Yabancıların Dilini Düğümleyen 10 Türkçe Kelime
Türkçe öğrenen yabancıları en çok zorlayan şey uzun kelimeler değil, her gün duydukları kısa sözcükler. Ö, ü, ı ve ğ gibi pek çok dilde bulunmayan sesler yan yana gelince, en basit kelime bile bir telaffuz sınavına dönüşüyor.
Listede teşekkür etmekten vedalaşmaya kadar günlük hayatın tam ortasında duran kelimeler var. Siz de bir yabancıya bunları söyletmeyi denediyseniz, ne demek istediğimizi biliyorsunuzdur!
Teşekkürler
Türkiye'ye gelen turistlerin ilk öğrenmeye çalıştığı kelime, çoğu zaman en çok zorlandıkları kelime oluyor. Ş sesi, iki k'nin araya kısa bir duraksama koyarak söylenmesi ve sondaki ü, kelimeyi akıcı söylemeyi zorlaştırıyor.
Bu yüzden pek çok turist daha kısa olan 'mersi'yi tercih ediyor.
Görüşürüz
Vedalaşırken kullandığımız bu kelimede ö ve ü sesleri art arda diziliyor, araya da ş giriyor. İngilizce ve Arapça gibi pek çok dilde bulunmayan bu ünlüler, kelime boyunca dudakları yuvarlak tutmayı gerektiriyor. Hızlı söylendiğinde yabancıların kulağına tek bir uzun ses gibi geliyor.
Hıçkırık
Kelimede üç kez geçen ı sesi, Türkçe öğrenenlerin en büyük sınavlarından biri. Dudaklar yayvanken dilin geride tutulduğu bu ses, Avrupa dillerinin çoğunda yok. Araya giren ç ve k sesleri de kelimeyi gerçek bir hıçkırık kadar ani hale getiriyor.
Çığlık
Sadece iki heceden oluşan bu kelime, ı ile ğ'yi bir araya getiriyor. Yumuşak g kendi başına bir ses vermiyor, önündeki ünlüyü uzatıyor. Kelimeyi yazıldığı gibi 'çig-lik' diye okuyan yabancılar, bambaşka bir şey söylemiş oluyor.
Öksürük
Ö ile başlayıp iki ü ile devam eden kelime, ünlü uyumunun en net örneklerinden biri. Doğru söylemek için dudakları baştan sona yuvarlak tutmak gerekiyor. Bu seslere alışık olmayanlar çoğu zaman 'ok-su-ruk' gibi bir telaffuzla yetiniyor.
Düğün
Düğün kelimesindeki ğ bu kez iki ü arasında kalıyor. Günlük konuşmada ya neredeyse hiç duyulmuyor ya da hafif bir 'y' gibi kayıyor. Aynı harfin bir kelimede ünlüyü uzatması, ötekinde bambaşka davranması yabancıların kafasını en çok karıştıran kurallardan biri.
Ağustos
Aslında Türkçe, tamamen yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. Örneğin, bu yaz ayının adı yazıldığı gibi okunmuyor.
Ğ duyulmadığı için kelime günlük konuşmada 'aaustos' gibi çıkıyor. Latince Augustus kökenli kelimeyi 'ag-us-tos' diye söyleyen yabancılar, dinleyeni ilk anda şaşırtabiliyor.
Kıskançlık
Bu kelimede zorluk ünlülerden çok ünsüzlerde. Önce 'sk', ardından 'nçl' sesleri art arda gelince dil kısa sürede birkaç farklı konuma geçmek zorunda kalıyor. Üstüne iki ı eklenince kelime, Türkçe öğrenenler için tam bir dil egzersizine dönüşüyor.
Üşengeç
Üşengeç hem telaffuzuyla hem anlamıyla zorluyor. Ü, ş ve ç seslerini tek kelimede toplayan sözcük, tembellikten farklı olarak bir işi yapmanın içinden gelmemesini anlatıyor.
Pek çok dilde bu duygunun tek kelimelik birebir bir karşılığı yok.
Işık
Listenin en kısa kelimesi, yazıya dökülünce de sorun çıkarıyor. Türkçede noktalı İ ile noktasız I'nın ayrı harfler olması, büyük harfle yazılan 'Işık' kelimesini yabancılar için bir bilmeceye çeviriyor. Bu ayrım bilgisayar yazılımlarında bile hatalara yol açmasıyla biliniyor.
Hangi kelimenin daha zor geldiği konuşanın ana diline göre değişiyor: Örneğin ö ve ü, Almanca ya da Fransızca bilenler için çok daha kolay.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın