article/comments
article/share
Haberler
Yaşam Alanlarında Neşe ve Mutluluk Vermeyi Amaçlayan “Dopamin Dekoru” Nedir?

etiket Yaşam Alanlarında Neşe ve Mutluluk Vermeyi Amaçlayan “Dopamin Dekoru” Nedir?

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Bir süredir dekorasyon trendleri doğru bildiğimiz bilgileri yanlışlayacak şekilde ilerliyor. Bir dönem ideal iç dekorasyonun sadece sakin tonlar, doğal dokular ve minimal alanlarla kurulacağı düşünülüyordu. Sonra işin içine biraz renk, kişiye özel tasarım ve dekoratif öge bolluğu girdi. En güncel ev dekorasyon trendlerinden olan dopamin dekoruysa adeta kuralları baştan yazdı. Çünkü artık konuya bir de 'rahatlık' ve 'mutluluk' terimleri eklendi.

Biz de sizler için bu yepyeni ev dekorasyon trendinin tüm detaylarını araştırarak faydalı bir rehber hazırladık!

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Önce dopamin dekorunun ne olduğuyla başlayalım!

Dopamin dekoru, yaşam alanlarının estetik kuralların ötesinde, genel mutluluğu ve ruh halini artıracak şekilde tasarlanmasını hedefleyen bir iç mimari akımı. Adını doğrudan beyinde ödül, mutluluk ve keyif olarak yorumlanan dopamin hormonundan alan bu yeni trend, aslında eve ilk adım attığınız anda kendinizi iyi hissetmeniz gerektiğini söylüyor. İç mekan tasarımı yaparken de beyindeki bu hormonu tetiklemeyi öneriyor. Dolayısıyla yıllardır bize sakinlik verdiğini düşündüğümüz minimalist tasarımları, steril detayları veya Uzak Doğu felsefelerini bir kenara bırakıyor.

Dopamin dekorunun temelinde renkler var.

Her ev dekorasyon trendinde olduğu gibi dopamin dekorunda da renkler büyük önem taşıyor. Ama burada renkler kullanılırken doğrudan duygular göz önünde bulunduruluyor. Renklerin insan psikolojisi ve ruh hali üzerindeki etkileri baz alınıyor. Buna göre duyguların düzenlenmesi ve mutluluk hissinin artması sağlanıyor. En çok tercih edilen renkler arasında ise şeker pembesi, kobalt mavisi, enerjik turuncu gibi tatlı mı tatlı tonlar sıralanıyor.

Kişisellik ve yaşanmışlık da ön planda.

Belki bu kısmı çok açıklamamıza gerek yok ama bazen yaşam alanlarındaki yaşanmışlık dolu ve eski parçalar, yepyeni ve estetik bir objeden daha çok hoşumuza gidiyor. Bunun temelinde o eşyayla kurulan bağ ve hafıza, nostalji gibi kişisel değerler yatıyor. Evlerin mutluluk alanı olması gerektiğini öneren dopamin dekoru da bu nedenle “Başkaları ne der” kaygısını bitiriyor. Yani seyahatten topladığınız objeler, aile yadigarı parçalar ya da çocukluktan kalma bir eşya evin gelip merkezine yerleşebiliyor.

Bazen cesur desenler devreye girebiliyor.

Dopamin dekoru, farklı denemeler yapmaktan çekinmeyen bir akım. Dümdüz, pürüzsüz ve steril yüzeylerin histen uzak olduğunu savunan bu akım, cesur desenlere ve dokulara alan açıyor. Evde retro desenler, parlak renkler ya da ilginç duvar kağıtları kullanmak hiç sorun olmuyor. Yani size mutluluk ve neşe verdiği sürece herhangi bir kurala uymak zorunda kalmıyorsunuz. Zaten sizin evinizi özel yapan detay da tam olarak bu oluyor.

Kural tanımazlık ve özgürlük temel özellikler arasında.

