Zenginden Alıp Fakire Verilen Robin Hood Modeliyle Gelir Eşitsizliği Çözülebilir mi?

-

Hepimiz bu evrene eşit geldiysek neden bu eşitsizlikler insanlığın yarısından fazlasını olumsuz etkiliyor? Toplam nüfusun %1'inin geliri kalan nüfusun gelirine yakınken bu eşitsizliğin nasıl dengeleneceğine dair tartışmalar yürütüldü, yürütülmeye de devam ediyor. Masallardan gelen bir çözüm olabilir, hem de masal gibi değil, detaylı bir matematiksel analiz ürünü olarak.

Son 30 yılda gelir eşitsizliği önceki yüzyıla nazaran en üst seviyeye yükseldi.

Bu soruna aranan fikir düzlemindeki çözümler bile siyasetin argümanlarıyla boğulup bir noktada çözümsüzlüğe teslim oluyor, aslında matematiksel olarak yapılan ekonomik gelir dağılım analizini iyi yorumladığımızda eşitsizliğin bir kader ya da sistemin değişmez kuralı olmadığı anlaşılacak.

Tüm dünyada karşılaşılan gelir eşitsizliği probleminin çözümü bölgesel değil, evrensel olmalıydı.

ABD'de yapılan araştırma gösterdi ki matematiksel olarak belirli grupları hedef alan gelir iyileştirme programları hem eşitsizlik makasını daraltacak hem de bahsi geçen ekonominin genel gidişatında iyileştirmelere yol açacak sonuçları beraberinde getirebilir.

Fakat sadece gelir ölçümünü anlayıp mali yardımlarda bulunmak bu işin çözümü değil, onlar zaten denendi.

Enstitü başkanı Yaneer Bar-Yam'a göre iyi ölçümlenmiş, temel sorunları hedef alan bir sıçrama gerçekleştirildiğinde hem ekonomik tabandaki problemler hem de eşitsizlikte iyileştirmelere gidilebilir. 

Bar-Yam'ın analizlerine kulak vermek gerek zira kendisi global gıda fiyatları analizi yaparak yıllar önce Arap Baharı'nın geleceğini 'ölçümlemişti'.

Bu haliyle yapılması gerekenler fazlasıyla müphem, biraz basitleştirelim.

Ekonomiyi iki ana döngüyle tanımlayalım, ilki tüketici ikincisiyse üretici döngüsü. Tüketici döngüsü maaş alıp bu maaşı kendi tüketimleri için harcayan kişileri, bizleri, çoğunluğu tanımlıyor. Üretici döngüsü ise gelirini üretim araçlarına, çalışan istihdam etmeye ve yatırıma ayıran kapital sahiplerini anlatıyor.

Ülke ekonomisindeki sürdürülebilirlik için bu iki döngünün dengeli bir biçimde çalışması şart.

Yukarıdaki çatışma sadece parti afişlerinde hayat bulabilir, gerçeklikte ihtiyacımız olan uyum. Tüketicilerde yeterli gelir var fakat satın alınabilir ürün kısıtlıysa enflasyon, zıttı durumda ise bir durgunluk yaşamak olası. Kimi yapısal krizler ekonomilere şekil verse de toplum genelini etkileyen krizler dönemlik politikaların eseri olmaya devam ediyor.

Ekonomiler vergi paylarında oynamalar yaparak eşitsizlikleri çözmeyi denese de hem ABD hem Türkiye örneğinde bunun başarılı olmadığını gördük.

Türkiye'de verginin toplam üretime oranındaki artışa baktığımızda vergi artışlarını kestirmek zor değil. Bar-Yam ve ekibi salt para politikalarıyla gelir eşitsizliğinin üzerine gidildiğinde başarı sağlamanın zor olacağını anlatmaya çalışıyor.

Faizlerdeki artışı da denkleme dahil ettiğimizde yukarıda bahsi geçen ikili döngünün dengesi bozulma riskiyle karşı karşıya kalıyor, mevcut denge de riskli statüye gelebiliyor.

Tüketicilerin borç oranları da harcamalar önünde kuvvetli bir bariyer fakat bu borç dengesiz harcamaların sonucunda oluşmadıysa...

Eğitim borcu gibi borçların önem sırasına göre belli sınırlarda affedilmesinin dengeye katkısı olabilir. Burada asgari ücret düzenlemelerinin de payı büyük, olağan artışları bir yana bırakalım, hatırı sayılır bir artış, iyi sonuç verebilir.

'Tüm bunların maddi kaynağı ne olacak?' diyorsunuz, haklısınız. Tüm diğer ekonomik politikalardan daha etkili olması öngörülen yöntem lüks tüketim vergileri.

Lüks tüketim dediysek herkese göre 'lüks' olan kimi kalemlerin vergisi. Üretimi kısıtlayacak vergilendirmelerin uzun vadede zararı olacağını kestirmek zor değil, işte tam da bu sebeple genel vergi artırımının çözüm getirmediği birçok ülkede görüldü, görmeye de devam ediyoruz. Altını çizdiğimiz örnekleriyle radikal denemeler yapılmadan da gelir eşitsizliğini çözmek mümkün gibi görünmüyor. 

Tüm bu matematiksel sistem analizleri bir yana, günün sonunda bu problemin kaynağı politik kararlarla şekilleniyor, şekillenmeye de devam edecek. 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kyane

e ne anladım ben yıllarca okumaktan ise gidip gelmekten saçma sistem okuyan hersey oluyo git calis paranı kazan bu kadar da belescilik olmaz ama gelir düzensizligiymus

koray.daysal

çözüm aranması için önce gelir eşitsizliğinin bir problem olarak görülmesi gerekir.

salim-kol1987

orta bölüm ile son bölüm arasında olması gereken konuyu açması gereken maddelere bölen kısım yok sıkıldın mı yazmaktan özgünlemek mi zor geldi

sinan-dogantekin

çalışmam fakir olurum yatarım para gelir

terminator

Üreticiler neden uğraşsın o zaman malı satacağı adam ile aynı gelire sahip olacaksa. Saçma bir galeri olmuş bence.

Başlıklar

Amerika Birleşik Devletlerivergi
Görüş Bildir