarmış efsanevi bir isimdi Michael Jackson. Bugün hala dilimizden düşmeyen onlarca hit şarkısıyla, Pop'un Kralı unvanını sonuna kadar hak etmişti. Çocukluğundan yetişkinliğine kadar, başarılarla dolu bu hayatı sizlerle paylaşmak istedik:
Ebevenyler çocuklara genellikle aile büyüklerinin, tarihi veya dini önemli şahsiyetlerin, o dönem popüler olmuş sanatçıların, futbolcuların isimlerini koyarlar. Bazı isimler ise tüm yaygınlıklarına rağmen oldukça enteresan manalara sahip olabiliyor. Bunlardan bazılarını sizler için derledik:
Victoria Secret'ın güzel mankeni Cara Delevingne ve Game of Thrones'da Khaleesi olarak tanıdığımız Emilia Clarke, katıldıkları The Graham Norton Show programında kaşlarıyla eğlendirdiler. Adeta benim kaşım senin kaşını döver yarışına tutuşan güzel ünlüler eğlenceli görüntülerin ortaya çıkmasına vesile oldular.
Hastalıkların tedavisinde çığır açan gelişme: Yapay organ işlevi gören çip! Bu çipler sayesinde hem daha önce çaresi olmayan bir çok hastalığa çare bulunacak, hem de kozmetik ve tıp alanlarında yapılan deneylerde artık hayvanlar kullanılmayacak.Harvard Üniversitesi Wyss Enstitüsü'nde geliştirilen çiplerin içine yerleştirilen canlı insan dokuları, ait oldukları organın işlevlerini görüyor. Örneğin çipin içine yerleştirilen bir akciğer dokusu, aynı nefes alıp veren bir insanın ciğeri gibi genleşip, daralıyor.Biliyorum imkansız gibi geliyor öyle değil mi? O zaman gelin, bu konuyu bir de ünlü araştırmacı-biyolog Geraldine Hamilton'dan dinleyelim...
23. İstanbul LGBTİ Onur Haftası kapsamında düzenlenen Hormonlu Domates Homofobi-Transfobi Ödülleri bu yıl 11. kez sahiplerini buldu. Siyaset kategorisinde domates bu yıl 3. kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gitti.
Hepimiz Japonya'nın ünlü “kapsül otel”lerini duymuşuzdur, fakat fotoğrafçı Won Kim’in eserleri bize bu dar odalar hakkında bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor. Tokyo’da sırt çantalı gezginler için yapılmış gizli bir otel. Won Kim Tokyo’da gezerken bu oteli rastgele buldu, ve 2 yıl sonra fotoğraflamak için geri döndü. Orada birkaç ay yaşadı, orada kalan insanlarla arkadaşlıklar kurdu, bu insanların yaşadığı anne karnı misali yerlerin fotoğraflarını çekti. Bütün otel bir ofis binasının tek bir katından oluşmakta, Tokyonun kuzeyine doğru. Kalan insanların bir kısmı kısa süreliğine oradalar, bazıları ise tamamen kalıcı.“ Benim için ortaya çıkan portrelerin en ilginç yanı konaklayan insanların o küçücük, dar yerlerden nasıl sonuçlar ortaya çıkardığıdır. Her halükarda, keskin çizgilerle tanımlanmış küçük alan oturanın kişiliği ve böylesine küçük bir alanı kullanış yeteneği hakkında bir şeyler anlatıyor.”
Dünyaca Amerikalı rap müzik şarkıcısı Snoop Dogg, instagram hesabından Galatasaray temalı bir fotoğraf paylaştı.Ünlü sanatçının bu paylaşımı kısa sürede sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri oldu be binlerce beğeni topladı.
Karanlık, anti-ütopik bir gelecekte (ya da hayalî bir dünyanın apayrı bir zaman çizgisinde) geçen her filmi distopya türüne dahil edebiliriz. Distopik filmler kendi içlerinde kültürel, apokaliptik, post-apokaliptik, sahte-ütopik, totaliter, siberpunk ve kim bilir daha neler neler olarak alt-türlere ayrılıyor, ama bana fazlasıyla kafa karıştırıcı geldikleri için film açıklamalarında onlara hiç girmiyor, distopik diyor ve bırakıyorum. Post-apokaliptik filmlerse çoğu zaman distopyanın bir alt türü olarak zaten distopik filmler kategorisine giriyor ama her zaman değil, başlıkta ayrıca belirtmem bu nedenden. (Nükleer ya da çevresel bir felaket, salgın hastalık ya da herhangi bir olağanüstü durum sonucu yok olmuş bir medeniyetten sonra yaşananları anlatıyorsa, o film post-apokaliptir.)
Fransız Yeni Dalgasının Jean-Luc Godard, François Truffaut, Éric Rohmer ve Jacques Rivette'le beraber mihenk taşlarından; yaşasaydı 85 yaşında olacaktı Claude Chabrol. Biz ölüm yıldönümünü anmaktansa, doğum gününü kutlamayı tercih ediyoruz, bu neşeli, renkli ve gizemli adamın.
Yılda bir kez ve dört gün olmak üzere düzenlenen Bonnaroo Müzik Festivali'ne Funny or Die ekibi 70 yaş üstü 4 kişiden oluşan bir grup gönderdi. Festivalin tadını çıkarmaya çalışan yaşlı insanlar gençlerin hızına yetişemeseler de eğlenceli anlar yaşadılar.