Aslında dopamin dekoru, “Az çoktur” (Less is more) felsefesini, “Beni mutlu eden şey çoktur” diye yorumluyor. Yani evde kullandığınız eşyalar, renkler, dekoratif ögeler ve diğer tüm detaylar herhangi bir sınırlamaya takılmıyor. Hayatta sizi mutlu eden ne varsa getirip onu evde kullanabiliyorsunuz. Ortadaki tek kural, bunun size ne kadar iyi hissettirdiği.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Gelelim bu yaklaşımı kendi yaşam alanınıza nasıl uyarlayacağınıza…

Dopamin dekorunun tamamen özgür, sınırsız ve kişisel bir trend olması, bazen atılacak adımların belirlenmesini zorlaştırıyor. Ama bu trendi uygularken öyle büyük ve radikal kararlar vermeniz gerekmiyor. Daha çok küçük ve basit görünen adımlar, size gün içinde kendinizi daha rahat ve mutlu hissettirebiliyor. Örneğin, uzun süredir boş gördüğünüz bir saksıya yeni bitki dikmek bile evdeki ruh halinizi iyileştirebiliyor.

Önce odak duvar veya mobilyayla başlamak en sağlıklısı.

Eğer evde tek bir hamle yaparken tüm modunuzu değiştirmek isterseniz, bu trendi uygulamak için evdeki odak duvara ya da mobilyaya odaklanabilirsiniz. Örneğin; salon veya yatak odasında bembeyaz duran sıkıcı bir duvarı canlı bir renge boyayabilir ve üzerine sizi zamanda yolculuğa çıkaran fotoğraf çerçeveleri ekleyebilirsiniz. Eğer enerjiniz ve bütçeniz varsa işe, ana koltuğunuzu değiştirerek ya da en azından üzerindeki kılıfı yenileyerek de başlayabilirsiniz.

Farklı desenlerden ve dokulardan korkmayın.

Dopamin dekoru, evde tamamen içinizden geldiği gibi bir alan kurmanıza olanak sağlıyor. Hoşunuza giden çiçekli bir yastık kılıfı, rengarenk bir kilim ya da biçimsiz bir lamba evde kendine yer bulabiliyor. Bazen kırık dökük olmasına rağmen atamadığınız bir ayna veya eskiden kalma bir kılıf, odaya karakter katan ana etmen oluyor. 'Bunlar yan yana olmaz' dediğiniz şeyler bile bakınca size kendinizi iyi hissettirebiliyor.

Vintage parça işin içine girince olaylar anlam kazanıyor.

Dopamin dekorunun en güzel yanı, çocukluktan ya da babaannenizden kalma gereksiz görüp dolaplara sakladığınız tüm eşyaları görünür kılması. Bu tür eski parçalar sadece biraz elden geçmeyi bekliyor. Kılıfı yenilenen bir berjer, verniklenen bir sehpa ya da boyanan bir avize evdeki tüm enerjiyi değiştiriyor. Üstelik ortama daha derin ve çok özel bir anlam katıyor.

Özetle evinizin sizi yansıtması gerek!

Dopamin dekorunun en önemli kriteri, tamamen size ve yaşam alanınızı paylaştığınız kişilere özel olması. Birlikte geçirdiğiniz zamanda içsel mutluluğunuzu ve keyfinizi artıracak tüm seçimler, dışarıdan bakıldığında anlaşılmasa da sizin için geçerli olabilir. İşte bu nedenle evde özellikle en çok vakit geçirdiğiniz alanlarda sizi mutlu edecek ufak değişimler yaparak neşenizi ve huzurunuzu katlamanız da mümkün.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunuyum. Dijital içerik üretimine üniversite yıllarında kültür-sanat, mimarlık ve şehir hafızası gibi konular başta gelmek üzere çeşitli mecralara içerik üreterek başladım. Ardından estetik bakış açımı grafik tasarım dilimle birleştirerek kendi bireysel projeme başladım. Şu an bir yandan sosyal medya yöneticisi ve içerik üretici olarak çalışıyor, bir yandan da Onedio için çeşitli markalara uygun liste, test ve bilgilendirici içerikler hazırlıyorum. 2021 yılından beri dahil olduğum Onedio’nun dinamik yapısı, gündeme uyum sağlama hızı ve farklı alanlarda araştırmaya dayalı bilgi aktarım stratejisi beni bu alanda daha çok gelişmeye teşvik ediyor.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
1
1
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın