Yıldırım Düştüğü Yerde Saniyeler İçinde Camdan Heykeller Oluşturuyor
Kumu cama çeviren şey, yıldırımın yolundaki taneleri 1800 dereceyi aşan sıcaklıkta eritmesi.
Yıldırım içinden geçtiği havayı yaklaşık 27 bin 700 dereceye kadar ısıtabiliyor. Bu, Güneş'in yüzeyinden yaklaşık 5 kat daha sıcak. Düştüğü zeminde silis çoksa ısı ve elektrik, kumu ve diğer mineralleri birbirine kaynaştırıp cama dönüştürüyor.
Ortaya çıkan yapıya, Latincede yıldırım anlamına gelen 'fulgur' kelimesinden gelen fulgurit adı veriliyor. Bu yüzden 'taşlaşmış yıldırım' diye de anılıyor.
Fulguritlerin içi çoğunlukla boş, dışı ise yapışan kum taneleri yüzünden pürüzlü kalıyor.
Ortadaki boşluğun, yıldırımın oradaki kumu buharlaştırmasıyla oluştuğu düşünülüyor. Eriyen camın yüzeyine yapışan kum taneleri de dışta pürüzlü bir kabuk bırakıyor.
Fulguritlerin şekli, yüksek gerilimli bir elektrik boşalmasının yalıtkan yüzeylerde bıraktığı eğrelti otunu andıran dallı desenlere benziyor. Çok kırılgan oldukları için topraktan tek parça hâlinde çıkarılmaları da nadir.
Doğada cam yalnızca yıldırımla oluşmuyor, yanardağlar ve göktaşları da geride cam bırakıyor.
Yanardağların dışarı püskürttüğü erimiş kayalar ve Dünya'ya çarpan göktaşları da doğal cam oluşturuyor. Bunlar pencerelerdeki şeffaf camlara benzemese de malzeme olarak onlarla akraba.
Volkanik patlamalarda havadaki kül de yıldırımla ısınabiliyor. Bu sırada oluşan küçük cam zerrecikleri, yere düşen yıldırımın bıraktığı fulguritlere benziyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın